BİREYSEL EMEKLİLİK  SİSTEMİ VE ŞAHIS SİGORTALARI İÇİN ÖDENEN KATKI PAYI VE PRİMLERİN GELİR VERGİSİ MATRAHI HESAPLANMASINDA İNDİRİMİ VE UYULMASI GEREKEN SON ESASLAR     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

12 Eylül 2005

 

Ali Türker PİRTİNİ

 

Başdenetçi / S.M.M.M

alipirtini@acdenetim.com

alipirtini@yahoo.com

 

BİREYSEL EMEKLİLİK  SİSTEMİ VE ŞAHIS SİGORTALARI İÇİN ÖDENEN KATKI PAYI VE PRİMLERİN GELİR VERGİSİ MATRAHI HESAPLANMASINDA İNDİRİMİ VE UYULMASI GEREKEN SON ESASLAR

 

GİRİŞ : Günümüzde vergi planlaması hem işletmeler  hem de  gelir  vergisi mükellefleri için önem arz etmektedir. Bu planlamanın yapılabilmesi için bilinçli olarak vergi mevzuatındaki indirim ve istisnaların takip edilmesi gerekmektedir. Bu takibin neticesinde vergi yükünün yasal çerçevede değiştiği görülecektir. Buradan hareketle Gelir Vergisi Kanunu’na göre  ücretin safi tutarının hesaplanmasında ve gelir vergisi matrahının tespitinde yer alan indirimlerden biriside  belirli şartlar çerçevesinde şahıs sigortaları ve bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payı ve primleridir.  Konuyla ilgili yasal düzenleme G.V.K ’ nun 63  ve 89 uncu maddelerinde yapılmıştır.  G.V.K’ nun Gerçek ücretler başlıklı 63. maddesinde  ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar olarak tanımlanmıştır.. Aynı maddenin 3. bendinde  indirim unsuru olarak ‘‘Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ’’ sayılmıştır. Aynı bentte  İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5’ini) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacağı belirtilmiştir.Bakanlar Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.

 

G.V.K nun  diğer indirimler başlıklı 89. maddesinde ise gelir vergisi matrahının tespitinde  gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden hangi indirimler yapılacağı belirtilmiş  ve 1. bentte ‘‘Beyan edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5’ini) ve asgarî ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları kendi gelirlerinden indirilir’’ denilmiştir.

 

Kanun maddelerinden anlaşılacağı üzere ücretin safi tutarının hesaplanmasında ve gelir vergisi matrahının tespitinde Şahıs sigortaları ve Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payı ve primleri indirim konusu yapılabilmektedir.  Çalışmamızda üzerinde duracağımız husus bu indirimin yapılmasında tereddüt edilen noktaları ve uyulması gereken esasları konuyla ilgili olarak  09.08.2005 tarihli 25901 sayılı resmi gazetede yayınlanan 256 Seri Nolu  Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre ortaya koymaktır.

 

Konuyla ilgili yayınlanan tebliğden hareketle konuyu altı ana başlıkta toplaya biliriz.  Bunlar sırasıyla, İndirim konusu yapılacak prim ve katkı payı ödemelerinin belgelendirmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar, Katkı payı ve primlerinin indiriminde  dönemsellik, Belirlenmiş sınırların üzerinde yapılan ödemelerin durumu, Geçmiş dönemlere yönelik yapılan (geçikmiş) ödemelerin durumu, Birden fazla işveren olması halinde yıllık miktar sınırının uygulanması ve Birikimli hayat sigortalarından bireysel emeklilik sistemine aktarımın  vergi matrahının tespitinde indirimi.

 

A-İNDİRİM KONUSU YAPILACAK PRİM VE KATKI PAYI ÖDEMELERİNİN BELGELENDİRMESİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

 

Şahıs sigortaları ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payı ve primlerin gelir vergisi matrahının tespitinde indiriminin doğru bir biçimde yapılması için ödeme tutarı ile tarihinin belgelendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi prim ve katkı payı ödemeleri makbuz karşılığı doğrudan sigorta veya bireysel emeklilik şirketine yapılabildiği gibi, banka şubeleri, bankaların otomatik para çekme makinelerine,internet veya telefon bankacılığı, kredi kartları veya posta çeki aracılığıyla da yapılabilir. Tebliğe göre  ödeme tutarı ve tarihinin; sigorta veya bireysel emeklilik şirketlerince düzenlenen makbuzlarla ya da ödeyenin adı ve soyadı, ödemenin ait olduğu dönem, ödenen prim veya katkı payı tutarı, ödeme yapılan sigorta veya bireysel emeklilik şirketinin ünvanı ve ödemenin türüne (Şahıs sigorta primi veya bireysel emeklilik katkı payı) ilişkin bilgilerin yer alması koşuluyla banka dekontları, otomatik para çekme makinası makbuzları, kredi kartı ekstreleri ve posta çekleri ile tevsik edilebilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

Sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesinin bir örneğinin (fotokopisinin) işverene verilmesi durumunda ise sigorta veya emeklilik şirketlerince faks veya e-posta yoluyla katılımcılara gönderilen makbuz örnekleri ile internet ortamında yapılan ödemelere ilişkin olarak bilgisayardan alınan çıktılar esas alınarak da indirim uygulanabileceği tebliğde açıklanmıştır. Bu durumda  tebliğde belirtilen  belgelerden birinin ya da yapılan ödemelerin tutarı, dönemi ve tarihini gösteren sigorta veya emeklilik şirketlerince düzenlenmiş bir yazı veya ekstrenin, indirimin uygulandığı ücretin ilgili olduğu yılı izleyen yılın ikinci ayı sonuna kadar işverene iletilmesi gerekmektedir.

Herhangi bir sebeple işten ayrılma olması durumunda söz konusu belgeler işten ayrılmadan önce işverene iletilmesi zorunludur. Ancak, işverence uygun görülmesi halinde, işten ayrılma tarihinden itibaren bir ay içinde de iletilebilecektir.

 

Tebliğde yapılan açıklamaya göre sigorta primi ve katkı payının sigorta veya emeklilik şirketine hizmet erbabı tarafından doğrudan ödenmeyip, işverenler aracılığıyla ödenmesi halinde ise  (grup sigortası veya grup bireysel emeklilik sözleşmesi ), sigorta poliçesi veya bireysel emeklilik sözleşmesinin bir örneğinin işverende bulunması  halinde  bu poliçe veya sözleşmede sigorta priminin veya bireysel emeklilik katkı paylarının ödeme dönemlerinin, ayrıca bu dönemler için ödenecek prim ve katkı payı tutarlarının belli edilmiş olması kaydıyla, hizmet erbabı için işveren tarafından sigorta veya emeklilik şirketine ödenen ve/veya hizmet erbabının ücretinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen sigorta primi ve katkı payı, her bir kişi için ücretin vergi matrahının tayininde indirim olarak dikkate alınacaktır.

 

B-KATKI PAYI VE PRİMLERİNİN İNDİRİMİNDE  DÖNEMSELLİK

 

Bu konuyla ilgili en önemli nokta “ Katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, gelirin elde edildiği dönem ile ilişkili olması ve bu dönem sonuna kadar ödenmiş olmasıdır.  ” Bu husus tebliğde özellikle vurgulanmıştır.  Ayrıca zarar beyanı ya da oran ve tutar sınırlamaları dolayısıyla yıllık beyannamede indirim konusu yapılamayan prim veya katkı paylarının daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılması asla mümkün değildir. Bu durumun göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

 

Tebliğde yapılan açıklamada gelir vergisi uygulamasında vergilendirmenin  takvim yılı olduğu belirtilmiş, bununla birlikte, tevkif yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur değillerse tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılmakta ve kesilen vergiler gelir vergisinin yerine geçmekte olduğu vurgulanmıştır. Buna göre, yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak prim veya katkı payının, beyannamenin ilgili olduğu yıl ile ilişkili olması ve bu yılın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir. Ücretlere ilişkin indirimde ise ücretin ilgili olduğu ay ile ilişkili olması ve bu aylık dönemin sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.

 

Tebliğe göre aylık bazda yapılacak indirimde, primin peşin ödenmesi veya taksit dönemlerinin bir aydan daha uzun belirlenmesi halinde, prim tutarı ilgili olduğu aylar dikkate alınarak (ödenmiş olması şartıyla) indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir. Oransal sınırlar (ücretin %10’u veya %5’i gibi) çerçevesinde kalsa dahi daha sonraki aylara ilişkin peşin olarak ödenen tutarların ödendiği ayda indirim konusu yapılması mümkün değildir.

 

Yıllık bazda yapılacak indirimde de sadece gelirin ilgili olduğu yıla ilişkin prim tutarı indirim konusu yapılacaktır.

