|
10
Haziran 1949 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
7229
Kanun
No:5422
BİRİNCİ
KISIM Mükellefiyet
BİRİNCİ
BÖLÜM Mevzu ve
Mükellefler
Mevzuu
Madde 1 - (2362 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle
değişen madde) Aşağıda
yazılı kurumların kazançları Kurumlar Vergisi'ne tabidir.
A) Sermaye şirketleri;
B) Kooperatifler;
C) İktisadi Kamu
Müesseseleri;
D) Dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler;
E) (3239 sayılı Kanunun 71'inci
maddesiyle eklenen
bent) İş
ortaklıkları.
Bu kanunun tatbikatında
sendikalar dernek; cemaatler vakıf hükmündedir.
Kurum kazancı, Gelir Vergisi
mevzuuna giren gelir unsurlarından terekküp eder.
Sermaye Şirketleri
Madde 2 - (2573 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle
değişen madde) Türk
Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, eshamlı komandit ve
limited şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar, sermaye
şirketleridir. (3824
sayılı Kanunun 8'inci maddesi ile değişen ifade Geçerlilik; 1.1.1992 Yürürlük :
11.7.1992) Sermaye
Piyasası Kanunu'na göre kurulan yatırım fonları bu Kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun uygulanmasında sermaye şirketi
addolunur.
(3571 sayılı Kanunun 3'üncü
maddesiyle eklenen fıkra) 20.2.1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanuna göre ilgili mercilerden izin
almak suretiyle Türkiye'de münhasıran portföy işletmeciliği faaliyetinde bulunan
dar mükellefiyete tabi yatırım fonları, bu kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun
uygulanmasında Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan Yatırım Fonları
addolunur.
(4369 sayılı Kanunun 82 nci
maddesiyle değişen şekli Yürürlük;29.7.1998) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, Sermaye
Piyasası Kurulu'nca halka açık anonim şirket olduğu kabul edilen şirketler, bu
Kanun ve Gelir Vergisi Kanunu uygulaması bakımından da "halka açık anonim
şirket” sayılır. Kooperatifler
Madde 3 - (2573 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle
değişen madde)
Kooperatifler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre
kurulan istihlak, istihsal, kredi, satış, yapı vesair kooperatifler ile aynı
mahiyetteki yabancı kooperatiflerdir.
Okul kooperatifleri gibi dernek
veya adi şirket mahiyetinde olanlar bu kanunun uygulanmasında kooperatif
addolunmaz.
İktisadi Kamu Müesseseleri
Madde 4 -(199 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle
değişen şekli) Devlete,
özel idarelere, belediyelere ve diğer kamu idarelerine ve müesselerine ait ve
tabi olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci maddenin (A) ve (B) işaretli
bentleri haricinde kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler iktisadi kamu
müesseseleridir.
(2362 sayılı Kanunun 3'üncü
maddesiyle değişen fıkra) Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, faaliyetin kanunla tevdi edilmiş
görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil
muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin
bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez.
Dernek ve Vakıflara Ait
İktisadi İşletmeler
Madde 5 - (903 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen
şekli) Dernek ve
vakıflara ait veya bağlı olup 4'üncü maddede yazılı şartları haiz bulunan
işletmeler ile aynı mahiyetteki yabancı işletmeler, dernek ve vakıfların
iktisadi işletmeleridir.
Yabancı Kamu İdare ve
Müesseselerine Ait İktisadi İşletmeler
Madde 6 - (199 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle
değişen şekli) Yabancı
devletlere, yabancı kamu idare ve müesseselerine ait veya tabi olup birinci
maddenin (A) ve (B) işaretli bentleri haricinde kalan ticari, sınai ve zirai
işletmeler, Türk iktisadi kamu müesseseleri gibi Kurumlar Vergisine tabi
tutulur.
(2362 sayılı Kanunun 4'üncü
maddesiyle değişen fıkra)
Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil
muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin
bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez.
İş Ortaklıkları
Mükerrer Madde 6 -
(4369 sayılı Kanunun
81'inci maddesiyle değişen şekli Yürürlük; 29.7.1998) Birinci maddenin, A, B, C ve D
bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek
kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve
kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan vergi dairesinden bu
şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklığıdır.
Bunların tüzel kişiliklerinin
olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.
İKİNCİ
BÖLÜM Muaflıklar ve
istisnalar
Muaflıklar
Madde 7 - (199 sayılı Kanunun 7'inci maddesiyle değişen şekli)
Aşağıda yazılı kurumlar,
Kurumlar Vergisi'nden muaftır;
1. Darphane ve Damga Matbaası, Milli Piyango İdaresi
ve Askeri Fabrika ve atelyeler (Bunlar kuruluşlarındaki maksadın dışında kalan
işleri dolayısiyle vergiye tabidirler);
2. (3946 sayılı Kanunun 38/3-a maddesiyle
kaldırılan bent Yürürlük; 1.1.1994) 3. Kamu idare ve müesseseleri tarafından ilim, fen
ve güzel sanatlar ile tarım ve hayvancılığı öğretmek, yaymak, ıslah ve teşvik
etmek maksadiyle işletilen müesseseler (Okullar, okul atelyeleri,
konservatuvarlar, genel kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, nümune
fidanlıkları, tohum ve hayvan ıslah ve üretme istasyonları, yarış yerleri,
kitap, gazete ve mecmua yayınevleri ve emsali müesseseler);
4. Kamu idare ve müesseseleri
tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi maksadiyle
işletilen müesseseler (Hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum,
sanatoryum, çocuk bakımevleri, hayvan hastaneleri ve dispanserleri, hayvan
bakımevleri, veteriner bakteriyoloji, seroloji ve distofajin gibi
müesseseler);
5. Kamu idare ve müesseseleri
tarafından içtimai maksatlarla işletilen müesseseler (Şefkat, rehin ve yardım
sandıkları, fukara aşhaneleri, ceza ve ıslah evleri atelyeleri, darülaceze
atelyeleri, içtimai sigorta kurumları, öğrenci yurtları ve pansiyonları gibi
müesseseler);
6. Kamu idare ve müesseseleri tarafından hükümetin veya
yetkili idare mercilerinin müsaadesi ile açılan mahalli, milli veya
milletlerarası mahiyetteki sergiler, fuarlar, panayırlar;
7. (4369 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1999) 8. (3239 sayılı Kanunun 73'üncü maddesiyle
değişen bent) Beden
Terbiyesi Teşkilatı'na dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait
idman ve spor müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan
anonim şirketler;
9. (2362 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle
değişen bent) T.C. Emekli
Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve Memur
Yardımlaşma Kurumu gibi kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile Sosyal
Sigorta Kurumları;
10. Yaptıkları iş veya hizmet
mukabilinde resim ve harç
alan kamu müesseseleri;
11. (2362 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle
değişen bent) İl özel
idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya
bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen:
a) Su, elektrik, havagazı ve
soğuk hava deposu işletmeleri;
b) Belediye sınırları içindeki
yolcu taşıma işletmeleri;
c) Mezbahalar (Kesim, taşıma ve
muhafaza işlerine münhasır olmak şartıyla)
12. Köylere, köy birliklerine ve
köy belediyelerine ait tarım işletmeleri ile bunlar tarafından köylünün umumi ve
müşterek ihtiyaçlarını karşılamak maksadiyle işletilen hamam, çamaşırhane ve
değirmenler ile bunların bağlı oldukları il sınırı içindeki yolcu taşıma
işletmeleri;
13. (3558 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle
değişen bent) Genel ve
katma bütçeli dairelere ait olup sadece kamu mensuplarına hizmet veren, kâr
amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş, konuk evleri ve bunların
kantinleri; 14. Münhasıran verem tedavi eden
sanatoryum ve prevantoryumlar ile münhasıran kanser, cüzzam ve
trahom tedavi eden
hastaneler,
15. (3824 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle
değişen bent Geçerlilik; 1.1.1992 Yürürlük : 11.7.1992) Kurulduktan sonra Bakanlar Kurulu'nca
vergi muafiyeti tanınan vakıflar (Bu muaflık, vakıfların iktisadî işletmelerini
kapsamaz) ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve
kuruluşlar;
Bunların vergi muafiyetinden
yararlanma ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar
Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca belirlenir 16. (4369 sayılı Kanunun 81'inci maddesiyle
değişen şekli) Esas
mukavelelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, idare meclisi başkan ve
üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara
dağıtılmaması ve münhasıran ortaklar ile iş görülmesine dair hükümler bulunması
şartı ile kooperatifler (Esas mukavelelerinde yukarıki şartlar mevcut olmakla
beraber fiilen bu kayıt ve şartlara uymayan kooperatifler ile faaliyete geçen
üst kuruluşlara girmeyen kooperatifler muafiyetten faydalanamaz. 17. (2362 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen
bent) Özel kanunlarla
veya devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelelerle
Kurumlar Vergisi'nden veya her türlü vergi ve resimden muaf tutulan
kurumlar.
18. (2362 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle
kaldırılmıştır.)
19. (3239 sayılı Kanunun 73'üncü maddesiyle
eklenen bent) Münhasıran
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 131'inci
maddesinde yer alan basılı kağıt ve plakaların satışı faaliyetlerinde bulunan
müesseseler.
Bu müesseselerin söz konusu
faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar Gelir Vergisi Kanunu'na göre tevkifata
tabi tutulmaz.
20. (3332 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle
eklenen bent) Toplu Konut
ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı ile Toplu Konut Fonu ve Kamu Ortaklığı
Fonu.
Bu Başkanlığın ve Fonların elde
ettikleri kazançlar Gelir Vergisi Kanunu'na göre tevkifata tabi tutulmaz.
21. (3332 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle
eklenen bent) Menkul
Kıymetler Tanzim Fonu.
Bu Fon'un portföy
işletmeciliğinden doğan kazançları Gelir Vergisi Kanunu'na göre tevkifata tabi
tutulmaz.
22. (3380 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle
eklenen bent) Diğer
günlük gazetelerin yayınlanmadığı dinî bayramlarda münhasıran günlük gazete
yayım ve satış faaliyetlerinde bulunan gazeteciler cemiyetlerine ait bu
müesseseler.
Bu müesseselerin söz konusu
faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar Gelir Vergisi Kanunu'na göre tevkifata
tabi tutulmaz.
23. (4046 sayılı Kanunun 27'inci maddesiyle
eklenen bent Yürürlük; 27.12.1994) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Özelleştirme
Fonu.
24. (4108 sayılı Kanunun 29'uncu maddesiyle
eklenen bent Geçerlilik; 1.1.1995 Yürürlük : 2.6.1995) Yabancı ülkeler veya uluslararası finans
kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde
münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlamak üzere
kurulan ve bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk
fonlarına ekleyen ve sahip oldukları bu fonları ortaklarına dağıtmayarak küçük
ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran
kurumlar.
