|
23
Mart 2005
Altar Ömer ARPACI
Maliye Bakanlığı
Gelirler Kontrolörü
altararpaci@yahoo.com
KAMU DENETİMİ ve İNTOSAİ MESLEKİ ahlâk
KURALLARI
I – GİRİŞ
Genel olarak
denetim “boyutları veya biçimleri normalin dışında olan parçaları çıkarıp atmak
amacıyla yapılan işlemdir”. Türk Dil Kurumu tarafından “denetleme”, “bir işin
doğru ve yönetime uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek,
teftiş etmek, kontrol etmek” şeklinde tanımlanmaktadır. Konuşma dilinde denetim
anlamını taşıyan ve/veya aynı anlamda kullanılan “araştırma, kovuşturma,
soruşturma, inceleme, revizyon, kontrol, teftiş, murakabe vb.” birçok sözcük
vardır. Türkiye’de denetleme kavramı, daha çok ağırlıklı olarak revizyon,
kontrol, murakabe ve teftiş sözcüklerinde kendisini bulmaktadır.
Modern anlamda
denetim, olasılık ve görelilik (probabilite ve relativite) esaslarıyla
belirlenmiş hedef ve standartlar doğrultusunda ortaya çıkan sonuçların
verimlilik, etkinlik ve ekonomiklik derecelerini ölçmek, karşılaştırmak ve
değerlendirmektir. Diğer bir anlatımla denetim, bir kuruluşun ekonomik
faaliyetlerine ve olaylarına ilişkin açıklanan bilgilerin, önceden belirlenmiş
kriterlere uygunluk derecesini belirlemek ve raporlamak amacıyla bu ekonomik
faaliyetlere ve olaylara ilişkin bilgilerle ilgili kanıtların tarafsızca
toplanması, değerlendirilmesi ve sonucun bilgi kullanıcılarına raporlanması
şeklinde tanımlanabilir.
Teftiş, denetim (murakabe) (Arapça),
revizyon, auditing (İngilizce), expertise (Fransızca) terimlerinin tümünün
içeriğinde kontrol anlamı bulunmaktadır. Kontrol, yalnız araştırma ve inceleme
ile yetinmez, denetime esas olacak ölçütleri ve fiili sonuçların bu ölçütlerden
sapmalarını ile bu sapmaların düzeltilmesi için mümkün olan önlemleri de saptar
ve gösterir. Kontrol işini yapan kişiye denetçi (murakıp), kontrolör, auditör,
exper, revizör vb. denilmektedir. (Ayrıntılı
bilgi için bkz. KENGER Erdal, Başdenetçi(YMM, MBA), DENETÇİ YARDIMCILARI EĞİTİM
NOTU, Şubat 2001)
II - KAMU KESİMİNDEKİ DENETÇİLER İÇİN ULUSLAR
ARASI YÜKSEK
DENETİM KURUMLARI TEŞKİLATI (INTOSAI) NIN MESLEKİ ahlâk
KURALLARI ve VERGİ DENETİMİ İLİŞKİSİ
- Kamu
Kesimindeki Denetçiler İçin Uluslararası Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı
(INTOSAI), kamu kesimindeki denetçiler için uluslararası nitelikli mesleki
ahlâk kurallarının oluşturulmasını zorunlu görmüştür. (Bu Mesleki ahlâk Kuralları Tasarısı; Avusturya,
Avustralya, Arjantin, Brezilya, Costa Rica, Japonya, Filipinler, Portekiz,
Suudi Arabistan, İsveç, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Denetim
Kurumlarından oluşan Uluslar arası Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı
(International Organisation of Supreme Audit Institutions=INTOSAI) Denetim
Standartları Komitesi üyelerinin ortak
çalışmalarının bir ürünüdür. Kasım 1998 de Montevideo’da yapılan 44 üncü
INTOSAI Yönetim Kurulu Toplantısında onaylanmıştır. Metnin çevirisi Sayıştay tarafından yapılmıştır. Bkz:
www.sayistay.gov.tr)
- Mesleki ahlâk
kuralları, denetçilerin günlük çalışmalarını yönlendirmek amacına yönelik
değerleri ve prensipleri içeren kapsamlı bir bildiridir. Kamu kesimi
denetçilerinin sahip oldukları bağımsızlık, yetkiler ve sorumluluklar; Yüksek
Denetim Kurumu’nun ve denetim görevinde çalıştırdığı personelinin (atanmış veya
görevlendirilmiş) yüksek meslek ahlâkı sergilemelerini gerektirir. Kamu kesimi
denetçileri için mesleki ahlâk kuralları, genelde devlet memurlarına ilişkin
meslek ahlâkı gereklerini ve özelde ise, mesleki yükümlülükleri de dahil olmak
üzere, denetçilerin meslek ahlâki gereklerini dikkate almalıdır.
- Denetçilerin
davranışları her zaman ve her koşulda kusursuz olmalıdır. Mesleklerinin
yürütülmesine ilişkin herhangi bir zaaf veya özel hayatlarındaki herhangi bir
uygunsuz davranış, denetçilerin ve temsil ettikleri Yüksek Denetim Kurulu’nun
dürüstlüğüne ve ayrıca yapılan denetim işinin kalite ve geçerliliğine gölge
düşüreceği gibi, söz konusu Yüksek Denetim Kurulu’nun güvenilirliği ve yeterliliği
hakkında da kuşkular uyandırır. Kamu
kesimindeki denetçiler için geçerli mesleki ahlâk kurallarının kabul
edilmesi ve uygulanması, denetçilere ve yaptıkları işlere karşı güven ve inanç
duyulmasını sağlar.
