|
01
Haziran 2007
KONUT FİNANSMAN SİSTEMİNDE TÜKETİCİYE
''MALİYET'' UYARISI... -TÜKETİCİNİN VE REKABETİN KORUNMASI GENEL MÜDÜRÜ ÖZCAN
PEKTAŞ: -''TÜKETİCİ, FAİZ ORANINA GÖRE DEĞİL, MALİYET ORANINA BAKARAK HANGİ
BANKADAN KREDİ KULLANACAĞINA KARAR VERMELİ'' -''TÜKETİCİ, BİLGİLENDİRME
FORMLARINI, SATIR SATIR, KELİME KELİME OKUMALI'' -''52 AYLIK VERİLERİ DİKKATE
ALARAK YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMAYA GÖRE, DEĞİŞKEN FAİZİN TÜKETİCİYE MALİYETİ DAHA FAZLA
GÖRÜNÜYOR'' -''HAYAT VE KONUT SİGORTASINI, KREDİ ŞARTI OLARAK İSTEYEN FİNANSMAN
KURULUŞLARINI BAKANLIK'A ŞİKAYET EDİN'' -''YENİ SİSTEMDE, TÜKETİCİNİN HAKKINI
ARAMASI AÇISINDAN SİSTEM BİRAZ ZORLAŞTIRILDI. TEMİNAT ORANI YÜKSELTİLDİ''
-''KONUT FİNANSMAN SİSTEMİNE GEÇMEK İSTEMEYENLERİN 5 HAZİRAN'A KADAR DİLEKÇE
VERMELERİ GEREKİYOR''
ANKARA (A.A) - Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve
Rekabetin Korunması Genel Müdürü Özcan Pektaş, konut almak isteyen tüketicileri,
''faiz oranına göre değil, yıllık maliyet oranına bakarak hangi bankadan kredi
kullanacağına karar vermeleri'' konusunda uyardı. Pektaş, konut
finansman sisteminden bakanlık tarafından yayımlanan tüketici bilgilendirme
formalarına ilişkin yönetmelikler hakkında bilgi vermek üzere düzenlediği basın
toplantısında, bilgi formalarının kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası
olduğunu vurgulayarak, ''Tüketici, bilgi formlarını, satır satır, kelime kelime
okumalı'' dedi. Finansman kuruluşlarının, kredi kullandırırken, faiz
dışında, ''dosya ücreti, ekspertiz ücreti, idari ve hukuki giderler'' gibi
değişik adlar altında ücret aldığına, bunların kredi maliyetini etkilediğine
işaret eden Pektaş, ''Söz gelimi bazı bankalar 500 YTL dosya, 500 YTL ekspertiz
ücreti alıyor, bazıları daha düşük alıyor. Tüketiciler, sadece kredinin faizine
değil, maliyetine de bakmalı. Finansman kuruluşları, faiz dışında, kredinin
toplam maliyetinin ne olacağı konusunda da tüketiciye bilgi verecek'' diye
uyarıda bulundu. Konut finansmanı kapsamında kredi alırken, hayat ve
konut sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını da vurgulayan Pektaş, bu
sigortaların ihtiyari, tüketicinin istemesi halinde yapılan sigortalar olduğunu
hatırlatarak, kredi vermek için hayat ve konut sigortası yaptırmayı şart koşan
kuruluşların bakanlığa bildirilmesini, şikayet edilmesini istedi. Pektaş, deprem
sigortasının zorunlu olduğunu, bu nedenle yaptırılması gerektiğini söyledi.
-BİLGİ FORMLARININ ÖRNEĞİ, 15 HAZİRAN'A KADAR BAKANLIĞA
GÖNDERİLECEK- Konut finansman sözleşmesi bilgi
formları konusunda yayımlanan 3 yönetmelik dışında, bu ayın sonunda, ''konut
kredilerinin yeniden finansmanına ilişkin usuller'' konusunda bir yönetmelik
daha yayımlayacağını, böylece sisteme ilişkin bakanlığın çıkarması gereken
ikincil düzenlemelerin tamamlanmış olacağını anlatan Özcan Pektaş, finansman
kuruluşlarından, hazırlayacakları bilgi formlarının birer örneğini, incelemek
üzere 15 Haziran'a kadar bakanlığa göndermelerini istediklerini bildirdi.
