ADİSYON KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR     

19 Haziran 2007

 

Salih ER

Gelir Uzmanı

salih_0806@hotmail.com

 

ADİSYON KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

 

I.Giriş

 

Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde özellikle tatil beldelerimizde bulunan gece kulüpleri, diskotek, bar, lokanta ve kafeterya gibi hizmet işletmelerinde adisyon kullanımı, sektördeki kayıt dışılığı kontrol için büyük önem arz etmektedir.

 

Adisyon kelimesi lokanta, otel, restoran ve bar gibi yerlerde yenilip içilen şeyler için hesap anlamına gelmektedir. Türkçeye Fransızca “addition (hesap) ” kelimesinden girmiştir. Hesap kavramının İngilizcedeki karşılığı ise kontrol etmek ve hesap anlamına gelen “check” sözcüğüdür.

 

Vergi mevzuatımıza göre adisyon, gerçek usulde vergilendirilen hizmet işletmelerinde sunulan hizmetin ve emtianın cins ve miktarını göstermek amacıyla düzenlenen bir belgedir.

 

Bilindiği üzere Maliye Bakanlığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (1) Mükerrer 257. maddesi ile vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacıyla tutulmakta olan defter ve belgelere ilaveten tutulmasını ve düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgiler belirlemeye  ve bunlarda değişiklik yapmaya yetkili kılınmıştır. Maliye Bakanlığı da Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 257. maddesindeki yetkiye dayanarak 183 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (2) ile 01 Ağustos 1988 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilen hizmet işletmelerinde adisyon kullanımını zorunlu hale getirmiştir.  

 

Daha sonra Maliye Bakanlığı, verilen  yetkiye istinaden uygulamanın usul ve şartlarını yayımladığı 185 (3), 200 (4), 298 (5) ve 299 (6) Sıra No’lu V.U.K Genel Tebliğlerinde yaptığı düzenlemelerle belirlemiştir. Aşağıda bu düzenlemeler çerçevesinde hem adisyon kullanmak zorunda olan hizmet işletmelerini hem de bu işletmelerden hizmet alacak vatandaşları konu hakkında bilgilendirme amaçlı açıklamalarda bulunulacaktır.

 

II. Adisyon Kullanacak Olan Hizmet İşletmeleri

 

Adisyon kullanma mecburiyetinin kapsamına masada servis yapılan ve gerçek usulde vergilendirilen hizmet işletmeleri girmektedir. Adisyonun kapsamını belirlemek için masada servis, gerçek usulde vergilendirme ve hizmet işletmesi unsurlarının tanımlanması yararlı olacaktır.

 

Bunlardan birinci unsur olan masada servisin anlamını bulabilmek için zıt anlamlısı olan self-servisten yola çıkılacaktır. Self-servis, kendin al, buyur al anlamına gelmektedir. Self-servisten maksat müşterinin yiyecek ve içeceği alarak kendisine servis yapması ve oturmadan da fatura veya yazar kasa fişini almasıdır. Yani yapılan hizmetle birlikte hemen ödeme prensibi geçerli ve alınan emtia veya hizmet için bir hesap pusulası tutmaya gerek yoktur. Masada serviste ise, hizmet süreci self-servise nispeten uzun olduğu ve hizmet parça parça aracı vasıtasıyla verildiği için bir hesap pusulası tutulması gerekliliği doğmaktadır.

 

İkinci unsur olan gerçek usulde vergilendirme gelirin (kazanç, irat ve ücret) tespit usullerindendir. Gelir, vergi mevzuatımıza göre basit usul, gerçek usul, stopaj usulü, götürü usul gibi çeşitli şekillerde tespit edilebilmektedir. Vergi mevzuatımızda gerçek usule tabi mükellefler tutacakları defterler yönünden birinci sınıf tacirler  ve ikinci sınıf tacirler olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Birinci sınıf tacirler bilanço esasına göre , ikinci sınıf tacir ise işletme hesabına göre defter tutarlar. Bilanço esasına göre yevmiye defteri, defter’i kebir ve envanter defteri, işletme hesabı esasına göre ise işletme hesabı esası defteri tutulur. Bilanço esasında kazanç genel itibariyle teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktan oluşur ve işletme sahiplerince ilave olunan değerler bu farktan indirilir çekilen değerler ise ilave edilir. İşletme hesabı esasında ise kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hâsılatlarla, giderler arasındaki müspet farktan oluşur.

