ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Bazı
Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Hükümler
MADDE
17. — 31.12.1960 tarihli ve
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Mükelleflerin
iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl süreyle işletmelerinde kayıtlı
bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri
elden çıkarmaları halinde, bu iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli bunların
elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce
belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak
kazancın tespitinde dikkate alınabilir. Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle
edinilen iştirak hisseleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri, banka
provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının
sermayeye
ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan iştirak hisselerinin en az iki yıl öncesinde
iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak
suretiyle edinilen veya alınan bu iştirak hisseleri iki yıl önce iktisap
edilmiş sayılır. Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle veya bedelsiz olarak
edinilen hisseler için maliyet bedeli artırımı, bu hisselerin itibari değeri
üzerinden bunların edinilmesine yol açan sermaye artırımının tescili
tarihinden itibaren uygulanır. Bu hüküm 39 uncu madde gereğince işletme
hesabı esasına göre ticari kazancın tespitinde de uygulanır. Bilanço esasında
defter tutan mükellefler tarafından artırılan maliyet bedeline tekabül eden
kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Bu fon,
sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği
veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek
vergiye tabi tutulur. Söz konusu iktisadi kıymetlerin alım satımı ile
devamlı olarak uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi kıymetler
için bu hükümden yararlanamaz. Şu kadar ki, inşaat yapımına tahsis edilen
arsa ve arazilere ilişkin olarak inşaatın bitim tarihine kadar geçen süre için
bu fıkra hükmüne göre maliyet bedeli artırımı yapılabilir. Ancak, inşaatın
tamamlanmasından önce
satışı yapılan gayrimenkuller için maliyet artırımı satışın yapıldığı
tarihe kadar uygulanır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
MADDE
18. — A) 3.6.1949 tarihli ve
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(7) numaralı bendinin birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Kurumlar
vergisi beyannamelerinde her yılın zararı ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan
fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre
meydana gelen zararlar (aynı sektörde faaliyet göstermesi, son beş yıla ilişkin
kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması koşullarıyla
37 ve 39 uncu maddeler çerçevesinde devir alınan kurumların, devir
tarihi itibarıyla zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararları ile
38 inci maddede belirtilen bölünme işlemi sonucu münfesih olan kurumun zarar
dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararları dahil.).
B)
5422 sayılı Kanunun Beşinci Bölüm başlığı "Tasfiye-Birleşme-Devir-Bölünme
ve Hisse Değişimi" olarak ve 38 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Bölünme
ve hisse değişimi
Madde
38. — Aşağıdaki işlemler bölünme veya hisse değişimi hükmündedir.
1
— Tam mükellef bir sermaye şirketinin
tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığı, alacak ve borçlarını
mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam mükellefiyete
tabi iki veya daha fazla sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında
devredilen sermaye
şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak
hisseleri verilmesi (devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak
hisselerinin itibari değerinin % 10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi
işlemin bölünme
sayılmasına engel değildir.).
2
— Tam mükellef bir sermaye şirketinin bilançosunda yer alan gayrimenkuller
ve iştirak hisseleri ile üretim tesisleri, hizmet işletmeleri ve bu tesis ve
işletmelere bağlı gayrimaddi haklar, hammadde, yarı mamul ve mamul malların,
mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir
sermaye şirketine, bu değerleri devreden şirketin ortaklarına verilmek veya
devreden şirkette kalmak üzere, devralan şirketin iştirak hisseleri karşılığında
aynî sermaye olarak
konulması.
3
— Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin
hisselerini, bu şirketin yönetimini ve hisse senedi çoğunluğunu elde edecek
şekilde devralması ve karşılığında bu şirketin ortaklarına kendi şirketinin
sermayesini temsil eden iştirak hisselerini vermesi (hisseleri devralınan şirketin
ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin % 10'una kadarlık
kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin hisse değişimi sayılmasına engel
değildir.).
Aktifi
ve pasifi düzenleyici hesaplar
ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur.
Maliye
Bakanlığı bölünme işlemleri ile ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.
C)
5422 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
Devir
ve bölünme hallerinde vergilendirme
Madde
39. — A) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih
kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilip, doğrudan
doğruya birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.
1
—- Münfesih kurum ile birleşilen kurum, müştereken imzalayacakları bir
devir beyannamesini, birleşme tarihinden itibaren on beş gün içinde münfesih
kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verirler ve bu beyannameye devir
bilançosunu bağlarlar.
