|
23
Aralık 2004 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
25649
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas
Sayısı : 2004/18
Karar
Sayısı : 2004/89
Karar
Günü : 24.6.2004
İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN : Balıkesir İş
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Esnaf ve
Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun ve
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesi, Yürürlükten Kaldırılması ve Bu Kanunlara Geçici
Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun’un 57. maddesinin (b) bendinin Anayasa’nın 2.,
5., 10., 38., 41. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali
istemidir.
I- OLAY
3 yıl 5 ay 25 gün Bağ-Kur tarım sigortalısı iken 26.3.2002
tarihinde ölenin mirasçıları tarafından ölüm aylığı talebiyle Bağ-Kur Genel
Müdürlüğü’ne vaki başvurunun 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği “beş tam
yıl prim ödenmediği” gerekçesiyle reddi üzerine, “muarazanın men’i” konusunda
anılan Kurum aleyhine mirasçılar tarafından açılan davanın kabulüne dair hükmün
Yargıtay’ca
bozulmasından sonra yapılan duruşmada, itiraz konusu kuralın, Anayasa’ya aykırı
olduğu savını ciddi bulan mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“Davacılar vekili tarafından 1.3.2004 havale tarihi ile
Mahkememize verilen dilekçede; dava dosyasında yürürlük tarihi olarak uygulanan
4956 sayılı Yasa’nın 57/b maddesinin Anayasa’ya aykırılığı nedeni ile iptali
amacı ile dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talep edilmiş, gösterilen
sebepler
karşısında Mahkememizce iddianın ciddi olduğu kanısına varılmış, bu bağlamda
Mahkememizce verilen kararın bozma gerekçesi yapılan 4956 sayılı Kanun’un 57/b
maddesi ile Yasa’nın yürürlük tarihi yayın tarihinden geriye doğru yürütülmüş
olup; bu durum hukukun genel ilkelerine bağlılık kurallarına aykırı düşmektedir.
Anayasamızda hukukun genel ilkelerinden doğrudan doğruya söz edilmemiş ancak
138. maddede bu ilkelerin hakim tarafından bir hukuk kaynağı olarak
kullanılabileceği bildirilmiştir. Bunun dışında Anayasa Mahkemesi’nce verilen
kararlarda da genel hukuk ilkelerine örnek olarak “Kanunların geriye
yürümezliği, kazanılmış haklara saygı, ahde vefa ve iyi niyet” gösterildiği,
doktrinde de kanunların geriye yürümezliği kuralının temel kural olarak
ele alındığı
belirtilmiştir. Bu şekilde geçmişe etkili olarak çıkartılan kanun sosyal
güvenlik alanını da ilgilendirmektedir. Anayasa’nın “herkes sosyal güvenlik
hakkına sahiptir” kuralı, sosyal hukuk devleti ilkesi, Anayasa’nın suç ve
cezalara ilişkin 38. maddesi yorumu karşısında Anayasa’nın 153. maddesi ve 2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun’un 28/2. maddesi
uyarınca, 4956 sayılı Kanun’un 57/b maddesinin Anayasa’nın 2., 5., 10., 38.,
41., 60. maddelerine aykırılığı nedeni ile iptali için Anayasa Mahkemesi’ne
başvurulmasına, verilecek karara kadar davanın geri bırakılmasına ... karar
verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4956 sayılı Kanun’un itiraz konusu (b) bendini içeren 57. maddesi
şöyledir:
“MADDE 57.- Bu Kanunun;
a) 1 inci maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 1 inci
maddesinin üçüncü fıkrası, 6 ncı maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 7
nci maddesinin ikinci fıkrası, 19, 25, 27, 28, 29, 30, 31, 32 nci maddeleri, 33
üncü maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin ikinci,
dördüncü ve beşinci fıkraları, 34 üncü maddesi, 36 ncı maddesi ile değiştirilen
1479 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 39
uncu maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanunun ek 15 inci maddesinin (a) bendi, 43, 44, 45, 46
ncı maddeleri, 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 13, 18, 19,
21, 22, 23 ve 24 üncü maddeleri, 48, 49 uncu maddeleri, 51 inci maddesi ile
değiştirilen 2926 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52, 53,
54, 56 ncı maddeleri, 55 inci maddesi ile 2926 sayılı Kanuna eklenen geçici 9
uncu maddesi, geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri yayımı tarihinde,
b) Diğer hükümleri 8.8.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,
Yürürlüğe girer.”
