|
05 Temmuz 2005 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 25866
Başbakanlıktan:
Konu
: Dokuzuncu Kalkınma Planı
GENELGE
2005/18
I. Kalkınma Süreci ve 9. Kalkınma
Planı
1. Türkiye, Cumhuriyet dönemi
boyunca bir yandan gelişmiş ülkelerle olan kalkınmışlık farkını kapatma, öte
yandan geleneksel değerlerini ve kültürel birikimini gözeterek çağdaş değerleri
özümseyen modern bir toplum oluşturma çabası içinde olmuştur. Bu çabanın, Avrupa
Birliği (AB) ile bütünleşme sürecinde daha güçlü bir şekilde sürdürülmesi büyük
önem taşımaktadır. Türkiye’nin önüne somut ve zamana bağlı bir program sunan bu
sürecin hızlı ve sağlıklı bir şekilde tamamlanması, ülkemizin insan gücünün,
bilgi birikiminin ve girişimci yeteneğinin en iyi biçimde kullanılmasına ve
reform çabalarının kararlılıkla sürdürülmesine bağlıdır.
2. 1960’lı yıllarda başlatılan
planlı kalkınma sürecinde, demokratik bir toplum yapısı ve görece kapalı karma
ekonomi düzeni içinde devletin ekonomik hayata geniş müdahalesiyle; sermaye
birikimini hızlandırmaya, teşvik edici politikalarla özel kesimi güçlendirmeye,
hızlı sanayileşmeye, nüfus artışı ve kentleşmeye bağlı olarak ortaya çıkan alt
yapı ve üst yapı ihtiyaçlarını karşılamaya ağırlık verilmiştir.
3. Başlangıcından itibaren kamu
kesimi için emredici, özel kesim için yönlendirici olan Planlarda, giderek geniş
kapsamlı ve ayrıntılı bir modelden, devletin ekonomideki rolünün yeniden
tanımlanmasının da bir sonucu olarak, makro çerçeve oluşturan, öngörülebilirliği
artıran, sistemin daha etkin işleyişine imkan verecek biçimde kurumsal ve
yapısal düzenlemeleri öne çıkaran ve temel amaç ve önceliklere daha fazla
yoğunlaşan bir stratejik yaklaşım modeline geçiş söz
konusudur. Stratejik amaç ve öncelikleri
netleştiren ve finansman boyutunu da içerecek somut eylem programları ile hayata
geçirilecek olan bu yeni yaklaşım, geçmişte tam olarak kurulamayan
plan-program-bütçe bağlantısını güçlendirecek ve etkili bir izleme ve
değerlendirme mekanizması ile desteklenerek, hesap verebilirliğe zemin
oluşturacaktır.
4. Planlı kalkınma dönemi başında
daha çok sanayileşmeye odaklanan kalkınma anlayışı, bugün hızla küreselleşen
günümüz dünyasında, pek çok alanda bir dizi yapısal reformu gerçekleştirerek,
temel özgürlüklerin öne çıkarıldığı, hukukun üstünlüğünün yaşama geçirildiği,
bilgi toplumunun temellerinin atıldığı, her yönden güçlü ve istikrarlı modern
bir ülke oluşturmaya odaklanan bir anlayışa dönüşmüş bulunmaktadır. Bu kapsamda,
makroekonomik istikrarın sağlanması, değişen şartlara hızla uyum sağlayabilen
bir kurumsal kapasitenin oluşturulması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve
bireyler ile farklı toplum kesimlerini adil biçimde gözeten bir sosyal politika
anlayışının yerleştirilmesi bu yeni kalkınma anlayışının temel taşlarını
oluşturmaktadır.
5. Bu yeni anlayış temelinde, bütün
kurum ve kuruluşlarca ve toplumun çeşitli kesimlerince 9. Kalkınma Planı
hazırlıklarına ve uygulamasına geniş bir katılımın sağlanması, Planın
sahiplenilmesi ve ortaya konulacak hedeflere ulaşılması bakımından büyük önem
taşımaktadır. Planın
hazırlanmasında, Türkiye için
hem yeni fırsatlar,
hem de bazı riskler ortaya
çıkaran dünyadaki önemli gelişme ve yönelimler ile Türkiye’nin sahip olduğu
potansiyelin ve en kısa zamanda giderilmesi gereken eksikliklerin dikkate
alınmasında yarar bulunmaktadır.