2
— Birleşilen kurum münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını
ödeyeceğini ve diğer vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı
bir beyanname ile taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta birleşilen
kurumdan ayrıca teminat isteyebilir.
B)
38 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gerçekleştirilen
bölünmelerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde bölünme suretiyle münfesih
hale gelen kurumun sadece bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar
vergilendirilip, doğrudan doğruya bölünmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve
vergilendirilmez.
1
— Bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlar müştereken
imzalayacakları bir bölünme beyannamesini, bölünme tarihinden itibaren on
beş gün içinde bölünen kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verirler ve
bu beyannameye bölünme tarihindeki bilanço ve gelir tablosunu, bölünme sözleşmesini
ve bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumların yeni sermaye yapısını
gösteren Ticaret Sicili Müdürlüğü yazısının
bir örneğini bağlarlar.
2
— Bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme
tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen
sorumlu olacaklarını ve bu vecibelerini yerine getireceklerini bölünme
beyannamesine bağlı bir taahhütname ile taahhüt ederler. Mahallin en büyük
mal memuru bu hususta bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan
kurumlardan teminat isteyebilir.
C)
Bu maddeye göre yapılan devir ve bölünmelerde, devir veya bölünme tarihine
kadar olan kazancın vergilendirilmesi için devir veya bölünmeye ilişkin şirket
yetkili kurulu kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih itibarıyla
hesaplanan kazanç, bu kararın ilan edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde
bölünme veya devir dolayısıyla
münfesih hale gelen kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine kurumlar vergisi
beyannamesi ile beyan edilir. Bu beyannameye devir veya bölünme bilançosu ile
gelir tablosu bağlanır.
D)
38 inci maddenin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinde
belirtilen işlemlerden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. 38 inci
maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre gerçekleştirilen bölünme
işlemlerinde bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve
edecek vergi borçlarından
bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar müteselsilen sorumlu olur.
D)
5422 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin başlığı ile üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Tasfiye,
birleşme, devir ve bölünme halinde ödeme
39
uncu maddenin (A) ve (B) fıkrası
hükümleri dahilinde vukua gelen devir ve bölünmelerde, münfesih kurum namına
tahakkuk eden vergiler 40 ıncı maddede yazılı sürelerde birleşilen veya
devralan kurumlardan alınır.
E)
5422 sayılı Kanunun geçici 21 inci maddesinin (3) numaralı fıkrası yürürlükten
kaldırılmış ve aynı Kanunun geçici 28 inci maddesinin (a) fıkrasının
üçüncü paragrafında yer alan "Bakanlar Kurulu bu oranı % 10'a kadar
indirmeye yetkilidir." cümlesi, "Bakanlar Kurulu bu oranı işlemlerin
türlerine göre ayrı ayrı veya
topluca % 0'a kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar artırmaya
yetkilidir." şeklinde değiştirilmiştir.
F)
5422 sayılı Kanunun geçici 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki
(6) ve (7) numaralı bentler eklenmiştir.
6.
Türkiye’de faaliyette bulunan
bankaların aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından
doğan kazançlar ile bu bankalara doğrudan veya dolaylı olarak iştiraki
bulunan tam mükellef sermaye şirketlerinin aktifinde kayıtlı olan
gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin
satışından doğan kazançların satışın yapıldığı yılda banka
sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesnadır. Vadeli satış
halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap dönemi
sonuna kadar banka sermayesine ilave
edilen tutarlar da bu istisnadan yararlanır. İlk yapılan tahsilatın iştirak
hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir. Bu
bent hükmüne göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendinin (b-ii) alt bendine göre vergi tevkifatına
tabi tutulmaz. Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek
sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz. Bu bent hükmünün yürürlüğe
girdiği tarihten
sonra bu bent kapsamında yapılacak işlemler tapu ve kadastro harcından, düzenlenen
kağıtlar damga vergisinden, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri
vergisinden müstesnadır. Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ile
iştirak hisselerinin
satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38 inci
maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu bentte belirtilen istisna hükümleri
bu bendin yürürlük tarihi itibarıyla banka kayıtlarına göre Türkiye'de
faaliyet gösteren bankalara borçlu
durumda olan tam mükellef sermaye şirketlerinin ve kefillerinin, bu Kanunun
yayımı tarihinde sahip oldukları ve bu borçlara karşılık bankalara
devrettikleri gayrimenkul ve iştirak hisselerinden doğan kazançlar için de
uygulanır.
Bu
kazançların sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye
iradı için beyanname verilmez, başka gelirler nedeniyle verilen beyannameye
bu gelir dahil edilmez.
