|
15
Ekim 2005
Altar Ömer ARPACI
Maliye Bakanlığı
Gelirler Kontrolörü
altararpaci@yahoo.com
GIDA BANKACILIĞI
FAALİYETİNDE BULUNAN DERNEK VE VAKIFLARA YAPILACAK BAĞIŞLAR
Toplumda görülen yetersiz ve dengesiz beslenmenin tek
nedeni üretim azlığı değildir. En önemli konu üretimden tüketime kadar geçen
devrede gıda kayıplarının önlenmesi ve yurt düzeyinde dengeli dağıtımın
yapılabilmesidir. Bu konuda yapılan araştırma sonuçlarına göre, gıda
maddelerinde hasattan tüketime kadar geçen devrelerde çeşitli sebeplerle
meydana gelen fiziki kayıp miktarı % 35'e yakındır. Ürünler istenilen seviyede
elde edilse bile, bu maddelerin ihtiyaç duyulan yerlere kayıplara uğramadan,
üretici ve tüketici menfaatlerini birlikte gözeterek dağıtımının yapılması bazı
çabaları ve kanuni düzenlemeleri gerektirmektedir.
Tarım
ürünlerinin istenilen yerlere, en az kalite standartları içerisinde
ulaştırılması ekonomimizin hem iç, hem de dış pazarlar için önemli bir
problemini oluşturmaktadır.
Gıda
maddelerinin işleme, ambalajlama, depolama, sınıflama ve pazarlama gibi teknik
işlemlerin etkili bir şekilde kontrol altına alınmaması ileri safhalarda
tüketicinin aldanması ve ihracatın gelişmemesi gibi problemlerin daha da
ağırlaşmasına neden olmaktadır.
Bu
sebeplerle gıda maddeleri üreten tesislerin imalat teknolojileri, hammaddede,
ara ürünlerde mamul madde üzerinde gerekli araştırmaları yapmak, etkili bir
denetimi sağlamak üzere ilgili mevzuat hazırlamak ve uygulamak, böylece bugünkü
uygulama nedeniyle ortaya çıkan karmaşayı, dolayısıyla ekonomik kayıpları
önlemek üreticiye daha temiz, güvenilir gıda temin etmek ve tüketicinin
ekonomik menfaatlerini ve üreticiyi haksız rekabetten korumak amacıyla 5179
sayılı Kanun 27.05.2004 tarihine Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul
edilmiştir.
İhtiyaç
fazlası gıdanın yoksul vatandaşlara dağıtılmasını sağlayacak olan gıda bankası, 5179 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Bağışlanan
veya üretim fazlası sağlığa uygun her türlü gıdayı tedarik eden, uygun
şartlarda depolayan ve bu ürünleri doğrudan veya değişik yardım kuruluşları
vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaştıran ve kâr amacı
gütmeyen dernek ve vakıfların oluşturduğu organizasyonlar” olarak
tanımlanmıştır.
Bu sistemde gıda bankacılığı yapan ve kar amacı gütmeyen
sosyal amaçlı vakıf veya dernekler aracılığıyla gıda ürünlerinin ihtiyacı
olanlara düzenli ve sağlıklı bir şekilde ulaştırılması sağlanmaktadır.
5035 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ve 89.
maddelerinde, Katma Değer Vergisi Kanununun ise 17. maddesinde yapılan
değişikliklerle 1.1.2004 tarihinden itibaren fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı
faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda maddelerinin maliyet
bedellerinin bağışı yapanlarca gelir veya kurumlar vergisi matrahının
tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir. Ayrıca sözkonusu teslimlerin katma
değer vergisinden istisna edilmesi sağlanmıştır. Sözkonusu değişikliklerle
Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde gıda bankacılığı
kapsamında bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedellerinin gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması ve bu
teslimlerin katma değer vergisinden istisna edilmesine yönelik düzenlemelere
yer verilmiştir. Maliye Bakanlığı da 251 seri
numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile kendisine verilen yetkiyi kullanarak
gıda bankacılığında katma değer vergisi ile gelir ve kurumlar vergisi açısından
gıda bankacılığına yönelik vergiden müstesna teslimlere yönelik ilkeleri
belirlemiş ve bu ilkelerin Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren
uygulanması öngörülmüştür.
Yapılan düzenlemeye göre, vergi avantajından
yararlanabilmek için gıda maddesi bağışının tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı
bulunanlara gıda yardımı yapabilmesine ilişkin hükümler bulunan dernek veya
vakfa yapılmış olması gerekmektedir.
30.12.2004 tarih ve 5281
sayılı Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun ile yapılan değişiklikler ile birlikte
vergisel teşvik sağlanan gıda bankacılığı kapsamı genişletilmiştir.
5281 sayılı Kanunla
(43’üncü madde 8/a bendi) Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesine 5035 sayılı
Kanun’la eklenen 10. bendindeki;
“Fakirlere yardım
amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara, Maliye
Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda
maddelerinin maliyet bedeli ”
ibaresinin
“Fakirlere yardım
amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara, Maliye
Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli ”
şeklinde değiştirilmesi suretiyle, 01.01.2005 tarihinden
geçerli olmak üzere, anılan kurumlara bağışlanacak temizlik, giyim ve yakacak
maddeleri de kapsama alınmış ve bunların maliyet bedellerinin de gelir
vergisi matrahının hesaplanması sırasında hasılattan indirilmesi veya yıllık
gelir vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapılmasına izin verilmiştir.
Yine aynı Kanun’la (43’üncü madde 14/a bendi), Katma Değer
Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin 2 numaralı fıkrasında (b bendi) yapılan
değişiklikle de, uygulama kapsamına yeni alınan temizlik, giyecek ve yakacak
maddelerin teslimleri, katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
251 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, Maliye
Bakanlığına verilen yetki çerçevesinde gıda bankacılığı kapsamında yapılacak
bağışlara ilişkin usul ve esasları düzenlemiştir. Sözkonusu Tebliğin kapsamına
yeni düzenlemedeki temizlik, giyim ve yakacak bağışını da dahil ettiğimizde gıda
bankacılığı esasları aşağıdaki gibi olmaktadır;
Gıda, temizlik, giyim ve yakacak maddesi bağışının dernek
veya vakfa yapılmış olması gerekmektedir. İhtiyacı bulunanlara doğrudan veya
başka organizasyonlar aracılığıyla yapılacak gıda yardımlarının yukarıda
belirtilen maddeler kapsamında yapılmış bağış olarak değerlendirilmesi mümkün
değildir.
Bağışı kabul edecek dernek veya vakfın tüzüğünde veya
senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda, temizlik, giyim ve yakacak maddesi yardımı
yapabilmesine ilişkin hükümlerin bulunması gerekmektedir. Bununla beraber,
dernek veya vakfın başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya
yararlı dernek veya vergiden muaf vakıf olup olmamasının uygulama açısından
herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Ayrıca yapılacak olan bağışların herhangi
bir şarta dayandırılmaması ve dolayısıyla bedelsiz olarak ihtiyaç sahiplerine
dağıtılması gerekmektedir.
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/b-2 maddesi uyarınca,
yasal düzenleme gereği olarak bedelsiz yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları,
kültürel, eğitim ve sosyal amaçlı istisnadan yararlanan kurum ve kuruluşlara
bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları ile fakirlere
yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara
Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan
gıda, temizlik, giyim ve yakacak maddelerinin teslimi katma değer vergisinden
müstesnadır.
Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesinin
10 numaralı bendi uyarınca fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı
faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyim ve
yakacak maddesi maddelerinin maliyet bedeli safi kazancın tespiti aşamasında
"indirilecek gider" olarak kabul edilmiştir.
"Gıda, temizlik, giyim ve yakacak maddesi bağışının
dernek ve vakfa yapılmış olması" halinde söz konusu istisna
uygulanacaktır. Bu bağlamda örneğin "ihtiyacı bulunanlara doğrudan veya
başka organizasyonlar aracılığı ile yapılacak gıda yardımlarının"
istisnadan yararlandırılması söz konusu değildir.
Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesine eklenen hüküm
çerçevesinde indirim konusu yapılacak bağışlar, bağışa konu mal bedeli Vergi
Usul Kanununun 232’nci maddesinde belirtilen fatura düzenleme sınırının altında
kalsa dahi mutlaka fatura ile belgelendirilecek ve ayrıca taşıma için sevk
irsaliyesi düzenlenecektir.
Bağışlanan mala ilişkin bilgileri eksiksiz olarak içerecek
fatura, bağış yapılan dernek veya vakıf adına düzenlenecektir. Mal bedeli
olarak faturada, bağışa konu malın maliyet bedeli (yüklenilen katma değer
vergisi hariç) yazılı olacaktır.
Faturada "İhtiyaç sahiplerine yardım şartıyla
bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır." ibaresinin yer alması zorunludur.
Gelir Vergisi Kanununun 89’uncu maddesinde yapılan
düzenleme çerçevesinde, yıllık beyannamede yer alacak gelir vergisi matrahının
tespitinde indirim konusu yapılacak işlemlerde bağışı yapan tarafından bir
belge düzenlenmesine gerek bulunmamakta olup, varsa bağış yapılan malın
edinimine ilişkin belgelerin saklanması zorunludur. Gerektiğinde sözkonusu
belgelerin yetkili denetim elemanlarına ibraz edilmesi zorunludur.
Dernek ve vakıflar kendi mevzuatlarının öngördüğü belgeleri
düzenleyecek ve bağış yapanlara bir örneğini vereceklerdir. Ticari faaliyetle
uğraşanlarca düzenlenen faturalar dernek ve vakıf tarafından muhafaza
edilecektir.
Ticari işletmeye dahil malların (gıda, temizlik, giyim ve
yakacak maddelerinin) bağışlanması durumunda bu malların maliyet bedeli Gelir
Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesi çerçevesinde gider kaydedilir. Bu işlem,
faturanın bir yandan gelir bir yandan da gider kaydedilmesi suretiyle
gerçekleştirilir.
|