|
.........................................
100
SORUDA SOSGÜV
...........................................
ASGARİ
GEÇİM İND.
...........................................
2009
SMMM TARİFESİ
...........................................
2009
VERGİ TAKVİMİ
...........................................
2009
PRATİK BİLGİ.
...........................................
2009
İŞÇİLİK MALİYET
...........................................
HIZLI
ERİŞİM
...........................................
DİLEKÇEMATİK
...........................................
MALİ
REHBERLER
...........................................
TASLAKLAR
...........................................
BÜLTENLERİMİZ
...........................................
MAKALELER
...........................................
YARGI KARARLARI
...........................................
BAKANLAR KURULU K.
...........................................
KANUNLAR
...........................................
TEMEL KANUNLAR
...........................................
TÜZÜKLER
...........................................
YÖNETMELİKLER
...........................................
TEBLİĞLER
...........................................
SİRKÜLERLER
...........................................
SGK GENELGELERİ
...........................................
BEYANNEME
SÜRELERİ
...........................................
|
|
|
|
KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
KANUN TASARISI 
|
|

06
Kasım 2009
KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
KANUN TASARISI
MADDE 1- 4/11/1983
tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
“Kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle tazmin
GEÇİCİ MADDE 6- Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç
yapılmamış olmasına rağmen kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına ilişkin
bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz mallara veya kaynaklara 4/11/1983 tarihinden
önce kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle fiilen elkonulması
sebebiyle malikçe tazmin talebinde bulunulması hâlinde, öncelikle uzlaşma
yoluna gidilmesi şarttır.
Tazmin talebi üzerine, 8 inci maddenin ikinci fıkrasına göre teşkil
edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, fiilen elkonulan taşınmazın veya
üzerinde tesis edilen irtifak hakkının tahmini değeri, taşınmazın elkoyma
tarihindeki nitelikleri esas alınarak 11 inci ve 12 nci maddelere göre talep
tarihi itibarıyla hesaplanıp elkoyma tarihinden itibaren her yıl için
gerçekleşen yıllık enflasyon oranında ilâve yapılıp denkleştirmede bulunmak
suretiyle tespit edilir. Bu tespit üzerine, 8 inci maddenin üçüncü fıkrasına
göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca, tahmini değer talep sahibine
bildirilmeksizin, bedel ödenmesi veya idareye ait bir taşınmazın mülkiyetinin devri
veya elkonulan ya da idareye ait bulunan taşınmaz üzerinde sınırlı aynî hak
tanınması veya imar hakkı transferi suretiyle uzlaşmaya varılmak üzere talep
sahibi davet edilir. Davet üzerine yapılan uzlaşma görüşmeleri neticesinde,
uzlaşmaya varılıp varılmadığı tutanağa bağlanır. Bu tutanak, uzlaşma
görüşmelerine ilişkin bilgi, belge ve beyanlar açılacak davalarda taraflar
aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması halinde; üzerinde uzlaşılan hakkın
türünü, tanınma şart ve usullerini, bir bedel ödenecek ise bu bedelin miktarını
ve ödeme şartlarını da ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme
çerçevesinde işlem yapılır.
İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, malik tarafından
dava açılabilir. Malik tarafından dava açılması hâlinde, fiilen elkonulan
taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının değeri, ikinci fıkranın
birinci cümlesinde yer alan esaslara göre mahkemece takdir edilir.
Tazmin talebiyle açılan dava neticesinde verilen hükmün kesinleşmesi
üzerine, hükmolunan meblâğ, ödemekle yükümlü kurumun yılık bütçesinde yüzde iki
oranında pay ayrılmak suretiyle garameten ve eşit taksitler halinde ödenir.
Bu madde hükümleri, 4/11/1983 tarihinden önce gerçeklemiş olan kamulaştırmasız
elkoymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının
düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
4/11/1983 tarihinden evvel gerçeklemiş olan kamulaştırmasız elkoymadan
dolayı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tazmin talebiyle dava açmış
olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip
istemediklerini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde
idareye ve mahkemeye vereceği bir dilekçe ile bildirebilir. Bu süre içinde dava
bekletilir. Uzlaşma talebi üzerine de uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar
dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye
sunulmasından sonra davaya devam edilir.”
