|
19
Nisan 2005
Ahmet ÖĞÜT
Gelirler
Genel Müdürlüğü
KDV
Şube Müdürü
KDV’NİN KONUSUNA GİRMEYEN İŞLEMLER
(*)
A. GİRİŞ
Katma değer vergisi yaygın ve genel
bir vergidir. Prensip olarak, ekonomideki bütün mal ve hizmet hareketlerini
kavramak üzere planlanmıştır. Bu geniş
kapsamlılık, işletmelerde yapılan ve
parayla ifade edilebilen giriş ve çıkışların KDV karşısındaki durumu konusunda
tereddütlere ve bazı hatalı uygulamalara yol açabilmektedir.
Burada önemli husus, nakdî veya
hesabî para giriş ve çıkışlarının dayanağı olan işlemlerin KDV’ nin konusuna
girip girmediğidir. Mevzuat ve literatürde verginin konusuna giren işlemler
detaylı bir şekilde işlenmektedir. Biz bu yazımızda özel olarak “verginin
konusuna girmeyen” işlemleri üzerinde durmak istiyoruz.
Hatırlatmak gerekirse KDV’ nin
konusunu teslim, hizmet ve ithalat olmak üzere 3 işlem grubu oluşturur.
İthalatın verginin konusuna girebilmesi için Türkiye’ye giriş olması
yeterlidir. Başka şart aranmaz. Teslim ve hizmetin verginin konusuna
girebilmesi için ise 2 şartın birlikte var olması gerekir.
(1) Teslim
veya hizmet Türkiye’de
(2)
Teslim veya hizmet; ticari, zirai veya mesleki faaliyet kapsamında yapılmalı ya
da KDV Kanununun 1. maddesinin 3. fıkrasında ismen zikredilmiş olmalıdır.
Aşağıda bu çerçevede yer almayan ve
KDV’ nin konusuna girmeyen işlemleri tek tek ele alacağız. Ancak buna geçmeden
önce “verginin konusuna girmeyen
işlemler” ile “vergiden müstesna olan işlemler” arasındaki bir farkı
hatırlatmak istiyoruz. Her iki durumda da işletmenin vergi hesaplayıp beyan
etmeyeceğini biliyoruz. Ancak vergiden müstesna olan işlemlerin beyannamede
gösterilmesi gerektiği halde (7 ve 8 numaralı tablolarda), verginin konusuna
girmeyen işlemler beyannameye hiç dahil edilmez. Örnek verirsek: Deniz
taşımacılığı ile uğraşan (A) firması Türk müşterisi (B)’nin malını İzmir-
Hamburg arasında taşırsa KDV tahsil etmez. Bu işlemi beyannamedeki 8 numaralı
tablonun 411 kodlu satırında beyan eder. Aynı mükellef Türk müşterisi (C)’nin
malını Hamburg – Panama arasında taşırsa, bu işlem verginin konusuna
girmediğinden beyannameye dahil etmez.
B. VERGİNİN KONUSUNA GİRMEYEN İŞLEMLER
1. Türkiye’de Yapılmayan Teslimler
KDV Kanununun 6/a maddesine göre mal
teslim anında Türkiye’de değilse bu teslim verginin konusuna girmez. Türkiye’de
mükellef (A) ve (B) firmalarının Almanya’da (Aa) ve (Ba) isimli şubeleri
olduğunu, (Aa)’nın elindeki bir bilgisayarı (Ba)’ ya 1000 Euro’ya sattığını,
bedelin (B) tarafından Türkiye’de (A)’ya ödendiğini ve (A)’dan (B)’ye (doğru
olmasa da) Türkiye’de fatura düzenlendiğini düşünelim. Bu durumda mal teslim anında
Türkiye’de olmadığından işlemin Türk KDV mevzuatı ile bir ilgisi yoktur. (A), KDV hesaplamaz ve 1000 Euro’yu KDV beyannamesine dahil etmez.
Yurt dışında iş yapan pek çok şirketimiz bakımından bu husus geçerlidir. Yurt
dışında gerçekleşen satışa ait bedel Türkiye’de ödense ve kayıtlara intikal
etse dahi KDV hesaplanmaması gerekir.
Bir başka örneği de şu şekilde
verebiliriz. Türkiye’de mükellef (A)
firması yurda ithal etmek üzere İngiltere’de satın aldığı bir malı, ithalat
işlemi yapılmadan, yani mal Türkiye’ye girmeden (B) firmasına satarsa, bedeli
tahsil edilip fatura düzenlense dahi bu işlem KDV’nin konusuna girmez.
