...........................................

 100 SORUDA SOSYAL GÜVENLİK

...........................................

 ASGARİ GEÇİM İND.

...........................................

 2009 SMMM ÜCRET TARİFESİ

...........................................

 2009 VERGİ TAKVİMİ

...........................................

 2009 PRATİK BİLGİ.

...........................................

 2009 İŞÇİLİK MALİYET

...........................................

 2008 İŞÇİLİK MALİYET

...........................................

 HIZLI ERİŞİM

...........................................

 DİLEKÇEMATİK

...........................................

 MALİ REHBERLER

...........................................

 TASLAKLAR

...........................................

 GÜNCEL KALANLAR

...........................................

 BÜLTENLERİMİZ

...........................................

 MAKALELER

...........................................

 YARGI KARARLARI

...........................................

 BAKANLAR KURULU K.

...........................................

 KANUNLAR

...........................................

 TEMEL KANUNLAR

...........................................

 TÜZÜKLER

...........................................

 YÖNETMELİKLER

...........................................

 TEBLİĞLER

...........................................

 SİRKÜLERLER

...........................................

 SGK GENELGELERİ

...........................................

 BEYANNEME SÜRELERİ

...........................................

 

  TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLERİN 2008 YILINA AİT MENKUL KIYMET GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ   

    

06 Şubat 2009

 

H.HAKAN KIVANÇ

SMMM

Mali Hukuk Uzmanı

Öğretim Görevlisi

h.hakankivanc@gmail.com

 

EMRE POYRAZ

SMMM

emrepoyrazz@gmail.com

TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLERİN 2008 YILINA AİT MENKUL KIYMET GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

 

I.GİRİŞ

 

Menkul kıymet gelirlerinin vergilendirilmesi, küçük ve büyük tüm yatırımcıları ilgilendirdiğinden güncelliğini koruyan bir konudur. ”Menkul kıymet geliri” olarak nitelendirilen, yatırım araçlarının getirilerinin beyan esasları ve vergilendirilmeleri yatırım araçlarının türüne göre değişmektedir.

 

Menkul kıymet gelirlerinin vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler, çoğu yatırımcı tarafından anlaşılması zor ve karmaşık bir yapıya sahiptir.

 

Bu yazıda, tam mükellef gerçek kişilerin 2008 yılına ait menkul kıymet gelirlerinin beyan esasları ve vergilendirilmelerine ilişkin açıklamalara yer verilecektir. 

 

II. MENKUL KIYMET GELİRLERİNİN KAPSAMI

 

Menkul kıymet, 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3/b maddesinde; “Ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte ve seri halde çıkartılan, ibareleri aynı olan evrak” olarak tanımlanmıştır.[1]

 

Menkul kıymet, belli bir sermaye ve alacağı temsil etmekte, sahibine belli bir sürede, belli tutarda gelir sağlamaktadır. Bu özelliği dolayısıyla menkul kıymetler her an paraya çevrilebilmekte olup, tedavül imkânı son derece geniş sermayelerdir. Menkul kıymet sahibi için arz ettiği tedavül imkânı, sahibinin söz konusu menkul kıymeti hangi saikle edindiğine göre farklılık arz edecektir.[2]

 

Menkul kıymet gelirlerini, menkul sermaye iradı ve menkul kıymet alım – satım kazancı olarak ikiye ayırmak mümkündür.

 

Menkul sermaye iradı, genel bir ifadeyle, nakdi sermayenin doğrudan veya belirli bir menkul kıymete bağlanarak üçüncü kişilerin kullanımına sunulmasından kaynaklanan gelir olarak ifade edilebilir.

 

Menkul kıymet alım-satım kazancı ise nakdi sermayeyi temsil eden menkul kıymetin alım satımından kaynaklanan kazancı ifade eder.

 

Menkul kıymet gelirlerinde önemli olan nokta, kişilerin özel mal varlığındaki sermayelerini kendileri dışında iktisadi faaliyet gösteren ve gelir yaratan gerçek ve tüzel kişi işletmelerine yatırarak gelir elde etmeleridir.[3]

 

Gelir Vergisi Kanunu’nun konusu, gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olarak tanımlanmıştır.(GVK md.1) Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde sayılan yedi gelir unsurundan birini menkul sermaye iratları oluşturmaktadır.

