|
Mükellefin
eşinin veya çocuklarının hayat standardı esasına tabi
faaliyetinin bulunması durumunda, hayat standardı göstergeleri
sadece bunların kazançlarının tespitinde dikkate alınır.
Hayat
standardı gösterge tutarları, kalkınmada öncelikli yörelerde %
50 oranında indirilerek dikkate alınır.
i)
Bu madde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma
işlerinde işin devam ettiği yıllar ve bu yıllar için geçerli
olan gösterge tutarları göz önüne alınarak topluca uygulanır.
j)
11 ve daha yukarı yaşta olan bir taşıtla münhasıran nakliyecilik
faaliyetinde bulunan mükellefler hakkında, faaliyetin ifa edildiği
yöreler itibariyle hayat standardı temel gösterge tutarı, % 50
oranında indirilerek dikkate alınır. Bir araçla nakliyecilik yapan
mükelleflerde aracın yaşına ve ortaklık olarak faaliyette bulunup
bulunmadığına bakılmaksızın hayat standardı temel gösterge
tutarı bir defa dikkate alınır.
k)
Ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin tedavi maksadıyla yapacağı
yurt dışı seyahatler ile bir defaya mahsus olmak üzere yapılan
hac seyahatleri için hayat standardı ilave göstergeleri uygulanmaz.
Şu
kadar ki, tedavi maksadıyla yapılan seyahatlerin ilgili sağlık
kurullarından alınacak raporlarla tevsik edilmesi şarttır.
3)
Noter vekilleri, geçici yetkili noter yardımcıları, ruhsatlı dava
vekilleri, ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler ve
mesleklerinin ifası yüksek tahsili icap ettirmeyen benzeri serbest
meslek erbabından Maliye Bakanlığınca tayin edilecek olanlar ile
belediye teşkilâtı bulunmayan köylerde (belediyelerin mücavir
alanları hariç) işyeri bulunan basit usule tabi mükellefler hakkında
hayat standardı esası uygulanmaz.
4)
Hayat standardı temel ve ilave göstergeler tutarları, faaliyette
bulunulan yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle tespit
edilir. Bu şekilde hesaplanan tutarların % 5’ini aşmayan
kesirleri dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu surette tespit edilen
tutarları % 50 fazlasına kadar artırmaya veya yarısına kadar
indirmeye yetkilidir.
5)
Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden
gelir vergisi ödenen gelirleri (hamiline yazılı menkul kıymetlerden
elde edilen gelirler hariç) ile kendilerine ve eşlerine ait emekli,
maluliyet, dul ve yetim aylığı bulunduğunu belgelendirdikleri
takdirde, bu gelirler, hayat standardı esasına göre kazancın
tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edilir. İzah nedeni
gelirler öncelikle mükelleflerin kendilerine ait beyanları için
esas alınır. Arta kalan bir tutarın olması halinde eşler ve çocuklar,
sadece arta kalan tutarı kendi beyanlarında izah nedeni gelir olarak
dikkate alırlar.
6)
88 inci maddeye göre yapılacak zarar mahsubu, 89 uncu maddeye göre
yapılacak indirimler ve yatırım indirimi istisnası dahil
istisnaların uygulanması, yalnızca bu madde gereğince tespit
edilecek geliri aşan gelir kısmı için mümkündür.
7)
Bu maddeye göre yapılacak tarhiyata itiraz, tahakkuk eden verginin
tahsilini durdurmaz. Ancak, Danıştay ve vergi mahkemelerince bu
davalar öncelikle ele alınır ve dosyanın tekemmül ettiği
tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.
8)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usuller Maliye Bakanlığınca
belirlenir.
MADDE
6. – 25.10.1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun 17 nci maddesinin 2 numaralı fıkrasına aşağıdaki (c)
bendi eklenmiştir.
c)
Yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilik ve
konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına, bu
maddenin 1 numaralı fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara
bedelsiz olarak yapacakları teslim ve hizmetlere ilişkin olarak yapılan
teslim ve hizmetler.
Maliye
Bakanlığı, istisna kapsamına girecek mal ve hizmetler ile bunların
asgari tutarlarını ve bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve
esasları tespit etmeye yetkilidir.
