|
|
|
BAZI
ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL
SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA
KANUN (KANUN NO:6111) 
|
|
25
Şubat 2011 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
27857 (1.Mükerrer)
BAZI ALACAKLARIN
YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE
GENEL
SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN
VE KANUN HÜKMÜNDE
KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
HAKKINDA KANUN
Kanun No. 6111
Kabul Tarihi:
13/2/2011
BİRİNCİ
KISIM
Genel
Hükümler
Kapsam
ve tanımlar
MADDE
1- (1) Bu
Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında yer alan hükümleri;
a)
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu kapsamına giren;
1) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları,
2) 2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden
vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
3)
31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak
vergi aslına
bağlı
olmayan vergi cezaları,
b)
31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce, 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga
11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi
Kanunu, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 18/1/1984
tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar
Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 10/7/2003 tarihli ve 4925
sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri
Kanunu ve 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para
cezaları,
c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun kapsamında takip edilen ve
vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; adli ve idari para cezaları ile 7/3/1954
tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet
hakkı, mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan
şeker fiyat farkı, mülga 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının
Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı
Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve
akaryakıt fiyat farkı, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden
alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu, 10/8/1993 tarihli ve
491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları
hariç olmak üzere, asli ve fer’i
amme alacakları,
ç) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü
doğan ve Gümrük Müsteşarlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari
para cezaları, faizler, zamlar ve gecikme zammı
alacakları,
d) Sosyal
Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında
takip edilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarihe veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde
belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş
olan;
1)
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri
kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2010 yılı Kasım ayı ve
önceki aylara ilişkin; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı,
işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme
cezası ve gecikme zammı alacakları,
2) 2010
yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve
topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
3)
Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sigortalılık statüsü kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte
çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre ödenmesi gereken, 2010 yılı Kasım ayı
ve önceki aylara ilişkin sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme
cezası ve gecikme zammı alacakları,
4)
30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel
nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme,
araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
5)
31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili
kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme
cezası ve gecikme zammı alacakları,
6) İlgili
kanunları gereğince takip edilen 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin;
damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı
gecikme zammı alacakları,
e) İl özel idarelerinin, idari para
cezaları ve 3213 sayılı Kanuna istinaden alınan özel idare payı hariç, 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan, asli ve fer’i amme
alacakları,
f) Belediyelerin;
1)
İdari para cezaları ile 26/5/1981 tarihli ve
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 97 nci maddesinin (b) fıkrası
gereğince belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç,
213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
gecikme zamları, 2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme
faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve vadesi
31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan, asli ve fer’i
amme alacakları,
2) 2464 sayılı Kanunun 97 nci
maddesine göre tahsili gereken ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan
ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı
Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi
31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su kullanımından kaynaklanan alacakları ile
bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
alacakları,
g) 20/11/1981 tarihli ve 2560
sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon
idarelerinin vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli
alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
alacakları,
ğ) İşletmede mevcut olduğu halde
kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer
aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar
beyanı,
h) Bu Kanunun ilgili bölümlerinde
geçen diğer alacaklar,
hakkında
uygulanır.
(2) Bu
Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında geçen;
a) Vergi
tabiri, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve fon payı ile
eğitime katkı payını,
b) Gümrük vergileri tabiri, ilgili
mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve Gümrük
Müsteşarlığına bağlı gümrük idarelerince takip ve tahsil edilen gümrük vergisi,
diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin
tümünü,
c) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları tabiri, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için
belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık
değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE)
aylık değişim oranlarını,
ç) Beyanname tabiri, vergi tarhına
esas olan beyanname ve bildirimleri,
ifade eder.
(3) Bu Kanunun Beşinci Kısmı bazı
kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ve yeni hükümler
ihdasına ilişkin hükümleri kapsar.
İKİNCİ KISIM
Maliye Bakanlığına, Gümrük
Müsteşarlığına, İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Bağlı Tahsil Dairelerince
Takip Edilen Amme Alacakları ile Belediyelerin
ve Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Bazı
Alacaklarına İlişkin
Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tahsilatın
Hızlandırılmasına İlişkin Hükümler
Kesinleşmiş alacaklar
MADDE
2- (1) Maliye
Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı
tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi
geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan
vergilerin/gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan
ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla vergilere/gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ve aslı bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi
cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi
geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir
vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları ile iştirak, teşvik
ve yardım fiilleri nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının ve 4458 sayılı
Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük
vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para cezalarının; %
50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde gecikme zammı
yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %
50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının
tamamının,
c) Vadesi
geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan
ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının,
ç) Ödenmemiş olan ve yukarıdaki bentlerin
dışında kalan (28/3/2002 tarihli ve 4749
sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun
kapsamında olup tahsil dairesine takip için
intikal etmiş olan amme alacakları
dâhil) asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı
faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan
ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i amme alacaklarının
tamamının,
d)
20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu
Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci
maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde kapsamında ödenmesi halinde 5736 sayılı
Kanun gereğince hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının
tamamının,
tahsilinden
vazgeçilir.
(2)
İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler
hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır.
(3) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak 2010 yılında tahakkuk eden ve bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan geçici vergilere
bağlı gecikme faizi ve gecikme zamları yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle bu
madde hükmünden yararlanılır. Bu takdirde, 2010 yılına ilişkin yıllık
gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu müteakip ödenecek taksitlerde, vergi
aslının ödenmesi şartı aranmaz.
(4) Bu
Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı
gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait
olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu
Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü
uygulanmaz.
(5)
2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre
tahsili gereken ücretler ile su kullanımından kaynaklanan alacaklardan vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olanlar ile bunlara bağlı fer’iler
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci
fıkrasının (ç) bendi hükmü uygulanır.
(6)
2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak
asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu
maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine
göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra
hükümleri çerçevesinde ödenmesi halinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve
zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(7) Bu
madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
başvurmamaları şarttır.
(8) 31/12/2010
tarihine kadar (bu tarih dâhil) dâhilde işleme rejimi kapsamında gümrük
yükümlülüğü doğan ancak bu Kanunda öngörülen başvuru süresi sonuna kadar ihracat
taahhüt hesabı müeyyideli kapatılan dâhilde işleme izin belgesi/dâhilde işleme
izni kapsamına giren takibe konu kamu alacaklarına bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır.
Kesinleşmemiş veya dava
safhasında bulunan amme alacakları
MADDE
3- (1) Bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri
nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen
veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin
tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin % 50’si ile bu tutara ilişkin
faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük
vergilerinin % 50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak
kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla gümrük vergilerine
ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari
itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü
uygulanır.
(2) Bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla bölge idare mahkemeleri veya
Danıştay nezdinde ilgisine göre itiraz veya temyiz süreleri geçmemiş ya da
itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş
veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış
vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre
ödenecek alacak asıllarının tespitinde, bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla
tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınır. Bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce verilmiş
en son kararın;
a) Terkine
ilişkin karar olması halinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esas alınan
vergilerin/gümrük vergilerinin % 20’si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi
ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla, verginin/gümrük vergilerinin kalan % 80’inin, faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari
para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının
tamamının,
b) Tasdik
veya tadilen tasdike ilişkin karar olması halinde, tasdik edilen
vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi
ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari
para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının
tamamının,
tahsilinden
vazgeçilir. Ancak, verilen en son kararın bozma kararı olması halinde birinci
fıkra hükmü, kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde ise onanan kısım
için bu fıkranın (b) bendi, bozulan kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla sadece vergi cezalarına/gümrük
yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin dava açılmış olması
halinde;
a) Asla
bağlı cezaların, verginin/gümrük vergilerinin bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye
ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla,
tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,
b) Asla bağlı
olmaksızın kesilen vergi cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para
cezalarından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın
% 25’inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın
% 10’unun, (b)
bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının % 25’inin,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezaların,
tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkranın (b) bendi hükmü tarh edilen vergi ile birlikte dava
konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezaları için de
uygulanır.
(4) Bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla üçüncü fıkra kapsamı dışında
kalan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına
giren idari para cezalarına ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı dava açma
süresi geçmemiş veya dava açılmış olması halinde; kesilen idari para
cezalarından ilk derece yargı merciinde ihtilaflı olanlarda cezanın % 50’si, ilk
derece yargı merciinin cezayı kaldırdığı ancak itiraz veya temyiz merciinde
yargılamanın devam ettiği safhada olanlarda cezanın % 20’si, ilk derece yargı
merciinin kısmen veya tamamen onayladığı cezalarda onaylanan kısmın % 50’si ile
bu tutara faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer’i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezalar ile
bu cezalara bağlı fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal
edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu
Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü
uygulanır.
(6) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak, teşvik ve yardım fiilleri
nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu madde hükmünden
üçüncü fıkranın (b) bendinde açıklandığı şekilde yararlanır.
(7)
Bu maddeye göre ödenecek alacakların
tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen
ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce (bu tarih dâhil) taraflardan birine
tebliğ edilmiş olan karardır.
(8) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden
yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma
günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak, dava
açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden
yararlanır.
(9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini,
gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel
tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile
ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum
olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla
vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine
göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını
kaybederler.
(10) Bu madde
hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi
ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak
için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine
getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar başka
bir işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun
tasdikine ilişkin olması halinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip
edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İnceleme ve Tarhiyat Safhasında
Bulunan İşlemler
İnceleme
ve tarhiyat safhasında bulunan vergiler
MADDE
4- (1) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile
takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına
ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin
tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin % 50’si ile bu tutara gecikme
faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar
ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma
süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi
aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın % 25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden
itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit
ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler
halinde altı eşit taksitte ödenmesi
şartıyla vergi aslının % 50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın
% 75’inin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi
aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi
ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın % 25’ini birinci fıkrada
belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan % 75’inin tahsilinden
vazgeçilir.
(3) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal
edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu
Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri
uygulanır. Şu kadar ki, asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında
tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2
nci maddesine göre ödenmesi şarttır.
(4) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce tamamlandığı halde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi
dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme
raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat
üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen şekilde belirlenen
tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu
Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu
madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için madde kapsamında ödeme başvurusunda
bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması şarttır.
(6) Bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat
öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü
gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri
mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü
uygulanır.
(7) Bu
Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı
Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim
hükümlerinden yararlanamazlar.
(8) Bu
madde uygulamasında incelemeye başlama, bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce mükellefler nezdinde; vergi incelemesine başlanıldığı hususunun
bir tutanağa bağlanması, vergi incelemesi yapılmak üzere mükellefin yazı ile
davet edilmesi, kanuni defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edilmiş
olması, matrah tesisine yönelik tutanak düzenlenmesi ya da kanuni defter ve
belgelerin incelenmek üzere vergi incelemesine yetkili olanlara ibraz edilmiş
olması hallerini kapsar.
Pişmanlıkla ya da kendiliğinden
yapılan beyanlar
MADDE
5- (1) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar;
a) 213
sayılı Kanunun;
1) 371 inci
maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen
vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,
2) 30 uncu
maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden
tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamının,
b)
4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara
göre tahakkuku ve tahsili gerektiği halde yükümlü tarafından beyan edilmeyen
aykırılıkların, ilgili gümrük idaresine bildirilmesi durumunda, gümrük
vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari para cezalarının tamamının,
c) 2010
yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak emlak vergisi
bildiriminde bulunmayan veya bildirimde
bulunduğu halde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması
ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı
payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme
zammı ve vergi cezalarının,
tahsilinden
vazgeçilir.
(2) 31/12/1960 tarihli ve 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret
mükelleflerinin, 2011 yılı Mart ayı sonuna kadar vergi dairelerine başvurarak
2011 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine
işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza
aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce mükellefiyet kaydını yaptırmamış olanların
işe başlama tarihi olarak bu Kanuna göre yaptıkları müracaat tarihi esas
alınır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Matrah ve Vergi
Artırımı
Gelir ve kurumlar vergisinde
matrah artırımı
MADDE
6- (1) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş
oldukları yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını, bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar, 2006 takvim yılı için %
30, 2007 takvim yılı için % 25, 2008 takvim yılı için % 20, 2009 takvim yılı
için % 15 oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, kendileri
hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi
incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka
bir tarhiyat yapılmaz.
(2) Gelir vergisi mükelleflerinin,
artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir
vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda
faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve
gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması halinde,
vergilendirmeye esas alınacak matrah ile birinci fıkraya göre artırdıkları
matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için 2006 takvim
yılı için 6.370 liradan, 2007 takvim yılı için 6.880 liradan, 2008 takvim yılı
için 7.480 liradan, 2009 takvim yılı için 8.150 liradan, bilânço esasına göre
defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için 2006 takvim yılı için
9.550 liradan, 2007 takvim yılı için 10.320 liradan, 2008 takvim yılı için
11.220 liradan, 2009 takvim yılı için 12.230 liradan az olamaz. Sadece basit
usulde vergilendirilenler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah,
bilânço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili
yıllar itibarıyla 1/10’undan, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından
oluşanlar için 1/5’inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi
mükellefleri için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için
belirlenmiş tutardan az olamaz. Bu fıkranın uygulamasında ilgili yıllar
itibarıyla gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen istisna tutarları
dikkate alınmaz.
(3) Kurumlar vergisi
mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş
oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve
istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili
yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve
kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması halinde,
vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile birinci fıkraya göre artırdıkları
matrahlar, 2006 takvim yılı için 19.110 liradan, 2007 takvim yılı için 20.650
liradan, 2008 takvim yılı için 22.440 liradan, 2009 takvim yılı için 24.460
liradan az olamaz.
(4) Bu madde hükmüne göre artırılan
matrahlar, % 20 oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi
ve fon alınmaz. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda
bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş,
bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi
türleri için bu Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmamış
olmaları şartıyla, bu madde hükmüne göre artırılan matrahları % 15 oranında
vergilendirilir. İstisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler
üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması halinde de bu hüküm
uygulanır.
(5) Kurumlar vergisi
mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi, geçici 67 nci
maddesinin sekizinci fıkrası ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre vergi tevkifatına
tabi tutulmuş olan kazanç ve iratlarının da bulunması halinde, birinci fıkrada
belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve
iratlar üzerinden tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak
birinci fıkrada belirtilen şekilde artırılması şarttır.
(6) Kurumlar vergisi
mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi, geçici 67 nci
maddesinin sekizinci fıkrası ve 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü
fıkrasında yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar beyanname
ile beyan etmemiş olmaları halinde, bu yıllara ilişkin olarak birinci fıkrada
belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve
iratlara ait tevkifat matrahlarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ikinci ayın sonuna kadar, üçüncü fıkrada belirtilen asgari matrahın % 50’sinden
az olmamak kaydıyla beyan etmeleri şarttır. Bu fıkra hükmüne göre artırılan
matrahlar üzerinden % 15 oranında vergi hesaplanır.