6. Plan hazırlık dönemleri, ülke
sorunlarının kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde tartışılması, kalkınma
tercihlerinin ortaya konması ve ülkenin geleceğine olan inancın tazelenmesi
bakımından iyi bir fırsat yaratmaktadır. 2007-2013 dönemini kapsayacak olan 9.
Kalkınma Planı, AB’ye üyelik sürecine katkı sağlaması bakımından da ayrı bir
önem taşımaktadır. Bu nedenle 9. Kalkınma Planı, AB’ye üyelik sürecinin
gerektirdiği Ulusal Kalkınma Planı ve Katılım Öncesi Ekonomik Program gibi plan
ve programların temel dayanağını teşkil edecek ve bu dokümanların
uyumlaştırılmasını sağlayarak tüm planlama çalışmalarını yönlendirici bir işleve
sahip olacaktır.
7. Türkiye’nin 17 Aralık 2004
tarihinde AB’den müzakere tarihi almış olması, AB ile bütünleşme sürecinde
önemli bir aşamadır. Ekim 2005’te başlatılacak olan müzakere sürecinde,
halkımızın talepleri ve dünya ile bütünleşmenin de bir gereği olan reform ve
düzenlemelerin duraksamalara uğramadan gerçekleştirilmesi ve bunun getireceği
olanakların toplumun bütünü tarafından benimsenerek değerlendirilmesi,
küreselleşmenin fırsatlarından yararlanmanın önünü hızla açacaktır. Bu süreç
ayrıca, ekonomik, kurumsal ve beşeri kapasitenin artırılması konusunda
Türkiye’ye önemli katkılar sağlayacaktır.
8. Dünya ekonomi ve ticaretindeki
değişim ve gelişmeler dikkate alınarak, son yıllarda sağlanmış bulunan
makroekonomik istikrarın korunması,
sürdürülebilir büyüme ortamının
oluşturulması ve hızlı kalkınmanın önünü tıkayan kurumsal ve geleneksel
yapıların iyileştirilerek gerekli alt yapının tesis edilmesi büyük önem
taşımaktadır.
9. Hızla değişen dünya ve ülke
koşulları, bölgesel ve yerel düzeye taşınan uluslararası rekabet ve AB’ye üyelik
hedefi doğrultusunda önemi daha da artan bölgesel gelişme alanında köklü
değişikliklerin gerçekleştirilmesi amacına uygun olarak, yerel potansiyel ve
dinamiklere dayalı, aşağıdan yukarıya katılımcı bir kalkınma anlayışının hayata
geçirilmesi bu Planın ayırt edici özelliklerinden biri olacaktır. Böylece, bir
yandan genel kalkınma süreci hızlandırılırken, diğer yandan bölgeler arası
dengesizlikler azaltılmış olacaktır.
II. Dokuzuncu Kalkınma Planı Özel İhtisas
Komisyonları
10. Kalkınma Planlarının hazırlık sürecinde 29
Eylül 1961 tarihli ve 1722 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe
konulmuş olan "Devlet Planlama Teşkilatı Özel İhtisas Komisyonlarıyla
Koordinasyon Komisyonlarının Kuruluş ve Çalışmaları Hakkında Tüzük" çerçevesinde
Özel İhtisas Komisyonları (ÖİK) kurulması, katılımcı plancılık anlayışının
önemli bir unsuru olagelmiştir. Bu uygulamada, belirli konu başlıkları altında,
alanlarında uzman çeşitli kamu, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları
temsilcileri ile akademik çevreler bir araya gelmekte ve koordinasyonu DPT
Müsteşarlığı tarafından yürütülen Komisyonların çalışmalarından elde edilen
sonuçlar ve değerlendirmeler Planların oluşumunda dikkate alınmaktadır. 9.
Kalkınma Planı çalışmalarında da aynı yaklaşım benimsenerek, ekli listede yer
alan Özel İhtisas Komisyonları kurulacaktır. Ancak, ihtiyaç duyulması durumunda,
DPT Müsteşarlığı bu listede değişiklik yaparak yeni komisyon ve çalışma grupları
oluşturabilecektir.
