|
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ
BAŞBAKANLIK
Ref:
B.02.1.HM.0.DEİ.02.00/500/45057
Ankara,
15 Temmuz 2004
Sn.
Rodrigo de Rato
Başkan
Uluslararası
Para Fonu
Washington,
D.C., 20431
A.B.D.
Sayın
de Rato:
1.
Makroekonomik programımıza bağlılığımızın bir sonucu
olarak, son zamanlarda piyasalarda yaşanan dalgalanmaların
Türkiye’ye olumsuz etkisi sınırlı kalmıştır. Dalgalı
kur rejimimizin yanı sıra güçlü kamu
maliyesi pozisyonumuz, daralan uluslararası sermaye
piyasaları ile güçlü ithalat talebi
ve yüksek petrol fiyatlarının cari denge üzerindeki
baskısından kaynaklanan koşullara zamanında uyum sağlamamıza
yardım etmiştir. Üretimdeki artışla beraber talep
tarafından da desteklenen geniş tabanlı bir büyüme
kaydedilmeye devam edilmektedir. Büyümenin
bu sene için yüzde 5 olarak belirlenen program
hedefine rahatça ulaşması veya bu tahminin üzerinde
gerçekleşmesi beklenmektedir. TÜFE, yüzde
9’a düşerek, uzun yıllardır görülmemiş
bir seviyeye inmiştir.
2.
Geçmiş yılların “dur-kalk” ekonomik politikalarına
son vermek konusunda kararlılık gösterilmektedir.
Son dönemde tüketici talebinde ve buna bağlı
ithalatta görülen artış devam etmiş olsaydı,
büyümenin sürdürülebilirliği
açısından soru işaretleri ortaya çıkabilecekti.
Ancak, piyasa faiz oranlarındaki kıpırdanma ve kredilerin
artış hızındaki yavaşlamanın yurtiçi talebi kontrol
altına alması beklenmektedir. Türk Lirası’ndaki
değer kaybı ise cari dengeyi olumlu yönde etkileyecektir.
Bütçe gelirlerindeki yüksek performansında
talep baskılarını azaltmaya yardım etmesi beklenmektedir.
3.
Kapsamlı ekonomik politika gündemimiz, orta vadede
hızlı büyümeyi sürdürmek amacıyla
ileriye yönelik olarak kararlı bir biçimde
uygulanmaktadır.
• Program
kapsamında belirlenen kamu maliyesi hedefleri ile parasal
hedeflerin birçoğu tutturulmuş veya belirlenen
hedeflere göre daha başarılı bir performans gösterilmiştir.
Net uluslararası rezerv hedeflerinde olduğu gibi, faiz
dışı fazlada da Mart ve Nisan ayları için belirlenmiş
olan hedefler rahatlıkla aşılmıştır. Nisan ayı para
tabanı hedefi son derece küçük bir
farkla tutturulamamıştır.
• Yapısal
reformlar kapsamında bazı önlenemeyen gecikmeler
olmakla birlikte, birçok alanda kararlılıkla
ilerleme kaydedilmiştir (Ek A). BDDK, tasarruf mevduatına
tam garanti verilmesi uygulamasını sınırlı mevduat güvencesi
sistemine dönüştürmeden önce bankacılık
sisteminin sıhhatine ilişkin bir değerlendirme çalışması
yapmıştır. TMSF elindeki varlıkların değerini yeniden
tespit etmiş ve varlık satışı için yeni stratejisini
açıklamıştır. Kamu bankalarındaki ihtiyaç
fazlası sermaye geri alınmıştır. Kamu bankalarının yeniden
yapılandırılması ve nihai olarak özelleştirilmelerine
ilişkin stratejinin ana hatları kısa bir süre içerisinde
açıklanacaktır. Diğer taraftan Bankacılık Kanunu’nda
yapılacak kapsamlı değişiklikler, ilgili taraflarla
yeterli istişarenin yapılabilmesini teminen ertelenmiş
olup, kanun taslağı Eylül ayında TBMM’ye gönderilecektir.
