ENGELLİLERE TAŞIT ALIMINDA SAĞLANAN ÖTV  İSTİSNASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR (*)     

Sitemizi Tavsiye Etmek İster misiniz?

 

 
04 Eylül 2005
 

Levent GENÇYÜREK

 

Maliye Başmüfettişi

9 Eylül Üniversitesi İşletme Fak. Öğretim Görevlisi

gencyurek@yahoo.com

 

ENGELLİLERE TAŞIT ALIMINDA SAĞLANAN ÖTV  İSTİSNASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR (*)

 

I-GİRİŞ

 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1975 tarihli toplantısında kabul edilen 3447 Sayılı Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesinde Sakat, “normal bir ferdi , kişisel veya sosyal yaşayışında kendi kendine yapması gereken işleri bedensel veya zihinsel kabiliyetlerinde, kalıtımsal veya sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan kişi” olarak tanımlanmıştır. Beyannamede ayrıca, sakatların tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi haklarına sahip oldukları ve protez ve ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim, mesleki eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, istişare, plasman hizmetleri, sakat kişinin kabiliyet ve maharetlerini en yüksek düzeye çıkaracak ve onların sosyal beraberliğini hızlandıracak ulusal ve uluslararası bütün önlemlerin alınması gereği ifade edilmiştir.

 

Sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte görme, işitme, konuşma, zihinsel,ortopedik v.b yaklaşık 9 Milyon engelli (sakat,özürlü) vatandaşımızın yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasamızın 61 inci maddesinde, Devletin sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı ve bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kuracağı veya kurulmasını sağlayacağı ifade edilmiştir.

 

Sakatları hem ekonomik açıdan desteklemek hem de bu kişilerin  çalışma ve sosyal hayata katılımlarını sağlanmak için bir  çok yasal düzenleme yapılmıştır. Bunlardan biriside engelleri dolaysıyla özel tertibatlı motorlu taşıt kullanmak zorunda olanlarla, hiçbir şekilde taşıt kullanması imkânı bulunmayıp akraba veya istihdam ettiği kişilerin kullandığı taşıtlarla ulaşımını sağlayabilecek olan engellilere vergisel bazı avantajların sağlanması olmuştur.

 

Engellilere motorlu taşıt edinmelerinde sağlanan vergisel avantajın değerlendirilmesi ve uygulamada ortaya çıkan sorunlara ilişkin çözüm önerilerimiz yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

 

II-ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ İSTİSNASI

 

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, engellilere motorlu taşıt araçlarının yurt içinden satın alınması veya ithal edilmesi sırasında sağlanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnasının kapsamı 31.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere genişletilmiştir. Anılan kanunun “Diğer İstisnalar” başlıklı 7 inci maddesinin  2.inci bendi uyarınca;

 

“   Madde  7 - Bu Kanuna ekli;

2. (Değişik: 16/7/2004 - 5228/21 md.) (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;

 

a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,

 

b) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³`ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³`ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,

 

Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,..............................”

 

Özel Tüketim Vergisinden istisnadır.

 

Yapılan düzenleme ile, bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun özel tertibat yaptıranlara sağlanan ÖTV istisnasına ek olarak, sakatlık derecesi % 90 ve daha fazla olanlar engellilerin (taşıt üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacak) bazı taşıt araçlarını özel tertibat veya mekanik ilave yaptırılması şartı olmaksızın Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemeden satın alabilmelerine imkân sağlanmıştır.

 

Malül ve engellilerin ÖTV ödemeden iktisap edebilecekleri taşıt araçlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

-Motor silindir hacmi 1600 cm3 ü aşmayan binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar(steyşın vagon,arazi taşıtı ve jeepler dahil),

 

-Motor silidir hacmi 2800 cm3’ü aşmayan eşya taşımaya mahsus taşıtlar,

 

-Motosikletler, mopedler ve bir yardımcı motoru bulunan tekerlekli taşıtlar,

 

A- Sakatlık Derecesi %90’nı Aşanlar

 

Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede bulunan taşıt araçlarından motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşmayan binek otomobilleri, motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşmayan kamyonet, pikap vb. eşya taşımaya mahsus taşıt araçları ile motosikletlerin sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından yetkili satıcı veya galeriden ilk defa satın alınmasında ÖTV ödenmeyecektir.

