.........................................

 100 SORUDA SOSGÜV

.........................................

 SGK MEVZUATI

...........................................

 2010 VERGİ TAKVİMİ

...........................................

 2010 PRATİK BİLGİ

...........................................

 2010 İŞÇİLİK MALİYET

...........................................

 HIZLI ERİŞİM

...........................................

 DİLEKÇEMATİK

...........................................

 MALİ REHBERLER

...........................................

 BÜLTENLERİMİZ

...........................................

 MAKALELER

...........................................

 YARGI KARARLARI

...........................................

 BAKANLAR KURULU K.

...........................................

 KANUNLAR

...........................................

 TEMEL KANUNLAR

...........................................

 TÜZÜKLER

...........................................

 YÖNETMELİKLER

...........................................

 TEBLİĞLER

...........................................

 SİRKÜLERLER

...........................................

 SGK GENELGELERİ

...........................................

 BEYANNEME SÜRELERİ

...........................................

 

 

   DERNEKLERİN, DERNEK LOKALLERİNİN VE DERNEKLERE AİT İKTİSADİ İŞLETMELERİN VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ     

                        

  

Dernekler Mevzuatı     

10 Aralık 2010

 

Mintez ŞİMŞEK

Müfettiş

Türk Kızılayı Teftiş Kurulu

mintezsimsek@gmail.com


DERNEKLERİN, DERNEK LOKALLERİNİN VE DERNEKLERE AİT İKTİSADİ İŞLETMELERİN VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ

 

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin yayınlanmasının üzerinden 3 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen özellikle dernek faaliyetlerine ilişkin vergisel yükümlülüklerin ne olduğu konusunda net bir tanımlama olmamış, tebliğde belirtilen İktisadi İşletme tanımı, uygulamada yer yer basit bir yardım kermesi veya dayanışma yemeğinin bile vergi konusu yapılabileceği endişesi ile derneklerin bu gibi sosyal faaliyetlerden uzak durmalarına yol açmıştır.

 

Bir teşekkülün dernek sayılabilmesi için gerekli en önemli şart, hiç kuşkusuz bu teşekkülün “kazanç paylaşımı gayesi dışında” kurulmuş olmasıdır. Hiçbir dernek kazanç paylaşımı gayesi ile kurulamaz, ancak dernekler amaçlarına ulaşmak için gerekli finansal kaynakları edinmek amacı ile kazanç getirici faaliyetlerde bulunabilir ve yine bu gaye ile işletme kurup, müteşebbis veya iştirakçi olabilirler.

 

Derneklerin kendi tüzük amaçları doğrultusunda yürütecekleri faaliyetleri için üyelerinden tahsil ettikleri aidatlar ile üyeler ve diğer üçüncü şahıslardan topladıkları bağışlar vergi mevzuunun dışındadır, derneklerin bu gelirleri hiçbir şekilde vergi konusu edilemezler.

 

Bununla birlikte derneklerin, aidat ve bağış dışında kalan diğer gelirleri ve bir tüzel kişilik olarak yürüttükleri iş ve işlemleri nedeni ile mevzuat dâhilindeki asli yükümlülükleri çerçevesinde bazı vergisel yükümlülükleri bulunmakta olup bu makalemizde ana hatları ile derneklerin bu yükümlülükleri hakkında izahat verilecektir.

 

A-  DERNEKLER

 

1-  Genel Olarak 

 

— Dernekler, bir tüzel kişilik olarak salt dernek faaliyetleri itibariyle Kurumlar Vergisi mevzuunun dışında olup mükellef değildir.

 

2- Personel İstihdam Eden ve/veya Kira Ödeyen Dernekler

 

Personel istihdam eden ve/veya kira ödeyen tüm dernekler yapacakları stopaj kesintileri nedeni ile mükellefiyet tescili yaptırmak, çalıştırdıkları personele yaptıkları ücret ve ücret nevindeki ödemelerden kestikleri meblağları ve ödedikleri kiradan kestikleri stopajı bağlı bulundukları vergi dairesine yatırmak zorundadırlar.