(7) Bu maddenin beşinci ve altıncı
fıkralarında yer alan hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda bulunan
mükelleflerin, bu yıllara ilişkin olarak birinci fıkrada belirtilen vergi
incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için ilgili yıllarda vergiye esas
alınan kurumlar vergisi matrahlarını da üçüncü fıkrada belirtilen tutarlardan az
olmamak üzere birinci fıkrada belirtilen şekilde artırmaları
şarttır.
(8) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu madde hükmünden yararlanarak beyan ettikleri matrahları
artırmaları halinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergiler,
artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup
edilmez.
(9) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların % 50’si,
2010 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.
(10) İstisna ve indirimler
nedeniyle gelecek yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile
geçmiş yıl zararları bu madde hükmüne göre artırılan matrahlardan indirilemez.
(11) Matrah artırımında bulunan
mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif
yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin
inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
(12) İşe başlama ve işi bırakma
gibi nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili
yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay
kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
(13) Bu maddenin birinci fıkrası
kapsamında matrah artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar
ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
Katma değer vergisinde artırım
MADDE 7- (1) Katma değer vergisi mükelleflerinin, her bir
vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler
dâhil) beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı
üzerinden 2006 yılı için % 3, 2007 yılı için % 2,5, 2008 yılı için % 2 ve 2009
yılı için % 1,5 oranına göre belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan etmeleri
halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul
ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer
vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)
bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin uygulamasından faydalanan
mükelleflerde artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler
hesaplanan vergiden düşülür.
(2) Bir aylık vergilendirme
dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak
istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili
olarak;
a) Verilmesi gereken katma değer
vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması
halinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma
değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas
olmak üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar
üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlara göre artırım tutarı
hesaplanır.
b) Hiç beyanname verilmemiş ya da
bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması halinde, ilgili yıl için
gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla,
artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında
bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık,
kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar
vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları şarttır.
c) İlgili takvim yılı içindeki
işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması
veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile
tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması halinde, ilgili yıl
için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla
artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında
bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı
içinde yukarıdaki işlemlerin yanı sıra vergiye tabi işlemlerin de mevcudiyeti
nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu madde hükmüne göre ödemeleri
gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %
18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren
mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları
halinde bu madde hükmünden yararlanamaz.
(3) Vergilendirme dönemi üç aylık
olan katma değer vergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutarı, hiç
beyanname vermemiş olmaları halinde ikinci fıkranın (b) bendinde belirtilen
esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları halinde ise
aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde
belirlenir.
(4) Katma değer vergisi
mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin
tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin
artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları
halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu maddede belirtilen
esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
(5) Mükelleflerin artırımda
bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem
beyanı ile birlikte dikkate alınır.
(6) Artırım talebinde bulunulan
yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım
talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer
vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla
teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri
ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma
değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan
dönemler için tarhiyat önerilemez.
(7) Bu madde hükmüne göre ödenen
katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider
veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer
vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu
yapılmaz.
Gelir (stopaj) ve kurumlar
(stopaj) vergisinde artırım
MADDE 8- (1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi
tevkifatı yapmaya mecbur olanların, her bir vergilendirme dönemine ilişkin
olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde
yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden
2006 yılı için % 5, 2007 yılı için % 4, 2008 yılı için % 3 ve 2009 yılı için % 2
oranında hesaplanacak gelir vergisini, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ikinci ayın sonuna kadar idareye başvurarak artırımda bulunmayı kabul etmeleri
halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri
yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak ücret yönünden gelir
(stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz.
(2) Birinci fıkra kapsamında vergi
artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak;
a) Verilmesi gereken muhtasar
beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması halinde,
beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak
suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler
üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden birinci
fıkrada belirtilen oranlarda gelir vergisi hesaplanır.
b) Hiç beyanname verilmemiş olması
halinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak
üzere en az;
1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen
ortalama işçi sayısı kadar işçi,
2) İlgili yılda aylık prim ve
hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde, bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar verilmiş olmak şartıyla, izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk
aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
3) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde en az iki
işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek ve
ilgili yılın son vergilendirme döneminde onaltı yaşından büyük işçiler için
geçerli olan asgari ücret tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi
matrahı üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek
suretiyle bu maddeden yararlanılır.
(3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı
bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vergi
tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi
kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde (ilgili yıl içinde verilen
muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) yer
alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı
üzerinden;
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (5) numaralı bentleri ile 5520 sayılı
Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler
için ayrı ayrı olmak üzere 2006 yılı için % 5, 2007 yılı için % 4, 2008 yılı
için % 3 ve 2009 yılı için % 2 oranında hesaplanacak
vergiyi,
b) 193 sayılı Kanunun 94
üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15
inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının
(a) bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2006 ila 2009
yılları için her bir yıl itibarıyla % 1, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (11) ve (13) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı
ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının % 25’i
oranında hesaplanan vergiyi,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye başvurarak artırımda bulunmayı kabul
etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul
ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak bu ödemeler
yönünden gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı
yapılmaz.
(4) Üçüncü fıkra kapsamında matrah
veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş
olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme
türünün beyannamede bulunmaması halinde;
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle
ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri
için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının % 50’si esas alınarak
belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan
vergiyi,
b) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili
yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir
vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı esas
alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı
üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi,
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bentlerinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre
defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı
esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı
üzerinden % 3, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan ödemeler için % 2, (13)
numaralı bendinde yer alan ödemeler için de % 5 oranında hesaplanan
vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden
yararlanılır.
(5) Bu madde uyarınca artırımda
bulunulması durumunda ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında
bulunulmuş olması şartı aranmaz.
(6) Gelir (stopaj) veya kurumlar
(stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları
ya da işi bırakmaları halinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için
(ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu maddede belirtilen
esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
(7) Gelir (stopaj) veya kurumlar
(stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme
dönemlerine ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp
kesinleşen tarhiyatlar ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır.
(8) Bu madde hükmüne göre artırıma
esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının
tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate
alınmaz.
(9) Bu madde kapsamında artırımdan
yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim
uygulanmaz.
Matrah ve vergi artırımına
ilişkin ortak hükümler
MADDE 9- (1) Bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerine
göre;
a) Hesaplanan veya artırılan gelir,
kurumlar ve katma değer vergilerinin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi
halinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat
fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam
olunur.
b) Hesaplanarak veya artırılarak
ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle
geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında
bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına
ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(2) Daha önce nezdinde vergi
incelemesi yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de
artırımda bulunabilirler.
(3) İdarenin, artırımda
bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(4) Bu Kanuna göre matrah veya
vergi artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış
olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak,
artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir
işlemlerinin, bu Kanunun 6 ncı maddesinin onbirinci fıkrası ve 7 nci maddesinin
altıncı fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde,
bu işlemlere devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi
incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz.
İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit
edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi
dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması
şartıyla, inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8
inci madde hükümleri ile birlikte değerlendirilir. İnceleme ve takdir
işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir
komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettirilmesidir.
(5) Matrah veya vergi artırımı
dolayısıyla mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi
beyannameleri ve diğer beyannameler için damga vergisi
alınmaz.
(6) 213 sayılı Kanunun 359 uncu
maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter
sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak
koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte
olarak düzenleyenler”, bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci madde hükümlerinden
yararlanamazlar.
(7) Mükelleflerin bu Kanuna göre
matrah veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde
vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve
özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.
(8) Bu Kanun hükümlerine göre
matrah veya vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan edilmemesi veya vergi
hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin
sonunda tahakkuk etmiş sayılır ve bu Kanunda açıklandığı şekilde tahsil
edilir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Stok Beyanları
İşletmede mevcut olduğu halde
kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar
MADDE 10- (1) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi,
kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu halde
kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince
veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter
listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler.
Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
(2) Bilanço esasına göre defter
tutan mükellefler, birinci fıkra hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri
emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel
karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya
işletmenin tasfiye edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılır ve
vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve
ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına
satın alınan mal olarak kaydederler.
(3) Birinci fıkra uyarınca beyan
edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli
üzerinden % 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve
emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma
değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan
edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar
üzerinden ödenen bu vergi hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia
üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine, teçhizat
ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası
hükmü uygulanmaz.
(4) Bu madde kapsamında bildirilen
kıymetlerin satılması halinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen
değerinden düşük olamaz.
(5) Özel tüketim vergisi konusuna
giren malları bu madde kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen
mükelleflerin bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden
geçerli olan özel tüketim vergisini bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre
içinde ödemeleri halinde bu mallar bakımından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi
Kanununun 4 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu şekilde
beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisi için vergi cezası
kesilmez.
(6) Bu madde hükmünün uygulanmasına
ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz.
Kayıtlarda yer aldığı halde
işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan
alacaklar
MADDE 11- (1) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan
mallar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer
aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev'iden emtialara ilişkin cari
yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura
düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle
kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl
kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek
odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır.
b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına
ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı halde
işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki
hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter
tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2010
tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte
işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu
dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan)
ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu
tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle
kayıtlarını düzeltebilirler.
b) (a) bendi
kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden %
3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi
içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden
mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan edilen
tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz.
(3) Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yılı içerisinde
ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde değişiklik yapmaya, 213
sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde bulunma zorunluluğu getirmeye ve
uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Sosyal Güvenlik Kurumuna Bağlı
Tahsil Dairelerince Takip Edilen
Alacaklara İlişkin
Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tahsilatın
Hızlandırılmasına İlişkin Hükümler
Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik
Kurumu alacakları
MADDE
12- (1) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki
aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde
bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık
statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı,
işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru
tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış
isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem
vergisi ve eğitime katkı payı,
asılları ile bu alacaklara ödeme
sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) Yaşlılık, emekli aylığı veya
malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında sigortalı
sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre
sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar tescili yapılmış olanların, 2010 yılı
Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş olan sosyal güvenlik destek primi asılları ile bu alacaklara ödeme
sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(3) 30/11/2010 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce Kurumca resen tahakkuk
ettirilerek işverene tebliğ edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan
eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu
alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç
tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi halinde bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme
zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(4) 31/12/2010 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
kesinleştiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan idari
para cezası asıllarının % 50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği
tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi halinde idari para cezası asıllarının kalan % 50’si ile
idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i
alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu
madde kapsamına giren alacakların; asıllarının bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce ödenmiş olmasına rağmen, fer’ilerinin bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer’i
alacağın % 40’ının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde kalan
% 60’ının tahsilinden vazgeçilir.
Dava
safhasında bulunan veya dava açma süresi sona ermemiş idari para
cezaları
MADDE
13- (1) 31/12/2010 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar tahakkuk ettiği halde dava safhasında veya dava
açma süresi sona ermemiş olan idari para cezası asıllarının % 25’i ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği
tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde,
idari para cezası asıllarının kalan % 75’i ile idari para cezasına uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) Bu
madde kapsamına giren alacakların tahakkuk ettiği tarih itibarıyla bu madde için
öngörülen başvuru süresinin onbeş günden az kaldığı hallerde, bu alacaklar için
bu maddeye göre yapılacak başvuru süresi tahakkuk tarihinden itibaren onbeş gün
olarak uygulanır.
Ön değerlendirme, araştırma veya
tespit aşamasında olan eksik işçilik prim tutarları
MADDE
14- (1)
30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup, bu
Kanun hükümlerinden yararlanmak için bu Kanunun yayım tarihini izleyen ikinci
ayın sonuna kadar başvurulduğu halde bu sürenin sonuna kadar Kurumca resen
tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilememiş olan ön değerlendirme, araştırma
veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta
primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan
sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, ilk taksit bu Kanuna göre hesaplanan tutarın
işverene tebliğ edildiği tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen eksik işçilik
tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, bu Kanunun 12 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve şekilde
ödenir.
(2) Bu
madde ile 12 nci ve 13 üncü madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların,
bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır.
(3) Bu
madde ile 12 nci ve 13 üncü madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunan borçluların taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok
zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da
eksik ödemeleri halinde, belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan
borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.
Sosyal
güvenlik borç yapılandırma anlaşmalarının ihyasına ilişkin
hükümler
MADDE
15-
(1) Sosyal Güvenlik Kurumuna olan
borçları 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici 25 inci maddeleri
uyarınca yeniden yapılandırıldığı halde, taksit ödeme yükümlülüklerini yerine
getirmemiş olmaları nedeniyle yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş
olanlardan, yapılandırmaları oniki taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş
taksit sayısı dörtten fazla olmayanların; yapılandırmaları yirmidört taksite
kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı sekizden fazla olmayanların;
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yazılı olarak
başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları anılan
Kanun hükümleri uyarınca yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi
dikkate alınarak ihya edilir.
(2) Bu Kanun uyarınca yeniden
yapılandırma anlaşmaları ihya edilen borçluların, yeniden yapılandırma
anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü ve
geçici 25 inci maddeleri kapsamına giren borçları için bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar yapmış oldukları ödemeler, anılan Kanun hükümlerine göre mahsup
edilir.
(3) İhya veya mahsup işlemleri
sonucunda süresi içinde ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşılan taksit
tutarlarının tamamının, ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı
tarihe kadar her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait
Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin
aylık ortalama faiz oranına bir puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının
bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte bu
maddeye göre yapılan başvuru tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar ödenmesi
halinde ilgili Kanunda öngörülen yeniden yapılandırma hükümlerinden
yararlanılır. Bu fıkrada belirtilen ödeme yükümlülüklerinin söz konusu üç aylık
süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde yeniden yapılandırma hakkı
kaybedilir ve yapılandırma işlemleri iptal edilir.
(4) Bu madde kapsamına giren
alacakların üçüncü fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemesi halinde, ihya
öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları sosyal güvenlik mevzuatının
ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun geçici 24
üncü veya geçici 25 inci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden
yapılandırılanlardan, yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olup kapsama
giren borçlarının tamamını sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre
ödemiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Borçlarını kısmen ödemiş
olup bu maddeden yararlanmak için başvuranlara, daha önce ödemiş oldukları
tutarlar iade edilmez, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları saklı kalmak
kaydıyla mahsup işlemi yapılmaz.
(6) Bu madde hükümlerinden
yararlanmak isteyen borçluların, bu maddede belirtilen şartların yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır.
Sigortalılık
süreleri durdurulanların ihya prim borçları
MADDE
16- (1) Kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan mülga 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve
Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/10/1983
tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı halde prim borçları nedeniyle
ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş ve bu sigortalılık
süreleri bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihya edilmemiş olanların
kendileri veya hak sahipleri, bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla 5510
sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu Kanunun
yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapacakları
yazılı müracaatlarında, durdurulan bu sigortalılık süreleri için ödeyecekleri
prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu
Kanunun 12 nci maddesinin birinci
fıkrasına göre hesaplanmasını talep
edebilirler. Bu şekilde hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendiği takdirde, bu
süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu maddede belirtilen süre
içinde hesaplanan borç tutarının tamamının ödenmemesi halinde ihya işlemi
geçerli sayılmaz ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin bu madde
kapsamı haricinde başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade
edilir.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Çeşitli ve Ortak
Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Çeşitli
Hükümler
Diğer alacaklar ve çeşitli
hükümler
MADDE 17- (1) 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin
Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu
maddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dâhil) önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel
bütçeye gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 Türk Lirasının (bu tutar
dâhil) altında kalan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş
olanların ve bunlara bağlı fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra
kapsamına giren ve mülga 5539 sayılı Kanun ile 6001 sayılı Kanun gereğince
verilen idari para cezası ile birlikte ilgilisine tebliği gereken ve tutarı 12
Türk Lirası ve altında kalan geçiş ücretleri için de bu fıkra hükmü
uygulanır.
