DİLEKÇEMATİK

 MALİ REHBERLER

 PRATİK BİLGİLER

 İŞÇİLİK MALİYETLERİ

 TASLAKLAR

 GÜNCEL KALANLAR

 BÜLTENLERİMİZ

 MAKALELER

 YARGI KARARLARI

 BAKANLAR KURULU K.

 KANUNLAR

 TEMEL KANUNLAR

 TÜZÜKLER

 YÖNETMELİKLER

 TEBLİĞLER

 SİRKÜLERLER

 SGK GENELGELERİ

 BEYANNEME SÜRELERİ

 

    TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİNİN SORUNLARINA SERMAYE PİYASASI ODAKLI BİR ÇÖZÜM ve MODEL ÖNERİSİ    

    

 

13 Temmuz 2007

 

Sanlı BAŞ,

Avukat

SPK Eski Uzman Hukukçusu

sbaslaw@gmail.com

 

TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİNİN SORUNLARINA SERMAYE PİYASASI ODAKLI BİR ÇÖZÜM ve MODEL ÖNERİSİ

 

4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif  ve Birlikleri Hakkında Kanun; tarım satış kooperatif ve birliklerini yeniden düzenlemek ve bu kuruluşların etkin ve sürdürülebilir bir şekilde özerk ve malî yönden bağımsız kılmak amacına yönelik olarak 1.6.2000 tarihinde  kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir.

 

Ancak söz konusu yasanın incelenmesinden yasanın adeta temennilerden   ibaret olduğu, 2007  yılı itibariyle  söz konusu kuruluşların yaşadıkları sıkıntılar düşünüldüğünde, kooperatif birliklerinin sorunlarına çözüm getirmekten uzak kaldığı anlaşılmaktadır.Yasanın, gerekli kurum ve enstrümanların  hayata geçirilmesine yönelik olmadığı açıktır. Birliklerin sorunlarının çözümünün ülkemizin  nüfusunun ¾’ünü tarım kesiminin oluşturduğu düşünüldüğünde  ne kadar hayati bir önem taşıdığı anlaşılacaktır.

 

Bu konuda sermaye piyasaları  yoluyla yapılabilecekleri bir yandan genel olarak aşağıda ana başlıklar altında açıklamaya çalışırken diğer yandan hem yaklaşan fındık sezonu hem de bir fındık üreticisi olmamız nedeniyle gerektiğinde Fiskobirlik örneğine değineceğiz. Ülkemizde yaklaşık olarak onyedi tarım satış kooperatifleri birliği olduğu göz önüne alındığında söz konusu önerilerin her birliğin öznel koşulları dikkate alınarak tüm birlikler bakımından uygulanmasına bir engel yoktur.

 

I) Kooperatif birliklerinin, örneğimizde, Fiskobirlik iştiraklerinin (Ordu Soya A.Ş., E.F.İ.T A.Ş. ve Fiskomar A.Ş) anonim şirket  statüsünde oldukları bilinmektedir. Buradan hareketle söz konusu iştiraklerinin  finansman temininde halka açılma opsiyunu öncelikle değerlendirilmeli, halka açılırken hisse edinmede  öncelik birlik üyesi kooperatif üyesi  fındık üreticilerine verilmelidir. Giderler birlik üzerinde bırakılmalı, iştirakler birliğin zararlarından herhangi  bir sorumluluk üstlenmemeli, gelecekte söz konusu olası birlik zararlarının iştiraklere aktarımının veya karlı iştiraklerden birliklere  daimi bir kaynak aktarımının önüne geçecek düzenlemeler yapılmalıdır.  Böylece iştiraklerin halka açılmasında üreticilere  veya hisse satın alacaklara güven verilmesi sağlanmalıdır. Fiskobirlik bir iştiraki aracılığı ile örneğin Sagra gibi bir markayı ve tesisi devralarak (söz konusu tesisin borcunun yapılandırılması suretiyle) fındığı çikolata yani  katma değeri yüksek bir ürün olarak dünya pazarlarına sunmalıdır. Böylece, üreticiler bir yandan ürünlerini  birliğe satacaklar diğer yandan da, bu ürünlerin iştirakler tarafından işlenerek ihraç edilmesi ile oluşan katma değerden sahip oldukları hisseleri oranında kâr payı elde edebileceklerdir. Bunun da  yöre halkının hayat standartlarına sağlayacağı katkı ortadadır.    