 

Örneğin 1 Ağustos 2005 tarihinden başlamak üzere bir yıllık yapılan ve bedeli peşin olarak ödenen sağlık sigortası priminin beş  aylık kısmının 2005 yılına, diğer yedi aylık kısmının da 2006 yılına ilişkin beyannamede indirim konusu yapılması gerekir.

 

Genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi tevkifatı için muhtasar beyanname vermemektedir. Ücretlerini peşin alan ücretlilerin, aylık dönemler itibariyle ödedikleri şahıs sigorta primleri ve bireysel emeklilik katkı payları, prim ve katkı payı ödeme belgesinin primin ve katkı payının ait olduğu ay içinde işverene ibraz edilmesi koşuluyla oransal ve mutlak sınırlamalar çerçevesinde izleyen aylara (bir sonraki aya) ait ücretlerin vergi matrahının hesabında indirim olarak dikkate alınabilecektir.

 

C-BELİRLENMİŞ SINIRLARIN ÜZERİNDE YAPILAN ÖDEMELERİN  DURUMU

 

Tebliğde yapılan açıklamada  bireysel emeklilik uygulamasında sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde, sözleşmede ilgili dönemde ödenmesi öngörülenin üzerinde ödenen katkı payı, ödeme tarihinden önceki son bir yıllık döneme ait ödenmemiş katkı paylarına mahsup edildiği veya ödeme tarihinden itibaren azami bir yıllık dönemde ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edildiği,diğer hallerde ise katkı payının üzerinde yapılan ödemeler ilgili ödeme tarihindeki katkı payı olarak kabul edildiği belirtilmiştir.

 

‘‘Sözleşmede dönem için belirlenen katkı payının üzerinde ödeme yapılması ve bu ödemenin ileriki dönemler için ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edilmesi halinde, ödenen katkı payı ilgili olduğu dönemde indirim konusu yapılabilecektir ”.

 

Sözleşmede o dönem için ödenmesi öngörülen katkı payı tutarının üzerinde ödeme yapılması ve bu fazlanın ödemenin yapıldığı döneme ilişkin katkı payı olarak kabul edilmesi halinde ise indirim hakkı sadece o dönemle ilgili olarak kullanılabilecek olup oran ve tutar yönünden sınırlamalar nedeniyle indirilemeyen kısım, daha sonraki dönemlerde indirilemeyecektir. Bu hususa özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

D-GEÇMİŞ DÖNEMLERE YÖNELİK YAPILAN (GEÇİKMİŞ) ÖDEMELERİN DURUMU

 

Tebliğde altı çizilen bir diğer önemli hususta “ Ödenmemiş prim ve katkı payları , sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesi bulunsa dahi indirim konusu yapılamayacağıdır. ”Geçmiş dönemlere ilişkin olarak yapılan prim ve katkı payı ödemelerinin düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu dönemin matrahının tespitinde indirim konusu yapılması da mümkün bulunmamaktadır.

 

Ancak ödemenin geçmiş dönem, cari dönem veya izleyen dönemleri de içeren bir ödeme olması halinde, geçmiş döneme ilişkin prim ve katkı payı tutarı da ödemenin ilgili olduğu kalan aylarda indirim konusu yapılabilecektir.

 

Konuyla ilgili olarak  bir örnek vermek gerekirse;

 

1500,00 YTL aylık ücret geliri elde eden bir hizmet erbabı 01/01/2006 tarihi itibariyle kendisine ait hayat sigortası sözleşmesi yapmış olup, ilgili sigorta şirketine Ocak–Haziran 2006 aylarına ait (6 aylık) toplam 200,00 YTL sigorta primini 18/02/2006 tarihinde defaten ödemiştir. Sözü edilen ücretli sigorta primine ait makbuzu da 19/02/2006 tarihinde işverenine ibraz etmiştir.