 

Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu, malül ve engellilere sağlanan ÖTV istisnasının kapsamı genişletilmiş ve  engel derecesi %90’nı aşanların herhangi bir mekanik ilave veya tadilat yapılması şartı olmaksızın yurt içinden veya yurt dışından iktisap ettikleri  taşıt araçlarından ÖTV tahsil edilmemesi sağlanmıştır. Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır.Görme, işitme, konuşma veya ortopedik olabileceği gibi zihinsel engellilerde yasadan yararlanabilmektedir.

 

Sakatlık derecesinin %90 ve üzerinde olduğu, “Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik” uyarınca Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık kuruluşlarından(tam teşekküllü Devlet Hastanesi) alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla, yukarda vasfı ve motor silindir hacmi belirtilmiş olan araçlardan birisinin engelliler tarafından ÖTV ödenmeden satın alınması veya ithal edilmesi imkan dahilindedir.

 

Bu şekilde yurt içinden taşıt aracı iktisap edecek veya ithal edecek olanların motorlu taşıt kullanma ve ehliyet alma imkanları olmadığı için bunlar adına alınan taşıtlar başkaları tarafından kullanılacaktır. Bu kişilerde, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar  ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde tanımlandığı üzere, araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü olacaktır.

 

B-Sakatlık Derecesi %90’nın Altında Olanlar

 

Yukarıda belirtilen şartları taşıyan araçların bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV’den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanan kişilerin istisna uygulanan ilk iktisaplarına ilişkin olarak mükellefler tarafından verilecek ÖTV beyannamesine;

 

-Alıcının maluliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu,

 

- Aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği,

 

- Alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,

 

eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.

 

C- ÖTV İstisnasının Süresi

 

Yukarıda açıklanan usul ve esaslara göre istisnadan yaralanarak yeni taşıt alımında ÖTV ödemeyen malül ve engelliler, sakatlık derecelerine bakılmaksızın 5 yıl süre ile ikinci bir defa bu istisnadan yararlanamayacaklardır. İstisnadan yararlanarak adlarına bir taşıt aracı tescil edilenlerin tescil tarihinden itibaren 5 yıl süresince ÖTV ödemeden taşıt aracı satın almaları veya ithal etmeleri mümkün değildir.

 

Diğer taraftan, ÖTV Kanununun 15. maddesinin 2 numaralı fıkrası uyarınca ,motorlu taşıtlardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında ÖTV istisnasından yararlananların, bu taşıtı istisnadan yararlanmayan bir kişi veya kuruma devretmesi halinde, bu devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, ilk iktisaptaki matrah üzerinden, kayıt ve tescil tarihindeki orana göre, bu tarihte tarh ve tahakkuku yapılacak olan ÖTV tahsil edilecektir.

 

Buna göre, galeri veya yetkili satıcıdan sakatlık istisnası nedeniyle  ÖTV ödenmeden satın alınan bir aracı daha sonra malul veya sakattan satın alan ve  sakatlık istisnasından yararlanma imkanı olmayan  kişi veya kurumların daha önceden ödenmemiş olan ÖTV’ni ödeme yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu ikinci el taşıt aracından ÖTV alınması değil, daha önce alınmayan verginin şartların ihlali dolaysıyla tahsili anlamına gelmektedir. Alıcı tarafından verilecek beyannamede; matrah olarak aracın sakatlık istisnasından yararlanılarak ilk iktisap edildiği tarihteki matrah; oran olarak ise aracın malul veya sakattan satın alındığı tarihte geçerli olan oran yazılarak vergi hesaplanacaktır.

 

Veraset yoluyla intikallerde bir ayrıcalık sağlanmış olup, yeni olarak satın alınırken sakatlık istisnası dolaysıyla ÖTV ödenmeyen söz konusu taşıt araçlarının veraset yoluyla intikallerinde, ÖTV’nin sonradan  tahsili yoluna gidilmeyecektir.