MADDE
7. – 3.6.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
Geçici
Madde 29. – 31.12.2003 tarihine kadar uygulanmak üzere;
1.
Türkiye’de faaliyette bulunan bir bankanın Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurulundan izin almak suretiyle ve izin tarihinden
itibaren üç ay içinde yetkili organlarınca karar alınarak devir
veya birleşme işlemlerine geçilmesi şartıyla, diğer bir veya
birkaç bankayla birleşmesi veya tüzel kişiliği ortadan kalkmak
suretiyle bilanço değerlerini kısmen veya tamamen diğer bir veya
birkaç bankaya devretmesi ya da hisseleri kısmen veya tamamen
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ait olan bir bankanın bilanço
değerlerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınması
halinde devir veya birleşmeden doğan kazançlar, kurumlar
vergisinden istisna edilir. Vergiden müstesna tutulan bu kazanç,
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (6)
numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkifata tabi tutulmaz.
Birleşme veya devrin, izin tarihinden itibaren on sekiz ay içinde alınan
izne uygun olarak gerçekleşmemesi halinde, zamanında tahakkuk
ettirilmemiş olan vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş sayılır.
2.
Bu maddeye göre yapılacak devir veya birleşmelerde, münfesih
kurumun devir veya birleşme öncesi son bilançosunda görülen, bu
Kanunun 14 üncü maddesinin (7) numaralı bendi hükmüne göre
indirilebilir nitelikteki zarar tutarı, devralan veya birleşilen
kurumca beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla gider olarak kurum
kazancından indirilir.
3.
Bu madde kapsamında yapılacak devir ve birleşmeler sırasında düzenlenen
kâğıt ve sözleşmeler ile münfesih kurumun menkul ve gayrimenkul
mallarının devralan veya birleşilen kurum adına kayıt ve tescili
işlemleri ve münfesih kurum tarafından devir veya birleşme
tarihinden önce düzenlenen veya lehe alınan teminat mektupları, sözleşmeler,
şerhler, teminatlar ve sair kâğıtların, devralan veya birleşilen
kurum adına yenilenmesi, uzatılması, değiştirilmesi, devredilmesi
veya bozulmasına ilişkin işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan
(taşıt alım vergisi dahil), lehe alınan paralar banka ve sigorta
muameleleri vergisinden müstesnadır.
4.
Hisseleri kısmen ya da tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na
ait olan bir bankanın iştiraklerinin, takipteki alacaklarının ve
diğer bilanço kalemleri ile banka lehine alınan teminatların
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devir ya da satın alınması
ve bu suretle edinilen aktiflerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
tarafından devir, birleşme veya satış işlemine tabi tutulması sırasında
düzenlenen sözleşmeler ve sair kâğıtlar ile bunların değiştirilmesi,
yenilenmesi, uzatılması, devredilmesi ve bozulmasına ilişkin düzenlenen
kâğıtlar, gayrimenkul, menkul mallar ile hakların Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu veya göstereceği kişiler adına kayıt ve tescil işlemleri
her türlü vergi, resim ve harçtan (taşıt alım vergisi dahil)
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bankaya ödenen bedeller
banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
5.
Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde bu Kanunun tasfiye, devir ve
birleşmeye ilişkin hükümleri uygulanır.
Maliye
Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri
tespit etmeye yetkilidir.
MADDE
8. – 16.8.1997 tarihli ve 4306 sayılı İlköğretim ve Eğitim
Kanunu, Millî Eğitim Temel Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi
Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında
Kanun ile 24.3.1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması
ve Bazı Kâğıt ve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması
Hakkında Kanunun Geçici 1 inci maddesinin;
–
(A) ve (B) fıkralarında yer alan “1.9.1997-31.12.2000” tarihleri
“1.9.1997-31.12.2002” olarak değiştirilmiş,
–
(A) fıkrasının (11) ve (12) numaralı bentlerinde yer alan “Türk
Telekom A.Ş.” ibaresi “cep telefonu işletmecileri”, (13)
numaralı bentte yer alan “beş katına kadar” ibaresi “on katına
kadar” şeklinde değiştirilmiş,
–
(A) fıkrasının (9) numaralı bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
Hazinenin
özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz
mallar, katma bütçeli kuruluşların mülkiyetinde bulunan taşınmaz
mallar ile özel mülkiyete konu olup kişiler tarafından genel ve
katma bütçeli kuruluşlara bağışlanan taşınmaz mallar hakkında
bu kuruluşlar ile bağışta bulunan kişiler yönünden bu bent hükmü
uygulanmaz.