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
GENEL
GEREKÇE
2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun 38 inci maddesinde yer alan “Kamulaştırma yapılmış,
ancak işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış iken kamu
hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek
üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyed veya mirasçılarının bu
taşınmaz mal ile ilgili her türlü dava hakkı yirmi yıl geçmekle düşer. Bu süre
taşınmaz mala elkoyma tarihinden başlar.”
hükmü Anayasa Mahkemesinin 10/4/2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Bu iptal Kararının 4/11/2003 tarihli Resmî
Gazetede yayımlanıp yürürlüğe girmesinden sonra; Anayasa Mahkemesi kararlarının
geriye yürümediği, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihe kadar yirmi yıllık
dava açma süresinin geçerli olduğu ve bu süreyi geçirmiş olanların artık
kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle dava açamayacağı ve Anayasa
Mahkemesinin iptal kararı ile yirmi yıllık hak düşürücü süre ortadan kaldırıldığı
için, kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle her zaman dava açılabileceği yönünde ve birbirinin
tamamen zıddı olan içtihat farklılığı ortaya çıkmıştır.
Bu içtihat
farklılığı sebebiyle, süreye tabi olmaksızın dava açılabileceği kabul
edildiğinde, idareler aleyhine çok uzun yıllar önce gerçekleşmiş olan elkoymalardan
dolayı bile dava açılabilecek ve bu davalarda idareleri malî yönden zora
düşürebilecek tazminatlara hükmolunabilecektir. Ayrıca, açtıkları davalar yirmi
yıllık dava açma süresinin dolmuş olduğu yolundaki gerekçeyle süre yönünden
reddedilenler ve açtıkları davalarda hükmedilen tazminatı tatminkâr
görmeyenler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat etmek suretiyle Devleti
tazminata mahkûm ettirebileceklerdir.
Anayasa
Mahkemesinin söz konusu iptal Kararının yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve önceki
yirmi yıl içinde taşınmazlarına kamulaştırmasız elkonulanların dava açmalarının
önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ancak, yirmi yıllık dava açma
süresinin geçmiş olması sebebiyle artık dava açılamayacağı yolundaki içtihat
sebebiyle, söz konusu iptal Kararının yürürlüğe girdiği tarihten önceki yirmi
yıldan daha önce taşınmazlarına kamulaştırmasız elkonulanlar ya hak düşürücü
süre sebebiyle dava açamayacaklar veya açacakları davalar hak düşürücü süre
sebebiyle reddedilebilecektir. Bu nedenle 4/11/1983 tarihinden önce taşınmazlarına
kamulaştırmasız elkonulanların hak ve durumlarının düzenlenmesi gerekmektedir.
Anayasada dayanağı
bulunmayan ve “haksız fiil” olarak da nitelendirilen kamulaştırmasız elkoyma
suretiyle, temel insan haklarından olan mülkiyet hakkına müdahale edilmesi
hâlinde, ilgili taşınmazın bedelinin Devletçe malikine ödenmesinin gerektiği
tartışmasızdır. Bu yüzden, kamulaştırmasız elkoyma hâllerinde kıymet takdir
edilmesinin kanunî esaslara bağlanması, idarelerin ve mahkemelerin iş ve
işlemlerinde belirlilik ve objektif sağlayacağı gibi; uzlaşma yoluna gidilerek
tazminat ödenmesi esası getirilmek suretiyle, özellikle muhtemel davalar
sebebiyle mahkemelerin iş yükünün ve ayrıca bu konudaki ihtilâflardan dolayı Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesine yapılması muhtemel müracaatların azaltılmasını temin
edebilecek düzenlemelerde bulunulması, hukuk devleti ilkesi ve Devletin itibarı
bakımından isabetli olacaktır.
