|
........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ........................................... ...........................................
|
17 Mart 2008
Abdülkadir Gülşen Öğretim Görevlisi Kocatepe Üniversitesi İKİNCİL PİYASALAR VE MORTGAGE
İkinci el piyasa olarak da tanımlanan bu piyasaların en belirgin özelliği, sermaye piyasalarından birincil piyasalara likit, uzun vadeli, sürekli ve görece düşük maliyetli kaynak temin etmesidir. İkincil piyasası gelişmemiş ya da olmayan ekonomilerde tek fon kaynağı, kısa vadeli fonların temin edildiği para piyasalarıdır. Doğallıkla, kısa vadeli fonların uzun vadeli kredi şeklinde verilmesi kreditörler açısından ciddi bir risk kaynağı oluşturmaktadır. Kaynak-Kullanım dengesizliği (mismatcing) olarak adlandırılan çok tehlikeli bir finansal türbülansa girmemek için ikincil piyasaların örgütlenmesi olmazsa olmaz bir durum arz etmektedir. Örneğin, 1980’lerin başlarında ABD konut kredi piyasasında patlak veren kredi ve tasarruf birlikleri (Loan and Saving Associations) krizinin temel nedeni tam da bu idi. Başka bir ifadeyle, konut kredi sektöründe uzmanlaşmış bu birlikler mevduattan besleniyor ancak mortgage olarak uzun vadeli kredi vermekteydi. Daha da ötesi bu dönemlerde verilen kredilerin tümü sabit faiz üzerinden verilmekteydi. Enflasyon oranlarının aniden artması ve volatilitenin yüksek olması nedeniyle, sabit faizle uzun vadeli verilen mortgage (tutsat) alacakları hızla reel olarak değer yitirmiş ve bu birlikler ancak hükümet desteğiyle ayakta kalabilmişlerdir.
Türkiye’de hali hazırda verilen konut ipotek kredilerinin fonlanma kaynağı mevduatlardır. Ve verilen kredilerin tümüne yakını sabit faiz oranlarından kullandırılmaktadır. Dolayısıyla, ülkemizdeki kreditörler için de ABD’de yaşanan duruma benzer bir risk söz konusudur. Bu riskin minimize edilmesi için, değişken faizli konut kredilerinin teşvik edilip riskin paylaşılması ve ikincil piyasaların hızla organize edilmesi gerekmektedir.
|
........................................... ........................................... ........................................... ...........................................
|
||||||||||
|
© Alomaliye.com 2000-2008 Tüm Hakları Saklıdır. |
||||||||||||