YABANCI PARALAR & DÖVİZ CİNSİNDEN ALACAK VE BORÇLARIN DEĞERLEMESİ   

 

17 Temmuz 2003

Bülent Gölgeli

SMMM

b.golgeli@gama-boiler.com.tr

V.U.K’ nun 280.maddesine gore yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Yabancı paraların borsada kayıtlı olmaması durumunda  , Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan kurlar esas alınarak değerleme yapılır.

1 Ocak 1994 tarihinden tekdüzen muhasebe  hesap planının uygulamaya girmesiyle yabancı paralar veya Türk Lirası cinsi paralar genelde 100- Kasa hesabında izlenmektedir.

Örnek : X A.Ş’ i 10.12.2002 tarihinde ihracat yapmış ve kasasına 10.000 $ girmiştir. Dövizin girdiği tarihteki kuru =1.500.000 tl dir.31.12.2002 tarihi itibariyle  1 USD =1.600.000 TL dir.Buna gore :

10.12.2002 tarihinde kasaya giren 10.000 $ TL karşılığı   ;

10.000 x 1.500.000 =15.000.000.000 TL dir.

Değerleme Günündeki Değeri ise ;

10.000 x 1.600.000 = 16.000.000.000 TL dir.

Aradaki 1.000.000.000 TL lik olumlu fark şu şekilde kayda alınır.

__________________ 31.12.2002 _______________________

100 Kasa                                        1.000.000.000

    02  Yabancı Para

       01 usd

                       646 Kambiyo Karları             1.000.000.000

____________________      /       __________________________

646 Kambiyo Karları                     1.000.000.000

                   690  Dönem K/ Z                      1.000.000.000

____________________      /       ____________________________

31.12.2002 tarihinde  Kur’ un  1.400.000 TL olduğunu varsayarsak ;

Kaydımız şu şekilde olacaktır ;

__________________ 31.12.20002 ___________________________

656 Kambiyo Zararları                         1.000.000.000

                 100 Kasa                                       1.000.000.000

                      02 Yabancı Paralar

                    01 usd

______________________      /      _____________________________

4369 Sayılı Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7.madde ile VUK’ nun 280.maddesinin 3.fıkrasında değişiklik yapılmıştır .

   “ Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir.Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacaklar ve borçlar bu kanunun 281. ve 285.maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir.Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı ( LİBOR ) esas alınır”

Bu değişiklikle yabancı para cinsinden düzenlenmiş alacak ve borç senetlerinin değerlemesinde , Maliye Bakanlığı tarafından saptanan kurların esas alınmasının yanısıra , aynı zamanda sözkonusu senetlerin değerleme gününün kıymetine irca olunabilmesi , yani reeskont ayrılabilmesi imkanı getirilmiştir. Ancak reeskont ayrılabilmesi için ayrıca şu şartlara gereksinim vardır :

Alacak veya borcun senede bağlı olması ,

Senedin vadeli olması ,

Değerleme gününde senedin vadesinin gelmemiş olması,

Alacak senedinin teminat veya hatır senedi olmaması ,

Alacak veya borç senedinin aktife kayıtlı olması

Durumunda reeskont ayrılabilmesi mümkün olabilecektir.

DÖVİZ CİNSİNDEN ALACAK VE BORÇLARIN DEĞERLEMESİ

VUK’ nun 280. maddesine gore yabancı paralar ile dövize bağlanmış bilanço unsurlar için üç ayrı değerleme kriterinin uygulanabilmesi imkanı sağlanmıştır. Bunlar ;

- Borsa Rayici

- Alış Bedeli

- Maliye Bakanlığı’nın tespit ettiği kurdur.

Kural olarak işletmenin dönem sonunda döviz cinsinden olan borç ve alacakları Borsa Rayici ile değerlenir. Ancak Türkiye ‘de döviz borsası bulunmadığından Maliye Bakanlığı’nın belirleyeceği kuru değerlemede dikkate alabileceğimiz yine 280. madde hükmünde belirtilmiştir.

Maliye Bakanlığı’ nın herhangi bir belirleme yapmadığı durumda ise VUK.130 NO ‘lu Genel Tebliğ’inde  belirtildiği üzere  değerleme kurunun değerleme günündeki TC Merkez Bankası Döviz ALIŞ kuru esas alınacaktır. Bu konuda Danıştay 3.Dairesi 22.05.1996 tarih ve E:1996/1907 kararında ; “ Döviz cinsinden olan alacakların faturanın düzenlendiği tarihteki değil , değerleme günündeki ( dönem sonundaki) TC Merkez Bankası Döviz alım kuru üzerinden değerlenir” şeklinde kararı mevcuttur.

Yabancı para ve döviz cinsinden iktisadi kıymetlerin değerlemesinde yalnızca ticari varlığa dayalı olanlar değerlemeye tabi tutulacaktır.

Senetli Alacaklar :

Senetli Alacakların değerlemesine bakmadan önce şu iki kavramı bilmemizde yarar var kanısındayım.

Mukayyet Değer : (VUK.md.265 ) Bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.

Tasarruf Değeri ; ( VUK md.264 ) Bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arzettiği gerçek değeridir.  İktisadi kıymetin değerleme gününde elden çıkarılması durumunda elde edilecek değeri ifade eder .İktisadi kıymetlerin değerlemesinde fazlaca kullanılan bir tür değerleme ölçüsü değildir .Sadece senede bağlı Alacak ve Borçların değerlemesinde kullanılabilinir. Bu da işletmece istenilmesine bağlıdır. İşletmeler isterlerse senede bağlı alacak ve borçlarını tasarruf değeriyle değerleyebilirler .Ancak alacak senetlerini tasarruf değeri ile değerleyen işletmeler borç senetlerini de tasarruf değeri ile değerlemek zorundadırlar. Bankalar , bankerler ve sigorta şirketleri alacaklarını tasarruf  değeri ile değerlemek zorundadırlar.  ( vuk 281.md-285 md)

Senetli alacaklarda genel değerleme ölçüsü mukayyet değerdir. Ancak bu genel kural bankalar , bankerle ve sigorta şirketleri  dışındaki işletmeler  için geçerli değildir. VUK ‘ nun 281. maddesine gore senetli alacaklar senette faiz oranı açıklanmışsa , bu  oran açıklanmamışsa TC Merkez Bankası ‘nın resmi iskonto oranı uygulanarak değerleme gününün gerçek değerine indgirgenmiş olur.

Senetli Borçlar :

Senetli Borçlarda  genel değerleme ölçüsü mukayyet değerdir.Ancak yine bu kural Bankalar , bankerler ,sigorta şirketleri için geçerli değildir.Senetli alacaklar ile anlattıklarımız Senetli Borçlar içinde geçerlidir.

Yabancı Parası ile Alacaklar :

Senetli ve ya senetsiz tüm yabancı para ile alacaklar Borsa Rayici ile değerlenir.Türkiye ‘ de döviz borsası olmadığı için Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan kurlara gore değerleme yapılır.

 Maliye Bakanlığınca belirlenen kurlardaki değişiklik dolayısıyla yabancı para ile olan alacağın Türk Parası  karşılığında meydana gelen artış veya azalışlar doğrudan  doğruya sonuç hesaplarına aktarılır.

Bir uygulama ile anlatacak olursak ;

Örnek : 2002 yılı içinde 690.000 dolarlık ihracat yapmış olan X firması bunun 190.000 dolarlık kısmını tahsil etmemiştir.İhracat sırasında doların kuru 1.500.000 TL dir. Değerleme günündeki ( 31.12.2002 ) tarihinde ise doların kuru 1.600.000 TL dir. Buna gore satış ve değerleme kayıtları şu şekilde olacaktır.

_________________ 2002 ______________________

100 KASA                                        750.000.000.000

120 ALICILAR                            285.000.000.000

    01 Yurt Dışı Alıcılar

                        601 YURT DIŞI SATIŞLAR      1.035.000.000.000

Yurt dışına satış yapılması

____________________  / _______________________

120 ALICILAR                            19.000.000.000

                   601  YURT DIŞI SATIŞLAR              19.000.000.000

Döviz alacağının değerlemesi

___________________   /  _________________________

Yabancı Parası ile Borçlar

VUK’nun 280 . maddesine gore senetli veya senetsiz yabancı para ile borçlar Borsa Rayici ile değerlenir.

Yabancı Para Cinsinden Avansların Değerlemesi

VUK ‘nun 283 maddesi ile 287 . maddesi hükümlerine gore Avansların  mukayyet değerle değerlemeye tabi tutulacağı belirtilmiştir

İşletmeler , yurt dışındaki firmalardan peşin ihracat bedeli olarak almış olduğu avansları döviz kuruyla yıl sonunda değerlemeye tabi tutabilecektir.  Yabancı para cinsinden avansların ihracat gerçekleşmediği taktirde avans tutarının şirketin borcu olarak kabul edilmesi ve bu borcun VUK’ nun 280. maddesi gereği  genel tebliğ hükümleriyle belirlenen kur üzerinden değerlemeye tabi tutulması yasa gereği olduğundan Kur farkları da gider olarak yazılabilecektir.

Bu konu ile ilgili Danıştay  3.Dairesi ,04.06.1996 Tarih ve E:1995/2225 sayılı kararında ;

“ Yurt dışındaki firmalardan peşin ihracat bedeli olarak döviz cinsinden alınan sipariş avanslarının yıl sonunda değerlemeye tabi tutulması ve buradan doğan kur farklarının gider yazılması mümkündür “ şeklinde görüş bildirmiştir.