Diğer taraftan
Devlet, kanunlar ile belirlenen görevlerini malî imkânları çerçevesinde yerine
getirmek durumundadır. Geçmişte yapılan kamulaştırmasız elkoymalar sebebiyle
açılabilecek davaların sayısını ve bunlar neticesinde hükmedilebilecek meblâğın
ne kadar olabileceğini sağlıklı olarak tahmin etmek mümkün değildir. Açılması
muhtemel davaların sayı itibarıyla çokluğuna bağlı olarak hükmedilebilecek
meblâğların hemen ödenmesi hâlinde, idarece altından kolayca kalkılamayacak bir
malî yük gündeme gelebileceği gibi; tazminat ödemelerine bağlı olarak idarenin
malî imkânsızlık içine düşmesi suretiyle, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde
sıkıntılara sebebiyet verilmiş olabilecektir. Böyle bir olumsuz ihtimal de
gözetilerek hükmedilebilecek olan meblâğların ödenmesinin idare bütçesinin
belirli bir oranında gerçekleştirileceğini öngörmek zarurî görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle,
bir taraftan yirmi yıllık dava açma süresini geçirmiş olmaları sebebiyle artık
kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle dava açamayan ve böylece hiçbir bedel
ödenmeden mülkiyet hakları ellerinden alınanların mağduriyetini gidermek,
tazminat ödenmesini objektif esaslara bağlamak; diğer taraftan da idarenin
muhatap olacağı ihtilâfları en aza indirmek ve idarenin malî sıkıntıya
düşmesini mümkün olduğunca önlemek maksadıyla kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle
talep edilebilecek olan tazminatın dava açmaya gerek olmaksızın uzlaşma yoluyla
ödenebilmesini, uzlaşma temin edilemeyen hâllerde dava yoluna gidilebileceğini
ve süre sebebiyle dava hakkının düşmesi söz konusu olanlar hakkında da aynı şekilde
işlemde bulunulabilmesini öngören bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.
MADDE
GEREKÇELERİ
MADDE 1- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38 inci maddesinin iptaline dair
Anayasa Mahkemesi Kararının gerekçeleri ve maddenin iptal edilmesinden sonra “yirmi
yıllık dava açma süresini geçirmiş olanların artık kamulaştırmasız elkoyma
sebebiyle dava açamayacağı” ve “hiçbir süreye tâbi olmaksızın dava
açılabileceği” yönünde doğan ve birbirinin tamamen zıddı olan içtihat
farklılığı nedeniyle düzenleme yapılması ihtiyacı doğmuştur.
Yargı yoluna
gitmeyi mümkün olduğunca azaltabilmek maksadıyla, 4/11/1983 yılından evvel
kamulaştırmasız elkonulan taşınmazlar
sebebiyle tazmin talebinde bulunulacak ise öncelikle uzlaşma yoluna
gidilmesinin şart olduğu hususu birinci fıkrada hükme bağlanmıştır. Bu hükme
göre, uzlaşma yoluna başvurulmaksızın dava açılamayacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, uzlaşma görüşmelerine başlanmadan önce,
Kamulaştırma Kanununun 8 inci maddesine göre teşkil olunan kıymet takdir
komisyonunca, el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının
tahmini değerinin tespit edileceği ve bu tespit yapılırken de fiilen elkoymanın
çok uzun bir süre önce yapılmış olabileceği, elkonulan taşınmazın o tarihteki
niteliği ile ödemenin yapılacağı tarihteki niteliğinde farklılıklar bulunabileceği
ve elkoymadan sonra yapılan imar hizmetleri ile diğer kamu hizmetleri sebebiyle
taşınmazın değerinde çok fazla bir artış meydana gelmiş olabileceği hususları
gözetilerek taşınmazın tazmin talebinde bulunulan tarihteki niteliği yerine elkoyma
tarihindeki niteliğinin esas alınması ve böylece denkleştirmeye gidilmek
suretiyle, tazmin talebinde bulunulan tarih itibarıyla değer tespiti yapılacağı
öngörülmüştür. Ayrıca, kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle elkoyma tarihinden
itibaren söz konusu taşınmazdan malikin faydalanamamış olduğu da gözetilerek, tespit
edilen bu değere, elkoyma tarihinden itibaren her yıl için gerçekleşen yıllık
enflasyon oranında ilâvede bulunulmasının gerektiği ve bu suretle de bir
denkleştirmede bulunulacağı bu fıkrada tanzim olunmuştur.
