AMORTİSMAN VE FAYDALI ÖMÜR UYGULAMASINA ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM VE ÖNERİ     

 

18 Ekim 2006

 

İbrahim KOCABEY

Eski Baş Hesap Uzmanı, YMM

ibrahim.kocabey@moorestephens.com.tr

 

AMORTİSMAN VE FAYDALI ÖMÜR UYGULAMASINA ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM VE ÖNERİ

 

Uzatmalı sevgili enflasyondan geç de olsa ayrılan (hadi ayrılan demeyelim de ayrılmaya çabalayan) Türkiye, bu ayrılıkla beraber yeni kavramlarla tanışmaya, eski kavramları yeni gelişmeler ışığında tekrar yorumlamaya başladı.

 

Vergi düzenlemeleri de bu gelişmeden payını aldı. Amortismana tabi kıymetlerin faydalı ömürleri esas alınarak itfası da 20 küsur yıllık aradan sonra tekrar bu yeniliklerden birisi olarak uygulamaya girdi.

 

80’li yıllarla birlikte başlayan, 4 ya da 5 yıllık amortisman uygulama süreleri bir çok amortismana tabi iktisadi kıymet için avantaj yaratıyor, enflasyonun sebep olduğu haksız vergilemeyi kısmen de olsa tolere edebiliyordu.

 

Ancak, 2004 yılı ile birlikte başlayan yeni dönemde kanun koyucu enflasyonun düştüğünü ya da daha doğru deyimi ile düşmekte olduğunu dikkate alıp, binalar dışında kalan kıymetlerin de faydalı ömür esasına göre amorti edilmesi esasını benimsedi.

 

Bizim bu konuda alınan karara bir itirazımız olamaz, hatta bazıları çok uzun belirlendiği iddia edilen faydalı ömürlere de bir itirazımız yok. Sürelerin tespitinde bir hata yapılmışsa bunlar zamanla mutlaka çözülecektir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu konuda gereken insiyatifi alacağından şüphemiz yoktur. Bizim faydalı ömür konusundaki itirazımız kullanılmış makine, ekipman, tesis ya da binaların da tekrar faydalı ömür üzerinden amortismana tabi tutulmasına.

 

Örneğin bir sabit vinç aldınız. 333 seri numaralı VUK Genel tebliği eki listeye göre faydalı ömrü 10 yıl olan bu kıymet için %10 amortisman hesaplayarak itfa etmeniz doğal, zaten amortisman uygulamasının ardında yatan mantık da budur. Madem böyle bir kıymeti 10 yıl kullanacaksınız, itfa süresinin de 10 yıla yayılmış olması doğaldır.

 

Asıl sorun bu sabit vincin ilk alıcısı tarfından belli bir süre kullanıldıktan sonra satılması aşamasında ortay çıkıyor.

 

Kullanılmış makine-ekipman talebi genellikle, KOBİ dahi diyemeyeceğimiz küçük işletmelerden gelir. Büyük işletmeler aşınma ve yıpranma nedeniyle teknoloji ve yenileme yatırımlarına giriştiklerinde sahip oldukları bir önceki nesil makine-ekipmanı elden çıkarırlar. Büyüklerin elden çıkardığı bu makine ve ekipmanın müşterisi ise hemen her zaman kendi yağıyla kavrulmaya çalışan KOBİ’ler ya da daha küçük ölçekli işletmelerdir.

 

Genellikle aşırı kullanıldığından sürekli ve ağır tamir ve bakım masrafı gerektiren bu makine ekipmanların neredeyse birçoğu ömrünü tamamlamış ya da tamamlamak üzeredir. Bu makinelerle hala üretim şansı vardır elbette ama zor şartlar altında yürütülür bu üretim.

 

Satanın bunları satma nedeni bellidir: Ekonomik açıdan ömrü dolmuştur. Alanın da nedeni bellidir: Yeni makine ekipman yatırımı pahalıdır, hiç değilse ikinci el makine ile bir yerden işe başlamak ya da sürdürmek gerekmektedir.

 

Alan, beklediği faydalı ömür ve verimi dikkate alarak bir fiyat biçer ve buna göre bir bedel öder bu kullanılmış makine ekipmana.

 

Bazen de bir işletmenin komple el değiştirmesi söz konusudur. Düşünün bir kez 20 yıl önce faaliyete geçmiş ve hemen hemen tüm sabit kıymetleri itfa olduğu için amortisman giderleri yok denecek düzeyde olan bir çimento fabrikasını komple alıyorsunuz ve bir gün önce amortisman gideri olmayan tesis birden bire sizin ödediğiniz bedel üzerinden amortisman oluşturmaya başlıyor.

 

Ne oldu da birden amortisman oluşmaya başladı. Yaptığınız ödeme fabrikadaki makine-ekipman ve tesislerin faydalı ömrünü mü uzattı. Hayır. Peki o zaman ne?

 

Amortisman uygulamasındaki yanlışlık buna neden olan şey.

 

Yeni sahibi için faydalı ömrün yeniden başladığı varsayılıyor. Bu da faydalı ömür kavramını, makine-ekipman için değil de sahiplik için belirlenmiş bir kavram olarak çıkartıyor karşımıza.

 

Elbette bu parayı ödediğine göre yeni sahibi için de bir faydalı ömür söz konusudur bu makine ve ekipman için ama bunun yeni makine gibi değerlendirilmesi ve 333 seri numaralı VUK Genel Tebliğindeki süreler dikkate alınarak amortisman tabi tutulması doğru değildir

 

Yukarıdaki örneğimize dönecek olursak; amortisman süresi dolmuş bir çimento fabrikasını aldınız ve üretime devam ediyorsunuz, ödediğiniz bedel (şerefiye vb. unsurlar hariç) aslında bir-kaç yıllık bir faaliyet süresine göre hesaplanmıştır. Ama buna rağmen başta yüksek fırın ve değirmenler olmak üzere 20 yıl üzerinden amortismana başlıyorsunuz. Zaten yaşlı olduğu için tesis verimsiz çalışmakta ve kârlılığı düşük durumdadır. Birde üstüne 20 yıl üzerinden amortisman ayırıyorsunuz. Belki de sırf bu yüzden vergi öder duruma dahi geçebilirsiniz.

 

Çözüm

 

Sorunun çözümü basit aslında; el değiştiren makine ekipman ve tesislerin, 333 seri numaralı VUK Genel Tebliğindeki faydalı ömrünün, ilk sahip nezdindeki kaldığı yerden itfasına devamına izin verilmeli. Tebliğde belirtilen itfa süresini dolduranların ise kıymete bağlı olarak 2-5 yıl itfa edilmesi sağlanmalıdır.

 

Muvazaaların önlenmesi ise o kadar da zor bir şey değil. Bu imkândan yaralanmak isteyenler ilk iktisap tarihini kanıtlamakla yükümlü olduklarının hüküm altına alınması yeterlidir.

 

© www.alomaliye.com

 

Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz

 

EKONOMİ HABERLERİ

 

 

 

 

 

 

 

...............................

:. Kurumlar Vergisi Prog.

:. İş Kanunu Programı

:. Kıdem-İhbar Programı

:. Net'ten Brüt'e, Brüt'ten...

...............................

Stickup Bulb
Stickup Bulb