YENİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE ZARAR MAHSUBU NASIL YAPILACAK?     

 

YENİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NA GÖRE ZARAR MAHSUBU NASIL YAPILACAK?

17 Ekim 2006

 

Ali Türker Pirtini

S.M.M.M

alipirtini@acdenetim.com

 

İşletmelerin temel kuruluş amacı kâr elde etmektir. Fakat bazen yatırım kararlarındaki hatalar,  bazen işletmelerin içinde  bulundukları  sektördeki   olumsuzluklar, bazen de ülke ekonomilerinde ki durgunluklar  işletmelerin  ticari faaliyetleri sonucunda zarar etmelerine sebep olmaktadır.

 

Türk Vergi Kanunları da beyan esasının yürürlükte olduğu çoğu yabancı ülke de ki gibi şirketlerin faaliyetleri sonucunda oluşan ve beyannamelerine intikal etmiş bulunan zararlarını belirli şartları taşımak koşulu ile ileriki yıllarda vergi beyannamelerinden indirme hakkını tanımaktadır. 21 Haziran 2006 tarihli 26205 sayılı resmi gazetede yayınlanan 5520 sayılı yeni kurumlar vergisi kanununda da bu düzenlemeye yer verilmiştir. Fakat eski kurumlar vergisi kanununa ek olarak  düzenlemeye  bazı yeni şartlar konmuştur. Bu konulan yeni şartlar geçmişte özelliklede şirketlerin karlı olduğu dönemlerde kurum vergi matrahını azaltmak ya da hiç vergi ödememek için zararlı bir şirketi satın alma formülü ne de bazı sınırlamalar getirmiştir. Başka bir deyişle artık minareye kılıf hazırlamak kolay olmayacaktır.

 

Zarar mahsubu 5520 Sayılı yeni Kurumlar Vergisi Kanunun 9.maddesinde  düzenlenmiştir.

 

Bu kanuna göre şirketler;

 

"Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar."

 

"Kurumlar Vergisi Kanunun 20 nci maddesinin (Devir bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme başlıklı maddesi) birinci fıkrası çerçevesinde devralınan kurumların devir tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları ile aynı maddenin  ikinci fıkrası kapsamında gerçekleştirilen tam bölünme işlemi sonucu bölünen kurumdaki öz sermayesinin devralınan tutarını geçmeyen ve devralınan kıymetle orantılı zararlar kurumlar vergisinden  aşağıdaki şartlarında yerine getirilmiş olması şartıyla mahsup edilebilmektedir."  Bunlar;

  • Son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanunî süresinde verilmiş olması.
  • Devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesidir.

Bu şartların ihlâli halinde, zarar mahsupları nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için vergi ziyaı doğmuş sayılmaktadır.

 

Kanun koyucu özellikle devir ve bölünme işlemleri ile ilgili  zarar mahsubuna yönelik olarak kanun gerekçesinde  bünyesinde zarar oluşan firmaların ekonomiye tekrar kazandırılmasını amaçlamıştır. Fakat özelliklede zararlı şirketlerin devir alınmasında devir alan şirketin yüksek miktarda vergi matrahını aşındırmaması amacıyla kanun maddesine öz sermaye tutarını geçmeyen zararlar  ifadesini koymuştur.

 

5422 Sayılı Eski Kurumlar vergisi kanununda ise (mükerrer madde 14)  Her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana  gelen zararlar (aynı sektörde faaliyet göstermesi ,son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması koşullarıyla ) devir alınan kurumların ,devir tarihi itibariyle aktif toplamını geçmeyen zararları ile bölünme işlemi sonucu münfesih olan kurumun aktif toplamını geçmeyen zararları devir alan şirketçe kurumlar vergisi hesaplamasında indirim konusu yapılabiliyordu.

 

Konuyu kısa bir örnekle açıklamak istersek  yeni kurumlar vergisi kanununa göre aynı sektörde faaliyet gösteren  A Şirketi  zararlı B Şirketini Devir alırsa  Ve B şirketinin  mali  zararları (5 Yılı aşmamış ve beyannameleri süresinde verilmiş) 100.000.YTL ise  ve B Şirketinin devir tarihi itibariyle öz sermayesi de  60.000 YTL ve aktif  toplamı  200.000 YTL ise  A  Şirketi bize göre B şirketinin 60.000 YTL’ye kadar olan mali zararlarını kurumlar vergisi hesaplamasında dikkate alacak ve indirim konusu yapabilecek  B Şirketinin öz sermaye tutarını aşan 40.000 YTL mali zararını ise kurumlar vergisi  hesaplamasında indirim konusu yapamayacaktır.  Eğer Eski Kurumlar vergisi kanunu yürürlükte olsa idi A Şirketi B Şirketinin 100.000 YTL olan zararının tamamını  indirim konusu yapabilecekti. Çünkü B Şirketinin  100.000 YTL olan mali zararı  200.000 YTL olan aktif toplamını geçmemektedir. Bu örnekte de  görüldüğü üzere kanun koyucu  yeni düzenlemeyle  şirketlerin zararlı şirketleri devir almaları durumunda daha az  kurumlar vergisinden zarar mahsubunu yapmalarını sağlamıştır. Mükellef açısından bakıldığında mükellef aleyhine bir gelişme ortaya çıkmış fakat olaya uluslararası vergicilik açısından bakıldığında ise düzenleme  yerindedir. Çünkü Özkaynak metodu daha reel sonuçlar vermektedir. Fakat konunun tam anlamıyla anlaşılabilmesi için Bakanlığın konuyu tebliğler ve sirkülerlerle açıklamasında yarar görmekteyiz.

 

Ayrıca 5520 Sayılı Yeni Kurumlar Vergisi  kanununda da  eski kurumlar vergisi kanununda olduğu gibi Türkiye'de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak üzere, beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının zarar dahil, her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması,  Bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı, halinde indirim konusu yapılabiliyor.

 

Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının, bilânço ve gelir tablosunun, o ülkedeki yetkili malî makamlarca onaylanması zorunlu tutulyor. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı yeterli bulunmakta.

 

Buna ek olarak Türkiye'de indirim konusu yapılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi veya gider yazılması halinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olmak zorunda.

 

Sonuç olarak yürürlükte bulunan 5520 sayılı yeni kurumlar vergisi kanunuyla  eski kurumlar vergisi kanunu arasında zarar mahsubuna yönelik olan temel farklılıklar devir ya da bölünme neticesinde zarar mahsubunda  ortaya çıkmakta. Yeni kurumlar vergisi  kanununda öz sermayeyi aşmayan zararlar indirim konusu yapılırken eski kanunda aktif toplamı geçmeyen zararlar indirim konusu  yapılmakta, Yeni kanunda zarar mahsubu yapılması için devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi şartı aranırken eski kanunda  devir alan şirketin devir alınan şirketle aynı faaliyette bulunma şartı aranıyor.  Şirketlerin mali zararı olan şirketleri devralırken konuyla ilgili olarak ileride cezalı vergi tarhiyatları ile karşılaşmamaları için yukarıdaki açıklamaları dikkate almalarını tavsiye etmekteyiz.

© www.alomaliye.com

 

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz

 

EKONOMİ HABERLERİ

 

 

 

 

 

 

 

...............................

:. Kurumlar Vergisi Prog.

:. İş Kanunu Programı

:. Kıdem-İhbar Programı

:. Net'ten Brüt'e, Brüt'ten...

...............................