BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR HÜKÜMLER   

 

03 Temmuz 2001 Tarihli Resmi Gazete

 

Kanun No:4684

Kabul Tarihi: 20 Haziran 2001

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Hükümler

 

MADDE 17. — 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl süreyle işletmelerinde kayıtlı bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli bunların elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınabilir. Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen iştirak hisseleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan iştirak hisselerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya alınan bu iştirak hisseleri iki yıl önce iktisap edilmiş sayılır. Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle veya bedelsiz olarak edinilen hisseler için maliyet bedeli artırımı, bu hisselerin itibari değeri üzerinden bunların edinilmesine yol açan sermaye artırımının tescili tarihinden itibaren uygulanır. Bu hüküm 39 uncu madde gereğince işletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespitinde de uygulanır. Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından artırılan maliyet bedeline tekabül eden kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulur. Söz konusu iktisadi kıymetlerin alım satımı ile devamlı olarak uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi kıymetler için bu hükümden yararlanamaz. Şu kadar ki, inşaat yapımına tahsis edilen arsa ve arazilere ilişkin olarak inşaatın bitim tarihine kadar geçen süre için bu fıkra hükmüne göre maliyet bedeli artırımı yapılabilir. Ancak, inşaatın tamamlanmasından önce satışı yapılan gayrimenkuller için maliyet artırımı satışın yapıldığı tarihe kadar uygulanır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

MADDE 18. — A) 3.6.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Kurumlar vergisi beyannamelerinde her yılın zararı ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararlar (aynı sektörde faaliyet göstermesi, son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması koşullarıyla 37 ve 39 uncu maddeler çerçevesinde devir alınan kurumların, devir tarihi itibarıyla zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararları ile 38 inci maddede belirtilen bölünme işlemi sonucu münfesih olan kurumun zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararları dahil.).

B) 5422 sayılı Kanunun Beşinci Bölüm başlığı "Tasfiye-Birleşme-Devir-Bölünme ve Hisse Değişimi" olarak ve 38 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Bölünme ve hisse değişimi

Madde 38. — Aşağıdaki işlemler bölünme veya hisse değişimi hükmündedir.

1 — Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığı, alacak ve borçlarını mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam mükellefiyete tabi iki veya daha fazla sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi (devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin % 10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin bölünme sayılmasına engel değildir.).

2 — Tam mükellef bir sermaye şirketinin bilançosunda yer alan gayrimenkuller ve iştirak hisseleri ile üretim tesisleri, hizmet işletmeleri ve bu tesis ve işletmelere bağlı gayrimaddi haklar, hammadde, yarı mamul ve mamul malların, mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine, bu değerleri devreden şirketin ortaklarına verilmek veya devreden şirkette kalmak üzere, devralan şirketin iştirak hisseleri karşılığında aynî sermaye olarak konulması.

3 — Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini, bu şirketin yönetimini ve hisse senedi çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve karşılığında bu şirketin ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisselerini vermesi (hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin % 10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin hisse değişimi sayılmasına engel değildir.).

Aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur.

Maliye Bakanlığı bölünme işlemleri ile ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.

C) 5422 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

Devir ve bölünme hallerinde vergilendirme

Madde 39. — A) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilip, doğrudan doğruya birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.

1 —- Münfesih kurum ile birleşilen kurum, müştereken imzalayacakları bir devir beyannamesini, birleşme tarihinden itibaren on beş gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verirler ve bu beyannameye devir bilançosunu bağlarlar.

2 — Birleşilen kurum münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı bir beyanname ile taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir.

B) 38 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gerçekleştirilen bölünmelerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde bölünme suretiyle münfesih hale gelen kurumun sadece bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilip, doğrudan doğruya bölünmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.

1 — Bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlar müştereken imzalayacakları bir bölünme beyannamesini, bölünme tarihinden itibaren on beş gün içinde bölünen kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verirler ve bu beyannameye bölünme tarihindeki bilanço ve gelir tablosunu, bölünme sözleşmesini ve bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumların yeni sermaye yapısını gösteren Ticaret Sicili Müdürlüğü yazısının bir örneğini bağlarlar.

2 — Bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını ve bu vecibelerini yerine getireceklerini bölünme beyannamesine bağlı bir taahhütname ile taahhüt ederler. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlardan teminat isteyebilir.

C) Bu maddeye göre yapılan devir ve bölünmelerde, devir veya bölünme tarihine kadar olan kazancın vergilendirilmesi için devir veya bölünmeye ilişkin şirket yetkili kurulu kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih itibarıyla hesaplanan kazanç, bu kararın ilan edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde bölünme veya devir dolayısıyla münfesih hale gelen kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Bu beyannameye devir veya bölünme bilançosu ile gelir tablosu bağlanır.

D) 38 inci maddenin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinde belirtilen işlemlerden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. 38 inci maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre gerçekleştirilen bölünme işlemlerinde bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar müteselsilen sorumlu olur.

D) 5422 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin başlığı ile üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Tasfiye, birleşme, devir ve bölünme halinde ödeme

39 uncu maddenin (A) ve (B) fıkrası hükümleri dahilinde vukua gelen devir ve bölünmelerde, münfesih kurum namına tahakkuk eden vergiler 40 ıncı maddede yazılı sürelerde birleşilen veya devralan kurumlardan alınır.

E) 5422 sayılı Kanunun geçici 21 inci maddesinin (3) numaralı fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanunun geçici 28 inci maddesinin (a) fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan "Bakanlar Kurulu bu oranı % 10'a kadar indirmeye yetkilidir." cümlesi, "Bakanlar Kurulu bu oranı işlemlerin türlerine göre ayrı ayrı veya topluca % 0'a kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar artırmaya yetkilidir." şeklinde değiştirilmiştir.

F) 5422 sayılı Kanunun geçici 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (6) ve (7) numaralı bentler eklenmiştir.

6. Türkiye’de faaliyette bulunan bankaların aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar ile bu bankalara doğrudan veya dolaylı olarak iştiraki bulunan tam mükellef sermaye şirketlerinin aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançların satışın yapıldığı yılda banka sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesnadır. Vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap dönemi sonuna kadar banka sermayesine ilave edilen tutarlar da bu istisnadan yararlanır. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir. Bu bent hükmüne göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b-ii) alt bendine göre vergi tevkifatına tabi tutulmaz. Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz. Bu bent hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu bent kapsamında yapılacak işlemler tapu ve kadastro harcından, düzenlenen kağıtlar damga vergisinden, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır. Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ile iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu bentte belirtilen istisna hükümleri bu bendin yürürlük tarihi itibarıyla banka kayıtlarına göre Türkiye'de faaliyet gösteren bankalara borçlu durumda olan tam mükellef sermaye şirketlerinin ve kefillerinin, bu Kanunun yayımı tarihinde sahip oldukları ve bu borçlara karşılık bankalara devrettikleri gayrimenkul ve iştirak hisselerinden doğan kazançlar için de uygulanır.

Bu kazançların sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye iradı için beyanname verilmez, başka gelirler nedeniyle verilen beyannameye bu gelir dahil edilmez.

7. Türkiye'de faaliyette bulunan bankalarla ilgili olarak yukarıda yer alan hükümler, Türkiye'de faaliyette bulunan özel finans kurumları hakkında da uygulanır.

MADDE 19. — A) 25.10.1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

c) Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri ( Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmaz. İşlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır.),

B) 3065 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci maddesi ile geçici 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) ve (7) numaralı bentleri kapsamındaki teslimler vergiden müstesnadır.

MADDE 20. — 13.7.1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesine aşağıdaki (s) bendi eklenmiştir.

s) Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerinden doğan kazançlar.

MADDE 21. — 29.7.1970 tarihli ve 1318 sayılı Finansman Kanununun 3 üncü maddesinin (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

d) Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi hükümlerine uygun olarak şahıs şirketlerinin sermaye şirketine dönüşme veya ferdi işletmelerin sermaye şirketlerine devrolunması ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan birleşme, devir ve bölünme halleri veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre nev'i değişikliği nedeniyle yeni şirkete devredilecek taşıtlar,

MADDE 22. — A) 1.7.1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 22 nci maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

a) Anonim, eshamlı komandit ve limited şirket mukavelenamelerinin veya bunların süre uzatmaları hakkındaki kararlarının tescil ve ilanı tarihinden itibaren üç ay içinde,

B) 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I . Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün (3) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

3. Anonim, eshamlı komandit ve limited şirket mukavelenameleri: (Binde 5)

(Vergi miktarı 13.000.000.000.- lirayı aşamaz.)

C) 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne, (15) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki (16), (17) ve (18) numaralı fıkralar eklenmiştir.

16. Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin sermaye artırımlarına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar.

17. Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan birleşme, devir ve bölünmeler nedeniyle düzenlenen kağıtlar.

18. Bankalarca konut edinmek isteyenlere (daha önce aynı nitelikte bir kredi kullandırılmamış olması şartıyla kullandırılacak kredinin ana para tutarının elli milyar lirayı aşmayan kısmı için) bireysel konut kredisi verilmesi ile ilgili olarak düzenlenen kağıtlar ( Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.).

MADDE 23. — A) 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin birleşme, devir ve bölünmeleri nedeniyle yapılacak işlemler harca tabi tutulmaz.