25. (4264 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle
eklenen bent Geçerlilik; 01.01.1997 Yürürlük; 05.06.1997) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi
sitelerinin alt yapılarını hazırlamak ve buralarda faaliyette bulunanların arsa,
elektrik, gaz, buhar ve su gibi ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, kamu
kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile gerçek ve tüzel
kişilerce birlikte oluşturulan ve kazancının tamamını bu yerlerin ortak
ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanan iktisadi
işletmeler.
İstisnalar
Madde 8 - (3946 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 1.1.1994) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil bu maddede yazılı kurum
kazançları, kurumlar vergisinden müstesnadır:
1. Kurumların, tam mükellefiyete
tabi başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar
(Yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse
senetlerinden elde edilen kâr payları hariç);
2. Aşağıda yazılı kooperatiflerin
ortakları için hesapladıkları risturnlardan;
a) İstihlak kooperatiflerinde;
ortakların şahsî ve ailevî gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın
aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar,
b) İstihsal kooperatiflerinde;
ortakların istihsal ederek kooperatife sattıkları veya kooperatiften istihsal
faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların kıymetine göre hesaplanan
risturnlar,
c) Kredi kooperatiflerinde;
ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar,
d) Ortakların idare gideri
karşılığı olarak ödedikleri paralardan sarf olunmayarak iade edilen
kısımlar,
Bu risturnların nakden veya aynı
kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan
başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık
statüsü dışında yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında risturnlara
müteallik istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde
ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas
tutulur.
Bu risturnlar, Gelir Vergisi
Kanunu'nun 94'üncü maddesine göre tevkifata tabi tutulmaz. Ortaklara dağıtımı,
kâr dağıtımı sayılmaz.
3. (4369 sayılı Kanunla yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1999) 4. (Yürürlük; 1993 yılı gelirleride dahil
30.12.1993)
a) Portföyünün en az % 25'i hisse
senetlerinden oluşan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları
hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy
işletmeciliğinden doğan kazançları,
b) (a) alt bendi dışında kalan
menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile menkul
kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan
kazançları,
c) Risk sermayesi yatırım fonları
veya ortaklıklarının kazançları,
d) Gayrimenkul yatırım fonları
veya ortaklıklarının kazançları,
Bu bentte yer alan kazançlara ait
istisnanın, bu kanunun 24'üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 94' üncü
maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Kurumlar
Vergisi Kanunu'nun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddelerine göre
tevkif edilen ve ödenen vergiler, sadece Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü
maddesinin 6 numaralı bendinin (a) alt bendine göre yapılan vergi tevkifatına
mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez.
Bu bentte yer alan % 25 oranını %
20'ye kadar indirmeye veya % 100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
e) (4697 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
eklenen bent Yürürlük; 07.10.2001) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları (Bu kazançlar Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkifata tabi tutulmaz.),
Türkiye'de işyeri veya daimî
temsilcisi bulunan ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na göre kurulan
yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile aynı nitelikte olduğu Maliye
Bakanlığı'nca belirlenen dar mükellefiyete tabi yatırım fonları ve
ortaklıklarının istisnadan faydalanma şartlarını, bu hususta düzenlenecek
belgeleri ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları tayin ve tespite Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
5. Kurumların rüçhan hakkı
kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile anonim şirketlerin
kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse
senetlerinin itibarî değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan
kazançlar.
6. (4369 sayılı Kanunla yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1999) Kurumların, Kurumlar Vergisi'nden
istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak
indirilmesi kabul edilmez.
7.(4842 sayılı Kanunun 18'inci
maddesiyle eklenen
bent Yürürlük; 01.01.2004) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik
hizmetlerden sağlanan ve Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen
kazançlar.
Mükerrer Madde 8
Mükerrer Madde 8 -
(4369 sayılı Kanunla
yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1999)
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Mükellefiyet
Şekilleri
Tam Mükellefiyet
Madde 9- Birinci maddede yazılı tüzel kişilerden
kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunanlar gerek Türkiye'de gerekse yabancı
memleketlerde elde ettikleri kurum kazançları üzerinden
vergilendirilirler.
Kanuni Merkez, İş
Merkezi
Madde 10 - Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi
kurumların esas nizamname veya mukavelenamelerinde veya teşkilat kanunlarında
gösterilen merkezdir.
İş merkezinden maksat, iş
bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
Dar Mükellefiyet
Madde 11 - (199 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle
değişen şekli) Birinci
maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye
içinde bulunmayanlar, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları
üzerinden vergilendirilirler.
Dar Mükellefiyette
Mevzu
Madde 12 - (199 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle
değişen şekli) Onbirinci
maddede yazılı dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancı aşağıda gösterilen
kazanç ve iratlardan terekküp eder.
1. (2362 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle
değişen bent) Türkiye'de
Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran
yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan
işlerde elde edilen ticari kazançlar.
(2573 sayılı Kanununun 4'üncü
maddesiyle eklenen hüküm) (Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de
satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı
memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de
olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.)
2. Türkiye'de elde edilen
ücretler.
3. Türkiye'de elde edilen serbest
meslek kazançları.
4. Türkiye'de bulunan zirai
işletmeden elde edilen kazançlar.
5. Gayrimenkullerin, hakların ve
menkul malların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar.
6. (2362 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle
değişen bent) Türkiye'de
elde edilen menkul sermaye iratları. 7. (4369 sayılı Kanunun 81'inci maddesiyle
değişen bent) Türkiye'de
elde edilen diğer kazanç ve
iratlar.
İKİNCİ
KISIM Verginin
tarhı
BİRİNCİ
BÖLÜM Matrahın
tayini
Safi Kurum Kazancı
Madde 13 - (199 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle
değişen şekli) Kurumlar
Vergisi, birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde
ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
(2362 sayılı Kanunun 9'uncu
maddesiyle değişen fıkra)
Safi kurum kazancının tesbitinde Gelir
Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Zirai
faaliyetle iştigal eden kurumların bu faaliyetlerinden doğan kazançlarının
tesbitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 59'uncu maddesinin son fıkrası hükmü de
nazara alınır.
(4369 sayılı Kanunun 82'inci
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük; 29.7.1998) Dar mükellefiyete tabi kurumların
kurum kazançlarının, ticari kazanç gibi tesbit edilmesi gereken kazanç ve
iratlar da dahil olmak üzere, ticari veya zirai kazançlar dışında kalan kazanç
ve iratlardan ibaret bulunması halinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun bu gibi kazanç
ve iratların tesbiti hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi matrahının tesbitinde
de uygulanır.
İndirilecek
Giderler
Madde 14 - Ticari kazanç gibi hesaplanan kurum
kazancının tesbitinde, mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan
indirebilirler:
1. Hisse ve tahvil senetlerinin
ihraç giderleri (Bu giderler senetlerin kağıt ve tabı giderlerini, mahkeme,
noter ve diğer tasdik ve tescil giderlerini, damga resmini ve ihraç dolayısiyle
ödenen sair harç ve resimlerini, ihraç dolayısiyle bankalara verilen
komisyonları, hisse ve tahvil senetlerinin borsaya kaydı için yapılan giderleri
ve bunlara benzer diğer her türlü giderleri ihtiva eder);
2. İlk tesis ve taazzuv giderleri
(Bu giderler aktifleştirildiği takdirde bunların Vergi Usul Kanunu gereğince
değeri üzerinden ayrılacak amortisman gider yazılır);
3. Genel heyet toplantıları için
yapılan giderlerle birleşme, fesih ve tasfiye giderleri;
4. (4962 sayılı Kanunun 16' ncı maddesiyle
değişen bent Yürürlük; 07.08.2003)Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilanço gününde hükmü
devam eden sigorta sözleşmelerine ait karşılıklar (Hayat Sigorta Şirketlerinde
matematik karşılıklardan, temettü ve faizleri vergiden istisna edilmiş olan
menkul kıymetlere yatırılan kısma ait faizler, giderler meyanında gösterilemez),
Sigorta teknik karşılıkları;
1. Muallak hasar karşılıkları,
2. Kazanılmamış prim
karşılıkları,
3. Hayat matematik
karşılıklarından ibarettir.
Teknik karşılıklar bilanço
gününde geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre
hâsılattan indirilir:
a) Muallak hasar karşılıkları,
tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş fiili tazminat bedellerinden veya bu
hesap yapılmamışsa tazminatın ve tazminat ile ilgili tüm masrafların tahmini
değerlerinden reasürör payı düşüldükten sonra kalan tutardır.
b) Kazanılmamış prim karşılıkları
yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için tahakkuk etmiş primlerden
komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın gün esasına göre bilanço gününden
sonraya sarkan kısmından, reasürör payının düşülmesinden sonra kalan tutardır.
Ancak bu tutar, nakliyat emtea sigortalarında, yıllık primin komisyon
düşüldükten sonra kalanının % 25'ini geçemez. Kazanılmamış prim karşılığının gün
esasına göre hesaplanması mümkün olmayan reasürans ve retrosesyon işlemlerinde
1/8 yöntemi uygulanabilir.
c) Hayat sigortalarında matematik
karşılıklar her sözleşme üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.
d) Bir bilanço döneminde ayrılan
bu teknik karşılıkların ertesi bilanço döneminde aynen kâra nakledilmesi
şarttır. 5. Eshamlı komandit şirketlerde
komandite ortağın kar hissesi;
6. (4369 sayılı Kanunun 55'inci maddesiyle
değişen bent Yürürlük; 1.1.1999) Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel
idarelerine belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan
vakıflara, kamu menfaatlerine yararlı sayılan derneklere ve bilimsel araştırma
ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında
yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine
kadar olan kısmı.
(4842 sayılı Kanunun 19'uncu
maddesiyle eklenen
bent Yürürlük; 24.04.2003)Yukarıda sayılan kamu idare ve müesseselerine bağışlanan (4962 sayılı Kanunun 17/F maddesiyle değişen ibare
Yürürlük; 07.08.2003)okul, sağlık tesisi ve yüz yatak
(kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere
öğrenci yurdu inşaası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşaası
için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin
faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış
ve yardımların tamamı kurum kazancının tespitinde hasılattan gider olarak
indirilir.
Bağış ve yardımın nakden
yapılmaması halinde bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya
hakkın maliyet bedeli veya mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul
Kanunu hükümleri dairesinde takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas
alınır.
