|
Esas Sayısı : 2001/303
Karar Sayısı : 2001/333
Karar Günü : 19.7.2001
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :
Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 18.5.1955 günlü,
6570 sayılı "Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun" a 16.2.2000 günlü,
4531 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 7. maddenin birinci fıkrasının ilk tümcesindeki
"...2001 yılında ise yıllık %10..." ibaresinin Anayasa' nın 2.,5.
ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kira tespiti istemiyle açılan
davada, 6570 sayılı Yasa' ya 16.2.2000 günlü, 4531 sayılı Yasa ile eklenen
Geçici 7. maddenin birinci fıkrasının ilk tümcesindeki "...2001 yılında
ise yıllık % 10... " ibaresini Anayasa' ya aykırı bulan Mahkeme, iptali
için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe
bölümü şöyledir:
"Yasa koyucu, Cumhuriyet
Hükümetinin ülkede uzun yıllardan beri yaşanan yüksek enflasyonu düşürmek
için IMF destekli, 1999 yılında uygulamaya koyduğu ekonomik program
doğrultusunda, görüşüp kabuy ettiği ve 16.2.2000 tarihinde yürürlüğe
giren 6570 sayılı Kanuna 7. geçici madde eklenmesine dair 4531 sayılı
Kanunla, sözleşmelerde kararlaştırılan kira paralarının 2000 yılında %
25, 2001 yılında % 10 artırılabileceğini öngörmüştür.
Hükümetin, ekonomik program
ve hedefi 2000 yılı sonu itibariyle % 25 olarak belirlenmesine rağmen % 14
sapma ile 2000 yılı sonu itibariyle % 39 olarak gerçekleşmiştir.
2000 yılı için mahkemelerce
karara bağlanan kira karşılıkları kararlaştırılan hedefin tutmaması
nedeni ile, kiralayanlar açısından % 14 kayıpla kapanmıştır. Bu kayıp
oranı, 2001 yılı için uygulanması öngörülen % 10' luk artış oranı ile
karşılaştırıldığında, adaleti gerçekleştirmekle görevli olan
hakimleri zor duruma düşüren, 22 Şubat 2001 tarihinde ortaya çıkan ve
devam eden ekonomik kriz nedeniyle hükümetin 1999 yılında uygulamaya
koyduğu program çökmüş, Türk parası döviz karşısında değer
kaybetmiştir.
1999 yılında uygulamaya
konulan programın hedefleri altüst olmuştur. Cumhuriyet Hükümeti kriz
sonrası yeni ekonomik program hazırlayıp yürürlüğe koymuştur. Krizden
sonra 2001 yılı için hedeflenen % 10 enflasyon yerine % 50' nin üstüne bir
rakam telaffuz edilmeye başlanmıştır. Kamu alacaklarına uygulanan faiz
aylık % 5' den % 10' a çıkarılmış, 2001 yılı bütçesi tadil edilmiştir.
Bütün bu ekonomik gerçeklere
rağmen, 2001 yılında enflasyonun % 10 gerçekleşeceği varsayımı ile
yasalaştırılan, sözleşme ile kararlaştırılan kiraları 2001 yılı için
% 10 ile sınırlayan yasanın uygulama olanağı kalmamıştır.
Mülkiyet hakkı demokrasinin
vazgeçilmez en önemli unsuru olup, Anayasa' nın teminatı altındadır. Kira
geliri, taşınmaz mülkiyetinin rantıdır. Kira miktarının belirlenmesinde mülkiyet
hakkının özünü zedelemeyecek kuralların uygulanması gerekir.
Dava sebebi ile 1.1.2001 yılı
için uygulamak zorunda bulunduğumuz, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları
Hakkında Kanuna 4531 sayılı Kanunla eklenen geçici 7. maddenin, 2001 yılı
için sözleşmelerde kararlaştırılan kira paralarının % 10 artırılabilir
şeklindeki cümlesi, cumhuriyetin niteliklerini belirleyen Anayasa' nın 2.
maddesinin "... sosyal bir hukuk devletidir." kuralına, Devletin
temel amaç ve görevlerini düzenleyen 5. maddesinin, "...kişinin temel
hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak
surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve
manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır"
Mahkemeler, kararlarında adaleti
gerçekleştirmekle görevlidirler. İptalini istediğimiz yasa kuralının
uygulanması halinde, adaletin gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır.
