|
30
Mart 2005
Ali Türker PİRTİNİ
Denetçi / S.M.M.M
alipirtini@hotmail.com
HANGİ BİLANÇO ŞİRKET GENEL KURULLARINCA ESAS ALINACAK, DÜZELTİLMİŞ BİLANÇO MU YOKSA TARİHİ BİLANÇO MU ?
Ülkemizde
geçmişte yaşanan yüksek enflasyon mali tablolar üzerinde olumsuz etkiler yaratmış olup bu etkinin hem
finansal hem de vergisel açıdan giderilmesi için bir dizi yasal düzenleme yapılmıştır. Enflasyonun mali
tablolardaki etkisini gidermek için atılan bu adım çok önemli ve takdire şayan
olup uluslararası muhasebe standartlarına yaklaşmamızı hatta daha iyisini yapma
gayretinde olmamızı sağladı. Fakat enflasyon düzeltmesi ile ilgili alt yapı
çalışmaları çok zaman aldı iş çevrelerinin, muhasebecilerin ve akademisyenlerin
talepleri çok fazla dikkate alınmadı, yasayı hazırlayan birçok bürokrat daha
sonra farklı görevlere atandı, geçici vergi dönemlerinin son dakikalarında
açıklamalar yapıldı sonuçta bu uygulama herkesi yordu ve hatta bıktırdı.
5024 Sayılı kanunla vergi literatürüne giren
enflasyon düzeltmesi ile ilgili olarak
bir çok tebliğ ve sirküler yayınlandı.
Fakat, hâlâ sürüncemede kalan ve açıklanması beklenen bir çok konu var.
Açıklanması beklenen konuların en başında ise önümüzdeki günlerde genel kurul
yapacak olan şirketlerin genel kurulda esas alacakları bilançoların hangi esaslara
göre hazırlanmış olan bilançolar olacağı
konusudur. Tarihi esaslara göre hazırlanmış bilanço mu yoksa enflasyon
düzeltmesine tabi tutulmuş bilançomu genel kurullarda esas alınacak ve kâr
dağıtımına tabi tutulacak. Bu konuyla ilgili olarak yetkililerce (Maliye
Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, TURMOB gibi ) henüz yapılmış bir
açıklama bulunmamaktadır.
Esasen 5024
Sayılı Kanun çıkarılırken eş zamanlı olarak Türk Ticaret Kanunu’nda da
düzenleme yapılıp enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş mali bilançolarla ticari bilançoların birkaç küçük fark
haricinde bütününde aynı esaslara göre kabul görmesi sağlanabilirdi. Ve böylelikle kâr dağıtımı dahil bir çok konu
açıklığa kavuşabilirdi. Bizce bu husus göz ardı edilmemeliydi. Şimdi tüm
şirketler bu konuya açıklama getirilmediği için genel kurullarını bekletme
kararı içindeler.
Uygulama
esnasında 31.12.2003 Tarihli enflasyon düzeltmesine tabi tutulmamış bilançoda
geçmiş yıl kârı oluşmuş iken enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş bilançoda
enflasyon düzeltmesi sonucunda zarar oluşabilmekte. Kâr dağıtımı sırasında bu
konu çok önemlidir. Enflasyon düzeltmesi sonucunda oluşmuş olan bu zarar, kâr
dağıtımında dikkate alınacak mıdır?
5024 Sayılı kanunun geçici 25 maddesinin g bendinde ki
açıklamada “ 31.12.2003 tarihli
bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş sermaye, düzeltilmiş hisse
senetleri ihraç primleri ve düzeltilmiş hisse senedi iptal kârları ile borç
toplamının çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında
gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi
tutulmaz, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak kabul edilmez"
Pasif
kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba
nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin
kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak
öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi
mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz. ”
denmiştir.
Ayrıca V.U.K ‘nun mükerrer 298. Maddesinde. (5228 sayılı Kanunun 9'uncu
maddesiyle değiştirilen cümle)Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme
sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince
sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz. hükmü
getirilmiştir
Kanun hükmünden anlaşılacağı
üzere vergi matrahının hesaplanması sırasında enflasyon düzeltmesi sonucunda
oluşmuş olan bu zarar (geçmiş yıl zararı ) dikkate alınmayacak. Fakat Ticari bilançoya göre kâr dağıtımı sırasında
safi kâr hesaplanırken enflasyon
düzeltmesi sonucu oluşan bu zarar indirim konusu yapılacak mı ? Türk Ticaret
Kanunu’na göre safi kâr hesaplanırken geçmiş yıl zararları indirim konusu
yapılır. Fakat Türk Ticaret Kanunun hazırlandığı dönemlerde mali tablolar
üzerinde enflasyon etkisi yok idi ve dolayısıyla enflasyon düzeltmesi sonucu
oluşmuş olan geçmiş yıl zararları da yoktu.
Sermaye Piyasası
Kurulu bu tartışmayı kendi içerisinde
çözmüş durumda S.P.K enflasyon düzeltmesi sonucunda oluşan geçmiş yıl
zararlarının dağıtılabilecek kâr rakamı bulunurken indirim kalemi olarak
dikkate alınması esasını kabul etmiştir. S.P.K
konuyla ilgili kararını 29-12.2003
–02.01.2004 tarihli 2003/ 63 sayılı haftalık bülteninde açıklamıştır.
S.P.K konuyla ilgili ikinci açıklamasını
08.03.2004-12.03.2004 tarih ve 2004 / 10 Sayılı haftalık bülteninde yapmıştır. Bu
bültende S.P.K ‘ya tabi şirketlerce kar
dağıtımı esnasında hangi karın esas alınacağı ortaya konmuştur.
“Seri XI No
25 Sayılı Tebliğ ve bu Tebliğin geçici
1. maddesi uyarınca kabul edilen Uluslar arası Finansal Raporlama Standartları
UFRS çerçevesinde düzenlenecek mali tablolar üzerinden yapılacak kar
dağıtımında Seri XI No 25 Sayılı Tebliği/
UFRS hükümleri çerçevesinde hazırlanan konsolide olmayan mali tablolarda yer
alan kâr esas alınır.”
“ Seri XI, No:1 ve Seri XI No :20 Tebliğleri
çerçevesinde düzenlenecek mali tablolar üzerinden yapılacak kâr
dağıtımında Seri XI No 1 sayılı tebliğ çerçevesinde tarihi maliyet esasına göre düzenlenen mali
tablolar ile enflasyon göre düzeltilmiş mali tablolarda yer alan net dönem kârı
üzerinden net dağıtılabilir kârlar tespit edilerek tarihi maliyetli mali
tablolara göre hesaplanan net dağıtılabilir kâr ile enflasyona göre düzeltilmiş mali tablolara göre hesaplanan net
dağıtılabilir kâr rakamından düşük olanı esas alınır ”
Yukarıda SPK tarafından yapılmış olan bu açıklamanın
eğer önümüzdeki günlerde konuyla ilgili bir yasal düzenleme ya
da bir
açıklama yapılmaz ise genel kurul
yapacak olan tüm şirketler içinde emsal
teşkil edeceği kanaatindeyiz.
Yapılan
açıklamalar ışığında tarihi maliyetlere göre hazırlanmış bilançodaki net
dağıtılabilir kâr rakamıyla enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş bilançodaki
net dağıtılabilir kâr rakamı karşılaştırılarak hangi kâr rakamı düşük
çıkıyor ise o bilançonun kâr dağıtımına
konu edilmesi gerekecektir.
|