 

III-SAKATLARIN TAŞIT ALIMINDA KATMA DEĞER VERGİSİ

 

3065  Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda, sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin kendi adlarına kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtlar yanında sakatlık dereceleri % 90 dan az olan malûl ve engellilerin adlarına kayıt ve tescilli olan ve engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar için, istisnai bir düzenleme bulunmamaktadır. Malül veya engelliler tarafından yurt içinden iktisap edilen taşıtlar için genel KDV oranı (%18) uygulanırken ithal edilen taşıtlara KDV açısından bir ayrıcalık sağlanmıştır.

 

4458 Sayılı Gümrük Kanununun 167/2 inci maddesi ve 13 Ocak 2000 tarih ve 2000/53 sayılı  Bakanlar Kurulu Kararı eki Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar uyarınca; Münhasıran malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar olan taşıtlar (arazi taşıtları hariç)  gümrük vergilerinden muaf tutulmuştur.

 

KDV Kanununun 16 ıncı maddesinin b bendine göre, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 inci maddesi  kapsamında gümrük vergisinden muaf olan eşyaların ithali istisna kapsamına alındığından malül veya engelliler tarafından ithal edilen ve yukarıdaki şartları taşıyan taşıtlar için KDV ödenmemektedir.

 

ÖTV gibi bir tüketim vergisinde yer alan istisnanın KDV’de olmaması ve yurt içinden sağlanan taşıtlar ile ithal edilen taşıtlar arasında KDV açısından ayrıcalık yaratılması değişik platformlarda eleştirilmekte ve sakatların edineceği taşıtların en azından genel KDV oranı yerine indirimli orana tabi mallar arasında yer alması gereği ifade edilmektedir.

 

Yukarıda özellikleri belirtilen taşıt araçlarını satın alan malul veya sakatların, genel oranda KDV oranının uygulanmasına  rağmen KDV matrahının ÖTV dahil tutar olması dolaysıyla daha az KDV ödedikleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Sözgelişi, motor silindir hacmi 1600 cm³ ve fabrika çıkış maliyeti 20 Milyar TL olan otomobilin ÖTV istisnası olmaksızın alınması durumunda 6 Milyar TL ÖTV ve ÖTV rakamının maliyet bedeli üzerine eklenmesi sonucu bulunan 26 Milyar TL’nin  %18’i olan 4 Milyar 680 Milyon TL KDV ödenecektir. Bu aracın sakatlık istisnası kapsamında satın alınması durumunda ise ÖTV hesaplanmayacağından KDV’nin matrahı olan 20 Milyar üzerinden hesaplanan 3 Milyar 600 Milyon TL KDV ödenmesi suretiyle 1 Milyar 80 Milyon TL’lik bir katma değer vergisi avantajı sağlanmış olacaktır.

 

Yukarıda yer alan örnek esas alındığında, fabrika çıkış maliyeti 20 Milyar TL olan bir aracı 30 Milyar 680 Milyon TL ‘ye alan şahısın toplam vergi yükü %53 iken aynı aracı satın alan malül veya sakatın vergi yükü %18 olmaktadır.

 

IV- ÖTV İSTİSNASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

 

1- Sakatlık Derecesi %90’nın Altında Olanlar İçin Araçta Özel Tertibat Yapılması Şartı

 

Uygulamada ortaya çıkan sorunlardan birisi, sakatlık derecesi %90’nın altında olan engellilerin ÖTV istisnasından yararlanabilmeleri için satın alacakları araçlarda özel tertibat yapılması gereğidir. ÖTV istisnası için gerekli olan “H” sürücü belgesi 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 38 inci maddesi uyarınca, Özel tertibatlı olarak, imal, tadil veya teçhiz edilmiş motosiklet veya otomobil türünden araçları kullanacak hasta veya sakatlara verilmektedir. Görüldüğü üzere, ÖTV istisnasından yararlanmak için H sürücü belgesi gerekli olduğundan, bir aracı tadil veya özel tertibat yapmaksızın kullanabilen engelliler bu imkandan yararlanamamaktadır. Sözgelişi, sol ayağındaki sakatlığa rağmen otomatik vitesli bir aracı herhangi bir tadilat yapılmaksızın kullanabilecek olan engelli  kendisine A veya B sınıfı ehliyet verilmesi nedeniyle satın alacağı yeni araç için ÖTV ödeyecektir.

