SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE DAMGA VERGİSİNDE MAKBUZ KARŞILIĞI ÖDEME     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

Ali Türker PİRTİNİ

Başdenetçi / S.M.Mali Müşavir

alipirtini@hotmail.com

 

SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE DAMGA VERGİSİNDE MAKBUZ KARŞILIĞI ÖDEME

 

GİRİŞ: 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu 11.07.1964 tarihinde 11751 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak Türk Vergi Sistemindeki yerini almıştır. Günümüze kadar Damga Vergisi Kanununun maddelerinde  değişiklikler  yapılmış olup en son  değişiklikler  ise 5281 Sayılı Vergi Kanunlarının Yeni Türk lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun ile yapılmıştır. Daha sonrada yapılan bu değişikliklerin uygulanmasına yönelik olarak 43 ve 44 Seri No’lu  Damga Vergisi Genel Tebliğleri yayınlanmıştır. Çalışmamızda konuyla ilgili değişiklikler  5281 sayılı kanun ve bu kanuna yönelik açıklamaların yer aldığı  43 ve 44  Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri çerçevesinde ele alınacaktır.

 

5281 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 4 tür damga vergisi ödeme şekli vardı. Birincisi “ Pul Yapıştırmak Suretiyle Ödeme ”, ikincisi “Basılı Damga Konulması Suretiyle Ödeme” , üçüncüsü  “Makbuz Verilmek Suretiyle Ödeme ” dördüncüsü  “İstihkaktan Kesinti Şekliyle ” Ödemeydi. En yaygın olan damga vergisi ödeme şekli ise herkesçe bilindiği üzere damga pulu ile damga vergisi ödenmesi şekli idi. Yaygın olan bu uygulama pratik olduğu için uzun sürece vergi tahsilinde yer bulmuştu. Fakat bu uygulama vergi tekniği açısından bir çok eksiklik ve vergi tahsilatı açısından da bir çok risk taşımaktaydı. 5281 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte 01.01.2005 tarihinden başlamak üzere damga pulu yapıştırmak suretiyle damga vergisi ödeme uygulaması kaldırılmış bunun yerine makbuz karşılığı damga vergisi ödenmesi uygulaması başlamıştır. Böylelikle geriye, makbuz karşılığı damga vergisi ödenmesi, istihkaktan kesinti yapılması suretiyle damga vergisi ödenmesi ve basılı damga konulması yoluyla damga vergisi ödenmesi olarak üç tür  damga vergisi ödenme şekli kaldı.

 

Makbuz Karşılığı Damga Vergisi Ödenmesi

 

Yukarıda yaptığımız açıklama çerçevesinde  Makbuz karşılığı damga vergisi ödenmesi şekli tamamıyla damga puluyla damga vergisi ödenmesi şeklinin yerini almış bulunmaktadır. Makbuz karşılığında damga vergisi ödenmesi şeklini ise iki kısımda inceleyebiliriz. Birinci kısım ‘‘Sürekli Damga Vergisi Mükellefiyeti Kapsamında Olanlar”. İkinci kısım ise “ Sürekli Damga Vergisi Mükellefiyeti Kapsamında Olmayanlar ”.

 

Sürekli  Damga Vergisi Mükelellefiyeti Kapsamında Olanlar ve Sürekli  Damga Vergisi Mükellefiyeti Kapsamında Olmayanlar

 

Sürekli damga vergisi mükellefiyeti ile ilgili genel açıklamalar ve sürekli damga vergisi mükellefi olanlar ile ilgili genel liste  eski damga vergisi tebliğlerine de atıfta bulunularak (8 ve 12 Nolu Damga Vergisi Genel Tebliği) 31.12.1980 tarihinde 17207 sayılı resmi gazetede yayınlanan 16 Seri Nolu Damga Vergisi genel tebliğinde yapılmıştı. 04 Şubat 2005 Tarihli 25717 Sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren 43 seri nolu  damga vergisi genel tebliği ile de daha önce sürekli damga vergisi mükellefiyetine tabi olan

         

          Liste

          1-KATMA BÜTÇELİ İDARELER

          2-İL ÖZEL İDARELERİ-BELEDİYELER

          3-DÖNER SERMAYELİ KURULUŞLAR

          4-BANKALAR

          5-KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ

          6-DEVLET VE KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İŞTİRAKLERİ

          7-ÖZERK KURULUŞLAR

          8-DİĞER KAMU KURUMLARI

          9-ANONİM ŞİRKETLERİ’ nin sürekli damga vergisi mükellefi olmalarına devam edilmiştir

 

43 Seri Nolu Tebliğe göre yukarıdaki listede yer alan kurum ve kuruluşlar eskiden olduğu gibi damga vergisi defteri tutmaya ve bu defterleri notere veya ticaret sicil memurluğuna tasdik ettirmeye devam etmeleri gerekmektedir. 5281 Sayılı kanunla değişik 22/a maddesine göre göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların damga vergisi ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilmek ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenmek zorundadır. Anılan tebliğe göre Sürekli damga vergisi mükellefiyeti kapsamında olan bu kurum ve kuruluşların damga vergisini gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine beyan edilip ödenmesi uygulamasına da devam edilecektir. Ayrıca bankalar, anonim şirketler gibi merkezleri dışında başka il veya ilçelerde faaliyet gösteren şubelerin düzenledikleri kağıtlara ait damga vergileri ise, şubeler tarafından, muhtasar beyannamelerinin verildiği vergi dairelerine sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirerek beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.

