|
Ankara, 20.10.2004
Bilal
Kocabaş
Maliye Bakanlığı
Devlet Bütçe Uzmanı
bilal@bumko.gov.tr
KAMU İHALELERİNİN MALİYE
BAKANLIĞINCA VİZE EDİLMESİ UYGULAMASI EN GEÇ 2007 YILI SONUNDA SONA ERİYOR
I.
GİRİŞ
Genel ve katma
bütçeli kuruluşlara yılı bütçe kanunu ile verilen ödeneklerin usulüne uygun
olarak kullanılıp kullanılmadığının denetimi, bütçe denetimi mekanizmalarıyla
gerçekleştirilmektedir. Bu anlamda, söz konusu idarelerin taahhüt ve sözleşme tasarıları
Maliye
Bakanlığının vize işlemine tabidir.
Bilindiği
üzere, ihale vizeleri 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu hükümlerine göre
yapılmaktadır. 2005 yılı başında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi
ve Kontrol Kanununun yürürlüğe girecek olması ile
birlikte 1050 sayılı Kanun yürürlükten
kalkacağından, halen uygulamada bulunan vize işlemleri de 5018 sayılı Kanunda
öngörülen süreç sonunda uygulamadan kalkacaktır.
II.
MALİYE BAKANLIĞINCA
GERÇEKLEŞTİRİLEN İHALE VİZESİ İŞLEMİ
Konsolide
bütçeye dahil kurumların yaptıkları harcamaların denetimi gider denetimi olarak adlandırılmaktadır. Gider
denetimi kendi içinde üçe ayrılmaktadır:
- İdari
denetim ,
bütçenin uygulanması sırasında Maliye Bakanlığı ve Sayıştay tarafından yapılan
denetimi,
- Yargı
denetimi , sayman
hesaplarının mali yılı izleyen yedi ay içinde Sayıştay’a gönderilmesinin
ardından Sayıştay tarafından yapılan denetimi,
- Yasama
denetimi ise,
Bakanlar Kurulu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Kesinhesap
Kanun Tasarısının görüşülmesini
ifade
etmektedir.
İdari denetim
de kendi içinde üçe ayrılmaktadır:
- Taahhüt
denetimi ,
taahhüt ve sözleşme tasarılarının Maliye Bakanlığı adına Bütçe ve Mali Kontrol
(BÜMKO) Genel Müdürlüğü tarafından vize edilmesini ifade eder. Sayıştay
tarafından kadro ve ödenek dağıtımlarının vize edilmesi de bu denetim başlığı
altında değerlendirilmektedir.
- Tahakkuk
denetimi ,
tahakkuk memurları tarafından malın teslim edilip edilmediğinin veya hizmetin
yapılıp yapılmadığının denetlenmesidir.
- Ödeme denetimi ise, harcamanın ödenek
tertiplerine uygun olup olmadığının ve evrakta eksiklikler bulunup
bulunmadığının saymanlar tarafından kontrol edilmesi şeklinde gerçekleştirilir.
İhalelerin
Maliye Bakanlığınca vize edilmesi işlemi, yukarıdaki tasnifte de görüleceği
üzere bir mal veya hizmet alımının ya da yapım işine girişilmesinin ilk aşaması
olan taahhüdün
denetlenmesi ve bu
taahhüdün aksi ispat edilmedikçe geçerli olacağının kabulü anlamına gelmektedir.
Vize işleminin
yasal dayanağı olan 1050 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde, “ Harcamayı gerektirecek taahhüt
ve sözleşme tasarıları vize için Maliye Bakanlığına gönderilir. Maliye Bakanlığı
vizesinden ayrık tutulacak taahhüt ve sözleşmeler yılları bütçe kanunlarında
belirtilir. Maliye Bakanlığına gelen taahhüt ve sözleşme tasarılarından uygun
görülenler 15 gün içinde vize edilir. Uygun görülmeyenler aynı süre içinde
gerekçeli olarak ilgili kuruluşa gönderilir. Aykırılık ya da eksiklikler
söz konusu gerekçe doğrultusunda giderildikten sonra Maliye Bakanlığına ikinci
kez gelen taahhüt ve sözleşme tasarıları bu noktalardan incelenir ve tatil
günleri sayılmamak üzere 5 gün içinde vize edilir; uygun bulunmazsa geri
çevrilir. Geri çevirmelerde, yasaların açıkça yasaklamadığı konularda ilgili ita
amirlerinin sorumluluk üstlenmesi durumunda, 832 sayılı Sayıştay Kanununun
ilgili hükümleri saklı kalmak üzere; taahhüt ve sözleşmeler imzalanabilir.”
hükmü yer almaktadır.
