|
28
Temmuz 1953 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
8469
AMME
ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN
Kanun No:6183
BİRİNCİ KISIM Genel esaslar BİRİNCİ BÖLÜM
Kanunun şümulü, terimler,
vazifeliler ve selahiyetliler
Kanunun şümulü
Madde 1 – Devlete, vilayet hususi idarelerine ve
belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme
masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i
amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan
doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer
alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik
olunur.
Türk Ceza Kanununun para
cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
Tahsili, Tahsili Emval
Kanununa atfedilen alacaklar
Madde 2 – Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval
Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu
kanun hükümleri tatbik olunur.
Kanundaki terimler
Madde 3 – Bu kanundaki amme alacağı terimi:
1'inci ve 2'nci maddeler şümulüne
giren alacakları,
Amme borçlusu veya borçlu
terimi:
Amme alacağını ödemek
mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya
mirasçılarını ve vergi mükelleflerini vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs
ve kurumlar temsilcilerini,
Alacaklı amme idaresi
terimi:
Devleti, vilayet hususi
idarelerini ve belediyeleri,
Tahsil dairesi terimi:
Alacaklı amme idaresinin bu
kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini, memur veya
memurlarını,
Yalnızca mal olarak geçen
terim:
Menkul, gayrimenkul “gemiler
dahil” mallarla, her çeşit hak ve alacakları,
Para cezaları terimi:
Amme, tazminat inzibati mahiyette
olsun olmasın bütün para cezalarını,
Takibat giderleri terimi:
Cebri icradan mütevellit
muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan, haciz, nakil ve muhafaza
giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.
Selahiyetliler ve
mesuliyetleri
Madde 4 – Amme idarelerinin bu kanunu tatbike selahiyetli
memurlarının vazifelerini teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili
diğer kanun veya nizamname ve talimatnameler, mesuliyetlerini de; mesuliyeti
tesis eden kanunlar tayin eder.
Takibata selahiyetli tahsil
dairesi
Madde 5 – Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli
tahsil dairesince yapılır.
Borçlu veya malları başka
mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya mallarının
bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin
tahsil dairelerine nıyabeten yaptırır.
Yardım mecburiyeti
Madde 6 – Tahsil dairelerince bu kanuna göre
yapılan tebliğ ve verilen emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin
tahsil dairesine bildirmeye alakadarlar mecburdurlar.
Makbul ve özre dayanmadan bu
mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca umumi hükümlere göre
doğrudan doğruya takibat yapılır.
Borçlunun ölümü
Madde 7 – Borçlunun ölümü halinde, mirası
reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun
ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir mahkeme
veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün
dışındadır.
Mirasın tutulan defter mucibince
kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş olsa dahi amme alacağından
mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.
Defter tutma muamelesinin devamı
müddetince satış yapılmaz.
Tebliğler ve müddetlerin
hesaplanması
Madde 8 – Hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu
kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi
Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.
İKİNCİ
BÖLÜM Amme
alacaklarının korunması I Teminat
hükümleri
Teminat isteme
Madde 9 – (4369 sayılı Kanunun 81/B-1 maddesi ile değişen ibare
Yürürlük: 1.1.1999) 213
sayılı Vergi Usul Kanununun
344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile
359 uncu maddesinde sayılan hallere temas
eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu
takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre
belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.
Türkiye'de ikametgahı bulunmayan
amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu
gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat
isteyebilir.
Teminat ve
değerlenmesi
Madde 10 – Teminat olarak şunlar kabul edilir:
1. Para,
2. Bankalar tarafından verilen
teminat mektupları,
3. Hazine tahvil ve
bonoları,
4. Hükümetçe belli edilecek Milli
esham ve tahvilat “Bu esham ve tahvilat, teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15
noksanıyla değerlendirilir.”
5. (251 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle
değişen bent) İlgililer
veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme
idarelerince haciz varakalarına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul
mallar,
Teminat sonradan tamamen veya
kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı artarsa, teminatın tamamlanması veya
yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
Borçlu verdiği teminatı kısmen
veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir.
Şahsi kefalet
Madde 11 – 10’uncu maddeye göre teminat
sağlayamayanlar muteber bir şahsı müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu
gösterebilir.
Şahsi kefalet tespit edilecek
şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele ile tesis olunur.
Şahsi kefaleti ve gösterilen
şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi muhtardır.
Amme alacağını ödeyen kefile buna
dair bir belge verilir.
Teminat hükmünde olan
eşya
Madde 12 – Bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler,
sinemalar, oyun ve dans yerleri, birahane, meyhane, genelevler içerisinde
bulunan eşya ve malzeme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 270, 271'inci
maddeleri hükümleri mahfuz kalmak şartıyla bu müesseselerin işletilmesinden
doğan amme borçlarına karşı teminat hükmündedir.
Noterden tasdikli icar
mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak kayıtlı eşya ve malzemesi
ile otel, han ve pansiyonlardaki misafir ve kiracıların kendilerine ait eşyaları
bu hükümden hariçtir.
Üçüncü şahısların Medeni Kanunun
688 ve Borçlar Kanununun 222'nci maddelerine müsteniden yapacakları istihkak
iddiaları mahfuz kalmak şartıyla, bu yerlerdeki mallar üzerindeki istihkak
iddiaları alacaklı amme idaresinin bu teminat hakkını ihlal etmez.
II İhtiyati
haciz
İhtiyati haciz
Madde 13 – İhtiyati haciz aşağıdaki hallerden
herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın
alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle
yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur.
1. 9'uncu madde gereğince teminat
istenmesini mucip haller mevcut ise,
2. Borçlunun belli ikametgahı
yoksa,
3. Borçlu kaçmışsa veya kaçması,
mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa,
4. Borçludan teminat
göstermesi istendiği halde
belli müddette teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya
gösterdiği kefil kabul edilmemişse,
5. Mal bildirimine çağrılan
borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde
bulunmuşsa,
6. Hüküm sadır olmuş bulunsun
bulunmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısıyla amme davası açılmış
ise,
7. İptali istenen muamele ve
tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar elden çıkarılmışsa elden
çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu kanunun 27, 29, 30'uncu maddelerinin tatbikini
icabettiren haller varsa.
İhtiyati hacizde borçlu
tarafından gösterilecek teminat
Madde 14 – İhtiyaten haczolunan mallar istenildiği
zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri
depo edilmek yahut tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir
şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartıyla borçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde
haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir.
İhtiyati hacze
itiraz
Madde 15 – Haklarında ihtiyati haciz tatbik
olunanlar haczin tatbiki, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden
itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi
itiraz komisyonu nezdinde ihtiyati haciz sebebine itiraz edebilirler.
İtirazın şekli ve incelenmesi
hususunda Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur. Bu ihtilaflar itiraz
komisyonlarınca diğer işlere takdimen incelenir ve karara bağlanır. İtiraz
komisyonlarının bu konuda verecekleri kararlar kesindir.
İhtiyati haczin
kaldırılması
Madde 16 – Borçlu, 10'uncu maddenin 5'inci bendinde
yazılı menkul mallar hariç olmak üzere, mezkur maddeye göre teminat gösterdiği
takdirde ihtiyati haciz, haczi koyan merci tarafından kaldırılır.
III İhtiyati
tahakkuk İhtiyati tahakkuk
Madde 17 – (2347 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra)
Aşağıdaki hallerden
birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine
defterdar, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının
derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verebilir.