Bu nedenle, 6570 sayılı
Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna 4531 sayılı kanunla eklenen geçici 7.
maddenin "...2001 yılında ise yıllık % 10..." cümlesinin iptali
için dosyanın onaylı suretinin, Anayasa' nın 152. maddesi gereğince,
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı' na gönderilmesi, davanın Anayasa Mahkemesi'
nce karar verilene kadar ertelenmesine karar verilmiştir."
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6570 sayılı "Gayrimenkul
Kiraları Hakkında Kanun" a 4531 sayılı Yasa ile eklenen ve itiraz
konusu kuralı da içeren Geçici 7. madde şöyledir:
"GEÇİCİ MADDE 7.- Sözleşmelerde
kararlaştırılan kira paraları 2000 yılında yıllık % 25, 2001 yılında
ise yıllık % 10 oranında artırılabilir. Ancak, taşınmazın bulunduğu bölgede
rayiç kira parasındaki artış bu oranların altında ise bu oranlar
uygulanmaz.
Kira parasının yabancı para
veya kıymetli madene endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde ayrıca
yıllık artış uygulanmaz.
Kira parasının artış
sınırlarının aşılması amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamaz.
Kira tespit davalarında da
yukarıdaki sınırlamalara uyulur."
B- Dayanılan Anayasa
Kuralları
Başvuru kararında dayanılan
Anayasa kuralları şunlardır:
1- "MADDE 2.- Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devletidir."
2- "MADDE 5.- Devletin
temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü,
ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve
toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak: kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan
siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi
varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktadır."
3- "MADDE 35.- Herkes, mülkiyet
ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı
amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."
C- İlgili Anayasa Kuralı
İlgili görülen Anayasa kuralı
şöyledir:
"MADDE 13.- Temel hak ve
hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğün, milli
egemenliğin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin,
kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve
ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın
sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve hürriyetlerle
ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine
aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz.
Bu maddede yer alan genel
sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için
geçerlidir."
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'
nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER,
Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul
ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN' nın katılmalarıyla 17.5.2001 gününde
yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin
esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri,
işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, aykırılık savına
dayanak yapılan ve ilgili görülen Anayasa kurallarıyla bunların gerekçeleri
ve yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşüp düşünüldü:
6570 sayılı "Gayrimenkul
Kiraları Hakkında Kanun" a, 16.2.2000 günlü, 4531 sayılı Yasa ile
eklenen Geçici 7. maddenin birinci fıkrası ile, ekonomik göstergelerde
öngörülen yıllık değişikliklerin kira parası artışlarına
yansıtılması amacıyla bunlara sınırlama getirilmiş, sözleşmelerde
kararlaştırılan bedelin 2000 yılı için % 25, 2001 yılı için de % 10
oranında artırılabileceği belirtilmiştir.
Mahkeme başvuru kararında,
itiraz konusu kuralla, sözleşmelerde kararlaştırılan kira paralarının
2000 yılında yıllık yüzde 25, 2001 yılında ise yıllık yüzde 10 olarak
artırılabileceğini; 2000 yılı program hedefinde enflasyonun yüzde 25
olarak öngörülmesine karşın yüzde 39 oranında gerçekleştiğini; bu
sapma sonucunda kiralayanların yüzde 14 oranında bir kayba uğradığını;
2001 yılında ise 22 Şubat 2001 tarihindeki ekonomik kriz nedeniyle, yeni
enflasyon hedefinin yüzde 50' nin üzerine çıktığını; 2001 yılı
kiralarını yüzde 10 oranında sınırlayan düzenlemenin uygulama olanağı
kalmadığını; kira parasının belirlenmesinde mülkiyet hakkının özünün
zedelenmemesi gerektiğini; bu nedenlerle, itiraz konusu ibarenin Anayasa' nın
2.,5. ve 35. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun' un 29. maddesine
göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa' ya aykırılığı
hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir.
Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak başka gerekçe ile de Anayasa' ya aykırılık
kararı verebilir. Bu nedenle, itiraz konusu kural yalnız Anayasa' nın 2.,5.
ve 35. maddeleri yönünden değil, ilgisi nedeniyle 13. maddesi yönünden de
incelenmiştir.
Anayasa' nın 2. maddesinde,
"Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine
bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve
sosyal bir hukuk Devletidir" denilmektedir.
Anayasa' nın 2. maddesinde
belirtilen "hukuk devleti" insan haklarına saygılı, bu hakları
koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kuran
ve bu düzeni sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün davranışlarında
Anayasa' ya ve hukuk kurallarına uyan işlem ve eylemleri yargı denetimine
bağlı olan devlettir.
Öte yandan, Anayasa' nın 5.
maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;
kişilerin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal
engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için
gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, devletin temel amaç ve görevleri
arasında sayılmıştır.
Anayasa' nın 35. maddesinde,
herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların, ancak kamu
yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının
kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Mülkiyet hakkı kişiye,
başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara
uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerden
yararlanma ve tasarruf olanağı verir.
Anayasa'nın temel hak ve
özgürlüklerinin sınırlanmasına ilişkin 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli egemenliğin,
Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu
yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve
ayrıca Anayasa' nın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle,
Anayasa' nın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği,
temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamaların demokratik
toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı ve öngörüldükleri amaç
dışında kullanılmayacağı, bu maddede yer alan genel sınırlama
sebeplerinin temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerli olduğu belirtilmiştir.
Çağdaş demokrasiler, temel
hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına
alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup onları
büyük ölçüde kısıtlayan veya kullanılamaz hale getiren sınırlamaların
demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaştığı kabul edilemez. Temel
hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil,
koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yolları
hep demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Özgürlükler, ancak ayrık durumlarda ve demokratik toplum düzeninin
sürekliliği için zorunlu ouduğu ölçüde sınırlandırılabilmelidir.
Demokratik bir toplumda temel
hak ve özgürlüklere getirilen sınırlama bununla güdülen amacın
gerektirdiğinden fazla olmamalıdır.
4531 sayılı Yasa' nın gerekçesinde
de belirtildiği gibi, ekonomi kurallarına göre hak ve adalete uygun, makul
bir kira parasının saptanmasında kiracıların durumu ve tüketici fiyat
endeksinin üstünde seyreden kira paralarındaki artışın diğer fiyatlar
üzerindeki olumsuz etkileri gözetilerek taşınmaz mal kira bedellerinin kamu
yararı amacıyla ve yasayla sınırlandırılmasının Anayasa ile çelişen
bir yönü bulunmaktadır. Ancak, 4531 sayılı Yasa' nın yürürlüğe
girdiği tarihte öngörülen fiyat artışlarına koşut olarak kiralarda 2001
yılı için kabul edilen % 10 oranındaki artış, 2001 yılında yaşanan
ekonomik kriz nedeniyle oluşan fiyat artışlarının çok altında
kalmıştır. Böylece, kira bedellerine getirilen sınırlama, amacını
aşarak kiracı ile kiralayan arasında bulunması gereken adil dengenin
kiralayan aleyhine demokratik bir toplumda makul, kabul edilebilir olarak
nitelendirilemeyecek biçimde bozulması sonucunu doğurmuştur. Bu durumda,
itiraz konusu ibare ile mülkiyet hakkının özüne dokunacak biçimde yapılan
ölçüsüz sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaştığı
ileri sürülemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz
konusu "...2001 yılında ise yıllık % 10..." ibaresi, Anayasa' nın
2.,5.,13. ve 35. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
|