Finansman kuruluşlarının, sabit faizli, değişken faizli, sabit ve
değişken faizli krediler ile finansal kiralama yöntemi ile konut alımına ilişkin
sözleşmeler için ayrı ayrı bilgilendirme formu hazırlayacağını kaydeden Pektaş,
bilgilendirme formlarının, tüketicinin sağlıklı incelemesi ve bilgilenmesi
açısından en az 1 gün önce tüketiciye sunulması gerektiğini belirtti. Formaların
da ''karınca duası'' gibi değil, en az 12 puntoluk harflerle hazırlanacağını
anlatan Pektaş, ''hayat ve konut sigortasının zorunlu olmadığına'' ilişkin
bilgilerin ise 16 puntoluk harflerle yazılacağına işaret etti.
-ESKİ SİSTEM-YENİ SİSTEM FARKI- Toplantıda, tüketici kredileri
kapsamında kullandırılan konut kredileri ile konut finansman sistemi
kapsamındaki uygulama arasındaki farklar hakkında da bilgi veren Özcan Pektaş, 6
Mart'ta yayımlanan konut finansman kanunundan önce kredi kullanan yaklaşık 500
bin tüketicinin, yeni sisteme dahil olmak istemiyorsa, 5 Haziran Salı gününe
kadar bankalara dilekçe vermeleri gerektiğini, dilekçe örneğinin bakanlığın web
sitesinde bulunduğunu hatırlattı. Tüketicinin eski ve yeni sistem
hakkında ayrıntılı bilgi alarak kendi kararını kendisinin vermesi gerektiğini
kaydeden Pektaş, şu bilgiyi verdi: ''Eski sistemde, tüketiciler,
doğrudan kendi seçtiği bir konutu veya proje kapsamında bir konutu almak için
sabit faizli kredi kullanıyordu. Yeni sistemde, sabit faiz yanında, değişken
faizle, sabit ve değişken faiz bir arada olmak üzere 3 sistemde kredi
kullandırılabiliyor. Eski sistemde kullandırılan kredilerden, yeni
sisteme geçmeleri halinde, 6 Mart'tan itibaren, banka ve sigorta muameleleri
vergisi (BSMV) alınmayacak. Bu bir avantaj. Eğer bankalar Mart-Nisan-Mayıs
aylarında bunu tahsil etmişse, tüketici yeni sisteme geçmişse, bunu iade edecek
ve BSVM olmayan yeni ödeme listesi gönderecek. Eski sistemde, bir
projeden alınan konut için kullanılan bağlı kredilerde, müteahhit ve banka,
kullandırılan kredi tutarına bağlı kalmaksızın, konutun ayıplı çıkması halinde 5
yıl süreyle sorumluydu. Şimdi, banka, sadece verdiği kredinin tutarı kadar ve 1
yıl süreyle sorumlu. Ama müteahhitin, konutun tamamı için 5 yıl süreyle
sorumluluğu devam ediyor. Banka, 150 bin YTL'lik konut için 100 bin YTL kredi
kullandırmışsa, bir yıl süreyle ve 100 bin YTL'lik kısımdan sorumlu olacak.''
-ESKİ KREDİLERDE HİÇ BİR ŞEKİLDE ERKEN ÖDEME ÜCRETİ YOK
Finansman kanunundan önce kullanılan kredilerin erken ödenmesi
halinde, hiç bir şekilde ''erken ödeme ücreti'' talep edilemeyeceğini, bu
kişilerin erken ödeme yapması durumunda bankaların faiz indirimi uygulaması
durumunda bulunduğunu vurgulayan Özcan Pektaş, ''erken ödemede yüzde 2'lik üst
sınırın da bankalar tarafından daha düşük uygulanabileceğini, bu oranın
pazarlama tekniği açısından bankaların inisiyatifine bırakıldığını'' kaydetti.
Eski sözleşmelerde, tüketici aleyhine, faiz, vade ve diğer konularda
hiç bir şekilde deşiklik yapılamayacağını anlatan Pektaş, yeni sistemde
kullandırılan kredilerden BSMV, değişken ve sabit-değişken faizle kullandırılan
kredilerden de 'erken ödeme ücreti' alınmayacağını belirtti.