 

Üçüncü unsur ise hizmet işletmesidir. Hizmet işletmesini anlamak için hizmeti tanımlamakta yarar vardır. “Hizmet, ister bireylerin, isterse makinelerin (teknolojik araçların) aracılığı ile gerçekleştirilsin, sonuçta fiziksel bir varlığı olmayan ve insanların (müşterilerin) gereksinimlerini karşılamaya yönelik eylemlerin tümüdür. Hizmet organizasyonları ise, eğitimden, sağlık ve iletişime, bankacılık, havayolu, sigortacılık ve turizme kadar geniş bir yelpazede yer almaktadırlar.” (7) Hizmet işletmelerinde hizmet hem üretilmekte hem de tüketilmektedir ve üretim ile tüketim arasındaki süre çok uzun değildir. Burada konumuzla ilgili hizmet işletmelerini, gece kulüpleri, diskotek, bar, pavyon ve gazino gibi içkili hizmet verilen müzikli eğlence işletmeleri ile lokanta, kafeterya ve pastane gibi yemek-gıda alanında faaliyet gösteren işletmelerdir.

 

Yukarda ki tanımlamalar ve ilgili tebliğler ışığında masada servis yapılan ve gerçek usulde vergiye tabi olan aşağıdaki işletmeler adisyon kullanmak mecburiyetindedir.

 

a) Kurumlar Vergisine tabi olan kurumlar tarafından çalıştırılan veya V.U.K. hükümleri uyarınca bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan ve alkollü içki servisi yapılan gece kulüpleri, diskotekler, barlar, pavyonlar, gazinolar, meyhaneler ve lokantalar gibi işletmeler, (185 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliği)

 

b) Kurumlar Vergisi veya gerçek usulde Gelir Vergisi mükellefi olup şehirlerarası karayolları üzerinde hizmet veren lokanta, kafeterya, pastane, kulüp ve benzeri işletmeler, (200 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliği)

 

c) Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan gece kulüpleri, diskotekler, barlar, pavyonlar, gazinolar, meyhaneler, lokantalar, kafeteryalar ve pastane gibi işletmeler (298 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliği).

 

III. Adisyon Kullanmak Zorunda Olmayan Hizmet İşletmeleri

 

Aşağıda belirtilen hizmet işletmelerinde adisyon kullanma mecburiyeti bulunmamaktadır;

 

a) Self-servis şeklinde işletilen lokanta, kafeterya gibi işletmeler

 

b) Sadece çay, kahve ve meşrubat satımı yapan kahvehane, çay ocağı ve çay bahçesi gibi işletmeler

 

c) Basit usulde işletilen hizmet işletmeleri

 

d) Tom boncuk (elektronik özel kart sistemi) veya özel kredi kartıyla takip edilen hizmetlerin verildiği tatil köyü, otel gibi konaklama işletmeleri

 

e) 298 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliğinde adisyon kullanmak zorunda olduğu açıklanan hizmet işletmelerinin alkollü içki servisi yapmaları halinde adisyon düzenleme zorunluluğu vardır. Alkollü içki servisi yapmayan hizmet işletmelerinin ise adisyon düzenleme zorunlulukları yoktur.

 

IV. Adisyon Düzenlenmesi, Kullanılması ve Basılmasına İlişkin Esaslar

 

a) Adisyonlar anlaşmalı matbaalarda ilgili mevzuat esaslarına göre bastırılarak kullanılacaktır.

 

b) Adisyonlarda belirli ölçü aranılmayacak, işletmeler ihtiyaçlarına göre ölçüleri belirleyeceklerdir.

 

c) Adisyonlar, müşteriden sipariş alınırken kopyalı ve en az iki örnek olarak düzenlenecek ve müşterinin masasına bırakılacaktır. Daha sonra alınan siparişlerde adisyona işlenecektir.