Vergi dairesi müdürü bu emri
derhal tatbik eder:
1. 13'üncü maddenin 1, 2, 3 ve
5'inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden birisi mevcut ise,
2. Mükellef hakkında 110'uncu
madde gereğince takibata girişilmişse,
3. Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve
hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde edilmişse.
İhtiyati tahakkukun
neticeleri
Madde 18 – Hakkında 17'nci madde gereğince muamele
yapılan mükellefin mezkur maddede yazılı vergi, resim ve cezalarından matrahı
belli olanlar, itirazlı olsun olmasın, hesap edilen miktar üzerinden derhal
tahakkuk ettirilir.
Geçmiş yıllara ve cereyan etmekte
olan yılın geçen aylarına ait matrahı henüz belli olmıyan ve 17'nci maddede
sayılan vergi, resim ve cezaları geçici olarak harici karinelere göre takdir
yolu ile tespit ettirilen matrahlar üzerinden hesaplanır. Bu suretle hesap
olunan vergi, resim ve bunların zam ve cezaları derhal tahakkuk
ettirilir.
Bu esasa göre tahakkuk eden vergi
ve resimler ve bunların zam ve cezaları kanunlarına göre ödeme zamanları
gelmeden tahsil olunmaz. Ancak bunlar için derhal ihtiyati haciz tatbik olunur.
17'nci maddenin 3'üncü bendine giren hallerde ihtiyati haciz muvazaalı
teşebbüsten vergi ve resim bakımından faydalananların malları hakkında tatbik
olunur.
Bu maddedeki geçici takdirler,
takdir komisyonları tarafından, talep tarihinden itibaren azami bir hafta içinde
yapılır.
İhtiyati tahakkukun
düzeltilmesi
Madde 19 – Alacağın hususi kanununa göre
tahakkukundan sonra, ihtiyati tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk
arasındaki fark, hususi kanununa müstenit tahakkuka göre düzeltilir.
Bu düzeltmenin yapılabilmesi için
beyannameye müstenit tarhiyatta verilen beyannamenin tetkik edilerek kabul
edilmiş olması, itirazlı tarhiyatta kesinleşmenin vukuu, Devlet şurasına
müracaat edilmiş olan hallerde Devlet şurasından nihai bir kararın çıkmış olması
lazımdır.
İhtiyati tahakkuk mevzuu olan
devre beyannamesinin, verildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde tetkiki
mecburidir. Bu müddet içinde tetkik yapılmadığı takdirde, bu sebeple düzeltme
geciktirilmez.
İhtiyati tahakkuka
itiraz
Madde 20 – Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine
ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına
15'inci madde gereğince itirazda bulunabilirler.
IV Diğer
korunma hükümleri
Amme alacaklarında rüçhan hakkı
Madde 21 – Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen
mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz
konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten
taksim olunur.
Rehinli alacaklıların hakları
mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün
aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde
rehinli alacaklardan evvel gelir.
Borçlunun iflası, mirasın reddi
ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları hakkında
İcra ve İflas Kanununun 206'ncı maddesindeki sıraya göre muamele yapılır.
Amme alacaklarını kesip ödemek
mecburiyetinde olanlar
Madde 22 – Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil
dairesine ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini
kanunlarında veya bu kanunda belli edilen zamanlarda yerine getirmedikleri
takdirde, ödenmeyen alacak bu hakiki ve hükmi şahıslardan bu kanun hükümlerine
göre tahsil olunur.
Tahsil edilen amme
alacaklarından yapılacak reddiyat sebebiyle mahsuplar
Madde 23 – Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi
icabeden amme alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme
idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur.
Umumi bütçeden reddedilen paralar
arasında hususi idarelerle belediyelere ait olan kısımları ret ve mahsup
olunduğu senede bu idareler nam ve hesabına ayrılacak hisselerden Hazinece
tevkif ve mahsup olunur.
İptal davası
açılması
Madde 24 – Amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve
30'uncu maddelerinde yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali için umumi
mahkemelerde dava açılır ve bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere
göre bakılır.
İptal talebinde
muhatap
Madde 25 – İptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan
veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların
mirasçılarına ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir.
Hükümsüz sayılmada
zamanaşımı
Madde 26 – 27, 28, 29 ve 30'uncu maddelerde sözü
geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkur maddelere
istinaden dava açılamaz.
İvazsız tasarrufların
hükümsüzlüğü
Madde 27 – Amme alacağını ödememiş borçlulardan,
müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı
bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği
anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde
veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız
tasarruflar hükümsüzdür.
Bağışlama sayılan
tasarruflar
Madde 28 – Yirmi yedinci maddenin tatbiki bakımından
aşağıdaki tasarruflar bağışlama hükmündendir:
1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyla,
eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan
ivazlı tasarruflar,
2. Kendi verdiği malın, akdin
yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul
ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut
üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis
ettiği akitler.
Hükümsüz sayılan diğer
tasarruflar
Madde 29 – Amme alacağını ödemeyen borçlulardan
müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı
bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği
anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde
veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan aşağıda
belirtilenler hükümsüzdür.
1. Borçlunun teminat göstermeyi
evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından
mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,
2. Borca karşılık para veya mutat
ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler,
3. Vadesi gelmemiş bir borç için
yapılan ödemeler.
Amme alacağının tahsiline
imkan bırakmamak maksadıyla yapılan tasarruflar
Madde 30 – Borçlunun malı bulunmadığı veya borca
yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan
bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle
borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün
muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.
Üçüncü şahısların hakları ve
mecburiyetleri
Madde 31 – 27, 28, 29 ve 30'uncu maddelerde sözü
edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden
çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye bu kanun hükümleri dairesinde
vermeye mecburdurlar. Bunlar karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı alacaklı
amme idaresinden bir talepte bulunamazlar.
Tasfiye halinde
vazifeliler
Madde 32 – Hükmi şahısların tasfiyesinde bunların
borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikiyle
ilgili vecibeleri tasfiye memurlarına, hükmi şahsiyeti olmayan ortaklıklarla
yabancı kurumların Türkiye'deki şube, ajans ve mümessilliklerinin tasfiyesinde
bunların vecibeleri tasfiyeyi yürütenlere geçer.
Tasfiye halinde
mesuliyet
Madde 33 – Tasfiye memurları veya tasfiyeyi
yürütenler, tasfiyenin başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine
bildirmek mecburiyetindedirler.
Tasfiye memurları veya tasfiyeyi
yürütenler,amme idarelerinin her türlü alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere
ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde
herhangi bir şekilde tasarrufta bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk etmiş ve
edecek amme alacaklarından tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsen ve
müteselsilen mesul olurlar. Bu mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para
miktarını geçemez.
Bunların ödedikleri borçlar için
amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım yapılmış olanlara rücu hakları
mahfuzdur.
Ortaklığın feshini
isteme
Madde 34 – Borçluya ait mal bulunmadığı veya amme
alacağını karşılamaya yetmediği yahut borçlu veya ortaklık tarafından bu kanuna
göre teminat gösterilmediği takdirde, borçlunun sermayesi eshama münkasim
olmayan ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının tahsili için genel
hükümler dairesinde ortaklığın feshi istenebilir.
Sermayesi eshama münkasim
komandit şirketlerinin komandite şeriklerinin borçları için bu madde hükmü
mezkur şirketler hakkında da tatbik olunur.
Limited şirketlerin amme
borçları
Madde 35 – (4369 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle
değişen madde
Yürürlük: 29.7.1998) Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme
alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu
Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Kanuni Temsilcilerin
Sorumluluğu
Mükerrer Madde 35
– (4108 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle
eklenen mükerrer madde) Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi
tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil
edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî
temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal
varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs
veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye haline
girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanunî temsilcilerin tasfiyeye giriş
tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare
edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme
borçlusuna rücu edebilirler.