 

Aylık dönemlerde ödenmesi gereken özel şahıs sigorta priminin bir defada toplu olarak ödenmesi halinde, ücretin vergi matrahının tayininde, primin bir aylık ücret gelirinin (1.500,00 YTL) %5’i olan 75,00 YTL’ye kadar olan kısmı indirim olarak dikkate alınabilecektir. Buna göre, altı aylık toplu ödenen prim tutarı makbuzun ibraz edildiği ay dahil olmak üzere, primin ait olduğu kalan ay sayısına bölünerek kalan her bir aya isabet eden aylık tutar (200/5= 40,00 YTL) tespit edilecektir. Bu tutar Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının vergi matrahının tayininde indirim olarak dikkate alınacak, prim ödeme belgesinin işverene ibraz edildiği aydan önceki ay olan Ocak 2006 ayı için ise herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

 

E-BİRDEN FAZLA İŞVEREN OLMASI HALİNDE YILLIK MİKTAR SINIRININ UYGULANMASI

 

Tebliğe göre birden fazla işverenden ücret alınması durumunda, yıllık asgari ücrete ilişkin miktar sınırlamasının ücretli tarafından verilecek bilgiler çerçevesinde yürütülmesi gerekmekte olup  özellikle yıl içinde işe başlamalarda ileride doğabilecek sorunları önlemek açısından ücretliden sigorta primi ve katkı payı konusunda daha önce yapılan uygulamalarla ilgili olarak yazılı bilgi alınması gerekli görülmektedir.

 

F-BİRİKİMLİ HAYAT SİGORTALARINDAN BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNE AKTARIMIN  VERGİ MATRAHININ TESPİTİNDE  İNDİRİMİ

 

Tebliğde birikimli hayat sigortalarından bireysel emeklilik sistemine aktarımın  vergi matrahının tespitinde   indirimi  de ele alınmış konuyla ilgili yapılan açıklamada 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun Geçici 1 inci maddesi kapsamında mevcut birikimli hayat sigortalıların talep etmeleri ve sigortalıların ilgili mevzuatta öngörülen şartları haiz olmaları halinde, birikimlerini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte bireysel emeklilik sistemine aktarabilecekleri belirtilmiş olup böyle bir aktarımın gerçekleştirilmesi halinde, sigorta poliçesi 07/10/2001 (4697 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle G.V.K madde 63’ ün değişen 3 .bendinin yürürlük tarihi ) tarihinden önce düzenlenmiş olsa dahi aktarım işleminden sonra yapılacak her türlü katkı payı ödemelerinin yeni sistem çerçevesinde vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılmasının mümkün olacağı belirtilmiştir.

 

Sonuç:  Yapılan çalışmada konu  09.08.2005 tarihli 25901 sayılı resmi gazetede yayınlanan 256 Seri Nolu  Gelir Vergisi Genel Tebliği ‘ne göre anlatılmaya  çalışılmıştır. Tebliğle ortaya konulan önemli hususları;

  • Şahıs sigortaları ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payı ve primlerin gelir vergisi matrahının tespitinde indiriminin doğru bir biçimde yapılması için ödeme tutarı ile tarihinin belgelendirilmesinin gerekmesi,
  • Katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, gelirin elde edildiği dönem ile ilişkili olması ve bu dönem sonuna kadar ödenmiş olması ,ayrıca zarar beyanı ya da oran ve tutar sınırlamaları dolayısıyla yıllık beyannamede indirim konusu yapılamayan prim veya katkı paylarının daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılmasının asla mümkün olmaması,
  • Yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak prim veya katkı payının, beyannamenin ilgili olduğu yıl ile ilişkili olması ve bu yılın sonuna kadar ödenmesinin gerekmesi, Ücretlere ilişkin indirimde ise ücretin ilgili olduğu ay ile ilişkili olması ve bu aylık dönemin sonuna kadar ödenmiş olması,
  • Sözleşmede dönem için belirlenen katkı payının üzerinde ödeme yapılması ve bu ödemenin ileriki dönemler için ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edilmesi halinde, ödenen katkı payının ilgili olduğu dönemde indirim konusu yapılabilmesi,
  • Ödenmemiş prim ve katkı payları , sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesi bulunsa dahi indirim konusu yapılamaması,
  • Geçmiş dönemlere ilişkin olarak yapılan prim ve katkı payı ödemelerinin düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu dönemin matrahının tespitinde indirim konusu yapılmasının da   mümkün bulunmaması,  Ödemenin geçmiş dönem, cari dönem veya izleyen dönemleri de içeren bir ödeme olması halinde, geçmiş döneme ilişkin prim ve katkı payı tutarının da   ödemenin ilgili olduğu kalan aylarda indirim konusu yapılabilmesi olarak sıralayabiliriz.

Kaynaklar :

-193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

-09.08.2005 Tarihli 25901 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan 256 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği