MADDE 1.- 31/12/1960
tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin birinci
fıkrasının 1 numaralı bendinin (a) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
(b) alt bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
a) Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretlerden,
MADDE 2.- 193 sayılı Kanunun mükerrer 120 nci maddesinde
yer alan " üçer aylık " ibareleri " altışar aylık " , " üç aylık " ibaresi ise "
altı aylık ", olarak değiştirilmiş ve maddenin birinci fıkrasından sonra gelmek
üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Bakanlar Kurulu geçici vergi dönemlerini üç aya indirmeye, geçici
verginin beyan ve ödeme sürelerini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 15 inci
günü akşamı olarak belirlemeye yetkilidir.
MADDE 3.- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler
eklenmiştir.
Geçici Madde 55- 1/1/1999 - 31/12/2002 tarihleri arasında elde
edilen ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş bulunan Gelir Vergisi Kanununun 75
inci maddesinin 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları
ile menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları için
yıllık beyanname verilmez. Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde
de bu gelirler beyannameye dahil edilmez. Ticari işletmeye dahil olan bu
gelirler, bu maddenin kapsamı dışındadır.
Geçici Madde 56- 1999 - 2002 yılları gelirlerinin
vergilendirilmesinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1,2,80,81,82, Geçici 46
ve Geçici 47 nci maddeleri yerine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Mevzu
A- Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi) ne tabidir.
Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların
safi tutarıdır.
Gelirin unsurları
B- Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır :
1. Ticari kazançlar;
2. Zirai kazançlar;
3. Ücretler;
4. Serbest meslek kazançları;
5. Gayrimenkul sermaye iratları;
6. Menkul sermaye iratları;
7. Diğer kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve
iratlar gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.
Diğer kazanç ve iratlar
C- Aşağıda yazılı olan diğer kazanç ve iratlar bu
maddedeki hükümlere göre vergiye tabi gelire dahildir:
1. Değer artışı kazançları,
2. Arızi kazançlar.
Değer artışı kazançları
D-Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından
doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.
1. İvazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere; hisse
senetlerinin iktisap tarihinden başlayarak üç ay içinde veya iktisaptan evvel
elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ile diğer menkul kıymetlerin (menkul
kıymetler yatırım fonlarının katılma belgeleri hariç) elden çıkarılmasından
doğan kazançlar,
2. 70 inci maddenin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı
hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
3. Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri
ve bunların kanuni mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden
çıkarılmasından doğan kazançlar,
4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından
doğan kazançlar,
5. Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden
çıkarılmasından doğan kazançlar,
6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap
edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı
bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde
kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak
dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin
ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller tahsis
tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır).
Yukarıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan değer
artışı kazançlarının her birinin 3.500.000.000 lirayı aşan kısmı vergiye
tabidir.
Bu fıkrada geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve
hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi,
takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye
olarak konulmasını ifade eder.
Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen
satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle
yukarıdaki bentlerde yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar
ticari kazanç sayılır ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümler uygulanır.
Vergilendirilmeyecek değer artışı kazançları
E- Aşağıda yazılı hallerde değer artışı kazancı
hesaplanmaz ve vergilendirilmez:
1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanuni
mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar
tarafından işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleri ile (bilanço
esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde)
aynen devir alınması;
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir
işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde
devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen
ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre
hesaplanan özsermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil
eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.);
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu fıkranın 2 numaralı
bendinde yazılı şartlar dahilinde nevi değiştirerek sermaye şirketi haline
dönüşmesi (Kollektif ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim
şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit
şirketlerin ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse
senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)
Safi değer artışı
F- Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında
alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü
menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile
elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve
ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve
menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile
ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.
Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde
maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca
tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit
edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen
değer esas alınır.
İşletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden
çıkarılması halinde, iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli yerine, amortismanlar
düşüldükten sonra kalan net değeri esas alınır.
Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap bedelinin
tevsik edilememesi halinde, iktisap tarihindeki rayiç bedel iktisap bedeli
olarak kabul edilir. Aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymet alınıp satılması
halinde, bunların kazancı birlikte hesaplanır. Alım satımın birinden doğan
zarar, diğerinin karından mahsup edilir.
Dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına
göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye'ye bizzat getirdikleri
nakdi veya ayni sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile
iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan değer artışı kazançlarının
hesabında, kur farkından doğan kazançlar dikkate alınmaz. Şu kadar ki bu
mükelleflerin Türkiye'de elde ettikleri kazançların münhasıran bu menkul kıymet
veya iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu
kıymet veya hisselerin elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarından
ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin, Türkiye'de menkul kıymet alım satımıyla
devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından doğan kazançlar da ticari
kazancın hesabında dikkate alınır.
Kur farkından doğan kazançların hesabında, menkul kıymet veya
iştirak hisselerinin iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin, bu kıymet veya
hisselerin iktisap tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuruna göre
hesaplanan Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılması
tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin T.C. Merkez Bankası döviz alış kuruna
göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı arasındaki fark esas alınır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden
çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet
İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında
artırılarak tespit edilir.
Menkul kıymetlerin elden çıkarılması halinde kazanç, yıl içinde
elde edilen toplam gelirden, bu Kanunun 76 ncı maddesinde belirtilen indirim
oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın düşülmesi suretiyle
hesaplanabilir. Bu durumda iktisap bedeli endekslenmez.
Değer artışı kazancının hesaplanmasında; 1998 yılı emlak vergisi
beyanname verme süresinin bitmesinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin elden
çıkarılması halinde, bunların maliyet bedeli olarak 1998 yılı genel beyan
döneminde beyan edilen emlak vergisi değeri esas alınır.
1/1/1999 tarihinden önce iktisap edilen ve menkul kıymetler
borsasında işlem gören hisse senetlerinin bu tarihten sonra elden çıkarılması
halinde bunların maliyet bedeli olarak, 1998 yılının son işlem gününde borsada
oluşan ortalama fiyatı; 1/1/1999 tarihinden önce iktisap edilen menkul kıymet
yatırım fonlarının katılma belgelerinin elden çıkarılmasında 1998 yılının son
günündeki değeri esas alınabilir.
Bu maddeye göre maliyet bedeli kabul edilen tutarlar endekslenmiş
maliyet bedeli kabul edilir ve iktisap tarihinden; gayrimenkullerde 1998 yılı
emlak vergisi beyanname verme süresi sonuna, hisse senetlerinde 1998 yılı sonuna
kadar olan süre için yeniden endeksleme yapılmaz.
Arızi kazançlar
G- Vergiye tabi arızi kazançlar şunlardır:
1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu
nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar;
2. Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek
faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlanmamış olan böyle bir
faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi
karşılığında elde edilen hasılat;
3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri
karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallıklar (kiracıya ait tesisat ve
malların tahliye ve devri sırasında kiralayan veya yeni kiracıya devrinden doğan
kazançlar dahil);
4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla
tahsil edilen hasılat;
5. Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri
işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan
değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil);
6. Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede yazılı işleri
arızi olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar.
Yukarıda yazılı kazançlardan 1-4 numaralı bentlerde yazılı
olanların (henüz başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç
girişilmemesi ile ihale , artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi
karşılığında elde edilen kazançlar hariç) 3.500.000.000 lirayı aşan kısmı,
diğerlerinde tamamı vergiye tabidir.
Bu fıkrada geçen hasılat deyimi, alınan para ve ayınlarla diğer
suretlerle elde edilen ve para ile temsil edilebilen menfaatleri ifade eder.
Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur:
1. Bu fıkranın 1 numaralı bendinde yazılı işlerde satış
bedelinden, maliyet bedeli ve satış dolayısıyla yapılan giderler indirilir;
2. Bu fıkranın 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı işlerde
elde edilen hasılattan tevsik edilmek kaydıyla yapılan giderler indirilir;
3.Bu fıkranın 6 numaralı bendinde yazılı işlerde, 45 inci madde
hükümleri uygulanır.