Ayrıca ikinci fıkrada, kamulaştırmasız elkoyma sebebiyle tazmin talebiyle idareye çok sayıda müracaatların
olabileceği ve açılması muhtemel davalar neticesinde idarelerin malî yönden
zora düşebilecekleri ihtimali gözetilerek, nakden veya bazı hakların tanınması
suretiyle tazmin konusunda uzlaşmaya varılabilmesine imkân tanınmış; Kamulaştırma Kanununun 8 inci maddesine göre
teşkil olunan uzlaşma komisyonu ile taşınmazına kamulaştırmasız elkonulan
malik arasında bedel ödenmesi veya
idareye ait bir taşınmazın mülkiyetinin devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı
ayni hak tanınması veya imar hakkı transferi yapılması hususlarında uzlaşma görüşmesinde bulunulması, uzlaşmaya
varılıp varılmadığının tutanağa bağlanması ve uzlaşmaya varılmış ise uzlaşma
şartlarını ihtiva eden bir sözleşme akdedilmesi ile ilgili usul ve esaslar
hükme bağlanmıştır.
Üçüncü fıkrada, idare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde,
dava yoluna gidilebileceği hükme bağlanmış; bu fıkrada, elkonulan taşınmazın veya
üzerinde tesis edilen irtifak hakkının değerinin, ikinci fıkradaki esaslara
göre mahkemece takdir olunacağı belirtilmiştir.
Hükmolunan meblâğlar sebebiyle idarelerin malî yönden zora düşebilecekleri
ve buna bağlı olarak kamu hizmetlerinin malî imkânsızlık sebebiyle aksayabileceği
ihtimali karşısında, böyle bir olumsuz neticeye sebebiyet verilmemesi ve ayrıca
hükme bağlanan alacakların ödenmesinde düzenin sağlanması maksadıyla,
kesinleşen mahkeme kararı gereğince ödemede bulunacak olan idarenin yılık bütçesinde yüzde iki oranında pay ayrılmak
suretiyle garameten ve eşit taksitler halinde ödeme esası tanzim olunmuştur.
Düzenlemeye
göre, 4/11/1983 tarihinden önce taşınmazlarına kamulaştırmasız elkonulanlardan
henüz dava açmamış olanlar, uzlaşma talebinde bulunabilecek ve uzlaşma temin
edilemediği takdirde dava yoluna giderek hak arayabileceklerdir. Ancak,
4/11/1983 tarihinden önce taşınmazlarına kamulaştırmasız elkonulanlardan dava
açmış olup da hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davaları
reddedilmiş olanların, uzlaşma ve birinci fıkra ile ilgili gerekçede belirtilen
içtihat farklılığı sebebiyle dava hakkını kullanıp kullanamayacakları hususunda
sorunlar ve farklı uygulamalar olabilecektir. Böyle bir duruma mahal
verilmesinin uygun olmayacağı, hukuk devleti ve adalet ilkeleri gözetilerek
Kamulaştırma Kanununun 38 inci maddesinin iptal edilmesinden önce yirmi yıllık
dava açma süresi içinde dava açılmaması sebebiyle dava açma hakkı düştüğü kabul
edilenlerin de mağduriyetini gidermek üzere; açtıkları tazminat davası sadece süre yönünden dava açma hakkının düştüğü
gerekçesiyle reddedilmiş olanlar için de madde hükümlerinin uygulanması
öngörülmüştür.
Beşinci fıkrada ise 4/11/1983 tarihinden önce gerçekleşen kamulaştırmasız
elkoymadan dolayı tazmin talebiyle dava açmış olanlara da uzlaşma yoluyla
haklarına kavuşma imkânı sağlamak üzere, isterlerse bu maddeye göre uzlaşma
yoluna gitmeyi talep edebilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu fıkraya göre,
davacı, maddede öngörülen uzlaşma yoluna gitmeme tercihini bildirdiği takdirde
davası normal seyrinde devam edecek; böyle bir tercih ve irade beyan edilmez
ise davacının söz konusu tercihi kullanabileceği ihtimali gözetilerek dava bir
yıl süre için bekletilecektir. Davacının uzlaşma talebi hâlinde, uzlaşma
neticesine kadar davanın bekletileceği ve uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık
tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edileceği de hüküm
altına alınmıştır.
MADDE 2- Yürürlük
maddesidir.
MADDE
3-
Yürütme maddesidir.
|
© www.alomaliye.com
|