|
|
|
BAZI
ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA
6111 SAYILI
KANUN GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO:
1) 
|
|
12
Mart 2011 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
27872 (Mükerrer)
Maliye Bakanlığından:
BAZI
ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA
6111 SAYILI
KANUN GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO:
1)
6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması
ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 25/2/2011
tarihli ve 1. Mükerrer 27857 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanmış ve Kanunun bazı alacakların yeniden
yapılandırılmasına ilişkin hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
Beş kısımdan oluşan
6111
sayılı Kanunun; Birinci Kısmında genel hükümler, İkinci Kısmında Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il
özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme
alacakları ile
belediyelerin ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin bazı
alacaklarına ilişkin
hükümler (birinci
bölümünde tahsilatın hızlandırılmasına ilişkin hükümler, ikinci bölümünde
inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler, üçüncü bölümünde matrah ve
vergi artırımı, dördüncü bölümünde stok beyanları), Üçüncü Kısmında Sosyal
Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacaklara ilişkin
hükümler, Dördüncü Kısmında çeşitli ve ortak hükümler yer almakta olup, Beşinci
Kısmında ise bazı
kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin hükümler ve son hükümlere yer
verilmiştir.
Bu
Tebliğ ile 6111 sayılı Kanunun 168
inci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden Kanunun; Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü
Kısımlarında yer alan Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen
amme alacakları ile il özel idareleri ve belediyelere ait alacaklara ilişkin
hükümlerin uygulamasına dair usul ve esaslar
belirlenmiştir.
I- KAPSAM VE TANIMLAR
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde kapsama giren
alacaklar, alacaklı idareler itibarıyla
belirlenmiştir.
Kanun
kapsamında alacakları yeniden yapılandırılan idareler;
- Maliye
Bakanlığı,
- Gümrük
Müsteşarlığı,
- Sosyal
Güvenlik Kurumu,
- İl özel
idareleri,
-
Belediyeler (Büyükşehir belediyeleri dahil),
-
Büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleridir.
Aynı maddenin birinci fıkrasının
(h) bendinde yer alan ve 6111 sayılı Kanunun ilgili bölümlerinde geçen diğer
alacaklar hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanacağından, ilgili bölümlerde
geçen alacaklı idarelerce de bu Kanun hükümleri uygulanacaktır.
A- MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI
TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI
6111 sayılı
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde; Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından Kanun
kapsamına alınan alacaklar düzenlenmiştir. Bu hükümler çerçevesinde Kanun
kapsamına giren alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.
1- Alacağın Türü ve
Dönemi
a) 213
Sayılı Vergi Usul Kanunu Açısından;
(1) Alacağın
türü;
6111 sayılı
Kanunun kapsamına, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına
giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme
zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.
Kanunun 1 inci maddesinin
ikinci fıkrasının (a) bendinde vergi tabirinin, 213 sayılı Kanun kapsamına giren
vergi, resim, harç ve fon payı ile eğitime katkı payını ifade ettiği hükme
bağlanmıştır. Bu nedenle 6111 sayılı Kanunun kapsamına vergi tabirine dahil
olan tüm alacaklar girmekte olup bu Tebliğde de kapsama giren bu alacaklar vergi
tabiri ile ifade edilmiştir.
(2) Alacağın
dönemleri;
Kanun kapsamına giren vergiler,
vergilendirme dönemleri itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.
i) 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.
Buna ilişkin açıklamalar
aşağıda yer almaktadır.
- Vergilendirme dönemi 15 gün
olan mükellefiyetler;
Vergilendirme döneminin bitim
tarihi ve beyanname/bildirim verme süresinin son günü Aralık/2010 ayı ve
öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Aralık/2010
ayına rastlamakla beraber beyanname/bildirim verme süresinin son günü Ocak/2011
ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.
Örneğin 1-15 Aralık 2010
vergilendirme dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim
vergisinin vergilendirme döneminin bitim tarihi ile beyanname verme süresinin
son günü Aralık/2010 ayına rastladığından kapsama girmekte, 16-31 Aralık 2010
vergilendirme dönemi ise dönemin bitim tarihi Aralık/2010 ayında olmakla
birlikte beyanname verme süresi Ocak/2011 ayına sirayet ettiğinden kapsama
girmemektedir.
Aynı şekilde, 1-15 Aralık 2010 tarihleri arasında
noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati
bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama
girmekte, buna karşılık 16-31 Aralık 2010 dönemine ilişkin olanlar kapsama
girmemektedir.
- Vergilendirme dönemi
aylık olarak belirlenen
mükellefiyetler;
Kasım/2010 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler
kapsama girmekte, Aralık/2010 vergilendirme dönemi ise kapsama
girmemektedir.
-
Vergilendirme dönemi 3 aylık
olarak belirlenen mükellefiyetler;
Vergilendirme döneminin
bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Aralık/2010 ayı ve öncesine
rastlayan dönemler kapsama girmekte, Aralık/2010 ayından sonraya rastlayanlar
kapsama girmemektedir.
Örneğin; 2010 takvim yılına ilişkin gelir ve kurumlar vergisine
mahsuben ödenmesi gereken geçici vergilerin 1, 2 ve 3 üncü dönemleri kapsama
girmekte, 4 üncü dönemi ise kapsama girmemektedir.
Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflere ilişkin
geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve beyanname verme süresi 31/12/2010
tarihi ve bu tarihten önce olan dönemler kapsama
girmektedir.
7-8-9/2010 dönemi (3 aylık)
gelir stopaj vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmekte, 10-11-12/2010
dönemine (3 aylık) ilişkin gelir stopaj vergisi ve katma değer vergisinin dönemi
Aralık/2010 itibarıyla sonlanmakla birlikte beyanname verme süreleri Ocak/2011
ayına rastladığından kapsama girmemektedir.
- Yıllık beyanname ile beyan edilen
gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri;
Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, 2009
takvim yılı ve önceki yıllara ilişkin vergilendirme dönemleri kapsama girmekte,
2010 takvim yılına ilişkin vergilendirme dönemi ise kapsama
girmemektedir.
Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından,
özel hesap döneminin kapandığı tarih ve beyanname verme süresinin son günü 31/12/2010 tarihi ve bu tarihten önce
olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama
girmemektedir.
2010 yılı kıst dönemlerine ilişkin olup vergi mevzuatı
gereği 2010 yılı içerisinde verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannamelerinden, beyanname verme süresinin son günü 31/12/2010 tarihi ve bu
tarihten önce olanlar kapsama girmektedir. Aynı şekilde, tasfiye dönemine
ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi
31/12/2010 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir.
- Veraset ve intikal vergisi
mükellefiyetleri;
Bu vergi türünde, beyanname
verme süresinin son günü 31/12/2010 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama
girmektedir.
- Harç mükellefiyetleri;
2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre
alınan harçlar genel olarak işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk
ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun
hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmektedir.
492 sayılı Kanuna göre genellikle gayrimenkullerin
devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi gereken harç tutarı ile ilgili
olarak devir ve iktisap tarihinden sonra
tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 31/12/2010 tarihi ve bu
tarihten önce gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle, tarh edilip
kesinleşmiş bulunan ya da ihtilaflı olan alacaklar ile Kanunun yayımlandığı
tarihten önce inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler Kanunun kapsamına
girmektedir. Aynı şekilde 31/12/2010 tarihi ve bu tarihten önce gerçekleştirilen
devir ve iktisap işlemleri nedeniyle Kanunun 5 inci maddesi kapsamında beyanda
bulunulması da mümkündür.
Diğer taraftan, 492 sayılı Kanunun 5838 sayılı Kanun
ile değişmeden önceki (4) sayılı Tarifesinin I-13/a bendi uyarınca Arsa ve Arazi
Üzerine Yeniden İnşa Olunacak Bina ve Sair Tesisler İçin Harç Beyannamesine (2
No.lu) dayalı olarak tarh edilmiş olup, 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ihtilaflı olan ya da kesinleşmiş bulunan tapu harçları da 6111 sayılı
Kanun kapsamına girmektedir.
