TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN BANKA VB. KURUMLAR ARACILIĞIYLA YAPILMAMASININ CEZASI ARTIYOR     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 

20 Temmuz 2004

 

Bülent AK

YMM

Eski Hesap Uzmanı, Eski Ankara Defterder Yrd.

bulentak@akymm.com.tr

 

TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN BANKA VB. KURUMLAR ARACILIĞIYLA YAPILMAMASININ CEZASI ARTIYOR

 

Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığına, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka veya benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir.

 

Maliye Bakanlığı, ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi amacıyla, bu yetkisini 04.07.2003 tarih ve 25158 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 320 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kullanmış ve konuya ilişkin düzenleme yapmıştır.

 

Söz konusu düzenleme uyarınca; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye'de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 5.000.000.000.- (01.08.2003 tarih ve 25186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 323 Sıra No'lu Tebliğ ile: 10.000.000.000.-) (27.04.2004 tarih ve 25186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 332 Sıra No'lu Tebliğ ile: 8.000.000.000.- Yürürlük: 01.05.2004) Türk Lirasını aşan tahsilat ve ödemelerinin 01.08.2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunlu tutulmuştur.

 

Bilahare, tahsilat ve ödemelerin Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, (PTT) aracılığıyla da yapılması mümkün hale gelmiş olup, konuya ilişkin uygulamalara 320, 323, 324 ve 332 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yön verilmiştir.

 

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hükme göre, mükerrer 257 nci madde ile getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür. Dolayısıyla, tahsilat ve ödemelerinde anılan tebliğle getirilen bu zorunluluğa uymayan mükelleflere her bir işlem için özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Ayrıca, mükellefler arası ticari işlemlerde birinin tahsilatı diğerinin ödemesi olacağından, özel usulsüzlük cezasının her iki mükellef için de uygulanması sözkonusudur.

 

2004 yılında işlenecek fiillere uygulanmak üzere söz konusu özel usulsüzlük cezasının tutarları; birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.070.000.000.- TL, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 500.000.000.- TL, bunların dışında kalanlar hakkında ise 250.000.000.- olarak belirlenmişti.

 

Ancak, 16.07.2004 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen 5228 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355 inci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

"Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. "

 

Yapılan bu düzenlemeye göre, yukarıda açıklanan zorunluluğa uymayanlara işleme konu tutarın % 5’i tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Ancak, bu şekilde hesaplanacak ceza tutarı, yukarıda tutarları belirtilen ceza tutarlarından daha az olamayacaktır. Açıklanan zorunluluğa birden fazla uyulmaması halinde ise, üçüncü fıkrada yer alan bir kat artırımlı ceza uygulaması söz konusu olmayacaktır.

 

5228 sayılı Kanun’un 61. maddesine göre, 10. madde Kanunun yayımını izleyen üçüncü günde yürürlüğe girecektir. Bilindiği üzere, 5228 sayılı Kanun henüz Cumhurbaşkanlığı Makamınca onanmamış ve Resmi Gazetede yayımlanmamıştır. Ancak, sürecin kısa olması nedeniyle yayım tarihi önem kazanmış olup, dikkatle takip edilmesi ve mükelleflerin konu hakkında bilgilendirilerek hata yapılmaması konusunda uyarılması yerinde olacaktır.

 

Örnek 1: İnşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan A Ltd. Şti., konut yapımı ile uğraşan B Ltd. Şti.’ne 100 milyar lira tutarında demir satmış olup, bu yönde faturasını düzenlemiştir. A Ltd. Şti. söz konusu fatura bedelini parça parça olmak üzere nakten tahsil etmiştir.

 

Bu durumun tespit edilmesi halinde, 100 milyarlık işlem bedeli üzerinden % 5 oranından 5 milyar lira tutarında özel usulsüzlük cezası hesaplanacaktır. Söz konusu tutar maddeye göre uygulanan cezalardan daha az olmadığı için, her iki mükellefe ayrı ayrı olmak üzere 5 milyar liralık özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

 

Örnek 2: Elektrik malzemeleri ticaretiyle uğraşan C Ltd. Şti., 1. Sınıf tüccar olan D’ye 10 milyar lira tutarında malzeme satmış olup, bu yönde faturasını düzenlemiştir. C Ltd. Şti. söz konusu fatura bedelini parça parça olmak üzere nakten tahsil etmiştir.

 

Söz konusu satış işlemi tevsik zorunluluğu bulunan 8 milyarlık haddin üzerindedir. Bu durumun tespit edilmesi halinde, 10 milyarlık işlem bedeli üzerinden % 5 oranından 500 milyon lira tutarında özel usulsüzlük cezası hesaplanacaktır. Ancak, söz konusu tutar maddeye göre uygulanan cezalardan daha az olamayacağı için, her iki mükellefe ayrı ayrı olmak üzere 1.070.000.000.- liralık özel usulsüzlük cezası kesilecektir.