...........................................

 DÖNEM SONU İŞLEM.

...........................................

 ASGARİ GEÇİM İND.

...........................................

 2008 SMMM ÜCRET.

...........................................

 2008 VERGİ TAKVİMİ

...........................................

 2008 PRATİK BİLGİ.

...........................................

 2008 İŞÇİLİK MALİYET

...........................................

 2008 ÇALIŞMALARI

...........................................

 HIZLI ERİŞİM

...........................................

 DİLEKÇEMATİK

...........................................

 MALİ REHBERLER

...........................................

 TASLAKLAR

...........................................

 GÜNCEL KALANLAR

...........................................

 BÜLTENLERİMİZ

...........................................

 MAKALELER

...........................................

 YARGI KARARLARI

...........................................

 BAKANLAR KURULU K.

...........................................

 KANUNLAR

...........................................

 TEMEL KANUNLAR

...........................................

 TÜZÜKLER

...........................................

 YÖNETMELİKLER

...........................................

 TEBLİĞLER

...........................................

 SİRKÜLERLER

...........................................

 SGK GENELGELERİ

...........................................

 BEYANNEME SÜRELERİ

...........................................

 

    MALİYEDE YAPILANMA    

    

28 Ocak 2008

 

Ş. Ramis SAVAŞ

Yeminli Mali Müşavir

ramiss@savasymm.com.tr

 

MALİYEDE YAPILANMA

 

Maliye Bakanlığı’nın internet sitesinde kuruluş tarihçesi aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

 

Aşıkpaşazade Tarihi'ne göre Osman Gazi; "Her kim pazarda satış yapıp para kazanırsa bunun iki akçasını versin, satamazsa hiçbir şey vermesin ve bu kuralı kim bozarsa Tanrı da onun dinini ve dünyasını bozsun." fermanı ile Osmanlı topraklarında ilk vergi uygulamasını başlatmıştır.

 

Ancak, Osmanlılarda ilk mali teşkilat I. Murat (1359 - 1389) zamanında kurulmuştur. 1838 yılına kadar Osmanlılarda tam anlamıyla bir Maliye Bakanlığı yoktur. Bu tarihe kadar, mali işlerle uğraşan teşkilatın başında "Nazır" yerine ancak "birinci sınıf muhasip" veya "Defterdar" olarak adlandırılan bir memur bulunmaktadır.

 

1838 yılında yayınlanan bir "Hattı-Hümayun" la devlet teşkilatı içinde resmen bir Maliye Nezareti kurulmuştur. Bu nezaretin yapısı herbiri bir "Reis" in başkanlığında "Daire"lerden oluşmaktadır.

 

25 Temmuz 1879 Maliye Teftiş Kurulu Kurulu’nun kuruluşuna ilişkin İrade-i Seniye yayınlanmıştır.

 

3.4.1920'de açılan Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ilk kanun bir vergi kanunu olmuştur.

 

2996 sayılı "Maliye Vekaleti Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkında Kanun" ise 29.5.1936 tarihinde kabul edilmiştir.

 

28 Mart 1945 tarih ve 4709 Sayılı Kanunla Maliye Bakanına bağlı Hesap Uzmanları Kurulu kurulmuştur.

 

1950 ve 1960’lı yıllarda ise temel vergi kanunlarımız Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve 6183 sayılı Kanun kabul edilmiştir.

 

Dünya ekonomisinde 1970’li yılların sonundan itibaren başlayan ve 1980’li yıllarda hızlanarak devam eden yapısal değişiklikler, kamu sektörünün ekonomik ve mali faaliyetlerde daha profesyonel olması ihtiyacını doğurmuştur.

 

1980'li yıllardaki bu hızlı değişim sürecine, biz mevcut kurumlarımızı güçlendirmek, görülen eksiklikleri gidermek noktasından bakmak yerine, kurumlarımızı parçalayarak ayak uydurmaya çalıştık.

 

Ne yaptık; önce Hazineyi Maliye Bakanlığı’ndan ayırarak Hazine Müsteşarlığı’nı kurduk, gümrükleri sadece gelir kapısı görerek Maliye'ye bağladık, Hazine Müsteşarlığı yetmedi, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nı kurduk, sonra gümrükleri de müsteşarlık yaptık, müsteşarlıklar yetmedi, fonlar kurduk, fonları tasfiye edelim derken üst kurullar kurmaya başladık. KİT'leri tasfiye edelim derken Özelleştirme İdaresi Başkanlığı gibi bu ülkenin en büyük KİT'ini oluşturduk.

 

Maliye Bakanlığı’nın bir kolu 1983 yılında Hazine’nin ayrılması ile koptu.

 

Sonra ne oldu?

 

- Maliye bütçeyi yaptı.

- Maliye geliri topladı.

- Hazine toplanan paraları kaynak kullanımı destekleme fonu adı altında dağıttı.

- Hazine, bütçe kaynakları varken, kurulmasına izin verdiği onlarca bankaya kaynak aktarmak için gereğinden fazla borçlandı.

 

Hazineden sonra gelir birimlerini de ayrı bir bakanlığa dönüştürelim yolunda düşünceler ortaya atıldı. Bu yapılmadı ancak Gelir İdaresi Başkanlığı’nın kurulmasıyla birlikte büyük illerde Maliye Teşkilatı iki başlı hale geldi.