 

Menkul sermaye iradı, Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrasında, “Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyetlerinin dışında, nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar" şeklinde tanımlanmıştır.

 

Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında ise, kaynağı ne olursa olsun aşağıda belirtilen iratlar;

  • Her nevi hisse senetlerinin kâr payları, (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa hisse senetlerine verilen kâr payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları ile konut finansmanı fonlarını temsilen ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetlere ve varlık finansmanı fonlarını temsilen ihraç edilen varlığa dayalı menkul kıymetlere ödenen faiz, kâr payı veya benzeri gelirler dâhil )
  • İştirak hisselerinden doğan kazançlar,
  • Kurumların yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilen kâr payları,
  • Her nevi tahvil ve hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler,  
  • Her nevi alacak faizleri,
  • Mevduat faizleri,
  • Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller,
  • İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar,
  • Her çeşit senetlerin iskonto edilmeleri karşılığında alınan iskonto bedelleri,
  • Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları,
  • Repo gelirleri,
  • 07.10.2001 tarihinden itibaren düzenlenen şahıs sigorta ve bireysel emeklilik poliçeleri dolayısıyla elde edilen gelirler,

       menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır.

III.      MENKUL KIYMETLERDEN ELDE EDİLECEK GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

Menkul kıymet gelirlerinde vergilendirme genel olarak kaynakta tevkifat suretiyle yapılmaktadır. Söz konusu gelirler üzerinden uygulanacak tevkifat Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 ve geçici 67.maddelerine göre yapılmaktadır.

 

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesine göre tevkifata tabi tutulan menkul sermaye iratları;

  • Kar payları
  • 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu konut idaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi’nce çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler.
  • Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerdir.
  • 5281 Sayılı Kanunu’nun 30.maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 67.madde ile (01.01.2006 – 31.12.2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere) bazı menkul sermaye ve diğer sermaye piyasası araçlarının elde tutulması, ödünç verilmesi, elden çıkarılmasından elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67.madde düzenlemesiyle yatırımcıların, menkul sermayeler ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri gelirler tevkifata tabi tutulacak ve hiçbir şekilde beyan edilmeyecektir.

 

Geçici 67.madde kapsamında (01.01.2006’dan sonra elde edilenler) vergilendirilen menkul kıymet gelirlerini;

  • Hisse senedi alım-satım kazançları,
  • Devlet tahvili ve Hazine bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Özel sektör tahvil ve bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
  • Mevduat faizleri,
  • Repo gelirleri,
  • Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları,
  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler,
  • Menkul sermaye ve vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında işlem gören diğer menkul sermayelerin gelirleri,
  • Hazine veya diğer kamu tüzel kişiliklerince çıkarılan menkul sermayelerin faiz gelirleri ve alım-satım kazançları.
  • Menkul sermaye veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler,

şeklinde sıralayabiliriz.

 

Geçici 67.madde kapsamındaki düzenlemeyle, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde edilecek gelirler üzerinden yapılacak olan tevkifat, bankalar ve aracı kurumlar vasıtasıyla gerçekleştirilecektir.

 

1)    MEVDUAT & REPO FAİZ GELİRİ

 

Mevduat, “Belirli dönem için geri ödemek koşuluyla belirli bir bedel karşılığında bankalara tevdi edilen para.” şeklinde tanımlanabilir.[4]

 

Repo ise, “Finansal bir kurumun (genellikle bankalar) kurumsal veya bireysel yatırımcıya hazine bonosu, devlet tahvili gibi hareketsiz getirili bir menkul kıymeti satması ve bu menkul kıymeti önceden belirlenen bir fiyattan ileri bir tarihte geri satın almak üzere anlaşma yapması.” olarak tanımlanabilir. [5]

 

Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/7.maddesinde mevduat faizlerinin, kanunun 75/14. maddesinde ise repo kazançlarının menkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67/4.maddesine göre, mevduat faizi geliri ve repo faiz gelirleri, elde eden mükellefin durumuna ve hukuk statüsüne bakılmaksızın, 01.01.2006 -31.12.2015 tarihleri arasında %15 oranında tevkifata tabi tutulacaktır. Ayrıca, kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları da aynı oranda tevkifata tabi tutulacaktır.

