|
E |
EBEVEYN |
Anne ve baba |
|
|
EFRAD |
Fertler, kişiler. |
|
|
EHİL (EHLİ) |
Yetenekli, usta, becerikli. Yabancı olmayan, alışık. |
|
|
EHLİYET (EHLİYYET) |
Yeterlik. Bir işin ustası olduğuna dair evrak, belge. |
|
|
EHVEN |
Zararı daha az olan. En zararsız. Daha ucuz. |
|
|
EKSER |
Pek fazla. Daha çok. |
|
|
EMANET |
Eminlik. Birisine koruması için teslim edilen şey. Birisine birşeyi koruması için bırakma. |
|
|
EMARE |
İşaret, iz. İp ucu, belirti. |
|
|
EMLAK |
Mülkler, (binalar, arsa ve araziler) İnsanların tasarrufunda bulunan yerler. |
|
|
EMSAL |
(örnek) Denk. Benzer. |
|
|
EMTİA |
Mal. Ticaret malı |
|
|
ERBAB |
Bir işi iyi bilen. Hüner sahibi kimse. Bir işin ustası. |
|
|
ESNAF |
Sınıflar. Sıralar. Türlüler. Ticaret ve sanat ustaları. |
|
|
EVSAF |
Sıfatlar. Özellikler. Tanımlayıcı özellikler. |