 

d) Hizmetin tamamlanmasından sonra adisyon müşteriye ibraz edilecek ve bu adisyona dayanılarak hesap ödenecektir. Ayrıca, müşterinin talebi beklenilmeksizin derhal fatura, fatura vermeyi gerektirmeyen hallerde de perakende satış fişi veya yazar kasa fişi düzenlenerek, adisyonun birinci örneği ile birlikte müşteriye verilecek, ikinci örnek ise işletmede kalacaktır.

 

e) Hizmet işletmelerinde ayrıca adisyon masası bulundurulmayacaktır.

 

f) Müşterinin masasına bırakılan adisyonlara düzenleme saati yazılacaktır. Düzenleme saati yazılmayan adisyonlar, müşteri masasına konulmuş olsa dahi hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.

 

g) Perakende satış fişleri adisyon olarak kullanılmayacaktır.

 

h) Adisyon kullanmak zorunda olan hizmet işletmelerinde, masada servis yapılmasının yanında ayrıca, self-servisin ve paket halinde satışların bulunması durumunda, adisyon sadece masaya yapılan servisler için kullanılacaktır.

 

ı) Sadece çay, kahve ve meşrubat satımı yapan kahvehane, çay ocağı ve çay bahçesi gibi yerler bilanço veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi olsalar veya kurumlar tarafından işletilseler dahi adisyon kullanmayacaklardır. Bu yerlerden alkollü içki servisi yapılanlar ile bilanço esasında defter tutanlar veya kurumlar tarafından işletilenlerde masalara servis yapılarak sandviç, poğaça, pasta, dondurma ve kuruyemiş gibi yiyecek maddeleri de satıldığı takdirde adisyon kullanılacaktır.

 

V.  Adisyonda Bulunması Gereken Asgari Bilgiler

 

Adisyonda asgari olarak aşağıdaki bilgilerin bulunması zorunludur.

 

a) Mükellefi adı, varsa ticaret ticaret ünvanı, vergi dairesi ve vergi sicil numarası,

 

b) Hizmetin ve emtianın cinsi ve miktarı,

 

c) Adisyonun düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası

 

d) Adisyonun basıldığı matbaaya ilişkin bilgiler

 

VI. Adisyon Kullanılmaması, Düzenlenilmemesi veya Düzenlenip Müşteri Masasına Konulmaması Durumunda Uygulanacak Ceza

 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 2 numaralı bedine göre; perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığı’nca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için 1.1.2007'den itibaren 139 YTL  (364 Sıra No’lu V.U.K G.T. (8) ile belirlenmiştir.) özel usulsüzlük cezası kesilir.

 

Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren 6.400 YTL , bir takvim yılı içinde ise 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren 64.000 - YTL aşamaz. (Limitler 364 Sıra No’lu V.U.K G.T ile belirlenmiştir.)

 

Maliye Bakanlığı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 257. maddesindeki yetkiye dayanarak 183 (2)  Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu (V.U.K.)  Genel Tebliği ile 01 Ağustos 1988 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilen hizmet işletmelerinde adisyon kullanımını zorunlu hale getirmiştir.

 

Bu durumda Genel Tebliğler ile belirtilen esaslara uygun olarak kullanılmayan, düzenlenmeyen veya düzenlenip müşteri masasına konulmayan her bir adisyon için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 2 numaralı bedinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Tek tutanakla birden fazla fiilin tespiti durumunda ayrı ayrı özel usulsüzlük cezasının kesilmesine mani bulunmamaktadır.

 

185 ve 200 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliğlerine göre; anlaşmalı matbaalara bastırılmayan, düzenleme tarih ve saati yazılmayan ve müşteri masasına bırakılmayan adisyonlar hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmiştir. Böyle bir durumda da 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 2 numaralı bedinin ikinci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesileceği tabiidir.