B) 492 sayılı Kanuna bağlı "Tapu ve kadastro işlemlerinden alınacak harçlar:" başlıklı (4) sayılı tarifenin "I- Tapu işlemleri" bölümünün 13.c fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

c) (a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinde

emlak vergisi değeri üzerinden (Onbinde 5)

MADDE 24. — 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 36 ncı maddesi madde başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Birleşme, devir, bölünme ve şekil değiştirme halleri

Madde 36. — Bu Kanunun tatbiki bakımından;

a) İki veya daha ziyade hükmî şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmî şahıs,

b) Devir halinde devir alan hükmî şahıs,

c) Bölünme halinde bölünen hükmî şahsın varlıklarını devralan hükmî şahıslar,

d) Şekil değiştirme halinde yeni hükmî şahıs,

Birleşen, devir alınan, bölünen veya eski şekildeki hükmî şahıs ve şahısların yerine geçer.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Geçici ve Son Hükümler

GEÇİCİ MADDE 1. — 8.7.1948 tarihli ve 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca tohumluk dağıtımıyla ilgili olarak yapılan uygulamaların, birden fazla bakanlık eliyle yürütülmesi sonucunda bu uygulamaların muhatapları ve tarafları arasında oluşmuş ve/veya oluşacak olan görev zararı kapsamındaki borç alacak ilişkisinin tasfiyesi aşağıda yer alan esas ve usuller dahilinde gerçekleştirilir:

a) 5254 sayılı Kanunun;

1) 9 uncu maddesi kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketinin 31.12.2000 tarihi itibarıyla Hazineden olan alacakları ve Bankaca 2000 yılına ilişkin olarak dağıtılan tohumlukların bedeli,

2) 10 uncu maddesi kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketinin 31.12.2000 tarihi itibarıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığından olan alacakları ile bu alacaklara ilişkin 31.12.2000-31.5.2001 tarihleri arasında tarımsal kredi faiz oranı üzerinden yürütülecek faiz tutarı, bu faize ilişkin banka sigorta muamele vergisi ve masraflar ile Bankaca 2000 yılına ilişkin olarak dağıtılan tohumluk bedeline yönelik olarak 2000 yılında kullandırılan tohumluk bedeline kullandırıldığı tarihten 31.5.2001 tarihine kadar tarımsal kredi faiz oranı üzerinden yürütülecek faiz tutarı,

Hazinece, görev zararı kapsamında 2001 Malî Yılı Bütçe Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde ödenerek tasfiye edilir.

b) 5254 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi kapsamında ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketince Maliye Bakanlığına devredilen senet bedellerinin takip ve tahsiline anılan Bakanlıkça 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri dahilinde devam olunur. 2000 yılına ilişkin olarak tohumluk borçlarını vadesinde ödemeyenlerin borçları da Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri dahilinde takip ve tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığına devrolunur.

c) Tasfiye edilen hesaplar Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi nezdinde bankalar yeminli murakıplarınca denetlenir. Avans mahiyetinde tasfiye edilen tutarlar ile denetlenen tutarlar arasında farklılıklar bulunması halinde, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın onayı ile belirlenecek süre, usul ve esaslar kapsamında, farklılıklardan doğan yükümlülükler yerine getirilir.

Görev zararlarının tasfiye edilmesini müteakiben doğabilecek farklılıklar nedeniyle Hazineye ait yükümlülükler, ilgili yıl bütçesine bu amaçla konulacak ödenek ile karşılanır.

GEÇİCİ MADDE 2. — 4603 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına bilanço değerleri üzerinden devredilen gayrimenkullerin rayiç değerlerinin bilanço değerlerinden düşük olması durumunda, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı bu gayrimenkulleri piyasa durumunu göz önünde bulundurarak tespit edeceği bedel ve satış şartları ile satabilir.

GEÇİCİ MADDE 3. — a) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintileri, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir. Kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Bu kesintilerin tahakkuk ve tahsili Maliye Bakanlığınca vergi gelirlerine ilişkin yetkiler kapsamında takip edilir ve kesintilerin tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonundan ihtisas kredilerine ödenmesi gereken destekleme primleri nedeniyle bankalara ödenmemiş birikmiş borçlar, Hazinenin görev zararı borcu olarak kabul edilir ve bu borçların tasfiyesine ilişkin hükümler çerçevesinde işlem yapılır.

b) 6.12.1984 tarihli ve 3100 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca ödeme kaydedici cihaz özel hesabında biriken mevcut nakit bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir.

c) Bu Kanunla tasfiye edilen Akaryakıt Fiyat İstikrar Fonunun 31.12.2001 tarihine kadar tahakkuk eden, ancak ödenemeyen yükümlülükleri bütçeye bu amaçla konulacak ödenekten karşılanır.

d) Tasfiye edilen Toplu Konut Fonu gelirleri arasında yer alan aşağıdaki gelirlerin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Hazine adına tahsiline devam edilerek Hazine hesaplarına intikali sağlanır.

