|
26
Temmuz 2003 Tarihli Resmi Gazete
Sayı:
25180
Danıştay Kararları
Danıştay Dördüncü Dairesinden :
Esas No : 2003/1434
Karar No :2003/1657
Kanun Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı
Davacı : ..............Tekstil Dış
Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
Atatürk Mah. ........................
İstanbul
Davalı : Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığı İSTANBUL
İstemin Özeti : Davacı şirket adına. yoklama memurları tarafından yapılan yol denetiminde şirkete ait aracın dur işaretine uymaması nedeniyle 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 31.10.2001 günlü ve E:2001/466, K:2001/1723 sayılı, yol denetiminde aracın durmaması nedeniyle Vergi Usul Kanunu uyarınca ceza kesilemeyeceği, kesilen cezanın Vergi Usul Kanununun amacına, tüm vergi kanunlarının özüne, hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle cezanın kaldırılmasına ilişkin kararını onayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 27.6.2002 günlü ve E:2002/1239, K:2002/2610 sayılı kararı ile anılan kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 15.10.2002 günlü ve E:2002/5872, K:2002/3791 sayılı kararının İdari Yargılama Usulü Kanunun 51. maddesi uyarınca Kanun yararına bozılması istenilmektedir.
Tetkik Hakimi Erkan Kunduracı'nın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 127 inci maddesinin (d) bendinde, yoklamaya yetkili memurların, taşıt araçlarını Maliye Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması gereken yolcu ve malların, miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak yoluyla balirlemeye yetkili oldukları, Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 353 üncü maddesinin 10 uncu fıkrasında bu Kanunun 127/d maddesi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin uyarısına rağmen durmayan aracın sahibi adına 110.000.000 TL. özel usulsüzlük cezası kesileceği yol denetiminde 11.11.2000 gün ve P 361785 sayılı tutanakla davacı şirkete ait kamyonetin yetkililerin dur işaretine uymadığının tespiti üzerine özel usulsüzlük cezasının verginin hukukiliği ilkesine, yasaya ve Anayasa' ya aykırı olduğu, suçun bütün unsurları tamam olmadan faile ceza verilemeyeceği şeklindeki ceza hukuku ilkesine de aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasnı karar verilmiş ise de , yürürlükteki düzenlemelere uygun olarak kesilen özel usulsüzlük cezasında yasa ve hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle özel usulsüzlük cezasını kaldıran mahkeme kararına yönelik itirazı reddeden kararın düzeltilmesine ilişkin İstanbul Bilgi İdare Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı Harun Çetintemel'in Düşüncesi : Yükümlü şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasına yönelik davayı kabul eden ve dava konusu cezayı kaldıran İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin tek hakimle verilen 31.10.2001 günlü ve E: 2001/466, K:2001/1723 sayılı kararını onayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 27.6.2002 günlü ve E:2002/1239, K:2002/2610 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 15.10.2002 günlü ve E:2002/5872, K:2002/3791 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davalı İstanbul Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığıca kanun yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 inci maddesinde, bölge idare mahkemesi kararlarından, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir.
Dava dosyasına göre, 11.11.2000 tarihinde Beylikdüzü mevkiinde yapılan yol denetiminde 34 YTG 06 paka nolu Bateks Tekstil Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine ait beyaz panelvan kamyonetin, özel işaretli özel yetki belgeli memurlarla 74103 sicil nolu polis memuru Kadir Kır ile birlikte imzalanmış ve sözü edilen tutunuğu dayanılarak özel usulsüzlük cezası kesilmiş bulunmaktadır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin, "dur" ihtarına uymama gibi bir sebebe dayalı olarak idarenin vergi cezası kapsamında bir ceza kesmesinin veıgi hukukunun özüne ve ruhuna ve sözkonusu kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesince verilen anılan kararlarla aynı gerekçeyle onanmış ve kararın düzeltilmesi istemi de reddedilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "İdarenin yardımı" başlığını taşıyan 7 nci maddesinde, "Bilumum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları,köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uyğxgulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardında bulunmaya mecburdurlar" hükmü yer almış, 127 nci maddesinin (d) mendende de, yoklamaya yetkili memurlara "Nakil vasıtalarını Maliye Bakanlığının belirleyeceği özel işaretlerle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icapeden, taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yalcu ve malların maktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak saymak suretilye tespit etmek " yetkisi tanınmıştır. Aynı Kanunun 353 maddesinin 10 uncu mendende ise; bu Kanunun 127 inci maddesi (d) bendi uyarınca Malilye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına özel usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiştir.
Bu durumda, yasa ile tanınan yetkileri kullankam üzere dexurdurulmak istenilen davacı şirkete ait aracın "dur" ikazına aymayarak kaçtığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131 inci maddesine uygun olarak düzemlenmiş bulunan tutanakla tespit edilmiş bulunduğundan, bu fiil nedenilye davacı şirket adına anılan Kanunun 353/10 uncu maddesi uyarınca keksilen özel usulsüzlük cezasını kaldıran sözüedilem vergi mahkemesi hakimliği kararının onanmasına ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin isteme konu yukarıda değinilen kararlarında kanuna aykırılık açıktır.
Açıklanan nedenlerle, hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılan İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 27.6.2002 günlü ve E: 2002/1239, K:2002/2610 sayılı kararı ile bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin 15.10.2002 günlü ve E:2002/5872, K:2002/3791 sayılı kararının, 2575 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen Yüksek Dairemizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm verem Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Davacı adına, yirkete ait aracın yoklama memurlarının dur işaretine uymaması nedenilye Vergi Usul Kanunu'nun 353 ünc maddesinin 10 uncu fıkrası ayarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 148. maddesi uyarınca, Kanunların Anayasa'ya aykırılığı denetiminin ancak Anayasa Mahkemesi tarafından yapılabileceği belirtilmiş olup, yürürlükteki Kanun hükümleri iptal edilmedikçe mahkemelerin bu hükümleri uygulamak zorunda bulundukları açıktır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 127 inci maddesinin (d) bendinde, yoklamaya yetkili memurların, nakil vasıtalarını Maliye Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyesinin muhtevası ile tayınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmeye yetkili oldukları, aynı Kanunun 353. maddesine 4369 sayılı Kanunun 12. maddesiyle eklenen 10. bendinde, bu Kanunun 127. maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen 1.1.2000 tarihinden itibarem Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca belirlenen miktar) 110.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesileceği hüme bağlanmıştır.
Davacı şirkete ait kamyonetin yoklama memurlarınca yapılan yol denetimi sırasında dur uyarısına uşmadığının 11.11.2000 günlü ve P 361785 sayılı tutanakla tespit edilmesi üzerine kesilen özel usulsüzlük cezası,
213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin 10 uncu bende hükmüne uygun bulunduğundan, söz konusu cezanın kaldırılması yönündeki karara karşı yapılan itirazı ve anılan kararın düzeltilmesi istemini reddeden İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararı niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç ifade etmektedir.
Açıklanan nedenle, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 15.10.2002 günlü ve E:2002/5872, K:2002/3791 sayılı karar düzeltme isteminin reddeden kararı ile kesinleşen 27.6.2002 günlü ve E:2002/1239, K:2002/2610 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün sonuçlarına etkili olmamak koşulu ile bozulmasına, kararın bir örmeğinin Adalet Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayınlanmasına, 12.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|