Mükelleflerin, yılı içinde
yaptıkları kendi araştırma ve geliştirme harcamaları tutarını geçmemek üzere
ilgili dönemde ödemeleri gereken yıllık kurumlar vergisinin % 20'sinin kanunî
süresinde tahsilinden vazgeçilerek, bu orana isabet eden vergi üç yıl süre ile
faizsiz olarak ertelenebilir. Ertelenen bu vergi üç yıl içinde kurumlar
vergisinin(4842 sayılı Kanunun 36/2-a
maddesiyle değişen
ibare Yürürlük; 01.01.2004) ödenme süreleri
içerisinde eşit taksitler halinde ödenir. Bu uygulamanın esas ve usulleri
Maliye Bakanlığı'nca tayin ve tespit olunur.
(5105
Sayılı Kanunla
eklenen bend, MADDE 5. — 3.6.1949
tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendinin sonuna aşağıdaki alt bent eklenmiştir.)
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun ile 17.6.1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol
Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk
harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %
50'si,
7. (4684 sayılı Kanunun 18/A maddesiyle
değişen paragraf Yürürlük; 03.07.2001) Kurumlar vergisi beyannamelerinde her yılın zararı ayrı
ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların
mali bilançolarına göre meydana gelen zararlar (aynı sektörde faaliyet
göstermesi, son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni
süresinde verilmiş olması koşullarıyla 37 ve 39 uncu maddeler çerçevesinde devir
alınan kurumların, devir tarihi itibarıyla zarar dışındaki aktif toplamını
geçmeyen zararları ile 38 inci maddede belirtilen bölünme işlemi sonucu münfesih
olan kurumun zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararları
dahil.). (3380 sayılı Kanunun 7'inci
maddesiyle eklenen hüküm) Tam mükellefiyette yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar, faaliyette
bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının (zarar
dahil) her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca
rapora bağlanması ve bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin
Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde gider olarak
indirilebilecektir. Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan
vergi beyanlarının, bilanço ve kâr-zarar cetvellerinin o ülkedeki yetkili mali
makamlarca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu
olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili
makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve
konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki
temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili
vergi dairesine ibrazı yeterlidir.
(3380 sayılı Kanunun 7'inci
maddesiyle eklenen hüküm) Türkiye'de gider yazılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup
edilmesi ve gider yazılması halinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek
yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olacaktır.
(3380 sayılı Kanununun 7'inci
maddesiyle eklenen hüküm)
Türkiye'de Kurumlar Vergisi'nden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı
zararlar, yurt içindeki kazançlardan indirilmez.
(3380 sayılı Kanunun 7'inci
maddesiyle eklenen hüküm) Bu bendin uygulamasıyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye ve
Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
8. (3239 sayılı Kanunun 75'inci maddesiyle
değişen bent)
Faizsiz olarak kredi
verenlere ödenen kâr payları ile özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma
hesabı karşılığında ödenen kâr payları. Kabul Edilmeyen
İndirimler
Madde 15 - (199 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle
değişen şekli) Kurum
kazancının tesbitinde aşağıda yazılı indirimlerin yapılması kabul
edilmez:
1. Öz sermaye üzerinden ödenen
veya hesaplanan faizler.
2. Örtülü sermaye üzerinden
ödenen veya hesaplanan faizler.
3. Sermaye şirketlerince
dağıtılan örtülü kazançlar.
4. Her ne şekilde ve ne isimle
olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri (Türk Ticaret Kanunu'na, kurumların özel
kanunlarına veya esas mukavele ve nizamnamelerine göre safi kazançlardan
ayırdıkları bilimum ihtiyatlar ile Bankalar Kanunu'na müsteniden bankaların
ayırdıkları karşılıklar
dahil.)
5. Dar mükellefiyete tabi
kurumlardan ayrıca:
a) Bu kurumlar hesabına
yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere
verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri;
b) Ana merkezin veya Türkiye
dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan
hisseler (Türkiye'deki kurumun teftiş ve murakabesi için yabancı memleketlerden
gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderleri hariç.)
6. Bu kanuna göre hesaplanan
Kurumlar Vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları ve Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar,
gecikme zamları ve faizler.
7. (3239 sayılı Kanunun 143'üncü maddesiyle
bent kaldırılmştır.)
8. (4108 sayılı Kanunun 39'uncu maddesiyle
bent kaldırılmıştır.) 9. (2773 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle
eklenen bent) Kanunlarla
veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı kalmak
üzere, menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında satışından doğan zararlar
ile ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler.
10. (3505 sayılı Kanunun 20'inci maddesiyle
eklenen bent) Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme fazleri.
11. (3571 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle
eklenen bent) Her türlü
alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklâm
giderlerinin % 50'si (90/1081 sayılı B.K.K. ile (0) sıfır) (Bakanlar kurulu, bu oranı % 100'e kadar artırmaya, sıfıra
kadar indirmeye yetkilidir.)
12. (4008 sayılı Kanunun 27'nci maddesiyle
eklenen bent Yürürlük; 1.1.1995)
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından
işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile
amortismanları.
13. (4008 sayılı Kanunun 27'nci maddesiyle eklenen bent
Yürürlük; 1.1.1996) Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre, dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar
yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden
değerlemeye tabi tutan kurumların (Bankalar, Sigorta Şirketleri ve Finans
Kurumları hariç) Gelir Vergisi Kanunu'nun 41'inci maddesinin 8 numaralı
bendindeki esaslar çerçevesinde hesapladıkları giderler.
14. (4756 sayılı Kanunun 29 uncu
maddesiyle eklenen
bent Yürürlük; 21.05.2002) Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından
doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat
giderleri. Örtülü Sermaye
Madde 16 - (192 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle
değişen şekli) Kurumların
aralarında vasıtalı, vasıtasız bir şirket münasebeti veya devamlı ve sıkı bir
iktisadi münasebet bulunan gerçek ve tüzel kişilerden yaptıkları istikrazlar,
teşebbüste devamlı olarak kullanılır ve bu istikrazlarla kurumun öz sermayesi
arasındaki nispet, emsali kurumlarınkine nazaran bariz bir fazlalık gösterirse
mezkur istikrazlar örtülü sermaye sayılır.
Örtülü Kazanç
Madde 17 -Aşağıdaki hallerde, kazanç tamamen veya
kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır:
1. (2362 sayılı Kanunun 12'inci maddesiyle
değişen bent) Şirket
kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzelkişiler, idaresi,
murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı
bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan
münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat
veya bedeller üzerinden yahut bedelsiz olarak alım, satım, imalat, inşaat
muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa;
2. Şirket, 1 numaralı fıkrada
yazılı kimselerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede
yüksek veya düşük bedeller üzerinden kiralama veya kiraya verme muamelelerinde
bulunursa;
3. Şirket, 1 numaralı fıkrada
yazılı kimselerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede
yüksek veya düşük faiz ve komisyonlarla ödünç para alır veya verirse;
4. Şirket, ortaklarından veya
bunların eşleri ile usul ve füruundan ve 3'üncü dereceye kadar (dahil) kan ve
sıhri hısımlarından şirketin idare meclisi başkan veya üyesi, müdürü veya yüksek
memuru durumunda bulunanlara emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek aylık,
ikramiye, ücret verir veya benzeri ödemelerde bulunursa.
İKİNCİ
BÖLÜM Yabancı
ulaştırma kurumlarında matrah
Yabancı Ulaştırma Kurumlarında
Kurum Kazancının Tesbiti
Madde 18 - (199 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle
değişen şekli) Yabancı
ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19'uncu maddeye göre
tesbit edilecek hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle
hesaplanır.
Ortalama emsal nispetleri,
Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara, deniz
ve hava ulaştırma işleri için ayrı ayrı olmak üzere Maliye Bakanlığı'nca tayin
olunur. Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü takdirde (En az bir yıl uygulanmış olmak
şartiyle) cari ortalama emsal nispetlerini değiştirebilir.
Ortalama emsal nispetleri Resmi
Gazete'de yayınlanır ve yayınlanma tarihini takibeden takvim yılı başından
itibaren elde edilen kurum kazançları hakkında uygulanır.
Türkiye'de Elde Edilen
Hasılat
Madde 19 - (199 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle
değişen şekli) Onikinci
maddenin 1 ve 7 numaralı bentlerine göre ticari ve arızi ticari kazançları dar
mükellefiyet mevzuuna alınan yabancı ulaştırma kurumlarının Türkiye'de elde
edilmiş sayılan hasılatı aşağıda yazılı unsurlardan terekküp eder:
1. Türkiye hudutları içinde
cereyan eden kara ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (bilet
bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa
olsun aldıkları paralar.
2. Türkiye'deki yükleme
limanlarından yabancı memleketlerdeki varış limanlarına veya diğer bir kurumun
gemisine aktarma yapılacak yabancı limana kadar cereyan eden deniz, hava
ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (Bilet bedeli ile birlikte
alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa
olsun aldıkları paralar.
3. Türkiye dışındaki ulaştırma
işleri için diğer kurumlar hesabına Türkiye'de sattıkları yolcu ve bagaj
biletleri ile Türkiye'de yaptıkları navlun mukaveleleri dolayısiyle kendilerine
verilen komisyonlar ve ücretler.
Türkiye'de Elde Edilen
Hasılat
Mükerrer Madde 19 -
(2573 sayılı Kanunun
12'inci maddesiyle kaldırılmıştır.)
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Beyanname
Beyan esası
Madde 20 -(199 sayılı Kanunun 16'ıncı maddesiyle
değişen şekli) Yirmidördüncü madde hükmü mahfuz kalmak şartiyle, Kurumlar Vergisi,
mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili
bulunduğu hesap döneminin neticelerini ihtiva eder.
Her mükellef vergiye tabi
kazancının tamamı için bir beyanname verir. (3571 sayılı Kanunun 6'ıncı maddesiyle eklenen hüküm)
Ancak kooperatiflerin
gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu'nun 94' üncü maddesine göre tevkifata tabi
tutulan gayrimenkul kira gelirlerinden ibaret bulunması halinde bu kira
gelirleri için beyanname verilmez.
Mükelleflerin şubeleri,
ajanlıkları, alım ve satım büro ve mağazaları, imalathaneleri veya kendilerine
bağlı sair işyerleri için, bunların müstakil muhasebeleri ve ayrılmış
sermayeleri olsa dahi, ayrı beyanname verilmez.
(4369 sayılı Kanunun 82'inci
maddesiyle kaldırılan fıkra. Yürürlük; 29.7.1998) Beyannamenin Verilme Zamanı ve
Yeri
Madde 21 -(199 sayılı Kanunun 17'inci maddesiyle
değişen şekli) Kurumlar
Vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın
onbeşinci günü akşamına kadar
mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
Sermaye şirketleri dışında kalan
kurumların beyanname verme süresini uzatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Dar mükellefiyette vergi
muhatabının Türkiye'yi terketmesi halinde Kurumlar Vergisi beyannamesi memleketi
terke takaddüm eden onbeş gün içinde verilir.