 

3- Yalnızca Gayrimenkul Kira Geliri Bulunan Derneklerin Vergi Yükümlülüğü

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun Geçici 2. Maddesi; “a) Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar, …………dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz. (01/01/2008-31/12/2015 tarihleri arasında)”

 

Hükmüne amir olup tüzük amaçları doğrultusunda faaliyet yürüten ve yalnızca kira geliri elde eden derneklerin, elde ettikleri kira gelirlerinden dolayı Kurumlar Vergisi mükellefiyeti bulunmamaktadır.

 

Ancak Kanunda da açıkça izah edildiği üzere derneğin kira gelirlerinden dolayı Kurumlar Vergisi mükellefi olmaması için, derneğe ait gayrimenkulü kiralayan gerçek veya tüzel kişilerin derneğe ödedikleri kira tutarından %20 oranındaki stopaj kesintisini düşmeleri ve kira bedelini derneğe net olarak ödemeleri gerekmektedir.

 

Şayet derneğe ait Gayrimenkulü kiralayan gerçek veya tüzel kişi, ödediği kiradan kesinti yapmakla mükellef değil ise yani dernek kiraladığı gayrimenkule ait kira gelirini brüt olarak tahsil ediyorsa, derneğin bu geliri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun  Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde bahsedilen istisna kapsamına girmemekte olup dernek, brüt olarak tahsil ettiği kira gelirinden dolayı Kurumlar Vergisi mükellefi olacak ve elde ettiği kira geliri için beyanname verecektir.

 

4- Yalnızca Üye Aidatı ve Bağış Geliri Bulunan Dernekler

 

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 70 maddesi; (MADDE 70.- Üyelerin ödenti verme borcu tüzükle düzenlenir. Tüzükte düzenleme yoksa üyeler, dernek amacının gerçekleşmesi ve borçlarının karşılanması için zorunlu ödentilere eşit olarak katılırlar. Dernekten çıkan veya çıkarılan üye, üyelikte bulunduğu sürenin ödentisini vermek zorundadır.) gereği derneğe üyelik bağı ile bağlı olan herkesin ödenti verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

 

Derneklerin tüzük amaçları doğrultusundaki faaliyetlerinin finansmanı amacı ile üyelerinden ve 3. Şahıslardan topladıkları her türlü aidat, bağış ve benzeri ödentiler Vergi mevzuunun dışındadır. Derneklerin bu gelirleri hiçbir şekilde vergi ve benzeri yükümlülüklerle ilişkilendirilemez.

 

Herhangi bir Personel çalıştırmayan, dernek amaçları için herhangi bir kiralama işlemi yapmayan ve yalnızca aidat ve bağış geliri bulunan bir derneğin Vergi mevzuatından doğan hiçbir yükümlülüğü bulunmamaktadır.

 

5- Faiz, Repo Ve Benzeri Menkul Sermaye İradı Geliri Elde Eden Dernekler

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa, 5281 sayılı Kanunun 30.maddesiyle eklenen ve 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Geçici 67.maddesi;

 

“1)Bankalar ve aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla;

 

a) Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark,

 

b) Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark,

 

c) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan).

 

d) Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler

 

üzerinden % 15 oranında vergi tevkifatı yaparlar.

…

2) Bu Kanunun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından (Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç), ödemeyi yapanlarca, banka veya aracı kurumlara veya bunlar aracılığıyla diğer gerçek ve tüzel kişilere ödenenler hariç, % 15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bankalara veya aracı kurumlara alış bedeli tevsik edilmeksizin teslim edilmiş olan menkul kıymetlerin gelirlerinin ödenmesinde ise ödeme banka veya aracı kurumlar aracılığıyla yapılsa dahi tevkifat yapılır. Menkul kıymetin bir banka veya aracı kurum aracılığıyla alınmış olması halinde tevkifatta, bu işlemdeki itfa bedeli ile alış bedeli arasındaki fark esas alınır. Bu iratlar üzerinden 94’üncü madde veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24’üncü maddesi kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

…

4) Bankalar arası mevduat ile aracı kurumların borsa para piyasasında değerlendirdikleri kendilerine ait paralarına yürütülen faizler hariç olmak üzere, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının  (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bu fıkra kapsamında yapılan tevkifat tutarları 98 inci ve  119 uncu maddelerde belirtilen sürelerde beyan edilir ve ödenir. Bu iratlar üzerinden 94 üncü madde veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

…

5) Gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmaması (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca yapılacak tevkifatı etkilemez. Şu kadar ki, Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan borsa yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonlarının elde ettikleri kazançlar üzerinden (1) ve (4) numaralı fıkralar uyarınca tevkifat yapılmaz.”