 

Diğer taraftan, sağlık raporu vermeye yetkili kuruluşların düzenlemiş oldukları raporda, sakatlığın derecesi yanında kişinin ne tür tadilat veya özel tertibat ile araç kullanabileceğine ilişkin bilgilere de yer vermektedirler.

 

Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşıldığı üzere, sağlık raporu yanında ilgili kişinin H sınıfı sürücü belgesi sahibi  olması ÖTV istisnasının uygulanması için gereklidir. Taşıt araçlarının ilk defa galeri veya yetkili satıcıdan satın alınması dolaysıyla verilecek ÖTV beyannamesine; Alıcının maluliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu yanında aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği ve  alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisinin eklenmesi,  bu üç şartın yerine gelmemesi durumunda istisnanın geçerli olamayacağını göstermektedir.

 

21 Numaralı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde de, Sakatlık dereceleri % 90 dan az olan malûl ve engellilerin bu durumlarını; tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri ve kendi adlarına kayıt ve tescilli olan taşıtların engellilik haline uygun özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş taşıtlar olduğunu belirten “Motorlu Araç Tescil Belgesi”nin ilgili tescil kuruluşlarınca onaylanmış örneği ile “Araçlar İçin Teknik Belge” ve “Proje Raporu”nun aslı veya noter onaylı örneğini ilgili vergi dairelerine ibraz etmeleri halinde bu istisna hükmünden yararlanabilecekleri ifade edilmiştir.

 

2- ÖTV İstisnasından Yararlanmada Yaş Sınırı

 

Karayolları Trafik Kanunu’nun 41 inci maddesinde, H sürücü belgesi alacakların 17 yaşını bitirmiş olmaları yanında ilkokul muzunu olmaları şartı getirilmiştir. Buna göre, sakatlık derecesi %90’nın altında olup özel tertibatlı bir taşıt aracını bizzat kendisi kullanmak üzere satın alan engellilerin yukarıda belirtilen yaş ve eğitim şartını yerine getirmeleri gerekmektedir.

 

Sakatlık derecesinin %90 ve üzerinde olduğu Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık kuruluşlarından alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla, yukarda vasfı ve motor silindir hacmi belirtilmiş olan araçlardan birisinin engelliler tarafından ÖTV ödenmeden satın alınması veya ithal edilmesinde ise farklı bir durum söz konusudur. Taşıt aracı malul veya engelli adına tescil edilmekle birlikte, malul ve engelli kişinin kanuni temsilcisi, üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacağından, malül veya engellide yukarıda belirtilen şartlar aranmayacak yani 17 yaşından küçük ve ilkokul mezunu olmayan engelliler adına da sakatlık derecesinin %90’nı aşması durumunda ÖTV ödenmeden taşıt aracı satın alınabilecektir.

 

Diğer taraftan, Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre, zihinsel özürlüler ile reşit olmayan küçüklerin sahibi bulundukları aracın, tescil kuruluşlarında adlarına tescillerinin yapılabilmesi için, ileride doğabilecek hukuki ve cezai sorumlulukları kabul ettiklerine dair, kanuni mümessillerince noterde tanzim ve tasdik edilmiş taahhütnameyi tescil anında tescile yetkili birime vermeleri zorunluluğu bulunmaktadır.

 

3- ÖTV İstisnası İle Alınan Taşıt Araçlarının Elden Çıkarılması ve Kiralanması

 

31 Aralık 2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 53 üncü ve 74 üncü maddeleri uyarınca, malul ve sakatlar tarafından bizzat kullanılmak amacıyla ülkemizden satın alınan veya ithal edilen yeni araçların tescil belgelerine, “Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır.” şeklinde şerh konulmaktadır.

