|
.........................................
100
SORUDA SOSGÜV
...........................................
ASGARİ
GEÇİM İND.
...........................................
2009
SMMM TARİFESİ
...........................................
2009
VERGİ TAKVİMİ
...........................................
2009
PRATİK BİLGİ.
...........................................
2009
İŞÇİLİK MALİYET
...........................................
HIZLI
ERİŞİM
...........................................
DİLEKÇEMATİK
...........................................
MALİ
REHBERLER
...........................................
TASLAKLAR
...........................................
BÜLTENLERİMİZ
...........................................
MAKALELER
...........................................
YARGI KARARLARI
...........................................
BAKANLAR KURULU K.
...........................................
KANUNLAR
...........................................
TEMEL KANUNLAR
...........................................
TÜZÜKLER
...........................................
YÖNETMELİKLER
...........................................
TEBLİĞLER
...........................................
SİRKÜLERLER
...........................................
SGK GENELGELERİ
...........................................
BEYANNEME
SÜRELERİ
...........................................
|
|
|
|
YARGITAY
KARARLARI (E.2008/15792 E.2008/15042) 
|
|

27
Haziran 2009 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
27271
Yargıtay 13. Hukuk
Dairesinden:
Esas
No : 2008/15792
Karar No : 2009/5623
Mahkemesi
: Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi
Sıfatıyla)
Tarihi : 21/2/2008
Numarası :
2007/408-2008/28
Davacı : Yapı Kredi Bankası A.Ş vekili
avukat Gülhizar Aydın
Davalı : Mehmet Uğurlar vekili avukat
Şeniz Uğurlar
Taraflar arasındaki tüketici
sorunları hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda
ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün
süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği
konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Banka, davalının imzalamış
olduğu kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince Banka tarafından alınmakta olan
yıllık 30,00 YTL kredi kartı üyelik ücreti ile ilgili olarak davalının Tüketici
Sorunları Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu, 12/11/2007 tarihli kararla talebin kabul edildiğini, oysa ki
5464 sayılı yasada ve sözleşmede bu konuda özel düzenleme bulunduğunu ileri
sürerek, Hakem Heyeti Kararının iptaline karar verilmesini
istemiştir.
Davalı, davanın reddini
savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine kesin
olarak karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 30/10/2008 tarih ve 2008/211074 sayılı tebliğnamesi ile HUMK'nun 427/6
maddesi uyarınca hükmün kanun yararına bozulmasını
istemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan
13/12/2007 tarih ve 26729 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünde,
tüketici mahkemelerinde takip edilen davalar için 220,00 YTL vekalet ücretine
hükmedileceği, müddeabihi 1.850,00 YTL'yi geçen
işlerde ise tarifenin üçüncü kısmına göre vekalet ücretinin belirleneceği
belirtilmiş olup, dava konusu olayda davada kendisini vekille temsil ettiren
davalı yararına 220,00 YTL maktu ücreti
vekalete hükmedilmesi gerekirken, yazılı şeklide 500,00 YTL ücreti vekalete
hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı
gerektirir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı olarak talep ettiği kanun yararına
bozma isteğinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere
BOZULMASINA, 27/4/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— •
——
Yargıtay 13. Hukuk
Dairesinden:
Esas
No : 2008/15042
Karar No : 2009/5386
Mahkemesi : Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 13/12/2007
Numarası :
2007/204-2007/382
Davacı : Akbank A.Ş vekili avukat Ali
Akdağ
Davalı : Yılmaz Karapınar vekili
avukat N. Metehan Aydın
Taraflar arasındaki satıcının Hakem
Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı
nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi
gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, kredi kartı
kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurusu üzerine,
bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık 60 YTL üyelik
ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu
ücretin alınacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari
hizmetin karşılığı olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Dinar Tüketici
Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 7/6/2007 tarih
ve 2007/05 sayılı kararının iptalini istemiştir.
Davalı davanın reddini
savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında
düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, "kart üyelik ücretinin" hizmet
karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin yasal olduğu, gerekçesi ile
davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz
edilmiştir.
Dava, davacı banka tarafından kredi
kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen kredi kartı üyelik ücretinin,
davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına dair Dinar Tüketici
Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki
uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme hükümlerine göre
bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık ücret isteyip,
isteyemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu konudaki
yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi
gerekir.
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi
Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları başlıklı 6. bölümdeki 24.
maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki
ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı
sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile
verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı
bilgi verilmesi zorunludur." hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi
"Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine
tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." hükmünü
getirmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki
haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden,
tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve
yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine
dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini
tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici
için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve
özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki
edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu
sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya
münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu
maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart
şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.
6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak
düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve
31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar
Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren
tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır"
hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasındaki 2/1/2002 tarihli sözleşmenin 14. maddesinde kart
kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı
belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar
ışığında 2/1/2002 tarihli sözleşme incelendiğinde;
sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan
kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki
punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici
aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan
sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını
iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti
alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız
şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne
dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı
değildir.
Bu durumda yasaya uygun olan, Dinar
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın
reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan hususlar gözetilmeden
davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması
gerekir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma
isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 20/4/2009 gönünde oybirliğiyle karar
verildi.
|
© www.alomaliye.com
|