Kamu maliyesi reformlarımızda da ilerleme kaydedilmiştir;
gelir idaresinin yeniden yapılandırılması yasa taslağı
tamamlanmıştır ve kısa süre içinde TBMM’ye
sunulacaktır; KİT Yönetişimi Komisyonu çalışmalarını
tamamlamıştır; memurlar ve kamu yöneticileri için
ahlaki görev ve uygulama esaslarına ilişkin kanun
25 Mayıs 2004 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiştir.
Kamu sektörü alacakları için yeni bir
af yapılmasından kaçınılmaya devam edilmiş, böylece
sürekli bir performans kriteri yerine getirilmiştir.
4.
Bu güçlü performansın ışığında, Stand-By
Düzenlemesi kapsamındaki Sekizinci Gözden
Geçirme’nin tamamlanması talep olunmaktadır.
Enflasyonun düşürülmesinde gösterilen
büyük başarı ve buna bağlı olarak artan para
talebi doğrultusunda, para tabanına ilişkin Nisan ayı
sonu performans kriteri yerine getirilememiş olduğundan
bu performans kriterinin uygulanmasından vazgeçilmesi
talep edilmektedir. Programın geri kalan dönemine
ilişkin performans kriterleri Ek B’de yer almaktadır.
Stand-By Düzenlemesi kapsamında desteklenen politikaların
uygulanmasında sağlanan gelişmelere ilişkin olarak ve
bu politikalarda yapılabilecek herhangi bir değişiklikten
önce, Fon’la istişarelerde bulunulmaya devam edilecektir.
Makroekonomik
Çerçeve
5.
2004 yılı makroekonomik hedeflerine erişilmesi yönünde
ilerlemekteyiz. Yılın ilk bölümü için
büyüme beklenenden daha güçlü
bir seyir izlerken, tüketici fiyat enflasyonu da
tek haneli seviyelere düşmüştür. Artan
dünya petrol fiyatları ile Nisan ve Mayıs aylarında
TL’nin değer kaybetmesi, tüketici fiyatlarında
geçici artışlara yol açabilecek olsa da;
%12’lik yıl sonu enflasyon hedefinin tutturulması yolunda
rahat bir şekilde ilerlenmektedir. Söz konusu etkenlerle
birlikte son dönemde faiz oranlarında görülen
artış, önümüzdeki aylarda iç talebi
yavaşlatarak, milli gelir büyümesini %5’lik
program hedefi ile daha uyumlu hale getirecektir. Ödemeler
dengesinde ise, ihracat ve turizm gelirlerindeki güçlü
artışın artan ithalatı büyük oranda dengelemesi
ile, cari açığın GSMH’nin %3,5-4’ü oranında
gerçekleşmesi beklenmektedir. Yılın başındaki
güçlü net sermaye girişleri ışığında,
net uluslararası rezerv konumumuz korunacaktır.
6.
2005 yılı ve sonraki dönemde de, yüksek faiz
dışı fazla verilmek suretiyle borç stokunun azaltılması
ve enflasyon ile mücadelenin devam ettirilmesine
ağırlık verilecektir. Bu şekilde oluşacak ekonomik ortam,
%5 civarındaki büyümenin devam etmesine imkan
tanıyacaktır. 2005 sonu itibariyle enflasyonun daha
da düşerek, %8’e gerilemesi beklenmektedir. Reel
faiz oranlarındaki düşüşün sürdürülebilmesi
için, 2005 yılında sıkı maliye politikasına devam
edilecektir. 2005 yılı bütçe çağrısı,
orta vadeli borç azaltma stratejimizle tutarlılık
arz edecektir.
7.
