|
13
Ekim 2005
Muharrem ÖZDEMİR
Gelir İdaresi
Başkanlığı
Vergi Denetmeni
denetmen47@yahoo.com
TEMERRÜT FAİZİ
I
GİRİŞ
Türk hukukunda sözleşme özgürlüğü ilkesi esası geçerlidir.
Bu ilke
dayanağını Anayasanın 48’nci ve Borçlar kanununun 19’uncu maddesinden
almaktadır. Anayasanın 48’inci maddesi ”Herkes dilediği alanda çalışma ve
sözleşme hürriyetine sahiptir” hükmü yanında Borçlar Kanununun 19’uncu maddesi de” Bir akdin mevzuu,
kanunun
gösterdiği hudut dairesinde serbestçe tayin olunabilir” demektedir. Bu Anayasal
hüküm ile hukuk düzeni bireylere istedikleri biçimde hukuki ilişkiler
kurmak,
değiştirmek ve ortadan kaldırmak ve sözleşmede istenilen hükümleri koyabilme
hakkını tanımıştır.
Kanunun kat'i surette
emreylediği hukuki kaidelere veya kanuna muhalefet ahlâka (adaba) veya umumi
intizama yahut şahsi hükümlere müteallik haklara mugayir bulunmadıkça, iki
tarafın yaptıkları mukaveleler muteberdir. Ancak bir akdin mevzuu gayri mümkün
veya gayri muhik yahut ahlâka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır.
Bu sınırlama
dışında taraflar sözleşmeye istedikleri şartları vazedebilirler. Tarafların yaptıkları
sözleşmede belirledikleri şartlara uygun hareket etmeyen borçlunun bu tutumu
karşısında alacaklının haklarının koruma altına alınacağı açıktır. Bu koruma hiç şüphe yok ki paranın veya
alacağın değerini korumaya dönüktür. Temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında
geçen zaman dolayısıyla enflasyonun etkisi, para değerinin düşmesi, alım
gücünün azalmasıyla oluşan munzam zararının ödettirilmesi gerekecektir.
Bu
bağlamda Temerrüt Faizine geçmiş günlerin faizi diyebiliriz.
Temerrüt Faizi ile
ilgili hükümler kendi kanunu olan “3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine
ilişkin Kanunda (1)”
düzenlenmiştir.
II
TEMERRÜT FAİZİ
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının
ihtariyle mütemerrit olur (B.K Md.101). Borçlar Kanunu, borçlunun borcunu ifada
temerrüde düşmesi dolayısıyla alacaklının doğabilecek zararlarını güvence
altına almıştır. Aynı kanunun 103’üncü maddesinde bir miktar paranın tediyesinden
temerrüt eden borçluyu temerrüt faizi ödemeyi mecbur kılmıştır.
Alacaklının zararını ödettirilmesini amaçlayan Temerrüt
faizinin hesabında uygulayıcılar sıkça yanılgılara düşmüş ve tereddüdler
oluşmuştur. Bu belirsizlik Bütçe Kanunları ile açıklığa kavuşturulmaya
çalışılmışsa da ihtilaf giderilememiştir. 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe
Kanununun 50/t maddesinde”İlgili kanununda düzenleme yapılıncaya kadar,
04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki kanuni faiz
oranı, aylık % 2,5 (Yıllık%30) olarak uygulanır” ve 5027 sayılı 2004 Mali Yılı
Bütçe Kanununun 49/o maddesinde“İlgili kanununda düzenleme yapılıncaya kadar,
04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki kanuni faiz
oranı, aylık % 1,25 (Yıllık % 15) olarak uygulanır” şeklinde hükümler yer
almıştır. Bu hükümler ile belirlenen kanuni faizlerin,yasal faiz ve temerrüt
faizi için uygulanacağı hususu kabul görmüş ve uygulama buna göre yön
almıştır. Ancak 2003 yılı bütçe kanununda yer alan faiz oranına ilişkin hüküm
anayasa mahkemesi'nin 22.01.2004 gün ve 2003/41 E, 2004/4 K. sayılı kararı ile
iptal edilerek 08.12.2004 gün ve 25664 S. Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Bu
çerçevede bu konu ile ilgili olarak Yargıtay 12. H.D.nin 05.07.2004 gün ve
13778-1777 sayılı kararında da açıklandığı üzere (2); 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu 50/t maddesi ile 5027 sayılı 2004
Mali Yılı Bütçe Kanunu 49/o maddesindeki faiz oranları genel bütçeye dahil
dairelerle, katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları için
uygulanabileceğinden, bütçe kanunlarındaki faiz oranlarının yasal faiz ve
temerrrüt faizi olarak uygulanamayacağı" hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesinin anılan ve süregelen kararları doğrultusunda, 3095 sayılı
yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2. maddesine göre, sözleşme ile aksi
kararlaştırılmadığı sürece, geçmiş günler için Yasanın 1. maddesinde belirlenen
orana göre temerrüt faizi ödenmesi zorunluluğu belirtilmiş ve belirsizlik
ortadan kaldırılmıştır.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt
Faizine ilişkin Kanunun 1’nci maddesi, 21.04.2005 tarih ve 5335 sayılı kanunun
14’üncü maddesi ile değişikliğe uğramış ve yeniden düzenlenmiştir. Buna göre
ilgili kanunun 1’nci maddesi“ Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa
göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu
ödeme yıllık yüzde oniki oranı
üzerinden yapılır” hükmü mevcuttur. Bakanlar Kurulu, bu oranı aylık olarak
belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya
yetkilidir. Bu yapılan düzenleme ile kanun koyucu temerrüt faizinde maktu bir
oran belirleme yoluna gitmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken husus
tarafların sözleşmede herhangi bir oran belirlemeleri halinde bu oranın geçerli
olacağı, sözleşmede oran belli edilmeyen durumlarda ise yasal oranın dikkate
alınacağı anlaşılmalıdır. Bu durum 3095 sayılı kanunun 2’nci maddesinde hüküm
altına alınmıştır. Buna göre, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen
borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1’inci
maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur kılınmıştır.
Maddenin
devamında ise ”Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü
kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan
fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran
üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki
yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok
farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur” demek suretiyle
alacaklı lehine düzenleme yapmaktadır. Bu düzenlemeye göre T.C. Merkez Bankasının
belirlediği Reeskont faiz oranı Temerrüt faiz oranından fazla ise bu faiz oranı
istenebilecektir. Bu düzenlemelerin yanında aynı zamanda Temerrüt faizi
miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı
yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz
miktarından az olmayacaktır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere T.C Merkez
bankasınca belirlenen Reeskont Faiz oranı Temerrüt Faizinden büyük olması
halinde bu oran dikkate alınabilecektir. Bu kıyaslamada dikkate alınacak T.C. Merkez Bankası Reeskont Faiz oranları
aşağıdaki gibidir.
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ
BANKASINCA UYGULANAN REESKONT FAİZ ORANLARI (3)
|
YÜRÜRLÜK TARİHİ
|
İSKONTO ORANI
(%)
|
|
01.01.1990
|
40
|
|
20.09.1990
|
43
|
|
23.11.1990
|
45
|
|
15.02.1991
|
48
|
|
27.01.1994
|
56
|
|
21.04.1994
|
79
|
|
12.07.1994
|
70
|
|
27.07.1994
|
63
|
|
01.10.1994
|
55
|
|
10.06.1995
|
52
|
|
01.08.1995
|
50
|
|
02.08.1997
|
67
|
|
30.12.1999
|
60
|
|
17.05.2002
|
55
|
|
14.06.2003
|
50
|
|
08.10.2003
|
43
|
|
15.06.2004
|
38
|
|
13.01.2005
|
32
|
|
25.05.2005
|
28
|
III
SONUÇ
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin kanunun değişmeyen
1’nci maddesinde temerrüt faizinin maktu
olarak belirlenmemesi uygulamada tereddüdlere sebep olmuş ve literatürde
değişik hesaplama şekilleri ortaya atılmıştır. Bu tereddüd kanunda yapılan
değişikle giderilmiş olup buna göre Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa
göre faiz ödenmesi gereken hallerde temerrüt faizinin senelik %
12 olarak uygulanacağını
hüküm altına alınmıştır. Bu hükme parelel Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının
önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranının
senelik % 12’lik faiz oranından fazla
olup olmadığı araştırılacak arada sözleşme olmasa bile temerrüt faizinden
yüksek bir oran olması halinde bu oran
üzerinden işlem yapılacaktır. Buna göre % 12’lik yasal temerrüt faiz oranı
herhalükârda T.C. Merkez Bankası Reeskont Faiz oranı ile karşılaştırılmak
suretiyle en yüksek olan oran dikkate alınacaktır.
|