|
13
Aralık 2004
Ali
Türker PİRTİNİ
Denetçi
/ S.M.M.M
alipirtini@hotmail.com
2006 Yılından Başlamak Üzere Menkul
Sermaye İratlarının Vergilendirilmesinde Stopaj Uygulaması Maliye’nin Gündeminde .
Menkul Sermaye İratlarının
vergilendirilmesi kamuoyunun büyük bir kesimini yakından ilgilendiriyor. Her yönüyle tasarruf sahipleri açısından
getirisi yüksek olan devlet iç
borçlanma senetlerinin vergilendirilmesindeki mevcut sistem beyan esasına
dayalı.
6 Aralık ‘ ta Sayın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ‘ ın ve Sayın Devlet Bakanı Ali Babacan’ ın
yaptığı ortak açıklama da 2006 Yılından itibaren Menkul sermaye iratlarının
vergilendirilmesinde stopaj yoluyla vergilendirme döneminin başlayacağı
belirtildi. Bu uygulama 01.01.2006 Yılından İtibaren İhraç edilecek menkul sermaye iratlarına ( Hazine Bonosu Ve
Devlet Tahvili ) uygulanacak.(1)
Konunun
detaylarına yönelik herhangi bir açıklama şu anada yok . Önümüzdeki günlerde
her hangi bir değişiklik olmaz ise 2005
Yılında ‘da eski mevcut beyan sistemiyle menkul sermaye iratlarının
vergilendirilmesine devam edilecek. Şurada bir hususu vurgulamakta
yarar görüyoruz Kamunun finansmanı
açısından iç borçlanma senetlerinin önemi çok büyük. 2006 yılında yürürlüğe girmesi
beklenen uygulamada eğer yüksek oranlı
bir stopaj olur ise bu senetlere olan
talebin ‘de azalmasına neden olabilir. Uygulamanın belirli bir tutara
kadar vergisiz olması , belirli bir tutarı aştıktan sonra vergiye tabi olması
hali hazırda yatırımlarına bu yönde devam eden
küçük tasarruf sahiplerinin de yatırımlarına bu kapsamda devam etmelerine
olanak sağlayacağı kanaatindeyiz.
Hali
Hazırdaki Menkul Sermaye İratlarının vergilendirmesi hem beyannameyi
düzenleyenler hem de mevcut beyanlar üzerinden işlem yapan vergi idaresi açısından zorluklar taşıyor . Hesaplama
aşamasında maddi hata yapılması
yada vergi beyanının GVK ‘nın ilgi
maddelerinin ve tebliğlerinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanarak
hatalı verilmesi ve bunların sonradan ortaya çıkması bu verginin mükellefi olanların ileride gecikme zammına ve vergi
ziya cezası ile karşılaşmalarına neden olmakta. Eğer mevcut hatalı beyan fark
edilmez ise hazine kayba uğramakta . Özellikle 1999 ve 2000 Yılında ihraç
edilen hazine bonosu ve devlet tahvillerinin vergilendirilmesinde bu husus çok
sık gündeme geldi .
Kısa
bir hatırlatma yapalım 2004 yılı Menkul Sermaye İratlarının vergilendirilmesine
yönelik olarak kullanılan indirim ve
istisnalar belirginleşti . Şükrü Kızılot Hoca
10.11.2004 tarihli hürriyet gazetesindeki köşesinde aşağıdaki açıklamada bulundu
“ Enflasyon
indirimi oranı, 2004 yılı yeniden değerleme oranı olan yüzde 11,2’nin, aynı
dönemde HB ve DT ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi
sonucu bulunuyor. Bileşik ortalama faiz oranı; Hazine tarafından Maliye’ye
ağırlıklı ortalamaya göre yüzde 25,59 aritmetik ortalamaya göre yüzde 25,83
olarak bildirildi. Maliye, ağırlıklı ortalamayı, 25,6 olarak esas alıyor. Buna
göre, iki oranın birbirine bölünmesi sonucu, enflasyon indirimi (11,2 / 25,6=) yüzde
43,8 olarak bulunuyor (GVK Md. 76/2). Maliye Bakanlığı’nın, bu oranı Aralık
ayında, bir genel tebliğ ile açıklaması bekleniyor ” (2)
26.7.2001-31.12.2004
tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz
gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamına uygulanan
(3)
(G.V.K geçici 59) 121.794.000.000 TL ‘ lik istisna 2003 yılı
için açıklanan (28,5) yeniden değerleme
oranı kadar arttırıldığında yeni istisna 156.505.290.000.TL olmakta bu da Yeni
TL olarak değerlendirildiğinde 156.505 lira
, 29 kuruş ( yüz elli altı bin beş yüz beş lira yirmi dokuz kuruş )
olmakta
Dipnotlar
(1)
“ Bonoya Stopaj
2006 yılında ” 07 Aralık 2004 tarihli
Referans Gazetesi S:4
(2)
“ Hazine Bonosunda 303 milyara kadar vergi
yok ” Şükrü Kızılot Hürriyet 10.11.2004
S,13.
(3)
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu - Geçici 59.Madde.
|