7.
Türkiye'de faaliyette bulunan bankalarla ilgili olarak yukarıda yer alan hükümler,
Türkiye'de faaliyette bulunan özel finans kurumları hakkında da uygulanır.
MADDE
19. — A) 25.10.1984 tarihli
ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı
fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
c)
Gelir Vergisi Kanununun 81 inci
maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan
devir ve bölünme işlemleri ( Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler
bakımından Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü
uygulanmaz. İşlem
sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen
ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında
devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler
tarafından mükerrer indirime
yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır.),
B)
3065 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
5422
sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci maddesi ile geçici 29 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (6) ve (7) numaralı bentleri kapsamındaki
teslimler vergiden müstesnadır.
MADDE
20. — 13.7.1956 tarihli ve
6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesine aşağıdaki (s) bendi
eklenmiştir.
s)
Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi
işlemlerinden doğan kazançlar.
MADDE
21. — 29.7.1970 tarihli ve
1318 sayılı Finansman Kanununun 3 üncü maddesinin (d) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
d)
Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi hükümlerine
uygun olarak şahıs şirketlerinin sermaye şirketine dönüşme veya ferdi işletmelerin
sermaye şirketlerine devrolunması ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan
birleşme, devir ve bölünme halleri veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre
nev'i değişikliği nedeniyle
yeni şirkete devredilecek taşıtlar,
MADDE
22. — A) 1.7.1964 tarihli ve
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 22 nci maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
a)
Anonim, eshamlı komandit ve limited şirket mukavelenamelerinin veya bunların
süre uzatmaları hakkındaki kararlarının tescil ve ilanı tarihinden
itibaren üç ay içinde,
B)
488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I . Akitlerle ilgili kağıtlar"
başlıklı bölümünün (3) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
3.
Anonim, eshamlı komandit ve
limited şirket mukavelenameleri: (Binde 5)
(Vergi
miktarı 13.000.000.000.- lirayı aşamaz.)
C)
488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "IV- Ticari ve medeni işlerle
ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne, (15) numaralı fıkradan sonra
gelmek üzere aşağıdaki (16), (17) ve (18) numaralı fıkralar eklenmiştir.
16.
Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin sermaye artırımlarına ilişkin
olarak düzenlenen kağıtlar.
17.
Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan birleşme, devir ve bölünmeler
nedeniyle düzenlenen kağıtlar.
18.
Bankalarca konut edinmek isteyenlere (daha önce aynı nitelikte bir kredi
kullandırılmamış olması şartıyla kullandırılacak kredinin ana para
tutarının elli milyar lirayı aşmayan kısmı için) bireysel konut kredisi
verilmesi ile ilgili olarak düzenlenen kağıtlar ( Bu tutar her yıl yeniden
değerleme oranında artırılır.).
MADDE
23. — A) 2.7.1964 tarihli ve
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Anonim,
eshamlı komandit ve limited şirketlerin birleşme, devir ve bölünmeleri
nedeniyle yapılacak işlemler harca tabi tutulmaz.
B)
492 sayılı Kanuna bağlı "Tapu ve kadastro işlemlerinden alınacak harçlar:"
başlıklı (4) sayılı tarifenin "I- Tapu işlemleri" bölümünün
13.c fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
c)
(a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinde
emlak
vergisi değeri üzerinden (Onbinde 5)
MADDE
24. — 21.7.1953 tarihli ve
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 36 ncı
maddesi madde başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Birleşme,
devir, bölünme ve şekil değiştirme halleri
Madde
36. — Bu Kanunun tatbiki bakımından;
a)
İki veya daha ziyade hükmî şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmî
şahıs,
b)
Devir halinde devir alan hükmî şahıs,
c)
Bölünme halinde bölünen hükmî şahsın varlıklarını devralan hükmî şahıslar,
d)
Şekil değiştirme halinde yeni hükmî şahıs,
Birleşen,
devir alınan, bölünen veya eski şekildeki hükmî şahıs ve şahısların
yerine geçer.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Geçici
ve Son Hükümler
GEÇİCİ
MADDE 1. — 8.7.1948 tarihli
ve 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında
Kanun uyarınca tohumluk dağıtımıyla ilgili olarak yapılan uygulamaların,
birden fazla bakanlık eliyle yürütülmesi sonucunda bu uygulamaların
muhatapları ve tarafları arasında oluşmuş ve/veya oluşacak olan görev
zararı kapsamındaki borç alacak ilişkisinin tasfiyesi aşağıda yer alan
esas ve usuller dahilinde gerçekleştirilir:
a)
5254 sayılı Kanunun;
1)
9 uncu maddesi kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketinin
31.12.2000 tarihi itibarıyla Hazineden olan alacakları ve Bankaca 2000 yılına
ilişkin olarak dağıtılan tohumlukların bedeli,
2)
10 uncu maddesi kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketinin
31.12.2000 tarihi itibarıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığından olan
alacakları ile bu alacaklara ilişkin 31.12.2000-31.5.2001 tarihleri arasında
tarımsal kredi faiz oranı üzerinden yürütülecek faiz tutarı, bu faize ilişkin
banka sigorta muamele vergisi
ve masraflar ile Bankaca 2000 yılına ilişkin olarak dağıtılan tohumluk
bedeline yönelik olarak 2000 yılında kullandırılan tohumluk bedeline
kullandırıldığı tarihten 31.5.2001 tarihine kadar tarımsal kredi faiz oranı
üzerinden yürütülecek faiz tutarı,
Hazinece,
görev zararı kapsamında 2001 Malî Yılı Bütçe Kanununun ilgili hükümleri
çerçevesinde ödenerek tasfiye edilir.