 

VI. Adisyon Kullanımına İlişkin Mukteza Özetleri (8)

 

1) Maliye Bakanlığı, İstanbul Defterdarlığı, Usul Gelir Müdürlüğü’nün; adisyonun sipariş alınırken düzenlenmesi ve sonraki siparişler işlenmek üzere  müşteri masasında bırakılacağına dair 24.09.2003 tarih ve 8585 sayılı muktezası;

 

(A) işletmesi kullanmakta olduğu adisyon sisteminde ilk siparişte adisyon açıldığı ancak masaya konulmak üzere sistemden adisyon bastırıldığında sistemin otomatik olarak adisyon hesabını kapattığı bu nedenle her sipariş alındığında masaya ayrı ayrı adisyon düzenlemek zorunda kalındığı belirtilerek konu hakkında idareden görüş talep etmiştir.

 

185 sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliğde; adisyonun, masada hizmet verilen müşterilere sunulan hizmetin ve emtianın cins ve miktarını göstermek amacıyla düzenlenen bir belge olduğu, adisyonların sipariş alınırken düzenlenmesi gerektiği ve daha sonraki siparişleri işlemek üzere müşterinin masasında bırakılacağı, 299 sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliğinde ise adisyon uygulamasının sadece alkollü içki servisi yapılan hizmet işletmelerinde sürdürüleceği belirtilmiştir.

 

İdare, ilgili tebliğler çerçevesinde, (A) işletmesinde sunulan hizmetler için adisyonun sipariş alınırken düzenlenmesi ve daha sonraki siparişler işlenmek üzere müşterilerin masasında bırakılması gerektiği yönünde görüş belirtmiştir.

 

2) Maliye Bakanlığı, İstanbul Defterdarlığı, Usul Gelir Müdürlüğü’nün; tek ana kasada adisyon düzenlenmesi konusuna dair 01.11.2002 tarih ve 8578 sayılı muktezası;

 

(B) işletmesi geniş bir arazi üzerinde çeşitli üniteleri olan (tenis kortu, yüzme havuzu, açık ve kapalı kafeterya, restaurant, bar, bilardo salonu v.b.) tesislerinde üyelerine hizmet verdiğini, verilen bu hizmetlerin karşılığının yazar kasa fişi veya fatura kesilmek suretiyle belgelendirildiği, tesislerinin geniş ve dağınık konumda olmasından dolayı müşteri hesaplarının aile reisi adına açılmış olan adisyonda toplandığı, ancak denetimler esnasında adisyonların hizmetin verildiği yerde olmaması nedeniyle adisyon düzenlenmediği şeklinde tutanak tutularak özel usulsüzlük cezası kesildiği belirtilerek, bu nedenle adisyonların, tesis içinde müşteri ile beraber dolaşma ve takip suretiyle hareket imkanı bulunmadığından bahisle, adisyonlarının, otel işletmelerinde olduğu gibi tek ana kasada takip ve tahsil edilip edilemeyeceği konusunda idareden görüş talep etmiştir.

 

İdare, 185 ve 299 Sıra No’lu V.U.K. Genel Tebliğleri çerçevesinde, (B) işletmesinde verilen hizmetler için, her hizmet yerinde müşteriye ayrı adisyon düzenlenerek tahsil edilmesi yerine, tek ana kasada bulundurulan bir adisyonda takip edilmek suretiyle tahsili Maliye Bakanlığı’nca uygun görülmediği yönünde görüş belirtmiştir.

 

3) Maliye Bakanlığı, İstanbul Defterdarlığı, Usul Gelir Müdürlüğü’nün tek adisyon için müşterilere ayrı ayrı fatura veya fiş verilip verilmeyeceği, hesabın bir kısmının kredi kartıyla ödenip ödenmeyeceği konusunda 06.11.2001 tarih ve 7537 sayılı muktezası;

 

İdare, ilgili tebliğler çerçevesinde, grup halinde yemeğe gelen ve masalarına tek adisyon açıldığı halde hesapları bölerek ödemek isteyen müşterilere ayrı ayrı fatura veya fiş verilebilmesi mümkün bulunduğu, adisyona göre hesabı paylaşan masada, hesabın bir kısmının nakit, bir kısmının kredi kartı ile ödenebilmesi mümkün olup, kredili ödemeye kredili kasa fişi, nakit ödenen kısmına nakit fişi kesilmesinde sakınca bulunmadığı, hesabın tamamının kredi kartı ile ödenmesi durumunda, faturanın kredi kartı ile ödeme yapan şahıs adına düzenlenmesi gerektiği, adisyon fişlerindeki parasal tutarlar ile kesilen fatura veya fişlerin parasal tutarlarının birbirini tutuyor ve doğruluyor olması halinde adisyon ile fatura veya fişlerin sayısının eşit olmasına gerek bulunmadığı yönünde görüş belirtmiştir.

