.........................................

 100 SORUDA SOSYAL GÜVENLİK

...........................................

 ASGARİ GEÇİM İND.

...........................................

 2009 SMMM ÜCRET TARİFESİ

...........................................

 2009 VERGİ TAKVİMİ

...........................................

 2009 PRATİK BİLGİ.

...........................................

 2009 İŞÇİLİK MALİYET

...........................................

 2008 İŞÇİLİK MALİYET

...........................................

 HIZLI ERİŞİM

...........................................

 DİLEKÇEMATİK

...........................................

 MALİ REHBERLER

...........................................

 TASLAKLAR

...........................................

 BÜLTENLERİMİZ

...........................................

 MAKALELER

...........................................

 YARGI KARARLARI

...........................................

 BAKANLAR KURULU K.

...........................................

 KANUNLAR

...........................................

 TEMEL KANUNLAR

...........................................

 TÜZÜKLER

...........................................

 YÖNETMELİKLER

...........................................

 TEBLİĞLER

...........................................

 SİRKÜLERLER

...........................................

 SGK GENELGELERİ

...........................................

 BEYANNEME SÜRELERİ

...........................................

 

   KRİZ ÖNLEM YASASI 5838 SAYILI "BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN" UN VERGİ VE İLİŞKİLİ MEVZUATA GETİRDİĞİ DÜZENLEMELER     

    

 

Dr. Adem Utku ÇAKIL

SMMM

aucakil@ttmail.com

 

KRİZ ÖNLEM YASASI 5838 SAYILI "BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN" UN VERGİ VE İLİŞKİLİ MEVZUATA GETİRDİĞİ DÜZENLEMELER[1]

 

 

2008 Yılının Eylül ayından itibaren hızla derinleşen küresel finansal kriz, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şu veya bu şekilde öncelikle reel sektörü etkilemiştir. Özellikle ülkemiz gibi iktisadi büyümesi bakımından dışa bağımlı gelişmeyi tercih eden ülkeler için bu olumsuz sürecin bir uyum maliyeti (adjustment cost) yaratmaması söz konusu değildir.

 

Krizin etkilerinin hafifletilmesi ve uyum maliyetinin asgari olması amacıyla; hazırlandığı ileri sürülen

 

18.02.2009 Tarihinde TBMM de kabul edilen ve 28 Şubat 2009 Tarihli 27155 (Mükerrer) Resmi Gazete de yayımlanan 5838 Sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”  bu kaygılardan uzak genel anlamda iki temel gerekçeye dayanılarak hazırlanmış bulunmaktadır.

 

Bunlardan ilki; 9. Kalkınma Planı belirtilen Türkiye’nin vizyonu ve uzun vadeli stratejisi gereği İş Ortamının iyileştirilmesi, kayıtlı ekonomiye geçişin hızlandırılması, Ar-Ge Faaliyetlerinin desteklenmesi ve vergi de gönüllü uyum stratejisinin ortaya konulmasıdır.

 

İkincisi ise; Hem OECD ülkelerindeki vergi kıstaslarına yaklaşmak hem de e- devlet, e-ticaret uygulamalarının yaygınlaştırılması ve kolaylaştırılması ile yerli ve yabancı yatırımcılara tüm vergi ve sosyal güvenlik mevzuatında bir düzenleme getirmektir.

 

Yazımızda 5838 Sayılı ''Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''un, Vergi Mevzuatı üzerinde yapılan değişiklik ve düzenlemeleri ile ilişkilendirilmiş olunan diğer mevzuat unsurlarına ait düzenlemeler ele alınmıştır.

 

1. Katma Değer Vergisi Kanunu ile ilgili hükümleri;

 

a   İhracat teslimleri

 

5838 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile KDV Kanunu’nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik kapsamında, 5838 sayılı Kanun’un Resmi Gazete’de yayımı tarihi olan 28.02.2009 tarihinden itibaren; malların yetkili gümrük antreposu işleticilerine tevdi edilmesi de ihracat teslimi olarak kabul edilecektir.

 

Madde gerekçesinde değişikliğin, yetkili gümrük antrepolarının işleyişine yönelik belirlemeler yapılmak suretiyle, yetkili gümrük antrepolarına işlerlik kazandırılması amacıyla yapıldığı belirtilmektedir. Bu kapsamda daha önce yalnızca yurt dışına gönderilmek üzere yetkili gümrük antrepolarına mal konulması ihracat teslimi sayılırken, yapılan bu düzenlemeler sonucunda, malların yetkili gümrük antreposu işleticilerine tevdi edilmesi de ihracat teslimi olarak kabul edilecektir. Böylelikle KDV Kanunu’nun 11. maddesinde, ihracat teslimlerinin KDV’den istisna olduğu hükmü niteliğinde işlem görecektir.

 

Yetkili gümrük antrepolarının sorumluluğu; 5838 Sayılı Yasa ile KDV Kanunu’nun 12. maddesinin son fıkrasında düzenleme yapılarak;

 

“Gümrük antreposuna konulan malın ihracatının belirlenen sürede veya şartlara uygun olarak gerçekleşmemesi veya tevsik edilememesi hallerinde; ziyaa uğratılan vergi, buna ilişkin olarak kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesinden katma değer vergisi iadesi alanla birlikte antrepo işleticisi de müteselsilen sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

 

b. ndirimli orana tabi işlemlere ilişkin KDV iade uygulaması

 

Bilindiği üzere KDV Kanunu’nun 29. maddesinin 2. fıkrasında ''Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi nakden iade edilir.'' Hükmü bulunmaktaydı.

 

5838 sayılı Kanun yayımı tarihi olan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmek üzere ''Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.'' şeklinde değiştirilmiştir. Böylelikle mahsuben iadenin süresi uzatılmış bulunmaktadır. Bundan böyle mükellefler anılan yılda indiremedikleri iade tutarlarını bir sonraki yıl da vergi, SGK veya kanunda sayılan diğer borçlarına mahsup edebileceklerdir.

 

Madde gerekçesinde; vergi güvenliği ve kayıt dışılıkla mücadele çerçevesinde, indirimli orana tabi bazı işlemlerde iade hakkını kaldırma konusunda verilmiş olan Bakanlar Kurulu yetkisinin genişletildiği ifade ediliştir.

 

KDVK nun 29. Maddesinde anılan ve Bakanlar Kurulu’na sadece amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade hakkını kaldırma yetkisi tanınmışken, 5838 sayılı Kanun ile yetki genişletilerek, Bakanlar Kurulu’na iade hakkını indirimli orana tabi mal ve hizmet grupları ile sektörler itibariyle kısmen veya tamamen kaldırma yetkisi de getirilmiş bulunmaktadır. Bundan böyle bakanlar kurulu iade hakkında sadece ATİK KDV leri değil vergi nispeti indirilen sektörlerin veya mal veya hizmetin KDV iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırabilecektir.

 

c.  Dâhilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında yurtiçinden alınan mallara ilişkin tecil terkin uygulaması

 

1 Ocak 2009 tarihinden geçerli olmak üzere, 5838 Sayılı Kanun’un Resmi Gazete’de yayımı tarihi olan 28.02.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere;

 

Dâhilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında yurtiçinden alınacak mallara ilişkin tecil terkin uygulamasının süresi 2 yıl uzatılmıştır. Bilindiği üzere bu süre KDV Kanunu’nun Geçici 17. maddesinde ''31.12.2008'' idi. Bu tarih 5838 Sayılı Yasa ile ''31.12.2010'' olarak değiştirilmiştir.

 

KDV Kanunu’nun Geçici 17. maddesinde, dâhilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31.12.2010 tarihine kadar tesliminde KDV Kanunu’nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında “İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.” hükmü yer almaktadır. Ancak yürürlük maddesinde; 01.01.2009 tarihi ile Kanun’un yayımlandığı tarih olan 28.02.2009 arasında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili uygulama konusunda, Maliye Bakanlığı tarafından açıklama yapılması gerekmektedir.

 

2. Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile ilgili hükümleri

 

a. (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yapılan değişiklikler

 

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun “Oran ve Tutarlar” başlıklı 12. Maddesinde belirtilmiştir. ÖTV Kanun’a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarası bazında, genel olarak solvent ve madeni yağlar ile bu mallara uygulanacak olan ÖTV tutarlarına yer verilmekte olup, Bakanlar Kurulu’na özel tüketim vergisi tutarlarını belirleme yetkisi verilmiştir.

 

5838 sayılı kanun’un 13. maddesi ile (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan bazı mallara ilişkin özel tüketim vergisi tutarları yeniden tespit edilmiş, bazı yeni mallar ise vergi tutarları ile birlikte (B) cetveline eklenmiştir.[2] 28 Şubat 2009 tarihinden itibaren bu liste deki mallar ve uygulama oranları geçerlidir. (Yeni I ve II Sayılı Liste Kanun Metni Ek’inde verilmiştir.)

 

b. Hafif ticari araçlardaki ÖTV tarhiyatlarından vazgeçilmektedir.

 

5838 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinde ''Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listede yer alan ve 01.08.2002-21.07.2005 tarihleri arasında 87.03 G.T.İ.P. numarasından özel tüketim vergisi beyan edilmesi gerekirken, 87.04 G.T.İ.P. numarasından özel tüketim vergisi beyan edilen araçlarla ilgili olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemler için özel tüketim vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce yapılan tarhiyatlardan vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir. Tahsil edilmiş tutarların red ve iade edilmez.'' hükmü yer almaktadır.

 

Bu kapsamda; 5838 sayılı Kanun’un Resmi Gazete’de yayımı tarih olan 28 Şubat 2009 tarihinde yürürlüğe girmek 87.04 G.T.İ.P. numaralı ÖTV II Sayılı Liste kalemlerinde ÖTV tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu tarihten önce tarh edilmiş ancak ödenmemiş olan ÖTV tutarları ise terkin edilecektir. Aynı zamanda daha önceki aylarda ödenmiş olan tutarların iadesi veya reddi mümkün değildir.

 

3. Teşvik ve Destek Unsurlarına Getirilen Düzenlemeler

 

a. Bazı teşvik ve desteklerin süresi uzatılıyor

 

Bilindiği üzere; 5084 sayılı ''Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''un;

 

3. maddesinde yer alan gelir vergisi stopajı teşviki,

 

4. maddesinde yer alan sigorta primi işveren hissesi teşviki,

 

6. maddesinde yer alan enerji desteğinin,

 

Uygulama süresi 31.12.2008 tarihi itibariyle sona ermiştir.

 

5838 sayılı Kanun’un 32. maddesinin 13. fıkrası ile yukarıda yer verilen teşvik ve desteklerin süresi, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 31 Aralık 2009 tarihine kadar uzatılmıştır.

 

b. Bedelsiz yatırım yeri tahsisi hükmü yürürlükten kaldırılıyor

 

5838 sayılı ''Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''un 32. maddesinin 16. fıkrası ile 5084 sayılı ''Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''un 5. maddesinde yer alan ''Bedelsiz yatırım yeri tahsisi'' hükmü, 28 Şubat 2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.

 

4.  Gider Vergileri Kanunu ile ilgili Getirilen Hükümler

 

a. Menkul kıymet yatırım fon ve ortaklıklarının BSMV istisnası

 

5838 sayılı Kanun ile Gider Vergileri Kanunu’nun istisnaların yer aldığı 29. maddesinde yapılan değişiklik ile menkul kıymet yatırım fonlarının ve menkul kıymet yatırım ortaklıklarının sermaye piyasalarında yapmış oldukları işlemler nedeniyle elde ettikleri paraların BSMV ’den istisna olduğu hükmü Kanun maddesine eklenmiştir.

 

Ayrıca 5838 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi ile menkul kıymet yatırım fonlarının sermaye piyasalarında yaptıkları işlemlerle ilgili olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemler için;

  • BSMV tarhiyatı yapılmayacağı,
  • Daha önce yapılan tarhiyatlardan vazgeçileceği,
  • Tahakkuk eden tutarların terkin edileceği,
  • Tahsil edilmiş tutarların ise red ve iade edilmeyeceği,

hükmü getirilmiştir.

 

Anılan Kanun maddesi 01.03.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yukarıdaki hükümler uyarınca, menkul kıymet yatırım fonlarının Kanun’un yürürlüğünden önce veya sonra, sermaye piyasalarında gerçekleştirdikleri işlemlerle ilgili olarak BSMV tarhiyatı yapılmayacaktır.

 

Ayrıca, konuya ilişkin olarak daha önce yapılan tarhiyatlar var ise bu tarhiyatlardan vazgeçileceği, tahakkuk eden bir tutarın varlığı halinde ise bu tahakkukun terkin edileceği madde hükmünde yer almaktadır. Ancak konuya ilişkin olarak daha önceki dönemlerde tahakkuk etmiş ve ödenmiş olan BSMV ’lerin iadesi söz konusu olmayacaktır.

 

b. İnternet servis sağlayıcılığı hizmetlerinde özel iletişim vergisi oranı

 

Gider Vergileri Kanunu’nun 39. maddesinde özel iletişim vergisi ile ilgili hükümler yer almaktadır. Sözü geçen maddenin 1. fıkrasında sayılan ve telekomünikasyon altyapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin;

 

a.  “Her nevi mobil telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli kart satışları dahil)  tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri % 25,

 

b.  Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri % 15,

 

c.  (a) ve (b) bentleri kapsamına girmeyen diğer telekomünikasyon hizmetleri % 15,”

 

Oranın da özel iletişim vergisine tabidir.

 

5838 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile yukarıdaki madde 01.03.2009 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetleri, yukarıda yer verilen (c ) bendi kapsamı dışına çıkarılmış ve bu hizmet madde metnine ayrı bir bent olarak eklenmiştir. Bu sınıflandırma farkından başka yapılan değişiklikle internet servis sağlayıcılığı hizmetlerindeki özel iletişim vergisinin oranı % 15’ten % 5’e düşürülmüştür. Ayrıca bu değişiklik ile mobil internet sağlayıcılığı hizmetlerindeki özel iletişim vergisi oranı konusundaki belirsizliklere de son verilmiş olmaktadır.

 

Buna göre 5838 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, Gider Vergileri Kanunu’nun 39. maddenin 1. fıkrasında sayılan ve telekomünikasyon altyapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin, bu hizmetlerinin tabi olduğu özel iletişim vergisi oranları aşağıdaki gibi uygulanacaktır.

 

a.  “Her nevi mobil telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli kart satışları dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri % 25,

 

b.  Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri % 15,

 

c.  Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmeti % 5,

 

d. (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girmeyen diğer telekomünikasyon hizmetleri % 15”

 

5838 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile yukarıda 4 bent halinde sayılan hizmetlerin birlikte veya birbiriyle bağlantılı olarak verilmesi halinde hangi oranda vergiye tabi tutulacağı konusuna da açıklık getirilmiştir. Buna göre, sayılan hizmetlerin birlikte veya birbiriyle bağlantılı olarak verilmesi halinde, her hizmet tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilecektir.

 

5838 Sayılı düzenleme öncesi Bakanlar Kurulu’nun % 25 oranını % 10’a, % 15 oranlarını ise ayrı ayrı veya birlikte % e kadar indirme yetkisi bulunuyordu.

 

Ancak 5838 sayılı Kanun ile birlikte Bakanlar Kurulu’na % 25 ve % 15 oranlarını ayrı ayrı veya birlikte % 5’e, % 5 oranını ise sıfıra kadar indirme yetkisi verilmektedir.

 

5. Kurumlar Vergisi İle İlgili Getirilen Hükümler

 

a. Teşvik belgeli yatırımlara indirimli kurumlar vergisi oranı uygulaması

 

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde kurumlar vergisi oranı % 20 olarak belirlenmiştir.

 

5838 sayılı Kanun ile eklenen 32/A maddesi ile yatırımların teşvik edilmesine yönelik olarak, indirimli kurumlar vergisi oranı uygulaması getirilmektedir.

