DERNEKLER KANUNU, TÜRK MEDENİ KANUNU VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI     

 

19 Aralık 2006

DERNEKLER KANUNU, TÜRK MEDENİ KANUNU VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

 

MADDE 1- 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 2 nci maddesine aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“j) Lokal: Her ne ad altında açılmış olursa olsun, dernek üyelerinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere açılan tesisleri,

k) Eklenti: Derneklere ait lokaller, umuma açık kamp, spor saha ve salonları ile iktisadi işletmeler hariç, yurt, çocuk bakım yuvası, huzur evi ve aşevi gibi dernekten ayrı bir varlığı olmayan ve derneğin amacını doğrudan desteklemek için kurulmuş tesisleri,”

MADDE 2- 5253 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi madde metninden çıkarılmış ve maddeye üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Dernekler, tutmak zorunda oldukları defterler ile bu defterlere kaydedilmesi gereken belgelerini son kayıt tarihinden itibaren beş yıl süreyle saklamak zorundadır. Ancak, karar ve üye kayıt defterleri süresiz olarak saklanır. Saklanma süresi dolmayan defter ve belgelerin devir teslimi, eski ve yeni yönetim kurulu arasında tutanakla yapılır.

Dernekler tarafından saklanması zorunlu olan defter ve belgeler; yangın, su baskını veya deprem gibi bir afet sebebiyle veya başka bir nedenle kanunî saklama süresi içinde okunamayacak hale gelir veya kaybolursa, dernek öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden zayi belgesinin verilmesini ister. Bu belgenin verilmesi; sorumlu kişilerin defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özeni göstermiş bulunması, bu olayın onların iradesi dışında ve ellerinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması şartına bağlıdır. Zayi belgesini almak için süresinde mahkemeye başvurmayan veya bu belgeyi mahkemeden alamayan dernek, defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılır.”

MADDE 3- 5253 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının başına “Üye sayısının yüz kişiden fazla olması şartıyla” ibaresi, aynı fıkranın sonuna “Ancak, dernek hizmetleri için sürekli veya belli bir süre için çalıştırılan üyelere hizmetleri karşılığında ücret verilebilir.” cümlesi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“İkinci fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler, derneğin parasını kendisinin veya başkasının menfaatine sarf etmiş sayılırlar. ”

MADDE 4- 5253 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, tasfiye ve devir işlemleri üç yıl içinde tamamlanamadığı takdirde derneğin kütükteki kaydı silinir; tespit edilmesi halinde malvarlığı, mahkeme kararıyla amacına en yakın ve en fazla üyeye sahip derneğe devredilir.”

MADDE 5- 5253 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Derneğin denetlenmesi için yapılan bildirim gereğince derneğin yerleşim yerinde bulunulması, denetim sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve kayıtların gösterilmesi ve verilmesi, yazılı ve sözlü bilgi verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin dernek yetkilileri tarafından yerine getirilmesi, istendiği takdirde diğer gerçek ve tüzel kişilerin derneklerle ilgili ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri vermeleri zorunludur.”

“Yıllık geliri yüzbin Yeni Türk Lirasından fazla olan derneklerin denetimlerinde, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren durumlarda bilirkişiler görevlendirilebilir. Bilirkişilerin görevlendirilmesi ile bu kişilere verilecek ücretin tespiti ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Yıllık gelirinin ikiyüzellibin Yeni Türk Lirasını aşması halinde dernekler, beyan ettikleri o yıla ait hesap özeti veya bilanço ile gelir ve gider tablolarını, beyannamelerini verdikleri tarihten itibaren otuz gün içinde günlük bir gazetede ilan ederler.

Bu maddede belirtilen yıllık gelir miktarları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.”

MADDE 6- 5253 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin başlığı “Taşınmaz edinme ve yerleşim yeri” şeklinde ve aynı maddenin ikinci cümlesi “Dernekler edindikleri taşınmazları tapuya tescilinden itibaren bir ay içinde, sattıkları ve herhangi bir nedenle devrettikleri taşınmazları da bu işlemin gerçekleşmesinden itibaren aynı süre içinde mülkî idare amirliğine bildirmekle yükümlüdürler.” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Derneklerin yerleşim yerleri ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 7- 5253 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Dernek yönetim kurulunun veya üye sayısı bine kadar olan derneklerde üye sayısının onda birinin, üye sayısının bini geçmesi halinde binin üzerindeki her yüz üye için bir kişi eklenerek bulunacak sayıda üyenin talep etmesi ve ücretini yatırması şartıyla, mülkî idare amiri tarafından genel kurullarda dernekler biriminden gözlemci veya gözlemciler görevlendirilebilir. Gözlemcinin toplantıya gelmemiş olması, toplantının ertelenmesini gerektirmez. Bu hükmün uygulanmasında, derneklerin en son vermiş oldukları beyannamelerindeki üye sayısı esas alınır. Gözlemcinin görev ve yetkileri, görevlendirilme usul ve esasları ile verilecek ücretin tespiti yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 8- 5253 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin birinci fıkrasının sonuna “İçişleri Bakanlığı, kamu yararına çalışan derneklerden sayılma şartlarını taşımayan başvurular konusunda Bakanlar Kuruluna teklifte bulunmaz.” cümlesi eklenmiş ve üçüncü fıkrasında yer alan “ağır hapis ve ağır para cezası” ibaresi, “hapis veya adli para cezası” şeklinde, altıncı ve yedinci fıkraları ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

            “Türkiye Kızılay Derneği, uluslararası anlaşmalara göre tayin edilen nitelik ve duruma göre; merkezinde genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu, şubelerinde genel kurul ve yönetim kurulu oluşturulması şartıyla tüzüğünde belirlenen şekilde teşkilatlanır. Kızılay’ın iş ve işlemleri; kanunların verdiği görev ve yetkilere, tüzüğüne ve yönetim kurulunca çıkarılan yönetmeliklerine göre yürütülür. Türkiye Kızılay Derneği, Türk Hava Kurumu, Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Derneği, Türk Eğitim Derneği ve Darüşşafaka Cemiyetinin tüzükleri İçişleri Bakanlığı tarafından incelenir ve Bakanlar Kurulunca onaylanır.

Kamu yararına çalışan derneklerin malvarlıkları kamu malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler kamu görevlisi gibi cezalandırılır.”

MADDE 9- 5253 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan “Türk devletlerine” ibaresi, “devletlere” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 10-      5253 sayılı Kanunun 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 32- Bu Kanuna aykırı davranışlara uygulanacak cezalar aşağıda belirtilmiştir:

a) Dernek kurma hakkına sahip olmadıkları halde dernek kuranlar veya derneklere üye olmaları kanunlarla yasaklandığı halde dernek üyesi olanlar ile derneklere üye olması kanunlarla yasaklanmış kişileri bilerek dernek üyeliğine kabul eden veya kaydını silmeyen veya dernek üyesi iken derneklere üye olma hakkını kaybeden kişileri dernek üyeliğinden silmeyen dernek yöneticilerine beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

b) Genel kurulu süresinde toplantıya çağırmayan, genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerine beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebilir.

c) Yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine, bu şekilde alınan paranın yüzde yirmibeşi oranında idarî para cezası verilir.

d) Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

e) Genel kurul ve diğer dernek organlarında yapılan seçimler ve oylamalar ile oyların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar ve defter veya kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

f) Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına karar verebilir ve bunların yerlerine üyeler arasından geçici olarak atama yapılır. Bu suretle mahkemece atananların görevleri bir sonraki olağan genel kurul toplantısına kadar devam eder. Yapılacak olağan genel kurul toplantısında organların yeniden oluşturulması halinde görevden uzaklaştırılan kişiler hüküm giymemiş olsalar bile mahkemece görevlerine iade edilmezler.

g) Yetkili mercilerin izni olmaksızın yabancı derneklerin ve merkezi yurt dışında bulunan kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'de temsilciliklerini veya şubelerini açanlar, faaliyetlerini yürütenler, bunlarla işbirliğinde bulunanlar veya bunları üye kabul edenlere bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir ve izinsiz açılan şube veya temsilciliğin de mülkî idare amiri tarafından kapatılmasına karar verilir.

