|
25 Ekim
2005
Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi
t.apak@ttnet.net.tr
t.apak@superonline.com
İHRAÇ
KAYDIYLA YAPILAN MAL TESLİMLERİNDE BEYAN VE İADE UYGULAMASI
İLE İMALATÇI ALEYHİNE MATRAHTA MEYDANA GELEN
DEĞİŞİKLİĞE İLİŞKİN YENİ DÜZENLEMELER
I.GİRİŞ
İmalatçılar tarafından
ihracatçılara “ihraç kaydıyla” teslim edilen malların ihracat işlemleri KDV
kanunun 11/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; ihraç edilmek üzere
ihracatçılara yapılan teslimler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisinin
ihracatçılar tarafından ödenmemesi, ödenmeyen bu verginin de imalatçılar
tarafından ilgili dönem beyannamesinde tecil
ve ihracatın gerçekleşmesini müteakip terkin
edilmesi öngörülmüştür. Söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip
eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen vergi
terkin olunur.
- KDV Kanununun 11/1-c maddesi
kapsamındaki son düzenlemeler sırası ile aşağıda açıklanmıştır;
- 05.05.2004 tarih, 14 no.lu KDV Sirküleri ile; “İhraç Kayıtlı Dövize Endeksli Teslimlerde
Aleyhe Oluşan Kur Farklarının Vergilendirilmesi”
- 31.07.2004 tarih, 25539 sayılı Resmi Gazete ’de
yayımlanan 5228 sayılı yasanın 59/2-b maddesi ile; “İhraç Kayıtlı Dövize Endeksli Teslimlerde Aleyhe Oluşan Kur Farklarının KDV sinin İade Edilecek KDV’ye Etkisi”
- 14.01.2005 tarihinde yayımlanan 24 No.lu KDV
Sirküleri ile; “2005 yılı Ocak ayından
itibaren kullanılacak olan yeni KDV Beyannamelerinin düzenlenmesi kapsamında, ihraç
kaydıyla teslim ve bu teslimlere bağlı
olarak meydana gelen KDV iade uygulaması”
Son
olarak;
-
03.07.2005 tarih, 25864 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 95 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile; “Nakden veya Mahsuben İadenin
Yapılacağı Tarih ve İmalatçı Aleyhine Matrahta Meydana Gelen Değişikliğe
Yönelik Uygulamalar”
- 14.10.2005 tarihinde yayımlanan 33 No.lu KDV
Sirküleri ile; İhraç Kaydıyla Teslimlerde
Beyan ile, İhraç Kaydıyla Teslimlerde Tecil Edilemeyen Verginin İadesi”
Konularında
düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır.
Bu
yazımızda özellikle, 95 Seri No.lu KDV Genel Tebliği kapsamında çıkarılan 33
Seri No.lu Sirküler ile getirilen, ihraç kaydıyla yapılan mal teslimlerinde
beyan ve İade uygulaması ile imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen
değişiklikler ele alınacaktır.
II.KAPSAM
A- 95 Seri No.lu KDV Genel Tebliği
İle Getirilen Düzenlemeler:
1. Nakden veya Mahsuben İadenin
Yapılacağı Tarih
95 Seri
No.lu KDV Genel Tebliği’nin (4.1) bölümünde, tereddütlerin giderilmesi amacıyla
özetle aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.
İhraç
kaydıyla teslimler, teslimin yapıldığı dönem beyannamesinin 1 ve 10 numaralı
tablolarına dahil edilecektir. 1 numaralı tabloda yapılan beyan ile bu
teslimler üzerinden vergi hesaplanması sağlanmakta, 10 numaralı tabloya yapılan
beyan ile ise;
- tecil
edilebilir KDV (89 uncu satır),
- tecil
edilecek KDV (38 inci satır),
-
ihracatın gerçekleştiği dönemde iade edilecek tecil edilemeyen KDV (90 ıncı
satır), tutarları belirlenmektedir.