Avrupa Birliği’ne ekonomik uyum sürecini hızlandırmayı
amaçlayan orta vadeli programımız tamamlanma
aşamasındadır. Ekonomi politikaları kapsamında ileriye
dönük önceliklerimiz; vergi tabanının
genişletilmesi ve vergi oranlarında indirime gidilmesini
amaçlayan vergi reformu, yükünü
karşılayabileceğimiz bir sağlık ve sosyal güvenlik
reformu ile bankacılık sektörünün yeniden
yapılandırılmasının tamamlanması üzerinde odaklanmıştır.
Ekonomi politikaları konusunda Fon ile yakın diyalog
2005 ve sonraki dönemde de sürdürülecektir.
Kamu
Maliyesi
8.
Kamu maliyesi politikası, 2004 yılı için % 6,5’lik
kamu sektörü faiz dışı fazla hedefine ulaşma,
veya daha da başarılı performans gösterme yolunda
ilerlemektedir. Mayıs sonu itibariyle, harcamaların
öngörülenin altında gerçekleşmesinin
yanı sıra, gelirlerin yüksek olması bu performansa
ulaşılmasına katkıda bulunmuştur. Gelirlerde beklenenin
üstünde oluşacak gerçekleşmelerin,
2004 yılı bütçesinin tam anlamıyla uygulanmasını
temin etmeye yardım edecek ek bir unsur olarak tutulması
amaçlanmaktadır.
9.
Onaylanan bütçenin tam anlamıyla uygulanabilmesi
ve buna uygun kamu maliyesi politikasının sürdürülebilmesini
teminen:
• Otomobil
alımlarına ilişkin vergi teşviği yeniden düzenlenmiştir.
Mayıs ayından itibaren, yeni araba alımlarına yönelik
maktu vergilerdeki indirim, 4,5 milyar TL’den, 2,3 milyar
TL’ye düşürülmüştür.
• Bu
gözden geçirme için bir ön koşul
olarak, 1,2 katrilyon TL tutarındaki özel gelir
bütçeye gelir kaydedilmiş ve böylece
bu tutarın özel ödenek yoluyla harcanması
imkanı ortadan kaldırılmıştır. Söz konusu tutar,
daha önce öngörülen miktarın biraz
altında olmasına rağmen, tüm yıl için 2,5
katrilyon TL tutarındaki özel gelirin bütçeye
kaydedilmesine ilişkin hedefimiz geçerliliğini
korumaktadır.
• Petrol
ürünlerinden alınan maktu vergiler artırılmıştır.
Geçtiğimiz aylarda, dünya petrol fiyatlarındaki
yüksek artışın sonucunda, maktu vergiler, söz
konusu artışın yurtiçi fiyatlara olan etkisini
sınırlandırmak amacıyla geçici olarak azaltılmıştır.
Petrol fiyatlarındaki artışın geçici görünmemesi
nedeniyle, petrol ürünlerinden alınan maktu
vergiler, 29 Temmuz 2004 tarihinden itibaren geçerli
olmak üzere artırılmış ve bu artış bütçe
varsayımlarının çok düşük bir miktar
altında kalmıştır (gözden geçirme için
yapısal kriter). Maktu vergilerin bütçe
varsayımlarıyla uyumlu olarak ayarlanması yapısal kriter
olmaya devam edecektir. Petrol ürünleri piyasası,
fiyatlar serbest piyasa tarafından belirlenecek şekilde
1 Ocak 2005 tarihinde liberalize edilecektir.
• Gelirler
politikası, enflasyon hedefiyle uyumlu bir şekilde sürdürülmektedir.
Kamu sektörü maaş ve ücretleri enflasyon
hedefi ile uyumlu olarak artırılmıştır. Asgari Ücret
Komisyonu, 2004 yılının geri kalanına ilişkin asgari
ücreti, kamu işçileri ve memurların ücret
artışlarıyla uyumlu olarak ve işverenlerin yükü
bütçeden karşılanmayacak şekilde ilan etmiştir.