 

Geçici 67.madde kapsamında tevkifata tabi tutulan mevduat faiz geliri, repo geliri, kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları hiçbir şekilde yıllık beyana dâhil edilmeyeceklerdir.

 

Söz konusu gelirler üzerinden yapılacak tevkifat uygulamasında, gelir sahibinin gerçek - tüzel kişi veya tam - dar mükellef olmasının, elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

 

2008 yılında mevduat ve repo faizlerinden elde edilen gelirler, kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları, katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları;

  • Yıllık beyana tabi olmayacak,
  • Bankalar ve aracı kurumlar tarafından yapılmış olan tevkifat nihai vergi olacaktır.

2) MENKUL SERMAYE YATIRIM FONLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLER

 

2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 37.maddesinde yatırım fonu; “Bu kanun hükümleri uyarınca halktan katılma belgeleri karşılığında toplanan paralarla, belge sahipleri hesabına, riskin dağıtılması ilkesi ve inançlı mülkiyet esaslarına göre sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer sermayeli madenler portföyü işletmek amacıyla kurulan malvarlığına Yatırım Fonu adı verilir.” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Yatırım fonu katılma belgelerinin, kuruculara (fona) satışı yoluyla elde edilen gelirler, fon bünyesinde oluşan gelirin ortaklara dağıtılması anlamına gelir ve fon bünyesinde ortaya çıkan kazancın dağıtımı bu şekilde gerçekleştirilir.[6] 

 

Bunun dışında elde tutulan yatırım fonu katılma belgelerinin üçüncü kişilere satılması sonucu elde edilen gelirleri ise, değer artış kazancı niteliğindedir.

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında elde edilen; 

  • Yatırım Fonu katılma belgelerinin ilgili olduğu fona iadesinden elde edilen gelirler %10 oranında tevkifata tabi tutulmakta olup, yıllık beyana dâhil edilmeyecektir.
  • Sürekli olarak portföyünün en az %51'i İMKB'de işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin gelirleri üzerinden tevkifat yapılmayacağı gibi yıllık beyana da dâhil edilmeyecektir.

3) HAZİNE BONOSU/DEVLET TAHVİLİ FAİZ GELİRİ

 

Hazine Bonosu ve Devlet Tahvilleri, Hazine Müsteşarlığı tarafından ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri’dir. Vadesi 1 yıldan az olan Devlet iç borçlanma senetleri Hazine Bonosu, vadesi 1 yıl ya da daha uzun olanlar Devlet Tahvili olarak tanımlanır.

 

Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinden, iki türlü gelir elde etme yolu bulunmaktadır. Bunlardan ilki faiz geliri diğeri ise, alım- satım kazancı şeklinde olmaktadır. Devlet Tahvili ve Hazine Bonosunun itfa tarihine kadar elde tutulmasından sağlanan gelir, faiz geliri olarak adlandırılmaktadır.

 

Tam mükellef gerçek kişilerin 2008 yılında elde ettikleri Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili faiz gelirleri için aşağıdaki hususlar geçerli olacaktır;

 

2006 yılı öncesi ihraçlı olanlar için,

  • 31.12.2005 tarihi hükümlere göre bu gelirler GVK 94/7 maddesi kapsamında %0 oranında tevkifata tabidir.
  • Enflasyon indirimi var (2008 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı % 64,90) (Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen gelirler için indirim oranı uygulanmaz)
  • İndirim oranı uygulandıktan sonra kalan tutar, (elde edilen faiz gelirleri tevkifata tabi tutulmuş diğer menkul sermaye iratları ile birlikte) 19.800 TL’yi aşması halinde gelirin tamamı beyan edilir.

 2006 yılı ve sonrası ihraçlı olanlar için,

  • Elde edilen faiz gelirleri,%10 oranında tevkifata tabi tutulmakta olup, yıllık beyana dâhil edilmeyecektir

4) HAZİNE BONOSU/DEVLET TAHVİLİ ALIM-SATIM KAZANCI

 

Hazine Bonosunun ve Devlet Tahvilinin süresi dolmadan önce elden çıkartılmasından sağlanan alım – satımdan elde edilen gelir , değer artış kazancı olarak nitelendirilmektedir.