Mükellefin bağlı olduğu vergi
dairesi:
1. Tam mükellefiyette, kurumun
kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin;
2. Dar mükellefiyette, kurumun
Türkiye'deki işyerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye'de
işyeri veya daimi temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç
sağlayanların bağlı olduğu;
Vergi dairesidir.
(3571 sayılı Kanunun 7'inci
maddesiyle eklenen hüküm) Şu kadar ki, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükelleflerin bağlı oldukları
vergi dairelerini, kanunî veya iş merkezlerine bağlı kalmaksızın belirlemeye
yetkilidir.
Özel Beyan Zamanı
Madde 22 - (4369 sayılı Kanunun 56'ıncı maddesiyle
değişen şekli Yürürlük; 1.1.1999) Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi
kazancının Gelir Vergisi Kanunu'nun 80'inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve
iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve
benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan
bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına
hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde
anılan kanunun 101' nci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile
bildirmeye mecburdur. Beyannamenin
Muhteviyatı
Madde 23 - (3239 sayılı Kanunun 76'ıncı maddesiyle
değişen madde) Beyannamelerin şekil, muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca
tayin ve tespit olunur. Mükellefler beyanlarını bu beyanname ile yapmaya veya bu
beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmeye mecburdurlar.
Tevkifat Yolu İle Alınan
Kurumlar Vergisi, Tevkifat Yapmaya Mecbur Olanlar ve Tevkifata Ait Muhtasar
Beyanname
Madde 24 - (3239 sayılı Kanunun 77 inci maddesiyle
değişen madde) Dar
mükellefiyete tabi kurumların ticarî, ziraî ve diğer kazanç ve
iratları
(4369 sayılı Kanunun 81'inci maddesiyle
değişen ibare
Yürürlük; 1.1.1999) dışında kalan kazanç ve iratları ile
telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri
maddî hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller % 25
(85/10178, 92/3897, 93/5147, 94/5256 ve 94/6007 sayılı B.K.K.'ya
bakınız.) nispetinde
kurumlar vergisi tevkifatına tabidir (3946 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen hüküm
Yürürlük; 1.1.1995) (Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü
maddesinin 6 numaralı
bendi uyarınca tevkifata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre
ayrıca tevkifat yapılmaz.) Türkiye'de işyeri ve daimi
temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri,
Gelir Vergisi Kanunu'nun 30 uncu
maddesinin (1) numaralı
fıkrasındaki kazançları elde etmeleri halinde bu kazançlar kendilerince % 25 (85/10178, 92/3897, 93/5147 sayılı B.K.K.
ile "0” sıfır Yürürlük; 1.1.1994) oranında tevkifata tabi tutulur. Tevkifata tabi tutulan bu
kazançlar sadece muhtasar beyanname ile beyan edilir.
Yapılacak vergi tevkifatında
kazanç ve iratlar gayrisafi miktarları üzerinden nazara alınır.
Bakanlar Kurulu, dar
mükellefiyete tabi kurumların tevkifata tabi kazanç ve iratlarından yapılacak
vergi tevkifat nispetini, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibariyle ayrı
ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki oranın bir katını
geçmemek üzere yeri bir oran tesbit etmeye yetkilidir.
Bu maddeye göre vergisi tevkif
suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 nci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde
kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkûr kazanç
ve iratların ithali ihtiyaridir. (3946 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişen hüküm Yürürlük; 1.1.1994)
(Şu kadar ki Gelir Vergisi Kanunu'nun75'inci
maddesinin ikinci
fıkrasının 5 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile
yatırım fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde
edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi
zorunludur. Dar mükellef durumunda olan
kurumlara yukarıda yazılı kazanç ve iratları sağlayanlar bu kazanç ve iratlardan
kurumlar vergisi tevkifatı yapmaya mecburdurlar.
Kazanç ve iratları sağlayanlar,
kurumlar vergisi tevkifatına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesaben ödeyen
veya tahakkuk ettiren gerçek ve tüzel kişilerdir.
b) 24 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasında yer alan "yirmiüçüncü günü akşamına kadar" ibaresi "yirminci günü
akşamına kadar",
Bu madde gereğince vergi
tevkifatı yapanlar bir ay içinde nakden veya hesaben ödedikleri veya tahakkuk
ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri kurumlar vergisini
müteakip ayın (4842 sayılı Kanunun 36/2-b
maddesiyle değişen
ibare Yürürlük; 01.01.2004) yirminci
günü akşamına kadar (5035
sayılı kanunla
1.1.2004 yürürlük) bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile
bildirirler.
Gelir ve Kurumlar Vergisi
Kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar bu maddeye göre yaptıkları
vergi tevkifatını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
Muhtasar beyannamenin şekil,
muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca tayin ve tesbit olunur.
Mükellefler beyanlarını bu beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı
bilgilere uygun olarak bildirmeye mecburdurlar.
BAKANLAR
KURULU KARARI 2003/6575 (DAR MÜKELLEFİYETE TABİ
KURUMLARIN TEVKİFAT ORANLARI HK.)
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Verginin
nispeti ve tarhı
Kurumlar Vergisi ve Geçici
Vergi Oranı
Madde 25 - (4369 sayılı Kanunun 57 inci maddesiyle
değişen fıkra. Yürürlük; 1.1.1999) Kurumlar vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum
kazancından % 30 oranında alınır. Kurumlar vergisi mükellefleri,
cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde belirtilen esaslara göre
(4842 sayılı Kanunun 36/2-c
maddesiyle değişen
ibare Yürürlük; 24.04.2003)kurumlar vergisi oranında geçici
vergi öderler. (4444 sayılı Kanunun 5'inci
maddesiyle eklenen fıkra. Yürürlük; 1.1.2000) Bakanlar Kurulu bu maddede yazılı geçici vergi oranını beş
puana kadar artırmaya veya indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye
yetkilidir.
Bu kanunun 18 ve 19 uncu
maddelerine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi oranını
karşılıklı olmak şartıyla ülkeler itibariyle kara, deniz ve hava ulaştırma
kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede
yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Bakanlar
Kurulu yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Kurumlar Vergisi ve Geçici
Vergi Oranı
Mükerrer Madde 25
-(3946 sayılı Kanunun
38/3-b maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1994)
Teklif Yeri
Madde 26 - Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği
vergi dairesince tarh olunur.
Tarhiyatın Muhatabı
Madde 27 -(192 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle
değişen şekli) Kurumlar
Vergisi:
1. Bu kanuna göre mükellef
olanların tüzel kişiliği namına;
2. İktisadi kamu
müesseselerinden, derneklere ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden tüzel
kişiliği haiz olmayanların vergisi, bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri
veya dernek veya vakıf namına;
3. Dar mükellefiyete tabi yabancı
kurumların vergisi bunlar hesabına Türkiye'deki müdür veya temsilcileri, müdür
veya temsilcileri mevcut değil ise, kazanç ve iratları yabancı kuruma
sağlayanlar adına;
Tarh olunur.
Vergilendirme
Dönemi
Madde 28 -(199 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle
değişen şekli) Kurumlar
Vergisi'nde hesap dönemi vergilendirme dönemidir. Şu kadar ki, 22'inci madde
gereğince verilen beyannamelerle bildirilen kazançların vergilendirilmesinde
vergilendirme dönemi yerine kazancın iktisap tarihi esas alınır.
Tevkif suretiyle ödenen
vergilerde, istihkak sahiplerince ayrıca yıllık veya özel beyanname verilmeyen
ahvalde, tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi
sayılır.
Tarh Zamanı
Madde 29 -(192 sayılı kanunun 6'ıncı maddesiyle
değişen şekli) Kurumlar
Vergisi beyannamenin vergi dairesine verildiği günde, beyanname posta ile
gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi takip eden üç gün
içinde tarh edilir.
BEŞİNCİ
BÖLÜM (4684 sayılı Kanunun 18/A
maddesiyle
değişen başlık
Yürürlük; 03.07.2001) Tasfiye-Birleşme-Devir-Bölünme ve Hisse Değişimi
Tasfiye dönemi
Madde 30 - (2362 sayılı Kanunun 17'inci maddesiyle
değişen şekli) Her ne
sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap
dönemi yerine tasfiye dönemi kaim olur.
Tasfiye dönemi kurumun tasfiye
haline girdiği tarihten başlar, bu tarihten aynı takvim yılı sonuna kadar olan
dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı müstakil bir tasfiye dönemi
sayılır.
Tasfiyenin aynı takvim yılı
içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi, kurumun tasfiye haline girdiği
tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.
Tasfiyenin nihayet bulduğu
dönemin sonunda tasfiye kar veya zararı kati olarak tespit ve evvelce verilmiş
olan tasfiye beyannameleri bu neticeye göre ıslah edilir. Tasfiye zararla
kapanırsa, evvelce verilmiş tasfiye beyannamelerine müsteniden tahsil edilmiş
vergiler iade olunur.
Bir yıldan fazla süren
tasfiyelerde tarh zamanaşımı, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takip eden
yıldan itibaren başlar.
Tasfiye Beyannamesi
Madde 31 -(2362 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle
değişen madde) Tasfiye
beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan
itibaren 21'inci maddede yazılı süreler içinde, tasfiye dönemi içinde tasfiye
neticelenmişse, bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün
içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
Bu madde gereğince verilecek olan
beyannamelere, bilanço ile kar ve zarar cetveli ve tasfiye bilançosuna göre
ortaklara dağıtılan paralarla diğer değerlerin müfredatlı bir cetveli bağlanır.
İşletme hesabı esasına göre defter tutanların beyannamelerine kar ve zarar
cetveli yerine bu hesabın hülasası rapt olunur.
Tasfiye Karı
Madde 32 - (92 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle
değişen şekli) Tasfiye
halindeki kurumların vergi matrahı tasfiye karıdır.
Tasfiye karı, tasfiye döneminin
sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki
müspet farktır.
Tasfiye karı
hesaplanırken:
1. Ortaklara veya kurum
sahiplerine tasfiye esnasında avans olarak veya sair suretle yapılan her nevi
ödemeler tasfiyenin sonundaki servet değerine;
2. Mevcut sermayeye ilaveten
ortaklar veya sahipleri tarafından yapılan ödemeler ile tasfiye esnasında elde
edilen ve vergiden istisna edilmiş bulunan kazanç ve iratlar tasfiye döneminin
başındaki servet değerine ilave olunur.
İşletme hesabı esasına göre
defter tutanların tasfiye karı, tasfiye dönemi zarfında elde edilen hasılat ile
yapılan giderler arasındaki farktan tasfiye döneminin başındaki emtia mevcudunun
değeri çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.
Bu madde hükmüne göre tasfiye
karının hesaplanması sırasında, 14'üncü ve 15'inci maddelerin hükümleri de
ayrıca göz önünde tutulur.