• Finansal
aracılık maliyetlerinin düşürülmesi konusunda
ileri bir adım olarak, ticari kredilere ilişkin Kaynak
Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisinin bu ayın
sonuna doğru kaldırılmasına yönelik karar taslağı
Bakanlar Kurulu’na sunulmuştur.
• Son
olarak, gelecekteki vergi politikasına ilişkin yapılacak
önemli değişiklikler, bütçe süreci
ile birlikte oluşturulacaktır.
10.
Türkiye’nin kamu maliyesi performansındaki kalıcı
bir iyileşmeyi desteklemek amacıyla, yapısal reform
programının uygulanmasına devam edilmektedir.
• Gelirler
Genel Müdürlüğü’nü Maliye Bakanlığı
bünyesinde yarı özerk bir yapı haline getirecek,
bu yapıyı fonksiyonel olarak yeniden örgütleyecek
ve vergi politikası fonksiyonunu Maliye Bakanlığı’na
devredecek maddeleri içeren vergi idaresinin
yeniden yapılandırılmasına ilişkin taslak kanun, nihai
hale getirilmiştir. Taslak kanun, Temmuz ayı sonundan
önce TBMM’ye sunulacaktır (yapısal kriter). Ancak,
kanunun Meclis tarafından onaylanması (Temmuz ayı için
yapısal kriter) yasama gündeminin yoğun olması
nedeniyle ertelenmiştir. Kanunun 2004 yılı Ekim ayı
sonuna kadar onaylanması beklenmektedir (yeni bir yapısal
performans kriteri).
• KİT
yönetişiminin iyileştirilmesine ilişkin strateji
(Mayıs ayına ilişkin kriter) tamamlanmıştır. Söz
konusu strateji, performans hedefleri oluşturulmasını,
yönetimin hesap verilebilirliğinin ve etkinliğinin
artırılmasını ve dış denetçiler tarafından performans
ve mali denetim yapılmasına imkan verilmesini içermektedir.
Bu stratejiyle uyumlu yasal değişiklikler, 2004 yılı
sonuna kadar tamamlanacaktır.
• Kamu
sektörü personel sistemi, memurlar ve kamu
yöneticileri için ahlaki görev ve uygulama
esaslarının oluşturulmasına ilişkin yasal düzenlemenin
kabul edilmesiyle güçlendirilmiştir (Haziran
ayına ilişkin kriter).
• Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sosyal güvenlik
reformlarını analiz eden bir çerçeve geliştirmiştir.
Yaz boyunca, bir dizi reform seçenekleri üzerinde
çalışılacaktır. 2004 yılı Eylül ayı sonuna
kadar, tercih edilen emeklilik sistemi reform stratejisine
karar verilecektir (yeni yapısal kriter). Bu strateji,
halihazırda faaliyet gösteren üç emeklilik
kurumunun birleştirilmesini, emeklilik sistemine ilişkin
açıkların 2007 yılına kadar sürekli azalan
bir seyir izler hale getirilmesini ve bu açıkların
uzun dönemde GSMH’nın % 1’i seviyesine düşürülmesi
amaçlarını içerecektir. Sağlık sigortası
alanında, ortaya çıkabilecek ek harcamaların
telafi edici tedbirlerle karşılanması suretiyle, aşamalı
olarak genel sağlık sigortasına geçilmesi planlanmaktadır.
Söz konusu reform paketi, tasarının 2005 yılı Ocak
ayında TBMM’ce kabul edilmesi ve 2005-07 yıllarında
aşamalı olarak uygulanması amaçlarına paralel
olarak, 2004 yılı Aralık ayı ortasında TBMM’ye sunulacaktır
(performans kriteri).
