|
......................................... ......................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ...........................................
|
27 Aralık 2007
Dr.Mehmet Ali AKTAŞ YMM
İŞLETMELERDE DEFTERLER VE TASDİK ZORUNLULUĞU
İşletmelerin tüm iş ve işlemlerini yasal mevzuat ve bu mevzuata aykırılık oluşturmayan genel teamüller doğrultusunda yerine getirmeleri bir zorunluluktur.
Ticari tüm işlemlerin defterlere geçirilmesi belli esaslar doğrultusunda yapılmaktadır. Kâr elde etme amacıyla faaliyet gösteren kişilerin, bir başka anlatımla tacirlerin defter tutma mecburiyetleri vardır.
Bu defterlere yasal veya zorunlu defterler adı verilmektedir.
İşletme hukukunun birer bölümü olan ticaret hukuku mevzuatı ile vergi hukuku mevzuatında tüccar terimi ile ilgili farklılıklar görülmektedir. Türk Ticaret Kanunu “Bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” (md.14) ifadesi ile tacir deyimini çok geniş anlamda ele almaktadır. Buna karşılık Türk Vergi Mevzuatı ise ticari faaliyette bulunanları üç grup altında toplamakta ve bu üç gruba ilişkin faaliyetlerin alanını da kesin olarak belirlemektedir. Ticari faaliyette bulunanlar şu şekilde sınıflandırılmışlardır. (1)
(1) Birinci sınıf tüccarlar, (2) İkinci sınıf tüccarlar, (3) Esnaflar.
Türk Ticaret Kanununun 66’ncı maddesi ile hüküm altına alınan defter tutma yükümlülüğü aynı zamanda Vergi Usul Kanununun ikinci kısım birinci bölümünde de yer almaktadır. Buna göre vergi mükellefi kişi ve kurumların aşağıdaki amaçları sağlayacak şekilde defter tutma gereği vardır.
Bu amaçlar;
1- Defter Tutmak Zorunda Olanlar
Türk Ticaret Kanununun 66’ncı maddesinde de hüküm altına alındığı üzere; her tacir, ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak münasebetlerini ve her iş yılı içinde elde edilen neticeleri tespit etmek amacıyla, işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri ve bilhassa, diğer kanunların hükümleri mahfuz (saklı) kalmak üzere aşağıdaki defterleri Türkçe olarak tutmak zorundadırlar.
Tacir tüzel kişi ise ;
Tacir gerçek kişi ise;
veya işletmenin mahiyet ve önemine göre sadece işletme defteri.
Vergi Usul Kanununa göre ise aşağıdaki mükellefler giriş bölümünde sıralanan amaçları sağlayacak şekilde defter tutarlar.
İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarlarla aynı hükümlere tabidirler. Bir başka anlatımla bu müessese veya işletmeler tüccar olarak addedilirler.
2- Defter Tutmak Zorunda Olmayanlar
Aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişilerin defter tutmak zorunlulukları bulunmamaktadır.
İstisna hükümlerinin uygulandığı gerçek ve tüzel kişilerin Gelir ve Kurumlar vergisinden muaf olmaları, söz konusu mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler nedeniyle defter tutmalarına etki etmemektedir. Bir başka anlatımla gerçek veya tüzel kişinin mükellefi olduğu bir vergi türü nedeniyle defter tutması gerekiyor ise bu defteri tutmak zorunda olacaklardır.
3- Vergi Usul Kanunu’na göre defter tutma
4- Tasdike Tabi Defterler
Vergi Usul Kanununun 220’nci maddesi doğrultusunda aşağıda yazılı defterlerin usulüne uygun bir şekilde tasdik ettirilmesi zorunludur.
5- Tasdik Zamanı ve Tasdik Makamı
Defterlerini tasdik ettirmek zorundadırlar.
Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.
Defterlerin; iş yerinin, iş yeri bulunmayanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya bu görevi yapmakla mükellef olanlar, tarafından tasdik olunur (menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acenteler için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur).
Türk Ticaret kanununun 69’ncu maddesi’nin 2’nci paragraf hükmü doğrultusunda her tacir tutmaya mecbur olduğu diğer defterlerle tutmak istediği defterlerin her birinin nevi ve mahiyetleriyle sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi bu defterleri kullanmaya başlamadan önce sicil memuruna vermekle yükümlüdür. Memur, bunlardan birisini tasdik ederek tacire geri verir. Bu mükellefiyeti hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz denilmektedir.
Sonuç
Gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse Vergi mevzuatı hükümleri doğrultusunda defter tutma ve tasdik konusunda zorunluluklar bulunmaktadır. Defter tutma ve tasdik zorunlulukları olduğu halde defter tasdik ettirmeyenler ve/veya yasal süresinde bu işlemi yaptırmayanlar (5) güncel mevzuat hükümlerine göre değişik yükümlülüklerle (6-7) karşı karşıya kalabilmektedirler.
Herhangi bir yaptırımla karşılaşmamak için tasdike tabi defterlerin yeterli sayfa sayısında ve zamanında tasdik edilmesi önem arzetmektedir.
Dip Notlar
(1) KOÇ YALKIN, Yüksel, “Genel Muhasebe İlkeler ve Uygulamalar” Ankara, 2004.
(2) İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutulması Halinde Tutulacak Defterdir.
(3) Serbest Meslek Erbabı Tarafından Tutulması Gereken Defterdir. (Hekimler diledikleri takdirde, Serbest Meslek Kazanç Defterinde gösterilmesi gereken içeriği protokol defterinde göstermeleri koşulu ile ayrı bir kazanç defteri tutmak zorunda değillerdir)
(4) Zirai Kazanç Elden ve Defter Tutması Gereken Çiftçilerce tutulması gereken defterdir.
(5) Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması V.U.K.’nun 352/8’nci maddesine göre I’nci derece usulsüzlük cezası gerektirmekle birlikte söz konusu maddesinin parantez içi hükmüne göre Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler tasdik ettirilmemiş sayılmaktadır.
(6) 3065 Sayılı KDV Kanununun Vergi İndirimi başlıklı 29’ncu maddesinin 3’ncü alt maddesine göre “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir”
(7) Türk Ticaret Kanununun 67’nci maddesinin 3’nci paragraf hükmüne göre “…. defterleri tutma mükellefiyetlerini hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirilmeyenlerin ağır para cezası ile cezalandırılabilmektedirler”
|
........................................... ........................................... ........................................... ...........................................
© 2000-2008
Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz.
|
||||||||||