Son bir örnek olarak transit
ticareti hatırlatalım. Türk firması Rusya’dan aldığı malı Türkiye’ye getirmeden
Fransa’ya satarsa bu işlem de verginin konusuna girmez. Malı Türkiye’deki bir
serbest bölgeye getirip Fransa’ya gönderirse aynı durum söz konusudur. Bu tür
işlemler ihracat istisnası kapsamında mütalaa edilip beyannameye dahil
edilmemelidir. Bunlar verginin konusuna girmez.
2. Türkiye’de Yapılmayan Hizmetler
KDV Kanununun 6/b maddesine göre
Türkiye’de ifa edilmeyen veya Türkiye’de faydalanılmayan hizmetler Türkiye’de
yapılmamış sayılır ve verginin konusuna girmez. Kültür Bakanlığı, Çin’de bir
Türk evi yaptırmak istemiş, bunu bir Türk firmasına ihale etmiş, işin bedeli
fatura karşılığında Türkiye’de ödenmiş olsun. Hizmet yurt dışında ifa
edildiğinden bu işlem verginin konusuna girmeyecektir. Türk firmalarının yurt
dışında ifa ettikleri bütün hizmetler muhatap kim olursa olsun verginin
konusuna girmez.
Türk firmalarına yurt dışında ifa
edilen hizmetler de hizmet ithali kabul edilmez. Türk firmasının alacak
davasını Hollanda’da takip eden Hollandalı avukatın yaptığı hizmet KDV’nin konusuna girmez. Hizmet beli
üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV beyan etmeye gerek yoktur.
3. Avanslar
Teslim ve hizmetten önce bu
işlemlerle ilgili olarak verilen
avanslar verginin konusuna girmez. Ancak verilen avans karşılığında
fatura düzenlenmemiş olması gerekir. Fatura düzenlenirse, faturada gösterilen tutar
üzerinden teslim veya hizmetin tabi olduğu oran esas alınarak KDV hesaplanıp
beyan edilmelidir.
4. Masraf Aktarımı
Mükellefler, başkaları adına
yaptıkları masrafları aktarırken fatura
düzenlemek zorundadır. Bu faturalarda KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı da
aktarılan masrafa bağlıdır. Masraf KDV’ye tabi değilse aktarılmasında da KDV
uygulanmaz. Şu örneğe dikkat edilmelidir. Bir firma, personelinin sağlık
giderlerinin yarısını karşılamak üzere bir özel hastane ile anlaşma yapmıştır.
Personelden sağlık giderinin yarısı tahsil edilirken % 8 KDV hesaplanması
gerekir. Çünkü tedavi hizmetleri KDV’ye tabidir. Firma bunun yerine personeli
için yarısını kendisi karşılamak üzere sağlık sigortası yaptırırsa durum
değişir. BSMV’ye tabi olan sağlık sigortası KDV’den müstesnadır. Sigorta
tutarının yarısı personelden tahsil edilirken KDV hesaplanmaz.
Masraf aktarımında şu önemli husus
unutulmamalıdır. Vergiye tabi bir teslim veya hizmet yapılırken KDV’ye tabi
olmayan bir çok harcama ortaya çıkabilir. Bunlar işlem bedeline yani KDV
matrahına dahil edilir ve üzerinden KDV hesaplanır. Mükellef (A)’nın malını
taşıyan bir taşımacı bu malı sigorta ettiriyorsa, sigorta tutarını taşıma
bedeline dahil edip KDV hesaplamak zorundadır. Sigorta işleminin BSMVY’ye tabi
olması nedeniyle KDV’den müstesna olması taşıma bedeli dışında tutulup KDV
hesaplanmamasını gerektirmez. Burada ölçü şudur. Mükellef başkasına bir teslim
veya hizmet ifa etmeden, sadece onun adına bazı masraflar yapıyorsa, bu
masraflardan KDV’ye tabi olmayanların aktarılmasında KDV uygulanmaz. Ancak bu
masraflar, yapılan bir teslim ve hizmetle ilgili ise KDV Kanununun 24. maddesi
gereğince işlem bedeline dahil edilip vergilendirilir.