• Merkezi
idarenin yetkilerinin bir kısmını yerel yönetimlere
ve il özel idarelerine devreden yasal düzenlemenin
hazırlanması bağlamında, bütçe disiplininin
sürdürülmesi sağlanacaktır. Bu düzenleme,
belediye ve il özel idarelerinin borç stokunu
yıllık gelirleri ile sınırlayacaktır. Büyükşehir
belediyelerinin borç stoku, yıllık gelirlerinin
1,5 katıyla sınırlandırılacaktır. Borç limitleri,
önümüzdeki dönemde çıkması
beklenen merkezi ve yerel idareler arasındaki ilişkileri
düzenleyen kanun bağlamında, gerekli olduğu takdirde,
gözden geçirilecek ve sıkılaştırılacaktır.
Yerel yönetimlerin yıllık gelirlerinin % 10’unu
aşan yeni iç borçlanması merkezi idarenin
iznine tabi olacaktır. Söz konusu kanun, yerel
yönetimlerin, mali verilerini zamanında ve doğru
olarak raporlamasını zorunlu kılarak mali izlemeyi kolaylaştıracaktır.
Bu düzenleme, merkezi idare ile yerel idareler
arasındaki mali ilişkileri açıklığa kavuşturacak
ayrı bir kanun ile tamamlanmış olacaktır. Halihazırda
bir komite, yerel yönetimlerin kontrolü altındaki
teşebbüsleri de içerecek şekilde, yerel
yönetimlerin mevcut borç seviyesine ilişkin
kapsamlı bir rapor hazırlamaktadır.
• Yerel
yönetimlerin ceza ve faizler dahil temerrüde
düşmüş borçları, kanun hükmü
uyarınca alacakların yeniden yapılandırılması amacıyla
yetkilendirilmiş yeni oluşturulacak bir komisyon tarafından
ve nihai aşamada Bakanlar Kurulu’nun onayına tabi olmak
koşuluyla, her bir borçlu belediye bazında ele
alınacaktır. Nihai anlaşmalar, ödeme kabiliyetini
dikkate alacak; konsolide bütçe transferlerinden
yapılacak kesintiler dahil geri ödemelere ilişkin
yeterli güvenceleri içerecek ve kamuya açıklanacaktır.
Para
Politikası
11.
Para politikası, bu yılın %12’lik enflasyon hedefine
erişilmesine ve orta vadede enflasyonun düşürülmesine
odaklı olmaya devam edecektir. Enflasyonun beklenenden
daha hızlı düşmesiyle, para tabanı talebi yine
tahminlerimizi aşmış ve para tabanına ilişkin 2004 yılı
Nisan ayı sonu performans kriterinin ufak bir miktarla
kaçırılmasına neden olmuştur. Para talebindeki
bu artış doğrultusunda, yılın kalan dönemindeki
para tabanı hedefleri yükseltilmiştir (Ek B). Örtülü
enflasyon hedeflemesi politikası başarıyla yürütülürken,
resmi enflasyon hedeflemesinin nihai olarak yürürlüğe
konulması yönündeki hazırlıklarda mesafe kaydedilmektedir.
12.
Dalgalı döviz kuru rejimi, küresel koşullardaki
değişimlere uyum kabiliyetimiz açısından merkezi
konumunu korumaktadır. Bankaların pozisyonlarını kapatmaları
ve şimdiye dek güçlü seyreden portföy
girişlerindeki yön değişikliğine bağlı olarak döviz
arzında görülen azalma nedeniyle, döviz
alım ihaleleri 2004 yılı Nisan ayı sonu itibariyle durdurulmuştur.
Bu tarihten sonra, döviz kurundaki aşırı oynaklığın
giderilmesi amacıyla çok küçük
bir miktarla piyasalara bir kez müdahale edilmiş
olmakla birlikte, benzer ihtiyari müdahalelerin
kesin bir şekilde sınırlı tutulmasına devam edilecektir.