H - Bu Kanunun geçici 47 nci maddesi kapsamındaki değerler
ile işlem ve bildirimlerden hareketle bunlara taraf olanlar da dahil olmak üzere
herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul Kanununun 30 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının 7 numaralı bendi dahil) yapılamaz.
Geçici Madde 57- 1999-2002 yılları gelirlerinin (ücretler hariç)
vergilendirilmesinde bu Kanunun 103 üncü maddesindeki tarifenin mükerrer 123
üncü maddeye göre belirlenen gelir dilimlerine karşılık gelen vergi oranları 5
puan artırılmak suretiyle uygulanır. Bu Kanunun mükerrer 120 nci maddesinin
uygulamasında bu hüküm dikkate alınmaz.
MADDE 4. – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Mükellefi, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar,
bilgisayar programcısı, ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir,
hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı,
röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve
oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo,
televizyon ve videoda yayınlama veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota
halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut
haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat
Gelir Vergisinden müstesnadır.
İKİNCİ BÖLÜM KURUMLAR VERGİSİ KANUNU İLE
İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
MADDE 5.- 3/6/1949
tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan "...üç aylık kazançları üzerinden % 25 oranında..." ibaresi
"...% 20 oranında...", şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkranın sonuna
aşağıdaki hüküm eklenmiştir.
Bakanlar Kurulu bu maddede yazılı geçici vergi oranını 5 puana
kadar artırmaya veya indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye
yetkilidir.
MADDE 6.- 5422 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
Geçici Madde 28- a) 1/1/1999-31/12/2002 tarihleri arasında
uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya
gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum
sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki,
vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap
döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum
kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm
uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet
bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin
gayrimenkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak
üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı
bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu
durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5
milyon ABD doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması
şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı
ortağın sermaye payının 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı
Türk Lirası ve % 20’den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye’ye
döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerin
tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir
sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni
sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan
kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6
numaralı bendinin b-ii alt bendine göre vergi tevkifatına tabi tutulmaz.
Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak
hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ile
menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde
bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı
dışındadır.
Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile
iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi Usul
Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla
bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen
şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya
bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl önce iktisap edilmiş sayılır.
Sermayeye eklenen bu kazançların 5 yıl içinde herhangi bir
surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde,
bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre
kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate
alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç
istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayrimenkullerin
satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir
ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının
gerçekleştirilmesinde kullanılır.
Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle
gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ve iştirak
hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38
inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında
yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka
ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
b) 1/1/1999-31/12/2002 tarihleri arasında uygulanmak üzere,
anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada
çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6
numaralı bendinin ikinci fıkrasının b-ii alt bendine göre tevkifata tabi
tutulmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VERGİ USUL KANUNU İLE İLGİLİ
DEĞİŞİKLİKLER
MADDE 6. - 4/1/1961
tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 205 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle
eklenen bölümde yer alan Ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan
“Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece yapılacak tarhiyatta...”
ibaresi “Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen
vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (344 üncü maddenin üçüncü
fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza
hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda, ...”,
Ek 11 inci maddesinin birinci fıkrası “Maliye Bakanlığı, vergi
incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda (344 üncü
maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin
vergi ve ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.",
şeklinde değiştirilmiş ve aynı Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
Geçici Madde 23- 1/1/1999 tarihi ile bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih arasındaki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak yapılan ve
uzlaşma talep edildiği halde henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü
verilmiş ancak uzlaşma görüşmesi yapılmamış veya uzlaşma talep süresi geçmemiş
olan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda; vergi ziyaı cezası için de uzlaşma
talebinde bulunulabilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM EMLAK VERGİSİ KANUNU İLE
İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
MADDE 8- 29/7/1970
tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve aynı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Vergi değeri
Madde 29- Vergi değeri, emlak vergisinin mevzuuna giren bina ve
arazinin rayiç bedelidir.