 

Yukarıda yer alan listeye 32 Seri No’ lu Damga Vergisi Genel Tebliği ile aşağıdaki kişi ve kuruluşlar eklenmişti

 

10-  5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA TABİ DİĞER MÜKELLEFLER

11-  KOLLEKTİF VE ADİ KOMANDİT ŞİRKETLER

12-  213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTANLAR

 

Daha sonra 43 Seri Nolu Damga Vergisi  Genel Tebliği ile bu listeye

 

13- 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE İŞLETME HESABI ESASINA GÖRE DEFTER TUTAN mükellefler eklenmiştir.

 

Son olarak 16 Nisan 2005 tarihli 25788 sayılı resmi gazetede yayınlanan 44 Seri Nolu Damga Vergisi Genel Tebliği ile bu listeye

 

14- SERBEST MESLEK ERBABI’ da eklenmiştir.

 

Listeye daha sonra eklenen ve listede 10-14 arasında yer alanların sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi ve defter tutmaları ihtiyaridir. Sürekli mükellefiyet tesis ettirmek istemeyen bu mükelleflerin, damga vergisine ilişkin kayıtlarını 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre tutmak zorunda oldukları defterlerinde ayrıntılı olarak göstermek şartı ile ayrıca damga vergisi defteri tutmalarına gerek bulunmamaktır. 44 Seri No’lu Damga Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamaya göre İhtiyarilik hakkını kullanarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki damga vergisi mükellefleri düzenledikleri kağıtlara ilişkin damga vergisini, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine ,488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan ve gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunmayan mükelleflerin süreksiz mükellefiyet çerçevesinde düzenledikleri kağıtlara ilişkin damga vergisini ise

 

a) Tek vergi dairesi bulunan il ve ilçelerde mevcut vergi dairelerine,

 

b) Bağımsız vergi dairesi olmayan ilçelerde bağlı vergi dairesine (Malmüdürlüklerine),

 

c) Birden fazla vergi dairesi bulunan il ve ilçelerde bu vergi dairelerinden herhangi birine,

 

kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde damga vergisi beyannamesi ile beyan edip aynı süre içinde ödemeleri gerekmektedir.

 

Ayrıca Konuyla ilgili olarak 43 ve 44 Seri No’ lu Damga Vergisi Genel  Tebliğlerinde  açıklanan aşağıdaki  hususlar önem arz etmektedir.

  • Sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler tarafından vergi dairelerine tasdik için getirilen bilançolar, gelir tabloları ve işletme hesabı özetlerinin üzerinde ".... YTL damga vergisi tarafımızdan makbuz karşılığı ödenecektir. Defter sıra no ...." kaşesinin bulunması ve kağıdı düzenleyen mükellefin imzaya yetkili elemanları tarafından onaylanması halinde tasdik işlemi yapılacaktır.

Ancak, sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen mükellefler tarafından vergi    dairelerine tasdik için getirilen bilançolar, gelir tabloları ve işletme hesabı özetlerine ait            damga vergileri vergi dairesi tarafından makbuz tahsil edildikten sonra tasdik işlemi yapılabilecektir. Söz konusu makbuzlara ".... tarihli bilanço", veya ".... tarihli gelir tablosu" gibi bir ibare konularak makbuzun hangi kağıda ait olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.

  • Mükelleflerin, damga vergisinin ödendiğine ilişkin makbuzu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde saklaması ve istenildiğinde yetkililere ibraz etmesi zorunludur.
  • Makbuz karşılığı ödenecek damga vergisi yoksa damga vergisi beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükelleflerin, bu durumu bir yazı ile beyanname verme süresi içinde vergi dairesine bildirmesi gerekmektedir.
  • Noterliklerde düzenlenen veya tasdik için noterlere getirilen kağıtların damga vergilerinin noterler tarafından tahsil edilmesi uygulamasına devam edilecektir.
  • 5281 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile Damga Vergisi Kanununun 24 üncü maddesine eklenen üçüncü fıkrası çerçevesinde, Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup, zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirenler için taraf oldukları işlemlere ilişkin kağıtlara ait verginin beyan ve ödenmesi bakımından sorumluluk getirilmiştir.