Birleşme, devir, bölünme ve
şekil değiştirme halleri
Madde 36 – (4684 sayılı Kanunun 24'üncü maddesiyle
değişen madde Yürürlük; 03.07.2001) Bu Kanunun tatbiki bakımından;
a) İki veya daha ziyade hükmî
şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmî şahıs,
b) Devir halinde devir alan hükmî
şahıs,
c) Bölünme halinde bölünen hükmî
şahsın varlıklarını devralan hükmî şahıslar,
d) Şekil değiştirme halinde yeni
hükmî şahıs,
Birleşen, devir alınan, bölünen
veya eski şekildeki hükmî şahıs ve şahısların yerine geçer.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Ödeme
Ödeme zamanı ve önce
ödeme
Madde 37 – Amme alacakları hususi kanunlarında belli
edilen zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı
tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre
yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.
Bu ödeme müddetinin son günü amme
alacağının vadesi günüdür.
Amme borçlusu isterse borcunu
belli zamanlardan önce ödeyebilir.
Taksitlerin zamanında
ödenmemesi
Madde 38 – (4369 sayılı Kanunun 82/2 maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük: 1.1.1999)
Ödeme yeri
Madde 39 – Hususi kanunlarında ödeme yeri
gösterilmemiş amme alacakları, borçlunun ikametgahının bulunduğu yer tahsil
dairesine ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme yeri
gösterilmiş olsun olmasın borçlunun alacaklı tahsil dairesindeki hesabı
bildirmek şartıyla bu yerin belediye sınırları dışındaki tahsil dairelerine de
ödeme yapılabilir. Bu fıkra gereğince yapılacak ödemeler tahsildarlara
yapılamaz.
Ödeme şekli,
makbuz
Madde 40 – Ödeme, alacaklı tahsil dairesinin
selahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı
yapılır.
Makbuz karşılığı yapılmayan
ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına yapılan ödemeler amme
alacağına mahsup edilemez.
Amme alacaklarının tahsilinde
kullanılan makbuzların şeklini ilgili amme idareleri tayin eder.
Borçlular makbuzlarını amme
alacağının tahsil zamanaşımı müddeti sonuna kadar saklamaya ve selahiyetli
memurlarca istendiğinde göstermeye mecburdurlar.
Makbuzun borçluya posta ile
gönderilmesi gerektiği hallerde posta masrafı alacaklı amme idaresine
aittir.
Hususi kanunlarındaki makbuz
verilmesinden başka şekillerde yapılan tahsilata ait hükümler mahfuzdur.
Hususi ödeme
şekilleri
Madde 41 – Maliye vekaletinin tayin edeceği yerlerde, nev'ileri mezkur
Vekaletçe tespit edilecek amme alacakları, bu Vekaletçe isimleri belirtilecek
bankalar delaletiyle veya postaneler vasıta kılınmak suretiyle
ödenebilir.
Maliye
Vekaleti bu madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar ettiği takdirde,
ödemenin:
1. Çizgili
çek kullanılmak suretiyle,
2. Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez
Bankası hesabına münakale suretiyle,
3. Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan
bankalara bu daireler hesabına ödeme suretiyle,
4. Postaneler vasıta kılınmak
suretiyle,
5.
(4962 sayılı Kanunun 2/a
maddesiyle eklenen bent Yürürlük; 07.08.2003)Banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak
suretiyle,
yapılmasını
düzenlemeye selahiyetlidir.
(3418 sayılı Kanunun 34'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Bankalarca tahsil edilen
(4962 sayılı Kanunun 2/b
maddesiyle eklenen
ibare Yürürlük; 07.08.2003)veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı
olarak ödenmesi gereken
paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması süresi, tahsil edildikleri tarihten
itibaren azami 7
(4962 sayılı Kanunun 2/b
maddesiyle eklenen
ibare Yürürlük; 07.08.2003)kredi kartı ile yapılan ödemelerde, işlem tarihini takip eden günden
itibaren azami 20, postaneler
vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi
dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren azamî
10 gündür.
(4962 sayılı
Kanunun 2/c maddesiyle değişen fıkra Yürürlük: 07.08.2003)Maliye Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere
alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler tayin etmeye
yetkilidir.
(3418 sayılı Kanunun 34'üncü maddesiyle değişen fıkra) Bankalarca tahsil edilen (4962 sayılı Kanunun 2/d maddesiyle eklenen ibare Yürürlük;
07.08.2003)veya banka
kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi
gereken paralar süresinde
T.C. Merkez Bankasına aktarılmadığı, postaneler vasıtasıyla yapılan ödemeler
süresinde vergi dairelerine intikal ettirilmediği takdirde, sözkonusu amme
alacağı, tahsilatı yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle
tahsil edilir.
(3418 sayılı Kanunun 34'üncü
maddesiyle değişen fıkra) Tahsilatı yapan (4962 sayılı Kanunun 2/e maddesiyle
eklenen ibare Yürürlük; 07.08.2003)veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
kullanımından dolayı ödeme yapması gereken banka şube müdürleri, tahsil edilen paraların belirlenen
sürelerde T.C. Merkez Bankasına aktarılmasından, postane veya posta çek merkezi
müdürleri ise postane vasıta kılınarak yapılan ödemelerin belirlenen sürelerde
ilgili vergi dairelerine intikal ettirilmesinden sorumludurlar.
(3418 sayılı Kanunun 34'üncü
maddesiyle değişen fıkra) Tahsilatı yapan (4962 sayılı Kanunun 2/f maddesiyle eklenen ibare Yürürlük; 07.08.2003)veya ödemede bulunması gereken ilgili kuruluşların, bu görevleri
süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının
% 10'u nispetinde ayrıca ceza
tahsil olunur.
(4962 sayılı Kanunun 2/g
maddesiyle eklenen
fıkra Yürürlük; 07.08.2003)Bankalar amme alacaklarının kredi kartı ile ödenmesi sırasında amme
borçlusundan komisyon alabilirler. Maliye Bakanlığı, kredi kartı kullanılmak
suretiyle yapılacak ödemelerde komisyon ödenmemesi için amme alacağının vade
tarihinden (bu tarih dahil) azami 20 gün öncesine kadar belirlenecek bir sürede
ödeme yapılması şartını getirmeye, ödemelerin; komisyonsuz veya komisyon
karşılığı yapılma şekillerinden birini veya her ikisini birlikte kullandırmaya
yetkilidir.
Çekle veya münakale emri ile
ödemeye ait hususi hükümler
Madde 42 – Çizgili çekle yapılan
ödemeler Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir, ancak:
1. Amme alacağının ödenmesi için
düzenlenen çek ilgili vergi dairesi adına, emre muharrer olmadığı kaydı ile ve
bir banka üzerine çekilir. Alacağın teşhisine yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı
olmamak üzere çek üzerine dercedilecek malumatı tespit etmeye Maliye Vekaleti
selahiyetlidir.
2. (4962 sayılı Kanunun 17/B-a maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
07.08.2003)Çek veya
münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan
ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi
halinde amme alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur.
2 numaralı fıkra gereğince
muamele yapıldığı takdirde çek veya münakale emrinin kabul edilmemesi keyfiyeti
tevsik ve bu durum münakale istiyene, keşideciye veya bunların temsilcilerine
tebliğ edilerek kabul edilmiyen çek iade olunur. Çeklerde tanzim
tarihi
Madde 43 – (2975 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle değişen madde)
Çekler tahsil dairesine,
postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir gün evvelki tarihle
tanzim edilmiş olmalıdır. Daha eski tarihli çekler kabul edilmez.