492 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca tahsili
gereken karar ve ilam harçlarından vadesi 31/12/2010 tarihi ve bu tarihten önce
olanlar ile aynı Kanuna bağlı (8) sayılı Tarife uyarınca tahsil edilen yıllık
harçlardan vadesi 31/12/2010 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama
girmektedir.
- Ücretlilerde vergi indirimi ve asgari
geçim indirimi;
Ücretlilerde vergi indirimi veya asgari
geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya işverenler adına tarh ve tahakkuk
ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar da 6111 sayılı Kanun
kapsamındadır. Bu alacaklar için de 31/12/2010 tarihi esas alınacak, aylık ya da
üç aylık vergilendirme dönemleri için yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde
Kanun kapsamına girip girmediği tespit edilecektir.
ii) 2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden
(bu tarih dahil) önce tahakkuk eden
vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun
kapsamındadır.
Buna göre;
2010 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmiş
sayılan motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun
kapsamına girmektedir.
18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar
Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk
defa kayıt ve tescil edilen taşıtlara ilişkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı
tarih 31/12/2010 tarihi veya bu tarihten önce olanlar Kanun kapsamına girmekte,
bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.
2010 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi
gereken motorlu taşıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 31/12/2010 tarihine
kadar tahakkuk edenler kapsama girmekte, bu tarihten sonra tahakkuk edenler ise
kapsama girmemektedir.
iii) 31/12/2010 tarihinden (bu
tarih dahil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan
vergi cezaları Kanun kapsamındadır.
Buna göre; vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce
yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla; kesinleştiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş, dava
açılmış veya dava açma süresi geçmemiş ya da tespit edildiği halde ceza
ihbarnameleri düzenlenmemiş veya düzenlendiği halde tebliğ edilmemiş olanlar
kapsam dahilindedir.
Örneğin; Kasım/2010 dönemine
ait olup 31/12/2010 tarihi saat 00:00’a kadar elektronik ortamda verilmesi
gereken mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu (Form Ba) ile mal ve hizmet satışlarına
ilişkin bildirim formunun (Form Bs) bu tarihte verilmemesine ilişkin tespitler
en erken bu tarihin bittiği 00:00 saatinden sonra dolayısıyla 1/1/2011 tarihinde
yapılabileceğinden, bu tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi
cezaları Kanun kapsamına girmemektedir. Kasım/2010 döneminden önceki dönemlere
ait söz konusu bildirimler nedeniyle kesilecek cezalar ise Kanun kapsamına
girmektedir.
Vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise
verginin ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit
edilecektir.
b) 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Takip Edilen
Alacaklar;
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları Kanun kapsamına
alınmıştır.
Ancak, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen;
- Adli ve idari
para cezaları (Kanun kapsamına girenler hariç),
- 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa
istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı,
- Mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa
istinaden alınan şeker fiyat farkı,
- Mülga 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma
Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının
Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt
fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı,
- 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa
istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu,
- 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye
istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet
payları,
6111 sayılı Kanunun kapsamı dışında tutulmuştur.
c) Kapsama
Giren İdari Para Cezaları;
Kanun
kapsamına;
- 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu,
- Mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları
Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun,
- 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi
Kanunu,
- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu,
- 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile
Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun,
- 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun,
- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma
Kanunu,
- 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri
Kanunu,
- 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun,
hükümlerine göre 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen idari para cezaları
girmektedir.
6111 sayılı Kanun hükümlerine göre, söz konusu idari
para cezalarından, 31/12/2010 tarihinden
(bu tarih dahil) önce verilen ve
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kesinleştiği halde ödenmemiş
veya ödeme süresi geçmemiş ya da dava açılmış veya dava açma süresi geçmemiş
olanlar kapsam dahilindedir. 31/12/2010 tarihinden önce verilmekle birlikte 6111
sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş idari
yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanunun kapsamına
girmemektedir.
Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin
birinci fıkrasının uygulamasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin izleyen
bölümlerinde yer aldığından bu bölümde ayrıca açıklama
yapılmamıştır.
d) Stok Beyanları
6111
sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde “ğ) İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda
yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer aldığı halde
işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar
beyanı,” hükmüne yer verilerek stok
beyanı ile ilgili düzenlemeler Kanun kapsamına alınmış ve Kanunun İkinci Kısım
Dördüncü Bölümünde de konuya ilişkin hükümlere yer
verilmiştir.
B- İL ÖZEL İDARELERİNCE TAKİP
EDİLEN AMME ALACAKLARI
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi gereğince il özel idarelerinin vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce
olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i
amme alacakları Kanunun kapsamına
girmektedir.
Ancak, aynı bent ile il özel
idarelerinin, idari para cezası ve 3213
sayılı Kanundan kaynaklanan özel idare payı alacakları Kanun kapsamı dışında
tutulmuştur.
C- BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN
ALACAKLAR
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendi ile belediyelerin anılan Kanun kapsamına giren alacakları
sayılmış olup bu alacaklar aşağıda belirtilmiştir.
1- 213
sayılı Kanun kapsamına giren alacaklar;
a) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları,
b) 2010 yılına
ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
kapsama
girmektedir.
Belediyelerin 213 sayılı Kanun
kapsamına giren alacaklarının dönemleri bu Tebliğin (I/A-1-a) bölümünde
açıklandığı şekilde tespit edilecektir.
Örneğin, Kasım/2010 dönemine
ait ilan ve reklam vergisi kapsama girmekte, Aralık/2010 dönemine ait ilan ve
reklam vergisi ise beyannamenin Ocak/2011 ayında verilmesi gerektiğinden kapsama
girmemektedir. Aynı şekilde, Kasım/2010 dönemine ait haberleşme vergisi kapsama
girmekte, Aralık/2010 dönemine ait haberleşme vergisi ise kapsama
girmemektedir.
Belediyelerce 2010
yılına ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce tahakkuk ettirilen vergi ve bunlara bağlı
vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamında olduğundan,
2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2010 tarihinden önce tahakkuk etmiş emlak
vergisi, çevre temizlik vergisi, yıllık olarak tahakkuk eden ve 26/5/1981
tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 16 ncı maddesine istinaden
belediye meclislerince taksitle ödenmesi uygun görülen ilan ve reklam vergisi
kapsama girmektedir.
2- 6183
sayılı Kanun kapsamına giren alacaklar;
Belediyelerin (I/C-1) bölümünde açıklanan alacaklarının
yanı sıra, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları da Kanun
kapsamına alınmıştır.
Ancak, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekle
birlikte belediyelerce verilen idari para cezaları ile 2464 sayılı Kanunun mükerrer 97 nci maddesinin (b) fıkrası gereğince
belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren maden
işletmelerince 3213 sayılı Maden Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan paylara
ilaveten belediyelere ödenmesi gereken paylar 6111 sayılı Kanun kapsamı dışında
tutulmuştur.
3-
Belediyelerin ücret alacakları;
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendinin (2) numaralı alt bendinde 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre
tahsili gereken ve vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce
olduğu halde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i
alacaklar da Kanunun kapsamına alınmıştır.
Örneğin, belediyelere ait iş
makinelerinin 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden
kiralanması sebebiyle ödenmesi gereken kira ücretinin vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce ise Kanun
kapsamına girmekte bu tarihten sonra ise girmemektedir.
4-
Belediyelerin su alacakları;
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393
sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve
vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su kullanımından kaynaklanan
alacakları ile bunlara bağlı fer’i
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakları da Kanun
kapsamındadır.
Örneğin, su kullanım dönemi 15
Kasım 2010 ila 15 Aralık 2010 olan su alacağının faturada yer alan son ödeme
tarihi Aralık/2010 ayı içerisine rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmekte,
Ocak/2011 ayına rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmemektedir.
5- Büyükşehir belediyeleri su
ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık
su alacakları;
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendinde ise 20/11/1981
tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve
kanalizasyon idarelerinin alacaklarına yönelik düzenleme yapılmış ve bu
idarelerin vadesi 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su
bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakları
Kanun kapsamına alınmıştır. D- KANUNUN İLGİLİ BÖLÜMLERİNDE
GEÇEN DİĞER ALACAKLAR
6111 sayılı Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile anılan Kanunun kapsamının
belirlendiği 1 inci maddesinde belirtilen alacakların dışında Kanunun ilgili
bölümlerinde yer alan alacakların da Kanun kapsamında olduğu hüküm altına
alınmıştır.