1 — Tekel idaresi ve tekel dışında kalan gerçek ve tüzel kişiler tarafından imal edilen alkollü ve alkolsüz içkiler, tütün mamulleri, ispirto ve ispirtolu içkiler ve her türlü içki imalinde kullanılan alkollü ve alkolsüz özütlerin istihsal vergisine esas matrahları üzerinden en fazla yüzde 15'i nispetinde hesaplanacak ve istihsal vergisinden ayrılacak miktarlar (Bu maddelerin istihsal vergisinin fona ödenecek meblağı karşılamaması veya istihsal vergisinin mevcut olmaması halinde de yukarıda açıklanan şekilde hesaplanacak miktar Tekel İdaresi ve Tekel dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından bütçeye ödenir.),

2 — Diğer mevzuatla Toplu Konut Fonu için verilmesi öngörülen paralar,

3 — Tekel idaresinin ithal ettiği maddelerden alınan paylar.

Yukarıdaki bentlerde belirtilen nispet ve miktarları yeniden tespite, azaltmaya veya kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Mevzuatta Toplu Konut Fonuna yapılmış bulunan atıflar, Toplu Konut İdaresine yapılmış sayılır.

e) 24.3.1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan (b) bendine göre 31.12.2001 tarihi itibarıyla tahakkuk eden gelirlerden harcanmayan miktarlar, 3418 sayılı Kanunun bu Kanunla değişik 39 uncu maddesinin (a) bendi hükümleri çerçevesinde ertesi yıl bütçelerine özel gelir ve ödenek kaydedilir.

f) 23.5.2000 tarihli ve 4568 sayılı Kanunla tasfiye edilen Kamu Ortaklığı Fonunun kullanım alanları ile ilgili olarak sağlanmış olan Hazine garantili dış proje kredilerinden 1.1.2001 tarihi itibarıyla geri ödemesi devam edenler, bu tarihten geçerli olmak üzere Hazine tarafından devralınır.

g) Bu Kanunla tasfiye edilen fonlar için, 1.1.2002 tarihinden itibaren tahsil edilecek genel bütçe vergi, resim ve harç gelirlerinden, 24.3.1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi hariç olmak üzere pay ayrılmaz.

h) Bu Kanunla tasfiye edilen fonlardan finansmanı sağlanmak üzere yıllara sari olarak yapılan sözleşmelerde yer alan ve 1.1.2002 tarihinden sonrasına sirayet eden hak ve yükümlülükler ilgili idareler nezdinde devam eder. Ancak, 1.1.2002 tarihinden itibaren bu çerçevede yapılacak ödemeler, konsolide bütçeye dahil idareler için bütçede ilgili fonun hizmetine devamını sağlamak üzere açılacak tertip veya özel tertiplerden, diğer idarelerde ise bütçelerinden yapılır.

ı) Mera Fonundan ücret ödenmek suretiyle çalışmakta olan toplam doksan personelden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen genel ve özel şartları taşıyanlar, istekleri halinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığındaki durumlarına uygun boş memur kadrolarına üç ay içinde atanırlar. Bunlar hakkında 3.11.1999 tarihli ve 4460 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümleri uygulanır.

Bu Kanun hükümlerinden faydalanmak istemeyenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen genel ve özel şartları taşımayanların her türlü yasal hakları ödenerek kurumlarıyla ilişikleri kesilir.

j) Bu Kanunla ve diğer mevzuatla tasfiye edilen fonlar hakkında, bu Kanunda düzenleme bulunmayan hususlarda, 21.2.2001 tarihli ve 4629 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (A) fıkrasının (d) bendi ile (B), (C) ve (D) fıkraları hükümleri uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 4. — Bu Kanunun 1 inci maddesinin ( C ) fıkrası ile değiştirilen 4603 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personelden konsolide bütçeye tâbi kamu kurum ve kuruluşlarına dağıtılacak personel için, Devlet Personel Başkanlığınca nakil işlemi tamamlanmadan önce Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınır.

MADDE 25. — Bu Kanunun;

a) 1 inci maddesinin (A) ve (B) fıkraları 25.11.2000 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

b) 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 ncı maddeleri ile geçici 3 üncü maddesinin (f) fıkrası dışındaki diğer fıkraları 1.1.2002 tarihinde,

c) Geçici 3 üncü maddesinin (f) fıkrası 1.1.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

d) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

Yürürlüğe girer.

MADDE 26. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.