Son zamanlarda TL’deki değer kaybı, temel olarak, küresel
sermaye piyasalarındaki daralmaya ve cari işlemler dengesindeki
gelişmelere bağlı bir düzeltme hareketi olarak
görülmektedir. Bu hareketin genel fiyat seviyesine
etkisinin sınırlı kalması beklenmekte olup; para politikamız,
enflasyon üzerindeki ikincil etkilerin sınırlandırılmasına
yönelik olacaktır.
13.
Hazine Müsteşarlığı ve TCMB, sorumlu oldukları
borç yönetimi ve para politikası konularındaki
eşgüdümü güçlendirmişlerdir.
Operasyonel seviyedeki eşgüdüm, günlük
bazda iyi işlemektedir. Politika düzeyindeki eşgüdümün
etkinliğinin daha da geliştirilmesi için kanun,
yönetmelik ve diğer düzenlemelerdeki kalan
engellerin giderilmesine yönelik olarak TCMB-Hazine
ortak eylem planı, 2004 yılı Eylül ayı sonuna kadar
hazırlanacaktır (yeni bir yapısal kriter).
Mali
Sektör Reformu
14.
Mali sistemin kuvvetlendirilmesine yönelik çalışmalarımız
özellikle bankacılık faaliyetlerine ilişkin yasal
çerçevenin güçlendirilmesi,
tasfiye halinde olan ve müdahale edilen bankaların
varlıklarının çözüme kavuşturulması
ve kamu bankalarının özelleştirmeye yönelik
olarak yeniden yapılandırılması gibi birçok alanda
sürdürülmektedir.
• Bankalar
Kanunu’nun kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi
tamamlanmış ve yasal çerçevenin AB standartları
ile daha uyumlu hale getirilmesi amacıyla yeni bir Kredi
Kuruluşları Kanun Taslağı hazırlanmıştır. Söz konusu
yasa özellikle (i) banka sahipliğine ilişkin uygunluk
kriterleri; (ii) yerinde denetim; (iii) kredi kuruluşunun
dahil olduğu risk grubuna açılacak krediler;
(iv) BDDK ve TMSF kurul üyeleri ile personelinin
görevlerini yerine getirirken gerçekleştirdikleri
iyi niyetli eylemler için hukuki olarak korunmaları
ve (v) BDDK ve TMSF arasındaki yetki ve sorumluluk paylaşımı
ile söz konusu kuruluşlar arasında etkin koordinasyonun
sağlanması konularını düzenleyecektir. Yeni kanunun
temel amaçları ve unsurlarının anlaşılmasına
yardımcı olmak üzere bankacılık camiası ve ilgili
diğer kesimlere yönelik olarak 2004 yılı Eylül
ayı sonuna kadar seminerler düzenlenecektir. Taslak
kanun 2004 yılı Eylül ayı sonuna kadar TBMM’ye
sunulacaktır. Yukarıda bahsedilen nitelikleri haiz Kredi
Kuruluşları Kanunu’nun 2004 yılı Kasım ayı sonuna kadar
TBMM’ce kabul edilmesi beklenmektedir (yeni bir yapısal
performans kriteri). BDDK ve TMSF’nin idari ve mali
bağımsızlığı yeni bankacılık kanunu ve ilgili diğer
yasal düzenlemelerde korunacaktır.
• Banka-dışı
mali kuruluşların düzenleme ve denetim sorumluluğu
1 Ocak 2005 tarihine kadar Hazine Müsteşarlığı’ndan
BDDK’ya devredilecektir.
• İmar
Bankası olayına ilişkin inceleme ve değerlendirme çalışması
devam etmektedir. Komisyon Nisan ayı sonunda görevlendirilmiş
olup, söz konusu komisyonun bulgularını 2004 yılı
Ağustos ayı sonuna kadar kamuya açıklanacak (performans
kriteri) nihai bir rapor ile Hükümete sunması
beklenmektedir.