Hususi ödeme şekillerinde
ödeme tarihi
Madde 44 – (4108 sayılı Kanunun 12'inci maddesiyle değişen fıkra)
41 'inci maddeye göre
yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine veya bankaya verildiği,
(4962 sayılı Kanunun
17/B-b maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 07.08.2003)paranın bankaya veya postaneye
yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde
işlemin kartla yapıldığı,
münakale emri üzerine paranın
tahsil dairesi hesabına geçtiği gün ödeme yapılmış sayılır.
42'nci maddenin 2 numaralı
fıkrası hükmü mahfuzdur.
Vergi cüzdanları
Madde 45 – (2975 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen madde)
Vergi, resim gibi belli
bir amme alacağı ile devamlı surette mükellef tutulanlar adına tahakkuk
ettirilen amme alacakları ile bunlardan yapılan tahsilatı göstermek üzere vergi
cüzdanları düzenlenir.
Vergi cüzdanlarının fiyatını,
ihtiva edeceği bilgileri, cüzdan almaya dair şekil ve esasları, hangi vergiler
hakkında uygulanacağını, kimlere verileceğini ve uygulama zamanını tespitte
Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. Diğer amme idareleri, alacaklarının
mahiyetine uygun olarak bu cüzdanların şeklinde ve kullanış tarzında değişiklik
yapabilirler.
Vergi cüzdanı mükelleflere bedeli
karşılığında verilir.
Vergi cüzdanlarındaki her türlü
bilgiler tahsil daireleri tarafından tahsile dair kayıtlar ise tahsil daireleri,
postaneler veya bankalar tarafından yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
Tahsil daireleri, bankalar ve
postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yapılan kayıtlar damga vergisinden
muaftır.
Ödemenin ispatı
Madde 46 – (2975 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen fıkra)
Amme alacağının ödendiği,
selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar ile tahsil daireleri,
bankalar veya postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yazılarak, imzalanıp
mühürlenen tahsile ait kayıtlarla ispat olunabilir.
42'nci maddenin 2 numaralı
fıkrası hükmü mahfuzdur.
Ödemenin mahsup edileceği
alacaklar
Madde 47 – (4369 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle
değişen madde Yürürlük: 1.1.1999) Amme alacağına karşılık rızaen yapılan ödemeler sırasıyla;
ödeme süresi başlamış henüz vadesi geçmemiş, içinde bulunulan takvim yılı
sonunda zaman aşımına uğrayacak, aynı tarihte zaman aşımına uğrayacak
alacaklarda her birine orantılı olarak, vadesi önce gelen ve teminatsız veya az
teminatlı olana mahsup edilir. Ödemenin, alacak aslı ile fer'ilerinin tamamını
karşılamaması halinde mahsup alacağın asıl ve fer'ilerine orantılı olarak
yapılır.
Amme alacağına karşılık cebren
tahsil olunan paralar; önce parayı tahsil eden dairenin, artarsa aynı amme
idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı tahsil dairelerinin takip
konusu alacak aslı ve fer'ilerine orantılı olarak mahsup edilir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Tecil, tehir,
gecikme zammı
Tecil
Madde 48 – (3209 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra)
Amme borcunun vadesinde
ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme
borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve
teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı amme idaresince veya yetkili
kılacağı makamlarca; vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme
masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki yılı, bu
alacaklar dışında kalan amme alacakları ise beş yılı geçmemek üzere ve faiz
alınarak tecil olunabilir.
(2975 sayılı Kanunun 6'ıncı
maddesiyle eklenen fıkra) Borcunun tecilini talep eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek
reddedilen borçlular söz konusu borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren
idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu
amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur.
Tecil selahiyetini kullanacak ve
bu selahiyeti devredecek olanlar Devlete ait amme alacaklarında ilgili vekiller,
vilayet hususi idarelerine ait amme alacaklarında valiler, belediyelere ait amme
alacaklarında belediye reisleridir.
Teminat, asli ve fer'i amme
alacaklarını karşılayacak miktarda olur. Haciz yapılmışsa mahcuz mal değeri
tutarınca teminat yerine geçer.
Tecilde taksit zamanları ve diğer
şartlar tecile selahiyetli makamlarca tespit olunur.
Tecil şartlarına riayet
edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya
yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel
olur.
(4108 sayılı kanunun 13'üncü
maddesiyle eklenen hüküm) Tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan
olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
İcranın kaza mercilerine
tehiri
Madde 49 – İdarece tecil edilmiş bir amme alacağı
hakkında kaza mercilerince icranın tehiri kararı verilmişse: Kaza mercilerinin
tehir müddeti tecil müddetinden az olduğu takdirde; tecil olunan alacak icranın
tehiri müddetinin sonundan tecil müddeti sonuna kadar olan müddet içinde ve kaza
mercilerinin tehiri dolayısıyla zamanında ödenmemiş borç miktarıyla birlikte
yeniden taksite bağlanarak alınır. Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil
müddetinden çok ise: evvelce yapılan tecil hükümsüzdür.
Takibatın kaza mercilerince
tehiri iki senelik tecil müddetini aştığı takdirde tecil müddeti
uzatılmaz.
Ölüm halinde takibin geri
bırakılması
Madde 50 – Karısı yahut kocası, kan ve sıhriyet
itibariyle usul veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip ölüm günü ile
beraber üç gün için geri bırakılır.
Borçlunun ölümü halinde terekenin
borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Üç
günün bitiminde terekenin borçları için takibata devam olunur.
Mirasçılar, mirası kabul veya ret
etmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki muayyen müddetler geçinceye kadar takip
geri bırakılır.
Gecikme Zammı, Nispet ve
Hesabı
Madde 51 – (3946 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle
değişen madde) Amme
alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı % 9 (2005/8551 sayılı
B.K.K. ile % 3)
gecikme zammı tatbik
olunur. Ay kesirleri tam ay olarak hesap edilir.
Gecikme zammı (4369 sayılı Kanunun 81/B-2 nci maddesi
ile değişen ibare) 500.000
Liradan az
olamaz.
(4786 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle
değişen fıkra
Yürürlük; 15.01.2003)Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı
cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen
ve ceza mahiyetinde olan âmme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde
uygulanır.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı
nispetlerini aylar itibariyle topluca veya her ay için ayrı ayrı,
(4369 sayılı Kanunun
81/B-4 üncü maddesi ile değişen ibare) % 10 una kadar indirmeye, bir katına kadar artırmaya ve
gecikme zammı asgari miktarını 3 katına kadar artırmaya yetkilidir.
Gecikme zammında tatbik
müddeti ve diğer hükümler
Madde 52 – (2975 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen madde)
Gecikme zammının tatbik
müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas halinde iflasın
açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar olan müddettir.
Gecikme zammının önceden borçluya
bildirilmesi gerekmez.
Aslın ödenmiş olması gecikme
zammının takip ve tahsiline mani değildir.
Köylerde gecikme
zammı
Madde 53 – (2347 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen fıkra)
Maliye Bakanlığınca
tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye sınırları dışındaki
köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme alacakları ödeme süresi
içinde ödenmediği takdirde bunlar için yalnız % 10 gecikme zammı
uygulanır.
Ödeme müddeti geçmiş olmasına
rağmen tahsildarın gidemediği köylerdeki borçlulara bu zam, tahsildarın ilk
uğradığı zaman içinde borçlarını ödemedikleri takdirde tatbik olunur.
İKİNCİ
KISIM Amme
alacağının cebren tahsili
BİRİNCİ BÖLÜM Cebren tahsil ve takip esasları
Cebren tahsil ve şekilleri
Madde 54 – Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme
alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki
şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır.
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse,
teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna
yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu
takdirde borçlunun iflasının istenmesi.
Ödeme emri
Madde 55 – Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7
gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir
"ödeme emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve
ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya
mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal
bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı,
gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı
bulunur. Ayrıca, borçlunun 114'üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine
getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde
kendisine bildirilir.
Belediye hududu dışındaki
köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ olunur. Ödeme
emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat
yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimleri
ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline" alınarak borçlular
borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağrılırlar. Ödeme cetveli köy
ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir
mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunur. Cetvel asılırken ve
indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasıyla tespit edilir. Cebren tahsil
ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde
başlamış olur.
Borcunu vadesinde ödemeyenlere
ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu malları 7 gün içinde
bildirmeleri istenir.
Teminatlı alacaklarda
takip
Madde 56 – Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan
amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 7 gün içinde ödenmesi, aksi
halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam
olunacağı borçluya bildirilir. 7 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu
kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.
Kefil ve yabancı şahıs veya
kurumlar mümessillerini takip
Madde 57 – Kefil ve yabancı veya kurumların
mümesilleri bu kanun hükümlerine göre ve aynen asıl borçluların tabi
tutuldukları usullerle takip olunur.
Ödeme emrine
itiraz
Madde 58 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,
böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında
tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz
işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın
şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul
Kanunu hükümleri tatbik olunur.
Borcun bir kısmına itiraz eden
borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde
itiraz edilmemiş sayılır.
İtirazda bulunan borçlu bu kanuna
göre teminat gösterdiği takdirde takip muamelesi itirazlı borç miktarı için ve
itiraz komisyonunca bu hususta karar verilinceye kadar durdurulur.
İtiraz komisyonu bu itirazları en
geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen
haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı
% 10 zamla tahsil edilir.
İtiraz komisyonlarının bu
konudaki kararları kesindir.
Borcun tamamına bu madde
gereğince vaki itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde, borçlu ret
kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde
bulunmak mecburiyetindedir.
Borcun bir kısmına karşı bu madde
gereğince vaki itirazlar mal bildiriminde bulunma müddetini uzatamaz.
Mal bildirimi
Madde 59 – Mal bildirimi, borçlunun gerek
kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından
borcuna yetecek miktarın, nev'ini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü
gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına
göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı
ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir.
(2347 sayılı Kanunun 6'ıncı
maddesiyle değişen fıkra) Köylerde mal bildirimi Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek
vergiler dışında kalan amme borçları için köy muhtarlığına da
yapılabilir.
Sözle bildirim halinde keyfiyet
bir zabıtla tespit edilir. Her iki halde bildirimin yapıldığına dair amme
borçlusuna pulsuz makbuz verilir.
Mal bildiriminde
bulunmayanlar
Madde 60 – (251 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen madde)
Kendisine ödeme emri
tebliğ edilen borçlu, 7 günlük müddet içinde borcunu ödemediği ve mal
bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildirimde bulununcaya kadar bir defaya
mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.
Hapisle tazyik kararı, ödeme
emrinin tebliğini ve 7 günlük müddetin bitmesini müteakip tahsil dairesinin
yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi tarafından verilir.
Bu karar Cumhuriyet Savcılığınca
derhal infaz olunur.
İcra tetkik mercii hakimi
tarafından verilen hapsen tazyik kararları her türlü harç ve resimden
muaftır.
Mal edinme ve mal
artmaları
Madde 61 – Mal bildiriminde , malı olmadığını
gösteren veyahut borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan
edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlayarak
15 gün içinde tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.
Haciz
Madde 62 – Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen
veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul
malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek
miktarı tahsil dairesince haczolunur.
Borçlu tarafından başkasının
olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia
edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
Ancak haczolunan gayrimenkul
artırmaya çıkarılmadan, borçlu, borcun itfasına yetecek menkul mal veya vadesi
gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerinde haciz baki kalmak üzere
gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle mahcuz
kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine tahsil
dairesi müdahale etmez.
Tahsil dairesi alacaklı amme
idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle
mükelleftir.
Diğer hakların paraya
çevrilmesi
Madde 63 – Tahsil dairesi, borçlunun haklarını
tasfiye bakımından onun haiz olduğu bütün selahiyetleri kullanarak bir intifa
hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya iştirak halinde tasarruf olunan bir
mal hissesi gibi malların paraya çevrilebilir hale gelmesini genel hükümler
dairesinde sağlar. Bu suretle paraya çevrilebilir hale gelen mallar hakkında da
bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Haciz varakası
Madde 64 – (4108 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Haciz muameleleri, tahsil
dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin , mahallî en büyük memuru
veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına
dayanılarak yapılır.
Bu varakaların şekli ve ihtiva
edeceği bilgiler Maliye Vekaletince belirtilir.
Köylerde haciz
Madde 65 – Köylerde ve Köy Kanunu tatbik edilen bucaklarda
menkul mal haczi haciz
varakası üzerine köy ihtiyar kurullarınca yapılır.
(2347 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle değişen fıkra) Bu yerlerde gerek görülen hallerde Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan
edilecek vergiler için muhtarın veya ihtiyar kurulu üyelerinden birinin
huzuruyla tahsil dairesine menkul mal haczi yaptırmaya o mahallin en büyük mal
memuru yetkilidir.
Borçlu elinde haczedilen
mallara karşı istihkak iddiaları
Madde 66 – Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü
şahsın mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o
mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, haczi yapan
memur bunu haciz zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından yapılmışsa
üçüncü şahsa, üçüncü şahıs tarafından yapılmışsa borçluya bildirilir.
Tahsil dairesi, haczin zaptını
aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı reddetmediği takdirde istihkak
iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü şahıs, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün
içinde itiraz etmediği takdirde istihkak iddiası dinlenmez.
İstihkak iddiası tahsil
dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından istihkak iddiasına itiraz
edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumu tahsil dairesince üçüncü
şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı takdirde istihkak iddiasından
vazgeçilmez sayılır.
Üçüncü şahıs elinde haczedilen
mallara karşı istihkak iddiaları
Madde 67 – Haczedilen mal borçlunun elinde olmayıp
da, o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs elinde
ise keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz zaptına geçirilir. Malın
borçluya ait olduğu iddiasında bulunan tahsil dairesi keyfiyeti alacaklı amme
idaresine bildirir. Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün
içinde dava açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
Borçlu ile birlikte ikamet
etmekte olan şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu takdirde mal
borçlunun elinde sayılır.
İstihkak iddiaları ile ilgili
diğer hükümler
Madde 68 – İstihkak davalarına bakmaya haczi yapan
tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi selahiyetlidir. İstihkak davaları
diğer işlere takdimen görülür.
Davacı takibin tehirini istediği
takdirde kendisinde mevcut delillerin mahiyetine göre ve muhtemel zarara karşı
kafi teminat alınmak suretiyle takibin tehirine mahkemece karar verilebilir.
İstihkak davası üzerine takibin
tehirine karar verilir ve neticede dava reddolunursa, dava mevzuunu teşkil eden
mahcuz malın değerinin % 10'u tutarında tazminat hükmolunur.
Amme idareleri arasında hacze
iştirak
Madde 69 – Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından yapılan hacizlere, amme
alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartıyla haczedilen
mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak edebilir.