Servet Değeri
Madde 33 - (2573 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle
değişen fıkra) Tasfiye
döneminin başındaki servet değeri, kurumun tasfiye dönemi başındaki bilançosunda
görülen öz sermayesidir. Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde müteakip tasfiye
dönemlerinin başındaki servet değeri, bir evvelki dönemin son bilançosunda
görülen servet değeridir. Aşağıda yazılı olanların dışında kalan her nevi
ihtiyatlarla dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir.
1. Bu kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar temettü ve kazanç vergilerinden istisna edilerek ayrılmış olan
ihtiyat akçeleri ve banka zarar karşılıkları (Sonradan Kurumlar vergisine tabi
tutulan ihtiyat akçeleri ve banka zarar karşılıkları öz sermayeye
dahildir);
2. Vergi kanunlarına göre
ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin
teknik ihtiyatları;
3. Hissedar veya
sahip olmayan kimselere
dağıtılacak olan kazanç kısmı.
Hisselerine mahsuben ortaklara
dağıtılan, satılan, devredilen veya kurum sahibine iade olunan değerler, Vergi
Usul Kanunu'nun hükümlerine göre ve dağıtmanın, satışın, devrin veya iadenin
yapıldığı günün emsal bedeli ile değerlenir.
Tasfiye Memurlarının
Sorumluluğu
Madde 34 - (192 sayılı kanunun 11'inci maddesiyle
değişen şekli) Tasfiye
memurları kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre
hesaplanan vergileri ödemeden veyahut bu vergilerle diğer itirazlı tarhiyat için
karşılık ayırmadan, İcra ve İflas Kanunu'nun 206'ıncı maddesinin 6'ıncı
sırasında yazılı alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamazlar.
Aksi takdirde bu vergilerin asıl
ve zamlarından ve vergi cezalarından şahsen ve müsteselsilen sorumlu
olurlar.
Vergi aslı ve zamları, kendisine
paylaştırma yapılan ortaklardan da aranılabilir. Ortaklardan tahsil edilmiş olan
vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına müracaat olunmaz.
Tasfiye memurları, bu madde
gereğince ödedikleri vergilerin asıllarından dolayı, tasfiyeden hisse alan
ortaklara, paylaştırma yapılmışsa veya ortakların tasfiye payları vergileri
karşılamaya yetmezse alacaklarını tamamen veya kısmen tahsil eden alacaklılara
rücu edebilirler.
Tasfiye Muamelelerinin
İncelenmesi
Madde 35 - Tasfiye beyannamesinin verilmesiyle
birlikte tasfiye memurları muamelelerini vergi bakımından incelenmesini bir
talepname ile isterler.
Talepnamenin verilmesinden
itibaren en geç bir ay içinde vergi incelemelerine başlanarak aralıksız devam
olunur.
Vergi incelemelerinin bitmesini
takip eden on beş gün içinde vergi dairesi neticeyi tasfiye memurlarına yazı ile
bildirir. Buna göre kurumdan aranan vergilerin neticesi alınıncaya kadar tasfiye
memurlarının 34'üncü maddede yazılı sorumluluğu devam eder.
Birleşme
Madde 36 - Bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla
birleşmesi, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye
hükmündedir. Ancak, birleşmede tasfiye karı yerine birleşme karı vergiye matrah
olur.
Tasfiye karının tesbiti
hakkındaki hükümler, birleşme karının tesbitinde de caridir. Şu farkla ki,
münfesih kurumun veya kurumların ortaklarına veya sahiplerine birleşilen kurum
tarafından doğrudan doğruya veya vasıta ile verilen değerler, kurumun tasfiyesi
halinde ortaklara dağıtılan değerler yerine geçer.
Birleşilen kurumdan alınan
değerler Vergi Usul Kanunu'nda yazılı esaslara göre değerlenir.
34 ve 35'inci maddelere göre
tasfiye memurlarına düşen sorumluluk ve ödevler birleşme halinde, birleşilen
kuruma terettüp eder.
Devir
Madde 37 -Aşağıda yazılı şartlar dahilinde vaki olan
birleşmeler devir hükmündedir:
1. Birleşme neticesinde infisah
eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de
bulunacaktır;
2. Münfesih kurumun devir
tarihindeki bilanço değerlerini birleşilen (Devralan) kurum, kül halinde
devralacak ve aynen bilançosuna geçirecektir.
3. (4108 sayılı Kanunun 39'uncu maddesiyle
bent kaldırılmıştır) Kurumların yukarıdaki şartlar
dahilinde şekil değiştirmeleri de devir hükmündedir.
Bölünme ve hisse
değişimi Madde 38 - (4684 sayılı Kanunun 18/B maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 03.07.2001) Aşağıdaki işlemler bölünme veya hisse değişimi
hükmündedir.
1- Tam mükellef bir sermaye
şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığı, alacak
ve borçlarını mukayyet değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak tam
mükellefiyete tabi iki veya daha fazla sermaye şirketine devretmesi ve
karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye
şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi (devredilen
şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin % 10'una
kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi işlemin bölünme sayılmasına engel
değildir.).
2- Tam mükellef bir sermaye
şirketinin bilançosunda yer alan gayrimenkuller ve iştirak hisseleri ile üretim
tesisleri, hizmet işletmeleri ve bu tesis ve işletmelere bağlı gayrimaddi
haklar, hammadde, yarı mamul ve mamul malların, mukayyet değerleri üzerinden
mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine, bu değerleri
devreden şirketin ortaklarına verilmek veya devreden şirkette kalmak üzere,
devralan şirketin iştirak hisseleri karşılığında aynî sermaye olarak konulması.
3- Tam mükellef bir sermaye
şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini, bu şirketin yönetimini ve
hisse senedi çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve karşılığında bu
şirketin ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil eden iştirak
hisselerini vermesi (hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak
hisselerinin itibari değerinin % 10'una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi
işlemin hisse değişimi sayılmasına engel değildir.).
Aktifi ve pasifi düzenleyici
hesaplar ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur.
Maliye Bakanlığı bölünme
işlemleri ile ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.
Devir ve bölünme hallerinde
vergilendirme Madde 39 -(4684 sayılı Kanunun 18/C maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 03.07.2001) A) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde,
münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar
vergilendirilip, doğrudan doğruya birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve
vergilendirilmez.
1- Münfesih kurum ile birleşilen
kurum, müştereken imzalayacakları bir devir beyannamesini, birleşme tarihinden
itibaren on beş gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine
verirler ve bu beyannameye devir bilançosunu bağlarlar.
2- Birleşilen kurum münfesih
kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer
vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı bir beyanname ile
taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca
teminat isteyebilir.
B) 38 inci maddenin birinci
fıkrasının (1) numaralı bendine göre gerçekleştirilen bölünmelerde, aşağıdaki
şartlara uyulduğu takdirde bölünme suretiyle münfesih hale gelen kurumun sadece
bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilip, doğrudan doğruya
bölünmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.
1- Bölünen kurum ile bu kurumun
varlıklarını devralan kurumlar müştereken imzalayacakları bir bölünme
beyannamesini, bölünme tarihinden itibaren on beş gün içinde bölünen kurumun
bağlı olduğu vergi dairesine verirler ve bu beyannameye bölünme tarihindeki
bilanço ve gelir tablosunu, bölünme sözleşmesini ve bölünen kurumun varlıklarını
devralan kurumların yeni sermaye yapısını gösteren Ticaret Sicili Müdürlüğü
yazısının bir örneğini bağlarlar.
2- Bölünen kurumun varlıklarını
devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve
edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını ve bu vecibelerini
yerine getireceklerini bölünme beyannamesine bağlı bir taahhütname ile taahhüt
ederler. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta bölünen kurum ile bu kurumun
varlıklarını devralan kurumlardan teminat isteyebilir.
C) Bu maddeye göre yapılan devir
ve bölünmelerde, devir veya bölünme tarihine kadar olan kazancın
vergilendirilmesi için devir veya bölünmeye ilişkin şirket yetkili kurulu
kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih itibarıyla hesaplanan kazanç,
bu kararın ilan edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde bölünme veya devir
dolayısıyla münfesih hale gelen kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine kurumlar
vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Bu beyannameye devir veya bölünme
bilançosu ile gelir tablosu bağlanır.
D) 38 inci maddenin birinci
fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinde belirtilen işlemlerden doğan kârlar
hesaplanmaz ve vergilendirilmez. 38 inci maddenin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendine göre gerçekleştirilen bölünme işlemlerinde bölünen kurumun
bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından bölünen
kurumun varlıklarını devralan kurumlar müteselsilen sorumlu olur.
ÜÇÜNCÜ
KISIM Verginin
ödenmesi
Ödeme Süresi
Madde 40 - (4842 sayılı Kanunun 20'nci
maddesiyle değişen
madde Yürürlük; 2003 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere
01.01.2004)Kurumlar
vergisi (5035)beyannamenin verileceği ayın sonuna
kadar ödenir. Geçici Vergi
Mükerrer Madde 40 -
(4369 sayılı Kanunun 82 inci maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük: 1.1.1999)
Özel Ödeme Süreleri
Madde 41 - (199 sayılı Kanunun 20'inci maddesiyle
değişen şekli) 22 ve
24'üncü maddelerde yazılı hallerde Kurumlar Vergisi, beyanname verme süresi içinde ödenir.
Tasfiye, birleşme, devir ve
bölünme halinde ödeme Madde 42 - Tasfiye ve birleşme halinde tasfiye edilen
veya birleşen kurumlar namına tasfiye veya birleşme karı üzerinden tarh olunan
vergiler, tasfiye veya birleşme beyannamesini verme süresi içinde vergi
dairesine yatırılır.
Tasfiye edilen veya birleşen
kurumların bu kanuna göre tahakkuk etmiş olup henüz vadeleri gelmemiş bulunan
vergileri de aynı süre içinde ödenir.
(4684 sayılı Kanunun 18/D
maddesiyle değişen fıkra Yürürlük; 03.07.2001) 39 uncu maddenin (A) ve (B) fıkrası hükümleri dahilinde
vukua gelen devir ve bölünmelerde, münfesih kurum namına tahakkuk eden vergiler
40 ıncı maddede yazılı (4842 sayılı
Kanunun 36/2-d maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 01.01.2004)sürede birleşilen
veya devralan kurumlardan alınır. Yabancı Memleketlerde Ödenen
Vergilerin Mahsubu
Madde 43 - Yabancı memleketlerde elde edilerek
Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde
ödenen benzeri vergiler Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden
indirilebilir. Ancak:
1. İndirilecek miktar, yabancı
memleketlerde elde edilen kazançlara, bu kanunun 25'inci maddesinde yazılı
nispetlerin uygulanmasıyle bulunacak miktardan fazla olamaz.