• TMSF’nin
elindeki varlıkların değeri, bu varlıkların satışından
beklenebilecek tahsilat oranının daha iyi değerlendirilebilmesi
için yeniden tespit edilmiştir. TMSF, bu amaçla,
devralınan her bir bankanın TMSF’ye geçen varlıklarının
müdahale zamanındaki değerini, 2004 yılı Haziran
ayı sonu itibariyle piyasa faiz oranları üzerinden
tahakkuk ettirilmiş faiz tutarını, tahmini piyasa değerlerini
(veya tahsilat oranlarını) ve TMSF’nin bankaların yeniden
yapılandırma veya tasfiyelerine ilişkin olarak yüklendiği
maliyetleri Temmuz ayı ortasında kamuya açıklayacaktır.
• TMSF
varlıklarının çözüme kavuşturulmasına
ilişkin yeni stratejimiz açıklanmıştır (Nisan
2004’e ilişkin yapısal kriter). Yeni stratejinin temel
unsurları şunlardır: (i) Mayıs 2004 sonunda banka sahipleri
ve bireysel borçlular haricindeki tüm borçlulara
indirimli faiz oranları ile hesaplanan borç tutarı
üzerinden %50 oranında indirimle tüm borçlarını
15 Temmuz’a kadar geri ödeme imkanı veya borcun
%20’sini peşin ödemek şartıyla kalan borç
bakiyesini %30 oranında indirimle 24 ay taksitler halinde
geri ödeme imkanı sunulmuştur; (ii) Aralık ayında
iptal edilen ihale, tekliflerin 16 Ağustos 2004 tarihine
kadar alınması ve kazanan teklifin Ağustos sonuna kadar
seçilmesini sağlayacak şekilde (yeni yapısal
kriter) Temmuz ayı ortasında yeniden düzenlenecektir;
(iii) daha sonra, tüm varlıklar satılana kadar
periyodik olarak ihaleler düzenlenerek yeni portföyler
satışa sunulacaktır; (iv) tek tek satılan varlıklar
için TMSF daima üçüncü
bir taraftan fiyat hakkında görüş alacaktır;
ve (v) tüm varlık satışları adil ve eşit bir süreci
temin edecek şekilde şeffaf bir biçimde gerçekleştirilecektir.
• Hazine
Müsteşarlığı’nın bankacılık sisteminin yeniden
yapılandırılmasının finansmanı çerçevesinde
TMSF’den olan alacaklarının 2004 sonuna kadar çözüme
kavuşturulması konusundaki planımız hedeflendiği gibi
ilerlemektedir.
• Tasarruf
mevduatına tam garanti verilmesi uygulaması 5 Temmuz
2004 tarihinde kaldırılmış ve 50 milyar TL’ye kadar
olan tasarruf mevduatını kapsayacak şekilde sınırlı
bir mevduat güvencesi sistemine dönüştürülmüştür.
BDDK söz konusu değişiklikten önce bankacılık
sisteminin sıhhatine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme
yapmıştır (Nisan ayına ilişkin yapısal kriter). Ayrıca,
bahsekonu değerlendirmenin bir özeti yayımlanmıştır.
Buna paralel olarak, Merkez Bankası da tasarruf mevduatına
tam garanti verilmesi uygulamasının kaldırılmasının
ödemeler sistemi üzerindeki etkisini değerlendirmiştir.