 

İllerde mali idareyi yüzyılı aşkın bir süredir Defterdarlar temsil etmektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndan devraldığı Defterdarlık müessesesine Vergi Dairesi Başkanlıklarına tanınan özerklik sağlanarak iki başlı bir yapı oluşturulmadan bu sorun çözülebilirdi.

 

Halen Vergi Dairesi Başkanlığı kurulan illerde Başkanlık ve Defterdarlık personeli arasında oda ve masa kavgaları yaşanmaktadır.

 

1993 yılı Eylül ayında Vergi Reformu Konusunda Öneriler adını taşıyan bir çalışmam olmuştu. 74 sayfalık bu çalışmamın “Gelir İdaresinin Yapılanması ve İşleyişindeki Sorunlar” başlıklı bölümünde yazdıklarımın hemen hemen tamamını aradan 15 yıl geçtikten sonra şimdi de söylüyorum. Bu çalışmamın “Çalışma Esasları” başlıklı bölümünde aynen şunları yazmışım.

 

“Gelirler Genel Müdürlüğü’nün merkez teşkilatındaki kadrolarda Bakanlığın diğer birimlerinde olduğu gibi kurulların büyük ağırlığı bulunmaktadır. Denetim elemanlerına verilen maaş ve harcırahların yetersizliği, idari görevlendirmeleri, yurt dışı görevler de dikkate alındığında daha cazip hale getirmektedir. Daire başkanlığından başlamak üzere genel müdür yardımcılığı ve genel müdürlük kadrolarının merkezi denetim elemanları tarafından doldurulması, denetim grupları arasında gereksiz çekişmelere neden olmasının yanı sıra, taşrada başarılı idarecilerin merkezde daha üst görevlerde çalışması imkanını hemen hemen ortadan kaldırmaktadır. Aynı şekilde Bakanlık merkezinde çalışanların taşradaki idarecilik kadrolarını hor görmeleri, merkez ile taşra arasındaki bağların giderek kopmasına yol açmakta, merkez; ulaşılamayan, taşra ise; karşılaştığı problemleri bile iletemeyen, ilettiğinde ise ciddiye alınmayan bir konumda sorunları ile başbaşa kalmaktadır.

 

Ülkemizde vergi dairelerinin bünyesi dışında yeni denetim grupları oluşturmakla denetime süreklilik kazandırılması mümkün değildir. Esasen çok sayıda denetim grubunun varlığı meslek egoizmi diyebileceğimiz davranışları gündeme getirerek olumsuz unvan çekişmelerine de kaynak oluşturmaktadır.

 

Böyle olunca teşkilatın yeniden yapılandırılması ile ilgili tartışmalara bu grupların bakış açısı, vergi idaresinin etkin kılınmasından çok, teşkilatta benim yerim nerede olacak sorusuna cevap aramaya dönüşmektedir. Gelir İdaresi konusunda farklı örgütlenme önerilerinin getirilmesinde, benim yerim nerede olacak sorusuna duygusal (şimdi çıkarsal diyorum) isteklere bağlı olarak verilecek cevapların payının büyük olduğunu düşünmekteyim.”

 

Bürokratik birimlerin tepesindekiler denetlenmekten hoşlanmazlar. Onun için mevcut idari organizasyon içinde eski deyimi ile ita amiri pozisyonunda olanlar AB uyum yasaları böyle istiyor diye kendilerine bağlı iç denetim birimleri oluşturmak suretiyle Bakanlara bağlı teftiş kurullarını yok etmeyi hedeflemişlerdir. Benim dışarıdan gördüğüm kadarıyla ülkemizde şu anda yapılmak istenen budur.

 

Maliye Bakanlığı’nda ise yine aynı amaca yönelik farklı bir durum mevcuttur. Müfettiş, hesap uzmanı çekişmesini kullanarak aman idarede rahat kalayım diyen kökeni müfettiş veya uzman olan onlarca bürokrat her zaman yaptıkları gibi çalıştıkları bakanlarını istedikleri yönde yönlendirmeye devam etmek istemektedirler.

 

Artık bu çekişmeye son verilmelidir. Benim yerim nerede olmak yerine, benim ülkem ne olacak konusu düşünülmelidir.

 

Güçlü bir Maliye Bakanlığı için ne yapılmalıdır ?

 

Hazine Müsteşarlığı’nın maliyeyi ilgilendiren birimleri Maliye Bakanlığı içine, diğer birimleri de ilgili kuruluşların içine alınarak Hazine Müsteşarlığı kaldırılmalıdır. Çünkü bütçe, gelir ve nakit üçlü bir saç ayağının parçaları olarak tek bir birim tarafından yönetilmelidir. Bunun yönetim yeri de Maliye Bakanlığı’dır. 

 

Defterdarlık müessesine özerlik sağlanarak vergi dairesi başkanlıkları kaldırılmalıdır.

 

Bütün bunların yapılabilmesinin tek şartı ise Maliye Bakanlığı’nın güzide iki kurmay heyetini bir araya getirmekten geçmektedir.

 

Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu birleştirilmelidir.

 

Sayın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, bunları başarabilirse şimdi kızanları olsa bile ismi Maliye tarihine geçecektir.

 

 

 

 

 

© www.alomaliye.com

 

Açılış Sayfam Yap

Ücretsiz e-Posta Üyeliği

 

 

 

 

 

...........................................

:. Alohaber, Anında Haber

...........................................

:. Yararlı Dosyalar (xls)

...........................................

:. Ücretsiz Programlar

...........................................

 

Web Counter
Free Hit Counter

© Alomaliye.com 2000-2008   Tüm Hakları Saklıdır.