Rayiç bedel, bina ve arazinin beyan tarihindeki normal alım
satım bedelidir.
Genel beyan dönemi veya vergi değerini tadil eden sebeplerin
mevcudiyeti halinde mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıllarda emlak
vergisi matrahı, her yıl, bir önceki yıl matrahının Vergi Usul Kanunu hükümleri
uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı
nispetinde artırılmak suretiyle bulunur.
Bakanlar Kurulu, üçüncü fıkrada belirtilen artış oranını sıfıra
kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir.
Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 95 inci
maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibariyle farklı oranlar tespit
etmek suretiyle de kullanabilir.
Ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde, 32 nci maddeye
göre belirlenen matrahlar hakkında da, ilgili bulunduğu yılı takip eden yıllarda
aynı işlem yapılır. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usulleri belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Geçici Madde 18- 1998 genel beyan dönemi veya 1998 yılında ortaya
çıkan ve vergi değerini tadil eden nedenlerle emlak vergisi beyannamesi veren
mükelleflerden dileyenler 1/11/1999 - 31/12/1999 tarihleri arasında yeniden
beyanda bulunabilirler. Bu suretle beyanda bulunacak mükelleflerin
bildirecekleri değerler; 1998 yılı genel beyan dönemine ilişkin olarak 1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 10 ve 20 nci maddeleri hükümlerine göre
hesaplanan asgari ölçüde tespit edilen vergi değerinin, bu yıla ait yeniden
değerleme oranında artırılması suretiyle bulunacak değerden düşük olamaz. Düşük
olması halinde mükellefin beyanı, bu şekilde hesaplanan değere yükseltilir.
Mükellefler tarafından bu şekilde yeniden beyan olunacak bina,
arsa ve arazi matrahları dikkate alınarak, mükelleflerin 1999 yılı için tahakkuk
eden vergilerinde her hangi bir düzeltme yapılmaz.
Mükelleflerin 2000 yılı emlak vergisi matrahları, bu madde
hükümleri de dikkate alınmak suretiyle bu Kanunun değişik 29 uncu maddesi
hükümlerine göre belirlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU
İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
MADDE 9.- 26/5/1981
tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Mükerrer 44 üncü maddesinin
dokuzuncu fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yıllık olarak tahakkuk eden bu vergi, mükelleflerce her yıl,
emlak vergisinin taksit sürelerinde ödenir. Maliye Bakanlığı farklı ödeme
süreleri belirlemeye yetkilidir.
ALTINCI BÖLÜM HARÇLAR KANUNU İLE İLGİLİ
DEĞİŞİKLİKLER
MADDE 10- 17/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kayıtlı Değer, Emlak Vergisi Değeri
Madde 63- Bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı değer" veya "emlak
vergisi değeri" deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre genel beyan veya
vergi değerini tadil eden nedenler dolayısıyla beyan edilecek emlak vergisi
değerini ifade eder. Bu değer; emlak vergisi mükellefiyetinin başlangıcını takip
eden yılda, Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre beyan olunan emlak vergisi
değerine, diğer yıllarda ise bir önceki yıl için belirlenen değere, yeniden
değerleme oranı uygulanmak suretiyle tespit edilir.
Yeni inşa edilen binalarda harca esas değerin hesaplanmasında
Emlak Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine göre arsa veya arsa payı (arazi dahil)
değeri olarak daha önce beyan edilmiş olan değere "yeniden değerleme oranı"
uygulanmak suretiyle tespit olunan değer esas alınır.
Tapu ve kadastro harcı, yeniden değerleme oranı uygulanmak
suretiyle bulunan değer ile mükellef tarafından beyan edilmiş olan değerlerden
yüksek olanı üzerinden hesaplanır.
Mükelleflerin yukarıdaki hükümlere göre tespit edilecek
değerlerden daha düşük beyanda bulunmaları halinde; harcın hesabında yeniden
değerleme oranı uygulanarak tespit edilecek değerler esas alınır. Aradaki farka
isabet eden harç, Vergi Usul Kanununa göre hesaplanan vergi ziyaı cezası % 25
oranında uygulanmak suretiyle ikmalen tarh edilir.