B- İlgili Yasa Maddeleri
1479 ve 2926 sayılı Yasaların ilgili görülen maddeleri
şöyledir:
1- 1479 sayılı Kanun’un ikinci kısmının dördüncü bölümünde yer
alan “Ölüm Aylığından Yararlanma Koşulları” başlıklı 41. maddesinin birinci
fıkrasının, 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi ile son
cümlesi:
“Madde 41 - (Değişik: 19.4.1979 - 2229/18.md.) a) (Değişik:
24.7.2003- 4956/21.md.) Ölüm tarihinde en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş
olan,
...
Sigortalının hak sahibi kimselerine yazılı talepleri halinde aylık
bağlanır.”
2- 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanunu’na 4956 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle eklenen 3.
madde:
“Ek Madde 3- (Ek: 24.7.2003 - 4956/54.md.) 1479 sayılı Kanunun birinci kısmında yer alan 20 nci
madde, ikinci kısım ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümde yer alan
maddelerin tamamı, altıncı bölümde yer alan 56 ncı madde dahil 74 üncü maddeye
kadar olan maddelerin tamamı ile 76, 78 ve 79 uncu maddeleri, yedinci bölümde yer alan
80 inci maddesi, ek 9, ek 12, ek 13, ek 14, ek 15, ek 16, ek 17, ek 18, ek 19
uncu maddeleri, geçici 10 ve 11 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanuna tabi
sigortalılar hakkında da uygulanır.”
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında kuralın Anayasa’nın 2., 5., 10., 38., 41. ve 60.
maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,
Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay
TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fazıl SAĞLAM ve A. Necmi ÖZLER’in
katılımlarıyla 23.3.2004 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasına geçilmesine oybirliğiyle karar
verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dosyası ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu
ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
1- Sınırlama Sorunu
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’ne
itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkeme’nin bakmakta
olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
2.8.2003 tarihinde yayımlanan 4956 sayılı Kanun’un 57. maddesinin
itiraz konusu (b) bendi, (a) bendinde sayılanlar dışındaki hükümlerin ve bu
bağlamda ilgili 1479 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendini değiştiren 21. maddesinin 8.8.2001 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini âmir bulunmaktadır.
Görülmekte olan davanın konusu, ölüm tarihi itibariyle 3 yıl 5 ay
25 gün sigortalı bulunan mirasçının eş ve çocuğu olan davacıların ölüm aylığına
hak kazanıp kazanmadıklarının tespitine ilişkindir.
2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalısı olan murisin
sigorta primi ödeme süresi anılan Kanun’un 23. maddesiyle üç tam yıl olarak
belirlenmiş iken, 4.10.2000 tarih ve 24190 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 46.
maddesiyle 2926 sayılı Kanun’un bu maddesindeki süre “beş tam yıl”; keza 1479
sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki “üç tam yıl”
ibareside anılan
Kanun Hükmünde Kararname’nin 19. maddesiyle “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş,
ancak, sözü edilen Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesi’nin 8.11.2000
tarih ve 24224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 26.10.2000 günlü E.2000/61,
K.2000/34 sayılı
kararıyla, Kanun Hükmünde Kararname’nin dayandığı yetki kanununun iptal edilmiş
olması gerekçe gösterilerek iptal edilmiş ve iptal hükmünün, kararın Resmî
Gazete’de yayımlandığı tarihten dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği karar altına
alınmış olmasına karşın bu süre içinde yeni bir düzenleme yapılmadığı cihetle,
iptal kararının yürürlüğe girdiği 8.8.2001 tarihinde beş tam yıl kuralı
geçerliliğini kaybetmiştir.
Daha sonra düzenlenen 4956 sayılı Kanun’un;
- 56. maddesinin (d) bendiyle 2956 sayılı Kanun’un ölüm aylığını
da düzenleyen bazı maddeleri yürürlükten kaldırılmış;
- 54. maddesiyle ölüm aylığı ve daha başka konularda 1479 sayılı
Kanun hükümlerinin 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında da
uygulanacağına ilişkin hüküm 2926 sayılı Kanun’a “Ek Madde 3” olarak
getirilmiş;
- 21. maddesiyle 1479 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde sigortalılık süresi beş tam yıl olarak
belirlenmiş;
- 57. maddesinin itiraz konusu (b) bendiyle de 21. maddenin
8.8.2001 tarihinden geçerli olacağı
hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda 24.07.2003 günlü, 4956 sayılı Kanun’un 57. maddesinin
(b) bendine ilişkin esas incelemenin, 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin
birinci fıkrasının 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (e) bendi
ile sınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında itiraz konusu kuralın geçmişten geçerli olarak
yürürlüğe girmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, kişilerin sosyal
güvenlik hakkını ihlal ettiği, bu durumun sosyal hukuk devleti ilkesi ile
bağdaşmadığı belirtilerek Anayasa’nın 2., 5., 10., 38., 41. ve 60. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin 28.10.2000 günlü, Esas:
2000/61, K:2000/34 sayılı iptal kararının 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe girmesi
ve bu kararla verilen dokuz aylık süre içinde yeni bir düzenleme yapılmaması
nedeniyle doğan yasal boşluk döneminde yargı içtihatları, 4721 sayılı Türk
Medeni Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
“Kanunda uygulanabilir bir hüküm
yoksa, hakim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu
olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.” kuralı doğrultusunda sosyal güvenlik ve adalet
ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle, sigortalı hak sahipleri lehine yorumlarla
sigorta primi ödeme süresinin yasal değişikliklerden önceki gibi üç tam yıl
olarak kabulü gerektiği yönünde oluşmuştur.