5. Tazminatlar
Tazminatlar çeşitli şekillerde
ortaya çıkabilir. Tazminat, bir zararın karşılanması için ödeniyorsa KDV’nin
konusuna girmez. Bir taşımacı aracıyla bir iş yerinde hasara yol açar ve 10 000
YTL tazminat öderse, bu ödeme bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya
çıkmadığından verginin konusuna girmez.
Sigorta tazminatlarında da durum
aynıdır. Bir şirketin sigortalı işyerinin yanması nedeniyle sigorta şirketinden
aldığı 50 000 YTL tutarındaki sigorta tazminatı KDV’ ye tabi olmaz. Sigorta
konusunda yeri gelmişken bir hususa değinelim. Araç sigortalarında hasara
uğrayan aracın sahibi, tamiratı yaptırıp faturayı sigorta şirketine ibraz
etmekte ve karşılığını tahsil etmektedir. Böyle bir tamir faturasında bedel 4
000 YTL, KDV 720 YTL olarak gösterilmiş olsun. Araç iktisadi işletmeye dahilse
ve tamir faturasındaki KDV indirim konusu yapılabiliyorsa sigorta şirketi araç
sahibine 4 000 YTL ödeyecektir. Araç mükellefiyetle ilgili değilse ödeme KDV
dahil (4720 YTL) olarak yapılacaktır.
6. Cezai Şartlar
Cezai şartlar işin istenilen zamanda
veya istenilen şartlarla yapılmaması nedeniyle sözleşme ile öngörülebilir. Bir
taşıma işini belirli nem ve ısı şartları içinde yapılmasını 10 000 YTL
karşılığında taahhüt eden taşımacı, bu
şartlara uymadığı için sözleşme gereği taşıtana 1 000 YTL öderse, bir teslim ya
da hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan bu ödeme KDV’ nin konusuna girmez.
Taşımacı bu iş karşılığında 9 000 YTL elde etmiştir. Ancak 1 000 YTL bedelden
düşülmez. Taşıma hizmetinin vergisi 10 000 YTL üzerinden hesaplanır.
Burada iş gereği gibi
yapılmadığından ceza ödenmiş bu ödemede KDV hesaplanmamıştır. Bazen işi yapan
sözleşme gereği fazla bir bedel de alabilir. Mesela 50000 YTL tutarındaki bir
inşaat işi 120 günde bitirilmek üzere taahhüt edilmiş, sözleşmede işin erken
bitirilmesi halinde gün başına 100 YTL prim ödenmesi kararlaştırılmıştır. İş 5
gün erken bitirilmiş ve müteahhide 500 YTL ek ödeme yapılmıştır. Bu tutar işlem
bedelinin bir unsuru olduğundan vergiye tabidir.
7. Nefaset Bedelleri
Nefaset bedeli, işin anlaşmada öngörülen standartlara
uymaması halinde işi yapanın yaptırana eksik ödeme yapmasına imkan veren ve
cezai şarta benzeyen bir uygulamadır. Burada işi yapanın yaptırana ödeme
yapması değil, iş karşılığı ödenecek bedelin düşürülmesi söz konusudur. Sonuçta
işi yaptıran lehine bir gelir doğmaktadır. Bu gelir de bir teslim veya hizmet
karşılığında ortaya çıkmadığından verginin (KDV) konusuna girmez. Bu tutarlar
teslim veya hizmetin KDV matrahından da indirilemez.
8. Aidatlar
Aidatlar genellikle dernek,
kooperatif gibi organizasyonlarda ortaya çıkar. Kooperatif işyeri veya konut
yapacaksa üyeler bunların bedelini aidat şeklinde öderler. Bu ödemeler
sırasında KDV hesaplanmaz. Ancak biten konut veya işyerlerinin üyelere teslimi
KDV’nin konusuna girer. Konut teslimleri KDV’den müstesna olduğu için konut
yapı kooperatiflerince üyelere yapılan konut teslimlerinde vergi uygulanmaz.
İşyeri yapı kooperatifleri ise üyelere
işyerlerini teslim ettiğinde KDV hesaplayıp beyan etmek zorundadır.
Bazı durumlarda aidat ortaklaşa
masrafların (elektrik, su, yakıt, temizlik vb.) karşılanması amacıyla alınır.