(2) Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2004
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın
türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 Türk
Lirasını aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı
fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 100 Türk Lirasını
aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(3)
Gümrük Müsteşarlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi
gereken her bir alacağın; türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak
suretiyle tutarı 50 Türk Lirasını aşmayan asli alacakların, idari para
cezalarında 65 Türk Lirasını aşmayanların ve tutarına bakılmaksızın bu
alacaklara bağlı fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i
alacaklarda toplamı 100 Türk Lirasını aşmayanların tahsilinden
vazgeçilir.
(4) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar yapılmış ödemelere ilişkin olmak üzere, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65
Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması
Hakkında Kanun kapsamında almakta oldukları aylıkları % 50 fazlası ile geri
alınması gerekenlerden, bu % 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların
tahsilinden vazgeçilir; tahsil edilmiş olanlar mahsup ve iade
edilmez.
(5) 5510
sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup işyerine ait borcun
tamamının ödeme süresi 31/12/2010 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde
ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek
primi ve idari para cezası asılları toplamı
50 Türk Lirasını aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara
bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 100
Türk Lirasını aşmayanların tahsilinden
vazgeçilir.
(6) 5510 sayılı Kanunun 87 nci
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca primleri yılı merkezi yönetim
bütçesinden karşılanmak üzere ilgili kamu idarelerince ödenmesi gereken aynı
Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık
sigortalılarına ilişkin genel sağlık sigortası primleri ile 25/8/1999 tarihli ve
4447 sayılı Kanunun 50 nci, geçici 7 nci ve geçici 9 uncu maddeleri uyarınca
İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması gerekip de Türkiye İş Kurumu tarafından
Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmemiş olan sigorta primlerine ait bu Kanunun
yayımlandığı ayın sonuna kadarki gecikme cezası ve gecikme zamlarının
tahsilinden vazgeçilir.
(7) a) 16/8/1961 tarihli ve 351
sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun geçici 4 üncü maddesi
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunarak Kuruma olan borçlarını ödeme
taahhüdünde bulunan borçlulardan, bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle anılan madde hükmünden
yararlanma hakkını kaybedenler; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar Kuruma başvuruda bulunmaları ve ödeme süresi geçmiş
borçlarının tamamını, anılan madde kapsamında belirlenen ilgili ödeme süresinin
bitim tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183
sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında
hesaplanacak fazla ile birlikte, bu fıkrada belirlenen başvuru süresinde, diğer
taksitlerini ise 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre belirlenen
sürede ödemeleri halinde 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmünden
yararlandırılır.
b) Bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemelerini süresinde
yapmış olan ve ödemeleri devam eden borçlular ile (a) bendinden yararlanan
borçlular; bu Kanunun yayımlandığı
tarihten sonra ödeyecekleri taksitlerin bir takvim yılında üç
veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde,
ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksit ödeme süresi sonuna
kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak fazlası ile birlikte ödenmesi
şartıyla 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmünden yararlandırılır. Bu
fıkra kapsamındaki alacakların taksit ödeme süresinin son gününün resmi tatile
rastlaması halinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter. Bu
fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından
belirlenir.
(8) a) 4/12/1984
tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca
31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna bildirilmesi gereken yükümlülüklere ilişkin
olup bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar (bu tarih dâhil) vadesi geldiği
halde ödenmemiş veya ödeme süresi geçmemiş olan elektrik enerjisi satış bedeli
payı ve bandrol ücretlerinin aslı ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve faiz
yerine bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
31/12/2010 tarihinden önce yapılan tespitlere
ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş
olan idari para cezalarının % 25’inin; dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi şartıyla, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
halinde, bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve faizin tamamı ile idari para
cezalarının kalan % 75’inin tahsilinden vazgeçilir. Bu hükümden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçluların bu
fıkra hükmünden yararlanabilmesi için ilk taksit ödeme süresi içerisinde Kurum
tarafından hesaplanan takip masraflarını da ödemeleri
şarttır.
b) Bu fıkranın
kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde, bu tarihe
kadar tamamlanamamış olan bandrol ücretleri ve
elektrik enerjisi satış bedeli payına ilişkin incelemelere devam edilir. Bu
incelemelerin tamamlanmasından sonra hesaplanan bandrol ücretleri ve elektrik
enerjisi satış bedeli payının tamamı ve kesilen idari para cezalarının % 25’i
ile bu tutarlara gecikme faizi ve faiz yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu
tarihten sonra ilgiliye yapılacak bildirim tarihine kadar geçen süre için 6183
sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranda hesaplanan faizin
tamamının, bildirim tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yazılı başvuruda
bulunularak, ilk taksit başvuru süresinde başlamak üzere ikişer aylık dönemler
halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla, bandrol ücretine bağlı idari para
cezalarının kalan % 75’i ile gecikme faizi ve faizin tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(9) a)
12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve
Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun kapsamında, Küçük ve Orta
Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB)
tarafından 31/12/2010 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce
uygunsuzluğu tespit edilmiş olan veya 31/12/2010 tarihi itibarıyla geri ödemeleri ihlal edilmiş
desteklerden kaynaklanan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla;
1) Yargı
kararı ile kesinleştiği halde ödenmemiş bulunan taahhütlü kredi faiz
desteklerinin, geri ödemeli desteklerden ödenmemiş destek tutarının ve geri
ödemesiz desteklerden ise uygunsuzluğu tespit edilmiş ve haklarında hukuki işlem
başlatılmış olan destek tutarının aslı ile bu alacaklara bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar hesaplanan faiz yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın,
2) Hakkında
kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan taahhütlü kredi faiz destekleri asıllarının,
hakkında hukuki işlem başlatılmamış olan geri ödemesiz desteklerin
asıllarının,
bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı faizlerin
tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla KOSGEB tarafından
taksitlendirilmiş destek alacakları ile ilgili olarak da bu fıkra hükmünden
yararlanılabilir. Bu takdirde ödenmiş tutarlar için taksitlendirme işlemleri
geçerli sayılır ve kalan borç tutarı üzerinden bu fıkra hükmünden
yararlandırılır. Bu hüküm taksitlendirilmiş geri ödemeli desteklerde ödenmemiş
destek tutarları için de uygulanır.
c) Bu fıkra
hükümlerinden yararlanabilmek için belirtilen diğer şartların yanı sıra fıkra
kapsamında ödenecek destek unsurlarıyla ilgili olarak açılmış davalar
sonlandırılır ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretleri ilk taksit ödeme
süresi içinde ödenir.
ç)
Haklarında; hukuki işlem devam eden işletmelerin bu fıkra hükmünden yararlanarak
borçlarını ödemek istemeleri halinde bu iradelerini başvuru dilekçelerinde
belirtmeleri ve idarenin talep ettiği alacak tutarını kabul etmeleri, hukuki
işleme ilişkin mahkeme/icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu takdirde, idarece açılmış davalar
sonlandırılır ve bu sebeple idareden herhangi bir masraf ve vekâlet ücreti talep
edilemez ve bu alacakla ilgili herhangi bir dava açılamaz.
d) Bu fıkra
hükmünden yararlanarak borçlarını ödeyen işletmeler KOSGEB tarafından sağlanan
yeni desteklerden faydalandırılır.
(10) a)
Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin
(TEDAŞ) veya bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin
elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 4/12/1984 tarihli ve 3096
sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi,
Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında mevcut
sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans almadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin
elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31/12/2010 tarihi
itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar söz konusu alacakların asıllarına TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine
başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksit bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere bu Kanunda öngörülen
süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
b) (a) bendinde
sayılan kuruluşların tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden
kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla geldiği halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamının,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar abonesi
bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımını
izleyen dokuzuncu aydan başlamak üzere ve her yıl ilk taksidin tekabül ettiği
ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına
isabet eden fer’ilerin tahsilinden vazgeçilir. Tarımsal sulamada kullanılan
elektrik tüketiminden kaynaklanan alacakların bu Kanunda belirtilen taksit ödeme
zamanını alacakların bulunduğu bölgeler, iller, ürünlerin hasat dönemleri
dikkate alınarak değiştirmeye şirket yönetim kurulları yetkilidir.
c) Bu fıkra hükmü, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce çeşitli kanun hükümlerine veya TEDAŞ veya hissedarı olduğu elektrik dağıtım
şirketlerinin yönetim kurullarının yetkisi ile taksitlendirilmiş ve taksit
ödemeleri devam etmekte olan alacaklar için, bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla bakiye tutar içindeki alacak aslı, taksitlendirme şartları ihlal
edilmiş olan alacaklar için ise ödenmemiş toplam tutar içindeki alacak aslı
dikkate alınarak uygulanır.
ç) TEDAŞ’a ait olup tahsilatı
özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerince sürdürülen ve bu fıkra kapsamına
giren alacaklar da bu fıkra hükmünden yararlanır.
d) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde,
asıl borçlular ve kefiller hakkında sürdürülen davalar sonlandırılır, icra ve
takip işlemleri durdurulur. Bu takdirde, borçluların
mahkeme masraflarını, icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır.
e) Özel sektör elektrik dağıtım
şirketleri, alacaklarını bu fıkrada öngörülen şekilde
yapılandırabilirler.
(11) a) Bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş olan; 18/5/2004 tarihli ve 5174
sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu
hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara, oda ve borsaların da Türkiye Odalar
ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları
asıllarının tamamını; 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar
Meslek Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkarların üyesi
oldukları odalara aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları
federasyonlara, birlik ve federasyonların konfederasyona olan katılma payı
borçlarının asıllarının tamamını; 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık
Kanunu hükümlerine göre avukatların ve stajyer avukatların baro kesenekleri ile
staj kredisi borçlarının asıllarının tamamını;
1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli
Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları
odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı
borçlarının asıllarının tamamını; 18/6/2009 tarihli ve 5910 sayılı Türkiye
İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun hükümlerine göre ihracatçıların üyesi oldukları ihracatçı birliklerine
olan üyelik aidat borçları asıllarının tamamını; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen aydan başlamak üzere altı ay içinde ödemeleri halinde bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların, alacak
asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması halinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Baro keseneğinin ve staj kredisi
borcunun ödenmemesine bağlı olarak yürütülen levhadan ve sicilden silme
işlemleri ile yasal takip işlemleri bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen aydan itibaren altı ay süreyle
durdurulur.
b) Bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen kuruluşların dışında kalan ve kanunla kurulmuş olan meslek
kuruluşları da, gerek üyelerinin odalara gerekse odaların üst kuruluşlara olan
aidat veya üst kuruluş payı niteliğindeki alacaklarını bu fıkrada öngörülen
şekilde yapılandırabilirler. Bu fıkra hükmünü uygulamaya ilgili meslek
kuruluşunun üst kuruluşu yetkili olup, bağlı odalarca üst kuruluşun kararı
uygulanır.
(12) 12/4/2000
tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerine göre kurulan
organize sanayi bölgelerinin sınırları içerisinde faaliyet gösteren
katılımcılardan olan ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla ödeme süresi geçtiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan elektrik ve su bedeli ile
yönetim aidatları alacakları asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan
gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer’i alacaklar yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami oniki taksitte tamamen
ödenmesi şartıyla bu borçlara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi
fer’i alacakların tahsilinden vazgeçmeye organize sanayi bölgelerinin müteşebbis
heyetleri/genel kurulları yetkilidir.
(13) 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan
sigortalılar, bu Kanun kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları halinde,
yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin
borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçları
bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya
yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor
olmaları kaydıyla, bu Kanuna göre
yapılandırılan borçlarının bir taksitini tam olarak ödemelerinden itibaren hak sahipleri de dâhil genel sağlık sigortasından
yararlanmaya başlatılır.
(14) T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel
Müdürlüğünün yol bakım ve onarım giderleri karşılığı olarak 31/12/2010 tarihi itibarıyla Ulaştırma
Bakanlığından olan ve bu Bakanlıkça tespit edilen alacaklarına karşılık, bu
Genel Müdürlüğün ve bağlı ortaklıklarının 31/12/2010 tarihine (bu tarih dâhil)
kadar vadesi geldiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilen her türlü vergi, fon ve paylar ile vergi cezaları,
bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizlerinden oluşan borçlarının (4749
sayılı Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan
borçları dâhil); merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla
ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle terkin edilmesine, Ulaştırma Bakanının
teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir. Bu kapsamda mahsuba konu olacak
borçlara bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra fer’i alacak hesaplanmaz. Bu
fıkra kapsamına giren alacaklara yönelik olarak bu Kanunun 2 nci maddesi
hükümlerinden yararlanılamaz.
(15) Hazine Müsteşarlığı tarafından
düzenlenen yatırım teşvik belgelerine istinaden, inşa edilerek satılan gemi ve
yatlara ilişkin harcamalar üzerinden yatırım indirimi istisnasından yararlanan
mükellefler hakkında, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önceki dönemler de dâhil
olmak üzere, bu kapsamda tarhiyat yapılmaz, daha önce yapılmış olan
tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir,
tahakkuk eden tutarlar terkin edilir, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade
olunmaz. 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
bu Kanunla yapılan değişiklik ile istisna kapsamına alınan teslim ve hizmetlerle
ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önceki vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak katma değer vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce yapılmış olan
tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir,
tahakkuk eden tutarlar terkin edilir, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade
olunmaz.
(16) Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve
Alkol İşletmeleri Anonim Şirketi ve/veya bağlı şirketi Sigara Pazarlama ve
Dağıtım Anonim Şirketi ile toptan satıcılar arasında bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce düzenlenen tekel ürünleri toptan satıcılık sözleşmeleri ve bu
sözleşmelere esas ihale kararları ile ilgili olarak
Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Anonim Şirketi ve/veya bağlı
şirketi Sigara Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi adına damga vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce yapılmış olan
tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir,
tahakkuk eden tutarlar terkin edilir. Tahsil edilmiş tutarlar red ve iade
olunmaz.