Anayasa’nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri arasında
sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup
güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk
düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren,
Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan,
yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasa koyucunun da
bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu
bağlamda, hukuk devletinde yasa koyucu, yasaların yalnız Anayasa’ya değil, evrensel hukuk
ilkelerine de uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Anayasa’nın 5. maddesinde de, kişilerin ve toplumun refah, huzur
ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk
devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik
ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, devletin temel amaç ve görevleri
arasında sayılmıştır.
Anayasa’nın “Sosyal Güvenlik Hakkı” başlıklı 60. maddesinde ise,
“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak
gerekli tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar”
denilmektedir.
Hukuk güvenliğinin gereği, yasalar genellikle yayımlanmalarından
sonraki olay ve durumlara uygulanmakta olup, istisnaen kamu yararı ve düzeninin
gerektirdiği durumlarda geriye doğru yürütülebilmektedir. Hukuksal boşluk veya
düzenlemelerin yetersiz olduğu durumlarda, sosyal güvenlik hukukunun,
çalışanların hak ve güvencelerini ilerletme yönünde
geliştiğini ve bunu sağlamanın
devletin amaç ve görevleri arasında yer aldığını göz önünde bulundurarak
sorunlara çözüm getirilmesi, sosyal hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Yasakoyucunun, Anayasa Mahkemesi kararı ile verilen süre içinde
gerekli düzenlemeleri yapmayarak hukuksal boşluk doğmasına neden olduğu
tartışmasızdır. Bu boşluk ise yargısal içtihatlarla, önceki kurallar gözetilerek
hak sahiplerinin lehine sonuç doğuracak biçimde doldurulmuş ve söz konusu
sigorta primi ödeme süresi üç tam yıl olarak belirlenmiştir. İtiraz konusu düzenleme ile bu
sürenin geçmişten geçerli olarak beş yıla çıkarılması, ölüm tarihleri aynı olan
sigortalıların hak sahiplerinden yargıya başvurarak davası sonuçlanmış olanlarla
kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle davası yasanın yürürlüğe girdiği
tarihte sonuçlanmamış olanlar arasında adil olmayan bir farklılık doğmasına yol
açmıştır.
Bu durumda, yasal düzenlemelerin zamanında yapılmaması sonucu
yargı kararlarıyla oluşan hukuksal durum gözetilmeksizin kişilerin hukuk
güvenliğini zedeleyecek biçimde geçmişten geçerli düzenleme yapılması
Anayasa’nın 2, 5 ve 60. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.
Sözü edilen maddelere aykırı görülerek iptal edilen kuralın,
Anayasa’nın dava dilekçesinde belirtilen diğer maddeleri yönünden incelenmesine
gerek görülmemiştir.
3- İptal Hükmünün Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun
hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı
günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte,
2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin
dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında
ise, Anayasa Mahkemesi’nin, iptal sonucunda meydana gelecek hukuksal boşluğu
kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra
hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.
4956 sayılı Kanun’un, 57. maddesinin (b) bendinin, 1479 sayılı
Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile
değiştirilen (a) bendi yönünden iptali nedeniyle doğan hukuksal boşluk kamu
yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal kararının Resmî Gazete’de
yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun
görülmüştür.
VI- SONUÇ
24.7.2003 günlü, 4956 sayılı “Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun ve Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesi, Yürürlükten Kaldırılması ve Bu Kanunlara Geçici Maddeler
Eklenmesi Hakkında Kanun”un;
A- 57. maddesinin (b)
bendinin, 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının 4956 sayılı
Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE,
B- İptal edilen hükmün doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını
ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları
gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN,
KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
24.6.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE, karar verildi.
|
Başkan
Mustafa BUMİN |
Başkanvekili
Haşim KILIÇ |
Üye
Sacit ADALI |
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU |
Üye
Tülay TUĞCU |
Üye
Ahmet AKYALÇIN |
|
|
|
|
|
Üye
Mehmet ERTEN |
Üye
Cafer ŞAT |
Üye
Fazıl SAĞLAM |
|
|
|
|
|
Üye
A. Necmi ÖZLER |
Üye
Ali GÜZEL |
|
|