Organizasyon ve üyeler KDV mükellefi değilse bu aidatlar da verginin konusuna
girmez. Ancak özellikle üyeler KDV mükellefi ise bu harcamalar ait verginin
indirim konusu yapılabilmesi için aidatlar için de fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması
gerekir. Sözgelişi, otogar işleten bir Belediye, yukarıdaki harcamalar için
kiracılardan aidat topluyorsa fatura düzenleyip KDV hesaplamalı, üyeler de bu
vergiyi indirim konusu yapabilmelidir.
9. Ücretler
Emeğin karşılığı olarak ödenen ve
Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre vergilendirilen ücretler KDV’nin
konusuna girmez.
Aynî ücret ödemelerinde ise durum farklıdır. Burada
işverenden çalışana yapılan bir teslim veya hizmet vardır. Bunların ücret
olarak verilmesi KDV uygulanmamasını gerektirmez. Çünkü ücretin KDV’ nin
konusuna girmemesi ücretli bakımından önem taşır. Onun emeği ile verdiği hizmet
karşılığında KDV hesaplayıp beyan etmemesini sağlar. İşveren ücret olarak mal
veya hizmet veriyorsa bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunuyor demektir.
Bu işlemler ise verginin konusuna girdiğinden işverenin vergi hesaplayıp beyan
etmesi gerekir.
Ancak 9 seri no.lu KDV genel
Tebliğinde yapılan bir yorum ile Gelir Vergisi
Kanununa göre vergiden müstesna olan aynî ücret ödemelerinin de KDV’ nin
konusuna girmemesi sağlanmıştır. Bunlar ücretlilere; işyeri veya müştemilatında
yemek verilmesi, yatacak yer veya konut tahsisi, işyerine taşınmaları, demirbaş
olarak giyim eşyası verilmesidir. Bunların emsal bedeli üzerinden KDV
hesaplanmaz.
10. Depozitolar
Güvence paraları KDV’nin konusuna
girmez. Elektrik, doğalgaz, su işletmelerine verilen depozitolar buna örnektir.
Bunların ödenmesi sırasında ödeme yapılan kuruluş, geri alınması sırasında da
geri alan işletme KDV hesaplamaz.
11. Teminatlar
Bazen bir işi ihale eden firma
yükleniciden teminat talep edebilir. Bu teminatlar da verginin konusuna girmez.
Teminat döviz, altın gibi değeri değişebilen bir unsura endekslenmişse değer
artışı da KDV’ye tabi tutulmaz.Sözgelişi 2 000 000 YTL tutarındaki bir ihale için
yükleniciden 100 000 dolar teminat alınmış olsun. Teminat alındığında dolar 1,1
YTL, geri alındığında 1,3 YTL olursa yüklenici lehine doğan 20 000 YTL için KDV
hesaplanmaz.
Teminatın bir kısmı işin gereği gibi
yapılmadığı gerekçesiyle kesilebilir. Kesilen tutar, teminatı alan bakımından
bir gelir mahiyetindedir. Ancak bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak
ortaya çıkmadığından verginin konusuna girmez. Kesilen tutar ihale bedelinden
yani KDV matrahından da indirilmez.
12. Sübvansiyonlar
Şimdi pek uygulanmayan
sübvansiyonlar verginin konusuna girmez. Sözgelişi, Devlet zirai ilaç
kullananlara 20 kiloluk koli başına 10 YTL sübvansiyon veriyorsa, bu tutarı
Devletten tahsil eden kullanıcı KDV hesaplayıp beyan etmez. Ancak sübvansiyon
tutarı zirai ilacın teslim bedelinden de indirilmez. Yani bu koli bayi
tarafından kullanıcıya 60 YTL’ ye satılıyorsa 10 YTL sübvansiyon matrahtan
indirilmez. KDV 60 YTL üzerinden hesaplanır.
13. Dövizli İşlemler
Dövizli işlemlerde, bedelin kısmen
ya da tamamen daha sonra ödenmesi nedeniyle satıcı lehine ortaya çıkan kur
farkları işlem bedeline dahil edilerek vergilendirilir. Kur farkı alıcı lehine
ortaya çıkıyorsa, işlem bedeli azalmış demektir. KDV’ nin de karşılıklı
düzeltme yoluyla azaltılması gerekir.
Ancak döviz cinsinden alacakların
yıl sonu değerlemesi sırasında ortaya çıkan lehte farklar bir teslim veya
hizmet karşılığında ortaya çıkmadığından KDV’ nin konusuna girmez.
(*)
Mali Pusula Dergisi'nin Nisan 2005 Sayısından İktibas
Edilmiştir.
|