 

II) İştiraklerin yeniden yapılandırılmasında bir diğer model üreticilere yani iştiraklerin   hissedarlarına hissedar olmadan  önce  hisse senedi ile değiştirilebilir tahviller (HDT) satılması yoluyla kaynak teminidir. Bu enstrüman, HDT’lerin üreticilere satılmak yerine  yönetim  kontrolünün üreticiden çıkmasına yol açmayacak  orandaki bir hisseye dönüşecek  miktarda tahvilin tahsisli olarak bir veya birkaç alım gücü yüksek yatırımcıya satışı şeklinde de düşünülebilir.  Hem böylece iştirakler kısa vadede ihtiyaç duydukları finansmana kavuşmuş olacaklar  hem de dönem sonunda tahvil sahipleri (üreticiler veya alım gücü yüksek yatırımcılar) iştirakte hisse sahibi olacaklardır. Bu yöntem ile üreticiler tahvil dönemi boyunca faiz geliri elde ederken  tahvillerin itfası ile birlikte  verilen tahvil ile değiştirilen hisse senedi ile de iştirakte pay sahibi olacaklar ve profesyonel bir yönetim  sonucunda oluşan kârdan  pay elde edebileceklerdir.

 

III) İştirakler, birliğin veya kendilerinin ihracat gelirlerine dayalı olarak yurt içinde veya yurt dışında tahvil ihraç edebilirler. Söz konusu uygulama finans piyasalarında menkul kıymetleştirme (securitisation) olarak bilinmekte olup bilindiği üzere dünyada son derece yaygın olarak uygulanan bir finansman yöntemidir. Ülkemizde özel sektör tahvilleri olarak Koç tüketici finansman hizmetleri A.Ş. ile Altınyıldız A.Ş.’nin çıkardığı tahviller sayılabilir. (1)  Söz konusu tahviller birliklerce,  Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması çerçevesinde  tarım ürünlerinin ihracatlarında   Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan yapılan  iade ödemelerine dayanılarak da ihraç edilebilir.  

 

IV) Tüm bunların sonucunda, ekonomik olarak iştirakleri ile birlikte  güçlenen birlikler, ilgili ürünün fiyat oluşum mekanizmasında da etkili bir oyuncu olarak rol oynayacak ve böylece piyasa dinamikleri içinde fiyatın üreticiler için optimum seviyede oluşmasını sağlayacaklardır.B u durumun  birlik üyesi üreticilerin hayat standardına sağlayacağı katkı ortadadır. Fiskobirlik özelinde özellikle dünya fındık arzının %70’ni sağlayan ülkemiz için Fiskobirlik’in  fındık  fiyatının uluslar arası oluşum sürecine etkin bir oyuncu olarak  dahil olmasının, geçimi fındığa dayalı  yaklaşık altı  milyon insan  için arzettiği hayati önem yadsınamaz.

 

Yukarıda sayılan öneriler, finans piyasalarının  gelişen dinamizminden yararlanılarak zenginleştirilebilir, yeni enstrümanlar kullanılabilir, ancak tüm bunların gerçekleştirilebilmesi her şeyden önce finans piyasalarının işleyişine hakim profesyonel kadrolar ile mümkün olabilecektir.  Bunun sonucunda, tarımsal üretim faaliyeti cazip bir geçim alanı olacağı gibi ülkenin tarımsal gelirinden üreticilerin azami oranda yararlanması sağlanacaktır. Öte yandan, tarımsal üretimde ve ihracatta ülkemizin varolan potansiyeline uygun bir artış sağlanacak ve  üreticilerimizin hayat standardı yükselecektir.

 

---------------------------------

 

(1) Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren 5582 sayılı Konut Finansmanı Yasası  da  konut kredi alacaklarına dayalı menkul kıymetleştirmeye ilişkin ayrıntılı hükümler içermektetir. Bu konuda bkz. International Securitisation Report, June 2007, Sayı 125, D. Avrupa, O.D oğu ve Afrika Bölge Eki (EEMEA), s.14

http://www.isr-e.com/section.asp?navcode=618

 

Açılış Sayfam Yap

 

 

 

...............................

:. Alohaber, Anında Haber

:. Yararlı Dosyalar (xls)

:. Ücretsiz Programlarımız

:. Ücretsiz Programlar

...............................

 

© www.alomaliye.com

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz