PRATİK BİLGİLER

...........................................

 İŞÇİLİK MALİYETLERİ

...........................................

 SGK MEVZUATI

...........................................

 HIZLI ERİŞİM

...........................................

 DİLEKÇEMATİK

...........................................

 MALİ REHBERLER

...........................................

 BÜLTENLERİMİZ

...........................................

 MAKALELER

...........................................

 YARGI KARARLARI

...........................................

 BAKANLAR KURULU K.

...........................................

 KANUNLAR

...........................................

 TEMEL KANUNLAR

...........................................

 TÜZÜKLER

...........................................

 YÖNETMELİKLER

...........................................

 TEBLİĞLER

...........................................

 SİRKÜLERLER

...........................................

 SGK GENELGELERİ

...........................................

 BEYANNEME SÜRELERİ

...........................................

 

 

 

© www.alomaliye.com

 

 

Açılış Sayfam Yap

Ücretsiz Üyelik

 

  Web Counter
Free Web Counter

   TÜRK VERGİ YARGISINDA SİSTEMİN ÇALIŞMA DÜZENİ     

 

 

 

  

17 Ekim 2011

                

Özkan AYKAR

Gelir Uzmanı

hukuk-portal-1@hotmail.com

TÜRK VERGİ YARGISINDA SİSTEMİN ÇALIŞMA DÜZENİ

 

1- GİRİŞ:

 

Vergi kanunları uygulanırken hatalı ve eksik işlemler ile yeterince açık olmayan durumlar oluşmaktadır. Böylece vergi idaresinin ve mükellefin yorum farkları yanında idari işlemlerdeki eksiklikler vergi ihtilaflarının doğmasına neden olmaktadır.

 

Türk vergi yargısı sisteminde uyuşmazlıklar iki derecede çözüme kavuşturulur. Kural olarak, uyuşmazlıklar birinci derecede vergi mahkemeleri tarafından çözümlenerek karara bağlanır. Ancak mahkemece verilen kararlar (ikinci derecede) itiraz yoluyla Bölge İdare Mahkemelerinde veya temyiz yoluyla Danıştay’da denetime tabi tutulur. Böylece oluşabilecek hatalara karşı mükelleflere bir güvence verir.

 

Bu çalışmada; vergi yargısı sistemi içerisinde görülecek davaların hangi mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı, çözüme kavuşturulan davaların hangi kanuni usullerine tabi olacağı, tek hakimle veya kurul halinde verilecek kararların nasıl denetleneceği, açılan davalarda dava ve savunma dilekçesi verilirken ne gibi bir yol izleneceği, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevleri ile yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlarına yapılacak itiraz yerlerine değinilecektir.

 

2- VERGİ YARGISININ İDARİ YARGI İÇİNDEKİ YERİ:

 

İdare aleyhine açılacak davalar, bireylere karşı açılacak davaların dışında ayrı bir yargı düzeni içinde çözümlenir. Bir başka ifadeyle idare aleyhine açılacak davalara idare mahkemeleri bakar. Bu tür mahkemelerin oluşturduğu yargı düzenine idari yargı düzeni adı verilmektedir. İdarenin bu şekilde, özel hukuktan ayrı bir hukuka tabi olmasına ve idarenin ayrı mahkemelerde yargılanmasına idari rejim denir.[1]

 

Kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerinden doğanlar dışında kalan ve kamu hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü, idari yargı organlarınca yerine getirilmektedir. Bu bağlamda idari yargı, kamu idarelerinin idare hukuku kapsamında yapmış olduğu işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıklara bakan, adli yargının dışında, kendine özgü kuralları ve yargılama usulleri olan ayrı bir yargı düzenidir.[2]

 

Vergi yargısı idari yargının özel bir ihtisas dalıdır. Vergi yargısı idari yargı yerlerinde yapılır. İdari yargı mercileri ise Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleridir.

 

İdari Yargılama Usulü Kanununun 1’inci maddesinde; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu kanunda gösterilen usullere tabi olacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla bu mercilerde yapılan yargılama, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunda belirtilen usullerle yerine getirilir.

 

Vergi uyuşmazlıklarında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile birlikte 2575 Sayılı Danıştay Kanunu ve 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanun ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun usul hükümleri uygulanmaktadır.

 

Vergi yargısı organları karar verdikleri sırada, daha çok vergi toplanması şeklinde ortaya çıkan kamu yararı (hazine çıkarı) ile homo economicus eğilimi gereği daha az vergi ödemek isteyen bireyin yararı arasındaki dengeyi hukuki planda kurmak zorundadır.[3]

 

Vergi yargısı; verginin tarhiyatı ve tahsilatı aşamalarında, vergi idaresinin uygulamalarında oluşabilecek hatalara karşı mükelleflere bir güvence vermektedir. Mükelleflerin iddia ve itirazları “vergilerin kanunlara uygunluğu” ilkesi doğrultusunda mahkemelerde karara bağlanır. Dolayısıyla idarenin yaptığı işlemlere karşı mükelleflerin yargıya başvurmaları adalet ve eşitlik ilkelerinin bir gereğidir.

 

3- VERGİ YARISINDA KARAR YERLERİ VE YARGILAMA USULÜ:

 

Yargı sistemi adli – idari olmak üzere iki şekilde oluşturulmuştur. İdari yargı ise Askeri ve Genel İdari şeklinde yapılandırılmıştır. Ancak Vergisel işlemler ise Genel İdari Yargının içinde Vergi Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

 

Vergi uyuşmazlıklarında yetki 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 37. maddesine göre belirlenir. Sözkonusu kanunun 37. maddesi şöyledir.

 

Vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen, Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen, diğer uyuşmazlıklarda ise dava konusu işlemi yapan, dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.

 

Vergi yargı sistemi iki aşamalı bir yapıya sahiptir. Kural olarak, uyuşmazlıklar birinci aşamada vergi mahkemeleri tarafından karara bağlanır. Ancak mahkemece verilen kararlar için itiraz yoluyla Bölge İdare Mahkemesine veya temyiz için Danıştay’a gidilir. Dolayısıyla mahkeme kararları itiraz ve temyiz aşamasında Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay’ca bir nevi denetimden geçirilir.

 

Aşağıdaki şemada görüleceği üzere 2576 sayılı kanunun 6 ncı maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen uyuşmazlıklardan kaynaklanan toplam değeri bir milyar lirayı (2011 yılı için 8.380-TL) aşmayan davalar, aynı kanunun 7. maddesine istinaden vergi mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir. Sözkonusu miktarı aşan davalar ise karar kurul halinde karar verilerek sonuçlandırılır. Vergi ve İdare Mahkemelerince verilen kararların tek hakimli veya kurul halinde verilmesi itiraz veya temyiz aşamasında farklı usullere tabidir. Şöyle ki, vergi mahkemesince verilen tek hâkimli kararlar itiraz yoluyla Bölge İdare Mahkemelerinde, kurul halinde verilen kararlar ise temyiz yoluyla Danıştay’da görülmektedir.

 

Şekil 1- İdari Yargı Yerleri

 

Kaynak: 2575 ve 2576 Sayılı Kanun [4]

 

Vergi uyuşmazlıklarında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile birlikte 2575 Sayılı Danıştay Kanunu ve 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanun ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun usul hükümleri uygulanmaktadır. Belli Konularda ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununu 31. maddesine istinaden (Örneğin; Bilirkişi, delil tespiti, keşif, yargılama giderleri, vekalet ücreti, duruşma, v.b.) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri devreye girmektedir.

 

İdari Yargılama Usulü Kanununun 1’inci maddesinin 1’ inci fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu kanunda gösterilen usullere tabi olacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla bu mercilerde yapılan yargılama, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunda belirtilen usullerle yerine getirilir.

 

İdari Yargılama Usulü Kanununun 1’inci maddesinin 2’ inci fıkrasında ise; İkinci fıkrasında ise; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanacağı ve inceleme evrak üzerinde yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Davacılar tarafından başvurular yazılı dilekçelerle yerine getirilir. Davalı ise savunma hakkını yine yazılı olarak cevaplar. Mahkeme tarafından Dava dilekçesi, savunma dilekçesi ve bunu takip eden karşılıklı cevaplar alındıktan sonra dosyadaki belgeler üzerinden dilekçelerdeki iddia ve cevaplar da dikkate alınarak karar verilir. Mahkeme gerek gördüğü hallerde gerekli bilgi ve belgeyi karar vermeden önce ara karar ile de isteyebilir. Yargılama yapılırken tanık dinlenmez. Ancak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yapılacak “delil tespitleri için tanık dinleme” sözkonusu olabilmektedir. [5]

 

Dava ve savunma dilekçelerinin, kural olarak görevli ve yetkili idari yargı merciine verilmesi gerekmektedir, Ancak davacı ve davalılara kolaylık olması bakımından, dava dilekçesi, savunma ve ilgili tüm evrakların ilgili yargı merciine gönderilmesi amacıyla, Danıştaya, idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebileceği kanun hükmüne bağlamıştır. Dava dilekçesi, savunma veya cevaplar posta ile gönderilmemelidir. 2577 sayılı kanunda posta yoluyla başvuruya ilişkin düzenleme bulunmadığından yukarıda belirtilen en yakın mahkemeye başvurulmalıdır.

 

4- İDARİ YARGI YERLERİNİN GÖREVLERİ:

 

Vergi mahkemelerinin görev alanlını belirleyen 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun “Vergi Mahkemelerinin görevleri” başlıklı 6. maddesinde “ Vergi Mahkemeleri: a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c)Diğer kanunlarla verilen işleri, Çözümler.” denilmektedir.

 

Ancak Vergi Mahkemesinde verilen kararlar, itiraz aşamasında Bölge İdare Mahkemesinde, Temyiz aşamasında ise Danıştay’da görülür. Davacının görevli mahkemeyi bilmediği veya tereddüde düştüğü durumlarda davalar görevli mahkemeye değil de başka bir idari yargı merciine açılabilmektedir.

 

2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun “Bölge İdare Mahkemelerinin görevleri” başlıklı 8. maddesinde ise “Bölge İdare Mahkemeleri; a) Yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemelerinde tek hakim tarafından 7 nci madde hükümleri uyarınca verilen kararları itiraz üzerine inceler ve kesin olarak hükme bağlar.b) Yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin karara bağlar.c) Diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirir.” hükmü mevcuttur.

 

2575 Sayılı Danıştay Kanununun “Danıştayın görevleri” başlıklı 23/a maddesi “İdare Mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz istemlerini inceler ve karara bağlar.” İle “Temyiz yoluyla Danıştay’da görülecek davalar” başlıklı 25. maddesi “İdare mahkemeleri ile vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili nihai kararlar Danıştayda temyiz yoluyla incelenir ve karara bağlanır.” hükümleri dikkate alındığında Vergi Mahkemesinde verilen kararlar için Bölge İdare Mahkemesinde itiraza konu, Danıştay’da ise Temyize konu davalara bakıldığı aşikardır.

 

Ancak Danıştay’da Temyiz davaları dışında vergisel alandaki düzenleyici işlemlere karşı açılan davalara ilk derece mahkemesi olarak baktığı da Danıştay kanununun 24. maddesinden anlaşılmaktadır.

 

Sözkonusu kanunun “İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar” başlıklı 24. maddesi şöyledir.

 

1-Danıştay ilk derece mahkemesi olarak:

 

a- Bakanlar Kurulu kararlarına,

 

b- (Değişik: 2.6.2004 – 5183/4 md.) Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere,

 

c- Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,

 

d- Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,

 

e- Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,

 

f- Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine,

 

Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar.

 

2- Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar.

 

2576. sayılı kanunun 2. maddesinde “Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi gözönünde tutularak Adalet Bakanlığınca kurulur ve yargı çevreleri tespit olunur. Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kuruluş ve yargı çevrelerinin tespitinde, İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşlerinin alınacağı, Bu mahkemelerin kaldırılmasına veya yargı çevrelerinin değiştirilmesine, İçişleri, Maliye Bakanlıkları ile Gümrük ve Tekel Bakanlığının görüşleri alınarak, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verileceği ve Aynı yargı çevresinde birden fazla idare veya vergi mahkemesi kurulduğu takdirde, bu mahkemeler arasındaki işbölümü, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirleneceği” hükümleri mevcuttur.

 

Vergi ve İdare mahkemeleri ile Bölge idare Mahkemelerinin bulunduğu illeri gösteren yargı çevrelerine http://www.yayin.adalet.gov.tr/ internet adresinden ulaşılabilir.