Hacze iştirak halinde, hacizli
malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin alacağı tahsil olunur. Artanı
hacze iştirak tarihi sırası ile, alacaklarına mahsup edilmek üzere, hacze
iştirak eden dairelere ödenir.
Haczedilemeyecek mallar
Madde 70 – Aşağıda gösterilen mallar
haczedilemez.
1. (3986 sayılı Kanunun 16'ncı maddesiyle değişen bent)
233 sayılı Kamu İktisadî
Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadî devlet
teşekkülleri, kamu iktisadî kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı
ortaklıkları, iştirakleri ve mahallî idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet
malları ile hususî, kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen
mallar.
2. Borçlunun şahsı ve mesleği
için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve ailesine gerekli olan yatak
takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası.
3. Vazgeçilmesi kabil olmayan
mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası.
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin
ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve taşıtları ve
diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi değilse sanat ve mesleği için gerekli
olan alet ve edevatı ve kitapları; arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt
sahiplerinin ancak geçimlerini sağlayan taşıt vasıtaları,
5. Borçlu veya ailesinin
geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya
ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve
yataklıkları,
6. Borçlu ve ailesinin iki aylık
yiyecek ve yakacakları ile;
a) Borçlu çiftçi ise ayrıca
gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,
b) Borçlu bağ, bahçe veya meyve
ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan
bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alet ve edevatı, malzemesi ve fide
ve tohumluğu,
c) Geçimi hayvan yetiştirmeye
münhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan
miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
7. Memleketin ordu ve zabıta
hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin
dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına
verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,
8. Bir yardım sandığı veya
derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan
aylıklar,
9. Vücut ve sağlık üzerine ika
edilen zararlar için tazminat olarak zarar görenin kendisi veya ailesine toptan
veya irat şeklinde verilen veya verilmesi gereken paralar,
10. Askerlik malullerine, şehit
yetimlerine verilen harp malullüğü zammı ile, 1485 sayılı kanun gereğince
verilen tekel beyiyeleri,
11. Borçlunun haline münasip evi
"ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek
miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabilir",
12. (2347 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen bent)
Harcırah Kanununa göre
yapılan ödemeler,
13. (2347 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle eklenen bent)
2022 sayılı kanun uyarınca bağlanan
aylıklar.
Kısmen haczedilebilen gelirler
Madde 71 – (2347 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen madde)
Aylıklar, ödenekler, her
çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar,
emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan
gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden
çok, dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık
gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.
Yetişmemiş mahsullerin haczi
Madde 72 – Yetişmemiş her nev'i toprak ve ağaç
mahsulleri, yetişmeleri zamanından geriye doğru iki ay içinde haczolunabilir. Bu
suretle haczedilmiş olan mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri, haczi
yapan tahsil dairesine karşı hükümsüz olup takibatın devamına engel
olmaz.
Bu hüküm alacağı gayrimenkul
rehni ile sağlanmış olan alacaklının, mütemmim cüz'ü olarak gayrimenkulün
yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakkı kaldırmaz. Şu kadar ki,
alacaklı rehnin paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden önce takip
isteğinde bulunmuş olmalıdır.
Haczin neticeleri
Madde 73 – Borçlu, alacaklı amme idaresinin
muvafakatini almaksızın hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan
tahsil dairesi buna aykırı hareketin cezayı mucip olduğunu borçluya ihtar
eder.
Haczedilmiş olan mal üzerinde
üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine istinaden hüsnüniyetle elde ettiği haklar
mahfuzdur.
Hüsnüniyet kaidelerine aykırı
olarak hacizli mal üzerinde üçüncü şahsın elde ettiği hakların, alacaklının
haczi ile o mala taalluk eden haklarını ihlal ettiği nispette butlanına
mahkemece hükmolunur.
Paraya çevirme
Madde 74 – Haczedilen her türlü mallar satılarak
paraya çevrilir.
Satıştan elde edilen bedelden,
takip masrafları ve takip edilen amme alacağı düşüldükten sonra geriye kalan
kısmı borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup
edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksa borçluya verilir, hacze
iştirak etmiş başka daire varsa, artan kısımdan evvela bu dairelerin alacakları
ayrıldıktan sonra, bakiyesi borçluya verilir.
Satıştan elde edilecek bedelin
amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla, takip giderlerini geçmeyeceği
kesin olarak biliniyorsa hacizli malın satışını tahsil dairesi tehir edebilir.
Şu kadar ki,alacağı amme idaresi alacağından önce gelenlerin takip hakları
mahfuzdur.
Aciz hali
Madde 75 – Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi
caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı
takdirde borçlu aciz halinde sayılır.
Yapılan takip safhalarıyla bakiye
borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek aciz hali tespit olunur.
Aczin neticeleri
Madde 76 – Aciz halindeki borçlu hakkında teminat ve
faiz aranmadan 48'inci madde hükmü tatbik olunabilir
Alacaklı tahsil dairesi aciz
halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı süresi içinde devamlı olarak takip
eder.
İKİNCİ
BÖLÜM Menkul
malların haczi ve satışı
Menkul malların haczi
Madde 77 – Her türlü menkul mallar cins ve
nev'ileri, vasıfları, alametleri, sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri
haciz zaptında tespit edilmek suretiyle haczolunur.
Haciz sırasında bulunacaklar
ve haciz zaptı
Madde 78 – Haciz sırasında borçlu veya zilyed veya
bunların; vekilleri, işçi, müstahdem veya aileleri efradından birisi kendilerini
temsilen bulunur. Bunlar haciz yerinde bulunmaz veya o sırada bulundurulmaları
sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır. Gıyapta yapılan hacizlerde zabıta memuru
veya muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden biri veya borçlunun veya zilyedin
komşularından iki kişi hazır bulundurulur.
Tanzim edilen haciz zaptında,
hacze esas olan haciz varakasının tarih ve numarası, haczin yapıldığı yer, gün
ve saat, haczedilen malların neler olduğu, tahmin edilen değerleri, haciz
sırasında bulunan kimseler, varsa üçüncü şahısların iddiaları vesair lüzumlu
hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca imzalanarak haciz işi tamamlanır.
Gıyapta yapılan hacizlerde zaptın
bir örneği borçlu veya zilyede derhal tebliğ olunur.
Güneş battıktan doğuncaya kadar
ve tatil günlerinde haciz yapılamaz. Tatil günlerinde veya geceleri çalışılan
yerlerde yapılacak hasılat haczi ile borçlunun mal kaçırdığının anlaşıldığı
haller bu hükümden müstesnadır.
Üçüncü şahıslardaki menkul
malların, alacak ve hakların haczi
Madde 79 – Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil
senede dayanmayan alacaklar ile, maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü
hakların ve fiilen zabıt tanzimi suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü
şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve
hakları ödemesi gereken hakiki, hükmi şahıslara, kurumlara haciz keyfiyetinin
tebliği suretiyle yapılır.
Borçlunun alacağı veya üçüncü
şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yedinde
bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş
yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya emrettiği yere
verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden 7
gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanla bildirmeye mecburdur. Bildirmediği
takdirde mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu kanun hükümleri
tatbik olunur.
Menkul malların aynen teslimi
mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler
gereğince asıl borçluya rücu hakları mahfuzdur.
Zor kullanma
Madde 80 – Haciz tatbikinde istendiği takdirde, kilitli ve kapalı
mahallerin açılması ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.
Gerekirse bu yerler zorla
açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir. Haczolunan malların zorla
alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü zora başvurulabilir.
