|
8 Nisan
2003 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
25073
Anayasa Mahkemesi Başkanlığına:
Esas Sayısı : 2002/171
Karar Sayısı : 2003/5
Karar Günü : 22.01.2003
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: 19.03.1985 günlü, 3167 sayılı "Çekle
Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında
Kanun" un 13. maddesinin birinci fıkrasının, Anayasa'nın 38. maddesine
aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanığın karşılıksız çek keşide etmesi nedeniyle elinde bulunan çek
karnelerini yasada öngörülen sürede muhatap bankaya iade
etmediği gibi ön ödemede de bulunmadığı iddiasıyla 3167 sayılı Yasa'nın
13. maddesinin birinci fıkrası ile Türk Ceza Kanunu'nun 119. madesinin
beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması için açılan kamu davasında,
3167 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin birinci fıkrasını Anayasa'ya aykırı bulan
mahkeme iptali istemiyle başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir;
"Anılan iddianamede sanığın çeklerinin karşılıksız çıkması
üzerine elinde bulunan çek karnelerini iade etmesi için kendisine
gönderilen ihtar mektubuna rağmen karneleri 7 gün içerisinde
iade etmediği, yapılan ihbar üzerine sanığa ön ödeme önerisinde
bulunduğu ancak sanığın yasal süresi içerisinde ön ödeme
önerisine riayet etmediği ve böylece müsnet suçu işlediği
iddia olunarak 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve
Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 13/1. ve Türk Ceza
Kanunu'nun 119/5. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep
edilmiştir.
Aşamalarda yapılan yargılama esnasında mahkememizce 17.10.2001 tarihli resmi
Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 03.10.2001 kabul tarihli
ve 4709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi
Hakkında Kanun'un 15. Maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38.
maddesine eklenen "hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan yükümlülüğü
yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz"
hükmüne sanık hakkında uygulanması istenen kanun maddesinin aykırı
olduğu değerlendirmesi ile Anayasa Mahkemesine kanun iptali talebi ile itirazda
bulunulması gerektiği düşünülmüştür.
Gerçekten somut olayda sanık hakkında istenen kanun maddesi "bu
kanunun 7. maddesi uyarınca banka tarafından yapılan ihtara aldığı veya almış
sayıldığı tarihten itibaren 7 iş günü içinde geçerli
bir sebebe dayanmaksızın çek karnelerini geri vermeyenlere ilgili bankanın
ihbarı üzerine 20.000 TL. den 200.000 TL. ye kadar ağır para cezası verilir"
hükmünü içermektedir.
Bilindiği gibi çek bir kambiyo senedidir ve kambiyo senetleri temel
borç ilişkisinden mücerret, bağımsız, yeni bir borç ilişkisi
meydana getirmektedir. Borçlar kaynakları itibarı ile haksız fiilden,
sebepsiz zenginleşmeden ve sözleşmeden doğan borçlar olamak üzere
üç ana başlık altında incelenebilir.Kambiyo senetlerinin doğurduğu
borçlar da yukarıda açıklandığı şekilde sözleşmeden doğan
borçlar arasında yer almaktadır.
3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine göre sanığın çek karnesinin
banka tarafından iadesinin istenebilmesi için çek verilmesinden
dolayı ortaya çıkan borcunu ödememiş olması başka bir deyişle çekinin
karşılıksız kalmış bulunması gerekmektedir. Somut olayda da hadisenin böyle
cereyan ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar eylem kanunda "çek
karnesini süresinde iade etmemek" şeklinde pekiştirilmiş olduğundan
hadisede sanığın borcunu ödememesi sebebi ile hürriyetinden yoksun
kılınması ihtimalinin söz konusu olmadığı ilk bakışta iddia edilebilir
ise de temelde yukarıda açıklandığı gibi sanık çek keşidesi ile
ortaya çıkan borcunu süresinde ödemiş olsaydı hakkında ceza
tatbikatının yapılmayacağı anlaşıldığından yani borcunu ödememesi ve ödememesi
münasebeti ile ceza tatbikatına maruz kaldığından mezkur Anayasa'nın değişik
38. maddesi kapsamı içinde olayın mütalaa olunması sonucuna varılmıştır.
Bunun gibi her ne kadar iptali istenen kanun hükmü yalnızca para
cezasını öngörmekte ise de mahkememizce hükmolunması muhtemel
iş bu cezanın ödenmemesi halinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki
Kanun hükümlerine göre hürriyeti bağlayıcı cezaya
çevrilerek infaz edilmesi ihtimali yani sanığın borcunu ödememesi
sebebi ile özgürlüğünden yoksun kılınması olasılığı mevcuttur.
Belirtilen nedenlerde aşağıdaki gibi itirazda bulunulmasına karar vermek
gerekmiştir.
Neticede ve Talep: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin
Korunması Hakkında Kanun'un 13/1. maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın
38. maddesine 4709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesi Hakkındaki Kanun'un 15. maddesi ile eklenen "Hiç
kimse yalnızca sözleşmeden doğan yükümlülüğü yerine
getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz"
hükmüne aykırı olduğundan iptaline, karar verilmesi,
Arz ve talep olunur."
