|
|
|
TAHSİLAT İÇ
GENELGESİ, SERİ NO:
2007/2 
|
|

T.C. MALİYE
BAKANLIĞI Gelir
İdaresi Başkanlığı
| Tarih |
24/03/2007 |
| Sayı |
B.07.1.GİB.0.06.36/3676-299-26419 |
| Kapsam |
|
TAHSİLAT İÇ
GENELGESİ SERİ NO:
2007/2
…………………… VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Bakanlığımıza
intikal eden olaylardan, vadesi geldiği halde ödenmemiş olan kamu alacaklarının
6183 sayılı Kanunun cebri takibata ilişkin hükümlerine göre takibi aşamalarında,
mükelleflerin 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu
kapsamındaki bireysel emeklilik hesaplarının da haczi yoluna gidildiği, bu
durumun ise gerek bu hesapların yer aldığı emeklilik yatırım fonlarını
bünyesinde bulunduran emeklilik şirketlerinin, gerekse katılımcıların
mağduriyetlerine neden olduğu anlaşılmakta olup konu hakkında aşağıdaki
açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
Bireylerin aktif çalışma
yaşamları sırasında güvenli bir tasarruf yapmalarını sağlamak ve bu tasarrufları
yatırıma yönlendirmek suretiyle emeklilik dönemlerinde mevcut kamu sosyal
güvenlik sisteminden sağlanan gelire ilave olarak ikinci bir gelir elde
etmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen 4632 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde,
“Fon, şirket tarafından emeklilik sözleşmesi çerçevesinde alınan ve katılımcılar
adına bireysel emeklilik hesaplarında izlenen katkıların, riskin dağıtılması ve
inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığıdır.
Fonun tüzel kişiliği yoktur. Fon, bu Kanunda yer alan amaçlar dışında
kullanılamaz...” hükmüne ve aynı Kanunun 2 nci maddesinde ise Kanunda geçen
deyimlerin tanımlarına yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 17 nci maddesinde; “Fonun malvarlığı, şirketin bu Kanundan, 28.7.1981 tarihli
ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, emeklilik sözleşmesinden, fon
içtüzüğünden ve ilgili mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve
sorumluluğunu karşılaması dışında hiçbir amaçla kullanılamaz. Fon malvarlığı
rehnedilemez, teminat gösterilemez, üçüncü şahıslar tarafından haczettirilemez
ve iflas masasına dahil edilemez.” hükmü,
6 ncı maddesinde ise “Katılımcı, sisteme giriş tarihinden
itibaren en az on yıl sistemde bulunmak koşulu ile 56 yaşını tamamladıktan sonra
emekli olmaya hak kazanır. Emekliliğe hak kazanan katılımcı, bireysel emeklilik
hesabındaki birikimlerinin bir kısmının veya tamamının defaten ödenmesini ya da
yapacağı yıllık gelir sigortası sözleşmesi çerçevesinde kendisine maaş
bağlanmasını talep edebilir. Şirket, katılımcının kısmen veya tamamen ödeme
talebini, katılımcının emeklilik sözleşmesi gereği hak sahibi olduğu tarihten
itibaren yedi iş günü içerisinde yerine getirmekle yükümlüdür. Katılımcının bu
madde kapsamında birikimlerin ödenmesini talep etmesi veya başka bir şirket veya
hayat sigorta şirketi ile yıllık gelir sigortası sözleşmesi yapması halinde,
hesabındaki birikimler herhangi bir kesinti yapılmadan yazılı bildirimden
itibaren en geç yedi iş günü içerisinde kendisine ödenir veya ilgili şirkete
aktarılır.
Emeklilik
sözleşmesi içerisinde, katılımcının vefat etmesi halinde lehdarı, sürekli iş
göremezlik durumunun ortaya çıkması halinde ise katılımcı, bireysel emeklilik
hesabındaki birikimlerin kendisine ödenmesini talep edebilir. Katılımcının
emekliliğe hak kazanmadan sistemden ayrılma talebinde bulunması halinde ise,
bireysel emeklilik hesabındaki birikimler emeklilik sözleşmesi hükümleri
çerçevesinde kendisine ödenir.
Şirket, bu maddede öngörülen aktarma ve ödeme
yükümlülüklerini yedi iş günü içerisinde yerine getirmezse, yedinci iş gününün
sonunda ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden mütemerrit hale gelir. Bu halde
uygulanacak aylık temerrüt faizi, katılımcının dahil olduğu fonun son aylık
getirisinin iki katından aşağı olamaz.
Emeklilik sözleşmesi veya yıllık gelir sigortası sözleşmesi
hükümlerine göre, hak sahiplerine ödenmesi gereken tutar, ödemeyi gerektiren
tarihten itibaren on yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu
yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde hak sahiplerinin adı,
soyadı ve hak kazandıkları para miktarını gösterir şekilde tanzim edilecek bir
cetvel ile Müsteşarlık emrine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına yatırılan bu paralar iki yıl içinde
sahipleri tarafından aranmadığı takdirde Hazineye gelir kaydedilir.” hükmü
bulunmaktadır.
Öte
yandan 3986 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle değişik 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 70 inci maddesinin 1 inci bendi
ile, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları,
bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin
malları hariç olmak üzere Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz
olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hükmü
getirilmiştir.
4632
sayılı Kanun uyarınca katılımcıların sisteme yapacakları katkı payı ödemeleri,
emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilerek, bireysel emeklilik hesaplarında
saklanmakta, bu şekilde emeklilik yatırım fonlarının büyümesiyle katılımcıya
geleceğini garanti altına alma güvencesi verilmektedir.
Anılan Kanunun 2 nci maddesinde “yatırım
fonu” ve “bireysel emeklilik” hesabı tanımları farklı yapılmış ise de yatırım
fon hesapları emeklilik sözleşmesi gereğince ayrılan katkı payları ile
oluşturulduğundan ve Kanunun 15 inci maddesi uyarınca fon, katkıların
işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığı olduğundan, katılımcılar tarafından
ödenen katkıların ve dolayısıyla bu katkıların izlendiği bireysel emeklilik
hesaplarının fonu/fon malvarlığını oluşturduğunda kuşku
bulunmamaktadır.
Söz
konusu Kanunun 17 nci maddesinde Fonun malvarlığının haczedilemeyeceği hüküm
altına alındığından ve bireysel emeklilik hesaplarının fonun malvarlığı
içerisinde yer aldığı hususu açık bulunduğundan bireysel emeklilik hesaplarının
haczedilememesi icap etmektedir.
Bununla birlikte, 4632 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde belirtildiği üzere,
katılımcıların emeklilik sisteminden ayrılması veya emekli olmaya hak kazanması
halinde söz konusu alacağı talep hakları doğacaktır.
Bu şekilde katılımcıların bireysel
emeklilik hesabındaki birikimlerinin bir kısmının veya tamamının defaten
ödenmesini talep ederek emeklilik sisteminden ayrılması durumunda alacağının
amme alacağına yetecek kadar kısmının, emekli olmaya hak kazanması durumunda ise
emekli aylığının 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü de dikkate alınmak
suretiyle anılan Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca tebliğ edilecek haciz
bildirisi ile haczi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna ifasını rica
ederim.
Osman
ARIOĞLU Gelir
İdaresi Başkanı |
|

...............................
:.
Alohaber,
Anında Haber
:. Yararlı Dosyalar
(xls)
:.
Ücretsiz
Programlarımız
:.
Ücretsiz
Programlar
...............................
© www.alomaliye.com
Her
Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz
|