 

Hükümlerine amirdir.

 

Yine, Mevduat faizleri, kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığında ödenen kar payları ve repo gelirleri üzerinden yapılması gereken tevkifatlara ilişkin olarak 45 No’lu Gelir Vergisi Sirkülerinin Tevkifat Uygulaması başlıklı 3.Bölümünde;

 

“Geçici 67’nci maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan gelirlere ilişkin tevkifat uygulamasında, gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.”

 

Dolayısıyla, gerek vergi kanunlarında gerekse kendi özel kanunlarında gelir ve kurumlar vergisinden muaf olduğu belirtilen kurum ve kuruluşlarca elde edilen gelirler üzerinden Geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrası gereğince tevkifat yapılacaktır. Bu çerçevede, söz konusu gelirlerin kamu kurum ve kuruluşlarınca elde edilmesi durumunda da tevkifat yapılacağı tabidir.

 

Yukarıda sözü edilen kurum ve kuruluşlarca elde edilen gelirlerin 01.01.2006 tarihinden önce Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi hükümlerine göre tevkifat kapsamı dışında bırakılmış olması, bu gelirler üzerinden Geçici 67 nci madde kapsamında yapılacak tevkifata ilişkin olarak hüküm ifade etmemektedir.

 

Öte yandan, menkul sermaye iratlarında elde etme tahsil esasına bağlı olduğundan,   Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan gelirler üzerinden, 01.01.2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılacaktır. Söz konusu gelirlere ilişkin hesapların açılış tarihinin 2005 yılı olması veya 2005 yılında vadesinin yenilenmiş bulunması durumu değiştirmeyecektir.”

 

İzahatı yapılmış olup,

 

Bu hükümler ışığında; derneklerce elde edilen faiz, repo ve benzeri menkul sermaye iradı gelirleri vergi tevkifatına tabi olup bu gelirler üzerinden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddenin (2) ve (4) numaralı fıkralarında yer alan düzenlemeler uyarınca, 01.01.2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapan mercilerce %15 oranında vergi tevkifatı yapılmaktadır.

 

Aidat ve bağış gelirleri dışında yalnızca faiz, repo ve benzeri menkul sermaye iradı bulunan dernekler, bu gelirleri için herhangi bir beyan veya bildirim işlemi yapmayacak olup sırf bu gelirlerinden dolayı da herhangi bir mükellefiyet tescili yaptırmayacaklardır.

 

6- Kermes, Konser, Yemek, Çay ve Benzeri Gelirleri Bulunan Dernekler

 

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde; Derneklerin tanışma, dayanışma ve dernek faaliyetlerine kısmen de olsa maddi destek sağlamak amacı ile düzenledikleri yemek, kermes, çay, konser ve benzeri faaliyetlerin bazı durumlarda derneğin ticari bir faaliyeti olarak değerlendirilerek bu faaliyetlerin İktisadi İşletme kapsamında vergilendirileceği izah edilmiş ve vergilendirilmeye ilişkin faaliyetlerin kapsamı hakkında, aşağıda belirtilen izahatta bulunulmuştur.

 

“Dernek veya vakfa ait bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilebilmesi için iktisadi işletmenin;

  • Dernek veya vakfa ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye bakımından; bağlı olma ise idari bakımdan bağlılığı ifade eder),
  • Sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması,
  • Ticari, sınaî veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerekmektedir.

Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Aynı hesap döneminde tek işlem nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya amacının ticari olması durumunda devamlılık unsurunun varlığı kabul edilir.

 

Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekilde kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek bir işlem yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilecektir.”

 

Tebliğde izahatı yapılan en önemli husus; dernekler tarafından üyelerinin tanışması, dayanışması ve kısmen de olsa dernek faaliyetleri için maddi destek sağlanması amacı ile yapılan faaliyetlerin iktisadi işletme sayılabilmesi için “bir vergilendirme döneminde (1 Ocak–31 Aralık tarihleri arası) bir defadan fazla veya birden fazla vergilendirme döneminde, periyodik olarak, ticari bir organizasyon çerçevesinde, tekrarlanmış" olmasıdır.