 

İndirimli kurumlar vergisi oranı uygulaması esnasında;

 

i. Yatırımın; Hazine Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanması şartı aranacaktır.

 

ii. İndirimli kurumlar vergisi oranı; yalnızca yatırımlardan elde edilen kazançlara uygulanacaktır.

 

iii. İndirimli oran, bu yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren, “yatırıma katkı tutarı” na ulaşıncaya kadar uygulanacaktır.

 

Yatırıma katkı tutarından ne anlaşılması gerektiği ise;

 

“Kanunda yatırımların, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla Devletçe karşılanacak tutarını gösterdiği belirtilmektedir.”

 

Bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise “yatırıma katkı oranı” ‘nı ifade etmektedir.

 

5838 sayılı Kanun’da Bakanlar Kuruluna, istatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir ve sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri gruplandırmaya ve gruplar itibariyle teşvik edilecek sektörleri ve bunlara ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye yetkisi verilmiştir.

 

Kanunda ayrıca Bakanlar Kurulu’na her bir il grubu için % 25’i, yatırım tutarı 50 milyon Türk Lirasını aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise % 45’i geçmemek üzere, yatırıma katkı oranıbelirleme yetkisi verilmektedir.

 

Bu yatırımlardan elde edilen kazançlar üzerinden hesaplanacak verginin oranı konusunda da Kanun’da bir belirleme yapılmamış, Bakanlar Kurulu’na yetki verilmiştir.

 

Buna göre yukarıda yer alan kriterler çerçevesinde Bakanlar Kurulu kurumlar vergisi oranını % 90’a kadar indirimli olarak uygulatabilecektir.

 

Buna göre yatırımın büyüklüğü, bulunduğu yer gibi kriterlere bağlı olarak Bakanlar Kurulu tarafından belirlenebilecek en düşük kurumlar vergisi oranı % 2 olmaktadır.

 

Bu düzenlemeler kurumlar vergisi mükellefleri açısından kaleme alınmış olmakla beraber, Kanunda gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanabileceği hükmü yer almaktadır.

 

İndirimli kurumlar vergisinden yararlanamayacak mükellefler ise şu şekilde belirtilmiştir. Yukarıdaki şartların tamamı sağlansa da bazı kurumlar veya yatırımlar, indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanamayacaklardır.

 

Bu kurum ve yatırımlar Kanunda;

  • Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar,
  • İş ortaklıkları,
  • Taahhüt işleri yapanlar,
  • 4283 sayılı Kanun kapsamında (yap-işlet modeli) elektrik enerjisi üretim tesisi yatırımları,
  • 3996 sayılı Kanun kapsamında (yap-işlet-devret) yapılan yatırımlar
  • Rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar,

olarak sayılmaktadır.

 

Ayrıca Bakanlar Kurulu’na yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca sınırlandırma yetkisi de verilmektedir.

 

Farklı illerde yapılan yatırımlarda uygulanacak oranın tespiti

 

Yatırıma katkı ve vergi oranı farklı illerde aynı mükellef tarafından yapılan yatırımlarda, toplam yatırımın her bir ile isabet eden oranına göre ilgili ilin yatırıma katkı oranı ve indirimli vergi oranı uygulanacaktır.

 

Tevsi yatırımlarının durumu

 

5838 sayılı Kanun’daki indirimli kurumlar vergisi oranı uygulaması esas olarak yeni yatırımlar için getirilmektedir. Ancak Kanun’da, tevsi yatırımlarında, elde edilen kazancın işletme büyüklüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, bu kazanca da indirimli oran uygulanabileceği hükmü yer almaktadır.

Kazancın ayrı şekilde tespit edilemediği durumda da oranlama yapmak suretiyle indirimli oran uygulanacak kazanç tespit edilebilecek. Buna göre indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dâhil) oranlanması suretiyle belirlenecektir.

 

Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır.

 

İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanacaktır.

 

5838 sayılı Kanun’da ilgili hesap dönemi itibarıyla öngörülen şartların sağlanmadığının tespit edilmesi halinde; uygulanacak yaptırımlara da yer verilmektedir. Buna göre, şartlar sağlanmadan indirimli vergi oranı uygulamasından yararlanılması durumunda, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir. Gecikme faizi oranı 21 Nisan 2006 tarihinden itibaren aylık % 2,5 olarak uygulanmaktadır. Bu durumda ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanmayacaktır.

 

Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanabilecektir. Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde ise devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yatırıma katkı tutarının kalan kısmı için indirimli orandan yararlanabilecektir.

 

İndirimli Kurumlar Vergisi Oranından yararlanma 28.02.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Ancak hem indirimli oran hakkında hem de yatırım katkı oranında Mali Bakanlığı’nın açıklama tebliği veya sirküsü yayınlama ihtiyacı bulunmaktadır.

 

b.  Tekstil sektörüne yönelik indirimli kurumlar vergisi oranı desteği

 

5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na Geçici 4. madde eklenmiştir.

 

Bu hüküm uyarınca 28.02.2009 tarihinden itibaren; tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörlerinde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin kurumlar vergisini indirimli olarak uygulatma konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki verilmektedir. Bu indirim en fazla % 75 oranında olabilecektir. Bakanlar Kurulu’nun Kanun’un verdiği yetkiyi kullanması halinde, bu vergi indiriminden yararlanılabilmesi için iki şartın yerine getirilmesi gerekmektedir.

 

i. Bunlardan ilki, yukarıda sayılan sektörlerde faaliyette bulunan kurumların üretim tesislerinin Bakanlar Kurulunca belirlenen illere, 31.12.2010 tarihine kadar nakledilmesidir.

 

ii.İkinci koşul ise asgari 50 kişilik istihdam sağlanması zorunluluğudur.

 

Bu iki şartı sağlayan yukarıdaki işleri yapan mükelleflerin, bu illerdeki işletmelerden sağladıkları kazançlar için nakil tarihini izleyen hesap döneminden itibaren 5 yıl süreyle kurumlar vergisi oranı % 75’i geçmemek üzere Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen oranda indirimli olarak uygulanacaktır.

 

Bu hükmün uygulanabilmesi için, tesislerin taşınabileceği iller ile vergi oranındaki indirim konularında Bakanlar Kurulu tarafından belirleme yapılması gerekmektedir.

 

Bu düzenleme de kurumlar vergisi bölümünde yer almakla beraber, Kanun’da gelir vergisi mükelleflerinin de yararlanabileceği belirtilmektedir.

 

c. Teşvik belgeli yatırımlara Hazine arazisi tahsisi

 

5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 23. maddesi ile 4706 sayılı “Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”a Ek 3. madde eklenmiştir.

 

Buna göre Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen 32/A maddesi kapsamındaki yatırımlarla ilgili olarak,

 

5838 Sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımını tarihi olan 28.02.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere; Hazineye, özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine veya belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde 49 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilebilecektir.

 

Bunun için yatırımlarla ilgili olarak talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülki sınırları içindeki organize sanayi veya endüstri bölgelerinde bu yatırımlar için tahsis edilebilecek boş parsel bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca gerçekleştirilecek yatırımın toplam tutarının, talep edilen taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç değerinin;

  • Tarım ve hayvancılık yatırımları için 1,
  • Turizm yatırımları için 2,
  • Diğer yatırımlar için 3,

Katından az olmaması gerekmektedir.

 

6831 sayılı Orman Kanunu’na tabi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise aynı şartlarla 49 yıl süreli kullanma izni verilebilecektir.

 

Yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakkı veya kullanma izinlerinde ilk yıl bedeli, yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde üçü olacaktır.

 

İrtifak hakkı veya kullanma izni verilenlerden ayrıca hâsılat payı alınmayacaktır.

 

İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ve ihtiyaç dışı bina ve müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete geçmemiş yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu kapsamda değerlendirilir.

 

İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen ön izin süresi içinde yapılır. Ön izin süresi iki yılı geçemeyecektir.