2. Yabancı memleketlerde vergi
ödendiği yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya
konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı
mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikalarla tevsik
edilmedikçe, yabancı memleketin vergisi Türkiye'de tarh olunan vergiden
indirilemez.
Verginin tarhı sırasında yukarıda
yazılı indirmeye ait vesikalar henüz gelmiş değilse, yabancı memlekette ödenen
veya ödenecek olan vergi, 25'inci maddede yazılı nisbeti aşmamak şartıyla, o
memleketteki cari olduğu bilinen nisbet üzerinden hesaplanır ve tarhiyatın bu
suretle hesaplanan miktara isabet eden kısmı ertelenir. Aranan vesikalar tarh
tarihinden itibaren en geç bir yıl zarfında vergi dairesine ibraz edildiği
takdirde, bu vesikalarda yazılı kati miktara göre tarhiyat düzeltilir.
Mücbir sebepler olmaksızın
vesikaların bu süre zarfında ibraz edilmemesi halinde, erteleme hükmü kalkmış
olur. Bundan sonra aynı dönemin vergisi dolayısiyle yabancı memleketlerde ödenen
benzeri vergiler tarhiyattan indirilmez.
Bu madde hükmünün uygulanmasında,
yabancı para ile ödenen vergilere, bunların ilgili bulunduğu kazançların genel
netice hesaplarına intikaline uygulanan kambiyo rayici uygulanır.
Kesilen Vergilerin
Mahsubu
Madde 44 - (4369 sayılı Kanunun 81'inci maddesiyle
değişen şekli. Yürürlük: 1.1.2000) Beyannamede gösterilen kazançlardan bu kanuna ve Gelir
Vergisi Kanunu'na göre tevkifan kesilmiş olan vergiler (yatırım fonlarının
katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen
kâr payları üzerinden fon ve ortaklık bünyesinde hesaplanan vergiler dahil)
beyanname üzerinden hesaplanan Kurumlar Vergisi'nden mahsup edilir.
Mahsubu gereken miktar beyanname
üzerinden hesaplanan Kurumlar Vergisi'nden fazla olduğu takdirde, keyfiyet vergi
dairesince mükellefe yazı ile bildirilir. Aradaki fark mükellefin işbu yazıyı
tebellüğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracatı halinde kendisine iade
olunur. Bir yıl içinde müracaat etmeyen mükelleflerin bu farktan doğan
alacakları düşer.
Son
Hükümler
Kıyas Yoluyla Uygulanacak
Hükümler
Madde 45 - (2362 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle
değişen madde) Bu kanunda
sözü geçen;
a) "Kazanç veya iradın ve gelir
unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi” ve "Türkiye'de daimi temsilci
bulundurulması” hususlarında, Gelir vergisi Kanunu'nun 7'inci ve 8'inci
maddelerinin hükümleri cari olur.
b) (3824 sayılı Kanunun 12'inci maddesiyle
değişen fıkra Geçerlilik; 1.1.1992 Yürürlük : 11.7.1992) "Gayrimenkullerin ve hakların satışından,
iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlar” ve diğer kazanç ve
iratlar tabirleri Gelir Vergisi Kanunu'nun 80 inci maddesi şumulüne giren kazanç ve iratları ifade eder. Ancak, bu
kazançlarla ilgili sözü edilen maddelerde yer alan vergilendirmeme konusundaki
istisna, kayıt, şart ve sürelere ait sınırlamalar dikkate
alınmaz. İndirim ve İstisnaların
Sınırı
Mükerrer Madde 45 -
(4008 sayılı Kanunun
28'nci maddesiyle eklenen madde Yürürlük; 6.7.1994) 1. Kurumlar vergisine ilişkin istisna,
muafiyet ve kurum kazancının tespitinde indirimleri düzenleyen hükümler, ancak
bu Kanun, Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu'na hüküm eklenmek veya bu
kanunlarda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir
2. Uluslararası anlaşma hükümleri
saklıdır.
Kaldırılan Hükümler
Madde 46 - Gelir Vergisi Kanunu'nun 108'inci
maddesiyle yürürlükten kaldırılan hükümlerden ayrıca, bu kanuna uymayan sair
bütün hükümler de yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Maddeler Geçici Madde 1 -
(2362 sayılı Kanunun
20'inci maddesiyle eklenen madde) Bu
kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanunu'nun değişik 25'inci maddesinde
yazılı vergi nispeti, kurumların 1980 takvim yılı kazançları hakkında da
uygulanır. Geçici Maddeler Geçici Madde 2 -
(3946 sayılı Kanunun
38/3-c maddesiyle kaldırılmıştır Yürürlük; 1.1.1994) Geçici Maddeler Geçici Madde 3 -
(2573 sayılı Kanunun
12'inci maddesiyle kaldırılmıştır.) Geçici Maddeler Geçici Madde 4
-(2362 sayılı kanunun
20'inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanıp da yürürlük tarihine
kadar sonuçlandırılmamış olan tasfiyelerde, tasfiye dönemi ve tasfiye
beyannamesi hakkında eski hükümlerin uygulanmasına devam
olunur. Geçici Maddeler Geçici Madde 5 -
(2362 sayılı Kanunun
20'inci maddesiyle eklenen madde) 1/1/1981 tarihinden önce yapılmış olan yatırım indirimine
konu yatırım harcamalarına yatırım indirimine ilişkin eski hükümler, bu tarihten
sonra yapılacak yatırım harcamalarına ise yatırım indirimine ilişkin yeni
hükümler uygulanır.
1/1/1981 tarihinden önce
başlandığı halde henüz bitmemiş olan yatırım indirimine konu yatırımlar
nedeniyle uygulanacak yatırım indirimi tutarı yukarıdaki hükme göre hesaplanacak
indirimler toplamını geçemez. Geçici Maddeler Geçici Madde 6 -
(2362 sayılı Kanunun
20'inci maddesiyle eklenen madde) 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun bu kanunla
değiştirilen 24'üncü maddesinin 4 numaralı bendi hükmü ve buna ilişkin yeni
nispetler, 1980 ve daha önceki yıllara ait kurum kazançlarından mezkur maddede
yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren nakden veya hesaben
ödenen veya tahakkuk ettirilen iratlar hakkında da
uygulanır. Geçici Maddeler Geçici Madde 7 -
(2573 sayılı Kanunun
12'inci maddesiyle kaldırılmıştır.) Geçici Maddeler Geçici Madde 8
-(2573 sayılı Kanunun
10'uncu maddesiyle eklenen madde) Deniz ulaştırma, gemi inşa ve onarım (yüzer havuzlar dahil)
sektörleri, kalkınma planı ve yıllık programlarda gerekli tesbitler yapılıncaya
kadar yatırım indirimi yönünden özel önem taşıyan sektör
sayılır.
Geçici Maddeler Geçici Madde 9 -
(2573 sayılı Kanunun
11'inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanunu'nun değişik
25'inci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1982 takvim yılı
kazançlarına ilişkin olup 1/1/1983 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançlar
hakkında uygulanır.
Geçici Maddeler Geçici Madde 10
-(3332 sayılı Kanunun
14'üncü maddesiyle değişen fıkra) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya
gayrimenkullerinin 1987, 1988 ve 1989 yıllarında satışından doğan kazançların
tamamının satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilmesi, anonim
şirketler yönünden sermaye arttırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin
nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kote ettirilmesi şartıyla
sermayeye eklenen bu kazançlar, Kurumlar Vergisi'nden müstesnadır. Şu kadar ki,
vadeli satış nedeniyle kazancın tamamının aynı yıl içinde ödenmiş sermayeye
dönüştürülememesi halinde ödenen nakdî sermaye kadar istisnadan yararlanılır ve
bu satıştan doğan kazanca ulaşıncaya kadar her yıl ödenen nakdî sermaye kurum
kazancından indirilir. Satışın yapıldığı yılı takip eden ikinci yılın sonunda
ödenmiş sermayeye dönüştürelemeyen kazanç için istisna uygulanmaz.
Bu kazançların sermayeye ilavesi
kar dağıtımı sayılmaz ve sarmayeye ilave edilen kazançlar Gelir Vergisi
Kanunu'nun 94'üncü maddesine göre tevkifata tabi tutulmaz.
Şu kadar ki, menkul kıymet veya
gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların, bu amaçla ellerinde bulundurdukları
değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı
dışındadır.
(3239 sayılı Kanunun 80'inci
maddesiyle değişen fıkra) Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette
işletmeden çekilmesi veya işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın
kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
(3239 sayılı Kanunun 80'inci
maddesiyle eklenen fıkra) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na ya da özel kanunlarına göre kurulan
kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate
alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak iştirak hisseleriyle
gayrimenkullerin satşından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon
hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının
gerçekleştirilmesinde kullanılır.
(3332 sayılı Kanunun 14'üncü
maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddenin uygulanması dolayısıyla borsaya kote ettirilecek hisse
senetleri için, hisse senetlerini çıkaran şirketin kârlılığı aranmaz. Türk
Ticaret Kanunu'nun 391' inci madesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye
artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz. Geçici Maddeler Geçici Madde 11 -
(3239 sayılı kanunun
81'inci maddesiyle eklene madde) 1 Ocak 1986 tarihinden evvel ihraç kanunlarına veya devletin, kanunların
verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak
vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü faiz ve
ikramiyeleri kurumlar vergisinden müstesnadır (92/3895 sayılı B.K.K. ile "0”) Geçici Maddeler Geçici Madde 12
-(3239 sayılı Kanunun
80'inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanunu'nun değişik
25' inci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1985 takvim yılı
kazançlarına ilişkin olup 1.1.1986 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançlar
hakkında da uygulanır. Geçici Maddeler Geçici Madde 13
-(3946 sayılı Kanunun
38/3-c maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1994) Geçici Maddeler Geçici Madde 14 -
(3239 sayılı Kanunun
80'inci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1986 tarihinden önce ihraç kanunlarına veya devletin,
kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve
çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin Kurumlar
Vergisi'nden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden
giderler, (Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilmemesi halinde, bahis konusu gerçek giderler,
Kurumlar Vergisi'nden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamına
T.C. Merkez Bankası Meclisi'nce menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler
nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle
bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı,
ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler
portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.) kurum kazancının
tespitinde indirim olarak kabul edilmez. Geçici Maddeler Geçici Madde 15
-(3332 sayılı Kanunun
G.M. 1'i ile 31.12.1989'dan itibaren yürürlükten kalktı.) Geçici Maddeler Geçici Madde 16
-(3380 sayılı Kanunun
9'uncu maddesiyle eklenen madde) 1991 yılı sonuna kadar yurtdışı faaliyet zararlarını yurt
içi kurum kazancından indirecek mükellefler geçmiş beş yıllık faaliyet
sonuçlarını, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun bu kanunla değişik 14'üncü maddesinin 7
numaralı bendindeki esaslara göre tevsik etmek
zorundadırlar. Geçici Maddeler Geçici Madde 17 -
(3505 sayılı Kanunun
22'inci maddesiyle eklenen madde) a) 1989 yılı içinde verilecek beyanname dönemine kadar geçen ayların
herbiri için, 1987 yılına ait olup 1988 yılında beyan edilen kurum kazancı
üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin 1/12'si geçici vergi olarak hesaplanır.