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında elde edilen alım – satım kazançları;

 

2006 yılı öncesi ihraçlı olanlar için,

  • GVK 94/7 ve Geçici 67.madde kapsamında tevkifat yapılmayacaktır,
  • ÜFE endekslemesi yapılacaktır. (Alış bedeli tahvilin veya bononun elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere her ay için ÜFE artış oranında artırılabilir)
  • Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 16.000 TL'si istisna uygulanacaktır,
  • 16.000 TL’lik istisnayı aşan kısım, 19.800 TL’yi aşıyor ise beyan edilecektir,

2006 yılı ve sonrası ihraçlı olanlar için,

  • Elde edilen alım satım kazancı %10 oranında tevkifata tabi tutulmakta olup, yıllık beyana dâhil edilmeyecektir.

5) EUROBOND FAİZ GELİRİ

 

Eurobond, “Yurtdışı piyasalarından borç para temin edebilmek için, yabancı para cinsinden ihraç edilen ve yurt dışında satılan tahvildir.[7]

 

Eurobondların itfa tarihine kadar elde tutulması sonucunda elde edilen gelirler faiz geliri olarak değerlendirilmekte olup, menkul sermaye iradı olarak vergiye tabi bulunmaktadır.

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında elde edilen eurobond faiz gelirleri;

  • Bu gelirler GVK 94/7 maddesi kapsamında %0 oranında tevkifata tabidir.
  • Elde edilen faiz gelirleri (tevkifata tabi tutulmuş diğer sermaye iratları ile birlikte) 19.800 TL’yi aşması halinde gelirin tamamı beyan edilir,
  • Enflasyon indirimi uygulanmaz.

6) EUROBOND ALIM-SATIM KAZANCI

 

Eurobondların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artış kazancı olarak değerlendirilmekte olup, 2006 yılı öncesi ihraçlı olanlar Hazine bonosu ve devlet tahvilinde olduğu gibi tespit edilecektir.

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında elde edilen değer artış kazancı;

 

2006 yılı öncesi ihraçlı olanlar için,

  • GVK 94/7 ve Geçici 67.madde kapsamında tevkifat yapılmayacaktır,
  • Elden çıkarılan eurobondların alış ve satış bedeli TL’ye çevrilecek,
  • ÜFE endekslemesi yapılacaktır. (Alış bedeli elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere her ay için ÜFE artış oranında artırılabilir)
  • Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 16.000 TL'si istisna uygulanacaktır,
  • 16.000 TL’lik istisnayı aşan kısım, 19.800 TL’yi aşıyor ise beyan edilecektir,

2006 yılı ve sonrası ihraçlı olanlar için,

  • GVK 94/7 ve Geçici 67.madde kapsamında tevkifat yapılmayacaktır,
  • Elden çıkarılan eurobondların alış ve satış bedeli TL’ye çevrilecek (ÜFE artış oranının %10 ve üzerinde olması şartıyla) ve ÜFE artış oranında endekslenecek. Satış bedelinden endekslenmiş alım bedeli düşülecek.
  • Kalan kazancın tutarı ne olursa olsun beyan edilir.

7) HİSSE SENEDİ KAR PAYI (TEMETTÜ) GELİRİ

 

Anonim ortaklıklar tarafından çıkarılan, belirli ortaklık sermayesine katılma payını temsil eden, yasal şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmiş, sermayeli evraka hisse senedi” denir. 

Hisse senedi sahipleri temelde iki şekilde gelir elde ederler;

 

1. Kar payı (Temettü) geliri: Şirketlerin yılsonunda elde ettikleri karın dağıtılmasından elde edilen geliridir. Hisse senedi borsada işlem gören şirketler kar dağıtıp, dağıtmamak konusunda serbesttir. Bu şirketler, karını nakden veya temettünün sermayeye ilavesi suretiyle hisse senedi ihraç ederek dağıtabilir. Hisse senetleri borsada işlem görmeyen halka açık şirketler ise dağıtılabilir karın yarısından az olmamak üzere belirlenecek birinci temettüyü nakden dağıtmak zorundadır.  

 

2. Sermaye kazancı: Zaman içinde hisse senedinin değerinde meydana gelen artıştan elde edilen gelirdir.

 

4842 sayılı Kanunla birlikte, kar paylarının beyanı ve vergilendirilmesi ile ilgili önemli değişiklikler yapılmıştır. Anılan kanunla yeniden düzenlenen Gelir Vergisi Kanunu’nun 22. maddesi hükmüne göre, gerçek kişilerce, tam mükellef kurumlardan elde edilen ve her nevi hisse senedi kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiştir.  