 

İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırım konusu işletmenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunludur. İstihdam edilecek kişi sayısına ilişkin olarak KVK 32/A maddesinde herhangi bir belirleme bulunmamakla birlikte, maddede Bakanlar Kurulu’na tespit edeceği iller için ayrı ayrı istihdam büyüklüklerini belirlemeye yetkisi verilmektedir. Bu konuda Maliye Bakanlığı’nın açıklama yapması veya BKK yayınlanması beklenmektedir.

 

Yatırımcının bu madde kapsamında belirlenen şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın tamamlanmadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilecektir.

 

Bu durumda taşınmaz üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda tazminat veya bedel ödenmeksizin taşınmaz maliki idareye intikal eder ve bundan dolayı hak lehtarı veya üçüncü kişilerce herhangi bir hak ve talepte bulunulamayacaktır. Ancak, öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde ise irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri için sağlanan indirimler iptal edilir ve iptal tarihinden itibaren ayrıca hâsılat payı alınır.

 

İrtifak hakkı veya kullanma izni süresinin sonunda makine, teçhizat ve demirbaşlar hariç diğer yapı ve tesisler taşınmaz maliki idareye intikal eder, yatırımcının talep etmesi halinde ise genel hükümlere göre doğrudan irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir.

 

Hazineye ait taşınmazlar; tarım ve hayvancılık yatırımları hariç olmak üzere, en az elli milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası tutarında, en az yüz kişiye istihdam sağlayacak şekilde ve taşınmazın rayiç değerinin en az 3 katı tutarında yatırım yapacaklara, 492 sayılı Harçlar Kanununun 63. maddesinde yer alan harca esas değer üzerinden doğrudan satılabilir. Bu yerlerin amacı dışında kullanılmayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulur.

 

d. Yabancı yatırım fonlarının portföyünün Türkiye’den yönetimi

 

5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na geçici 3. madde eklenmektedir. Bu madde ile yabancı fonların portföylerinin Türkiye’den yönetilmesi özendirilmeye çalışılmaktadır. 28.02.2009 tarihinden itibaren uygulamaya giren düzenleme ile; katılımcıları ya da kurucuları tam mükellef gerçek kişi veya kurum olmayan fonların, portföylerini yöneten ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun izniyle kurulan portföy yönetim şirketlerinin, bu fonların “iş merkezi” olarak değerlendirilmemesi, bunun yerine “daimi temsilcisi” olarak kabul edilmesi sağlanmaktadır.

 

Böylelikle yabancı fonlar açısından portföylerin Türkiye’de yönetilmesi nedeniyle tam mükellefiyet esasına göre vergilendirme sonucunun ortaya çıkması önlenmiş olmaktadır.

 

6. Hurda Araçlar ile ilgili Düzenleme

 

5838 sayılı yasa ile otomotiv sektörüne getirilen bir düzenlemede Hurda araçlara ilişkin düzenlemedir. 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olan düzenleme ile ilgili trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan, model yılı 1979 veya daha eski olan motorlu taşıtlarını; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30.06.2010 tarihine kadar ilgili yönetmelik hükümleri gereğince kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim edenler adına veya Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda İsletmesi Müdürlüğüne ait hurda müdürlüklerinden herhangi birine teslim edenler adına, hurdaya çıkarılan taşıta ilişkin olarak 31/12/2009 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 31/12/2008 tarihine kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları terkin edilecektir.

 


 

[1] Bu Makale; Meslektaşım, Amcam, Serbest Muhasebeci Vahap ÇAKIL ‘a ithaf edilmiştir.

[2] 5838 sayılı Kanun Ek 1 belirtilen liste.

 

© www.alomaliye.com

 

 Açılış Sayfam Yap

 Ücretsiz Üyelik

 Haber Alarmı

 Yararlı Dosyalar (xls)

 Ücretsiz Programlar

 

 

 

 

 

 

HTML Counter
Web Counter

© Alomaliye.com 2000-2009   Tüm Hakları Saklıdır.