 

4) Maliye Bakanlığı, İstanbul Defterdarlığı, Usul Gelir Müdürlüğü’nün adisyonların masada bulundurulmayıp bilgisayardan çıkartılıp çıkartılamayacağı konusundaki 29.11.2004 tarih ve 11175 sayılı muktezası;

 

Bar-cafe işletmeciliği işi ile iştigal eden (C) hizmet işletmesi, müşterilerin siparişlerinin omni-vectron pos makinesi ile alınarak otomatik olarak adisyon açıldığı, masalara ayrıca adisyon fişi bırakılmadığı ve adisyonun bilgisayardan çıkartılarak anında faturasının düzenlendiği belirtilerek bu uygulamaya yön verilmesi amacıyla idareden görüş talep etmiştir.

 

İdare, ilgili tebliğler çerçevesinde adisyon kullanmak zorunda olan (C) hizmet işletmesine, müşteriden sipariş alınırken iki örnek adisyon fişi düzenlenerek müşteri masasına bırakılması, bilahare alınan siparişlerin bu adisyon fişine işlenmesi ve müşterinin hesabı ödemesi esnasında düzenlenen adisyon fişine istinaden ödeme kaydedici cihaz fişi veya fatura tanzim edilmesi gerektiği, bilgisayarda adisyon fişi düzenlenmesi şirketin iç kontrolü ile ilgili olduğu ve düzenlenmesinde bir sakınca bulunmadığı yönünde görüş belirtmiştir.

 

VII. Sonuç

 

Adisyon verilen hizmetin ve emtianın cins ve miktarını göstermek amacıyla düzenlenen bir belgedir. Adisyon müşteriden sipariş alınırken düzenlenir ve müşterinin masasına bırakılır. Daha sonra alınan siparişler masaya bırakılan adisyona  işlenir. Hizmet tamamlandıktan sonra müşteri, kasada hesabı, adisyona dayanarak öder. “Adisyon ödemeyi kanıtlayan bir belge değildir. Adisyonun işlevsel görevi hizmet işletmesinde müşterinin tükettiği maddeleri göstermeye yöneliktir.” (9) İki örnek olarak düzenlenen adisyonun ilk örneği fatura, perakende veya yazar kasa fişi ile birlikte müşteriye verilir. Yani adisyon düzenleme mükellefiyeti, kapsama giren hizmet işletmelerinde kayıt dışılığı, vergi kayıp ve kaçağını önlemek, hizmet verilen müşteriyi bilgilendirmek ve hesabın ödendiği sırasındaki karışıklığı gidermek içindir.

 

---------------------------------

(1) 10.01.1961 tarih ve 10703-10705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

(2) 18.08.1988 tarih ve 19863 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.(185 Sıra Numaralı V.U.K. Genel Tebliği ile yürürlükten kaldırılmıştır.)

(3) 18.08.1988 tarih ve 19903 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

(4) 25.11.1989 tarih ve 20353 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

(5) 05.08.2001 tarih ve 24484 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

(6) 18.08.2001 tarih ve 24497 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

(7) BAYUK, M. Nedim, Hizmet Pazarlaması ve Müşteri Tutma (Servıce Marketıng And Customer Retentıon), syf-3, www.akademikbakis.org

(8) Ayrıntılı muktezalar için bkz. www.ivdb.gov.tr

(9) SEVİĞ, Veysi, Adisyon nedir ve neden önemlidir?, Dünya, 01.07.2005 Cuma

 

Açılış Sayfam Yap

 

 

 

...............................

:. Alohaber, Anında Haber

:. Yararlı Dosyalar (xls)

:. Ücretsiz Programlarımız

:. Ücretsiz Programlar

...............................

 

© www.alomaliye.com

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz