|
02
Şubat 2005
Doç. Dr. Aydın Karapınar
Gazi
Üniversitesi, İ.İ.B.F. Öğretim Üyesi
aydink@gazi.edu.tr
ENFLASYON DÜZELTMESİNDE ERTELEME
NEREYE KADAR?
Enflasyon düzeltmesi konusunda uzun zamandır beklenen Sirkü (VUK Sirküleri
14) nihayet yayınlandı. Sirkü ile, 5024 sayılı Kanunun geçici 1 inci
maddesinde yer alan ihtiyarilikten yararlanmış olup da enflasyon düzeltmesi
yapmamış olan mükelleflerin,
enflasyon düzeltmesi yapma süreleri uzatılmıştır. Süre uzatması mükellefler
tarafından (aslında buradaki mükellefler kelimesi yerine meslek mensupları
denmesi daha uygun olabilir) büyük sevinçle karşılanmıştır! Böylece idare,
mükelleflerine kulak vermiş ve isteklerini yerine getirmiştir.
Sirkünün getirdiği düzenlemeler aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:
1. Tüm geçici vergi mükellefler için 2004 yılı dördünce geçici vergi dönemi
beyanname verme süresi 15/02/2005 günü mesai saati sonuna kadar uzatılmıştır.
2. 2004 yılı dördüncü geçici vergi döneminde mükelleflerin enflasyon
düzeltmesi yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu mükellefler düzeltme işlemini
beyanname verecekleri tarihe kadar erteleyebilirler. 2004 yılı geçici vergi
beyannamesinin ekine, anılan geçici vergi dönemine ait düzeltilmiş bilançonun
eklenmesi zorunlu değildir.
3. Gerek 2003 yılı ve gerekse 2004 yılı enflasyon düzeltmesine ilişkin
muhasebe kayıtlarının,
mükelleflerin 2004 yılına ilişkin beyannamelerini verecekleri tarihe kadar
yapmaları mümkündür.
4. 2004 yılında sadece bilançolar kalemleri düzeltme işlemine tabi
tutulacaktır. Gelir tablosu kalemlerinin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması
söz konusu değildir.
Bu düzenlemeler, ilk bakışta çok yerinde mükellefe soluk aldıran
düzenlemeler olarak görülmektedir. Ancak, bize göre, mükellefler açısından sorunun daha da büyümesine yol açacaktır.
Aslında tüm bu sıkıntı, enflasyon düzeltmesinin defterlere kaydedilmesi
zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Baştan beri eleştirdiğimiz bu husus, gerek
mükelleflerin gerekse idarenin sıkıntıya düşmesindeki temel nedendir.
Uygulamanın ertelenmesi sorunların katlanarak artmasına yol açacaktır.
Ertelemeden yararlanan mükellefler, 2003 ve 2004 tarihli düzeltme
işlemlerine ilişkin kayıtlarını 2005 yılı defterlerine kaydedebileceklerdir. Bu
durum, işletmelerin, muhasebe programlarından 2003 ve 2004 yılı düzeltilmiş
bilançolarını alamamaları sonucunu ortaya çıkaracaktır. Düzeltilmiş bilançonun,
muhasebe sisteminin bir çıktısı olması gerektiği iddiası ile yasal defterlere
kayıt yapma zorunluluğu getirenler, bu çelişkiyi nasıl açıklayacaklardır.
Ertelemelerin ortaya çıkaracağı diğer bir önemli konu da stokların
düzeltilmesinden doğan enflasyon düzeltmesi farkları nasıl kapatılacaktır.
Sirkülasyonu oldukça yoğun olan stok kalemlerinin 2003 yılı ve 2004 farkları
2005 yılı defterlerine kaydedilecektir. 2005 yılı itibariyle 2003 ve 2004 yılı
stoklarının işletmeden çıkıp çıkmadığı nasıl tespit edilecektir. Yoksa tespite
gerek kalmadan bunların tümü gelir tablosu hesaplarını aktarılabilecek midir?
Gelir tablosu hesaplarına aktarılacaksa hangi hesap kullanılacaktır? Bu ve
benzeri soruların sayısını artırmak mümkündür.
Bize göre, mükelleflerin, yukarıda sadece bir kısmından bahsettiğimiz
sorunlarla daha az muhatap olması için gerek 2003 dönemi gerekse 2004 dönemi
düzeltmelerini geçici vergi dönemi sonuna kadar yapmaları ve bu düzeltmelere
ilişkin muhasebe kayıtlarını 31.12.2004
tarihli yevmiye defterine kaydetmeleri yerinde olacaktır. Ancak, geçmiş
tecrübelerimiz gösteriyor ki, mükelleflerimize bu erteleme de az gelecektir.
Yine işlerini belki bir erteleme daha olur diye en son güne bırakacaklardır
(Mesela 2010 yılına kadar ertelenmesini isteyebiliriz). Neyse ki mükelleflerini
tanıyan bir idareye, idaresini tanıyan mükelleflere sahibiz.
|