b)
5254 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi kapsamında ödenmeyen alacaklarla ilgili
olarak Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketince Maliye Bakanlığına
devredilen senet bedellerinin takip ve tahsiline anılan Bakanlıkça 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri dahilinde devam
olunur. 2000 yılına ilişkin olarak tohumluk borçlarını vadesinde ödemeyenlerin
borçları da
Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketince, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri dahilinde takip ve
tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığına devrolunur.
c)
Tasfiye edilen hesaplar Türkiye Cumhuriyeti Ziraat
Bankası Anonim Şirketi nezdinde bankalar yeminli murakıplarınca denetlenir.
Avans mahiyetinde tasfiye edilen tutarlar ile denetlenen tutarlar arasında
farklılıklar bulunması halinde, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu
Bakanın onayı ile belirlenecek süre,
usul ve esaslar kapsamında, farklılıklardan doğan yükümlülükler yerine
getirilir.
Görev
zararlarının tasfiye edilmesini müteakiben doğabilecek farklılıklar
nedeniyle Hazineye ait yükümlülükler, ilgili yıl bütçesine bu amaçla
konulacak ödenek ile karşılanır.
GEÇİCİ
MADDE 2. — 4603 sayılı
Kanunun 2 nci maddesi uyarınca gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmaları
kapsamında, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Başbakanlık
Toplu Konut İdaresi Başkanlığına bilanço değerleri üzerinden devredilen
gayrimenkullerin rayiç değerlerinin bilanço değerlerinden düşük olması
durumunda, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı bu gayrimenkulleri
piyasa durumunu göz önünde bulundurarak tespit edeceği bedel ve satış şartları
ile satabilir.
GEÇİCİ
MADDE 3. —
a) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintileri, bu konuda yeni bir düzenleme
yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil
edilmeye devam olunur ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine
hesaplarına intikal ettirilir. Kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye
veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya
Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu
kesintilerin tahakkuk ve tahsili Maliye Bakanlığınca vergi gelirlerine ilişkin
yetkiler kapsamında takip edilir ve kesintilerin tahsilinde 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Kaynak
Kullanımını Destekleme Fonundan ihtisas kredilerine ödenmesi gereken
destekleme primleri nedeniyle bankalara ödenmemiş birikmiş borçlar,
Hazinenin görev zararı borcu olarak kabul edilir ve bu borçların tasfiyesine
ilişkin hükümler çerçevesinde işlem yapılır.
b)
6.12.1984 tarihli ve 3100 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (5) numaralı fıkrası
uyarınca ödeme kaydedici cihaz özel hesabında biriken mevcut nakit bütçeye
gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir.
c)
Bu Kanunla tasfiye edilen Akaryakıt Fiyat İstikrar Fonunun 31.12.2001 tarihine
kadar tahakkuk eden, ancak ödenemeyen yükümlülükleri bütçeye bu amaçla
konulacak ödenekten karşılanır.
d)
Tasfiye edilen Toplu Konut Fonu gelirleri arasında yer alan aşağıdaki
gelirlerin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Hazine adına
tahsiline devam edilerek Hazine hesaplarına intikali sağlanır.