h) 16 ncı maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen basımevi yöneticilerine beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ı) 17 nci maddede yer alan zorunluluğa uymayanlara yüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

j) 19 uncu maddede belirtilen beyannameyi bilerek gerçeğe aykırı olarak verenler yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

k) 9 ve 19 uncu maddelerin üçüncü fıkralarındaki zorunluluğa uymayanlar ile 11 inci maddede belirtilen zayi belgesini gösteremeyenler üç aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

l) 21, 22, 23 ve 24 üncü maddelerde belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya her türlü bildirimleri gerçeğe aykırı olarak veren, 19 uncu maddede belirtilen beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen dernek yöneticilerine ve 24 üncü maddede belirtilen temsilcilere beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

m) 26 ncı maddede belirtilen tesisleri izinsiz açan dernek yöneticilerine bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir ve mülkî idare amiri tarafından tesisin kapatılmasına da karar verilebilir.

n) 28 inci maddede belirtilen kelimeleri izinsiz kullanan veya 29 uncu maddede belirtilen yasaklara, yazılı olarak uyarılmalarına rağmen, aykırı hareket eden dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.

o) 30 uncu maddenin (a) bendinde belirtilen yasağa aykırı hareket eden dernek yöneticileri elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin (c) bendine aykırı faaliyette bulunan dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve tesisin kapatılmasına da mahkemece karar verilir.

p) 30 uncu maddenin (b) bendinde belirtilen kurulması yasak dernekleri kuranlar ile bu bende aykırı harekette bulunan dernek yöneticileri fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.

r) 31 inci maddede öngörülen zorunluluğa uymayanlara bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 11- 5253 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanunun 32 nci maddesinde geçen "dernek yöneticileri" ibareleri dernek yönetim kurulu başkanını ifade eder. Yönetim kurulu başkanı seçilmemişse, ceza yönetim kurulu üyelerinin her birine uygulanır.

Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezalarını vermeye mahalli mülkî idare amiri yetkilidir.

Bu Kanunda yazılı idarî para cezalarının uygulanmış olması, cezanın alınmasına neden olan yükümlülüklerin yerine getirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. İdarî para cezasının verildiği tarihten itibaren iki ay içinde, cezaya neden olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, verilen cezanın iki katı oranındaki idarî para cezası yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı uygulanır.”

MADDE 12- 5253 sayılı Kanunun 35 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.  

“Bu madde hükümlerinin uygulanması, bu kurum ve kuruluşların iş ve işlemlerini yürütmekle yetkili birimlerince sağlanır.”

MADDE 13- 5253 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan “Bu Kanun hükümleri;” ibaresinden sonra gelmek üzere, “şubeler, üst kuruluşlar,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 14- 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının sonuna “Tüzel kişilik kazanan dernek, dernekler kütüğüne kaydedilir.” cümlesi eklenmiştir.

MADDE 15- 4721 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ve dernek, dernekler kütüğüne kaydedilir” ibaresi çıkarılarak maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“İlk veya sonraki genel kurul toplantılarında tüzük değişikliği yapılması halinde, yapılan değişiklikler genel kurul sonuç bildirimine eklenir. Tüzük değişiklikleri mülkî amir tarafından altmış gün içinde incelenir ve kanuna aykırılık tespit edilmesi durumunda bunların giderilmesi yazıyla dernekten istenir. Genel kurulun yetki vermesi halinde, dernek yönetim kurulu da, mülkî amirin tespit etmiş olduğu kanuna aykırılıkları giderebilir.

Tüzük değişiklikleri, mülkî amir tarafından incelenerek kanuna aykırılık bulunmaması veya bu aykırılığın giderilmiş bulunması üzerine keyfiyetin derneğe yazıyla bildirilmesi veya mahkemenin yapılan tüzük değişikliklerinin kanuna aykırı olmadığına karar vermesi hallerinde yürürlüğe girer.

Mülkî amir, daha önce incelenen tüzükleri de her zaman inceleyebilir ve bu inceleme sonucunda kanuna aykırı olduğu tespit edilen tüzük hükümlerinin iptal edilmesi konusunda dava açılması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir.

Bu madde hükümleri, tüzükleri Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan dernekler hakkında da uygulanır. Ancak, bu derneklerin tüzükleri ve değişikliklerinin incelenmesi İçişleri Bakanlığı tarafından yapılır.”

MADDE 16- 4721 sayılı Kanunun 62 nci maddesinde yer alan “son fıkrası” ibaresi, “üçüncü fıkrası” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 17- 4721 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

            “Dernekler zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabilirler. Ancak, bu organlara zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları devredilemez. Bu Kanunda gösterilen istisnaî hükümler ile Dernekler Kanunu hükümleri saklı olmak üzere, genel kurulun görev ve yetkileri diğer zorunlu organlara devredilemez.”

            “Genel kurul toplantısına mazeretsiz olarak katılmayan veya genel kurul toplantısına katılma hakkı bulunmayan üyeler, onursal ve gönüllü üyeler ile dernek üyesi olmayanlar organlara seçilemez. Bir üye, yönetim veya denetim kurulu üyeliklerinden yalnızca birine seçilebilir. Üyenin, üst kuruluşun yönetim veya denetim kuruluna seçilmesi halinde; şube, dernek veya federasyondaki yönetim veya denetim kurulu üyeliği kendiliğinden sona erer.”

MADDE 18-  4721 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Her olağan genel kurul toplantısında, yönetim ve denetim kurulları üyeliklerine yeniden seçim yapılması zorunludur. Genel kurul, ihtiyaç duyulması halinde bu kurulların göreve başlama tarihini ayrıca belirleyebilir.”

MADDE 19-      4721 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının sonuna “Toplantı, çağrısında belirlenen gündemle yapılır. Olağanüstü toplantılarda belirlenen gündem dışında görüşme yapılamaz.” hükmü eklenmiştir.

MADDE 20-                   4721 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yönetim kurulu, dernek tüzüğüne göre genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesini düzenler ve genel kurulu toplantıya çağırır. Genel kurula katılma hakkı bulunan üyeler, en az onbeş gün önceden, günü, saati, yeri ve gündemi günlük bir gazetede ilan edilmek veya  yazılı ya da elektronik posta ile bildirilmek suretiyle toplantıya çağrılır. Dernek üyeliği devam edenlerin genel kurul toplantılarına katılmaları ile seçme ve seçilme hakları hiçbir suretle engellenemez. Ancak, genel kurul toplantısı için yapılan çağrıdan sonra derneğe üye kabul edilenler bu genel kurul toplantısına çağrılmazlar.”

MADDE 21-      4721 sayılı Kanunun 80 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Genel kurul, derneğin diğer tüzel kişiliklere kurucu veya üye olmasına karar verir.”

MADDE 22-                        4721 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde yer alan “Derneğin amacı,” ibaresi, “Derneğin amacı veya faaliyetleri,” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 23-            14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 13/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13/A- Dernekler Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununa göre kurulan dernekler ve üst kuruluşları ile dernek şubelerinin, 3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanun hükümlerine göre kurulan birliklerin, merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de bulunan şubelerinin;

            1) Kuruluşlarını, iş ve işlemlerini izlemek, kayıtlarını tutmak, dosyalarını açmak ve arşivlemek,

2) Kütüğe kaydedilmeleri ve kütükten silinmeleri ile ilgili işlemleri yürütmek ve izlemek,

            3) İzne tâbi faaliyetlerine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek,

            4) Yurt dışından sağlayacakları aynî ve nakdî yardımlara ilişkin işlemleri yürütmek,

            5) Sona ermeleri, tasfiyeleri veya faaliyetten alıkonulmaları ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek.

b) Merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de faaliyette veya işbirliğinde bulunmaları, temsilcilik veya şubeler açmaları, dernek veya üst kuruluşlar kurmaları veya kurulmuş dernek veya üst kuruluşlara katılabilmeleri ile ilgili işlemleri yürütmek.

c) 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununa göre düzenlenecek yardım toplama faaliyetleri ile ilgili işlemleri yürütmek.

d) Dernekler, üst kuruluşlar, birlikler ve merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de bulunan şubeleri hakkındaki ihbar, şikâyet ve denetim taleplerini incelemek, değerlendirmek ve gerekli görülen hallerde dernekler denetçileri tarafından denetlenmelerini sağlamak ile bu kuruluşların yönetici veya üyelerinin yasalara aykırı faaliyetleri hakkında, ilgili kuruluşlarla işbirliği içinde çalışarak gerekli işlemleri yapmak. 

e) Siyasi partiler, sendikalar ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflarla ilgili olarak kanunlarla İçişleri Bakanlığına verilen görevleri yapmak,  

f) Görev alanına giren konularda mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak. 