- Yüksek
Denetim Kurumunun güvenilen ve inanılan bir kurum olarak değerlendirilmesi çok
büyük önem taşımaktadır. Denetçi bu amaca ancak, Dürüstlük, Bağımsızlık,
Tarafsızlık, Güvenilirlik ve Yeterlik gibi beş temel kelimede saklı olan
mesleki ahlâkın gerektirdiği kavramları kabul ederek ve bunları uygulayarak
hizmet edebilir.
- Denetçiler,
kendi aralarında ve meslek içinde iyi ilişkileri ve işbirliğini geliştirecek
biçimde davranmalıdırlar. Bir mesleğin kendi üyeleri tarafından desteklenmesi
ve üyeler arasındaki işbirliği, meslek karakterinin hayati önemi haiz
unsurlarıdır. Bir denetçiye kamuoyunca gösterilen güven ve duyulan saygı,
geçmişte ve günümüzde bu yönde çaba göstermiş bütün denetçilerin ortak
başarısının ürünüdür. Bu nedenle denetçinin diğer meslekdaşlarına adil ve
dengeli bir biçimde davranması gerek denetçilerin gerekse kamunun yararınadır.
- Dürüstlük,
doğruluk ve adalet kavramlarıyla ölçülebilir. Dürüstlük, diğer taraftan
denetçilerin, denetimin ve mesleki ahlâk standartlarının şeklini ve ruhunu
özümsemelerini gerektirir. Ayrıca dürüstlük; denetçilerin bağımsızlık ve
tarafsızlık prensiplerine bağlı kalmalarını, mesleğin gerektirdiği kusursuz
davranış standartlarına uymalarını, kamu yararını gözeterek karar vermelerini
ve işlerinin yürütülmesi ile Yüksek Denetim Kurulu kaynaklarının kullanımında
tam bir dürüstlük göstermelerini gerektirir.
- Denetlenen
kurumdan ve diğer ilgili çevrelerden bağımsız olmak denetçiler için
kaçınılmazdır. Bu, denetçilerin bağımsızlıklarını artıracak veya hiç bir hal ve
şartta azaltmayacak şekilde davranmaları anlamına gelir.
- Denetçiler
yalnızca denetlenen kurumdan ve diğer ilgili çevrelerden bağımsız olma yönünde
çaba sarfetmekle kalmamalı ve fakat incelemeye tabi tuttukları konuları ele
alışları sırasında da objektif olmaya özen göstermelidirler.
Vergi inceleme
çalışmalarında genel hedef; Anayasamızın 73'üncü maddesinde yer alan “Herkes,
kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.”
ilkesinin ve vergi adaletinin gerçekleştirilmesi, ödenmesi gereken vergilerin
doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanması olacaktır. Vergi
incelemesinden amaç, ödenmesi gereken verginin doğruluğunu araştırmak, tespit
etmek ve sağlamaktır.(Vergi Usul Kanunu Md. 134) Bu hüküm uyarınca vergi
incelemesi yapmaya yetkili kişilerin öncelikli sorumlulukları, ödenmesi gereken
vergi tutarını saptamaktır. Bu bağlamda, inceleme sonucu mükellefe ilave bir
vergi tarhiyatı yapılabileceği gibi, tersine mükellefe iadesi gereken vergi de
saptanabilir
-
Denetçilerin, gerçekte bağımsız ve yansız olmaları kadar böyle oldukları
şekilde algılanmaları da çok önemlidir.
- Denetçiler,
denetlenen kurum veya diğer ilgili taraflarca ileri sürülen bilgileri
değerlendirmek durumundadırlar. Bu bilgi, denetçilerin kanaatlerine tarafsız
bir biçimde yansımalıdır. Ancak bunlar denetçinin kendi varacağı sonucu
etkilememelidir.
İnceleme
esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap
durumları ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz
ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen
tutanakların bir nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye
bırakılması mecburidir. İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri
takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden
defter veya vesikalar, nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın
alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar
kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutanakları
imzalayarak defter ve vesikaları geri alabilirler. Ancak bu defterlerin suç
delili olmaması şarttır.
- Görevlerinin
ifası sırasında elde ettikleri bilgileri denetçiler kendilerine veya
başkalarına kişisel yarar sağlamak amacıyla kullanmamalıdırlar. Bundan başka,
denetçilerin diğer kişi ve kuruluşlara adil ve makul olmayan bir üstünlük
(avantaj) sağlamak amacıyla denetledikleri kuruma ilişkin bir bilgiyi
açıklamamaları veya söz konusu bilgiyi başka kişilere zarar vermek amacıyla
kullanmamaları gerekmektedir.
Vergi inceleme elemanları Vergi Usul Kanununun
5’inci maddesi uyarınca görevleri dolayısıyle, mükellefin ve mükellefle ilgili
kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine,
servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya
gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya
üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar Vergi Usul Kanununun 5’inci maddesinde
yazılı vergi mahremiyetine uymağa mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal
edenlere mezkur Kanunun 362’nci maddesi uyarınca Türk Ceza Kanununun 198 inci
maddesinde yazılı cezanın iki katı hükmolunur. Bu ceza iki aydan az olamaz.
Suçları tekerrür edenler bir daha Devlet hizmetinde kullanılmazlar.
- Denetçiler
denetim yaparken, denetime nezaret ederken, denetim raporlarını düzenlerken
gerekli mesleki özeni göstermelidirler.
- Denetçiler
denetimlerinde mümkün olan en yüksek nitelikli metod ve uygulamaları
kullanmalıdırlar. Denetimin yürütülmesi ve raporların yazılması sırasında
denetçilerin görevi, temel önermelere ve genel kabul görmüş denetim
standartlarına bağlı kalmaktır.
- Denetçiler
mesleki sorumluluklarını yerine getirebilmek için ihtiyaç duydukları becerileri
sürekli geliştirmek ve güncelleştirmek zorundadırlar.
|