Borçlunun üzerinde haczi kabil
kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları rızasıyla teslim etmediği veya
üzerinde sakladığı takdirde şahsına karşı da zor kullanılır.
Hacizde değerleme
Madde 81 – Haczedilen mallara haczi yapan memur
tarafından değer biçilir, borçlunun müracaatı üzerine veya tahsil dairesince
lüzum görüldüğü takdirde yeniden bilirkişiye değer biçtirilir.
Haczedilen menkul malların
korunması
Madde 82 – Haczedilen para, kıymetli maden,
mücevher, ticari senet, hisse senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını
ve değiştirilmelerini önleyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince muhafaza
olunur.
Sair menkul mallar uygun bir
yerde muhafaza altına alınır veya güvenilir bir şahsa veyahut güvenilir bir
şahsın kefaleti altında borçlunun veya zilyedin kendisinde bırakılır.
Menkul malları koruyacak
olanların mecburiyet ve mesuliyetleri
Madde 83 – Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar
82'inci madde gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme
idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği
zamandaki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler.
Bu mecburiyeti yerine
getirmeyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka, bu malların
kendilerine atfolunamayacak bir sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat
edemedikleri takdirde, geri verilmeyen malların değerleri tutarınca borçlu
sayılıp bu kanunun hükümleri gereğince takip olunurlar.
Menkul malların
satışı
Madde 84 – Menkul mallar tahsil dairelerince,
köylerde ihtiyar kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren
üç ay içinde satışa çıkarılır.
Bozulma, çürüme ve benzeri
sebeplerle muhafazasına imkan olmayan veyahut beklediği takdirde mühim bir değer
düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan malların paraya çevrilmesine derhal
başlanabilir.
Satış şekli, artırma ve
ilan
Madde 85 – (4369 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle değişen fıkra
Yürürlük: 29.7.1998) Menkul mallar, tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin
para ile satılır. Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma malın
mahallinde de yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan mal, artırma
sonunda üç defa yüksek sesle duyurulduktan sonra en çok artırana ihale edilir.
Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle korunması mümkün olmayan ya da beklediği
zaman önemli bir değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar en uygun yerde
pazarlıkla, borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada
satılamayan malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede
yapılabilir.
Gerekli hallerde artırmanın
yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların nev'i ve evsafı önceden ilan
olunur.
İlanın şekli, artırmanın tarzı,
yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve borçlunun menfaatine en uygun gelen
şekli göz önünde tutularak alacaklı amme idaresince tespit olunur.
Satılan mal, bedeli alınmadan
teslim edilmez. Tahsil dairesi mal bedelinin ihale gününü takip eden günden
itibaren üç gün içinde ödenmesi için mühlet verebilir.
Bir kısım malların satışı ile
amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan malların satışından vazgeçilir
ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır.
Müşterinin malı almaktan
vazgeçmesi
Madde 86 – Müşteri malı almaktan vazgeçer veya
verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya
çıkarılır ve en çok artırana ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale
olunan kimseden, iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ve % 5 faiz, veya
ikinci ihalede talip çıkmaması sebebiyle ihale yapılamadığı takdirde birinci
ihale bedeli ve diğer zararlar ve % 5 faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına hacet
kalmaksızın bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece
yapılan her nevi masraflar alınmak suretiyle mal kendisine terkolunur. Mal
bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu
sıfatı devam eder.
Satılamayan menkul
mallar
Madde 87 – Haczedilen menkul mallara verilen bedel
81'inci maddede tespit olunan değerin % 75'inden aşağı olursa veya hiç alıcı
çıkmazsa, ilk artırma tarihinden başlayarak 15 gün içinde uygun görülen
zamanlarda bu mallar tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci artırmada verilen bedel
ne olursa olsun satış yapılır.
Menkul mallar yerinde veya başka
yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya taşıma giderlerinin çokluğu yüzünden
başka yere götürülmesi uygun görülmezse yukarıdaki 15 günlük sürenin bitmesinden
itibaren 6 ay içinde pazarlıkla satılır. Bu suretle de satılamadığı takdirde
haczedilen mallar borçluya geri verilebilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Gayrimenkul
malların haczi ve satışı
Gayrimenkul malların,
gemilerin haczi
Madde 88 – Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin
haczi sicillerine işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi
sicillerinin tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır.
Gayrimenkul haczi bunların
hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak borçlunun başkaca bir geliri yoksa
kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi miktarda mahsulden veya satıldıkça
bedelinden münasip miktarı borçluya bırakılır.
Alacaklı tahsil dairesi
haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi, menfaat ve hasılatın
toplanması için gereken tedbirleri alır.
Haczin rehinli alacaklılara
bildirilmesi
Madde 89 – Gayrimenkul haczinde, gayrimenkul
kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılara tapu dairesince hacizden haber
verilir.
Satış ve satış
komisyonları
Madde 90 – Gayrimenkuller, satış komisyonlarınca
açık artırma ile satılır. Satış komisyonu, il ve ilçelerde en büyük mal
memurunun veya tevkil edeceği zatın reisliği altında belediye meclisi tarafından
kendi azası arasından seçilmiş bir zat ile alacaklı amme idaresinin selahiyetli
bir memurundan ve gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızından teşekkül
eder.
Gayrimenkullere değer
biçme:
Madde 91 – Satışa çıkarılacak gayrimenkullere
bilirkişinin mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer
biçilir.
Gayrimenkullerin satış
şartnamesi
Madde 92 – Tahsil dairesi, satılacak gayrimenkuller
için aşağıdaki kayıtları ihtiva eden bir şartname tanzim eder:
1. Gayrimenkul malikinin adı,
soyadı ve adresi,
2. Gayrimenkulün bulunduğu mahalle sokak ve kapı
numarası, durumu ve hususi vasıfları,
3. Gayrimenkulün artırmaya esas
olarak biçilen rayiç değeri,
4. % 7,5 nispetindeki teminat
tutarı,
5. Gayrimenkul üzerindeki henüz
vadesi gelmemiş rehinler hakkında gerekli bilgilerle, satışın, gayrimenkul
üzerindeki irtifak hakları, gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli
borç senetleri, irat senetleriyle birlikte yapılacağı,
6. Gayrimenkulün rehni suretiyle
sağlanmış muaccel borçlar varsa bunların müşteriye devredilmeyip satış
bedelinden tercihan ödeneceği,
7. Ne gibi giderlerin alıcıya ait
olacağı.
Gayrimenkul satışında
ilan
Madde 93 – Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul
satışını, artırma tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartıyla ilan eder.
İlanların yer, müddet ve şekillerine ait umumi esaslar Maliye Vekaletince tayin
olunur.
İlanda, satışın yapılacağı yer,
gün, saat ve satılacak gayrimenkulün durumu ile vasıfları gösterilir.
İlanın birer örneği borçluya,
vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu sicilinde hakkı kayıtlı
bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.
Gayrimenkul mallarda artırma
ve ihale
Madde 94 – Artırmaya iştirak edeceklerden
gayrimenkule biçilmiş rayiç değerin % 7,5'u nispetinde 10'uncu maddenin 1 ile
4'üncü bentlerinde yazılı teminat alınır.
Gayrimenkul artırma sonunda, üç
defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale olunur. Şu kadar ki, artırma
bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75'ini bulmak lazımdır. Şayet
amme alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar bu gayrimenkul ile temin edilmiş
ise, artırma bedelinin, bu suretle rüçhanı olan alacakların tutarından fazlaya
çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da karşılaması şarttır.
Gayrimenkulün rehni suretiyle
sağlanmış muaccel borçlar alıcıya devredilmez, satış bedelinden ödenir.