(17) a) Mülga 27/11/1984 tarihli ve
84/8800 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan Geliştirme ve Destekleme Fonu
kaynaklı (afet kredileri hariç) olan ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla ödenmesi
gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan
(taksitlendirilen ancak taksit ödeme süresi henüz gelmemiş olanlar dâhil) alacak
asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi,
faiz gibi fer’i alacaklar yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ilgili
mevzuatı gereği uygulanması gereken aylık faiz ile TEFE/ÜFE aylık değişim
oranından düşük olanı alınarak basit usulde yürütülecek faiz esas alınmak ve yapılan tahsilatlar, tahsilat tarihi
itibarıyla dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak borç tutarının, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla fer’i alacakların
tamamının tahsilinden vazgeçilir. Ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan
ibaret olması ve bu alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın bu tutardan düşük olması halinde TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla fer’i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
b) Geliştirme ve Destekleme
Fonundan kullandırılan ve/veya ertelenen afet kredileri ile Türkiye Halk Bankası
A.Ş., T. Emlak Bankası A.Ş. (Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası A.Ş.), T.C. Ziraat
Bankası A.Ş. ve T. Tarım Kredi Kooperatiflerinin kendi kaynaklarından
kullandırılan ve 18/4/2001 tarihli ve 2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
eki listelerde yer alan tabii afet kararnamelerine istinaden Hazine kaynağına
dönüşen krediler ile Hazine kaynağına dönüşen 10/4/2000 tarihli ve 2000/659
sayılı ve 9/6/2000 tarihli ve 2000/853 sayılı kararlar kapsamındaki kredilere
ilişkin olarak, bankaların ve/veya Tarım
Kredi Kooperatiflerinin Tasfiye Olunacak Alacaklar/Takip Hesaplarına
aktarıldığı tarihteki kayıtlı tutara, bu Hesaba alındığı tarihten bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar, bu
tarihler arasında ilgili mevzuatı gereği uygulanması gereken aylık cari faiz ile
TEFE/ÜFE aylık değişim oranından düşük olanı alınarak basit usulde yürütülecek
faiz esas alınmak ve yapılan tahsilatlar,
tahsilat tarihi itibarıyla dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak borç
tutarının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla borç tasfiye edilir. Bu kredilere ilgili
mevzuatı gereği uygulanması gereken faizler ile diğer fer’ilerin tamamının
tahsilinden vazgeçilir.
(18) a) Orman köylerinde oturan köylüler ile bu
köylülerce kendi aralarında 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler
Kanununa göre kurulmuş veya durumları bu Kanun hükümlerine intibak ettirilmiş
çok amaçlı tarımsal kalkınma kooperatiflerine Çevre ve Orman Bakanlığınca
kullandırılan kredilerden ödeme süresi geldiği halde bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş olan kredi alacaklarının asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın
sonuna kadar il çevre ve orman müdürlüklerine yazılı başvuruda bulunulması ve
ödenmesi gereken tutarın, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
dokuzuncu aydan başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda
toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet
eden fer’ilerin tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu fıkra
uyarınca taksitlendirilen alacaklara ilişkin olarak açılmış davalar sonlandırılır. Yargılama giderleri ile icra
masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep
edilmez.
(19) a) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre
kurulan sulama kooperatiflerinden yeraltı suyu kaynaklarını kullanan sulama
kooperatifleri için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce inşa edilen yeraltı suyu
sulama tesisleri ve/veya şebekelerine yapılan yatırım bedellerinin, geri
ödemeleri ve süreleri sözleşmeye bağlanmış olanlarından, 31/12/2010 tarihi itibarıyla
vadesi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan
alacak asıllarının, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna
kadar anılan Genel Müdürlüğe başvuruda bulunularak ilk taksit başvuru süresini
izleyen aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde azami oniki eşit
taksitte ödenmek şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerinin
tamamının tahsilinden vazgeçilir. Yatırım bedelinden kalan alacaklar ek sözleşme
yapılmak suretiyle revize edilir. Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil
edilmiş tutarlar red ve iade edilmez.
b) Bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunması halinde davalar sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde
borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır.
c) Önsözleşme
yapıldığı halde yatırım bedelinin geri ödemesine ilişkin henüz sözleşme
imzalamayan kooperatiflerden bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren iki ay
içerisinde sözleşme imzalamak için müracaat edenlerin önsözleşme yapıldığı
tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen sürede izinsiz olarak
yaptıkları kullanıma bağlı olarak bu sürede ödemeleri gerektiği Devlet Su İşleri
Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen tutarların, borçlu tarafından kabulü ve
bu fıkra kapsamında ödenmesi halinde bu alacaklar için hesaplanması gereken
fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir ve bu kooperatifler ile sözleşme
yapılması halinde yatırım bedelinin bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki
sürelere isabet eden kısmı için geri ödemelerine ilişkin süre ve diğer şartlar
sözleşmede belirtilir.
d) 1998 ila 2004
yılları arasında Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası finansı ile Devletin
uygulamış olduğu “Sulama Yönetimi ve Yatırımlarında Katılımcı Özelleştirme
Projesi” kapsamında “İşletme ve Bakım Ekipmanlarını Satın Alma ve Hibeden
Yararlanma Sözleşmesi” imzalayıp sözleşme esasları dışında hareket ederek
katılım sözleşmesinin aykırılığı tespit edilen sulama kooperatif ve
birliklerinin meydana getirdiği zararın Devlet tarafından hibe edilen miktarının
asıl alacaklarının bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
kadar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunularak ilk taksit
başvuru süresini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde
azami oniki eşit taksitte ödenmesi şartıyla fer’ilerinin tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Bu alacaklardan maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılmış
olan tahsilat red ve iade edilmez. Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava
konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil
olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu madde
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde, davalar ve/veya
icra takipleri sonlandırılır. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra masrafları
ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.
(20) 21/7/1983 tarihli ve 2863
sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, Kültür ve Turizm
Bakanlığınca 31/12/2010 tarihinden önce korunması gerekli kültür varlıklarının
korunması, bakım ve onarımı amacıyla kullandırılan kredilerden ödeme süresi
geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kredi
alacaklarının asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması
halinde bu alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken
tutarın, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte ödenmek
şartıyla fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(21) a) Tarım ve Köyişleri
Bakanlığınca, tarımsal amaçlı kooperatiflere veya bu kooperatiflerin ortaklarına
31/12/2010 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla muaccel hale gelen krediler ile müteakiben yeniden yapılandırılan
kredi alacaklarının bakiye asılları ile ödenmeyen alacağın vadesinin başlangıç
tarihi itibarıyla bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Bakanlıkça bu Kanunun
yayımlandığı tarihte kredilere uygulanan sözleşme faiz oranı esas alınarak
hesaplanacak tutar ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık toplamı dikkate
alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük olanı esas alınarak hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı il müdürlüklerine başvuruda bulunularak ilk taksit 2011 yılı Eylül
ayından başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda toplam beş
eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden
fer’ilerin tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde
davalar sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların
mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte
ödemeleri şarttır.
c) Bu fıkra kapsamına giren
alacakların tamamının fıkrada öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi halinde
alacak ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde hesaplanır ve ödenen tutarlar mahsup
edilir.
d) Bu fıkra kapsamına giren
alacaklara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenen tutarlar bu
fıkra hükümlerine dayanılarak red ve iade edilmez.
(22) a) 22/11/1984 tarihli ve 3083
sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu
uyarınca arazi dağıtımı yapılanların bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödemeleri gerektiği halde ödenmemiş bulunan arazi bedelleri taksitlerinin
asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilgili mevzuatı gereği faiz hesaplanması
gereken tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar uygulanması gereken faiz oranı esas
alınarak hesaplanacak tutar ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık
toplamı dikkate alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük olanı esas
alınarak hesaplanacak borç tutarının;
bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen dördüncü ayın sonuna kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarım Reformu
Bölge Müdürlüklerine başvuruda bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımını
izleyen dokuzuncu aydan başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül
ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen
kısmına isabet eden fer’ilerin tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu fıkra hükmü bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce arazi bedelleri taksitlerini süresinde ödememeleri
nedeniyle dağıtılan toprağı geri alınan borçlular hakkında arazinin bir başka
şahsa devredilmemiş olması şartıyla uygulanır. Bu takdirde borçlu tarafından bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmesi gereken taksit tutarlarının bu fıkra
hükümlerine göre hesaplanan tutarı ile birlikte ödenmesi şarttır. Bu fıkra
hükümlerine göre hesaplanan tutarın ilk taksitinin süresinde ödenmesini müteakip
geri alınan topraklar 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre yeniden hak sahibi
adına tescil edilir.
c) Bu fıkra
uyarınca taksitlendirilen alacaklara ilişkin olarak açılmış davalar
sonlandırılır. Yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez.
d) Bu fıkra
kapsamında taksitlendirilen alacakların fıkrada öngörülen süre ve şekilde
tamamen ödenmemesi halinde 3083 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(23) a) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan
sulama kooperatiflerinin ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahallî İdare
Birlikleri Kanununa göre kurulan sulama birliklerinin tarımsal sulama
faaliyetlerinden kaynaklanan alacaklarından, 31/12/2010 tarihi itibarıyla vadesi
geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer’iler yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar borçlu bulunulan
kooperatife/birliğe başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk
taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dokuzuncu aydan başlamak üzere ve
her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi
şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerin tahsilinden
vazgeçilir.
b) Tarımsal sulamadan kaynaklanan alacakların bu
Kanunda belirtilen taksit ödeme zamanını alacakların
bulunduğu bölgeler, iller, ürünlerin hasat dönemleri dikkate alınarak
değiştirmeye alacaklı kooperatif/birlik yetkilidir.
c) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde, sürdürülen davalar sonlandırılır,
icra ve takip işlemleri durdurulur. Bu takdirde, borçluların mahkeme
masraflarını, icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile
birlikte ödemeleri şarttır.
(24) 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile
5326 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları hariç
olmak üzere, 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce idari yaptırım kararı
belediyeler tarafından verildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve belediyelerin bütçelerine gelir kaydı
gereken ve her bir kabahat için 145 Türk Lirasının (bu tutar dâhil) altında
kalan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların ve bunlara
bağlı fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(25) a) İlgili
kanunları uyarınca orman sayılan yerler, Hazinenin özel mülkiyetinde veya
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kesin
izin, kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama
işlemlerinden kaynaklanan ve vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla
geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kullanım
bedelleri ve hasılat/ticari kâr payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin gecikme zammı, faiz gibi
fer’ileri yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz
eşit taksitte
tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi
fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
b) 31/8/1956 tarihli
ve 6831 sayılı Orman Kanunu, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik
Kanunu ve 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümlerine göre
yapılan kesin izin ve kesin tahsis işlemlerinden kaynaklanan ve vadesi
31/12/2010 tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan orman köylülerini kalkındırma geliri, arazi tahsis
bedeli, ağaçlandırma bedeli, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü bedeli, % 3 proje
bedeli ve toprak bedeli asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’ileri yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte tamamen ödenmesi
şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacakların
tahsilinden vazgeçilir.
c) Sosyal Güvenlik
Kurumunun mülkiyetinde olan taşınmazların kiralanmasından kaynaklanan ve vadesi
31/12/2010 tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan kira bedeli asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin gecikme zammı, faiz gibi
fer’ileri yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz
eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara
hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
ç) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre
kurulmuş olan kamu iktisadi teşebbüslerine ve bunların müesseselerine, bağlı
ortaklıklarına ve iştiraklerine ait olan taşınmazların kiralanmasından
kaynaklanan ve vadesi 31/12/2010 tarihi
itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan
kira bedeli asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’ileri yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte
tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi
fer’i alacakların tahsilinden vazgeçmeye kamu iktisadi teşebbüslerinin ve
bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin yönetim organları
yetkilidir.
d) Bu fıkra
kapsamında olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş
ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için borçluların bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci
ayın sonuna kadar ilgili idarelere başvuruda bulunması ve bu fıkra kapsamında
hesaplanan tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bunlar için açılan
davalar sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların
mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte
ödemeleri şarttır.
e) Bu
fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen borçların süresi içerisinde
ödenmemesi sebebiyle kesin izin, kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak
hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemleri iptal edilenler tarafından borçlar bu
bentlerde belirtilen şekilde ödense dahi, iptal işlemi ihya edilmez ve
geçerliliğini korur.
f) İl özel idareleri, belediyeler
ve bunların bağlı kuruluşları ile sermayesinin % 50’sinden fazlası bunlara ait
şirketlerin mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları irtifak
hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (kaynak sularının kira bedeli dâhil)
ve vadesi 31/12/2010 tarihi itibarıyla geldiği
halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kullanım bedelleri
ve hasılat payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’ileri yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte
tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi
fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu takdirde mahkeme ve icra masrafları
ile vekâlet ücreti ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu bent
hükümlerinden yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış davalardan
vazgeçilmesi şarttır. Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye ilgisine göre il encümeninin, belediye encümeninin ya da bağlı
kuruluşun ve şirketin, yönetim organları yetkilidir.
g) Vakıflar Genel Müdürlüğü ile
mazbut vakıflara ve temsilen yönetilen vakıflara ait taşınmazların kiralanması
işlemlerinden kaynaklanan ve 31/12/2010 tarihi
itibarıyla vadesi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş olan kira bedelleri asıllarının, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ay sonuna kadar başvuruda bulunulması ve bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen üç ay içinde haklarında açılan dava ve icra takiplerine ilişkin
yargılama masrafları ile birlikte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara
ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu
bent kapsamına giren alacakların taksitle ödenmek istenmesi halinde en fazla
oniki ay içinde ve eşit taksitler halinde kanuni faizi ile birlikte ödenmek
üzere taksitlendirme yapılabilir. Bu takdirde dava ve icra takiplerine ilişkin
yargılama masrafları ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu bent
hükümlerinden yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış davalardan
vazgeçilmesi şarttır. Bu kiracılardan, tahliye hakkı doğmuş ancak tahliye kararı
kesinleşmemiş olanlar ile yeniden sözleşme yapılabilir. Vakıflar Genel
Müdürlüğüne, mazbut vakıflar ile temsilen yönetilen vakıflara ait taşınmazlar
üzerinde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işgalci durumda olanlar ile
işgalleri bu tarihten önce sonlandırılanlardan ecrimisil borcu bulunanların
talep etmeleri halinde birikmiş borçları bu bentte belirtilen şartlarla tahsil
edilir. Halen işgali devam edenlerin müracaat etmeleri halinde, taşınmazın
mevcut durumu dikkate alınarak taşınmazın bağlı olduğu bölge müdürlüğünce
belirlenecek bedel üzerinden bu taşınmazlar kiralanabilir. Bu bendin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Vakıflar Genel Müdürlüğü
yetkilidir.
(26) İşverenlerin ve üçüncü
şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı
maddeleri, 506 sayılı Kanunun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci
maddeleri, 1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 5434 sayılı Kanunun
mülga 129 uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi
malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla
yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları
her türlü borçları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden
vazgeçilir.
(27) Özel radyo ve televizyon
kuruluşlarınca ödenmesi gereken ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla vadesi geldiği
halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan; 13/4/1994 arihli
ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun
gereğince yıllık brüt reklam gelirlerinden alınan % 5 oranındaki pay ile
16/8/1997 tarihli ve 4306 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Milli Eğitim Temel
Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun ile 24.3.1988 Tarihli ve 3418 Sayılı Kanunda Değişiklik
Yapılması ve BazıKağıtve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması Hakkında
Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca alınması gereken eğitime katkı payı
asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’ileri yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar Radyo ve
Televizyon Üst Kuruluna başvuruda bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımını
izleyen üçüncü aydan başlamak ve ikişer aylık
dönemler halinde onsekiz eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara
ilişkin hesaplanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
(28) a) Bu Kanunla yapılan özel
düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, her kademedeki askeri okullardan kanunları
uyarınca öğrencilikle ilişiği kesilenler ile Emniyet Teşkilatında
görevlendirilmek üzere her kademedeki eğitim kurumlarında okutulanlardan
kanunları uyarınca öğrencilikle ilişiği kesilenlerin ve belirtilen eğitim
kurumlarından mezun olanlar ile bu eğitim kurumları dışındaki eğitim
kurumlarında Devlet hesabına okutulanlardan mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine
getirmeyenlerin, ilgili kanunları uyarınca bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
ödenmemiş olan öğrenim giderlerine ilişkin tazminat tutarlarının asılları ile bu
alacaklara ilgili mevzuatı gereği faiz hesaplanması gereken tarihten bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar, bu tarihler arasında yıllık kanuni faiz oranına göre
hesaplanacak faiz tutarı ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının yıllık toplamı
dikkate alınarak basit usulde hesaplanacak tutardan düşük olanı esas alınarak
hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar borçlu oldukları idarelere başvuruda bulunularak ilk taksit bu
Kanunun yayımını izleyen üçüncü aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde
onsekiz eşit taksitte ödenmek şartıyla bu alacaklara bu fıkra hükümlerine göre
hesaplanan tutardan kalan faiz alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
Bu hüküm borçluların başvurusu üzerine taksitlendirilmiş ve bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi gelmemiş taksit tutarları için de
uygulanır.
b) Bu fıkra uyarınca
taksitlendirilen alacaklar ile ilgili olarak açılmış davalar karşılıklı olarak
sonlandırılır, yapılan takiplere ilişkin yargılama giderleri, icra masrafları
ile dava ve icra vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep
edilmez.
(29) a) 16/6/2008 tarihli ve
2008/13879 sayılı Toprak Mahsulleri Ofisi Tarafından Yağlık
Olarak Değerlendirilecek Fındıktan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine
Satış Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında Toprak Mahsulleri
Ofisi Genel Müdürlüğü (TMO) tarafından Fındık Tarım Satış Kooperatifleri
Birliğine (Fiskobirlik) satılan ve satış işleminden doğduğu halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan satış bedeli
alacaklarının aslı ile alacağın doğduğu tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar geçen süre için taraflar arasında yapılan sözleşmede yer alan faiz yerine
TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının basit usulde yürütülecek faiz esas alınmak
suretiyle hesaplanacak borç tutarının; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ayın sonuna kadar başvuruda bulunularak ilk taksit bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami
oniki eşit taksitte ödenmesi şartıyla TMO tarafından hesaplanan faizin tamamının
tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce icra takibi başlatılmış alacaklar için, bu fıkra hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunulması halinde, borçlu hakkında sürdürülen icra ve takip
işlemleri, borçlunun icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile
birlikte ödemesi şartıyla durdurulur.
c)
5520 sayılı Kanun uygulaması bakımından
bu fıkra kapsamında TMO tarafından
tahsilinden vazgeçilen faiz alacakları, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
TMO tarafından hasılat kaydı yapılmış olması şartıyla kurum kazancının
tespitinde gider olarak dikkate alınır. TMO tarafından gider olarak dikkate
alınan bu tutar Fiskobirlik tarafından kurum kazancına dâhil
edilmez.
d) Bu
fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı yetkilidir.
(30) a) Kalkınma ajanslarının,
25/1/2006 tarihli ve 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu
ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince il özel idareleri ve belediyeler ile
sanayi ve ticaret odalarından olan ve 31/12/2010 tarihi itibarıyla ödenmesi
gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan
alacak asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, gecikme
faizi, faiz gibi fer’i alacaklar yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci
ayın sonuna kadar alacaklı kalkınma ajanslarına başvuruda bulunulması ve
ödenmesi gereken tutarın ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz
eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla bu borçlara hesaplanan gecikme zammı,
gecikme faizi, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
b) Bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması halinde dava ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde
borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır.
c) Bu fıkra
hükmünden yararlanarak ilk taksiti ödeyen il
özel idareleri ve belediyeler ile sanayi ve ticaret odaları, kalkınma
ajansları tarafından sağlanan desteklerden
faydalanabilir.
(31) Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından fazla veya yersiz olarak ödendiği tespit edilen ve
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve
2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunların mülga hükümleri ve 5510
sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve
aylıklara ilişkin borç asılları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin
başlangıcından bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden
vazgeçilir.
(32) Bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce Spor Toto Teşkilat Başkanlığı (Müdürlüğü) adına; 1/4/2007
tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı
Gider Vergileri Kanununun mülga 40 ıncı maddesine göre şans oyunları vergisi,
1/1/2009 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak mülga 3/6/1949 tarihli ve
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile 5520 sayılı Kanun hükümlerine göre
kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan,
varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden
tutarlar terkin edilir, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade
olunmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Ortak
Hükümler
Başvuru ve ödeme
süresi ile şekli
MADDE
18- (1) Bu Kanunun
ilgili bölümlerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak
kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
a) Bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili
idareye başvuruda bulunmaları,
b) Maliye
Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il özel idarelerine, belediyelere,
büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine
ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığına, Hazine Müsteşarlığına ve/veya
Geliştirme Destekleme Fonu Gelir Hesabına aktarılmak üzere Türkiye Halk Bankası
A.Ş., T. Emlak Bankası A.Ş. (Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası A.Ş.), T.C. Ziraat
Bankası A.Ş. ve tarım kredi
kooperatiflerine, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim
Şirketinin (TEDAŞ) veya bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketleri
ile 3096 sayılı Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet
göstermekte olan dağıtım şirketlerine ödenecek tutarların ilk taksiti bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise
ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan başlamak üzere
ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte
ödemeleri,
şarttır.
(2) Bu Kanuna göre
ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde
süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun
hükümlerine göre hesaplanan tutarın;
a) İlk taksit ödeme
süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara bu Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için
herhangi bir faiz uygulanmaz.
b) Taksitle ödenmek
istenmesi halinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla,
borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte
ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit
süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.
c) Taksitle
yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit
için (1,05),
2) Dokuz eşit
taksit için (1,07),
3) Oniki eşit
taksit için (1,10),
4) Onsekiz eşit
taksit için (1,15),
katsayısı ile
çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık
dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine
uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme
yapılması halinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.
ç)
Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken
tutarlar; il özel idareleri, belediyeler ve
bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca
ikişer aylık dönemler halinde azami otuzaltı eşit taksitte, Gençlik ve Spor
Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına
tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor
kulüplerince ikişer aylık dönemler halinde azami kırkiki eşit taksitte
ödenebilir. Bu takdirde bu fıkra hükmüne göre hesaplanacak katsayı
yirmidört eşit taksit için (1,20), otuz
eşit taksit için (1,25), otuzaltı eşit taksit için (1,30) ve kırkiki eşit taksit
için (1,35) olarak uygulanır.
d)
Bu Kanunun 17 nci maddesinin; onuncu
fıkrasının (b) bendi, onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci ve yirmiüçüncü
fıkraları hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarların iki eşit taksitte
ödenmesi halinde (1,10), üç eşit taksitte ödenmesi halinde (1,15), dört eşit
taksitte ödenmesi halinde (1,20), beş eşit taksitte ödenmesi halinde (1,25)
katsayı uygulanır.
(4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun
kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre
kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye
aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç
tutarının, taksitler halinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına
borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının
kullanıldığı gün esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösterir makbuz
verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine/Sosyal Güvenlik
Kurumu hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde
belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin kredi kartı
kullanılmak suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı uygulanmasına engel
teşkil etmez.
(5) Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına
uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve
ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi
borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine
getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın
öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır. Bu
takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih
itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır, mahsup
talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması halinde, mahsuben
ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak
eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenilir. Bu süre içerisinde
eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar
gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte
ödenmesi halinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.
Süresinde ödenmeyen
taksitler
MADDE
19- (1) a) Bu Kanuna göre ödenmesi
gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin,
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik
ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar,
gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte
ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. Süresinde
ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya
bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak
kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her
bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı
ayrı uygulanır.
b) Bu
Kanunun 17 nci maddesinin; onuncu fıkrasının
(b) bendi, onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci ve yirmiüçüncü fıkraları
hükümlerine göre ödenmesi gereken taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi veya
eksik ödenmesi halinde ödenmeyen veya eksik
ödenen taksit tutarlarının bu fıkra hükümlerine göre izleyen taksit ile birlikte
ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanılır.
(2) Bu
Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkralarında
vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların veya taksit tutarının % 10’unu aşmamak
şartıyla 5 liraya (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun
hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(3) Bu
Kanunun 15 inci ve 16 ncı maddeleri ile 17 nci maddesinin yedinci fıkrası hariç
olmak üzere bu Kanun kapsamına giren alacakların birinci fıkrada belirtilen
şekilde tamamen ödenmemiş olması halinde, bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu
fıkrası ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla
borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden
yararlanırlar.
Diğer
hükümler
MADDE
20- (1)
22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal
Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılandırmaları devam
edenler hariç olmak üzere, bu Kanun
kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun
olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep
etmeleri halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil
şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli
sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi
arasında geçen süre için sadece ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanır. Kalan
taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar
hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
(2) Bu
Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan
hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme
zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı
hesaplanmaz.
(3) Bu
Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan
ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir.
(4) 5393
sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi ile 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı
Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan
alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
(5) a) Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları
veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı
olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri
ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği
tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı
merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili
gerektiği halde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin
ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin
verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
c) Bu Kanun
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan
vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca
işlem yapılmaz ve bu kararlar ile idare aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri
ve vekâlet ücreti bulunması halinde bunlar talep
edilemez.
(6) İl özel
idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı
müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz
kuruluşlar hakkında Kanunun 3 üncü
maddesinin dokuzuncu fıkrası
ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri
uygulanmaz.
(7) 5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı
alt bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borç
yapılandırmalarında; bu Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki hakları
saklı kalmak üzere, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin, taksitlendirme
süresini (son taksiti) takip eden ayın sonu aşılmamak kaydıyla ait oldukları
yılın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı
ile birlikte ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(8) Bu Kanunun
ilgili maddelerinde faiz, gecikme faizi, gecikme zammı, gecikme cezası, cezai
faiz gibi fer’i alacaklar yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanması öngörülen tutarın tespitinde, TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının
belirlenmediği dönemler için alacağa ilgili dönemde uygulanan fer’i alacağın
hesaplanmasına esas alınan oranın yarısı dikkate alınır. Bu Kanun hükümlerine
göre ödenecek alacaklara bu Kanunun yayımlandığı ay için uygulanması gereken ÜFE
aylık değişim oranı olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki ay için
belirlenen ÜFE aylık değişim oranı esas alınır.
(9) Bu Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen
vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali halinde, kesilmesi gereken vergi
cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı
süreleri taksit ödeme süresince işlemez.
İade edilmeyecek
alacaklar
MADDE
21- (1) Bu Kanun
kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu
Kanunun 16 ncı maddesi hükmü hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında tahsil edilen
tutarlar ile bu Kanunun 20 nci
maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun
veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak
red ve iadesi yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası
kapsamında olup dava konusu edilen tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme yapılmış olması halinde,
ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde esasa ilişkin olarak hiç karar verilmemiş
veya verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek üzere
mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bu maddeden yararlanılmak
üzere yapılan başvurular ile vergi mahkemesince verilmiş terkin kararları
üzerine red ve iade edilebilir.
BEŞİNCİ
KISIM
Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Hükümler ve Son
Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Değişiklik
Hükümleri
MADDE
22- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20
nci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak 1111 sayılı Askerlik Kanunu,
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı
Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı
Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı
Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda belirtilen
ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim
yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği
takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar
düşer.”
MADDE
23- 31/5/2006 tarihli ve
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan “Bu Kanunun 60
ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) ve (2) numaralı alt
bentlerinin dışında kalan genel sağlık sigortalısının,” ibaresi “5 inci maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci
fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının,” olarak, aynı
bendin (c) alt bendinde yer alan “sigortalı” ibaresi “genel sağlık
sigortalısı” olarak değiştirilmiştir.
MADDE
24- 5510 sayılı Kanunun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve (g) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“b) 5/6/1986 tarihli
ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve
işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek
hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek
öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan
öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci maddeye göre belirlenen
günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar hakkında
ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır. Bu bentte sayılanlar, 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve
bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca
genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.”
“e) Türkiye İş Kurumu
tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine
katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
ile bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca
genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.”
“Bu bent kapsamında
yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe
bağlı sigorta primleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalılık sayılır.”
MADDE
25- 5510 sayılı Kanunun 6
ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan “Kamu idareleri” ibaresi
“Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar” şeklinde
ve “belgeleyenler,” ibaresi “belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte
bulunanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
26- 5510 sayılı Kanunun 7
nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “zorunlu” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.
MADDE
27- 5510 sayılı Kanunun 8
inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt
bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişiler için 7 nci maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından;” ibaresi “4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar
hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişilerden köy
ve mahalle muhtarları için seçildiklerine ilişkin mazbatalarını ilgili seçim
kurulundan aldıkları tarihten, sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin
başladığı tarihten başlayan sigortalılar için vergi mükellefiyeti işleminin
tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince vergi
mükellefinin işe başlama işlemlerinin tekemmül ettirildiği tarihten ve diğerleri
için 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık
başlangıcından;” şeklinde, “esnaf sicil memurluğu” ibaresi “Esnaf ve Sanatkâr
Sicil Müdürlüğü” olarak değiştirilmiştir.
MADDE
28- 5510 sayılı Kanunun 9
uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş; (7), (8), (9) ve (10) numaralı alt bentlerinde yer alan
“tarihten” ibarelerinden sonra gelmek üzere “bir gün öncesinden” ibareleri, (10)
numaralı alt bentten sonra aşağıdaki alt bent ve üçüncü fıkrasının sonuna
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“5) Tarımda kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği
veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına
girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu
tarihten,”
“11) 6132 sayılı
Kanuna tabi jokey ve antrenörler için, lisansları yenilenmeyenlerin lisanslı
oldukları yılın sonundan,”
“Vergi dairelerince
vergi mükellefiyetinin sona erdiğine ilişkin yapılacak bildirimlerde bu süre
vergi mükellefiyeti terk işleminin tesis
tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere vergi
mükellefinin işi bırakma işlemlerinin vergi dairelerince tekemmül ettirildiği
tarihten başlar.”
