30 Haziran 2008
Yemek Sanayicilerinin Tenceresinde Dert Kaynıyor
Artan gıda fiyatları yemek üreticilerini vurdu...
- RESMİ KURULUŞLARA YEMEK ÜRETEN SANAYİCİLER, GIDA FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ NEDENİYLE YÜZDE 20-30 DÜZEYİNDE ZARAR ETTİ.
- RESMİ ENFLASYON HEDEFİNE GÖRE İHALELERDE FİYAT VEREN YEMEK SANAYİCİLERİ, TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRMEKTE ZORLANIYOR.
- 350 BİN KİŞİYE DOĞRUDAN, 1,5 MİLYON KİŞİYE DE DOLAYLI İSTİHDAM İMKANI SAĞLAYAN YEMEK FİRMALARININ YARIYA YAKINI KEPENK KAPATMAYA HAZIRLANIYOR.
- AYGÜN: "AĞIZLARIN TADININ BOZULMAMASI İÇİN YEMEK SANAYİCİLERİNE DE FİYAT FARKLARI ÖDENMELİ."
Memurları, askerleri, öğrencileri, hastaları doyuran 5 bin yemek firması, gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle zor günler yaşıyor. İhalelere devletin resmi enflasyon rakamlarına göre fiyat veren yemek sanayicileri, enflasyonun çok üzerinde gerçekleşen fiyat artışlarıyla birlikte yüzde 20-30 seviyelerinde zarara uğradı.
Ankara Ticaret Odası (ATO), toplu beslenme hizmetlerini yerine getiren yemek sanayicilerinin artan gıda fiyatları karşısında yaşadıkları sıkıntıları mercek altına aldı. Türkiye genelinde 5 milyar dolarlık ciro yaratan yemek sanayicilerinin tencerelerinde, geçen yıldan bu yana devam eden kuraklığın da etkisiyle artan gıda fiyatları yüzünden dert kaynıyor.
Diyet uzmanından gıda mühendisine, aşçısından yöneticisine kadar 350 bin kişiye doğrudan, 1,5 milyon kişiye de dolaylı iş imkânı sağlayan sektörde 5 bin yemek fabrikasının yarıya yakını kepenk kapatmaya hazırlanıyor.
TEMİNAT MEKTUPLARI YANIYOR
Yemek firmaları, Türkiye genelinde 800 kamu hastanesi, 100 özel ve üniversite hastanesi, 63 askeri birlik, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullar, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde bulunan 4 milyon kişiyi doyuruyor.
Hükümetin belirlediği enflasyon rakamlarını baz alarak ihalelerde fiyat veren yemek sanayicileri, gıda enflasyonunun altında ezilirken, taahhütlerini yerine getirmekte zorluk yaşıyor. Resmi kurumların yemek ihalelerine katılan firmalardan bazıları, artan maliyetler karşısında çaresiz kalınca, teminat mektuplarını yakma ve ihale yasaklısı olma pahasına işlerini bırakmak zorunda kalıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayı itibariyle tüketici fiyatları endeksini yüzde 10.74 olarak açıklarken, yemek yapımında en fazla kullanılan sıvı yağ, margarin, salça, tuz gibi ürünlerin fiyatlarıyla, baklagil fiyatları resmi enflasyon rakamlarının çok üzerinde artış gösterdi.
İki yıllığına bir kamu kurumundan ihale alan yemek firması, fiyatlarına enflasyon oranında artış yaparken, ayçiçeği yağı bir yılda yüzde 130, mısır özü yağı yüzde 120, tuz yüzde 95, salça yüzde 35 oranında artış gösterdi. Nohut, kuru fasulye, barbunya gibi baklagil olarak bilinen gıda fiyatlarındaki artış da yüzde 50 ile yüzde 97 arasında değişti.
217 KALEM MAL SATICISI ETKİLENİYOR
Türkiye'de en fazla istihdam yaratan sektörlerin başında gelen toplu yemek sektöründe yaşanan fiyat farkı sıkıntısı, gıda ürünlerinden tencere üreticisine, ahçı kepinden önlüğüne, deterjanından peçetesine varıncaya kadar 217 kalem malın üreticisini ve satıcısını da etkiliyor.
TEDAKÇİLERE PARA ÖDENEMİYOR
Maliyetleri enflasyonun üzerinde artan yemek sanayicileri, zararlarına rağmen işlerini sürdürmek için çalışırken personel ücretlerini, tedarikçilerin paralarını ödemekte, vergi ve SSK primlerini yatırmakta sorun yaşıyor. Yemek sanayicilerin ödeme sıkıntısı yüzünden alacaklarını tahsil edemeyenler de aynı doğrultuda kendi alanlarında ödeme sıkıntısı yaşıyor. Örneğin, bir gıda firmasının sadece Ankara'daki yemek sanayicilerinden birikmiş alacak tutarı 3 milyon YTL.
ATO BAŞKANI AYGÜN
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, enflasyonun üzerinde maliyet artışları nedeniyle yemek sanayicilerinin zararına çalıştıklarını ve ayakta kalmak için büyük direnç gösterdiklerini belirterek, "Yemek sanayicileri enflasyon karşısında çaresiz durumda. İhaleye girerek bir, iki yıllık sürelerle yemek hizmeti verme taahhüdünde bulunan firmalar, kendilerinden kaynaklanmayan sebepler yüzünden sıkıntıya giriyor. Aldıkları fiyatlar maliyetlerini karşılamaya yetmiyor" dedi.
Yemek sanayicilerinin yaşadıkları darboğazı atlatamamalarının faturasının ağır olacağına dikkat çeken Aygün, "Yemek konusu insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bir konudur. Kalitesiz ve eksik malzemelerle gerçekleştirilen beslenme, hastalıklara yol açar, gıda zehirlenmelerine yol açar" diye konuştu.
FİYAT DÜZENLEMESİ KAÇINILMAZ
Ağızların tadının bozulmaması için yemek sanayicilerine fiyat farkı ödenmesi gerektiğini kaydeden Aygün, şunları söyledi:
"Enflasyonun üzerinde gerçekleşen maliyet artışları yemek fiyatlarına yansımadı. Yeni fiyat düzenlemesi yapılması kaçınılmaz. Yemek sanayicilerinin hem bugüne kadar olan fiyat farkları ödenmeli hem de bundan sonraki enflasyon karşısında ezilmemeleri garanti altına alınmalı. Bu sektörün ayakta kalması yaklaşık 2 milyon kişinin istihdamı açısından çok önemli. Yeni istihdam yaratmakta sıkıntı yaşayan hükümet, istihdam imkânı sağlayanlara da ayak bağı olmamalı"
Kaynak: ATO
|
Her Hakkı Mahfuzdur. İzinsiz Yayımlanamaz
............................... :. Net'ten Brüt'e, Brüt'ten... ...............................
|