|
04
Aralık 2005
Halil SÖYLER
SMMM
MÜSBE
Muhasebe-Finansman Bilim Dalı Doktora Öğr.
halil.soyler@gtturk.com
HANGİ TÜR İŞGÜCÜ TEMİN
HİZMETLERİ TEVKİFAT UYGULAMASI KAPSAMINDADIR?
1. GİRİŞ
18/11/2005 tarih ve 25997 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 96 seri no.lu Katma Değer Vergisi Kanunu Genel
Tebliği’nin (KDVKGT) 5.1 no.lu bölümündeki açıklamaların lafzından hangi tür
işgücü temin hizmetlerinin tevkifat kapsamına girdiği hangilerinin tevkifat
kapsamına girmediği hususunda gerek meslektaşlar gerek mükellefler arasında çok
kısa süre içerisinde ihtilaflar meydana gelmiştir. Kısa süre içerisinde çeşitli
meslek mensuplarından ve mükelleflerden çok farklı konular ile ilgili olarak
tevkifatın uygulanıp uygulanmayacağına dair mailler almış bulunmaktayım. Bu
bağlamda, getirilen yeni uygulamalar ve bu uygulamalara yönelik görüşlerim bu çalışmanın
konusunu oluşturmaktadır.
2. TEVKİFATIN KAPSAMI
Konuya ilişkin tebliğin ilgili
bölümü aşağıda yer aldığı gibidir.
“Katma değer vergisi (KDV)
mükellefi bazı işletmeler, mal
veya hizmet üretimlerine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü
kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak
temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda faaliyette bulunan diğer
kurum, kuruluş veya organizasyonlardan satın almaktadırlar. Katma değer vergisi
mükelleflerinin alt işverenlerden veya bu konuda faaliyette bulunan diğer
işletmelerden temin ettikleri işgücü hizmetine ait katma değer vergisinin %
90’ının tevkifata tabi tutulması ve bunlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan
edilmesi gerekmektedir.”
Bu tebliğ, 91 nolu tebliğ düzenlemeleri ile karıştırılmamalıdır.
Çünkü 91 no.lu tebliğ çeşitli işgücüne dayalı hizmetleri tevkifat kapsamına
almakta olup bu işgücüne dayalı hizmetlerde genelde mal veya hizmet üretime
dönük değildir.( güvenlik, temizlik vb.)
96 no.lu tebliğ doğrudan mal veya hizmet üretimine yönelik işgücünün
kiralanması esasına dayanmakta olduğundan 91 no.lu tebliğden tamamen bağımsızdır.
Düzenleme ile ilgili olarak bilinmesi gereken anahtar kelimeler aşağıda
açıklanmıştır.
- İhtiyaç
duyulan işgücü, mal veya hizmet üretimine yönelik olmalıdır.
Örneğin; Süpermarket olarak faaliyette bulunan Y A.Ş’nin ihtiyaç
duyduğu üç adet kasiyeri kendi bordrosuna alarak çalıştırmak yerine, çok
çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere eleman temin eden X. A.Ş’in
kendi bordrosundaki yer alan personellerden temin etmesi halinde, X A.Ş’in Y
A.Ş’ne düzenleyeceği “İşgücü Temin Bedeli” faturasında tevkifat olmalıdır. Bu olay, hizmet üretimine ilişkin işgücü
teminidir.
Ancak, örneğin: Çok sayıda mağazaya sahip bir süpermarketler zinciri olan
Y A.Ş’ne, güvenlik personeli temininde bulunan X A.Ş’nin verdiği hizmet “mal veya hizmet üretimine ilişkin
değildir”. Bu bir hizmettir. İşgücü temini (kiralama) olarak
değerlendirilemez. Çünkü güvenlik personeli süpermarkette hizmet üretimine bir
katkıda bulunmamaktadır.
Bu olayı belki de maliyet
muhasebesi çerçevesinde, direkt işçiliklerin tevkifat kapsamında olduğu ancak
endirekt işçiliklerin tevkifat kapsamı dışına çıkması olarak da değerlendirilebilir.
(güvenlik, temizlik, yemek vb.)
Özellikle tekstil sektöründe
faaliyette bulunan işletmelerce dışarıya yaptırılan fason işler (ütü, dikim,
taşlama vb.) işgücüne dayanmasına karşın bu tür hizmetlerde işgücü temini
olarak bu tebliğ kapsamında değerlendirilmemelidir.