MADDE 29-
5510 sayılı
Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “sigortalı
kadının isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması
halinde,” ibaresi “sigortalı kadının, erken doğum yapması halinde doğumdan önce
kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma
üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde,” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE
30- 5510 sayılı Kanunun 41
inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent ile aynı fıkraya aşağıdaki
cümle eklenmiş ve dördüncü fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“i) Bu bendin
yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı
Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli
çalıştıkları aylara ait eksik süreleri,”
“(i) bendi kapsamında
borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmiş olması
halinde, genel sağlık sigortası primi ödenmiş bu sürelere ilişkin borçlanma
tutarı % 20 oranı üzerinden hesaplanır.”
“b) Birinci fıkranın
(c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendine, (i) bendine göre borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendine göre,”
MADDE
31- 5510 sayılı Kanunun 45
inci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Bu durumdaki
sigortalıların aylıksız izinli oldukları süreler için prime esas kazanç alt
sınırının altında olmamak kaydıyla aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki prime
esas kazançları üzerinden % 12 oranında genel sağlık sigortası primi
işverenlerince ödenir. Ancak askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne
ayrılanların genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde, bir yıllık süre sınırı
uygulanmaz.”
MADDE 32-
5510 sayılı Kanunun 51
inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “(b) bendi” ibaresi “(a) bendi”,
beşinci fıkrasında yer alan “bu süreler” ibaresi “söz konusu süreler, bu
maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE
33- 5510 sayılı Kanunun 53
üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Sigortalının,” ibaresi “Birinci
fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının,” olarak, birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Sigortalının 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık
statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak
şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık
statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak,
sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte
bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt
sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan
sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu
şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan
haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan
diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden
ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme
talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen
primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin
(4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer
sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda,
(b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu dikkate
alınır.”
MADDE
34- 5510 sayılı Kanunun 60
ıncı maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“4/11/1981 tarihli ve
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa göre üniversitelerde yükseköğrenim gören
yabancı uyruklu öğrenciler, yükseköğrenimlerinin devam ettiği sürelerle sınırlı
olarak birinci fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci fıkrasının
ikinci cümlesindeki şartlar aranmaksızın, 82 nci maddeye göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının 30 günlük tutarı üzerinden kendilerince genel
sağlık sigortası primi ödenmek suretiyle genel sağlık sigortalısı olurlar. Ancak
bunlardan kamu idareleri, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına
faaliyet gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından tam
burs sağlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan kontenjanlar dâhilinde
yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler genel sağlık sigortalısı sayılmaz
ve bunların sağlık giderleri 2547 sayılı Kanunun 46 ncı ve 47 nci maddeleri
çerçevesinde üniversitelerin bütçelerine konulacak ödenekten
karşılanır.
19/3/1969
tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık stajı yapmakta
olanlardan bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan
kişi durumunda olmayanlar staj süresi ile sınırlı olmak üzere genel sağlık
sigortalısı sayılır. Bu şekilde genel sağlık sigortalısı sayılanların genel
sağlık sigortası primleri Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas
günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının % 6'sıdır. Bu primler Türkiye
Barolar Birliği tarafından ödenir.”
MADDE
35- 5510 sayılı Kanunun 61
inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
aynı maddeye beşinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
“f) (g) bendinde
sayılanlar; diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları veya diğer
bentlere göre genel sağlık sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği
tarihten itibaren bu bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve
Kurumca resen tescil edilirler.”
“60 ıncı maddenin
yedinci fıkrası kapsamında sayılanlar yükseköğrenimlerinin başladığı tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve yükseköğrenimlerinin devam
ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki öğrenciler
yüksek öğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren bir ay içerisinde ilgili
üniversitelerce genel sağlık sigortası giriş bildirgesiyle Kuruma
bildirilir.
60 ıncı
maddenin sekizinci fıkrası kapsamında sayılanlar avukatlık stajına başladıkları
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve avukatlık stajları
devam ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki
stajyerler, staja başladıkları tarihten itibaren bir ay içerisinde Türkiye
Barolar Birliğince genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile Kuruma
bildirilir."
MADDE
36- 5510 sayılı Kanunun 67
nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “acil haller” ibaresinden önce gelmek
üzere “trafik kazası halleri,” ibaresi ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş;
dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “zorunlu sigortalılıklarından
sonraki genel sağlık sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına
bakılmaksızın” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve aynı maddeye dördüncü
fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“d) 60 ıncı maddenin
yedinci fıkrasına göre genel sağlık sigortalısı sayılanlar, (c) bendinde sayılan
şartlarla birlikte, bir öğretim dönemine ilişkin genel sağlık sigortası
primlerinin tamamını öğrenim gördükleri üniversitenin öğrenim dönemi başından
itibaren bir ay içinde ödemeleri,”
“4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların 4857 sayılı İş
Kanununun 56 ncı ve 74 üncü maddeleri ile diğer iş kanunlarında ücretsiz izin
sayılan süreler haricinde ayrıca bir takvim yılı içerisinde toplam bir ayı
aşmayan ve işverenlerince belgelendirilen ücretsiz izin sürelerinde genel sağlık
sigortalılıkları devam eder.”
MADDE
37- 5510 sayılı Kanunun 80
inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki
(k) bendi eklenmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “(d) ve (g) bentlerinde”
ibaresi “(d) bendinde” şeklinde, aynı fıkrada yer alan “Ancak, 60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında genel sağlık
sigortalısı sayılmak için müracaat etmekle birlikte,” ibaresi “60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar
için” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“k) Meslek
liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan
öğrenciler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı
çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 82 nci maddeye göre
belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar
ile kursiyerlerin prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime esas
günlük kazanç alt sınırı dikkate alınır. Aday çırak, çırak ve meslekî eğitim
gören öğrencilerin prime esas kazançları ilgili kanunlarında öngörüldüğü şekilde
belirlenir.”
“Şu kadar ki, 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı
sayılanlar için gelir testleri Kurumca sonuçlandırılıncaya kadar 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı prime
esas asgari kazanç tutarı olarak esas alınır. Ancak gelir testi sonucu, aile
içindeki gelirleri asgari ücretin altında kalan genel sağlık sigortalılarının bu
sürelerde gelir testi sonucuna göre ödemeleri gereken tutarların üzerinde
yaptıkları ödemeler herhangi bir faiz uygulanmaksızın iade veya mahsup edilir.”
MADDE
38- 5510 sayılı Kanunun 81
inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde, (ı) bendinde yer
alan “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal
güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar
hakkında uygulanmaz.” cümlesi “Bu bent hükümleri; 21/4/2005 tarihli ve 5335
sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve
kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale
Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası
anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı
Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik
destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında
uygulanmaz.” şeklinde, aynı bentte yer alan “Bu fıkrayla düzenlenen destek
unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler
aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu
durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek
unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.” cümleleri “Bu fıkra ve
diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için
birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.” şeklinde
değiştirilmiştir.
“d) 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için prim oranı, prime esas
kazançlarının % 6’sıdır. Bu prim oranının % 1’i kısa vadeli sigorta kolları, %
5’i genel sağlık sigortası primidir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (e)
bendinde belirtilen kursiyerler için prim oranı, prime esas kazançlarının %
13,5’idir. Bu prim oranının % 1’i kısa vadeli sigorta kolları, % 12,5’i genel
sağlık sigortası primidir.”
MADDE
39- 5510 sayılı Kanunun 82
nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun gereğince
alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt
sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı
ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5
katıdır.”
MADDE
40- 5510 sayılı Kanunun 86
ncı maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi “Kurumca belirlenen
işyerlerinde bu şart aranmaz.” şeklinde değiştirilmiş ve altıncı fıkrası
yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE
41- 5510 sayılı Kanunun 87
nci maddesinin (e) bendinde yer alan “zorunlu” ibareleri madde metninden
çıkarılmıştır.
MADDE
42- 5510 sayılı Kanunun 88
inci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, kamu
idaresine ait işyerinde çalıştırılan sigortalıların iş sözleşmesinin askıda
olduğu sürede 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi
çalışmaları ya da isteğe bağlı sigortalı olmaları halinde bu sigortalılar için
belirtilen şekilde çalıştıkları veya isteğe bağlı sigortalı olarak prim
ödedikleri sürelerle sınırlı olarak ilgili kamu idaresinden genel sağlık
sigortası primi alınmaz.”
MADDE
43- 5510 sayılı Kanunun 90
ıncı maddesinin altıncı fıkrasının ilk cümlesinde geçen “daha önce başlayıp
devam eden nakdi olmayanlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kamu kurum ve
kuruluşları tarafından proje ve faaliyetleri karşılığında kamu kurum ve
kuruluşlarına sağlananlar” ibaresi ve aynı fıkranın birinci cümlesinden sonra
gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Devlet yardımı,
teşvik ve desteklerden; işverenlerin muaccel prim ve idari para cezası borçları
kesilip Kuruma aktarıldıktan sonra, varsa kalan kısmı üzerinden
yararlanılabilir.”
MADDE
44- 5510 sayılı Kanunun 96
ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “üç ay” ibaresi
“yirmidört ay” ve “üç aylık” ibaresi “yirmidört aylık” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE
45- 5510 sayılı Kanunun
102 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “ve 86 ncı
maddesinin altıncı fıkrasında” ibaresi madde metninden çıkarılmış, (i) bendinin
sonuna aşağıdaki cümle ve (k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (l) bendi
eklenmiştir.
“Ancak 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş
göremezlik ödeneği ödemelerinde 100 üncü maddeye istinaden Kurumca işverenlerden
istenilen bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda
yapılmaması halinde sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç
yapılmaması halinde ise sigortalı başına aylık asgari ücretin yarısı
tutarında idari para cezası uygulanır.”
“l) Ek 6 ncı
maddesine göre yapılması gereken bildirim veya kontrol yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi halinde, her bir fiil için asgari ücret tutarında idari para
cezası uygulanır.”
MADDE 46-
5510 sayılı Kanunun 106
ncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “ve 33 üncü”
ibaresi “, 33 üncü ve 35 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 47-
5510 sayılı Kanunun geçici
4 üncü maddesinin onyedinci fıkrasında yer alan “altı ay içerisinde” ibaresi
“30/6/2011 tarihine kadar” şeklinde ve “iki yıl içinde” ibaresi “31/12/2014
tarihine kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
48- 5510 sayılı Kanunun
geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden önceki yurt
dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008
yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci
maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın
gelire karşılık gelen basamağı geçemez.”
MADDE
49- 5510 sayılı Kanunun
geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üç yıl içinde” ve beşinci
fıkrasında yer alan “en geç iki yıl içinde” ibareleri “1/1/2012 tarihine kadar”
şeklinde, beşinci fıkrasında yer alan “iki yıllık süreye” ibaresi “bu süreye”
şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan “Ancak durumlarında değişiklik olduğunda
sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları bu Kanun hükümlerine göre yeniden
belirlenir.” cümlesinden sonra gelmek üzere “Kız çocuklarının durum
değişikliklerinin ortadan kalkması halinde, bu kişiler tekrar ilgili kanunlarına
göre bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır.” cümlesi eklenmiş, onuncu fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“2925 sayılı Tarım
İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalılar ile bunların bu Kanuna
göre bakmakla yükümlü oldukları kimseler, genel sağlık sigortası hükümlerine
göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanma hakkına
sahiptir.”
“4857 sayılı İş
Kanununun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli iş sözleşmesiyle
çalışanlar ile bu Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az
çalışan sigortalıların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30
güne tamamlama yükümlülüğü 1/1/2012 tarihinde başlar.”
MADDE
50- 5510 sayılı Kanunun
geçici 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce,” ibaresi ile “bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aynı
şartlarla bu işleri yaptıkları,” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve “yapmakta
olanların” ibaresi “yaptıkları” şeklinde ve geçici 19 uncu maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 19-
1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre aylık almakta olanlarla 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaları nedeniyle geçici 2 nci
maddeye göre aylık bağlanacaklara aylık bağlamaya esas tüm hizmetleri süresince
on yıl süreyle hastalık sigortası veya sağlık sigortası veya genel sağlık
sigortası primi ödememiş olanlardan, hastalık sigortası, sağlık sigortası ve
genel sağlık sigortası primi kesilmiş olan süreler düşülmek kaydıyla,
aylıklarının % 10’u oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle genel sağlık
sigortası primi kesilir. Ancak, bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan
kesintiler iade edilmez.”
MADDE
51- 5510 sayılı Kanuna
aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.
“Tarım veya orman işlerinde
hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığı
EK MADDE 5- 4 üncü madde
ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci
maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi sigortalılıklarından dolayı bu
kanunlara göre gelir veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlardan; tarım
veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, örneği Kurumca
hazırlanan ve Kurumca belirlenen ilgili muhtarlık, birlik, kuruluş, il veya ilçe
tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip onaylanmış
belgeleri ile talepte bulundukları tarihten itibaren sigortalı
sayılırlar.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılık; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendi dâhil olmak üzere 4 üncü maddeye istinaden sigortalı olarak çalışmaya
başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten, sigortalılıklarını sona erdirme
talebinde bulunanların talep tarihinden, prim borcu bulunanlardan talepte
bulunanların primi ödenmiş son günden, gelir ya da aylık talebinde bulunanların
aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden ve ölen sigortalının ölüm
tarihinden itibaren sona erer.
Bu madde kapsamındaki
sigortalıların 4 üncü madde kapsamında çalışmaları halinde, bu madde
kapsamındaki sigortalılıkları sona erer. 4 üncü madde kapsamındaki çalışmanın
sona ermesi halinde, bu madde kapsamındaki çalışmasının devam etmesi kaydıyla
çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren bu madde kapsamındaki
sigortalılıkları kendiliğinden başlar.
Tarım veya orman işlerinde
hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunlar hakkında bu Kanunun kısa
vadeli sigorta kolları bakımından yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası, uzun vadeli sigorta kolları yönünden malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortası ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
Bu madde hükümlerine tabi
sigortalıların iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlanan
yardımlardan yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az on gün
önce tescil edilmiş olmaları ve sigortalılıklarının sona ermemiş olması, bu
Kanuna göre iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici iş göremezlik
ödeneği ödenmesi veya sürekli iş göremezlik geliri ya da malullük, yaşlılık ve
ölüm sigortalarından aylık bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının ödenmiş olması şartı aranır. İş kazası ve meslek hastalığı halinde
durum, kendilerince veya işverenlerince kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da en
geç üç iş günü içinde bildirilir.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılar, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt ve üst
sınırı arasında olmak kaydıyla sigortalı tarafından belirlenen günlük kazancın
otuz katının % 34,5’i oranında prim öderler. Bunun % 20’si malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları, % 12,5’i genel sağlık sigortası, % 2’si iş kazası ve meslek
hastalıkları sigortası primidir.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, genel sağlık sigortası
hükümlerinden yararlanabilmesi için 67 nci maddede sayılan diğer şartların yanı
sıra sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci
maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri devam
edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun
bulunmaması şarttır.
Bu madde kapsamındaki
sigortalıların primlerinin yılda bir veya birden fazla dönem halinde ödenmesini
ve ödeme tarihlerini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılar ile ilgili olarak bu maddede aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu
Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Kamu idarelerinin tarım
veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalıştırılanlar hakkında bu
madde hükümleri uygulanmaz.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle
düzenlenir.