 

Tebliğdeki açıklamalara göre; İktisadi işletmenin unsurları; “ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler” olarak ve yine tebliğe göre Ticari Organizasyon; “sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekle tabi faaliyet” olarak tanımlanmaktadır.

 

Bu açıklamalara göre;

 

— Bir derneğin, ister doğrudan sanatçılarla isterse bir organizasyon ile anlaşıp konser faaliyeti yapması, izleyicilerden herhangi bir bedel talep edilmediği müddetçe iktisadi bir faaliyet olmaz, ancak derneğin bağış veya herhangi başka bir ad altında bu faaliyet için izleyicilerden para alması bu konser faaliyetini İktisadi bir faaliyet haline getirir. Toplanan paranın faaliyetin toplam maliyetini bile karşılayamaması veya başa baş bir bedele tekabül etmesi de bu faaliyetin ticari bir faaliyet olması gerçeğini değiştirmez.

 

— Bir derneğin, dernek imkânları ile herhangi bir yerde üye ve yakınlarına yemek vermesi ve yemek esnasında da üye ve 3. şahıslardan dernek faaliyetleri için bağış toplaması ticari bir faaliyet değildir.

 

Ancak derneğin bir catering firması veya bir restoran ile anlaşarak belli bir yerde sürekli olarak veya bir seferde çok yüksek katılımlı bir yemek düzenlemesi ve yemek karşılığında da katılımcılardan fiks veya tüketilen miktara bağlı olarak bir bedel talep etmesi halinde bu faaliyet iktisadi bir faaliyet olacaktır.

 

— Bir derneğin, üyeler veya diğer 3. kişilerce derneğe bağışlanan her türlü ayni kıymet veya hakkı, doğrudan veya kermes düzenleyerek bir seferde satması ticari faaliyet değildir. Bu faaliyet derneğe bağışlanan ayni kıymetlerin nakde çevrilmesi işlemidir.

 

Ancak bir derneğin üyeleri veya 3.şahıslardan satın aldığı bazı malları, maliyet bedeli üzerine belli bir miktar eklemek veya maliyet fiyatı ile kermes faaliyetleri çerçevesinde satması ticari bir faaliyet olur ki bu da derneğin kermes faaliyetlerinin iktisadi işletme olarak tescil edilmesini gerektirir.

 

— Gıda Bankacılığı yapan derneklere yapılan ayni bağışlar hiçbir surette (kermes faaliyetleri de dâhil olmak üzere) satılamaz. Gıda Bankacılığı kapsamında derneğe yapılan ayni bağışlar nakde çevrilemez, ancak bedelsiz olarak muhtaç kişilere teslim edilebilir.

 

— Bir derneğe tüzük amacına uygun faaliyetlerinde kullanması için bağışlanan ve derneğin demirbaşı olarak kayda alınan, büro malzemesi ve benzeri emtiaların ihtiyaç fazlası miktarı veya tamamının bir veya birkaç defada satılarak elden çıkarılması ticari bir faaliyet olmaz.

 

Ancak bir derneğin bir üyesi veya 3. kişilerden sürekli emtia niteliğinde mal veya malzeme bağışı alması ve bunları satmak sureti ile gelir elde etmesi, malların satış değeri ne olursa olsun ticari bir faaliyet kapsamına girer.

 

B-  DERNEK LOKALLERİ

 

Dernek Lokali, derneğe üye kişilerin soysal ihtiyaçlarını karşılamak üzere mülki idare amirinin izniyle açılan tesistir. Dernek Lokalleri, dernekler veya derneklerin kiralayacakları müstecirler aracılığı ile işletilebilmektedir.

 

Eğer lokal müstecir tarafından işletiliyor ise derneğin yalnızca kira geliri olacağından ve söz konusu kira gelirine ilişkin vergi tevkifatı müstecir tarafından kaynağında yapılacağından derneğin bu gelirden dolayı herhangi bir vergisel yükümlülüğü bulunmamaktadır.

 

Ancak lokal doğrudan dernek tarafından işletiliyor ise, bu durumda şu iki hususa bakılır;

 

a-  Lokal Faaliyetlerinin Dernek Öz kaynaklarından Finansmanı halinde;

 

Dernek lokalinin faaliyetlerine ilişkin tüm giderler doğrudan dernek bütçesinden karşılanıyor ve lokaldeki tüm mal ve hizmet sunumları üyelere ücretsiz bir şekilde sunuluyor ise burada ticari bir faaliyetten söz edilemeyeceğinden derneğin bu faaliyetinin vergi ile bir ilişiği bulunmamaktadır.

 

Lokalden yararlananlardan herhangi bir bedel talep etmeyen derneklerin vergisel bir yükümlülükleri bulunmadığından bu derneklerin Lokal işletmeciliğinden dolayı mükellefiyet tescili yaptırmalarına da gerek bulunmamaktadır.

 

b-  Lokal Faaliyetlerinin Ücret Karşılığı Sunumu Halinde;

 

Dernek Lokalinde sunulan mal veya hizmetlerin herhangi bir ücret karşılığı sunulması veya sunulan hizmetler ücretsiz olmakla birlikte üye veya yararlananlardan lokal hizmetine karşılık olarak ayrı bir aidat ve bağış alınması, lokal faaliyetlerine iktisadi bir nitelik kazandırır.

 

Lokalden yararlananlardan alınan ücret ve benzeri bir bedelin tahsilinde kar amacı güdülmemesi ve sadece masrafların karşılanması amaçlansa dahi bu faaliyet ticari bir faaliyet sayılır mülki amirlikten alınan “Lokal İşletme İzin Belgesi” nin derneğe tevdii tarihinden itibaren 10 gün içerisinde Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gelir Stopajı mükellefiyetlerinin tescili için ilgili Vergi dairesine başvuru yapılması gerekir.

 

Lokalin kapatılması halinde ise, dernek Yönetim Kurulunun Lokal Faaliyetlerinin sonlandırılmasına ilişkin aldığı karar tarihinden itibaren en geç bir ay içinde bağlı olunan Vergi Dairesine kapanış bildiriminde bulunulur.

 

C-  DERNEKLERİN İKTİSADİ İŞLETMELERİ

 

Dernekler Mevzuatının temelini oluşturan Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununda Derneklerin İktisadi işletmelerinin tanımları ile dernekler ile bu müesseseler arasındaki bağa ilişkin bir tanım bulunmamakta olup bu işletmelere ilişkin asli tanımlamalar Vergi Mevzuatını düzenleyen kanunlarda yapılmıştır.

 

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Mükelleflerin tanımını düzenleyen 2. Maddesinin 5. Fıkrası;

 

(5) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır.

 

Hükmüne, aynı maddenin 6. Fıkrası ise;

 

(6)…….dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.

 

Hükmüne amir olup bu tanımlamalar ışığında bir derneğin kendi tüzel kişiliğine finansal kaynak sağlamak maksadı ile yürüttüğü faaliyetlerin İktisadi İşletme sayılabilmesi için;

 

- Faaliyetin Derneğe bağlı olarak yürütülmesi,

- Faaliyetin devamlılık arz etmesi,

- Faaliyetin Ticari, Sınai veya Zirai bir nitelikte olması,

- Faaliyetin şirket veya Kooperatif şeklinde kurulmuş olmaması,

 

Gerekmektedir.

 

Derneğin faaliyetleri yukarıda belirtilen kapsam dâhilinde yürütülüyor ise bu faaliyetin;

 

- Kazanç amacı ile yapılıp yapılmadığına,

- Bağımsız bir muhasebesi olup olmamasına,

- İşletmeye tahsis edilen bir sermaye veya işyeri olup olmamasına,

- İşletmenin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmamasına

 

Bakılmaksızın Kurumlar Vergisi Mükellefi olurlar.

 

Örneğin, bir derneğin dernek faaliyetlerine katkı sağlamak amacı ile düğün ve benzeri toplantılara sandalye ve benzeri malzeme kiralaması ve bunun karşılığında Dernek Gelirleri Alındı Belgesi ile bağış alması, ticari bir faaliyet (Kiralama) sayılmakta ve yapılan faaliyet derneğin İktisadi İşletme faaliyeti olarak değerlendirilmektedir.

 

Derneğin bu faaliyet için herhangi bir personel istihdam etmemesi, bu faaliyetten kar beklentisi olmaması veya kiralamaya ilişkin gelir ve faaliyet için ayrı bir bütçe veya sermaye tahsis etmemesi de bu faaliyetin İktisadi İşletme olarak değerlendirileceği gerçeğini değiştirmemektedir.

 

Buradaki temel kıstas, dernekçe yürütülen faaliyetin, faaliyetten yararlananlara bir bedel karşılığında sunulmasıdır. Derneklerce yürütülen ve karşılığında ayni veya nakdi hiçbir bedel talep edilemeyen faaliyetler, nitelikleri ve mali büyüklüğü ne olursa olsun ticari faaliyet olarak değerlendirilemez ve İktisadi İşletme kapsamına alınamaz.

 

Üyelerine veya 3. kişilere herhangi bir konuda, kurs, seminer, eğitim veya öğretim hizmeti sunan bir dernek, bu iş karşılığında yaptığı masrafları dernek bünyesinden karşıladığı müddetçe yürütülen faaliyetin vergi ile hiçbir ilişiği bulunmamaktadır. Ancak aynı dernek bu işler için yaptığı masrafları “Eğitim materyali masrafı katılım bedeli, araç gereç masrafı katılım bedeli” gibi adlar altında katılımcılardan bağış yolu ile tahsil ederse yaptığı faaliyet iktisadi bir faaliyet olur ve vergileme kapsamında değerlendirilir.

 

Dernekler tercih usulüne ve/veya toplam faaliyet tutarlarına göre İşletme veya Bilanço esasına göre defter tutabildikleri halde, Derneklerin İktisadi İşletmeleri, Bilanço esasına göre defter tutmaktadır.

 

İktisadi işletme kuran tüm derneklerin ilk yapması gereken iş, işletme ve derneğe ait tüm defter, kayıt ve Demirbaş malı tespit ederek, ticari faaliyete ait muhasebe ile salt dernek faaliyetlerine ilişkin muhasebeyi ayırmaktır. Bu kapsamda; İktisadi İşletmenin mükellefiyetinin tesciline müteakip, işletmeye ilişkin defterler tasdik edilmeli demirbaş ve diğer mal ve malzeme ayrıştırılarak ait oldukları tarafın kaydına alınmalıdır.

 

Birden fazla İktisadi işletmesi bulunan dernekler, her bir işletme için ayrı ayrı mükellefiyet tescili yaptırmak zorundadır. Ancak dernekler kendi çatıları altında faaliyet gösteren bu farklı işletmelerin, gelir ve giderlerini müşterek bir hesap üzerinden kayıt ve takip edebilirler.

 

Yine birden fazla İktisadi İşletmesi bulunan dernekler, bu işletmelerinin beyanname ve bildirimlerini tek bir beyannamede konsolide etmek sureti ile de verebilirler.

 

Derneklerin iktisadi işletmelerinin tüzel kişilikleri bulunmamakta olup iktisadi işletmeyi adli ve idari merciler nezdinde, ait veya bağlı bulunduğu dernek temsil etmektedir.

 

KVK’nun 14/2. Maddesi; Ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadî kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı beyanname verilir. Hükmüne amir olup, derneklerin iktisadi işletmelerine tahakkuk ettirilen vergi ve benzeri her türlü alacaktan dernek tüzel kişiliği doğrudan yükümlü olup, yürütülen faaliyetler neticesinde hâsıl olan gelir ve giderlerin beyan edilmesinden de dernek tüzel kişiliği sorumludur.

 

Derneğin İktisadi İşletmesi tarafından yürütülen faaliyetler neticesinde elde edilen karın derneğe aktarılması halinde Vergi Mükellefi bir müesseseden, mükellef olmayan veya muaf olan bir kişiliğe kazanç aktarımı söz konusu olacağından, Gelir Vergisi Kanununun 94. Maddesi amir hükümleri doğrultusunda derneğe aktarılan kazançtan gelir vergisi tevkifatı yapılmalı, tevkif edilen tutar müteakip ay bağlı bulunulan Vergi dairesine beyan edilerek ödenmelidir.

 

 

 

© www.alomaliye.com

 

Açılış Sayfam Yap

Ücretsiz Üyelik

 

 

  Web Site Hit Counter
Website Hit Counter

© Alomaliye.com 2000-2010   Tüm Hakları Saklıdır.