Dernekler ve üst kuruluşları ile dernek şubeleri, birlikler ve merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de bulunan şubelerinin kaydedileceği kütüğün şekli ve kayıt esasları; Dernekler Dairesi Başkanlığı ve il dernekler müdürlüklerinin çalışma usul ve esasları yönetmeliklerle düzenlenir.

Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe kaymakamlıklarında ayrıca ilçe dernekler büro şeflikleri oluşturulmaz.”

MADDE 24-      3152 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.

“EK MADDE 4- Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar iptal edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili bölümünden çıkarılmış, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığının ihtiyacını karşılamak üzere ekli (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin İçişleri Bakanlığı bölümüne eklenmiştir.”

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 25-            4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 33 üncü maddesinin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 26-            Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 27-            Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

(1) SAYILI LİSTE

KURUMU    : İçişleri Bakanlığı

TEŞKİLÂTI :  Taşra

 İPTAL EDİLEN KADROLARIN 

 

 

Sınıfı

 

Unvanı

Derecesi

Serbest Kadro

Adedi

Tutulan Kadro

Adedi

Toplam

GİH

Veri Hazırlama Kont. İşl.

8

40

40

GİH

Veri Hazırlama Kont. İşl.

7

40

40

GİH

Veri Hazırlama Kont. İşl.

6

40

40

GİH

Veri Hazırlama Kont. İşl.

5

40

40

Toplam

160

160


(2) SAYILI LİSTE

KURUMU    : İçişleri Bakanlığı

TEŞKİLÂTI :  Merkez

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

 

 

Sınıfı

 

Unvanı

Derecesi

Serbest Kadro

Adedi

Tutulan Kadro

Adedi

Toplam

MİAH

Şube Müdürü

1

1

1

GİH

Şube Müdürü

1

1

1

GİH

İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi

5

40

40

GİH

İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçi Yardımcısı

8

60

60

GİH

Mütercim

3

1

1

TH

Mühendis

3

4

4

TH

Teknisyen

5

5

5

GİH

Şef

3

5

5

GİH

Veri Hazırlama Kont. İşl.

5

10

10

Toplam

127

127

KURUMU    : İçişleri Bakanlığı

TEŞKİLÂTI :  Taşra

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

 

 

 

Sınıfı

 

Unvanı

Derecesi

Serbest Kadro

Adedi

Tutulan Kadro

Adedi

Toplam

GİH

İl Dernekler Müdür Yardımcısı

(Ankara, İstanbul ve İzmir)

1

3

3

Toplam

3

3


GENEL GEREKÇE

Sivil toplum örgütleri sosyal, kültürel ve siyasal alanda önemli görevler üstlenmelerine rağmen, dernek kurma hakkına güvenlik sorunu olarak yaklaşılması Devlet ile sivil toplum kuruluşları arasında derin bir güven bunalımına yol açmış ve sivil toplum örgütleri bu durumdan olumsuz olarak etkilenmiştir. Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 nci maddesinde düzenlenen örgütlenme özgürlüğüne paralel ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında belirttiği ilkelere uygun olarak, dernek kurma ve üyelik konusundaki kısıtlamaların azaltılması, dernek faaliyetlerine serbestlik sağlanması, derneklere uygulanan yaptırımların ve bürokrasinin azaltılması amacıyla 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.

 Bu Kanun değişikliğiyle genel olarak; Anayasa Mahkemesinin 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan “…adı geçen kurumlara maddi yardımda bulunabilirler.” ve “siyasi partilerden” ibarelerinin yürürlüklerinin durdurulması hakkında verdiği 1/12/2004 ve 29/12/2004 tarihli kararlarına uyum sağlanması, Kanunda bulunmayan bazı tanımların yapılması, tüzel kişilerin derneklerde temsil edilmesine açıklık getirilmesi, yurt dışından alınan yardımların dernek, vakıf, işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikaları ile mesleki kuruluşlara aktarılmasının engellenmesi, derneklere ait tutulması zorunlu defterlerin saklanma süresi ve bu belgelerin kaybedilmesi halinde mahkemeden zayi belgesi alınması, yönetim ve denetleme kurulu üyelerine verilecek ücretin dernek üye sayısının yüz kişiden fazla olması şartına bağlanması ve bu ücretlerin verilme esasları, derneklerin tasfiye işlemlerine açıklık getirilmesi, yıllık geliri yüzbin YTL’ den fazla olan derneklerin denetimlerde bilirkişi görevlendirilebilmesi, yıllık geliri ikiyüzellibin YTL’yi aşan derneklerin hesap özeti veya bilançolarını günlük bir gazetede ilan etmeleri, satılan dernek taşınmazlarının mülkî idare amirine bildirilmesi, dernek ikametgahlarına açıklık getirilmesi, dernek organlarında bulunan asıl ve yedek üyelerin ikametgah adresi değişikliklerinin mülkî idare amirliğine bildirilmesi, kamu yararına çalışan dernekler ile ilgili yeni düzenlemeler yapılması, bazı dernek tüzüklerinin Bakanlar Kurulunca onaylanması, Dernekler Kanununda yer alan ceza hükümlerinin temel ceza kanunlarına uyumunun sağlanması, derneğin para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair mallarının sarf edilmesi suçunun işlenmesi iddiasıyla hakkında dava açılan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin mahkeme tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılabilmesi, dernek şube ve üst kuruluşlarına uygulanacak hükümlere açıklık getirilmesi, ilk veya sonraki genel kurul toplantılarında yapılan tüzük değişikliklerinin incelenme usulü, genel kurulun görev ve yetkilerinin devri, zorunlu organların seçilme zamanı, genel kurul toplantılarının yapılma usulü, Dernekler Dairesi Başkanlığı ve dernekler birimlerinin çalışma esas ve usullerinin düzenlenmesi ve Dernekler Dairesi Başkanlığının hizmetlerinin yürütülmesi için ihdas edilmesi gereken kadroların belirlenmesi konularında düzenlemeler yapılmıştır.

Yapılan düzenlemelerle özellikle dernek ve üyeleri arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi, derneklere verilecek hizmetin etkin ve verimli olarak yürütülmesi, istismarların önlenerek sivil toplum örgütlerine yönelik güvenin arttırılması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi Devletin örgütlenme özgürlüğü ile ilgili pasif yükümlüğünün yanında aktif yükümlülüğünün bir gereği olarak, sivil toplum örgütlerinin etkili bir şekilde çalışabilmeleri ile Devlet ve diğer kişilerin keyfi müdahalelerinin önlenebilmesi için yasal zeminin oluşturulması amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1-  Yapılan değişiklikle “Lokal” ve “Eklenti” kavramlarına açıklık getirilmiş ve bu kavramların değişik şekilde yorumlanarak farklı uygulamalar yapılmasının önlenmesi sağlanmıştır. Dernek lokalleri, her ne ad altında açılmış olursa olsun, dernek üyelerin boş zamanlarının geçirilmesi veya sosyal ihtiyaçlarının karşılanması için açılan yerlerdir. Örneğin; üyelerinin geçici olarak konaklaması için açılan misafirhaneler veya üyelerinin yemek yemesi, eğlenmesi için açılmış lokanta ve benzeri yerler lokal kapsamında değerlendirilmiştir. Derneklerin amaçlarını gerçekleştirmek üzere ve umuma açık olarak açacakları kamp, spor saha ve salonları gibi yerler lokal ve eklenti tanımının dışında bırakılmıştır. Lokallerden dernek üyelerinin yararlanması esastır, ancak İçişleri Bakanlığı tarafından yapılacak düzenlemelerle belirlenen kurallar çerçevesinde, dernek lokallerinden üyelerin beraberindeki eş ve çocuklarının veya misafirlerinin de yararlanması mümkündür.

MADDE 2- Yürürlükte bulunan Dernekler Kanununda alındı belgeleri ile ilgili saklama süresi belirtilmiş, ancak defter ve kayıtlarla ilgili saklama süresi belirtilmemiştir. Yapılan değişiklikle, yönetmelikle belirlenen tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin saklama süresi tespit edilmiştir. Saklanma süresi içinde yangın, su baskını veya deprem gibi bir afet veya başka bir nedenle defter ve belgelerin okunamayacak hale gelmesi veya kaybolması halinde yetkili mahkemeden zayi belgesi alınmasına imkan tanınmış, ancak bu belgenin verilmesi belli şartlara bağlanmıştır. Maddede zayi belgesini almak için süresinde mahkemeye başvurmadığından bu hakkını kaybetmiş veya mahkemeye başvurulmasına rağmen bu belgeyi alamamış derneklerin defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılacakları hüküm altına alınmış ve sorumlu kişilere cezai müeyyide uygulanması sağlanarak suistimallerin önlenmesi amaçlanmıştır.