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında elde edilen hisse senetleri kar payları (temettü) için,

  • Kar dağıtımı yapan kurum tarafından, dağıtılacak kar payları %15 oranında tevkifata tabi tutulacaktır,
  • Kar payı gelirinin yarısı (diğer gelirlerle birlikte), 2008 yılı için 19.800 TL lik beyan sınırını aşıyor ise beyan edilecektir, (GVK 22/2 md. göre kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisnadır)
  • Gelirin beyanı halinde, yapılmış olan tevkifatın tümü hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir,

8) HİSSE SENEDİ ALIM-SATIM KAZANCI

 

Anonim şirketlerin çıkardığı hisse senetlerinin alım-satımında elde edilen gelirler, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80/1. maddesine göre değer artış kazancı sayılır.

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında hisse senetlerinin alım – satımlarından elde edilen kazançlardan,

  • İvazsız olarak iktisap edilenler, İMKB’de işlem görenlerden 3 aydan (01.01.2006’dan itibaren 1 yıldan) fazla elde tutulanlar ile İMKB’de işlem görmeyenlerden tam mükellef kurumlara ait olan ve 1 yıldan (01.01.2006’dan itibaren 2 yıldan) fazla elde tutulanlar vergiye tabi değildir.

2006 yılından önce iktisap edilenler;

  • Geçici 67.madde kapsamında tevkifat yapılmayacaktır,
  • Kazancın safi tutarının hesaplanması sırasında, iktisap bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranıyla endekslenebilir,
  • Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 16.000 TL'si istisna uygulanacaktır,
  • Endeksleme ve 16.000 TL’lik istisna sonrasında kalan tutar beyan edilecektir.

2006 yılından sonra iktisap edilenler;

  • Tam mükellef kurumlara ait olup, İMKB’de işlem gören hisse senetlerinden;
    • 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanlar tevkifata tabi değil ve bunlara ait satış kazançları da beyan edilmeyecek.
    • 1 yıl ve daha az elde tutulanlar ise;
    • 01.01.2008 – 13.11.2008 tarihleri arasında hisse senedi satımından elde edilen gelirler %10 oranında,
    • 14.11.2008 tarihinden sonra hisse senedi satımından elde edilen gelirler ise %0 oranında gelir vergisi tevkifatına tabi olacaktır,
    • Beyan zorunluluğu bulunmuyor ancak isteğe bağlı olarak ihtiyari beyanname verme hakkı bulunuyor.

9) OFF-SHORE ( KIYI BANKACILIĞI ) MEVDUAT FAİZ GELİRİ

 

İngilizce’den dilimize geçen off - shore bir bankacılık terimidir. “Kıyıdan uzak, kıyıdan esen” anlamına gelen bu söz, bankacılıkta: ”Bir ülkede yabancı paralarla yapılan bankacılık veya bir ülkede vergi mevzuatı, kambiyo sınırlamaları dışında faaliyetini sürdüren bankacılık” diye tanımlanabilir.[8]

 

Off –shore mevduat faizlerinden elde edilen menkul kıymet gelirlerine tevkifat uygulanmamaktadır. Bu nedenle elde edilen gelirler 2008 yılı için, 960 TL’yi aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilecektir. Bu tutarı aşmaması halinde, beyan söz konusu olmayacaktır.

 

Tam mükellef gerçek kişilerce 2008 yılında elde edilen off –shore mevduat faiz gelirleri;

  • Tevkifat yapılmayacaktır,
  • Elde edilen gelir 960 TL’yi aştığı takdirde tamamı beyan edilecektir.

IV.      SONUÇ

Tam mükellef gerçek kişilerin beyana tabi menkul kıymet gelirlerine ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin 25 Mart 2009 tarihine kadar verilmesi ve tahakkuk edecek verginin Mart ve Temmuz aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

 

Beyanname verecek olan mükelleflerin, kesinti yoluyla ödedikleri vergileri, beyannamelerinden mahsup etmeleri mümkündür.

 

2008 yılı menkul sermaye gelirlerinin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanı halinde uygulanacak gelir vergisi tarifesi aşağıda yer almaktadır.