Anılan maddede
sözü edilen taahhüt ve sözleşme tasarıları, çoğunlukla yürürlükteki ihale
mevzuatı ile ilgili bir anlam taşımakta ve bu mevzuatın emrettiği şekle bağlı
olmaktadır .
Maliye
Bakanlığına gönderilen taahhüt ve sözleşme tasarıları 15 gün içinde
incelendikten sonra vize edilir; vize edilmeme durumunda ise bunun gerekçesi
vize talebinde bulunan kuruma bildirilmek zorundadır. İlgili kurumca aykırılık
ya da eksiklikler söz konusu gerekçeler doğrultusunda giderildikten sonra taahhüt
ve sözleşme tasarıları Maliye Bakanlığına ikinci kez
gönderilebilir. Bu durumda, taahhüt ve sözleşme tasarıları, sadece gerekçelerde
belirtilen noktalardan incelenir ve tatil günleri sayılmamak üzere 5 gün içinde
vize edilir; uygun bulunmazsa geri çevrilir.
İkinci kez
uygun bulunmayarak geri çevirmelerde, yasaların açıkça yasaklamadığı konularda,
ilgili ita amirleri sorumluluk üstlenmek suretiyle taahhüt ve sözleşmelerin
imzalanmasını sağlayabilmektedirler. Kanun koyucunun bu hükmü koyarken, Maliye
Bakanlığı ile kurum arasında bir denge kurmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Zira,
yasal bir sıkıntı olmasa söz konusu tasarı vize edilecek, buna mukabil ilgili
kurum, vize edilmeme kararını doğru bulmuyorsa ikinci geri çevirme sonrasında
vize müessesini devreden çıkarmış olacaktır. Ancak uygulamada, sorumluluk
üstlenmek suretiyle tasarıların imzalanmasına pek rastlanılmamaktadır. Zira
Maliye Bakanlığı tarafından yapılan taahhüt denetimini diğer denetim
mekanizmaları (tahakkuk denetimi, ödeme denetimi) takip etmektedir.
Söz
konusu
maddede ayrıca, Maliye Bakanlığı vizesinden ayrık tutulacak taahhüt ve
sözleşmelerin yılları bütçe kanunlarında belirtileceği de hükme bağlandığından
vizeden istisna tutulacak taahhüt ve sözleşmeler bütçe kanunlarının (İ) işaretli
cetvelinde gösterilmektedir.
1050 sayılı
Kanun gereğince Maliye Bakanlığına gönderilen vize dosyaları 178 sayılı Maliye
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu
maddesi gereğince BÜMKO Genel Müdürlüğü tarafından incelenmektedir. Gerekli
incelemeler, başta 1050 sayılı Kanun olmak üzere, ihale mevzuatı, Taahhüt ve
Sözleşme Tasarılarının Vizelerine İlişkin Genelge ile diğer mali mevzuat
hükümleri dikkate alınarak yapılmaktadır.
Sözü edilen
Genelge her yıl Maliye Bakanlığınca yinelenmekte; son çıkan genelgeyle bir
önceki de yürürlükten kaldırılmaktadır. Son iki yıldır Taahhüt ve Sözleşme
Tasarılarının Vizelerine İlişkin Genelge ismiyle çıkarılan genelge, önceki
senelerde çıkarılan Devlet İhaleleri
Genelgesinin devamı mahiyetindedir.
III.
VİZE YETKİSİ KURUMLARA
DEVREDİLİYOR
Kamu
idarelerinde harcama öncesinde ve sonrasında etkin bir mali kontrol sistemi
oluşturulması, mali yönetimin saydamlaştırılması, kamu kaynaklarının etkin ve
verimli kullanılmasının sağlanması gibi amaçlarla hazırlanan 5018 sayılı Kanun,
1050 sayılı Kanunda yer alan birçok uygulamayı da değiştirmektedir. İhalelerin
vize edilmesi işlemi de yeni Kanunla değiştirilen konular arasındadır.
5018 sayılı
Kanuna bakıldığında, bugün yapılmakta olan ihale vizesi işlemi yerine getirilen
yeni denetim mekanizmasına, anılan Kanunun 58 inci maddesinde tanımı yapılan
“harcama öncesi
kontrol süreci” içerisinde yer verildiğini
görmekteyiz. Harcama öncesinde yapılacak bu kontrol, “yüklenmeye girişilmesi, ihale
ve sözleşme yapılması” nın kontrolünü de içermektedir ve
bu görev, ilgili kamu idaresinin yönetim sorumluluğu çerçevesinde mali kontrol yetkilisi
tarafından
yürütülecektir. Mali kontrol yetkilisi, alınacak mali kararların, kullanılabilir
ödenek tutarı, bütçe tertibi, ayrıntılı harcama programı ile harcamanın bütçe ve
gider mevzuatına uygunluğunu kontrol etmekle de mükelleftir.
O halde,
Maliye Bakanlığınca gerçekleştirilen taahhüt ve sözleşme tasarılarının vize
edilmesi işlemi, yeni Kanunla birlikte, her bir kamu idaresinin yönetim
sorumluluğu çerçevesinde görev yapan mali kontrol yetkililerine
devredilmektedir.
5018 sayılı
Kanunun yukarıdaki hükümlerinin uygulamaya girmesi ise belli bir süreci
gerektirecektir. Bu süreç, 5018 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi ile
düzenlenmiştir. Buna göre, mali yönetim ve kontrol görev
ve yetkilerinin kamu idarelerine devredilmesine ve mali kontrol yetkilisin bu
kurumlarda göreve başlamasına kadar geçecek sürede , taahhüt ve sözleşme tasarılarının
Maliye Bakanlığınca vize edilmesine devam edilecektir. Ancak, Maliye Bakanlığı
bu süre içerisinde belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde vize işlemlerini
kısmen veya tamamen maliye başkanlıkları, bütçe dairesi başkanlıkları ve il
defterdarlıklarına yaptırabilecektir.
Mali yönetim
ve kontrol görev ve yetkilerinin kamu idarelerine devredilmesi ve mali kontrol
yetkilisin bu kurumlarda göreve başlaması ise kamu idarelerinde mali yönetim
ve kontrol sisteminin kurulması anlamına gelmektedir. Bu
sistemin, Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca en geç 31.12.2007 tarihine
kadar kurulması gerekmektedir. Bu tarihe kadar devam edecek süre, Kanunda
“geçiş dönemi”
olarak ifade
edilmiştir.
Mali yönetim
ve kontrol görev ve yetkilerinin kamu idarelerine devrine, her bir idare için
ayrı karar verileceğinden, bu idareler 2005 yılı başından 2007 yılı sonuna kadar
olan iki yıllık süreç içerisinde Maliye Bakanlığınca belirlenecek kriterleri
yerine getirmek şartıyla yeni sisteme geçebileceklerdir.
IV.SONUÇ
Maliye
Bakanlığınca gerçekleştirilen taahhüt denetiminin 5018 sayılı Kanun ile
kurumlara devredilmesiyle birlikte, geçerli olacak yeni denetim mekanizmasının
pratikte nasıl sonuçlar vereceği, mali kontrole ne derece olumlu ya da olumsuz
katkılarda bulunacağı söz konusu Kanunun uygulanmaya başlaması ile
anlaşılabilecektir.
Diğer
taraftan, bugünkü uygulamada, taahhüt, tahakkuk ve ödeme denetimlerinin farklı
mercilerce yapılması sözkonusu iken, bundan böyle “mali kontrol yetkilisi”nin
gider denetiminin önemli bir bölümünde görev alacağı anlaşılmaktadır.
|