MADDE 3- Yürürlükte bulunan Kanunda yönetim ve denetleme kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücret verilmesi hüküm altına alınmış, ancak bu ücreti verebilecek derneklerin üye sayısı konusunda bir sınırlama getirilmemiştir. Bu maddenin istismar edilmesinin önlenmesi amacıyla yönetim ve denetim kurulu üyelerine maaş verilmesi, dernek üye sayısının yüz kişiden fazla olması şartına bağlanmıştır.

Dernek üyeliğinin getirdiği yükümlülüklerinden farklı olarak, çeşitli projeler hazırlanması gibi özel uzmanlık gerektiren alanlarda veya dernek hizmetlerinde sürekli veya belli bir süre için belirlenen kurallar çerçevesinde çalıştırılan dernek üyelerine, hizmetleri karşılığında ücret verilmesine imkan tanınmıştır.

            Bu maddede belirlenen şekil ve şartlar dışında ödeme yapanların derneğin para veya mallarını kendilerinin veya başkalarının menfaatine sarf etmiş sayılacağı hüküm altına alınmış ve sorumlu kişilere cezai müeyyide uygulanması sağlanarak suiistimallerin önlenmesi amaçlanmıştır.

            MADDE 4- Bir derneğin, dernekler kütüğündeki kaydının silinebilmesi için, tasfiye ve devir işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. Ancak, uygulamada çeşitli nedenlerden dolayı birçok derneğin tasfiye ve devir işlemlerini tamamlayamaması nedeniyle dernekler kütüğündeki kayıtları silinememektedir. Yapılan düzenleme ile tasfiye ve devir işlemlerini üç yıl içinde tamamlayamayan derneklerin, dernekler kütüğündeki kayıtlarının silineceği; tespit edilmesi halinde malvarlıklarının, mahkeme kararıyla amacına en yakın ve en fazla üyeye sahip derneğe devredileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak, feshedilmesi için hakkında soruşturma veya dava açılmış olan bir dernek, fesih ve buna bağlı olarak dernek mallarının devrine dair bir karar aldığı takdirde, soruşturma ve dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapamayacağından, soruşturma ve davanın sonuçlanması için geçen sürenin, üç yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınmaması gereklidir.

MADDE 5- Derneklerin denetimlerinde, özellikle işlemlerinde önemli yolsuzluk bulunan derneklerin sorumlu üye, personel veya yetkili kişileri; delilleri karartmak veya kanuna aykırı fillerin gizlenmesi veya düzeltilmesi için zaman kazanmak veya denetimin yapılmasını önlemek amacıyla, yapılan bildirime rağmen yerleşim yerlerini kapalı tutarak veya dernek adresinde bulunmayarak denetimi engelleyebilmektedir. Yapılan bu düzenlemeyle, denetim için yapılan bildirime rağmen, öngörülen zorunlulukları yerine getirmeyenler hakkında cezai müeyyide uygulanması sağlanarak, denetimlerin amacına ulaşması sağlanmıştır.

Dernekler eğitim, sağlık ve spor gibi çeşitli amaçlarla faaliyet gösterebildiğinden, amaç ve çalışma konuları doğrultusunda çeşitli çalışmalar yapabilmektedirler. Bu nedenle, denetimlerde derneklerin iş ve işlemlerinin incelenmesi sırasında çözümü uzmanlık gerektiren çeşitli konularla karşılaşılmakta ve bilirkişi görevlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak, yürürlükte bulunan Kanunda bu konuda düzenleme bulunmadığından bilirkişi görevlendirilememekte ve bu nedenle yapılan denetimler amacına ulaşamamaktadır. Yapılan düzenleme ile gerek görülen hallerde bilirkişi tespit edilmesine imkan tanınmış, denetimlerde tespitlerin sağlıklı yapılması ve kanunlara aykırı hareketlerin ispat edilerek yolsuzlukların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Denetimlerde bilirkişi görevlendirilebilmesi denetlenen derneğin yıllık gelirinin yüzbin Yeni Türk Lirasından fazla olması şartına bağlanmıştır. Ayrıca, bilirkişilerin görevlendirilmesi, bu kişilere verilecek ücretin tespiti ve ödenmesi ile bilirkişi ücretleri için bütçeye konulması gereken ödenek gibi konularda uyulması gereken usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.

Sivil toplum örgütleri sosyal, kültürel ve siyasal alanda önemli görevleri yerine getirmekte ve yaptıkları faaliyetleri kamu tarafından ilgiyle izlenmektedir. Gerek dernek üyeleri gerekse de derneklere ayni ve nakdi bağışta bulunan kişiler, derneklerin faaliyetleri ve mali tabloları ile yakından ilgilenmekte, ayrıca derneklere bağışta bulunmak isteyen kişiler de bağış yapacakları derneklerin mali durumları ve faaliyetleri hakkında bilgi edinmek istemektedirler. Yıllık geliri ikiyüzelli bin YTL’yi aşan derneklere Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince mülkî idare amirliğine verdikleri beyannamelerinde yer alan mali tablolarını günlük bir gazetede ilan etme zorunluluğu getirilerek, derneklerin “şeffaf olması” ve “hesap verebilirlik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

            MADDE 6- Derneklerin sahip oldukları taşınmazlara ait sağlıklı istatistiki veriler oluşturulabilmesi ve dernek taşınmazlarının değerinin çok altında satılarak derneğin zarara uğratılmasının önlenmesi amacıyla, dernekler tarafından satılan taşınmazların da mülkî idare amirliğine bildirilmesi konusunda düzenleme yapılmıştır.

Dernekler, başka bir kişi ile birlikte aynı yerleşim yerini kullanabilmekte ve ortak kullanılan yerleşim yerindeki diğer kişinin özel durumu nedeniyle uygulamada birçok sorun ile karşılaşılabilmektedir. Bu sorunların giderilebilmesi amacıyla yerleşim yeri ile ilgili hususların yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.

            MADDE 7- Tasarıyla getirilen “gözlemci” müessesi ihtiyari olup, derneklere herhangi bir zorunluluk getirmemekte ve 2908 sayılı Dernekler Kanununda düzenlenmiş olan “hükümet komiseri” ile hiçbir benzerlik taşımamaktadır. Bu nedenle AB uyum yasaları çerçevesinde kaldırılan hükümet komiseri müessesesi yeniden ihdas edilmemektedir. Dernekler, talep etmeleri halinde mevzuat yönünden yeterli gözlemci statüsündeki kişilerden yararlanabileceklerdir. Gözlemcinin görevlendirilmesi yönetim kurulunun veya üye sayısı bine kadar olan derneklerde üye sayısının onda birinin, üye sayısının bini geçmesi halinde binin üzerindeki her yüz üye için onda bir oranı olan yüz kişiye bir kişi  eklenerek bulunacak sayıda üyenin talep etmesi ve ücretini yatırması şartına bağlanmıştır. Bu şartların oluşmaması halinde mülkî idare amiri dernek genel kurul toplantılarını izlemek üzere gözlemci görevlendiremeyecektir.

            MADDE 8- Kamu yararına çalışan dernekler, ilgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilmektedir. Mevcut düzenleme gereğince, İçişleri Bakanlığı veya ilgili bakanlıklardan birinin uygun görüşü bulunmamasına ve derneğin kanunda belirtilen şartları taşımamasına rağmen, söz konusu talep Bakanlar Kuruluna iletilmekte ve Bakanlar Kurulu gereksiz yere meşgul edilmektedir. Bu nedenle İçişleri Bakanlığının kamu yararına çalışan derneklerden sayılma talebini uygun görmemesi halinde, talebin Bakanlar Kuruluna iletilmeyeceği konusunda düzenleme yapılmıştır. Bu durumda talebi Bakanlar Kurulana iletilmeyen dernek, yeniden kamu yararına çalışan derneklerden sayılma talebinde bulunabilecek, ancak yapılacak incelemeden sonra gerekli şartlara sahip olması halinde, talebi Bakanlar Kuruluna iletilebilecektir.