• Kamu
bankalarına ilişkin yeni stratejimizin temel unsurları
kısa bir süre içerisinde açıklanacaktır
(Haziran ayına ilişkin bir yapısal kriter). Pamukbank’ın
Halk Bankası ile entegrasyonuna ilişkin yasal düzenlemenin
kısa bir süre içerisinde TBMM tarafından
kabul edilmesi beklenmektedir. Söz konusu entegrasyona
ilişkin tüm hukuki, idari ve mali hususlar, 2004
yılı Ağustos ayı sonuna kadar tamamlanacaktır (yeni
bir yapısal kriter). Entegrasyonun 2004 yılı Ekim ayı
sonuna kadar tamamlanması beklenmektedir. Hazine Müsteşarlığı
Pamukbank’ın Halk Bankası ile entegrasyonu öncesinde
Pamukbank’a sermaye aktaracak ve özkaynak açığını
ortadan kaldıracaktır. Ayrıca, Hazine Müsteşarlığı
Halk Bankası bünyesindeki nakit dışı tahvilleri
tedrici bir biçimde piyasada işlem gören
kağıtlara dönüştürecektir. Ziraat Bankası’na
ilişkin strateji geliştirilmiş olup, Temmuz ayı sonuna
kadar duyurulacaktır. Amacımız bu bankaların yeniden
yapılandırma işlemi tamamlanır tamamlanmaz ve piyasa
koşulları elverdiğinde özelleştirilmesidir.
• Vakıfbank’a
ilişkin yapılacak olan inceleme ve değerlendirme çalışması
ertelenmiştir. Şartname nihai hale getirilmiş olup banka,
danışman tutma aşamasındadır. İnceleme ve değerlendirme
çalışması 2004 yılı Eylül ayı sonuna kadar
tamamlanacaktır (yeni yapısal kriter).
Özel
Sektörün Geliştirilmesi
15.
Mart ayındaki Yatırım Danışma Konseyi toplantısının
akabinde, yatırımcılar için izin alma ve onay
usullerini kolaylaştırmak amacıyla bir kanun taslağı
hazırlanmıştır. Buna ek olarak, Yatırım Promosyon Birimi’nin
kurulmasına ilişkin taslak kanun gözden geçirilmiş
olup, söz konusu taslağa konuyla ilgili tarafların
görüşleri yansıtılmıştır. Çalışmalarımız
ayrıca, yeni çıkarılan yasal düzenlemeler
uyarınca fikri mülkiyet haklarının etkin olarak
korunmasını da içermektedir. Sn. Başbakana ve
Yatırım Danışma Konseyi üyelerine 2004 yılı Ekim
ayına kadar bir ilerleme raporu sunulacaktır.
16.
Özelleştirme programında olumlu sonuçlar
elde edilmekte olup, bazı yasal ve usule yönelik
hususlarda ilerleme kaydedilmiştir. İlk çeyrekte,
özelleştirmeden elde edilen nakit gelirler, gösterge
niteliğindeki hedefi aşarak, 311 milyon ABD Doları’na
ulaşmıştır. Danışman tutulmasının basitleştirilmesini
teminen kamu ihale mevzuatında değişiklik yapılmış olup,
azınlık hisselerinin satışını kolaylaştırmaya yönelik
yasal değişiklikler hazırlanmaktadır.
17.
TÜPRAŞ’ın satışının yargı kararı ile durdurulması
nedeniyle, 3 milyar ABD Doları tutarındaki yıl sonu
özelleştirme gelir hedefinin altında kalınması
muhtemeldir. Ancak, önümüzdeki dönemde
bu konudaki çalışmalarımız hız kazanacaktır.
Bu amaca yönelik olarak, Türk Telekom’un %45’ten
fazla hissesinin yabancılara satışına imkan veren kanun
onaylanmış olup, ihale sürecinin yıl sonundan önce
başlatılması beklenmektedir. Aynı zamanda, PETKİM ve
Türk Hava Yolları’nın yüzde 10 ila 15 oranındaki
hisse senetlerinin halka arzları planlanmaktadır. Milli
Piyango’nun özelleştirmesine ilişkin yasal çerçevenin
TBMM tarafından onaylanması beklenmekte olup; onayın
akabinde tekliflerin toplanması aşamasına geçilecektir.
En
iyi dileklerimizle,
/imza/
/imza/
Ali
Babacan Süreyya
Serdengeçti
Ekonomiden
Sorumlu Devlet Bakanı TCMB
Başkanı
|