11. 9. Kalkınma Planı için
kurulacak Komisyonların yapacakları çalışmalar, ülkenin gelişme potansiyelinin
belirlenmesine, yönlendirilmesine, AB ile bütünleşme sürecinin kararlılıkla
sürdürülerek tamamlanmasına, AB müzakere sürecinin olası sorunlarına ilişkin
çözüm önerileri getirilmesine ve Plana ilişkin ilke ve politikaların tespit
edilmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca, Komisyon raporlarının başka çalışmalara
kaynak oluşturan temel doküman niteliği taşıdıkları da unutulmamalıdır. Bu
bakımdan, Komisyon çalışmalarında toplanacak rakamsal veriler, ortaya konacak
durum analizleri ile politika ve proje önerileri büyük önem
taşımaktadır.
12. Özel İhtisas Komisyonlarının
çalışma usulleri, katılımcı sayısı ve profili, bütün katılımcılardan azami
düzeyde fayda sağlayıcı bir anlayışla tasarlanacak, elde edilen sonuçların Plan
metnine girdi sağlaması esas olacaktır.
13. Bu esaslar doğrultusunda, ekli
listedeki Özel İhtisas Komisyonlarında görev alacak kişiler DPT Müsteşarlığı
tarafından ilgili kurumlardan yazı ile talep edilecek; söz konusu kurumlar ise
ilgili komisyonlarda görev yapacak katılımcıların isim, unvan ve iletişim
bilgilerini DPT Müsteşarlığına bildireceklerdir.
14. Sürdürülebilir gelişme ve AB
ile bütünleşme sürecinde temel bir yapı taşı niteliğindeki 9. Kalkınma Planı
çalışmalarında görev alacak tüm kamu kurum ve kuruluşları ile katkıda bulunacak
diğer katılımcıların çalışmaları, Ülkemizin geleceği açısından büyük önem
taşımaktadır.
Bilgilerini, 9. Kalkınma Planı ile
ilgili çalışmalarda gereken dikkat ve hassasiyetin gösterilmesini önemle rica
ederim.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
EK:
9. KALKINMA PLANI ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONLARI
1. Dış Ticaret
2. Hizmet Ticaretinin
Serbestleştirilmesi
3. Rekabet Hukuku ve
Politikaları
4. Fikri Mülkiyet
Hakları
5. Devlet Yardımları
6. Finansal
Hizmetler (Mali Piyasalar, Finans Kurumları, Bankacılık,
Sigortacılık)
7. Kamu Harcama ve Kontrol Sistemlerinin
İyileştirilmesi, Kamu İhaleleri
8. Kamuda İyi Yönetişim
9. Vergi
10.
İşgücü Piyasası
11.
Sosyal Güvenlik
12.
Gelir Dağılımı ve Yoksullukla Mücadele
13.
Sanayi Politikaları (Girişimcilik, Yenilik, Teknoloji, Kalite ve Verimlilik
dahil)
14.
KOBİ
15.
Bölgesel Gelişme
16.
Kırsal Kalkınma
17.
Yerleşme ve Şehirleşme
18.
Bilgi ve İletişim Teknolojileri
19.
Bilim ve Teknoloji
20.
Adalet Hizmetleri ve Güvenlik
21.
Enerji
22.
Çevre
23.
Gıda Güvenliği, Bitki ve Hayvan Sağlığı
24.
Gıda Sanayii
25.
Toprak ve Su Kaynaklarının Kullanımı ve Yönetimi
26.
Bitkisel Üretim
27.
Hayvancılık
28.
Ormancılık
29.
Balıkçılık
30.
Demiryolu Ulaşımı
31.
Denizyolu Ulaşımı
32.
Havayolu Ulaşımı
33.
Karayolu Ulaşımı
34.
Kent İçi Ulaşım
35.
Otomotiv Sanayii
36.
Havayolu, Denizyolu ve Demiryolu Taşıtları İmalat
Sanayileri
37.
Ana Metal Sanayi
38.
Makine ve Metal Eşya Sanayi
39.
Elektronik ve Elektrikli Makineler Sanayii
40.
Savunma Sanayi
41.
Madencilik
42.
Tekstil, Deri ve Giyim Sanayii
43.
İçki, Tütün ve Tütün Ürünleri Sanayii
44.
Kimya Sanayii
45.
İlaç Sanayii
46.
Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayii
47.
Taş ve Toprağa Dayalı Sanayiler
48.
Kültür
49.
Turizm
50.
Eğitim (Okul Öncesi, İlk ve Orta Öğretim)
51.
Yükseköğretim
52.
Sağlık
53.
Kadın, Aile, Çocuk ve Gençlik
54.
Teknik İşbirliği
|