- Bordrolu
(ücretli statüsünde) hizmet erbabı temin etmek yerine, bu işgücünün
dışarıdan temin edilmesi.
Örneğin; tekstil sektöründe faaliyette bulunan Y A.Ş’nin sahip
olduğu fabrikanın dış cephesinin badana ve boya işlerinin, bu işler ile iştigal
eden X A.Ş’ne verilmesi halinde tevkifat sorumluluğundan bahsedilemez. Çünkü,
bu tür işgücünün tekstil sektöründe faaliyet gösterecek bir firma tarafından
bordroya alınarak istihdam edilmesine ihtiyaç yoktur.
Ancak, örneğin; İnşaat sektöründe
faaliyette bulunan Y A.Ş’nin ihtiyaç duyabileceği çeşitli elemanları bordrolu
olarak çalıştırmak yerine ( boya -
badana ustası, demir ustası, elektrik ustası, tesisat ustası vb.) bu
hizmetlerin X A.Ş. tarafından temin
edilmesi halinde tevkifat sorumluluğunun olup olmayacağı sorusu gerek
mekleştaşlarım gerek mükellefler arasında farklı yorumlamalara neden
olmaktadır.
İnşaat firmalarına, bu türden
malzemeli ya da malzemesiz verilen hizmetlerin tevkifat kapsamında
değerlendirilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü tevkifat uygulamalarında
dikkat edilmesi gereken bir diğer kavram:
- Temin edilen
işgücünün kimin emir ve komutası dahilinde çalıştığıdır
Tevkifat uygulaması kapsamında
değerlendirilmesi gereken işgücü teminlerinde; temin edilen işgücünün kiracı konumundaki işverenin emir ve
komutasında olması gerekmektedir. (Alt İşverenlerden Temin Edilen Üretim
İşçiliklerinin KDV ve İK Açısından Değerlendirilmesi adlı yazımızda da İş
Kanunu ile ilgili düzenlemelerinde bu paralel de olduğu görülmektedir.)
Dolayısıyla inşaat firmalarına verilen çeşitli hizmetlerde, işgücünün, işgücü hizmetini sunan işverenin emir ve komutası altında çalışması halinde tevkifatın
uygulanmaması gerekir.
3. SONUÇ
Vergi İdaresinin, KDVK’nun 9.
maddesi kapsamında vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla uygulamayı
nasıl şekillendireceği şüphelidir. Dolayısıyla
bu kapsamda hizmetleri sağlayan firmalar (Özellikle inşaat firmalarına hizmet
sağlayanlar) hiç olmazsa Aralık KDV beyannamesinin son verilme tarihi olan
20.01.2006 tarihine kadar bekleyerek konu ile ilgili olası bir sirküler
yayınını takip etmelidirler.
91 no.lu tebliğ kapsamına hizmet
verilmesi girmekte olup, bu tür hizmetleri gerçekleştiren elemanlar hizmeti
sağlayan işverenin emir ve komutasındadır. Ancak 96. no.lu tebliğde tevkifat
kapsamına girecek olan işgücü temin işlerinde, işgücü, hizmeti alan işverenin
emir ve komutasında olmalıdır.
Dolayısıyla, bu düzenleme
kapsamında, İşgücü temin hizmetine konu taraflar, herhangi bir işlemde tevkifat
uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirirken aşağıda yer alan hususları (bu
hususlar tevkifat uygulamasında topluca dikkate alınmalıdır, ancak Vergi
İdaresinin bu hususların herhangi birinin varlığının vergi alacağının emniyeti
açısından tevkifat uygulanmasına yeterli olabileceği yönünde bir düzenleme
yapma ihtimali gözden uzak tutulmamalıdır) dikkate almalıdırlar:
- Sağlanan işgücünün mal veya hizmet üretimine dönük
kullanılıp kullanılmadığını,
- Sağlanan işgücünün kiracı konumundaki işletmede normal
şartlarda bordrolu olarak çalıştırılması gerekip gerekmeyeceğini,
- Sağlanan işgücü, kiracı durumundaki işverenin sahibi
bulunduğu yerlerde işgücü hizmetini verip vermediği, (fabrikasında, merkez
ofiste vb.)
- Sağlanan işgücünün kiracı konumundaki işverenin emir ve
talimatları altında çalıştırılıp çalıştırılmadığına dikkat edilmelidir.
|