1
— Tekel idaresi ve tekel dışında kalan gerçek ve tüzel kişiler tarafından
imal edilen alkollü ve alkolsüz içkiler, tütün mamulleri, ispirto ve
ispirtolu içkiler ve her türlü içki imalinde kullanılan alkollü ve alkolsüz
özütlerin istihsal vergisine esas matrahları üzerinden en fazla yüzde
15'i nispetinde hesaplanacak ve istihsal vergisinden ayrılacak miktarlar (Bu
maddelerin istihsal vergisinin fona ödenecek meblağı karşılamaması veya
istihsal vergisinin mevcut olmaması halinde de yukarıda açıklanan şekilde
hesaplanacak miktar Tekel İdaresi
ve Tekel dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından bütçeye ödenir.),
2
— Diğer mevzuatla Toplu Konut Fonu için verilmesi öngörülen paralar,
3
— Tekel idaresinin ithal ettiği maddelerden alınan paylar.
Yukarıdaki
bentlerde belirtilen nispet ve miktarları yeniden tespite, azaltmaya veya kaldırmaya
Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Mevzuatta
Toplu Konut Fonuna yapılmış bulunan atıflar, Toplu Konut İdaresine yapılmış
sayılır.
e)
24.3.1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan (b) bendine göre 31.12.2001 tarihi itibarıyla tahakkuk eden
gelirlerden harcanmayan miktarlar, 3418 sayılı Kanunun bu Kanunla değişik 39
uncu maddesinin (a) bendi hükümleri çerçevesinde ertesi yıl bütçelerine
özel gelir ve ödenek kaydedilir.
f)
23.5.2000 tarihli ve 4568 sayılı Kanunla tasfiye edilen Kamu Ortaklığı
Fonunun kullanım alanları ile ilgili olarak sağlanmış olan Hazine garantili
dış proje kredilerinden 1.1.2001 tarihi itibarıyla geri ödemesi devam
edenler, bu tarihten geçerli olmak üzere Hazine tarafından devralınır.
g)
Bu Kanunla tasfiye edilen fonlar için, 1.1.2002 tarihinden itibaren tahsil
edilecek genel bütçe vergi, resim ve harç gelirlerinden, 24.3.1988 tarihli ve
3418 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi hariç olmak üzere pay ayrılmaz.
h)
Bu Kanunla tasfiye edilen fonlardan finansmanı sağlanmak üzere yıllara sari
olarak yapılan sözleşmelerde yer alan ve 1.1.2002 tarihinden sonrasına
sirayet eden hak ve yükümlülükler ilgili idareler nezdinde devam eder.
Ancak, 1.1.2002 tarihinden itibaren bu çerçevede yapılacak ödemeler,
konsolide bütçeye dahil idareler için bütçede ilgili fonun hizmetine devamını
sağlamak üzere açılacak tertip veya özel tertiplerden, diğer idarelerde
ise bütçelerinden yapılır.
ı)
Mera Fonundan ücret ödenmek suretiyle çalışmakta olan toplam doksan
personelden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen genel ve özel
şartları taşıyanlar, istekleri halinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığındaki
durumlarına uygun boş memur kadrolarına üç ay içinde atanırlar.
Bunlar hakkında 3.11.1999 tarihli ve 4460 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin
ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
Bu
Kanun hükümlerinden faydalanmak istemeyenler ile 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununda belirtilen genel ve özel şartları taşımayanların her türlü
yasal hakları ödenerek kurumlarıyla ilişikleri kesilir.
j)
Bu Kanunla ve diğer mevzuatla tasfiye edilen fonlar hakkında, bu Kanunda düzenleme
bulunmayan hususlarda, 21.2.2001 tarihli ve 4629 sayılı Kanunun geçici 1 inci
maddesinin (A) fıkrasının (d) bendi ile (B), (C) ve (D) fıkraları hükümleri
uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 4. — Bu Kanunun 1 inci
maddesinin ( C ) fıkrası ile değiştirilen 4603 sayılı Kanunun geçici 1
inci maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca diğer kamu kurum ve kuruluşlarına
nakledilecek personelden konsolide bütçeye tâbi kamu kurum ve kuruluşlarına
dağıtılacak personel için, Devlet Personel Başkanlığınca nakil işlemi
tamamlanmadan önce Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınır.
MADDE
25. — Bu Kanunun;
a)
1 inci maddesinin (A) ve (B) fıkraları
25.11.2000 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
b)
5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 ncı maddeleri ile geçici 3 üncü
maddesinin (f) fıkrası dışındaki diğer fıkraları 1.1.2002 tarihinde,
c)
Geçici 3 üncü maddesinin (f) fıkrası
1.1.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
d)
Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe
girer.
MADDE
26. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.