Haczedilen gayrimenkullerin
ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme alacağını karşılamaya yettiği
takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım satılmaz. Gerekirse tapu
dairesine satılacak kısım tefrik ettirilir.
İhale kararının bir örneği
borçluya veya vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu sicilinde hakkı
kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.
Artırmanın
uzatılması
Madde 95 – Artırmada yukarıdaki maddede yazılı
miktar elde edilmemiş ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla
artırma 7 gün daha uzatılır. 7'nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana
ihale edilir. Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki,
rüçhanlı alacaklı bulunduğu takdirde ihale bedelinin rüçhanlı alacakla birlikte
masrafları da aşması şarttır, aşmazsa satış yapılmaz.
İhalenin
yapılamaması
Madde 96 – Artırmalarda istekli çıkmadığı veya
teklif edilen bedel 95'inci maddede yazılı olduğu üzere rüçhanlı alacakla,
masrafları aşmadığı takdirde amme idaresince teferruğ edilinceye kadar
gayrimenkul üzerindeki haciz devam eder.
Bu müddette tahsil dairesine
herhangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu müracaat alacaklı amme
idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük bir ilan yapılarak
gayrimenkul 95'inci madde hükümleri dairesince en çok artırana ihale olunur.
Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli çıkmadığı takdirde tahsil
dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa çıkarabilir. Bu takdirde
satış ve ilan hakkında yukarıdaki hükümler ve ihale için de 95'inci madde
hükümleri tatbik olunur.
Gayrimenkul satış bedelinin
tahsili
Madde 97 – Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse
derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve
gayrimenkul, satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu
artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve en
çok artırana ihale edilir.
Birinci defa kendisine ihale
yapılan kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan mesuldür. İhale
farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın teminattan mahsubu
yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince tahsil olunur. Faiz
% 5'ten hesap olunur. Aradaki
farkın amme alacağını aşan miktarını bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek
üzere malı satılan amme
borçlusuna dairece bir vesika verilir.
Gayrimenkullerin teferruğu ve
geri verilmesi
Madde 98 – İkinci artırma tarihinden başlayarak bir
yıl içinde gayrimenkul en az bir kere daha satışa çıkarıldığı halde satılmasına
imkan bulunmadığı takdirde gayrimenkul alacaklı amme idaresinin talebi üzerine
ve satış komisyonu kararıyla amme idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ
bedeli, gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin % 50'sidir.
Teferruğ muamelesinin ikmalini
müteakip, takip ve teferruğ masrafları düşüldükten sonra artan bedel borca
mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul teferruğ kararı tarihinden itibaren
bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz.
Borçlu satış komisyonunun
teferruğ kararı tarihinden başlayarak bir yıl içinde amme alacağını, gecikme
zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul kendisine geri verilir. Ferağ
masrafı borçluya aittir.
Teferruğ kararı verilmeden evvel
biçilen rayiç bedelin % 75'i veya fazlasıyla hariçten talip çıkarsa alacaklı
amme idaresi teferruğdan vazgeçer.
İhalenin neticesi fesih ve
tescil
Madde 99 – Satış komisyonu tarafından gayrimenkul
kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur.
İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet
yoluyla istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen
olan 7 günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün
içinde temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkik
eder. İhale edilen malın değeri iki bin lirayı aştığı takdirde murafaa
istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya
idari kaza mercilerine müracaat olunmaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak
tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse
şikayetin intacından sonra yapılır.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM İflas yoluyla
takip ve konkordato
İflas yoluyla
takip
Madde 100 – Amme alacaklarının tahsili için İcra ve
İflas Kanunu hükümleri dairesinde amme borçlusunun iflası istenebilir.
İflas dairesi, amme alacaklarının
iflas masasına geçirilmesini temin için, hakkında iflas açılan kimseleri ve
basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin tatbik edileceğini bulunduğu
yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye mecburdurlar.
Konkordato
Madde 101 – Amme idaresi tarafından iflas talebinde
bulunulsa dahi tasdik edilen korkordato amme alacakları için mecburi
değildir.
ÜÇÜNCÜ
KISIM Zamanaşımı,
terkin, yasakları ve cezalar ve son hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM Zamanaşımı ve terkin
Tahsil zamanaşımı
Madde 102 – Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim
yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse
zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri
mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin
rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının
kesilmesi
Madde 103 – Aşağıdaki hallerde zamanaşımı
kesilir:
1. Ödeme,
2. Haciz tatbiki,
3. Cebren tahsil ve takip
muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
4. Ödeme emri tebliği,
5. Mal bildirimi, mal
edinme ve mal artmalarının
bildirilmesi,
6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen
muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar
mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
7. İhtilaflı amme alacaklarında
kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
8. Amme alacağının teminata
bağlanması,
9. Kaza mercilerince icranın
tehirine karar verilmesi,
10. İki amme idaresi arasında
mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine
borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
Kesilmenin rastladığı takvim
yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye
başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı
başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması
veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı
teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim
yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
Zamanaşımının
işlememesi
Madde 104 – Borçlunun yabancı memlekette bulunması,
hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat
yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı, işlememesi
sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel
başlamış olan cereyanına devam eder.
Tabii afetler sebebiyle
terkin
Madde 105 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su
basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzeyen
afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte
birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir
kaynakları ile ilgili amme alacakları İcra Vekilleri Heyeti kararıyla kısmen
veya tamamen terkin olunur.
Bu madde hükmünden faydalanmak
için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile
mürcaat edilmesi şarttır.
Bu madde şümulüne giren zararın
derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek esaslar dahilinde ilgili
amme idarelerince tespit olunur.
Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren
amme alacakları hakkında mezkur kanunun 105'inci maddesi hükümleri tatbik
olunur.
Tahsil imkansızlığı sebebiyle
terkin
Madde 106 –
(4108 sayılı Kanunun
15'inci maddesiyle değişen fıkra) Yapılacak takip sonunda tahsili imkânsız veya tahsili için
yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan 500.000 liraya kadar
(99/13326 sayılı B.K.K.
ile 5.000.000 liraya kadar) (500 000 lira dahil) (99/13326 sayılı B.K.K. ile 5.000.000 lira dahil) amme alacakları amme idarelerince terkin
yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin
terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu miktarı on katını kadar artırmaya
yetkilidir.
(3505 sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle eklenen fıkra)
Maliye ve Gümrük Bakanı,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını
belirlemeye yetkilidir.
Terkin selahiyetini haiz olanlar
bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara
bırakabilirler.
İKİNCİ
BÖLÜM Yasaklar ve
cezalar
Yasaklar ve
cezalar
Madde 107 – Bu kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu
vazifeleri dolayısiyle amme borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına,
mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla
gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa ettikleri takdirde 2 aydan 6 aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
Bu sırları kendileri veya
başkaları için menfaat temini maksadı ile ifşa edenler beş aydan iki seneye
kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve bu suçun failleri ile birinci fıkradaki
suçun mükerrirlerinin bir daha Devlet hizmetinde kullanılmamalarına
karar verilir.
(4369 sayılı Kanunun 82/2 nci
maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
(4369 sayılı Kanunun 82/2
maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
(4369 sayılı Kanunun 82/2 maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır.)
(4962 sayılı Kanunun 3' üncü
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük; 07.08.2003)Bu Kanunun 41 inci maddesine göre amme alacağını tahsil
yetkisi verilen kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik bilgilerin verilmesi
sırrın ifşaı sayılmaz. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.
|