 

7.800 TL'ye kadar

% 15

19.800 TL'nin 7.800 TL'si için 1.170 TL, fazlası

% 20

44.700 TL'nin 19.800 TL'si için 3.570 TL, fazlası

% 27

44.700 TL'den fazlasının 44.700 TL'si için 10.293 TL, fazlası

% 35

 

Menkul kıymet gelirlerinin vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler, çoğu yatırımcı tarafından anlaşılması zor ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, tam mükellef gerçek kişilerin elde ettikleri menkul kıymet gelirlerini, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde gözden geçirmeleri yararlı olacaktır.

 

Kaynaklar

  • CİMAT Ali ve TAŞ Mahir, “TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA KIYI BANKACILIĞI UYGULAMALARI VE VERGİ CENNETLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME”,MEVZUAT DERGİSİ, AĞUSTOS 2004
  • KILDİŞ Yusuf ve SARAÇ Özgür (1999), “Türkiye’de Finans Piyasalarının Vergilendirilmesi”, Globalleşme Sürecinde Türkiye’de Finans Piyasalarının Gelişimi Sempozyumu, Anadolu Matbaacılık, İzmir 1999
  • YILDIRIM A.Ercan “Finansal Piyasalar Ve Menkul Sermayeler”,Muhasebe Ve Denetim, Marmara Ün.Yük.Lisans Programı Araştırma Ödevi. İstanbul 2001
  • ÖZKARA Mehmet, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi “MENKUL SERMAYE İRATLARINDA İSTİSNA UYGULAMASI”  08.11.2004 www.alomaliye.com/mehmet_ozkara_menkul_sermaye.htm Erişim:31.01.2009
  • Ekonomi Sözlüğü, http://arsiv.ntvmsnbc.com
  • http://www.bilgiara.com
  • SAĞLAM Erdoğan , “Yatırım Fon ve Ortaklıklarından Elde Edilen Kar Payları ve Bunların Katılma Belgesi ve Hisse Senetlerinin Alım – Satımından Doğan Kazançların Vergilendirilmesi” ,Yaklaşım, Mart 2000
  • SARISU Ekrem, “2002 Yılı Eurobond Gelirlerinin Vergilendirilmesi”, Yaklaşım,Ekim 2002

[1] KILDİŞ Yusuf ve SARAÇ Özgür (1999), “Türkiye’de Finans Piyasalarının Vergilendirilmesi”, Globalleşme Sürecinde Türkiye’de Finans Piyasalarının Gelişimi Sempozyumu, Anadolu Matbaacılık, İzmir 1999, S. 138

[2] YILDIRIM A.Ercan “Finansal Piyasalar Ve Menkul Sermayeler”,Muhasebe Ve Denetim, Marmara Ün.Yük.Lisans Programı Araştırma Ödevi. İstanbul 2001,S.4    

[3]  ÖZKARA Mehmet, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi “MENKUL SERMAYE İRATLARINDA İSTİSNA UYGULAMASI”  08.11.2004 www.alomaliye.com/mehmet_ozkara_menkul_sermaye.htm Erişim:31.01.2009

[4] Ekonomi Sözlüğü, http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/66075.asp,Erişim 11.02.2009

 

[6] SAĞLAM Erdoğan , “Yatırım Fon ve Ortaklıklarından Elde Edilen Kar Payları ve Bunların Katılma Belgesi ve Hisse Senetlerinin Alım – Satımından Doğan Kazançların Vergilendirilmesi” ,Yaklaşım, Mart 2000

[7] SARISU Ekrem, “2002 Yılı Eurobond Gelirlerinin Vergilendirilmesi”, Yaklaşım,Ekim 2002

[8] CİMAT Ali ve TAŞ Mahir, “TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA KIYI BANKACILIĞI UYGULAMALARI VE VERGİ CENNETLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME”,MEVZUAT DERGİSİ, AĞUSTOS 2004

 

 

© www.alomaliye.com

 

 Açılış Sayfam Yap

 Ücretsiz Üyelik

 Haber Alarmı

 Yararlı Dosyalar (xls)

 Ücretsiz Programlar

 

 

 

 

 

stats counter
Web Site Hit Counters

© Alomaliye.com 2000-2009   Tüm Hakları Saklıdır.