-DEĞİŞKEN FAİZLİ KREDİDE RİSK- Değişken faiz uygulamasında,
Merkez Bankası'nın endeks olarak TÜFE'yi belirlediğini hatırlatan Pektaş, bu
sistemde faizin TÜFE'nin üzerine finansman kuruluşlarının koyacağı kar marjından
sonra oluşacağını, finansman kuruluşlarının da sözleşme tarihinden önceki 2 ayın
TÜFE oranını dikkate alacağını anlattı. Bu sistemde, tüketicinin
ödeyeceği ilk taksit tutarını bileceğini ancak, daha sonraki aylarda ödenecek
taksitin TÜFE'deki gelişmelere bağlı olarak değişeceğini kaydeden Pektaş;
''Değişken faizli kredide, sözleşme öncesi bilgi formunda, tüketiciye,
geçmiş 5 yıl verileri dikkate alınarak, 10 bin YTL için ödenecek azami aylık
taksit tutarları hakkında bilgi verilecek. Sözleşmede ise azami aylık taksit
tutarı belirtilecek. TÜFE'deki artış ve azalmalar taksit tutarlarına
yansıtılacak. TÜFE düşmüşse taksit de düşecek, artmışsa artacak. Ancak, söz
gelimi, ilk taksit bin YTL iken, azami aylık taksit 2 bin YTL olarak
belirlenmişse ve 3 yıl sonra aylık taksit enflasyondaki artışa bağlı olarak 2
bin YTL'ye ulaşmışsa, artık taksit artmayacak.'' Tüketicinin ve
Rekabetin Korunması Genel Müdürü Özcan Pektaş, geçmiş 52 aylık TÜFE verilerini
ve yüzde 1'lik finansman kuruluşu marjını dikkate alarak yapılan bir çalışmaya
göre, 100 bin YTL'lik bir kredinin tüketiciye maliyetinin, sabit faize göre,
değişken faizli kredide daha yüksek göründüğünü açıkladı. Faizlerdeki
değişikliğin 30 gün önceden tüketiciye bildirileceğini hatırlatan Pektaş,
finansal kiralama yöntemi ile konut alınması halinde, ödemelerin faiz değil,
kira bedeli olarak yapılacağını kaydetti. -TAKİP SİSTEMİNDEKİ
DEĞİŞİKLİKLER Ödenmeyen kredilerin takibi açısından eski ve
yeni sistem arasındaki farkı da anlatan Pektaş, eski sistemde, İcra ve İflas
Kanunu'na göre, 2 taksitin ödenmemesi halinde, bir hafta içinde muacceliyet
durumu ortaya çıktığını ve bu süre sonunda bankanın rehni paraya çevirme yoluna
gidebildiğini hatırlattı. Yeni sisteme göre, taksitlerin 2 ay
ödenmemesi halinde, bankaların 1 ay muacceliyet süresi verdiğini, ayrıca
bankalara rehnin paraya çevrilmesi veya diğer varlıklar açısından haciz
uygulaması başlatabileceğini anlatan Pektaş, şöyle devam etti: ''Her
iki sistemde de, borcunu ödeyemeyen tüketici açısından zorlu bir süreç var. Yeni
sistemde, tüketicinin hakkını araması açısından sistem bir basamak daha
zorlaştı. Yatırılması gereken teminat oranları, yüzde 10'dan yüzde 20'ye, yüzde
15'ten yüzde 30'a çıkarıldı. Eski sistemde de yeni sistemde de olsa, borcunu
ödemeyen insan açısından sıkıntı başlamış demektir. Elinde para olsa yatıracak.
Eğer taksitler ödenmiyorsa, bankalara, (alacağını alma) demek ne derece doğru...
Sözleşme hangi kanuna göre yapılmışsa o hükümler uygulanacak. Sözleşmelerde,
tüketici aleyhine değişiklik yapılamaz.''
|
Bu
Haberimizin Tüm Hakları AA.'ya
aittir. Hiç bir şekilde iktibas
edilemez.
|
|
© www.alomaliye.com



...............................
:.
Alohaber,
Anında Haber
:.
Kurumlar
Vergisi Prog.
:.
İş
Kanunu Programı
...............................
|