Bazı kısmi süreli
çalışanların sigortalılıkları
EK MADDE 6 - Ticari
taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma aracı işyerleri ile
4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm
Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya
birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay
içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden
az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30
gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanır.
Bu madde kapsamında
sigorta hak ve yükümlülükleri; kendilerince veya kendilerini çalıştıranlar
tarafından ya da çalışanların üye oldukları meslek odası, birlik veya benzeri
kuruluşlarca bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, birinci
fıkrada belirtilen şekildeki çalışma durumlarının son bulmasından itibaren sona
erer.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılar hakkında; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık
sigortası ve istekleri halinde işsizlik sigortası hükümleri uygulanır.
Bu sigortalılar, 82 nci
maddeye göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında olmak üzere
kendileri tarafından belirlenecek günlük kazancın otuz katının % 32,5’i oranında
prim öderler. Bu prim oranının % 20’si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, %
12,5’i genel sağlık sigortası primidir. İşsizlik sigortasına tabi olmayı
isteyenlerin, sigortalı ve işveren hissesi oranındaki işsizlik sigortası primini
ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödememeleri halinde, o aya ait
işsizlik sigortası primini ödeme hakları düşer.
Bu madde kapsamında
ödenen primler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalılık olarak değerlendirilir. Ancak, ticari taksi ile dolmuş ve
benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarını işleten kişilerin Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendine tabi
olmalarını gerektirecek nitelikte vergi mükellefi olmaları halinde, bu kişiler
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
olurlar.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, genel sağlık sigortası
hükümlerinden yararlanabilmesi için 67 nci maddede sayılan diğer şartların yanı
sıra sağlık hizmeti sunucusuna başvurdukları tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci
maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri devam
edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun
bulunmaması şarttır.
Bu Kanun kapsamında
tam süreli çalışma ile uzun vadeli sigorta kollarına tabi olan sigortalılar ile
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sigortalılar ve kendi
sigortalılıklarından dolayı gelir veya aylık almakta olanlar, birinci fıkrada
belirtilen çalışma durumları nedeniyle ayrıca sigortalı olmazlar.
Kurum, bu madde
kapsamındaki sigortalıların bu Kanunun diğer hükümlerine göre uzun vadeli
sigorta kollarına tabi olma durumlarını dikkate alarak prim ödeme gün sayılarını
ve prim ödeme sürelerini belirlemeye, bu sigortalıları çalıştıranlara ve
çalıştıranların bağlı olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara
Kurumca belirlenecek süre içinde bu sigortalıların işe başlama ve işten
ayrılışlarını bildirmeleri, bu madde veya bu Kanunun uzun vadeli sigorta
kollarını ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında sigortalılık
kontrolünden sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları süre içerisinde
sigortalılıklarının devam edip etmediği ve Kurumca verilecek sigortalılık
belgelerinin periyodik kontrolünü sağlama hususunda zorunluluk getirmeye
yetkilidir.
Bu madde kapsamında
bulunan sigortalıları çalıştıranlar ile çalışanların üye olduğu meslek odası,
birlik veya benzeri kuruluşlara bu madde uyarınca getirilecek bildirim ve
kontrol yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde 102 nci madde uyarınca
idari para cezası uygulanır.
Bu madde kapsamındaki
sigortalılar ile ilgili olarak, bu maddede aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu
Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.”
MADDE
52- 5510 sayılı Kanuna
aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 28-
Geçici 11 inci maddenin altıncı fıkrasında öngörülen yükümlülükler ile 2008 yılı
Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olmak üzere 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin asıl veya ek nitelikteki
aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin yükümlülüklerin yasal süresi içinde
yerine getirilmemiş olması halinde, bu maddede sayılan yükümlülüklerle sınırlı
olarak 102 nci maddede öngörülen idari para cezaları yerine, işyeri bildirgesi
ile belgenin asıl veya ek olma durumuna göre belgede kayıtlı sigortalı başına
uygulanabilecek oran da dikkate alınarak her bir aya ait aylık prim ve hizmet
belgesi için ayrı ayrı olmak üzere asgari ücret tutarında idari para cezası
uygulanır.
Bu madde kapsamına
giren fiiller için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce uygulanmış idari
para cezalarına ilişkin tahsil edilen tutarlar iade ve mahsup
edilmez.
GEÇİCİ MADDE 29- Bu
maddenin yürürlük tarihinden itibaren ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeler
kapsamındaki sigortalılardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için 82 nci
maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının on sekiz katı
üzerinden başlanılarak, takip eden her yıl için bir puan artırılmak suretiyle
otuz katını geçmemek üzere prim alınır.
1/5/2008 ila 30/9/2008
tarihleri arasında 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalı olanlar hakkında da bu
maddenin yürürlük tarihinden itibaren birinci fıkra ile ek 5 inci madde
hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 30-
1/10/2008 ila bu maddenin yayımı tarihine kadarki sürede geçici 12 nci
maddenin beşinci fıkrası uyarınca 18 yaşını doldurmamış çocuklarından dolayı
tescil süreci başlatılanların kendileri ile 18 yaşını doldurmamış çocukları
hariç bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tescil tarihine kadarki genel sağlık
giderlerine ilişkin fatura tutarları Kurumca ödenir. Bu maddenin yayımlandığı
tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup
edilmez.
1/10/2008 ila
31/12/2011 tarihleri arasında, geçici 12 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca
tescili yapılanların sağlık hizmet sunucusuna başvuru tarihinden Kurumca tescil
edildikleri tarihe kadarki sürede 18 yaşını doldurmamış çocukları adına
düzenlenen genel sağlık giderlerine ilişkin fatura tutarları Hazineden
karşılanmak üzere Kurumca ödenir.
GEÇİCİ MADDE 31-
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim
kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve
usta öğretici olarak çalıştırılanlar, bu durumlarını milli eğitim il veya ilçe
müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden
önceki bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerini 41
inci madde esaslarına göre kendileri veya hak sahipleri borçlanabilirler.
Borçlanılan bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalılık süresi sayılır.
GEÇİCİ MADDE 32- Bu
Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca genel sağlık sigortalısı
sayılan yabancı uyruklu öğrencilerden yükseköğrenimleri, aynı maddenin sekizinci fıkrası
uyarınca avukatlık stajına başlayanlardan stajyerlikleri anılan fıkraların yürürlüğe girdiği
tarihten önce başlamış olanların genel sağlık sigortalılıkları söz konusu
fıkraların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar ve yabancı uyruklu
öğrenciler ilgili üniversitelerce,
stajyerler Türkiye Barolar Birliğince bu tarihten itibaren bir ay içerisinde genel sağlık
sigortası giriş bildirgesiyle Kuruma bildirilir.
GEÇİCİ MADDE 33-
Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi
itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten
öncesi için uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 34- 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı ve
hak sahiplerine;
a) 2011 yılı başından
önce bağlanmış gelir ve aylık tutarları, dosya bazında ödenmesi gereken miktar
esas alınmak kaydıyla;
1) 2011 yılı Ocak
ödeme döneminden geçerli olmak üzere 60 TL tutarında artırılır. Ancak bu artış
tutarının, gelir ve aylıkların % 4 oranında artırılması halinde gerçekleşecek
artış tutarından az olması halinde % 4 oranında artırılarak ödenir.
2) 2011 yılı Temmuz
ödeme döneminden geçerli olmak üzere % 4 oranında artırılarak ödenir.
b) 2011 yılında
bağlanacak malullük, yaşlılık veya ölüm aylıklarının 27 nci, 29 uncu, 33 üncü ve
geçici 2 nci maddelere göre 2011 yılı Ocak ayı itibarıyla hesaplanan aylık
tutarları, (a) bendinde belirtilen şekilde artırılarak ödenir.
c) İş kazaları ile
meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan gelirlere esas günlük kazanç
hesabına giren;
1) Son takvim ayı
2011 yılının birinci yarısına ait olanlara bağlanacak gelirler birinci fıkranın
(a) bendinin (l) numaralı alt bendine göre,
2) Son takvim ayı
2011 yılının ikinci yarısına ait olanlara bağlanacak gelirler sadece birinci
fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendine göre,
artırılarak ödenir.
d) Birinci fıkranın
(a) bendinin (1) numaralı alt bendine göre yapılacak artış tutarı;
1) İş kazaları ve
meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara,
gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında,
2) Ölüm dosyalarında hak
sahiplerinin hisseleri oranında,
3) Yabancı ülkelerle
akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara,
ülkemiz mevzuatına tabi olarak geçen prim ödeme gün sayılarının, sosyal güvenlik
sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısına olan oranına
göre,
uygulanır.
e) Birinci fıkranın
(a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen şekilde artırılan gelir ve aylıklar, 2011
yılında bu maddede belirtilen artışlar dışında 55 inci maddeye göre ayrıca
artırılmaz.
GEÇİCİ MADDE 35- Bu Kanunun 8 inci
maddesinin üçüncü fıkrasında ve 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilenler için aynı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
yükümlülükler ile 11 inci maddesinin altıncı fıkrasında
belirtilen yükümlülüklerden bu maddenin yürürlük tarihine kadar yerine
getirilmiş olanları, yasal süresinde yerine getirilmiş sayılır ve idari para
cezası uygulanmaz. Bu yükümlükler için daha önce uygulanan idari para cezaları,
kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın terkin edilir, ancak tahsil edilmiş
tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez.
GEÇİCİ MADDE 36- 13/5/1971 tarihli
ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin
görev alanına giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenlerin,
gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri için kendilerinin ya da hak
sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren
altı ay içerisinde talepte bulunması kaydıyla, gözaltında veya tutuklulukta
geçen süreleri, talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük
kazanç alt sınırının % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerinin; bu
durumlarından dolayı dava açıp tazminat alanların borcun tebliğ tarihinden
itibaren altı ay içerisinde kendilerince veya hak sahiplerince, tazminat almamış
olanların ise Hazinece ödenmesi suretiyle borçlandırılır. Bu şekilde borçlanılan
süreler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında prim
ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir. Ancak, sigortalılık başlangıç
tarihinden önceki borçlanılan süreler sigortalılık başlangıç tarihini geriye
götürmez.
5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta
iken 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin
görev alanına giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenlerin,
herhangi bir nedenle hizmet sayılmayan gözaltında veya tutuklulukta geçen
süreleri, kendileri veya hak sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek bu
maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde talepte bulunması
kaydıyla, gözaltına alındığı veya tutuklandığı tarihteki emeklilik keseneğine
esas aylık derece ve kademesinin talep tarihindeki katsayılar ve emeklilik
keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık
oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak borçlanma tutarının altı ay
içerisinde kendilerince veya hak sahiplerince ödenmesi halinde hizmet sürelerine
eklenir. Borçlanılan süreler 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesine göre
yaş tespitinde dikkate alınmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihe kadar, kendi sigortalılıklarından dolayı sosyal güvenlik kanunlarına göre
gelir veya aylık bağlanmış olanlar ile birinci ve ikinci fıkra kapsamında
sayılan söz konusu süreleri herhangi bir şekilde sigortalılık hizmeti olarak
değerlendirilmiş olanlar bu madde uyarınca borçlanamazlar. Sosyal güvenlik
kanunlarına göre gelir veya aylık bağlanmayan ya da toptan ödeme yapılmak
suretiyle hizmetleri tasfiye edilenlerden borçlanacakları bu süreler ile
birlikte emekli veya yaşlılık aylığına veya gelire hak kazanacak olanlara,
geçmişe yönelik aylık ve farkı ödenmez. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası
kapsamında borçlandırılan süreler emekli ikramiyesi hesabında dikkate
alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.”
MADDE 53-
17/7/1964 tarihli ve
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
“Birinci fıkranın (b)
bendinin uygulanmasında, yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt
sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırması esas alınır. Ancak, gelir
ve aylıkların artırılmasında 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların
artırımına ilişkin hükümler devir tarihine kadar uygulanmaz. 5510 sayılı Kanunun
geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan sınırlama dâhilinde
sandıkların kuruluş senetlerinde yer alan hükümler ve sandıkların uygulamaları
saklıdır. Bu hüküm, yürürlüğe girdiği tarihten önceki artışlarda ve görülmekte
olan davalar hakkında da uygulanır.”
MADDE 54-
13/10/1983
tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 8 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinin son üç paragrafı yürürlükten
kaldırılmıştır.
MADDE
55- 2918 sayılı
Kanunun 20 nci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“1. Tescili
zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme
tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesi
hâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgili trafik tescil
kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya
kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine
başvurmak,”
MADDE
56- 2918 sayılı
Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, ilk
tescili yapılan araçlar için düzenlenen tescile ilişkin geçici belgelerin
geçerlilik süresi içinde, trafik belgesi alma zorunluluğu
aranmaz.”
MADDE
57- 2918 sayılı
Kanunun
22 nci maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
“Birinci
fıkrada sayılanlar dışında kalan bütün araçların tescilleri, araca ait
belgelerin düzenlenmesi, kişiselleştirilmesi, kişiselleştirilen belgelerin
basımı ve ilgililerine elden veya posta aracılığı ile teslimi işlemleri Emniyet
Genel Müdürlüğü veya bağlı trafik tescil kuruluşlarınca yapılır. Emniyet Genel
Müdürlüğü; ilk tescili yapılacak araçların tesciline esas teşkil edecek
işlemleri elektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapmak üzere, elektronik
ortamda oluşturduğu bir ay süre ile geçerli tescile ilişkin geçici belgeyi
basmak ve araç sahibine vermek üzere kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya
özel hukuk tüzel kişilerini yetkilendirebilir. Yetkilendirilen bu gerçek veya
özel hukuk tüzel kişileri, yapacakları işlemleri aralarında düzenleyecekleri
protokol çerçevesinde başka gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine de
yaptırabilirler. Araca ait kişiselleştirilen belgelerin basımı ve ilgililerine
elden veya posta yoluyla teslimi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen
kamu kurum veya kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine de yaptırılabilir.
Bu işlemlerin yapılmasına dair usûl ve esaslar yönetmelikte
belirlenir.
Tescil
belgesinin bir ay içinde teslim edilememesi hâlinde, buna ilişkin olarak araç
sahibine sorumluluk yüklenemez.
Genel
hükümlerden kaynaklanan sorumlulukları saklı kalmak üzere, ikinci fıkra hükmüne
göre yetkilendirilmiş gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine, belirlenen usûl
ve esaslara aykırı hareket etmeleri halinde tespitin yapıldığı yerin mülki amiri
veya bu konu ile ilgili olarak yetkilendireceği trafik tescil birim amiri
tarafından on bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Tescile
ilişkin geçici belge, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında resmî belge
sayılır.”
MADDE
58- 2918 sayılı
Kanunun
91 inci maddesinin dördüncü fıkrası
yürürlükten kaldırılmış ve altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Yabancı
plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenecek
usul ve esaslara göre Türkiye'de geçerli sigortaları yoksa bunlar için zorunlu
mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında
yapılır.”
MADDE 59-
2918 sayılı Kanunun 98
inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sağlık hizmet
bedellerinin ödenmesi:
MADDE 98- Trafik
kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel
sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin
sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
karşılanır.
Trafik kazalarına
sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan
primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak
üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca
sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın
tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık
Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından
Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri
için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta
şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri
sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya
yetkilidir.
Bu madde çerçevesinde
sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde
ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin
ikinci fıkrası uygulanır.
Sigorta şirketleri ve
Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve
ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu
maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal
Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik
kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen
tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık
Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve
Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir.”
MADDE 60-
2918 sayılı Kanuna
aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 16-
Belediyelerce kendi bütçe kaynakları kullanılarak, karayollarında can ve mal
güvenliğini sağlamak, düzenli ve güvenli trafik akışını temin etmek amaçlarına
hizmet etmek üzere kurulmuş veya kurulacak elektronik sistemlerin Emniyet Genel
Müdürlüğünce trafik ihlallerinin tespiti amacıyla kullanılması durumunda, aylık
dönemler halinde yapılan tespitlere dayanılarak düzenlenen trafik idari yaptırım
karar tutanaklarında yer alan trafik idari para cezasının % 30’u oranındaki
tutar, izleyen ayın sonuna kadar Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesinden ilgili
belediyelere sistem kullanımı hizmet bedeli olarak ödenir.
Bu madde kapsamında
hizmetinden yararlanılacak elektronik sistemlerin taşıması gereken teknik
özellikler, kurulması gereken yerler ve belediyelerle yapılacak protokollere
ilişkin diğer şartlar ile maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca (Emniyet Genel Müdürlüğü) müştereken
belirlenir.”
MADDE 61-
5/6/1986 tarihli ve 3308
sayılı Meslekî Eğitim Kanununun 3 üncü maddesinin (j) bendine “orta öğretim
kurumları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve mesleki ve teknik eğitim yapan
yükseköğretim kurumları” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 62-
3308 sayılı Kanunun 18
inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 23 üncü ve 24 üncü maddelerinde
yer alan “yirmi” ibaresi “on” şeklinde, 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer
alan “yirmiden” ibaresi “ondan” şeklinde değiştirilmiş ve 18 inci maddesinin
sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu maddede
belirtilen on personel sayısını beş personele kadar indirmeye Bakanlar Kurulu
yetkilidir.”
MADDE 63-
3308 sayılı Kanunun 24
üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “her ay 18 yaşını bitirenlere ödenen
asgari ücretin 2/3’ü nispetinde” ibaresi “her ay 18 yaşını bitirenlere ödenen
asgari ücretin net tutarının 1/3’ü nispetinde, yirmi ve daha fazla personel
çalıştırılması halinde 2/3’ü nispetinde” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 64-
3308 sayılı Kanunun 25
inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,
dördüncü fıkrasına “Bakanlık” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve mesleki ve
teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin”
ibaresi eklenmiştir.
“Ancak, işletmelerde meslek
eğitimi gören örgün eğitim öğrencilerine, asgari ücretin net tutarının yirmi ve
üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 30’undan, yirmiden az personel
çalıştıran işyerlerinde yüzde 15’inden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari
ücretin yüzde 30’undan aşağı ücret ödenemez.”
MADDE 65-
18/6/1992 tarihli ve 3816
sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek
Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“d) 1/7/1976 tarihli
ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylık bağlanmış olanlar
hariç olmak üzere yeşil kart verilen kişilerden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi veya (b) bendinin (2) ve (4) numaralı
alt bentlerine tabi sigortalı olarak çalışan ve bu çalışmalarından dolayı genel
sağlık sigortası kapsamında olanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları
kişilerin, 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası kapsamında sağlık
hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanma tarihinden sağlık hizmetlerinden
yararlanma şartlarının sona erdiği tarihe kadar bu çalışmalardan dolayı elde
edecekleri gelirlerine bakılmaksızın yeşil kartları askıya alınır. Bu kişilerin
yeşil kartları 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası sağlık
hizmetlerinden yararlanma hakkının sona erdiği tarihi takip eden gün itibariyle
başvuru veya başka bir işleme gerek olmaksızın aktif hale getirilir. Aynı hanede
bulunmakla birlikte bakmakla yükümlü olunan kişiler dışında kalan kişilerin
yeşil kart hak sahipliği devam eder ve bu hak sahipliğinin sürdürülmesinde bu
bent kapsamındaki çalışmalardan elde edilecek gelirler dikkate alınmaz. Yeşil
kartları askıya alınanlardan 5510 sayılı Kanuna göre bakmakla yükümlü olunan
kişi sıfatını yitirenlerin ise bu bent kapsamındaki çalışmalardan elde edilecek
gelirler dikkate alınmaksızın yeşil kartları aktif hale getirilir. Ayrıca, 5510
sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında
sayılanlar ile kamu kaynaklı meslek edindirme kurslarına katılanların kurs
sürelerince yeşil kartları devam eder.”
MADDE 66-
1/7/1976 tarihli ve
2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer alan
“ödenen aylıklar % 50 fazlasıyla geri alındığı gibi,” ibaresi “ödenen aylıklar
ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumunca her ay için
belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınır ve” olarak
değiştirilmiştir.
MADDE 67-
2022 sayılı Kanuna
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir
“GEÇİCİ MADDE 2- Bu
maddenin yayımı tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde talepte bulunan ve
sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından
ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun
herhangi bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte
kazanma gücünü en az % 15 kaybettiğine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca
meslek hastalıkları tespit hükümleri çerçevesinde karar verilen kişilere, bu
maddede belirtilen şartları sağlamaları halinde aşağıda belirtilen esaslara göre
Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanır.
Meslekte kazanma
gücünü;
a) % 15 ila % 34 arasında
kaybedenlere 7000,
b) % 35 ila % 54 arasında
kaybedenlere 8000,
c) % 55 ve üzerinde kaybedenlere
9000,
gösterge rakamının her yıl bütçe
kanunu ile tespit edilecek aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan tutarda
aylık bağlanır.
Yukarıda belirtilen şartlara göre
aylık almakta iken ölen silikozis hastasının; 5510 sayılı Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının; (a), (b) ve (e) bentleri hariç olmak üzere, 5510
sayılı Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayan;
a) Dul eşine % 50'si, bu madde
kapsamında aylık alan çocuğu bulunmayan dul eşine % 75'i,
b)
Çocuklarından;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim
görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan
ve evli olmayan veya,
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık
Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu
anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsan evli
olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının,
her birine %
25'i,
oranında aylığın tamamı dağıtılacak
şekilde aylık bağlanır. Eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı silikozis
hastasına bağlanan aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için
gerekirse eş ve çocukların aylıklarından orantılı olarak indirimler
yapılır.
Eş ve çocukların aylıkları yukarıda
belirtilen koşulların ortadan kalkması halinde kesilir.
Bu maddeye göre tarafına aylık
bağlanan silikozis hastası ile eş ve çocuklarının tedavi giderleri, 18/6/1992
tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin
Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre, Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen aile içindeki kişi başına düşen gelir
payına bakılmaksızın yeşil kart verilerek karşılanır.
Bu maddeye göre aylık alanların
5510 sayılı Kanuna göre çalışmaya veya sosyal güvenlik kurumlarından ya da
yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun gelir
veya aylık almaya başlamaları halinde aylıkları kesilir.”
MADDE
68- 25/8/1999 tarihli ve
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer
alan “dayalı olarak çalışan sigortalıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “,
4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlardan 5510 sayılı
Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik sigortası primi
ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ile aynı Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamındaki
sigortalıları” ibaresi eklenmiştir.
MADDE
69- 4447 sayılı Kanunun 48
inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ayrıca Fonun bir
önceki yıl prim gelirlerinin % 30’u; işgücünün istihdam edilebilirliğini
artırmak, çalışanların vasıflarını yükselterek işsizlik riskini azaltmak ve
teknolojik gelişmeler nedeniyle işsiz kalması beklenenlerin başka alanlara
yönlendirilmesini sağlamak, istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler almak ve
uygulamak, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri temin etmek, işgücü
piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapmak amacıyla kullanılabilir. Bu
oranı % 50’ye kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ancak, işsizlik
ödeneğinden yararlanmakta olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate
alınmaz. Bu fıkraya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.”
MADDE
70- 4447 sayılı Kanunun 49
uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“İsteğe bağlı
sigortalılardan işsizlik sigortası primini ödeyenlerden ise % 1 sigortalı ve % 2
işveren payı alınır.”
MADDE
71- 4447 sayılı Kanunun 51
inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, hizmet akitlerinin sona
ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp
işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde
prim ödeyerek sürekli çalışmış” ibaresi “ve bu Kanunda yer alan prim ödeme
koşullarını sağlamış” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
72- 4447 sayılı Kanunun 52
nci maddesinin son fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, işsizlik
sigortası ödeneğinden faydalanırken aynı zamanda gelir getirici bir işte çalışan
sigortalıların tespitinin yapılmasında, sosyal güvenlik denetmenleri ve sosyal
güvenlik kontrol memurları da görevlendirilebilir.”
MADDE
73- 4447 sayılı Kanunun ek
2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- Genel
ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki
haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya
işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde,
işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.
Bu Kanuna göre
sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa
çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa
toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun
belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir.
Kısa çalışma halinde
İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma
ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası
hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.
Günlük kısa çalışma
ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak
hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa
çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için
uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez. Kısa çalışma
ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık
hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen
esaslar çerçevesinde yürütülür. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler
başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden
düşülür.
Zorlayıcı sebeplerle
kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 sayılı
Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı
maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.
Bu maddede yer alan
kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden
mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşverenin hatalı
bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile
birlikte işverenden tahsil edilir.”
MADDE
74- 4447 sayılı Kanunun
geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve aynı maddenin
beşinci fıkrası ile geçici 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve
aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve Kanuna aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ
MADDE 10- 31/12/2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli
olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince
işe alınan ve fiilen çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya
ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı
sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden
bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave
olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510
sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen
prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren
hisselerine ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası
Fonundan karşılanır.
Bu maddede
belirtilen destek unsuru;
a) 18
yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük
kadınlardan;
1) Mesleki
yeterlik belgesi sahipleri için kırksekiz ay süreyle,
2) Mesleki
ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca
düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için otuzaltı ay süreyle,
3) (1) ve
(2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve niteliklere sahip olmayanlar için
yirmidört ay süreyle,
b) 29
yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde
sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için yirmidört ay süreyle,
c) (a) ve
(b) bentleri kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından
işe alınmaları halinde ilave olarak altı ay süreyle,
ç) 5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışmakta iken, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlik
belgesi alanlar veya mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi
bitirenler için oniki ay süreyle,
d) 18
yaşından büyüklerden bu fıkranın (a), (b) ve (ç) bentlerine girmeyenlerin
Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde altı ay
süreyle,
uygulanır.
Bu maddede
sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek unsurundan yararlanabilmek için
sigortalıların sahip oldukları mesleki yeterlik, mesleki ve teknik eğitim veren
orta veya yüksek öğretim kurumları veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü
yetiştirme kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da alanlarda işe
alınmaları ve/veya çalışıyor olmaları gerekir.
Bu maddeyle
sağlanan destek unsurundan aynı sigortalı için bir kez yararlanılabilir.
Sigortalı, destek süresini tamamlamadan işsiz kalması halinde, kalan süreden
yeniden yararlanamaz. Ancak ikinci fıkranın (a) bendi kapsamına girenlerin, aynı
bent kapsamında yeniden işe alınmaları ve (1) veya (2) numaralı alt bentlerde
sayılan belge ve nitelikleri bu dönemde temin etmeleri halinde destekten yeniden
yararlanabilirler. Bu durumda ilk yararlanma süresi, ikincisinden düşülür ve
toplam yararlanma süresi en son yararlanılan destek için maddede öngörülen
süreyi aşamaz.
İşveren hissesine ait
primlerin Fondan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili olarak; 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet
belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi,
sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden
tutarını yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı
işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara
ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
Sosyal Güvenlik
Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve
gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve
taksitlendirilmiş veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden
yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden
yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu fıkra hükmünden yararlanmasına
engel teşkil etmez.
Bu madde hükümleri;
21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası
kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886
sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım
işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin
işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında
çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
5510 sayılı Kanun
gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı
olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle
sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz.
Bu maddeyle sağlanan
destek unsuru, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı)
bendi uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait
oranı üzerinden, bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak
uygulanır.
Bu maddede düzenlenen
teşvik, 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunanlarla aynı şartlarda olmak üzere 506
sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi
personeli için de uygulanır.
Fondan karşılanan
prim tutarları, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet
unsuru olarak dikkate alınmaz.
Bakanlar Kurulu, bu
maddenin uygulanma süresini 2015 yılından itibaren beş yıla kadar uzatmaya
yetkilidir.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından
belirlenir.”
MADDE
75- 27/2/2003 tarihli ve
4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 20 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- Bu Kanun
kapsamına giren yabancıların ve işverenlerin bu Kanundan doğan yükümlülüklerini
yerine getirip getirmedikleri Bakanlık iş müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu
müfettişleri tarafından denetlenir. Bu Kanun gereğince yapılacak teftiş, denetim
ve soruşturmalar 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununda yer alan teftiş,
denetim ve soruşturma hükümlerine göre yapılır ve bu hükümlere göre ilgili
yaptırımlar uygulanır.
Genel ve özel bütçeli
idarelerin teftiş ve denetim elemanları ile kolluk kuvvetlerinin kendi
mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü denetim, inceleme ve
kontrol sırasında yabancı çalıştıran işverenler ile yabancıların bu Kanundan
doğan yükümlülükleri yerine getirmediklerini tespit etmeleri halinde, durum
Bakanlığa bildirilir.
Birinci fıkraya göre
yapılan denetimler ve ikinci fıkraya göre yapılan bildirimler üzerine Bakanlık
bölge müdürünce, gönderilen tutanaklara ve denetim raporlarına göre bu Kanunda
yer alan idari yaptırımlar uygulanır.”
MADDE 76-
22/5/2003 tarihli ve
4857 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“Kadın işçinin erken
doğum yapması halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler,
doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır.”
MADDE
77- 4857 sayılı Kanunun 91
inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“30/1/1950 tarihli
ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 10 uncu maddesine istinaden iş
sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden
doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir.”
MADDE
78- 4857 sayılı Kanunun 92
nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Teftiş, denetleme ve
incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka
kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi
şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman
gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek
ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için
kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini
geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
Çalışma hayatını
izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini
incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi
kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen
raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı
taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş
mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre
kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm
altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez.”
MADDE
79- 4857 sayılı Kanunun
108 inci maddesinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“101 inci ve 106 ncı
maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il
müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak
idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş
Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir.”
MADDE 80- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “ve
Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden” ibaresi “Özelleştirme
İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından
ihraç edilen kira sertifikalarından” şeklinde
değiştirilmiştir.
DEVAMI
|