Bir sivil toplum kuruluşu olan ve dernek statüsünde bulunan Türkiye Kızılay Derneği faaliyetlerini Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu ile Türkiye Devleti tarafından imzalanan Cenevre Konvansiyonunda belirlenen ilkelere göre yürütmektedir. Bu düzenleme gereğince Kızılay Yönetim Kurulunca belirlenmiş tüm merkez şubeler doğrudan genel merkeze bağlıdır. Diğer şube ve temsilcilikler ise merkez şube vasıtasıyla genel merkeze bağlı olarak çalışır. Çalışma şekli tüzükle belirlenir. Denetim kurulu oluşturulması zorunluluğu şubeler için öngörülmemektedir.

Derneklerin kendi içinde ve yönetim kuruluna karşı sorumlu genel müdürlük, şube müdürlüğü ve şeflikler kurulması şeklinde teşkilatlanmasına engel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle Türkiye Kızılay Derneği, zorunlu ve ihtiyari kurulları dışındaki iç teşkilatlanmasını da tüzüğünde düzenlenen hükümler çerçevesinde yapabilecektir.

            Türkiye Kızılay Derneğinin özel durumu nedeniyle, bu dernek tarafından yürütülecek iş ve işlemelerin özellikle belli kurallara bağlı olması şartı aranmış ve yapılacak tüm iş ve işlemlerin yönetim kurulu tarafından hazırlanan yönetmeliklerle belirlenmesi öngörülmüştür. Türkiye Kızılay Derneğinin tüzüğü veya söz konusu yönetmelikler, belirtilen istisnalar dışında Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununa aykırı düzenlenemez. Ancak, Kızılay’ın amaç ve faaliyetleri ile ilgisi bulunan  konularda Türkiye Devleti tarafından kabul edilen uluslararası sözleşme hükümleri gereğince Kızılay’a tanınan hak ve imtiyazlar veya verilen görevlerin yerine getirebilmesi için tüzükte ve yönetmeliklerde düzenlemeler yapılabilir.

           06-001-183 kütük numaralı Türkiye Kızılay Derneği, 06-001-184 kütük numaralı Türk Hava Kurumu, 34-003-084 kütük numaralı Türkiye Yeşilay Cemiyeti, 34-008-179 kütük numaralı Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Derneği ve 06-010-025 kütük numaralı Türk Eğitim Derneğinin Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından veya teşvikiyle kurulduğu ve bu derneklere verdiği önem dikkate alınarak, bu derneklerin tüzüklerinin incelenmesi görevi münhasıran İçişleri Bakanlığına verilmiştir. 34-002-200 kütük numaralı Darüşşüfaka Cemiyetinin tüzüğünde, Cemiyetin Başkanının Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının olduğu belirtilmesi ve Cemiyetin kamuoyu nezdindeki önemine binaen madde kapsamına alınmıştır. Ayrıca, söz konusu dernek tüzüklerin tamamının veya bir kısmının değiştirilmesi halinde, yeni tüzük veya değiştirilen maddelerin Bakanlar Kurulunca onaylanmadıkça yürürlüğe girmeyeceği belirtilmiştir.

            Dernekler Kanununun 27 nci maddesinin son fıkrasında yer alan “Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” hükmünün cezai müeyyidesi Dernekler Kanununda bulunmamakta ve bu konuda Türk Ceza Kanununda tanımlanan “zimmet” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarının uygulanması konusunda da değişik yorumlara yol açmaktadır. Bu nedenle yapılan düzenleme ile kamu yararına çalışan derneklerin malvarlıklarının kamu malı sayılacağı ve bunlara karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağı hüküm altına alınarak, bu konuda uygulanacak cezai müeyyideye açıklık getirilmiştir. Ayrıca, “mal” yerine “malvarlığı” kavramı kullanılarak derneklerin para, mal ve çeşitli haklarının bu kapsamda değerlendirilmesinde ortaya çıkacak tereddütler giderilmiştir.

           

            MADDE 9-  Kanunun 29 uncu maddesinde daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait bayrak, amblem ve flamaların dernekler tarafından kullanılması yasaklanmış olmasına rağmen, bu konuda eskiden kurulmuş diğer devletler ile ilgili bir yasaklama getirilmemiştir. Yapılan düzenleme ile daha önceden kurulmuş tüm devletlere ait bayrak, amblem ve flamaların dernekler tarafından kullanılması yasaklanmıştır.

MADDE 10- a) 5253 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin (a) bendinde yer alan idari para cezası 5083 sayılı Kanuna uygun hale getirilmiştir.

            b) Maddenin (b) bendinde yer alan ağır para cezası, eylemin niteliğine göre idari para cezasına dönüştürülmüştür.

Türk Medeni Kanununun 74 üncü maddesinde dernek olağan genel kurul toplantılarının dernek tüzüğünde belirtilen zamanda yapılması gerektiği hüküm altına alınmış, ancak Dernekler Kanununda olağan genel kurullarını zamanında toplantıya çağırmayan dernek yöneticileri hakkında herhangi bir cezai müeyyide düzenlenmemiştir. Bu değişiklik ile, genel kurullarını toplantıya çağırmayan veya tüzükte belirtilen zamandan önce veya sonra genel kurulları toplantıya çağıran dernek yöneticileri hakkında idari para cezası öngörülerek, yönetim kurullarının olağan toplantıya çağırma hak ve yetkisini kötüye kullanmasına karşı önlem alınmıştır. Genel kurul toplantılarının Türk Medeni Kanununda belirtilen usule uygun olarak ertelenerek yapılması halinde dernek yöneticilerine bu konuda ceza verilmesi mümkün olmadığından, konu ile ilgili olarak ayrıca bir düzenleme yapılmasına gerek görülmemiştir. 

            c) Yurt dışı yardımları bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine, bu şekilde alınan paranın yüzde beşi oranında verilen idari para cezası, yüzde yirmi beşi oranına çıkarılmıştır.

            d) Maddenin (d) bendinde yer alan idari para cezası 5083 sayılı Kanuna uygun hale getirilmiştir.

Kanunun 32 nci maddesinin (d) bendinde yapılan değişiklikle, tutulması zorunlu defterlerin tutulmaması veya tasdiksiz tutulması halinde dernek yöneticilerine hapis cezası veya adli para cezası verileceği, ayrıca bu defterlerin usulüne uygun tutulmaması halinde de dernek yöneticileri ile bu defterleri tutmakla sorumlu sayman üye veya dernek muhasebecisi gibi kişilere de idarî para cezası verileceği belirtilerek, bu konuda yapılan suistimallerin önlenmesi amaçlanmıştır. Kanunun 11 inci maddesi gereğince tutulması zorunlu olan defterler ve bu defterlerin tutulma usulü yönetmeliğe bırakıldığından, yönetmelikte belirtilen usule uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayan dernek üyesi, dernek personeli veya ilgili kişiler ile bu şekilde gelir toplanmasına bilerek izin veren yönetim kurulu üyeleri hakkında idari para cezası uygulanması öngörülmüş ve yetkisiz kişilerin dernekler adına para toplaması engellenmiştir.

            e) Maddenin (e) bendinde yer alan “ağır para cezası” “adli para cezasına” dönüştürülerek Türk Ceza Kanununa uyumlu hale getirilmiştir.

            f) Maddenin (f) bendinde yer alan ve unsurları gösterilen suç karşılığında yaptırım bakımından Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.

            Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin (f) bendine belirtilen “derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk edilmesi veya rehnedilmesi veya satılması, gizlenmesi, imha, inkâr, tahrif veya tağyir edilmesi” suçlarından birinin işlenmesi iddiasıyla yargılananların dernek organlarındaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılabilmeleri konusunda mahkemeye yetki verilmiştir. Yargılama sürecinin her aşamasında mahkemeye bu yetkisini kullanabilme imkanı tanınmış, ayrıca geçici olarak görevden uzaklaştırılanların yerlerine atanan üyelerin görevlerinin yapılacak olağan genel kurul toplantısına kadar devam edeceği belirtilmiştir. Ancak, görevden alma işleminden sonra yapılan olağan genel kurul toplantısında organların yeniden oluşturulması durumunda görevden alınan kişiler hüküm giymemiş olsalar bile, dernek organlarındaki karışıklığın önlenmesi amacıyla, bu kişilerin görevlerine iade edilmeyeceği belirtilmiştir.

            g) Maddenin (g) bendinde yer alan idari para cezası, 5083 sayılı Kanuna ve günün ekonomik koşullarına göre yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca yapılan değişiklikle, merkezleri yurt dışında bulunan vakıf, şirket ve benzeri gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube veya temsilcilikleri de madde kapsamına alınmıştır.

            h) Maddenin (h) bendinde yer alan idari para cezası 5083 sayılı Kanuna uygun hale getirilmiştir.