Bu hüküm çerçevesinde anılan
Kanunun 17 nci maddesinde Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenecek alacaklar,
alacaklı idareler de belirtilmek suretiyle bu Tebliğe ekli tabloda (Ek:1)
gösterilmiştir.
E- TANIMLAR
6111 sayılı Kanunun 1 inci
maddesinin ikinci fıkrasında “(2) Bu Kanunun Birinci, İkinci,
Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında geçen;
a) Vergi tabiri, 213 sayılı
Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve fon payı ile eğitime katkı
payını,
b) Gümrük vergileri tabiri,
ilgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve Gümrük
Müsteşarlığına bağlı gümrük idarelerince takip ve tahsil edilen gümrük vergisi,
diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin
tümünü,
c) TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları tabiri, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004
tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını,
1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim
oranlarını,
ç) Beyanname tabiri, vergi
tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,
ifade eder.” hükmü yer
almaktadır.
Bu Tebliğde yer alan tabirler,
Kanunda geçen tanımlarıyla kullanılmıştır.
II- KESİNLEŞMİŞ
ALACAKLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER
6111
sayılı Kanunun 2 nci maddesinde “(1) Maliye Bakanlığına,
Gümrük Müsteşarlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil
dairelerince takip edilen amme alacaklarından bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin/gümrük
vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak
yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere/gümrük
vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları
ve aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere
asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara
bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına
bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları ile iştirak, teşvik ve yardım
fiilleri nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının ve 4458 sayılı Kanun ve
ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri
asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para cezalarının; % 50’si ve bu
tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece
gecikme zammından ibaret olması halinde gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan % 50’sinin ve bu cezalara
bağlı gecikme zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme
alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i
alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının,
ç) Ödenmemiş olan ve
yukarıdaki bentlerin dışında kalan (28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu
Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup
tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan amme alacakları dâhil) asli amme
alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması
halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i
amme alacaklarının tamamının,
d) 20/2/2008 tarihli ve 5736
sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci
ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde kapsamında ödenmesi halinde 5736
sayılı Kanun gereğince hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının
tamamının,
tahsilinden
vazgeçilir.
(2) İhtirazi kayıtla verilen
beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun kapsadığı
dönemlere ilişkin olarak 2010 yılında tahakkuk eden ve bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan geçici vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme
zamları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle bu madde hükmünden
yararlanılır. Bu takdirde, 2010 yılına ilişkin yıllık gelir/kurumlar vergisinin
tahakkukunu müteakip ödenecek taksitlerde, vergi aslının ödenmesi şartı aranmaz.
(4) Bu Kanun kapsamında
ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve
gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun
hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu Kanunda belirtilen ödeme süresi
sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun
13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmaz.
(5) 2464 sayılı Kanunun 97 nci
maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su kullanımından kaynaklanan
alacaklardan vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı
fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin
birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü uygulanır.
(6) 2560 sayılı Kanun
kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin vadesi
31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci
fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen
tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi halinde bu alacaklara
bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(7) Bu madde hükmünden
yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır.
(8) 31/12/2010 tarihine kadar
(bu tarih dâhil) dâhilde işleme rejimi kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ancak
bu Kanunda öngörülen başvuru süresi sonuna kadar ihracat taahhüt hesabı
müeyyideli kapatılan dâhilde işleme izin belgesi/dâhilde işleme izni kapsamına
giren takibe konu kamu alacaklarına bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
hükmü uygulanır.” hükmü
yer almaktadır.
Söz
konusu madde ile Maliye Bakanlığına, Gümrük
Müsteşarlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince
takip edilen kesinleşmiş amme alacakları ile belediyelerin ve büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin kesinleşmiş bazı
alacaklarına
ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Madde kapsamına tür ve dönem
açısından Kanun kapsamına alınmış olan ve bu Tebliğin (I/D) bölümünde belirtilen
alacaklar hariç olmak üzere (I) numaralı bölümde yer verilen tüm alacaklar
girmektedir.
A- BAŞVURU SÜRESİ VE
ŞEKLİ
6111 sayılı Kanunun 18 inci
maddesinde, ilgili maddelerde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla
Kanundan yararlanmak için yapılacak başvuruların süreleri belirlenmiş ve 6111
sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili
idareye başvuruda bulunulması şartı getirilmiştir.
Buna göre, Maliye
Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükşehir belediyeleri su ve
kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan ve Kanunun 2 nci maddesi
kapsamına giren alacakları bu madde kapsamında ödemek isteyen borçluların 2 Mayıs 2011 tarihi mesai saati
bitimine kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak başvurmaları
gerekmektedir.
Bu Tebliğ ekinde
yer alan başvuru dilekçeleri (Ek:2/A, 2/B,
2/C), Maliye
Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek kesinleşmiş alacaklar için madde
hükmünden yararlanmak isteyen borçlularca kullanılmak üzere düzenlenmiş olup
alacaklı diğer idarelerce örneğe uygun başvuru dilekçelerinin hazırlanarak
borçluların kullanımına sunulması icap etmektedir.
Borçluların birden fazla vergi dairesine olan borçları için
Kanundan yararlanma talebinde bulunmaları halinde, her bir vergi dairesine ayrı
ayrı başvurmaları gerekmektedir.
Borçlular, madde kapsamına giren toplam borçları için
madde hükmünden yararlanabilecekleri gibi sadece talep ettikleri dönem ve türler
açısından da Kanundan yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi
mükelleflerinin, her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için
başvuruda bulunmaları zorunludur.
Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi
kapsamında vergi dairelerince Gümrük Müsteşarlığına bağlı tahsil daireleri adına
niyabeten takip edilen alacaklar için vergi dairelerine başvurulması mümkün
bulunmayıp, bu yöndeki taleplerin ilgili gümrük idaresine yapılması
gerekmektedir.
Madde hükmünden yararlanılmasının şartlarından biri de
dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına
başvurulmaması olduğundan, 6111 sayılı Kanun hükmünden yararlanmak üzere
başvuran borçluların, tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da
vazgeçmeleri gerekmektedir.
B- ALACAK
TUTARININ TESPİTİ
1- Kanunun
Yayımlandığı 25/2/2011 Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Bu Tarihe Kadar (Bu
Tarih Dahil) Vadesi Geldiği Halde
Ödenmemiş Vergiler
Kanunun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup
Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi (bu tarih dahil) itibarıyla vadesi
geldiği halde ödenmemiş olan ya da henüz ödeme süresi geçmemiş bulunan vergiler
girmektedir.
Madde kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için
vergi asıllarına;
- vade tarihinden, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
geçen süre için gecikme zammı yerine,
- daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde,
bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi
yerine,
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak TEFE/ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre
yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre
ve şekilde ödenmesi halinde vergi aslına ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi,
vergi aslına bağlı vergi cezaları ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının
tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
a) TEFE/ÜFE tutarının
hesaplanması;
TEFE/ÜFE tutarı, fer’i alacaklar için esas alınan
hesaplama yöntemi kullanılarak hesaplanacaktır.
TEFE/ÜFE tutarının hesaplanmasında; 213 sayılı Kanuna
göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme
zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiştirilmeyecek, sadece aylık
gecikme zammı/gecikme faizi oranı yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
kullanılacaktır.
Türkiye İstatistik Kurumunun
her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi
(TEFE) aylık değişim oranları, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları
endeksi (ÜFE) aylık değişim oranları esas
alınacaktır.
Bu hesaplamalarda ilk aya ilişkin esas alınacak
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış
olan oran olacaktır. Alacağın vade tarihlerinin ayın son günlerine rastladığı
hallerde de TEFE/ÜFE aylık değişim oranı vade tarihinin rastladığı aydan
başlamak suretiyle hesaplanacaktır.
6111 sayılı Kanunun
20 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
hesaplanacak TEFE/ÜFE tutarının hesaplanmasında Kanunun yayımlandığı Şubat/2011
ayı için esas alınması gereken oran bir önceki ay olan Ocak/2011 ayına ait
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı olacaktır.
Türkiye İstatistik
Kurumunca Ocak/1980 ayından Kanunun
yayımlandığı tarihten bir önceki aya ait ÜFE aylık değişim oranı dahil açıklanan
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları ekli tabloda (Ek:3) yer almaktadır. TEFE/ÜFE
tutarlarının tespitinde kullanılacak olan TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının
eksi (negatif) çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak
dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme ilişkin olarak TEFE/ÜFE aylık
değişim oranlarının toplamı eksi değer olduğu takdirde alacak asılları üzerinden
hesaplanan fer’iler yerine alınması gereken TEFE/ÜFE tutarı sıfır kabul
edilecektir.
Örnek 1-
26/1/2010 vadeli bir verginin Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olması halinde bu vergiye % 23,1043
oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları toplamı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
TEFE/ÜFE
Oranı Hesaplanacak Süre
|
SÜRE |
ESAS ALINACAK
ORAN |
|
26/1/2010 - 26/2/2010 için
|
Ocak ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
0,58 |
|
27/2/2010 - 26/3/2010 için
|
Şubat ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,66 |
|
27/3/2010 - 26/4/2010
için |
Mart ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,94 |
|
27/4/2010 - 26/5/2010
için |
Nisan ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
2,35 |
|
27/5/2010 - 26/6/2010
için |
Mayıs ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-1,15 |
|
27/6/2010 - 26/7/2010
için |
Haziran ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-0,5 |
|
27/7/2010 - 26/8/2010
için |
Temmuz ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-0,16 |
|
27/8/2010 - 26/9/2010
için |
Ağustos ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,15 |
|
27/9/2010 - 26/10/2010
için |
Eylül ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
0,51 |
|
27/10/2010 - 26/11/2010
için |
Ekim ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,21 |
|
27/11/2010 - 26/12/2010
için |
Kasım ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-0,31 |
|
27/12/2010 - 26/1/2011
için |
Aralık ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,31 |
|
27/1/2011 - 24/2/2011 için |
Ocak ayına ait TEFE/ÜFE oranı
(29 gün)* |
2,2823 |
|
TOPLAM
TEFE/ÜFE ORANI |
%
10,8723 |
* Ay
kesrine isabet eden günler için TEFE/ÜFE tutarı hesaplanmasında, ilgili ay
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı 30’a bölünmek suretiyle bulunacak günlük oran
kullanılacaktır. (TEFE/ÜFE aylık değişim oranı/100/30=) Bulunacak rakamın
virgülden sonraki 6 hanesi hesaplamalarda kullanılacak olup, 7 nci ve devam eden
hanelerde bir sayı bulunması halinde 6 ncı hane bir üst sayıya tamamlanacak ve
bulanan rakam 100 sayısı ile çarpılmak suretiyle günlük TEFE/ÜFE oranı
bulunacaktır. Bulunan günlük oran geçen gün sayısı ile çarpılarak ay kesrine
isabet eden toplam TEFE/ÜFE oranı bulunacaktır.
Toplam TEFE/ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı
çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken TEFE/ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre
yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Örnek 2-
6/4/2010 vadeli bir verginin Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olması halinde bu vergiye % 18,6906
oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine toplam TEFE/ÜFE oranı
aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
TEFE/ÜFE
Oranı Hesaplanacak Süre
|
SÜRE |
ESAS ALINACAK
ORAN |
|
6/4/2010 - 6/5/2010
için |
Nisan ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
2,35 |
|
7/5/2010 - 6/6/2010
için |
Mayıs ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-1,15 |
|
7/6/2010 - 6/7/2010
için |
Haziran ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-0,5 |
|
7/7/2010 - 6/8/2010
için |
Temmuz ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-0,16 |
|
7/8/2010 - 6/9/2010
için |
Ağustos ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,15 |
|
7/9/2010 - 6/10/2010
için |
Eylül ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
0,51 |
|
7/10/2010 - 6/11/2010
için |
Ekim ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,21 |
|
7/11/2010 - 6/12/2010
için |
Kasım ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
-0,31 |
|
7/12/2010 - 6/1/2011
için |
Aralık ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
1,31 |
|
7/1/2011 - 6/2/2011
için |
Ocak ayına ait TEFE/ÜFE
oranı |
2,36 |
|
7/2/2011 -24/2/2011
için |
Ocak ayına ait TEFE/ÜFE oranı
(18 gün) |
1,4166 |
|
TOPLAM
TEFE/ÜFE ORANI |
%
8,1866 |
Toplam TEFE/ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı
çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken TEFE/ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre
yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
b) TEFE/ÜFE
tutarının hesaplanmasında esas alınacak diğer
hususlar;
Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği
hallerde, bu sürelere uygulanması gereken TEFE/ÜFE aylık değişim oranı da Seri:A
Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük
olarak bulunacaktır.
6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan asgari
gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine alınacak TEFE/ÜFE tutarı için de
uygulanacaktır.
6183 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini
durduran iflas ve aciz halleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı da uygulanmayacak, bu hallerin varlığı TEFE/ÜFE
uygulanan süreyi de durduracaktır.
6183 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca, belediye
sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil edilen ve
tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme yapılmadığı takdirde %10 oranında uygulanan
gecikme zammı yerine, tahsildarın ilk uğradığı aydaki TEFE/ÜFE aylık değişim
oranı uygulanacaktır.
TEFE/ÜFE tutarı, bu bölümde belirtilen gecikme faizi
veya gecikme zammı dışında Kanunun ilgili maddeleri gereğince diğer fer’i
alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın
hesaplama yöntemi kullanılarak 6111 sayılı Kanuna göre ödenecek TEFE/ÜFE tutarı
bulunacaktır.
Örnek 3-
26/1/2008 vadeli 2.500,-TL gelir (stp)
vergisi süresinde ödenmemiştir. Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar 2.050,11 TL
gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla toplam borç
tutarı 4.550,11 TL dir.
Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması
halinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları kullanılarak TEFE/ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna göre, gecikme zammının
hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam
TEFE/ÜFE oranı ve TEFE/ÜFE tutarı aşağıdaki şekilde
olacaktır.
|
Gecikme Zammı
Hesaplanan Süre |
Alacak Aslı
Tutarı |
Toplam Gecikme
Zammı Oranı |
Gecikme Zammı
Tutarı |
Toplam
TEFE/ÜFE Oranı |
TEFE/ÜFE
Tutarı |
|
26/1/2008-24/02/2011 |
2.500,00 |
% 82,0043 |
2.050,11 |
% 24,7623 |
619,06 |
Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen
alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.
|
Ödenecek Tutar |
|
|
|
Gelir (stp)
Vergisi |
: |
2.500,00 TL |
|
TEFE/ ÜFE Tutarı (Vergi Aslına
Uygulanan Gecikme Zammı Yerine) |
: |
619,06 TL
|
|
TOPLAM |
: |
3.119,06
TL |
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar |
|
|
|
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı |
: |
2.050,11 TL |
|
TOPLAM |
: |
2.050,11 TL
|
Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 3.119,06
TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde, toplam 2.050,11
TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek
4- 2006 vergilendirme dönemine ilişkin
25/3/2007 tarihine kadar elektronik ortamda verilmesi gereken yıllık gelir
vergisi beyannamesi verilmemiştir. Yapılan inceleme sonucunda, 2006 dönemi için
20.000,-TL gelir vergisi tarh edilmesi ve vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük
cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Vergi/ceza ihbarnamesi 8/4/2008
tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. İnceleme sonucu yapılan bu tarhiyat
8/5/2008 tarihinde itirazsız tahakkuk etmiş ve Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
herhangi bir ödemede bulunulmamıştır. Bu tarhiyata göre tahakkuk eden vergi,
vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve gecikme zamları şu
şekildedir.
|
Gelir
Vergisi |
: |
20.000,00 TL |
|
Vergi Ziyaı
Cezası |
|
20.000,00 TL |
|
Özel Usulsüzlük
Cezası |
: |
1.390,00 TL |
|
Gecikme Faizi
|
: |
5.500,00
TL |
|
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı |
: |
14.279,44 TL |
|
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan
Gecikme Zammı |
: |
14.279,44
TL |
|
TOPLAM |
|
75.448,88
TL |
Bu Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması
halinde, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları şu şekilde
olacaktır.
Vergi aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak TEFE/ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Buna göre, örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı
süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam TEFE/ÜFE oranları ve
TEFE/ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.
|
|
Gecikme Faizi
Hesaplanan Süre |
Alacak Aslı
Tutarı |
Toplam Gecikme
Faizi Oranı |
Gecikme Faizi
Tutarı |
Toplam
TEFE/ÜFE Oranı |
TEFE/ÜFE
Tutarı |
|
I.
Taksit |
31/3/2007-8/5/2008 |
10.000 |
% 32,50 |
3.250 |
%11,04 |
1.104 |
|
II.
Taksit |
31/7/2007-8/5/2008 |
10.000 |
% 22,50 |
2.250
|
% 8,99 |
899 |
|
TOPLAM |
|
20.000 |
|
5.500 |
|
2.003 |
Gecikme zammının hesaplandığı
süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam TEFE/ÜFE
oranları ve TEFE/ÜFE tutarı aşağıdaki şekildedir.
|
Gecikme Zammı
Hesaplanan Süre |
Alacak Aslı
Tutarı |
Toplam Gecikme
Zammı Oranı |
Gecikme Zammı
Tutarı |
Toplam
TEFE/ÜFE Oranı |
TEFE/ÜFE
Tutarı |
|
8/6/2008-24/2/2011 |
20.000
(Gelir V.) |
%71,3972 |
14.279,44 |
%13,3292 |
2.665,84 |
|
8/6/2008-24/2/2011 |
20.000
(Vergi Ziyaı Cezası) |
%71,3972 |
14.279,44 |
---- |
---- |
|
Ödenecek Tutar |
|
|
|
Gelir
Vergisi |
: |
20.000,00 TL |
|
Özel Usulsüzlük Cezası (1.390,00
x % 50=) |
: |
695,00 TL |
|
TEFE/ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi
Yerine) |
: |
2.003,00
TL |
|
TEFE/ÜFE Tutarı (Vergi Aslına
Uygulanan Gecikme Zammı Yerine) |
: |
2.665,84 TL |
|
TOPLAM |
: |
25.363,84
TL |
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar |
|
|
|
Vergi Ziyaı Cezası |
: |
20.000,00
TL |
|
Özel Usulsüzlük
Cezası |
: |
695,00 TL |
|
Gecikme
Faizi |
: |
5.500,00 TL |
|
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme
Zammı |
: |
14.279,44 TL |
|
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan
Gecikme Zammı |
: |
14.279,44 TL |
|
TOPLAM |
: |
54.753,88
TL |
Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 25.363,84
TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 54.753,88 TL
tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
2- Kanunun
Yayımlandığı 25/2/2011 Tarihinde
Kesinleştiği Halde Henüz Ödeme Süresi Geçmemiş
Vergiler
6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde,
Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla (bu tarih dahil)
kesinleştiği halde ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için de Kanun
hükmünden yararlanılabileceği belirtilmiştir.
Bu hükme göre, muhtelif şekillerde kesinleşen ve Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla henüz ödeme süresi geçmemiş olan alacaklar hakkında, aşağıda
açıklanan hususlar ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar
dikkate alınarak işlem tesis edilecektir.
a) 213 sayılı Kanunun uzlaşma hükümlerine göre
kesinleşen alacaklar;
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden önce 213
sayılı Kanunun gerek uzlaşma gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden
yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak henüz ödeme süresi geçmemiş borcu olan
mükellefler, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile hesaplanan
gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun hükümlerinden
yararlanabileceklerdir.
Örnek
5- 24/5/2010 tarihinde verilmesi
gereken katma değer vergisi beyannamesi süresinde verilmemiştir. Mükellefin
defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu adına 50.000,-TL katma
değer vergisi tarh edilmiş, ayrıca verginin bir katı tutarında vergi ziyaı
cezası kesilmiştir. Buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi 25/11/2010 tarihinde
mükellefe tebliğ edilmiştir.
Mükellef, 10/12/2010 tarihinde uzlaşma talebinde
bulunmuş, 9/2/2011 tarihi uzlaşma günü olarak verilmiş ve aynı gün varılan
uzlaşma sonucuna göre, vergi dairesince aşağıda yazılı tutarlar tahakkuk
ettirilmiştir.
Katma Değer Vergisi : 40.000,00
TL
Vergi Ziyaı Cezası
: 5.000,00
TL
Gecikme Faizi
: 5.580,00
TL
TOPLAM
: 50.580,00 TL
Mükellefin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda
bulunması halinde, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla uzlaşma sonucu tahakkuk
eden alacakların henüz ödeme süresi geçmemiş olduğundan, Kanunun 2 nci maddesi
hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı şu şekilde
olacaktır.
|
Gecikme Faizi
Hesaplanan Süre |
Alacak Aslı
Tutarı |
Toplam Gecikme
Faizi Oranı |
Gecikme Faizi
Tutarı |
Toplam
TEFE/ÜFE Oranı |
TEFE/ÜFE
Tutarı |
|
26/5/2010-9/2/2011 |
40.000,00 |
% 13,95 |
5.580,00 |
% 2,06 |
824,00
|
|
Ödenecek Tutar |
|
|
|
Katma Değer Vergisi
|
: |
40.000,00 TL |
|
TEFE/ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi
Yerine) |
: |
824,00 TL |
|
TOPLAM |
: |
40.824,00
TL |
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar |
|
|
|
Vergi Ziyaı
Cezası |
: |
5.000,00 TL |
|
Gecikme
Faizi |
: |
5.580,00 TL |
|
TOPLAM |
: |
10.580,00
TL |
Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam
40.824,-TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 10.580,-TL tutarındaki alacağın tahsilinden
vazgeçilecektir.
b) 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinden
yararlanılarak ödenecek alacaklar;
213 sayılı Kanun uyarınca kesilmiş olan vergi cezaları için anılan
Kanunun 376 ncı maddesi hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 6111
sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla dava açma süresi
geçmiş, henüz ödeme süresi geçmemiş bulunan alacaklar için indirimli ceza
tutarları dikkate alınarak 6111 sayılı Kanun hükümlerinden
yararlanılabilecektir.
Bu safhada bulunan alacaklar için, 213 sayılı Kanunun
376 ncı maddesine göre indirimli olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına
bağlı olmayan bir ceza ya da iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası olması
durumunda ödenecek ceza tutarının 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirilmiş tutar üzerinden hesaplanmasına
dikkat edilecektir.
Örnek 6- 2010 yılına ilişkin
belge basım görevi ile ilgili bildirim ödevini yerine getirmeyen matbaa
işletmecisine 570,-TL’lik özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve vergi/ceza
ihbarnamesi 17/1/2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef söz konusu vergi
cezası için 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi hükmünden yararlanmak üzere dava
açma süresinin son günü olan 16/2/2011 tarihinde vergi dairesine müracaat
etmiştir.
Vergi dairesince mükellefin talebi üzerine cezanın 1/3’ü indirilerek,
kalan 380,-TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiş ve mükellefe cezayı
16/3/2011 tarihine kadar ödemesi gerektiği
bildirilmiştir.
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi
henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda
bulunulması halinde, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi çerçevesinde hesaplanan
380,-TL özel usulsüzlük cezası 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre % 50 oranında
indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu cezanın % 50’sine isabet eden (380 x
% 50=)190,-TL’nin Kanunda öngörülen
süre ve şekilde ödemesi halinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 190,-TL’nin
tahsilinden vazgeçilecektir.
c) 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan
pişmanlık hükümlerine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tahakkuk eden
alacaklar;
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011
tarihi itibarıyla pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve henüz 15
günlük ödeme süresi geçmemiş olan alacaklar için Kanun hükümlerinden
yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak TEFE/ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Ancak, 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme
yapılmamış olması halinde pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmiş sayılacağı
tabiidir.
213 sayılı Kanunun pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk
eden ve Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla 371 inci maddede
öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiş olan vergiler için pişmanlık
hükümleri ihlal edilmiş olacak ve 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci
fıkrası ve 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla
vergi asılları ve bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanunun 2 nci
maddesi kapsamında yapılandırılacaktır.
Kanunun yayımlandığı
tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal
edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu
Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları için Kanunun 3 üncü
maddesinde açıklanan hükümlere göre işlem yapılacaktır.
Kanunun yayımlandığı
tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal
edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen veya
kesilecek olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi
cezaları hakkında Kanunun 4 üncü maddesi hükümleri uygulanacaktır.
Örnek 7-
Temmuz/2010 vergilendirme dönemine
ilişkin olarak 10.000,-TL ödenecek katma değer vergisini içeren ve elektronik
ortamda verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesi 15 Şubat 2011
tarihinde pişmanlıkla verilmiş ve düzenlenen tahakkuk fişinde alacağın vadesi
2/3/2011 tarihi olarak gösterilmiştir.
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi
henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda
bulunulması halinde, Kanunun 2 nci maddesi hükmüne göre ödenecek tutar ile
tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı şu şekilde olacaktır.
|
Pişmanlık
Zammı Hesaplanan Süre* |
Alacak
Aslı
Tutarı |
Pişmanlık
Zammı
Oranı |
Pişmanlık
Zammı
Tutarı |
TEFE/ÜFE
Hesaplanacak
Süre |
Toplam
TEFE/
ÜFE
Oranı |
TEFE/ÜFE
Tutarı |
|
26/8/2010-
24/2/2011 |
10.000,00 |
% 9,50 |
950,00 |
26/8/2010-
24/2/2011 |
% 6,23 |
623,00 |
*
Pişmanlık zammının hesabında Kanunun yayımı tarihi esas alınmıştır.
|
Ödenecek Tutar |
|
|
|
Katma Değer Vergisi
|
: |
10.000,00 TL |
|
Damga Vergisi
|
: |
19,90 TL |
|
TEFE/ÜFE Tutarı (Pişmanlık Zammı
Yerine) |
: |
623,00 TL |
|
Özel Usulsüzlük Cezası (1.000,00
x % 50=) |
: |
500,00 TL |
|
TOPLAM |
: |
11.142,90
TL |
|
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar |
|
|
|
Pişmanlık Zammı (KDV için) |
: |
950,00 TL |
|
Özel Usulsüzlük
Cezası |
: |
500,00 TL |
|
TOPLAM |
: |
1.450,00
TL |
Yukarıda belirtilen 11.142,90 TL’nin Kanunda öngörülen
süre ve şekilde ödenmesi halinde, 1.450,00 TL’nin tahsilinden
vazgeçilecektir.
d) 213 sayılı Kanun uyarınca ikmalen, re’sen ya da
idarece yapılan tarhiyata ilişkin olarak dava açılmaksızın kesinleşen
alacaklar;
İkmalen, re’sen ya da idarece tarh edilmiş olan ve Kanunun yayımlandığı
25/2/2011 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiş ancak henüz ödeme
süresi geçmemiş bulunan alacaklar için tarhiyata ilişkin vergi/ceza
ihbarnamelerinde belirlenen tutar ve hesaplanan gecikme faizi dikkate alınarak
Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanılabilecektir.
3- Kanunun
Yayımlandığı 25/2/2011 Tarihi (Bu Tarih Dahil) İtibarıyla Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan
Vergiler
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi (bu tarih dahil)
itibarıyla asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan alacaklar da Kanunun 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılandırılacaktır.
Buna göre, Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla, asılları kısmen ya
da tamamen ödenmiş olan vergilerle ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem
yapılacaktır.
a) Asılları
kısmen ödenmiş olan vergiler;
Asılları kısmen ödenmiş
olan vergilerin ödenmemiş kısmına,
- vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
hesaplanacak gecikme zammı yerine,
- daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde,
gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi
yerine,
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak TEFE/ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Bu tutar, ödenmemiş vergi aslı ile toplanarak madde
hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmesi halinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi
aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının
tahsilinden vazgeçilecektir.
Asılları kısmen ödenmiş vergilerin, ödenmiş kısmına
isabet eden gecikme zammı ve gecikme faizinin ödenmemiş olması halinde ise
aşağıdaki (b) bölümünde yer alan açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
b) Asılları
tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme faizi ve gecikme zammı;
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi
itibarıyla asılları tamamen ödenmiş vergiler üzerinden hesaplanmış gecikme zammı
ve gecikme faizleri;
- verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar
geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
- vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate
alınarak, gecikme faizi yerine,
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak TEFE/ÜFE
tutarı hesaplanarak yapılandırılacaktır.
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak
yapılandırılan tutarın, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde vergi
aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile
bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden
vazgeçilecektir.
Diğer taraftan, Kanunun yayımlandığı tarihten önce
vergi aslının, vergi aslına uygulanan gecikme zammının, gecikme faizinin ve
vergi cezalarının ödenmiş olması, başka bir ifadeyle, ödenmemiş kısmın sadece
vergi cezasına uygulanan gecikme zammından ibaret olması halinde, herhangi bir
şart aranmaksızın vergi cezalarına uygulanan gecikme zammının tahsilinden
vazgeçilecektir.
c) Asılları
tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun
yayımlandığı tarihten önce kısmen tahsil edilenler;
Asılları tamamen
ödenmiş vergilere ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun
yayımlandığı tarihten önce kısmen tahsilat yapılmışsa,
-
vergi aslının vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan
gecikme zammı yerine,
- gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak,
gecikme faizi yerine,
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak TEFE/ÜFE
tutarı hesaplanacaktır.
Ödenmiş gecikme zammı/gecikme faizi tutarının,
hesaplanan TEFE/ÜFE tutarından fazla olması halinde herhangi bir tahsilat
yapılmayacak, kalan gecikme zammı/gecikme faizinin tahsilinden vazgeçilecektir.
Bununla birlikte, tahsil edilmiş gecikme zammı ve gecikme faizinden red ve iade
yapılmayacaktır.
Ödenmiş gecikme zammı/gecikme faizi tutarının,
hesaplanan TEFE/ÜFE tutarından az olması halinde ise ödenecek tutar TEFE/ÜFE
tutarından ödenmiş olan gecikme zammı/gecikme faizi çıkartılmak suretiyle tespit
edilecektir. Bu şekilde belirlenen TEFE/ÜFE tutarının Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödenmesi halinde, kalan gecikme zammı/gecikme faizinin tahsilinden
vazgeçilecektir.
Örnek 8- Ocak, Şubat, Mart/2009 geçici vergilendirme dönemine
ilişkin 7.400,-TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak mükellef 17/5/2009
vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu vergi borcu mükellefin
kurumlar vergisi beyannamesini, beyanname verme süresi içerisinde vermesi
nedeniyle, 1/4/2010 tarihinde terkin edilmiş ve 1.800,05 TL gecikme zammı
hesaplanmıştır.
Mükellefin gecikme zammı borcuna
karşılık vergi dairesince 10/8/2010 tarihinde 350,-TL cebren tahsilat
yapılmıştır.
Mükellefin, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması
halinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar
geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine TEFE/ÜFE tutarı
hesaplanacaktır.
Bu durumda uygulanacak toplam TEFE/ÜFE oranı % 6,6742’dir.
Toplam TEFE/ÜFE tutarı ise (7.400 x % 6,6742 =) 493,89
TL olacaktır.
Mükellefin gecikme zammına karşılık hiç ödeme yapmamış olması halinde,
Kanun hükmünden yararlanmak için ödemesi gereken tutar 493,89
TL’dir.
Ancak, mükelleften
Kanunun yayımlandığı tarihten önce gecikme zammına karşılık 350,-TL tahsilat
yapıldığından; 6111 sayılı Kanuna göre ödemesi gereken TEFE/ÜFE tutarından, daha
önce ödenen gecikme zammı tutarı çıkarılarak tahsili gereken TEFE/ÜFE tutarı
bulunacaktır.
Buna
göre, ödenecek TEFE/ÜFE tutarı; (493,89 - 350=) 143,89
TL’dir.
Mükellefin bu tutarı
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemesi halinde gecikme zammından kalan
(1.800,05-350,00=) 1.450,05 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
4- Sadece Vergi
Aslına Bağlı Vergi Cezası ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret
Borçlar
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi
itibarıyla ödenmemiş borcun sadece vergi aslına bağlı kesilen cezalardan (vergi
ziyaı cezaları, kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezaları) ve bunlara ilişkin
gecikme zamlarından ibaret olması halinde, bu cezaların ve bunlara ilişkin
gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Bu hükmün uygulanmasında, vergi aslına bağlı kesilen cezaların ait olduğu
vergi türü ve dönemleri ayrı ayrı dikkate alınacaktır.
5- Bir Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın Kesilmiş
Olan Vergi Cezaları
6111 sayılı Kanunun 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olup Kanunun
yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla ödenmemiş olan vergi cezalarının
(usulsüzlük cezaları) % 50’sinin, Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan % 50’sinin
tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce bu cezalara karşılık kısmi ödeme
yapılmış olması halinde ödenmemiş kısım için bu Kanundan
yararlanılacaktır.
Örnek
9- Mükellefe, yaptığı satışa ilişkin fatura
vermemesinden dolayı 160,-TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve vergi/ceza
ihbarnamesi 3/5/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kesilen ceza itirazsız
kesinleşmiştir.
Mükellefin, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için
başvuruda bulunması halinde 160,-TL özel usulsüzlük cezasının % 50’sine isabet
eden (160 x %50=) 80,-TL ödemesi gerekecektir. Söz konusu tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemesi
halinde kalan 80,-TL özel usulsüzlük cezasının tahsilinden
vazgeçilecektir.
6- İştirak,
Teşvik ve Yardım Fiilleri Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı
Cezaları
6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi uyarınca iştirak, teşvik ve
yardım fiilleri nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının % 50’si ve bu tutara
gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla cezaların kalan % 50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce bu cezalardan kısmen tahsilat yapılmış
ise kalan tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.
7- İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen
Vergiler
6111 sayılı Kanunun 2 nci
maddesinin ikinci fıkrasında “(2)
İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler
hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır.” hükmüne
yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak ödenmemiş
vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanunun 2 nci maddesi
kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince
verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden
tutar esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.
8- 2010
Yılına İlişkin Olarak Tahakkuk Eden Geçici Vergilere İlişkin Gecikme Zammı
Alacakları
6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında,
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
2010 yılında tahakkuk eden ve Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan geçici vergilere
bağlı gecikme faizi ve gecikme zamları yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak TEFE/ÜFE tutarının ödenmesi suretiyle Kanunun 2 nci
maddesinden yararlanılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, 2010 yılına ilişkin
yıllık gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu müteakip ödenecek taksitlerde,
vergi aslının ödenmesine ilişkin şart aranılmayacaktır.
6111 sayılı Kanun 25/2/2011
tarihinde yayımlandığından bu tarih itibarıyla 2010 yılına ilişkin geçici vergi
mahsup dönemi henüz gelmemiştir. Geçici vergi mahsup döneminden önce Kanun
hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin bu borçlarının
yapılandırılmasında geçici vergi tutarları ödenecek taksitler içerisinde yer
alacaktır. Ancak, mahsup dönemi geçtikten ve/veya yıllık gelir/kurumlar vergisi
tahakkuk ettikten sonra, ödenecek taksitler içerisinde yer alan geçici vergi
asıllarının terkin edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, mahsup dönemi
geçtikten ve/veya yıllık gelir/kurumlar vergisi tahakkuk ettikten sonra başvuran
mükelleflerin geçici vergiden kaynaklı borçlarının yapılandırılmasında geçici
vergi aslına ödenecek taksit tutarlarında yer verilmeyecektir.
Bir başka anlatımla, bu
kapsamdaki geçici vergilerin yıllık gelir ve kurumlar vergisinden mahsup
edilebilmesi için mahsup tarihi itibarıyla ödenmiş olması gerekmekte, yıllık
gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden sonra ise ödenmemiş
geçici vergiler terkin edileceğinden, bu vergilerin 6111 sayılı Kanun
hükümlerine göre ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
9- Motorlu Taşıtlar Vergisine İlişkin Yapılacak
İşlemler
6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrası
uyarınca Kanun kapsamında ödenecek olan
motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait
olduğu taşıt için, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla 197
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit
ödeme süresi sonuna kadar taşıtlarının fenni muayenelerini yaptırmalarına ve
uçuşa elverişli belgelerini almalarına imkan verilecektir.
Ancak, taşıtın satış ve devri
halinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranılacağı
tabiidir.
10- 5736 sayılı Kanuna Göre
Uzlaşılmış Alacaklar
6111 sayılı Kanunun 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu
Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci
maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan tutarların Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılabileceği
hüküm altına alınmıştır.
5736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen
alacaklardan 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihte ödeme süresi geçmiş
olanlar Kanunun 2 nci maddesine göre yapılandırılacak ve ödenecek tutarın
tespitinde, alacak asıllarına 5736 sayılı Kanunun 1 nci maddesinin altıncı
fıkrası gereğince ödemede gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak
uygulanması gereken;
- % 5 zammın yerine ilgili aylara ait TEFE/ÜFE aylık
değişim oranları,
- 5736 sayılı Kanunda öngörülen ve taksitlere % 5
zammın uygulandığı süreden sonra gecikilen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre hesaplanması gereken gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE aylık değişim
oranları,
esas alınarak TEFE/ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
6111 sayılı Kanuna göre; 5736 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci
maddeleri uyarınca ödenecek taksitlere ilk taksit ödeme süresinin başlangıç
tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan
faiz için herhangi bir TEFE/ÜFE tutarı hesaplanmayacaktır. Binde iki oranında
hesaplanan tutar, 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendi gereğince, Kanun kapsamında yapılandırılan borcun Kanunda öngörülen süre
ve şekilde ödenmesi şartıyla terkin edilecektir.
Diğer taraftan, 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesi
kapsamında uzlaşılarak tahakkuk ettirilen ve taksitler halinde vadelendirilen
alacak tutarı içerisinde yer alan vergi aslı ve gecikme faizi Kanun kapsamında
yapılandırılacak ve varsa vergi cezaları hakkında da 6111 sayılı Kanun hükümleri
uygulanacaktır.
11- Kanunun 2 nci Maddesi Kapsamındaki İdari Para
Cezaları
6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendinde; 6111 sayılı Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil) vadesi geldiği halde ödenmemiş
olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olan idari para cezalarının yapılandırma usulü belirlenmiştir.
Buna göre, Kanun
kapsamında ödenmesi uygun görülen askerlik, seçim, trafik, karayolu taşıma,
otoyollar ve köprülerden ihlalli geçiş ve nüfus idari para cezalarından
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla
vadesi geldiği halde ödenmemiş olan veya ödeme süresi geçmemiş bulunanların
asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’i amme alacakları yerine, Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak
yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden
vazgeçilecektir.
Madde kapsamında
yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından;
- 2918 sayılı Kanuna göre
verilen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarına, vade tarihinden ödendiği
tarihe kadar;
- 4925 sayılı Kanuna göre
verilen ve süresinde ödenmemiş olan idari para cezalarından, anılan Kanunda
değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/2/2008 tarihinden önce
(bu tarih hariç) verilmiş olanlara vade tarihinden 8/2/2008 tarihine kadar (bu
tarih hariç),
geçen her ay ve kesri için
aylık % 5 oranında faiz hesaplanması ve hesaplanan faiz tutarının da cezanın iki katını geçmemesi gerekmektedir.
6111
sayılı Kanun kapsamında trafik ve karayolu taşıma idari para cezalarının
yapılandırılmasında aylık % 5 oranında hesaplanacak faiz yerine Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak TEFE/ÜFE
tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan TEFE/ÜFE tutarı da ilgili Kanun
gereğince idari para cezasının iki katını geçemeyecektir.