İhracatın
gerçekleştiği dönemde tecil edilen vergi terkin edilmekte, tecil edilemeyen
vergi için iade hakkı doğmaktadır. İadenin yapılabilmesi için ihracatın
gerçekleşmesi ve 84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
(I/1.1.3.v) bölümünde sayılan belgelerin vergi dairesine ibraz edilmesi
yeterlidir. İade tutarının beyannamenin 83 üncü satırına dahil edilmesi
şeklindeki uygulamadan vazgeçilmiştir. Buna göre mükellefler ihraç kaydıyla
teslimlerden doğan iadeleri için ihracatın gerçekleştiği dönemde iade talep
dilekçesi ve gerekli belgelerle birlikte vergi dairesine başvuracaklar,
yapılacak değerlendirmeden sonra iade talepleri bu dönem beyannamesi dışında
gerçekleştirilecektir. İade tutarları herhangi bir dönem beyannamesinin 83 üncü
satırına dahil edilmeyecektir.
2. İmalatçı Aleyhine Matrahta Meydana
Gelen Değişikliğe Yönelik Uygulama
95 Seri
No.lu KDV Genel Tebliği’nin (4.2) bölümünde özetle aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.
Katma Değer
Vergisi Kanunu’nun 11/1-c maddesinin 5’ inci paragrafında, 5228 sayılı Kanunla
yapılan değişiklik ile ihraç kaydıyla teslimlerde iade edilecek katma değer vergisinin,
imalatçının satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı aleyhine matrahta
meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan
fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükme
göre, ihraç kaydıyla teslim bedelinin kısmen yada tamamen sonradan ödenmesi ve
ödeme sırasında döviz kurunda düşme olması halinde prensip olarak iade edilecek
azami KDV tutarının yeni döviz kuru üzerinden yeniden hesaplanması, fazla
alınmış bir iade varsa mükelleften talep edilmesi ancak, bu tutarın indirim konusu
yaptırılması gerekmektedir.
Öte yandan
imalatçıların aleyhine ortaya çıkan kur farkları için ihracatçılar tarafından
düzenlenecek faturaya istinaden ihracatçıya KDV ödemeleri, bu tutarın ihracatçı
tarafından beyan edilmesi, imalatçı tarafından da faturada gösterilen KDV’nin
indirim konusu yapılması gerekmektedir. Bu durumda, imalatçının fazladan almış
olduğu iade tutarı ihracatçı aracılığıyla Hazineye intikal etmekte ve imalatçı
tarafından indirim konusu yapılmış olmaktadır. Bu nedenle, kurdaki düşüşten
kaynaklanan matrah değişikliğine bağlı olarak imalatçının iade tutarında bir
değişiklik yapılmasına da gerek bulunmamaktadır.
B-33 Seri No.lu KDV Sirküleri İle
Getirilen Düzenlemeler:
1. İhraç Kaydıyla Yapılan Mal
Teslimlerinde İade Uygulamasına Yönelik Yeni Düzenleme
Bilindiği
gibi KDV 24 seri no.lu sirkülerle getirilen düzenleme ile, 90 no.lu satırda yer
alan “ihracatın geçekleştiği dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV”den ihracatı
gerçekleşen kısma isabet eden tutarı 83 no.lu satır aracılığı ile 40 no.lu
satıra aktarılmakta idi. 95 no.lu tebliğ ile iade tutarının 83 no.lu satıra
dahil edilmesi şeklindeki uygulamadan vazgeçilmiştir.
33 Seri
No.lu KDV Sirkülerinde ise özetle aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.
Mükellefler,
ihraç kaydıyla teslim ettikleri malların kısmen veya tamamen ihraç edilmesi
halinde, iade talep dilekçesi ve gerekli belgelerle vergi dairesine başvurarak
ihracatı gerçekleşen kısma isabet eden tutarın nakden veya mahsuben iadesini
talep edeceklerdir.
Vergi
dairesi, beyanname verilmesini beklemeden talebi değerlendirerek genel hükümler
çerçevesinde talebi sonuçlandıracaktır. Red ve iade, ihraç kaydıyla teslimin
yapıldığı dönem beyannamesine (Beyannamenin 90. satırına) dayandırılacaktır.
Mükellef,
bu iade tutarını hiçbir beyannamede 40 veya başka bir satırda göstermeyecektir.
İhraç kaydıyla teslimin gerçekleştiği dönem beyannamesinin 90. satırında bir
tutar yer alması ve iade başvurusunun gerekli belgelerle birlikte usulüne uygun
olarak yapılması, iade talebinin yerine getirilmesi için yeterlidir.
İade,
beyanname dışında gerçekleştirileceğinden, ihracatın gerçekleştiği tarihten
sonra ortaya çıkacak bu iade talebine ait tutarın herhangi bir beyannameye
dahil edilmesinin, mükerrer iadeye ve dolayısıyla cezalı tarhiyatlara yol
açabileceği hususuna dikkat edilmelidir.
14.10.2005
tarihinde yayımlanan Katma Değer Vergisi 33 no.lu sirküleri ile 95 seri no.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin ihraç kayıtlı teslimlerle ilgili iade
uygulamasına açıklık getirilmiş olup, kağıt ortamında verilen 1 no.lu KDV
Beyannamesi ile internet ortamında verilen KDV Beyannamesinde, bu açıklamalar
doğrultusunda değişiklikler yapılmıştır.
III.SONUÇ
KDV iadelerinde karışıklığa
neden olan KDV beyannamesindeki 83 no.lu satır, 95 seri no.lu KDV Genel Tebliği
ile kaldırılmış bulunmaktadır. Bu çok isabetli olmuştur. Zira bu satır çoğu kez
ilgili dönemle ilişkisi olmayan bir önceki dönemlerin tecil edilemeyen
KDV’lerinin de yazıldığı bir satır olduğu için iade edilmesi gereken KDV’nin
talebinde mükellef kadar idarenin de zorlandığı bir gerçekti.
İhraç kaydıyla mal teslim eden
imalatçı, ihracatçı olan müşterisinden KDV tahsil etmediği halde, KDV ‘yi tahsil
etmiş gibi beyan etmektedir. İhracat gerçekleşince, beyannamede vergi emniyet
açısından ve geçici olarak (tecil/terkin) yer almış bu verginin tümüyle ortadan
kaldırılması gerekir. Ödenecek KDV çıkan hallerde bu işlem, tecil ve daha sonra
terkin yoluyla yapılmaktadır. Ödenecek KDV çıkmayan hallerde de bu işlem, ihraç
kaydıyla teslimde hesaplanan KDV tutarınca iade yapılmak suretiyle yerine
getirilmesi gerekir. Zaten karmaşık bir yapıya sahip olan ihraç kayıtlı
teslimlere ilişkin KDV iadesi işlemleri bu nedenle sık sık yapılan
düzenlemelerle uygulanmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu vergi kanunlarımız içerisinde
önemli bir yer tutmaktadır. Çok geniş bir uygulama alanı olan ve vergi
gelirleri içerisinde önemli yer tutan KDV, uzun yıllardır tartışılmasına rağmen
beklenenden de erken bir zamanda piyasalar tarafından benimsenerek uygulama
alanı bulmuştur. Ancak, KDV ‘nin iadesine ilişkin idarece bu güne kadar önemli
düzenlemeler yapılmış olunmasına rağmen tarafları (idare ve mükellef) memnun
edecek düzeye henüz gelinememiştir.
KDV iadesi uygulamasında arzu edilen sonuca henüz ulaşılamamış ancak,
konu ile ilgili düzenlemeler ve tartışmalar devam etmektedir. Özellikle ihraç
kaydıyla yapılan teslimlerde iade sisteminin sık sık değişikliğe uğraması,
mevzuatın uygulamasında kargaşaya ve mükelleflerin hatalı beyanlarda
bulunmalarına yol açmakta ve sık sık düzeltme beyannameleri vermek zorunda
kalmaktadırlar. 95 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ve 33 Seri No.lu KDV Sirküleri
ile sorunlar kısa vadede kısmen giderilmiş bulunmaktadır.
Asıl olan, uzun vadede KDV iade sistemine köklü ve sağlıklı çözüm
bulunmasıdır. Unutulmamalıdır ki, KDV iadesi ile hazineden fazladan para
çıkmamakta, tam aksine mükellefin önceden hazineye aktardığı KDV (fazla
yüklenilen) sinin iadesi sağlanmaktadır.
|