Harcın hesabında bir milyon liraya kadar olan matrah kesirleri
dikkate alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tayin ve
tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.
MADDE 11.- 492 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin (f)
bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (g) bendi eklenmiştir.
g) Dışişleri Bakanlığınca mütekabiliyet esası göz önünde
tutularak belirlenecek ülkeler uyruklarına verilecek ikamet tezkereleri.
MADDE 12. - 492 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
Geçici Madde 5 - Emlak Vergisi Kanununun geçici 18 inci maddesi
uyarınca 1/11/1999 - 31/12/1999 tarihleri arasında yeniden beyanda bulunan
mükelleflerin beyan ettikleri değerler, tapu ve kadastro harçları uygulamasında
kayıtlı değer veya emlak vergisi değeri olarak kabul edilir. Beyan edilen bu
değerler müteakip yıllarda yeniden değerlemeye tabi tutularak harcın hesabında
dikkate alınır.
YEDİNCİ BÖLÜM DEĞİŞTİRİLEN İBARELER
MADDE 13.- A)
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “...asgari ücretin yıllık brüt tutarıdır...” ibaresi
“...asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25’idir...” şeklinde,
B) 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun Geçici 10 uncu maddesinde yer alan "…geçici 23 üncü maddesi…" ibaresi
"…geçici 28 inci maddesi…" şeklinde;
C) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
1- 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “... 361 inci
madde ...” ibaresi, “... mükerrer 355 inci madde ...”,
2- 112 nci maddesinin 3 numaralı bendinde yer alan "…2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 8 numaralı bendi…" ibaresi,
"…2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3 numaralı
fıkrası…,
3- Mükerrer 115 inci maddesinde yer alan "…250.000 lirayı
(250.000 lira dahil)…" ibaresi "…1.000.000 lirayı (1.000.000 lira dahil) …",
4- 232 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Yukarıdakiler
dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçilerden ...” ibaresi, “Yukarıdakiler dışında
kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit
edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden ...”, aynı
fıkrada yer alan "…15.000.000 lirayı geçmesi veya bedeli 15.000.000 liradan …"
ibaresi "…50.000.000 lirayı geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan …",
5- 235 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar ile ...” ibaresi, “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile
kazancı basit usulde tespit edilenler ve ...”,
6- 242 nci maddesinin son fıkrasında yer alan “Gelir Vergisi
Kanununa göre sair kazanç ve iratları üzerinden ...” ibaresi, “Gelir Vergisi
Kanununa göre diğer kazanç ve iratları üzerinden ...”,
7- 243 üncü maddesinde yer alan “Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi
Kanununun 12 nci maddesine göre hasılat bildirimine esas alınan ölçülerin
üstünde bulunan çiftçiler, ...” ibaresi, “Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi
Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı işletme büyüklüklerinin üstünde bulunan
çiftçiler, ...”, şeklinde,
Değiştirilmiştir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM KALDIRILAN HÜKÜMLER
MADDE 14.- A)
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun,
1- 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının
birinci cümlesinden sonra gelen hükümleri,
2- 51 inci maddesinin 11 numaralı bendi,
B) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
1- 344 üncü maddesinin son fıkrası,
2- 368 inci maddesinin son fıkrası,
C) 16/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun
mükerrer 83 üncü maddesi ile 84 üncü maddesine bağlı tarifenin 6 numaralı bendi,
D) 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi,
E) 29/6/1999 tarihli ve 4393 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinin h
fıkrası,
Yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 15.- Bu Kanunun;
1- 2, 4, 5, 9 ve 11 inci maddeleri ile 13 üncü maddesinin A
fıkrası 1/1/2000 tarihinde,
2- 1 inci maddesi ile 13 üncü maddesinin B fıkrası ve 14 üncü
maddesinin D ve E fıkraları 1/1/1999 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,
3- Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 16.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.