(43 No’lu) Tebliğdeki açıklamaya göre Zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli damga  vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler ile diğer kişiler arasında düzenlenen ve  damga vergisine tabi olan kağıtlara ait verginin tamamı sürekli damga vergisi  mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler tarafından Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen süre içinde beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.. Verginin  zamanında beyan edilip ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda, vergi,  ceza ve fer’ileri işleme taraf olan ve damga vergisini sürekli makbuz verilmesi şekliyle ödemek zorunda olan   mükelleflerden alınacaktır. Ancak, bu mükelleflerin vergi  aslı için karşı tarafa rücu hakkı saklıdır.

 

Tebliğ de konuyla ilgili verilen örneğe göre  bir anonim şirket ile gerçek kişi arasında düzenlenen  sözleşmenin damga vergisinin beyan edilip ödenmesinden anonim şirket  sorumludur denmiş. Söz konusu beyan ve ödemenin anonim şirket tarafından yerine getirilmemesi durumunda, vergi, ceza ve fer’ileri işleme taraf olan ve damga vergisini  sürekli makbuz verilmesi şekliyle ödemek zorunda olan anonim şirketten aranacağı belirtilmiş. Ancak, anonim  şirket yalnızca vergi aslı için sözleşmenin diğer tarafı olan gerçek kişiye rücu ederek, ödediği damga vergisini yasal yollardan tahsil etme hakkına sahip olacağı vurgulanmıştır.

  • Zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirenler dışında kalan kişiler, imzalarını taşıyan kağıtların damga vergilerinin, Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü çerçevesinde kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirilmesi ve aynı süre içinde ödenmesinden sorumludurlar.
  • 5281 sayılı kanunla 488 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde yapılan değişiklikle, Noterlerin damga vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları vergi ve cezası usulüne göre ilgili vergi dairesine ödenmedikçe tasdik edemeyecekleri veya bunların suretlerini çıkarıp veremeyecekleri; bu hükme aykırı olarak işlem yapılması halinde, mükellef hakkında Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanmakla birlikte, noterlerden de tasdik ettikleri veya üzerinde işlem yaptıkları her kâğıt için kanunen alınması gereken cezası ayrıca alınacağı hükme bağlanmıştır
  • 488 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile, bankalar ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile iştiraklerinin yanısıra 22 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli mükellefiyet tesis ettirenlere de vergiye tabi kağıtları işleme koymadan önce damga vergisinin ödenip ödenmediğini arama zorunluluğu getirilmiştir
  • Damga vergisini makbuz karşılığı veya istihkaktan kesinti yapmak suretiyle ödeyecek olanlar tarafından düzenlenen vergiye tabi kağıtlar üzerine ".... YTL damga vergisi tarafımızdan makbuz mukabili ödenecektir. Defter sıra no..." veya ".... YTL damga vergisi tarafımızdan istihkaktan kesinti şekliyle ödenecektir. Defter sıra no..." kaşesi bulunması ve kağıdı düzenleyen kuruluşun imzaya yetkili elemanları tarafından onaylanması halinde bu kağıtları işleme koyanlar ayrıca damga vergisinin ödenip ödenmediğini araştırmak mecburiyetinde değillerdir.
  • Vergi dairelerince 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında yapılacak ödemelere ilişkin olarak düzenlenen makbuza ödemenin hangi kağıda (sözleşme, ihale kararı vb.) ve işleme (vergi, ceza, gecikme faizi) ait olduğunun yazılması gerekmektedir.

Sonuç : 5281 Sayılı kanunla damga vergisi kanununa  yönelik değişiklikler  yapılmış olup en önemli değişiklik  ‘‘Pul Yapıştırmak Suretiyle Damga Vergisi Ödeme’’ şeklinin kaldırılıp yerini makbuz karşılığı ödeme şeklinin almasıdır. Çalışmamızda  makbuz karşılığı damga vergisi ödeme şekli 5281 Sayılı kanunla yapılan  değişiklikler ve bu  değişikliklerin açıklandığı 43 ve 44 seri nolu damga vergisi genel tebliğleri çerçevesinde ayrıntılı olarak incelenmiştir.  Mükelleflerin makbuz karşılığı damga vergisi ödemelerinde son tebliğlerde yapılan  açıklamaları dikkate almalarını ve         işlemlerini buna göre yapmalarını tavsiye etmekteyiz.

 

Kaynaklar :

 

1. 31.12.2004 tarihli 25687 3.Mükerrer Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan  5281Sayılı  Vergi Kanunlarının Yeni Türk lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda   Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun

2. 04 .02. 2005 Tarihli 25717 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan 43 seri nolu  Damga Vergisi Genel Tebliği

3. 16.04.2005 tarihli 25788 sayılı resmi gazetede yayınlanan 44 Seri Nolu Damga Vergisi Genel Tebliği