            ı) Maddenin (ı) bendinde yer alan idari para cezası 5083 sayılı Kanuna uygun hale getirilmiştir.

            j) Maddenin (j) bendinde yer alan ağır para cezası, 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde düzenlenen adli para cezası sistemine uygun hale getirilmiştir.

            k) Kanunun 32 nci maddesinin (k) bendinde yapılan değişiklikle, denetim sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmemesi veya verilmemesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmemesi durumunda hapis veya adli para cezası öngörülerek bu konudaki suiistimallerin önlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca zayi belgesinin gösterilememesi durumunda da cezai müeyyide uygulanacağı hüküm altına alınarak derneğin defter ve belgelerinin kasıtlı olarak yok edilmesi önlenmiştir.

            l) Dernekler Kanununun 24 üncü maddesinde dernek tarafından açılan temsilciliğin adresinin temsilci olarak görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından mülkî idare amirliğine yazılı olarak bildirileceği hüküm altına alınmasına rağmen, bu yükümlüğünün yerine getirilmemesi halinde aynı Kanunun 32 nci maddesinin (l) bendi gereğince dernek yöneticilerinin idari para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir. Kanunun 32 nci maddesinin (l) bendinde yapılan değişiklik ile dernek yöneticileri yerine, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen temsilci veya temsilciler hakkında cezai işlem yapılması sağlanmıştır. Ayrıca, beyanname dışındaki her türlü bildirimlerin gerçeğe aykırı olarak verilmesi halinde de idari para cezası öngörülerek idarenin yanıltılması önlenmiştir.

            m) 5253 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin (m) bendinde yer alan ağır para cezası eylemin niteliğine göre idarî para cezasına dönüştürülmüştür.

            n) Maddenin (n) bendinde yer alan ağır para cezası, 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde düzenlenen adli para cezası sistemine uygun hale getirilmiştir.

Türk, Türkiye, Milli, Cumhuriyet, Atatürk, Mustafa Kemal kelimeleri ile bunların baş ve sonlarına getirilen kelimelerle oluşturulan kelimelerin dernek adlarında izinsiz olarak kullanılarak bu konudaki istismarların önlenmesi amacıyla cezai müeyyide öngörülmüştür. Bu cezanın uygulanması, dernek yöneticilerinin yazılı olarak uyarılmasına rağmen bu yasağa aykırı hareket edilmesi şartına bağlıdır.

            o) Maddenin (o) bendinde yer alan ağır para cezası, 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde düzenlenen adli para cezası sistemine uygun hale getirilmiştir.

Yürürlükte bulunan Dernekler Kanununun 32 inci maddesinin (o) bendinde askerliğe, milli savunma ve genel kolluk hizmetlerine hazırlayıcı öğretim ve eğitim faaliyetlerinde bulunan dernek yöneticilerine verilecek cezanın alt sınırı belirtilmiş, ancak üst sınırı belirtilmemiştir. Bu değişiklik ile söz konusu cezanın alt ve üst sınırları belirlenmiştir.

            p)  Maddenin (p) bendinde yer alan ağır para cezası, 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde düzenlenen adli para cezası sistemine uygun hale getirilmiştir.

            r) Maddenin (r) bendinde yer alan idari para cezası 5083 sayılı Kanuna uygun hale getirilmiştir.

MADDE 11- Dernekler Kanununun 33 üncü maddesinde, ceza hükümlerini düzenleyen 32 nci maddede geçen “dernek yöneticileri” ibarelerinin dernek yönetim kurulu başkanını ifade edeceği belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununda derneklerin yönetim kurulu başkanlarını seçmeleri ile ilgili bir zorunluluk bulunmadığından, yönetim kurulu başkanı seçilmemesi halinde Dernekler Kanununun 32 nci maddesinde belirtilen birçok cezanın uygulanmasında ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi amacıyla; yönetim kurulu başkanının herhangi bir nedenle belirlenmemesi durumunda cezanın yönetim kurulu üyelerinden her birine ayrı ayrı uygulanacağı belirtilerek konuya açıklık getirilmiştir.

1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 2 nci maddesinde, kabahat deyiminden “karşılığında idarî yaptırım uygulanmasının öngörüldüğü haksızlık”ın anlaşılacağı, 3 üncü maddesinde bu Kanunun genel hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanacağı, 27 nci maddesinde idarî yaptırım kararlarına karşı sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği,  29 uncu maddesinde ise ağır ceza mahkemesine itiraz edilebileceği hususları düzenlenmiş bulunduğundan, fıkrada yalnızca bu Kanunda yazılı olan idari para cezalarının, mahalli mülkî idare amiri tarafından verileceği hükme bağlanmıştır. 

Derneklerin gerek üyelerine karşı gerekse de idariye karşı Kanunda belirtilen yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin sağlanması amacıyla, Dernekler Kanununun 32 nci maddesinde dernek yöneticilerinin idari para cezası ile cezalandırılmaları öngörülmüştür. Ancak, mevcut düzenlemelere göre idari para cezasının ödenmesiyle dernek yöneticileri yükümlülüklerini yerine getirmekten kurtulmakta ve bu durum da kamu düzenini olumsuz etkilemektedir. Yapılan düzenleme ile idari para cezasının Kanunun 33 üncü maddesi gereğince ilk olarak yönetim kurulu başkanına uygulanması gerekmektedir. Verilen cezanın iki katının yönetim kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı uygulanabilmesi ise, cezanın verildiği tarihten itibaren iki ay içinde cezaya neden olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi şartına bağlanmıştır.

MADDE 12- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile işçi ve işveren sendikaları ve bu sendikaların üst kuruluşlarının özel kanunlarında hüküm bulunmaması halinde, Dernekler Kanununun 19, 20, 23, 26, 28, 29, 30 ve 31 inci maddelerinde yer alan düzenlemelere uyup uymadıklarının takip edilmesi ile bu maddelerde belirtilen diğer yükümlülük ve sorumlulukların yerine getirilmesi konusunda, adı geçen kurum ve kuruluşların iş ve işlemlerini yürütmekle kanunla kendilerine görev verilen mercilerin yetkili olduğu belirtilerek uygulamada ortaya çıkabilecek boşlukların giderilmesi sağlanmıştır. Bu düzenleme gereğince, mülkî idare amirlerine verilmesi gereken bildirim, beyanname ve benzerinin alınması, incelenmesi, arşivlenmesi gibi işler ile söz konusu Kanun maddelerinde yapılması öngörülen diğer iş ve işlemlerin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile işçi ve işveren sendikaları ve bu sendikaların üst kuruluşlarını denetlemek ve gözetlemek hakkına sahip merciler veya bunların taşara birimleri tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir.

MADDE 13- Türk Medeni Kanununun 95 ve 98 inci maddelerinde şube, federasyon ve konfederasyonlar hakkında da Türk Medeni Kanununun hükümlerinin uygulanacağı açık olarak belirtilmesine rağmen, Dernekler kanununda bu konuda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu değişiklikle, dernek şubeleri ile dernekler tarafından kurulan federasyonlar ve federasyonlar tarafından kurulan konfederasyonlar hakkında da Dernekler Kanununun ceza hükümleriyle birlikte uygulanması sağlanarak, uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır.                    

            MADDE 14- Dernekler kuruluş bildirimi ve eklerini mülkî idare amirliğine verdikleri anda tüzel kişilik kazanmalarına rağmen, Türk Medeni Kanununun 60 ıncı maddesinin son fıkrası hükmü gereğince derneğin kütüğe kaydı; dernek kuruluş bildirimi ve eklerin incelenmesi sonucunda kanuna aykırılık veya noksanlık bulunmaması durumunda yapılmaktadır. Derneklerin kuruldukları anda kütüğe kaydedilmemesi uygulamada sorunlara yol açtığından, yapılan değişiklikle tüzel kişilik kazanan derneklerin dernekler kütüğüne kaydedilmesi sağlanmıştır.

            MADDE 15- Bu Kanun değişikliğiyle Türk Medeni Kanununun 59 uncu maddesinin sonuna “Tüzel kişilik kazanan dernek, dernekler kütüğüne kaydedilir.” cümlesi eklenerek derneklerin kuruldukları anda dernekler kütüğüne kaydedilmesi sağlandığından, Türk Medeni Kanununun 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ve dernek, dernekler kütüğüne kaydedilir” ibaresi çıkarılmıştır.

Dernek tüzüklerinin incelenmesi ve kanuna aykırılıkların giderilmesi ile ilgili düzenlemeler Türk Medeni Kanununun 60 ıncı maddesinde yer almaktadır. Ancak, bir çok yargı kararında da belirtildiği gibi bu düzenlemeler derneklerin kuruluş işlemleri sırasında geçerlidir. İlk genel kurul veya sonraki genel kurul toplantılarında yapılan tüzük değişiklerinin incelenmesi ve kanuna aykırılıkların giderilmesi konusunda ise kanunlarda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Uygulamada, derneklerin kuruluş aşamasından sonra yaptıkları tüzük değişiklerinin bir çoğunda kanuna aykırılıkların bulunduğu görülmekte ve bu nedenle bir çok sorunla karşılaşılmaktadır. Yapılan düzenlemeyle ilk veya daha sonraki genel kurul toplantılarında yapılan tüzük değişikliklerinin incelenmesi, kanuna aykırılıkların giderilmesi ve değişikliklerin yürürlüğe girmesi konularına açıklık getirilmiştir.

Mevcut düzenlemelere göre tüzük değişikliklerinin dernek genel kurulu tarafından yapılması gerekmektedir. Ancak, genel kurul toplantılarının derneklere maddi külfet getirmesi ve üyelerin her zaman bir araya gelmesinin mümkün olamaması nedeniyle, mülkî amirin tespit ettiği kanuna aykırılıkların giderilmesi konusunda ve genel kurulun vereceği yetki dahilinde yönetim kurullarına da tüzükte değişiklik yapma imkanı tanınmıştır. Yönetim kurulları genel kurullarından aldıkları yetkiye göre mülkî amirin bildirdiği tüzükte bulunan kanuna aykırılıkları giderebilecekleri gibi, konuyu yargıya götürmeleri ve yargı kararına göre tüzük değişikliğinin uygulamaya girmesi de her zaman mümkündür.

2908 sayılı Dernekler Kanununun yürürlükten kaldıran 5253 sayılı Dernekler Kanununun birçok yasak ve sınırlamaları kaldırılması ve yeni düzenlemeler içermesine rağmen, dernek tüzüklerinin 5253 sayılı Kanuna intibak ettirilme zorunluluğu getirilmemiştir. Ayrıca, uygulamada yorum farklılıkları veya o konuda içtihat bulunmaması nedeniyle kanuna aykırı olmadığı değerlendirilmiş bazı tüzük hükümlerinin, daha sonra yapılan denetim veya incelemelerde kanuna aykırı olduğu görülebilmektedir. Dernekleri veya idareyi zor durumda bırakan bu sorunun giderilmesi amacıyla, daha önceden incelemeden geçmesine rağmen kanunlara aykırı olduğu tespit edilen tüzük hükümlerinin iptal edilmesi konusunda açık olarak düzenleme yapılmıştır. 

Tüzükleri Bakanlar Kurulunca onaylanan dernekler hakkında da bu maddenin uygulanacağı hüküm altına alınmış, ancak bu dernekler tarafından tüzük değişikliği yapılması halinde, değişikliklerin İçişleri Bakanlığı tarafından inceleneceği belirtilerek, Kanunun 27 nci maddesindeki düzenlemeyle paralellik sağlanmıştır.

            MADDE 16- Türk Medeni Kanunun 62 inci maddesinde aynı Kanunun 60 ıncı maddesinin son fıkrasına gönderme yapılmaktadır. Ancak, bu Kanun değişikliği ile 60 ıncı maddeye iki fıkra daha eklendiğinden 62 nci maddede yer alan “son fıkra” ibaresi “üçüncü fıkrası şeklinde değiştirilerek, göndermenin doğru fıkraya yapılması sağlanmıştır.

            MADDE 17- Türk Medeni Kanununun 72 nci maddesinde derneğin zorunlu organlarının genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu olduğu ve derneklerin zorunlu organları dışında başka organlar da oluşturabileceği, ancak bu organlara zorunlu organların görev, yetki ve sorumluluklarının devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Gerek Türk Medeni Kanununda gerekse de Dernekler Kanununda genel kurula çeşitli görevler verilmiştir. Ancak, genel kurulun görev ve yetkilerinin yönetim kuruluna devredilemeyeceğine dair bir düzenleme bulunmadığından; şube açılması, dernek taşınmaz mallarının satılması, yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek ücretin belirlenmesi gibi konularda dernek tüzüklerinde düzenleme yapılarak yönetim kurullarına görev verilmekte, bu yetki de üyelerin bilgisi dışında ve dernek aleyhine kullanılabilmektedir. Yapılan bu düzenlemeyle derneğin para, mal ve haklarının korunması amacıyla genel kurulun görev ve yetkilerinin başka bir organa devredilmesi önlenmiştir. Ancak, Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununda açıkça düzenlenen şube açılması, taşınmaz malların satılması gibi konularda genel kurul tarafından verilmesi gereken kararların uygulanabilmesi için, verilen yetkiler istisna olarak gösterilmiştir.

Genel kurula katılma hakkı bulunmayan veya katılmayan üyeler ile dernek üyesi olmayan kişilerin organlarına seçilip seçilemeyeceği konusunda Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununda bir düzenleme bulunmadığından, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi amacıyla; genel kurul toplantısına katılma hakkı bulunmasına rağmen, mazeretsiz olarak genel kurul toplantısına katılmayan üyeler ve dernek üyesi olmayan kişiler ile onursal ve gönüllü üyelerin dernek organlarına seçilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bir denek üyesinin aynı zamanda yönetim ve denetim kurulu üyeliklerinin yalnızca birine seçilmesi; şube, dernek veya federasyonun yönetim veya denetim kurulu üyeliklerine seçilen bir üyenin, bir üst kuruluşu olabilecek dernek, federasyon veya konfederasyondaki yönetim veya denetim kurulu üyeliğine seçilmesi halinde, alt kuruluştaki yönetim veya denetim kurulu üyeliğinin sona ereceğine dair Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununda düzenleme bulunmamaktadır. Bu düzenlemeyle uygulamada özellikle dernek üyeleri arasında çıkabilecek hukuki problemlerin önlenmesi ve bir üst kuruluşun yönetimine seçilen kişinin, alt kuruluşuna imtiyaz tanımasına engel olunması amaçlanmıştır.

MADDE 18- Kanunda yönetim ve denetim kurulların görev sürelerinin bitiş zamanı ile ilgili açık bir düzenleme bulunmadığından, bazı derneklerin tüzüklerinde yönetim ve denetim kurulları görev sürelerinin, olağan genel kurul toplantısının yapılma süresinden daha uzun bir süreyi kapsadığı görülmektedir. Bu şekilde düzenlenen tüzük hükümleri gereğince her genel kurul toplantısında seçim yapılmamakta, yönetim ve denetim kurulları üyelerinin uzun süre görevde kalması sağlanarak dernek üyeleri etkisiz hale getirilmektedir.

Bu düzenleme ile olağan genel kurul toplantılarında yönetim ve denetim kurulları üyeliklerine yeniden seçim yapılması zorunlu hale getirilerek, tüm üyelerin seçme ve seçilme hakları korunmuştur. Ayrıca, bu kurulların göreve başlama tarihlerinin ihtiyaç duyulması halinde genel kurul tarafından belirlenebileceği hüküm altına alınmış ve bu konuda derneklere esneklik tanınmıştır.

MADDE 19- Türk Medeni Kanununun 79 uncu maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan üyelerin en az onda biri tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenilen konuların gündeme alınmasının zorunlu olduğu belirtildiğinden, olağanüstü genel kurul toplantılarında gündem dışındaki konular da görüşülebilmektedir.

Olağanüstü genel kurulun her zaman toplanabilmesi mümkün olduğundan veya gündemde yer alan konular çok önemsenmediğinden veya çeşitli nedenlerle üyeler bu toplantılara katılmamaktadır. Ancak, adı geçen madde gereğince derneğin feshi, dernek taşınmaz malların satılması gibi çok önemli konular da olağanüstü toplantıda görüşülüp karara bağlanabileceğinden, derneğin telafisi mümkün olmayan zararlara uğraması mümkün olabilmektedir. Bu nedenle olağanüstü toplantının, toplantı çağrısında belirtilen gündemle yapılacağı ve ilan edilen gündem dışındaki konuların bu toplantıda görüşülemeyeceği açık olarak düzenlenmiştir.

            MADDE 20- Türk Medeni Kanununda genel kurulun oluşumu, niteliği ve toplantı yeter sayısı konularında düzenleme yapılmış, ancak genel kurula katılma hakkı konusunda açık bir düzenleme yapılmamıştır. Dernek yönetim kurulları, genel kurul toplantısı için çağrı yapıldıktan sonra da derneğe üye kaydı yapmakta ve bu üyelerin de toplantıya katılmaları sağlanarak seçim sonuçları değiştirilebilmektedir. Maddede yapılan değişiklik ile, genel kurul toplantısı için yapılan çağrıdan sonra derneğe üye kabul edilenlerin, yapılacak olan genel kurul toplantısına çağrılmayacağı hüküm altına alınarak; genel kurul çağrısının yapılmaya başlandığı andan genel kurul toplantısının yapılacağı zamana kadar geçen süre içinde dernek üyeliğine kabul edilenlerin, yapılacak genel kurul toplantısına katılmaları önlenerek yönetim kurullarının hak ve yetkilerini kötüye kullanmalarına karşı önlem alınmıştır. Ayrıca, dernek üyeliği devam edenlerin genel kurul toplantılarına katılmaları ile seçme ve seçilme haklarının engellenemeyeceği hükmü getirilerek eşitlik ilkesine uyulmuştur.

            MADDE 21- Dernekler; vakıf, dernek, federasyon, konfederasyon, kooperatif gibi tüzel kişiliklere kurucu veya üye olabilmekte, ayrıca ticari şirket kurabilmektedirler. Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanununda derneklerin tüzel kişiliklere kurucu veya üye olması konusunda karar verecek dernek organı belirtilmediğinden, dernek yönetim kurulları bu konuda karar alabilmektedir. Ancak, bir derneğin tüzel kişiliklere üye veya kurucu olması derneği yükümlülük altına soktuğundan ve konu tüm dernek üyelerini ilgilendirdiğinden, bu konudaki kararların genel kurul tarafından verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle yapılan düzenleme ile bu konuda genel kurula görev verilerek, uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi amaçlanmıştır.

            MADDE 22- Türk Medeni Kanununun 89 uncu maddesinde mahkemece derneğin feshine karar verilmesi, dernek amacının kanuna veya ahlaka aykırı hale gelmesi şartına bağlanmıştır. Derneğin tüzüğünde belirtilen amacının kanuna veya ahlaka aykırı bulunmamasına rağmen, dernek faaliyetlerinin kanuna veya ahlaka aykırı hale gelmesi durumunun da fesih şartı sayılması için, maddede yer alan “amacı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya faaliyetleri” ibaresi eklenerek konuya açıklık getirilmiştir.

            MADDE 23- AB müktesebatına uyum sürecinde 2908 sayılı Dernekler Kanununun yürürlükten kaldırılması ve birçok Kanununda değişiklik yapılması sonucunda, Dernekler Dairesinin görevlerini düzenleyen 3152 sayılı Kanunun 13/A maddesi söz konusu değişikliklerin paralelinde yeniden düzenlenmiştir.  Bu düzenleme ile Dernekler Dairesi Başkanlığının, dernekler, dernek şubeleri, federasyonlar, konfederasyonlar, 3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanun hükümlerine göre kurulan uluslararası nitelikte birlikler ve merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de bulunan şubeleri ile ilgili olarak yürüteceği görevleri sayılmıştır. Siyasi partiler ve sendikalarla ilgili olarak kanunlarla İçişleri Bakanlığına verilen görevlerin kolluk kuvvetleri tarafından yürütülmesi işlemine son verilmiş ve sivil toplum kuruluşlarının bir çatı altında toplanması sağlanarak, bu kuruluşlarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca yapılması gereken işlemlerin Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılması sağlanmıştır. Ayrıca, Türk Medeni Kanununa göre kurulan yeni vakıflarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca yapılması öngörülün işlemlerin Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından yerine getirilmesine devam edileceği belirtilmiştir. 

Dernekler, dernek şubeleri, federasyonlar, konfederasyonlar, birlikler ve merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile dernek ve vakıf dışındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de bulunan şubeleri ile ilgili iş ve işlemlerin, valilikler bünyesinde bulunan il dernekler müdürlükleri ve ilçelerde kaymakamlıkların yazı işleri müdürlükleri bünyesinde bulunan ilçe dernekler şeflikleri tarafından yürütülmesine devam edileceği belirtilmiştir.

Dernekler ve şubelerinin, derneklerin oluşturdukları federasyon ve federasyonların oluşturduğu konfederasyonların, birliklerin, merkezleri yurt dışında bulunan dernekler ile kar amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube ve temsilciliklerinin kaydedileceği kütüğün şekli ve kayıt esasları ile Dernekler Dairesi Başkanlığı ve il dernekler müdürlüklerinin çalışma usul ve esaslarının yönetmelikle düzenlenmesi sağlanarak, Daire Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatının oluşturulması, görev ve yetkilerinin tanımlanması, uygulamada birliğin sağlanması amaçlanmıştır.

           

            MADDE 24- AB müktesebatına uyum çerçevesinde çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması sonucunda, derneklere ilişkin iş ve işlemleri yürütme görevi; merkezde Emniyet Genel Müdürlüğü ve taşrada kolluk kuvvetlerinden alınarak, Dernekler Dairesi Başkanlığı ve bu Dairenin taşra birimleri olan il dernekler müdürlüklerine verilmiştir. 4970 sayılı Kanun ile 3152 sayılı içişleri bakanlığı teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılarak Dernekler Dairesi Başkanlığı ana hizmet birimleri arasında sayılmış ve görevleri belirlenmiştir. Ayrıca, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununda 5253 sayılı Kanunla değişiklik yapılarak gerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergiler tarafından gerçekleştirilen yardım toplama faaliyetlerine ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi görevi de kolluk kuvvetlerinden alınarak dernekler birimlerine verilmiştir. Ayrıca, bu tasarı ile de Dernekler Dairesi Başkanlığına siyasi partiler, sendikalar ve vakıflarla ilgili olarak bazı görevler verilmiştir.

            Dernekler Dairesi Başkanlığı AB müktesebatına uyum çerçevesinde sivil toplum örgütlerine yönelik çeşitli çalışmalar yapmaya başlamış, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin kolaylaştırılması amacıyla da e- yazılım projesini gerçekleştirmiştir. Ancak, mevcut kadrolarla hizmetin yürütülmesi ve devamlılığının sağlanmasında önemli sorunlar yaşanmaktadır. Gerek Dernekler Dairesi Başkanlığına yeni verilen görevlerin yürütülmesi gerekse de bu Daireye verilen görevlerin etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi amacıyla tasarıya ekli (2) sayılı listede gösterilen kadroların ihdası yapılmıştır. Derneklerin önemli bir kısmının İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde bulunması bu illerdeki iş ve işlemlerin yoğunluğuna sebebiyet vermektedir. Bu nedenle adı geçen illerde il dernekler müdür yardımcısı kadroları ihdas edilmesi öngörülmüştür. Aynı zamanda taşra teşkilatında bulunan bazı kadrolar iptal edilerek, Daire Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında bulunan toplam kadro sayısı otuz adet azaltılmıştır.

             

            MADDE 25- 8/6/1936 tarihli ve 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakemesi Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 18 inci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, 3005 sayılı Kanuna yollama yapan Dernekler Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

              Öte yandan, idarî yaptırım kararlarının verilmesi, kanun yolu, kesinleşmesi, takip ve tahsil usulü, Kabahatler Kanununun genel hükümler kısmında ayrıntılı olarak düzenlendiğinden buna ilişkin hükümler içeren Dernekler Kanununun 33 üncü maddesinin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

            MADDE 26- Yürürlük maddesidir.

            MADDE 27- Yürütme maddesidir.

© www.alomaliye.com

 

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz

 

 

 

 

 

 

 

...............................

:. Alohaber, Anında Haber

:. Vergi İadesi Prog. (2007)

:. Kurumlar Vergisi Prog.

:. İş Kanunu Programı

:. Kıdem-İhbar Programı

:. Net'ten Brüt'e, Brüt'ten...

...............................