 

5- YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARLARI VE İTİRAZ YERLERİ:

 

İdari yargının önemli bir kurumu ise yürütmenin durdurulmasıdır. Anayasamızın 125/5. maddesindeki düzenlemeye göre “ İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulması karar verilebilir.” hükmedilmiştir. İdari yargıda dava açılması işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. İlk olarak davacının bu yönde bir talebinin bulunması ve yukarıda belirtilen iki şartın mevcut olması gerekmektedir.

 

İdari Yargılama Usul Kanununun 27/6. maddesinde, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı yapılacak itirazla ilgili düzenleme mevcuttur.

 

KARARIN VERİLDİĞİ YER

İTİRAZ YERİ

Danıştay Dava Dairelerince Verilmişse

İdari Veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına

Bölge İdare Mahkemesi Kararlarına

En Yakın Bölge İdare Mahkemesine

İdare ve Vergi Mahkemeleri İle Tek Hakim Tarafından Verilen Kararlara Karşı

Bölge İdare Mahkemesine

Adli Tatilde İdare ve Vergi Mahkemeleri Tarafından Verilen Kararlara

En Yakın Nöbetçi Mahkemeye Veya Kararı Veren Hakimin Katılmadığı Nöbetçi Mahkemeye

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde 1 defaya mahsus itiraz edilebilir.

 

Yürütmenin durdurulması hakkındaki karara yukarıdaki belirtilen yerlere bu kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz yapılmalıdır. Bu süre içinde yapılmayan itirazlar esasına girilmeden reddedilmektedir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir ve yeniden itiraz veya temyiz konusu yapılamazlar.

 

5- SONUÇ:

 

Türk vergi yargısı sisteminde vergi ihtilaflarının doğmasından, ihtilafların neticelenmesine kadar geçen aşamalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile birlikte 2575 Sayılı Danıştay Kanunu ve 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanun ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun usul hükümleri uygulanmaktadır.

 

Sözkonusu uyuşmazlıklar iki derecede çözümlenmektedir. Şöyle ki, uyuşmazlıklar birinci derecede vergi mahkemelerince karara bağlandıktan sonra verilen kararlar için itiraz veya temyiz yoluyla Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay’a gidilmektedir.

 

Vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen, Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen, diğer uyuşmazlıklarda ise dava konusu işlemi yapan, dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.

 

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulması karar verilebilir. Bu durumdaki karar için 2577 sayılı kanunun 27/6. maddesine istinaden ilgili yargı yerlerine taraflar itiraz edebilir.

 

Netice itibariyle vergi idaresinin uygulamalarında oluşabilecek hatalar ve vergisel konular için vergi mükelleflerine bir güvence oluşturan bu yapı vergi yargısının çalışma düzenini oluşturmaktadır.

 

KAYNAKLAR

 

- AYKAR Özkan, Kemal Çağlar, Özkan Ertekin, Vergisel İşlemlerde Dava Rehberi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010

- GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt: I, Ekim Kitabevi Yayınları, Bursa, 2003

- GÖZÜBÜYÜK Şeref, Yönetsel Yargı, 9. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 1993

- KUMRULU Ahmet, Türkiye’de Vergi Yargısının İşlevi ve Hukuk Düzenine Katkısı Üzerine Değerlendirme, Ankara,1993

- 2575 Sayılı Danıştay Kanunu

- 2576 Sayılı Bölge İdare Mah., İdare Mah. ve Vergi Mah. Kuruluşu ve Görevleri Hk.Kanun

- 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu



[1]  Kemal Gözler, İdare Hukuku, Cilt: I, Ekim Kitabevi Yayınları, Bursa 2003, s. 44.

[2]  Şeref Gözübüyük, Yönetsel Yargı, 9. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 1993, s. 4.

[3] Ahmet Kumrulu, Türkiye’de Vergi Yargısının İşlevi ve Hukuk Düzenine Katkısı Üzerine Değerlendirme,  Ankara, 1993 s. 231.

[4]  Özkan Aykar, Kemal Çağlar, Özkan Ertekin, Vergisel İşlemlerde Dava Rehberi, Adalet Yayınevi, Ankara       2010, S. 131.

[5]  Aykar  vd.,Age. S. 25.

 

Alomaliye.com

Programları

  SMMM Seti

  Personel Programı

  PDKS Programı

  Genel Muhasebe

  İşletme Programı

  Sabit Kıymet

  Cari+Kasa Programı

 

© Alomaliye.com 2000-...   Tüm Hakları Saklıdır.