Bu tutar, 1989 yılı kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmek
üzere, eşit taksitler halinde ve her ay katma değer vergisi beyannamesi ile
beyan edilerek aynı süre içinde ödenir.
Ancak, kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu suretle herbir ay için ödeyecekleri geçici vergi tutarı,
Gelir Vergisi Kanunu'na göre birinci sınıf tacirlerin 1987 yılı gelirlerinin
hayat standardı esasına göre tespitinde esas alınan temel gösterge tutarının,
kurum ortak sayısı (eshamlı komandit şirketlerde komandite ortaklar hariç) ile
çarpılması sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin 1/12'sinden
az olamaz. Ortak sayısının 5'i aşması halinde, asgari tutarın hesabında, ortak
sayısı 5 olarak dikkate alınır.
1988 yılı Aralık ayına ilişkin
olarak 1989 yılı Ocak ayında verilmesi gereken katma değer vergisi
beyannamelerinde bu aya ait dahili tevkifat beyan edilmez ve ödenmez.
b) 1988 ve önceki yıllara ait
olup mahsubu yapılamayan dahili tevkifat tutarı, 1988 yılı kurum kazancının
beyan edildiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar
vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar 1989 yılına ilişkin olarak
ödenecek geçici vergiye, artan kısmı diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu
mahsuplara rağmen kalan dahili tevkifat tutarı, mükellefin 1989 yılı sonuna
kadar yazılı olarak talep etmesi halinde, kendisine red ve iade edilir.
c) Bakanlar Kurulu, Kurumlar
Vergisi Kanunu'nun 8' inci maddesinin 6 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan
yetkilerini, 1.1.1988 -31.12.1997 tarihleri arasında asgari ihracat miktarlarını
kendi içinde dilimlere ayırmak ve bu dilimleri herbiri için farklı istisna
oranları tespit etmek suretiyle de kullanabilir. Geçici Maddeler Geçici Madde 18 -
(3689 sayılı Kanunun
8'inci maddesiyle eklenen madde) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya
gayrimenkullerinin 1990, 1991 ve 1992 yıllarında satışından doğan kazançların
tamamının satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave
edilmesi, (92/3895 sayılı
B.K.K. ile "0”) anonim
şirketler yönünden sermaye arttırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin
nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kote ettirilmesi şartıyla
sermayeye eklenen bu kazançlar, Kurumlar Vergisi'nden müstesnadır. Şu kadar ki,
vadeli satış nedeniyle kazancın tamamının aynı yıl içinde ödenmiş sermayeye
dönüştürülmemesi halinde ödenen nakdî sermaye kadar istisnadan yararlanılır ve
bu satıştan doğan kazanca ulaşıncaya kadar her yıl ödenen nakdî sermaye kurum
kazancından indirilir. 1992 yılından sonra yapılacak tahsilatların sermayeye
ilavesi halinde bu hüküm uygulanmaz.
Bu kazançların sermayeye ilavesi
kâr dağıtımı sayılmaz ve sermayeye ilave edilen kazançlar Gelir Vergisi
Kanunu'nun 94 üncü maddesine göre tevkifata tabi tutulmaz.
Şu kadar ki, menkul kıymet veya
gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların, bu amaçla ellerinde bulundurdukları
değerlerin satışından elde ettikleri kazançları istisna kapsamı
dışındadır.
Sermayeye eklenen bu kazançların
beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya işletmelerin
tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi
tutulur.
1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'na ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ortağın sahip
olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar.
Ancak iştirak hisseleriyle gayrimenkullerin satışından doğan kazanç sermayeye
eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara
dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır. Bu
maddenin uygulanması dolayısıyla borsaya kote ettirilecek hisse senetleri için, hisse
senetlerini çıkaran şirketin kârlılığı aranmaz. Türk Ticaret Kanunu'nun 391'
inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye arttırımına aykırı
hükümleri uygulanmaz. Geçici Maddeler Geçici Madde 19
-(3946 sayılı Kanunun
38/3-d) maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük; 1.1.1994)
Geçici Maddeler Geçici Madde 20 -
(3824 sayılı Kanunun
13'üncü maddesiyle eklenen geçici madde Yürürlük; 1.1.1993) Hayat sigorta şirketleri ve emekli
sandıklarının hisse senedi ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8'inci
maddesinin (4108 sayılı
Kanunun 32'inci maddesiyle değişen ifade. Yürürlük; 2.6.1995) 4 numaralı bendinin (a)
alt bendinde yer alan yatırım fonlarına ait katılma belgelerinin alım satımından
elde ettikleri gelirleri 5 yıl süreyle kurumlar vergisinden
müstesnadır. (92/3895
sayılı B.K.K. ile "0”) Geçici Maddeler Geçici Madde 21 -
1) (3946 sayılı Kanununun 33 üncü maddesiyle
eklenen madde Yürürlük; 1.1.1993) Kurumlar Vergisi Kanunu'nun bu kanunla değişiklik
yapılmadan önceki 8'inci maddesinin;
a) 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,
11, 12, 13, 16, 17 ve 19 numaralı bent hükümleri, kurumların 1993 yılına ilişkin
olup 1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında da
uygulanır.
b) 14 numaralı bent hükmü,
kurumların 1.1.1994 tarihinden önce devraldıkları kurumlara ait zararlar
hakkında da uygulanır.
c) 15 numaralı bendinde yer alan
istisna hükmünün uygulanmasına, 1.1994 tarihinden önce faaliyete geçen
işletmelerin kazançları hakkında istisna süresi sona erinceye kadar devam
olunur.
d) 18 numaralı bent hükmü,
1.1.1994 tarihinden önce satışı yapılan (vadeli satışlar dahil) iştirak
hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazançlar hakkında da
uygulanır.
2) Kurumlar Vergisi Kanunu'nun bu
kanunla değişiklik yapılmadan önceki 25'inci maddesi hükmü ile bu kanunla
yürürlükten kaldırılan Mükerrer 25 ve geçici 19'uncu maddeleri hükümleri,
kurumların 1993 yılına ilişkin olup, 1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken
kazançları hakkında da uygulanır.
3) (4684 sayılı Kanunun 18/E maddesiyle
kaldırılmıştır Yürürlük; 03.07.2001) 4. (4108 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle
kaldırılmıştır.) Geçici Maddeler Geçici Madde 22 -
(4008 sayılı Kanunun
29'uncu maddesiyle eklenen geçici madde Yürürlük; 6.7.1994) Kurumlar Vergisi Kanunu'na bu kanunla
eklenen mükerrer 45' inci madde hükmünün yürürlüğünden önce kurumlar vergisine
ilişkin olarak başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirim
hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Geçici Maddeler Geçici Madde 23 -
(4108 sayılı Kanunun
32'inci maddesiyle eklenen geçici madde Geçerlilik; 1.1.1994 Yürürlük :
2.6.1995) a)
1.1.1994-31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi
kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan
kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar
vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı
hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen
kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra
yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak
hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
Bu hüküm, kurumların üretim
tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerinin tamamının veya bir
kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye
şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye
olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam
mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5 milyon A.B.D.
doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu
şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye
payını 1 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve
% 20'den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak
getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
Bu kazançların sermayeye ilavesi
kâr dağıtımı sayılmaz. Kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, bu
kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 kurumlar vergisine tabi
tutulmaz. Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerin tamamının
veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir sermaye
şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye
olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan
kazançlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6
numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkifatına tabi tutulmaz. Bu hüküm
uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu vergi tevkifatı %
10 olarak uygulanır.
Kurumların iki tam yıl süreyle
aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından
elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan
kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri
kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
Rüçhan hakkı kullanılmak
suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri,
banka provizyonları ve Vergi Usul Kanunu'na göre ayrılan yeniden değerleme
fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en
az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı
kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl
önce iktisap edilmiş sayılır.
Sermayeye eklenen bu kazançların
beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde
işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye
tabi tutulur.
1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'na ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip
olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak
hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak
hisseleriyle gayrimenkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek
özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz,
kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 391' inci
maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri
uygulanmaz.
Bu hükümden yararlanan kurumların
gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir
Vergisi Kanunu'nun 38' inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
(Yürürlük; 2.6.1995)
Bu kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve
kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden
müstesnadır.
b) Bu kanunun 8' inci maddesinin
5 numaralı bendi ile geçici 11' inci maddesine göre kurumlar vergisinden
müstesna tutulan kazançlar, 1.1.1994-31.12.1998 tarihleri arasında 25' inci
maddenin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz.
Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada
çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94' üncü maddesinin
ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkifata tabi
tutulmaz. Vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu tevfikat % 10
olarak uygulanır.
Geçici Maddeler Geçici Madde 24
-(4369 sayılı Kanunun
81'inci maddesiyle değişen şekli Yürürlük : 1.1.1999) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve
montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve
1.1.1994-31.12.2003
tarihleri arasında
Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar, bu işlerle
ilgili hasılatın en az % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz
olarak getirildiğinin tevsik edilmesi şartıyla kurumlar vergisinden
müstesnadır.
Vergiden müstesna tutulan bu
kazançlar, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre
% 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre bu
kazançlar üzerinden yapılacak tevkifat oranları, halka açık anonim şirketlerde %
5, diğer kurumlarda ise % 10 olarak uygulanır. Yurt dışında elde edilen bu
kazançlara mahallinde uygulanan vergilerin oranının % 30'unun üzerinde olması halinde, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan
için % 0.70 oranında
indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının
halka açık şirketlerde % 33.5, diğer
kurumlarda ise % 37 oranında
olması durumunda bu tevkifat oranları "0" sıfır olarak uygulanır. Ancak
indirimli vergi tevkifat oranından yararlanabilmek için yabancı memleketlerde
inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlara uygulanan
vergi oranının o ülkenin yetkili makamlarından alınan ve mahallindeki Türk
elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan
memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikaların
aslı ile yapılan işe ilişkin sözleşmenin bir örneğinin Türkiye'de bağlı
bulunulan vergi dairesine yıllık beyanname verme süresi içinde ibraz edilmesi
şarttır.