2918 sayılı
Kanunun 31/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla değişmeden
önceki 115 inci maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on
gün içinde ödenmeyen trafik idari para cezaları iki katına çıkarak ödeme süresi
on gün daha uzamakta ve bu süre içinde de ödenmeyen trafik idari para cezaları
üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce verildiği halde
6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan
trafik idari para cezalarının yapılandırılmasında herhangi bir fer’i alacak
bulunmadığından, bu alacak üzerinden TEFE/ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve
yapılandırmaya üç katına çıkmış tutar esas alınacaktır. Aynı şekilde 4925 sayılı
Kanunun 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 29 uncu maddesi hükmüne göre üç katına çıkmış karayolu taşıma
idari para cezaları da üç katına çıkan tutar üzerinden yapılandırılacaktır.
Madde kapsamına
31/12/2010 tarihi itibarıyla verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kesinleştiği
halde ödenmemiş veya ödeme süresi geçmemiş olan idari para cezaları girmekte olup,
söz konusu idari para cezalarına ilişkin tutanakların ilgili vergi dairelerine
intikal etmemiş olması halinde, borçlular vergi dairelerine idari yaptırım karar
tutanaklarını ibraz ederek başvuruda bulunabilecek ve bu başvurular üzerine söz
konusu idari para cezaları madde kapsamında yapılandırılacaktır.
Örnek
10- 10/2/2009 vadeli, 537,-TL tutarlı
trafik idari para cezasının, Kanundan yararlanılmak suretiyle ödenmesi durumunda
ödenmesi gereken alacak tutarı ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı şu
şekilde olacaktır.
|
Faiz
Hesaplanan Süre |
İdari Para
Cezası Tutarı |
Faiz
Oranı |
Faiz
Tutarı |
Toplam
TEFE/ÜFE Oranı |
TEFE/ÜFE
Tutarı |
|
10/2/2009-
24/2/2011 |
537 |
% 125 |
671,25 |
% 18,87 |
101,33 |
|
Ödenecek Tutar
|
|
İdari Para
Cezası |
: |
537,00 TL |
|
TEFE/ÜFE Tutarı (% 125
Faiz Yerine) |
: |
101,33 TL |
|
TOPLAM
|
: |
638,33
TL |
|
Tahsilinden Vazgeçilen
Alacak |
|
% 125 Faiz |
: |
671,25 TL |
|
TOPLAM
|
: |
671,25
TL |
Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 638,33
TL’nin Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 671,25 TL
tutarındaki faizin tahsilinden vazgeçilecektir.
12- 6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer
Alacaklar
6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının
(ç) bendinde,
vergiler ile bu Tebliğin (I/A-1-c) bölümde belirtilen idari para cezaları
dışında kalan diğer amme alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yer
verilmiştir.
Madde hükmüne göre, vadesi 31/12/2010
tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde Kanunun yayımlandığı 25/2/2011
tarihi itibarıyla ödenmemiş olan asli alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile
bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi adlarla uygulanan fer’i amme alacakları yerine
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi
şartıyla bu alacaklara uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının
tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarihten
önce ödenmemiş olan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde ise
fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla madde hükmünden
yararlanılacak ve faiz, cezai faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden
vazgeçilecektir.
Söz konusu bent kapsamına giren
alacak asıllarının Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen
ödenmiş olması halinde yapılandırılacak tutar bu Tebliğin (II/B-3) bölümüne göre
tespit edilecektir.
TEFE/ÜFE tutarı, bu bölümde belirtilen faiz, cezai
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar yerine
hesaplanacağından, ilgili fer’i alacağın hesaplama yöntemi kullanılarak 6111
sayılı Kanuna göre ödenecek TEFE/ÜFE tutarı bulunacaktır.
Kanunun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (ç) bendi
kapsamında;
- Ecrimisiller,
- Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu
(KKDF) alacakları,
- Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu
(DFİF) alacakları,
- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
tarafından verilen ve süresinde ödenmemesi nedeniyle vergi dairelerine takip
için intikal ettirilen öğrenim ve katkı kredisi
alacakları,
- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
tarafından tespit edilen ve vergi dairelerine tahsil edilmek üzere intikal
ettirilen sulama tesisleri işletme ve bakım ücreti, sulama tesisleri yatırım
bedeli gibi alacaklar,
- Doğrudan gelir desteği ödemelerinden
geri alınması gereken alacaklar,
- 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları
İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek
Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri,
gibi alacaklar yer
almaktadır.
Ayrıca, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç
Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup vergi dairelerine takip için intikal etmiş
olan amme alacakları da 6111 sayılı
Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılacaktır.
Öte yandan, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet
İhale Kanununun 75 inci maddesi ile 6183 sayılı Kanuna göre tahsili öngörülen ve
vadesi 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde 6111 sayılı
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tahsil edilmemiş olan ecrimisiller Kanunun
2 nci maddesi kapsamında yapılandırılabilecektir.
Bununla birlikte, 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı
Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun 25 inci maddesi ile 2886 sayılı Kanuna eklenen geçici 3
üncü madde uyarınca işlem yapılması gereken ecrimisiller hakkında, anılan Kanun
hükümlerinin tatbikinden sonra kalan alacaklar için 6111 sayılı Kanunun 2 nci
maddesi hükmü uygulanacaktır.
6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve bu bölümde açıklanan diğer alacaklar için de 6111 sayılı Kanunda
öngörülen süre ve şekilde ilgili vergi dairesine başvuruda bulunulması
gerekmektedir.
Madde kapsamına giren bu alacaklara
ilgili kanunları gereği hesaplanan fer’i alacakların hesaplandığı süre ve
hesaplama yöntemi dikkate alınarak TEFE/ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Örneğin, 18/12/1953 tarihli ve 6200
sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun
kapsamında doğan alacaklara vadesinde ödenmediği takdirde sadece % 10 oranında
bir zam hesaplanmakta ve başkaca bir fer’i alacak tatbik edilmemektedir. Bu
durumda 6200 sayılı Kanundan kaynaklanan alacaklara % 10 oranındaki zam yerine
hesaplanması gereken TEFE/ÜFE tutarı, alacağın vadesinin rastladığı ayın
TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak hesaplanacaktır.
6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin
beşinci fıkrası uyarınca hesaplanan %
10 oranındaki zam, 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 79 uncu maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan % 10 oranındaki tazminatlar asli alacak
olarak dikkate alınmak suretiyle madde kapsamında yapılandırılacaktır.
Bu bölümde yer verilen alacaklara yönelik
olarak Kanundan yararlanılmak istenildiği takdirde dava açılmaması, dava açılmış
olması halinde davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması
şarttır.
Söz konusu alacakların dava konusu
yapılmış olması ve bu davalarda yargı mercilerince alacağın tutarını etkileyen
bir karar verilmiş olması halinde de madde hükmünden ilk aşamada istenilen tutar
üzerinden yararlanılacaktır.
Örnek 11- İhracatın finansmanı için 2/1/2004
tarihinde kredi kullanan mükelleften teşvik mevzuatı gereğince kaynak
kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmamıştır.
İhracat taahhüdünü süresi içinde kapatan
mükellefin taahhüt kapatılmasında kullanılan gümrük beyannamelerinin gerçeğe
uygun olmadığının anlaşılması üzerine ilgili banka tarafından 4.500,-TL kaynak
kullanımını destekleme fonu kesintisi takip ve tahsil edilmek üzere mükellefin
bağlı olduğu vergi dairesine 14/9/2006 tarihinde bildirilmiştir. Vergi
dairesince yapılan tebliğ üzerine vadesi 20/10/2006 tarihi olan kaynak
kullanımını destekleme fonu kesintisi ile kredi kullanım tarihinden vade
tarihine kadar hesaplanan cezai faiz için Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
herhangi bir ödemede bulunulmamıştır.
Mükellefin, Kanundan yararlanmak üzere
bağlı olduğu vergi dairesine başvurması halinde, kaynak kullanımını destekleme
fonu kesintisi aslına;
- Kredi kullanım tarihinden (2/1/2004)
vade tarihine kadar geçen süre için hesaplanan cezai faiz yerine,
- Vade tarihinden Kanunun yayımlandığı
tarihe (25/2/2011) kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı
yerine,
TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
kullanılarak TEFE/ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna göre, kaynak kullanımını destekleme
fonu kesintisi ve cezai faiz için uygulanacak TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
toplamı ve TEFE/ÜFE tutarları aşağıdaki şekilde olacaktır.
DEVAMI
|