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
19.03.1985 günlü, 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin
Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun"un
itiraz konusu 13. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
" Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca banka tarafından yapılan ihtarı
aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren yedi iş günü içinde
geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek karnelerini geri vermeyenlere,
ilgili bankanın ihbarı üzerine yirmibin liradan ikiyüzbin liraya kadar
ağır para cezası verilir. İlgili banka bu ihbarı yapmakla mükelleftir."
B- İlgili Görülen Yasa Kuralı
647 sayılı Yasa'nın ilgili görülen 5. maddesinin altıncı fıkrası
şöyledir:
"(Değişik : 21/1/1983 - 2788/2 md.) Hükümlü, tebliğ olunan
ödeme emri üzerine belli süre içerisinde para cezasını
ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararıyla bir gün üç milyon
lira sayılmak üzere hapsedilir. Artıklar nazara alınmaz. Ancak üç
milyon liradan aşağı hükmolunan para cazaları bir gün hapse çevrilir.
Hakkında Türk ceza Kanunu'nun 54 ve 55 inci maddeleri ile 2253 sayılı Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 12
nci maddesi uygulanmak suretiyle hüküm giyenlerin para cezaları kısa
süreli hürrüyeti bağlayıcı cezadan çevrilmiş olsa bile
hapse çevrilemez. Bu takdirde maddenin son fıkrası hükümleri
uygulanır."
C- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz başvurusunda, kuralın Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince
Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI,
Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet
AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'in katılmalarıyla 22.1.2003 günü
yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili
görülen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralı ile bunların gerekçeleri
ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
İtiraz başvurusunda, suçun sübutu ve hükmolunacak para cezasının
ödenmemesi halinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'a göre
para cezasının öngördüğü bağlayıcı cezaya çevrilerek
infaz edilmesi olasılığı bulunduğundan, 3167 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin
birinci fıkrasının, Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen "Hiç
kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü
yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz"
hükmüne aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
3167 sayılı Yasa'nın çek keşide etme yasağına uymama suçunu
düzenleyen 13. maddesinin yollamada bulunduğu 7. ve 8. maddeleriyle birlikte
incelenen birinci fıkrasında, hesap sahibi tarafından keşide edilen çekin
yeterli karşılığının bankadaki hesapta bununmaması halinde, muhatap bankaca
istenilen çek karnelerinin iadesi ve çek tutarının veya karşılıksız
olan bölümün muhatap bankaya yatırılıp düzeltme işleminin
yerine getirilmemesi halinde bir yıl müddet ile çek keşide edilemeyeceği
ve aksine davranışların ise cezai müeyyide gerektireceği hususlarının keşideciye
ihtar yoluyla bildirilmesi öngörülmüştür.
Sözleşme, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun birinci maddesinde, "İki
taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri taktirde,
akit tamam olur. Rızanın beyanı sarih olabileceği gibi zımni dahi olabilir"
biçiminde tanımlanmıştır.
Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Hiç kimse,
yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine
getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz"; maddenin
gerekçesinde "...4 nolu protokol gereği sözleşmeden dolayı
bir yükümlülük nedeniyle hiç kimsenin özgürlüğünden
alıkonulamayacağı hükmü eklenmiştir. Sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü
yerine getirememesinden dolayı hürriyetinden yoksun bırakılamayacağı açıktır.
Ancak, başlanğıçta yükümlülük altına girerken bu
yükümlülüğü yerine getirmeyeceğini bilen kişilerin,
söz konusu Anayasa kuralndan yararlanmaları olanaksızdır.
647 sayılı Cezaların infazı hakkında Kanun'un 5. maddesinin altıncı paragrafında,
tebliğ olunan ödeme emri üzerine yasada öngörülen sürede
para cezasının hükümlü tarafından ödenmemesi halinde cumhuriyet
savcısının kararıyla bir gün üç milyon lira sayılmak üzere
hapis cezasına dönüştürüleceği, artıkların nazara alınmayacağı,
üç milyon liradan aşağı hükmolunan para cezalarının bir gün
olarak dikkate alınacağı, hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 54 ve 55 inci maddeleri
ile 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun'un 12. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm
giyenler hakkındaki para cezalarının ise kısa süreli hürrüyeti
bağlayıcı cezadan çevrilmiş olsa bile hapse çevrilemiyeceği belirtilmiştir.
Bu duruma göre, 3167 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 13. maddesinin birinci
fıkrasında öngörülen yükümlülüğünün
yerine getirilmemesinin müeyyiesi para cezası olup, bunun ödenmemesi
halinde 647 sayılı Yasa'nın uygulanması sonucu hürriyeti bağlayıcı cezaya
dönüştürülebilmesi sözleşmeden değil, Yasa'nın doğrudan
uygulanmasından kaynaklanmaktadır
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına
aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin
Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 13.
maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
22.1.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Mustafa
BUMİN
|
Başkanvekili
Haşim
KILIÇ
|
Üye
Yalçın
ACARGÜN
|
|
|
|
|
|
Üye
Sacit
ADALI
|
Üye
Ali
HÜNER
|
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Ertuğrul
ERSOY
|
Üye
Tülay
TUĞCU
|
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
|
|
|
|
|
|
Üye
Enis
TUNGA
|
Üye
Mehmet
ERTEN
|
|
|