MADDE
9. – 26.11.1999 tarihli ve 4481 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Madde
8. – 31.12.2002 tarihine kadar uygulanmak üzere her nevi cep
telefonu işletmecileri tarafından verilen (ön ödemeli kart satışları
dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri (17.8.1999 ve
12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen deprem nedeniyle mücbir sebep
hali ilan edilen yerlerde, mücbir sebebin devam ettiği sürece
abonelere verilecek ön ödemeli kart satışları dışındaki
hizmetler hariç) % 25 oranında özel iletişim vergisine tabidir.
Verginin
mükellefi cep telefonu işletmecileridir. Bu verginin matrahı, katma
değer vergisini oluşturan unsurlardan teşekkül eder. Özel iletişim
vergisi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez. Bir aya ait özel
iletişim vergisi izleyen ayın onbeşinci günü mesai saati sonuna
kadar, katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilerek aynı süre
içinde ödenir.
Bu
maddede hüküm bulunmayan hallerde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanunu hükümleri uygulanır. Her nevi cep telefonu işletmecileri
tarafından imtiyaz sözleşmeleri uyarınca Hazineye ödenecek payın
hesaplanmasında özel iletişim vergisi dikkate alınmaz. Her ay
tahakkuk edecek özel iletişim vergisi cep telefonu abonelerine düzenlenecek
faturalarda ayrıca gösterilir.
MADDE
10. – 4481 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde
9. – 31.12.2002 tarihine kadar uygulanmak üzere, 16.8.1997 tarihli
ve 4306 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (A) fıkrasında
belirtilen işlemler ve kâğıtlar için ödenen eğitime katkı payı
tutarı kadar ayrıca özel işlem vergisi ödenir. Şu kadar ki;
16.8.1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin
(A) fıkrasının (8) numaralı bendine göre ödenecek özel işlem
vergisinin tutarı, ödenen eğitime katkı payı tutarının %
10’unu geçemez. 16.8.1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanunun geçici
1 inci maddesinin (A) fıkrasının (10), (11) ve (12) numaralı
bentlerinde yer alan hükümler özel işlem vergisi hakkında da
uygulanır.
Özel
işlem vergisinin tarh, tahakkuk ve tahsilinde, ilgili mevzuat hükümleri
ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Bakanlar
Kurulu özel işlem vergisi tutarlarını 4306 sayılı Kanunun geçici
1 inci maddesinin (A) fıkrasının (13) numaralı bendine bağlı
kalmaksızın ayrı ayrı veya birlikte on katına kadar artırmaya
yetkilidir.
MADDE
11. – 4481 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan
“31.12.2000” tarihi “31.12.2002” olarak değiştirilmiştir.
GEÇİCİ
MADDE 1. – Maliye Bakanlığı, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde
meydana gelen doğal afetler nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen
yerlerde mükellefiyet kaydı bulunanların mücbir sebep hali kapsamına
giren dönemlere ilişkin beyannamelerini bir veya birden fazla
beyannamede toplu olarak verdirmeye, bu beyannamelere ilişkin yeni
beyanname verme süreleri belirlemeye veya geçici vergi
beyannamelerini hiç verdirmemeye yetkilidir. Bu yetki iller, ilçeler
veya vergi türleri itibariyle farklı olarak kullanılabilir.
26.11.1999
tarihli ve 4481 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile ek gelir
vergisinden muaf tutulanlar, 2000 ve 2001 yılları gelirleri için
hayat standardı esasına tabi değildir.
MADDE
12. – Bu Kanunun;
a)
5 inci maddesi 2000 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere yayımı
tarihinde,
b)
8 inci maddesiyle, 4306 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (A)
fıkrasının (9) numaralı bendine eklenen hüküm 1.1.2001
tarihinde,
c)
9 uncu maddesi yayımını izleyen günde,
d)
Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe
girer.
MADDE
13. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|