 

Özel tertibatı olmayıp, sakatlık derecesi %90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından ÖTV’den muaf olarak bizzat ithal edilen ya da ülkemizden satın alınan araçların tescil belgelerine de , “Araç sahibi malul ve engelli kişinin kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir sürücü veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır.”  şerhi işlenmektedir.

 

Malul ve sakatlara ait özel tertibatlı araçların her ne sebeple olursa olsun taşıt adına kayıtlı olan kişiden farklı bir şahsın, sakatlık derecesi %90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından ÖTV’de ödenmeden iktisap edilen araçların da malul ve engelli kişinin kanuni temsilcisi ile üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü dışındaki bir kişi tarfından kullanıldığının tespiti halinde, aracın trafikten alı konulması yanında bu hususta düzenlenecek tutanak da işlem yapılmak üzere ilgili gümrük ve maliye birimlerine intikal ettirilecektir.

 

Diğer taraftan, sakatlara tanınan imkanın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden satın alınan taşıt araçlarının ÖTV ödenmeden satışı (sakatlık istisnası şartlarını taşıyanlara satış hariç), devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi durumunda, daha önceden tahsil edilmeyen ÖTV nin tahsili yanında ilgililer hakkında gerekli yasal yaptırımlar uygulanacaktır.

 

4- ÖTV İstisnası İle Alınan Araçların Çalınması

 

Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7/2 inci maddesinde, özellikleri anılan maddede gösterilen taşıt araçlarının beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı Özel Tüketim Vergisinden istisna olduğu ifade edilmiştir.Uygulamada, yasada yer alan bu hüküm dolaysıyla, ÖTV ödenmeksizin satın alınmasında itibaren geçen 5 yıllık süre içersinde kaza, doğal afet, hırsızlık vb. sebeplerle taşıtı elinden çıkan engelliler ÖTV istisnasından yararlanılarak yeni bir araç satın alamamaktadırlar.[1]

 

Mücbir sebep sayılabilecek durumlar nedeniyle ve herhangi bir kasıt ve kötü niyet olmaksızın sahip oldukları taşıt araçları satın alma tarihinden itibaren 5 yıl içinde ellerinden çıkan malul ve engellilere, bu durumun belgelendirilmesi şartıyla elden çıkan aracın iktisap tarihinden itibaren 5 yıllık süre beklenmeksizin yeni araç alımında ÖTV istisnası sağlayacak bir düzenlemenin yapılması durumunda, bir çok   engellinin mağduriyeti önlenmiş  olacaktır.

 

V- SONUÇ

 

Engellileri ekonomik açıdan desteklemek yanında bu kişilerin  çalışma ve sosyal hayata katılımlarını sağlanma çabalarında atılan adımlardan birisi de engelleri dolaysıyla özel tertibatlı motorlu taşıt kullanmak zorunda olanlarla, hiçbir şekilde taşıt kullanması imkanı bulunmayıp akraba veya istihdam ettiği kişilerin kullandığı taşıtlarla ulaşımını sağlayabilecek olan engellilere vergisel bazı avantajların sağlanması olmuştur.   Yazımızda, sakatlara sağlanan ÖTV istisnasına değinme yanında bu konuda uygulamada ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. ÖTV gibi bir tüketim vergisinde yer alan istisnanın KDV’de olmaması ve yurt içinden sağlanan taşıtlar ile ithal edilen taşıtlar arasında KDV açısından ayrıcalık yaratılmasının vergide adalet ilkesi açısından eleştirildiği göz önünde bulundurularak sakatların edineceği taşıtların en azından genel KDV oranı yerine indirimli orana tabi mallar arasında yer almasına yönelik fikirlerin dikkate alınması ve Sakatlara sağlanan ÖTV indirimi ile ilgili mevcut farklı uygulamaların Bakanlığın çıkaracağı bir Tebliğ ile ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz.

 
(*) YAKLAŞIM DERGİSİ, EYLÜL VE EKİM 2005 SAYILARINDA YAYIMLANAN YAZI

[1]İstanbul Defterdarlığı’nın 31.12.2003 tarih ve 7329 sayılı özelgesi