Geçici Maddeler Geçici Madde 25
-(4369 sayılı Kanunun
82'inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük:
1.1.1999) Geçici Maddeler Geçici Madde 26
-(4108 sayılı Kanunun
32'nci maddesiyle
eklenen geçici madde Yürürlük; 2.6.1995) Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 25 inci maddesinin bu kanunla
değiştirilen ikinci fıkrası hükmü, 1995 yılı hesap döneminden itibaren elde
edilen kazançlara uygulanır. Geçici Maddeler Geçici Madde 27 -
(4369 sayılı Kanunun
58'inci maddesiyle eklenen geçici madde) Bu kanunun yayımı tarihinden önce mükellefiyetini iş
ortaklığı olarak tesis ettirmiş olan kurumlar, bu kanunun yayımı tarihinden
itibaren bir ay içerisinde vergi dairesine başvurarak Kurumlar Vergisi
Kanunu'nun bu kanunla değiştirilen mükerrer 6 ncı maddesindeki ihtiyarilik
hakkından yararlanabilirler. Bu hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esasları
tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (4444 sayılı Kanunun 6'ncı
maddesiyle eklenen madde)
Geçici Madde 28
-(4444 sayılı Kanunun
6'ncı maddesiyle eklenen madde Yürürlük; 14.8.1999) a)(4783 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle
değişen ibare
Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 09.01.2003) (5035)
1/1/1999-31/12/2004 tarihleri
arasında uygulanmak
üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya
gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum
sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki,
vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap
döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum
kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm
uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet
bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
(4503 sayılı Kanunun 9'uncu
maddesiyle değişen cümle Yürürlük; 1999 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere,
29.01.2000 )Bu hüküm,
kurumların üretim ve turizm yatırım veya işletme belgesine sahip turizm
tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerinin tamamının veya bir
kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye
şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye
olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak
şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari beşmilyon ABD Doları veya
muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave
olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının bir
milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve % 20'den az
olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin
tevsik edilmesi gerekir.
(4503 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle değişen bent Yürürlük; 1999 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere,
29.01.2000) Bu
kazançların sermayeye ilavesi nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye
iradı için beyanname verilmez, başka gelirler nedeniyle verilen beyannameye bu
gelir dahil edilmez. Üretim veya turizm tesislerinin ve bu tesislere ilişkin
gayrimenkullerin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak veya
kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim
şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden
müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendinin (b-ii) alt bendine göre vergi tevkifatına tabi
tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu
vergi tevkifatı % 15 olarak uygulanır.
(4684 sayılı Kanunun 18/E
maddesiyle değişen cümle Yürürlük; 03.07.2001)Bakanlar Kurulu bu oranı işlemlerin türlerine göre ayrı
ayrı veya topluca % 0'a kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar artırmaya
yetkilidir. Kurumların iki tam yıl süreyle
aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından
elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan
kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışındanelde ettikleri
kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
Rüçhan hakkı kullanılmak
suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri,
banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme
fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en
az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı
kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl
önce iktisap edilmiş sayılır.
Sermayeye eklenen bu kazançların
beş yıl içinde herhangi bir suretle işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde
işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye
tabi tutulur.
1163 sayılı Kooperatifler
Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip
olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak
hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak
hisseleriyle gayrimenkullerin
satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir
ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının
gerçekleştirilmesinde kullanılır.
Türk Ticaret Kanununun 391 inci
maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri
uygulanmaz.
Bu hükümden yararlanan kurumların
gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir
Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro
harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden
müstesnadır.
b) 1/1/1999-31/12/2002 tarihleri
arasında uygulanmak üzere, anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini
artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin
üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94
üncü maddesinin 6 numaralı bendinin ikinci fıkrasının b-ii alt bendine göre
tevkifata tabi tutulmaz. (4605 sayılı Kanunun 7'inci
maddesiyle eklenen geçici madde)
Geçici Madde 29 -
(4605 sayılı Kanunun
7'inci maddesiyle eklenen geçici madde; Yürürlük 30.11.2000) (5035)
31.12.2004 tarihine kadar uygulanmak
üzere;
1. Türkiye’de faaliyette bulunan
bir bankanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan izin almak suretiyle
ve izin tarihinden itibaren üç ay içinde yetkili organlarınca karar alınarak
devir veya birleşme işlemlerine geþilmesi şartıyla, diğer bir veya birkaç
bankayla birleşmesi veya tüzel kişiliği ortadan kalkmak suretiyle bilanço
değerlerini kısmen veya tamamen diğer bir veya birkaç bankaya devretmesi ya da
hisseleri kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ait olan bir
bankanın bilanço değerlerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından
devralınması halinde devir veya birleşmeden doğan kazançlar, kurumlar
vergisinden istisna edilir. Vergiden müstesna tutulan bu kazanþ, Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt
bendine göre tevkifata tabi tutulmaz. Birleşme veya devrin, izin tarihinden
itibaren onsekiz ay içinde alınan izne uygun olarak gerçekleşmemesi halinde,
zamanında tahakkuk ettirilmemiş olan vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş
sayılır.
2. Bu maddeye göre yapılacak
devir veya birleşmelerde, münfesih kurumun devir veya birleşme öncesi son
bilançosunda görülen, bu Kanunun 14 üncü maddesinin (7) numaralı bendi hükmüne
göre indirilebilir nitelikteki zarar tutarı, devralan veya birleşilen kurumca
beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla gider olarak kurum kazancından
indirilir.
3. Bu madde kapsamında yapılacak
devir ve birleşmeler sırasında düzenlenen kağıt ve sözleşmeler ile münfesih
kurumun menkul ve gayrimenkul mallarının devralan veya birleşilen kurum adına
kayıt ve tescili işlemleri ve münfesih kurum tarafından devir veya birleşme
tarihinden önce düzenlenen veya lehe alınan teminat mektupları, sözleşmeler,
şerhler, teminatlar ve sair kağıtların, devralan veya birleşilen kurum adına
yenilenmesi, uzatılması, değiştirilmesi, devredilmesi veya bozulmasına ilişkin
işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan (taşıt alım vergisi dahil), lehe
alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
4. Hisseleri kısmen ya da tamamen
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ait olan bir bankanın iştiraklerinin,
takipteki alacaklarının ve diğer bilanço kalemleri ile banka lehine alınan
teminatların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devir ya da satın
alınması ve bu suretle edinilen aktiflerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
tarafından devir, birleşme veya satış işlemine tabi tutulması sırasında
düzenlenen sözleşmeler ve sair kağıtlar ile bunların değiştirilmesi,
yenilenmesi, uzatılması, devredilmesi ve bozulmasına ilişkin düzenlenen
kağıtlar, gayrimenkul, menkul mallar ile hakların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
veya göstereceği kişiler adına kayıt ve tescil işlemleri her türlü vergi, resim
ve harçtan (taşıt alım vergisi dahil) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından
bankaya ödenen bedeller banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
5. Bu maddede hüküm bulunmayan
hallerde bu Kanunun tasfiye, devir ve birleşmeye ilişkin hükümleri uygulanır.
6. (4684 sayılı Kanunun 18/F maddesiyle
eklenen bent Yürürlük; 03.07.2001)Türkiye’de faaliyette bulunan bankaların aktifinde kayıtlı
olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar ile bu
bankalara doğrudan veya dolaylı olarak iştiraki bulunan tam mükellef sermaye
şirketlerinin aktifinde kayıtlı olan gayrimenkuller ve iştirak hisselerinin
satışından doğan kazançların satışın yapıldığı yılda banka sermayesine ilave
edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesnadır. Vadeli satış halinde, satışın
yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap dönemi sonuna kadar banka
sermayesine ilave edilen tutarlar da bu istisnadan yararlanır. İlk yapılan
tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu
kabul edilir. Bu bent hükmüne göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin
(b-ii) alt bendine göre vergi tevkifatına tabi tutulmaz. Türk Ticaret Kanununun
391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı
hükümleri uygulanmaz. Bu bent hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu bent
kapsamında yapılacak işlemler tapu ve kadastro harcından, düzenlenen kağıtlar
damga vergisinden, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden
müstesnadır. Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ile iştirak
hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38
inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu bentte belirtilen istisna
hükümleri bu bendin yürürlük tarihi itibarıyla banka kayıtlarına göre Türkiye'de
faaliyet gösteren bankalara borçlu durumda olan tam mükellef sermaye
şirketlerinin ve kefillerinin, bu Kanunun yayımı tarihinde sahip oldukları ve bu
borçlara karşılık bankalara devrettikleri gayrimenkul ve iştirak hisselerinden
doğan kazançlar için de uygulanır.
Bu kazançların sermayeye ilavesi
nedeniyle ortaklarca elde edilen menkul sermaye iradı için beyanname verilmez,
başka gelirler nedeniyle verilen beyannameye bu gelir dahil edilmez.
7. (4684 sayılı Kanunun 18/F maddesiyle
eklenen bent Yürürlük; 03.07.2001) Türkiye'de faaliyette bulunan bankalarla ilgili olarak
yukarıda yer alan hükümler, (5035
sayılı kanunla) Türkiye'de faaliyette bulunan özel
finans kurumları ile tüzel kişiliğin sona ermesi şartı aranmaksızın yurt dışında
kurulu bankaların Türkiye'deki şubeleri hakkında
da uygulanır.
Maliye Bakanlığı bu maddenin
uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye yetkilidir.
(4743 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle eklenen geçici madde)
Geçici Madde 30 -
Bu Kanunun 38 inci
maddesine göre yapılacak bölünmelerde Türk Ticaret Kanununun 404 üncü maddesi
uygulanmaz.
(4761 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle eklenen geçici madde)
Geçici Madde 31 -
(4761 sayılı Kanunun 4'üncü
maddesiyle eklenen
madde Yürürlük; 01.01.2001 tarihinden geçerli olmak üzere
22.06.2002)2001-2005
yılları kazançlarına uygulanmak üzere Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının
faaliyet konusu ile ilgili olarak yurt dışı iştiraklerinin finansmanından doğan
alacaklarının değerlemesinden kaynaklanan kur farkları pasifte özel bir karşılık
hesabında gösterilerek dönem kazancına dahil edilmez. Bu karşılıklar sermayeye
eklendikleri takdirde işletmeden çekiş ve kâr dağıtımı sayılmaz. Aleyhlerine
oluşan kur farkları ise aktifte özel bir karşılık hesabında tutulur ve gelecek
yıllarda lehlerine oluşacak kur farkları ile kapatılır. Lehte kur farkı ile
kapatılamayan tutarlar yurt dışı iştirakin işi bırakması halinde zarar
addolunur.
Yürürlük
Madde 47 -Bu kanun hükümlerini Maliye Bakanı
yürütür.
Yetki
Madde 48 - Bu kanun 1 Ocak 1950 tarihinde yürürlüğe
girer.
|