|
04
Temmuz 2008
ENERJİ GÜNLERİ KONFERANSLARI -EPDK
BAŞKANI HASAN KÖKTAŞ: -''AKARYAKIT SATIŞ FİYATLARININ BİRBİRİNE ÇOK YAKIN
SEYRETMESİNDEN KAYNAKLI OLARAK BU PİYASADA YETERİNCE REKABETİN OLUŞMADIĞI
YÖNÜNDE KAMUOYUNDA YAYGIN BİR KANI VARDIR'' -''EĞER BU SEKTÖRÜN HANGİ
AŞAMALARINDA NASIL BİR REKABET YAŞANDIĞI KONUSU, DOĞRU ARAÇLAR VE ETKİN MESAJLAR
İLE KAMUOYUNA İYİ BİR ŞEKİLDE ANLATILMAZ İSE, YILLARDIR KAÇAKÇILIK BAŞ
AĞRISINDAN BİR TÜRLÜ KURTULAMAYAN BU SEKTÖRÜN, BU KEZ ORTAK HAREKET EDEREK
TÜKETİCİYİ MAĞDUR ETTİKLERİ GİBİ YENİ SUÇLAMALARLA KARŞILAŞMASI MÜMKÜNDÜR''
-''ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DENETİM ÇALIŞMALARINI LİSANS KAPSAMINDA OLMAYAN DEPOLAR
İLE KULLANICI DÜZENEKLERİ ÜZERİNDE YOĞUNLAŞTIRMAYI HEDEFLEMEKTEYİZ''
İSTANBUL (A.A) - Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)
Başkanı Hasan Köktaş, akaryakıt satış fiyatlarının birbirine çok yakın
seyretmesinden kaynaklı olarak bu piyasada yeterince rekabetin oluşmadığı
yönünde kamuoyunda yaygın bir kanı bulunduğunu kaydetti. Enerji Petrol
& Gaz Gazetesi tarafından İstanbul'da düzenlenen "Enerji Günleri
Konferansları"nın açılışında konuşan Köktaş, Türkiye akaryakıt piyasasının 2007
yılında 50 milyar YTL satış büyüklüğüne ulaştığını belirterek, bir önceki seneye
göre satışlarda yüzde 10, ekonomik büyüklükte ise yüzde 23'lük artış
kaydedildiğini söyledi. Köktaş, Petrol Piyasası Kanununun yürürlüğe
girdiği tarihten bugüne yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek, bugüne kadar
14 bin 800'ün üzerinde bayilik, 4 bin 800 kadar taşıma lisansı kapsamında olmak
üzere toplam 20 bin şirketin lisanslandırılması çalışmalarının sonuçlandığını
anlattı. Ulusal marker uygulaması kapsamında 2008 Mayıs ayı sonuna
kadar yaklaşık 27 milyon metre küp akaryakıtın ulusal marker ile işaretlendiğini
aktaran Köktaş, ''Petrol Piyasası Kanunun sonrasında şirketlerin yeniden kayıt
altına alınması, ulusal marker ve yazarkasa gibi uygulamalar ile piyasa
denetimlerinin kayıt dışı faaliyetlerin azalmasında önemli etkileri olmuştur''
dedi. Köktaş, LPG piyasasının daralmakta olan bir piyasa olarak
algılanmasına karşın 2008 yılında 3,5 milyon tonun üzerinde yurt içi satış
gerçekleşmesini beklediklerini, şu anda sektörde 7 bin 310 lisans sahibi
şirketin faaliyet gösterdiğini belirterek, önümüzdeki dönemde LPG piyasasına
yönelik bazı önlemler için mevzuat değişikliği gerektiğini, bu süreçte sektör
temsilcilerinin tek ses olmasının önem taşıdığını vurguladı.
-KAMUOYUNDA YANLIŞ ALGI VAR- Son aylarda özellikle dünyadaki
petrol fiyat artışlarına bağlı olarak Türkiye'de de akaryakıt satış fiyatlarının
sürekli yükselmesinin kamuoyu ve medyada sektöre yönelik eleştirileri
artırdığını ifade eden Köktaş, şu anda Türkiye'de petrol piyasasının ''toptan
kaçakçı'' olduğu yönünde son derece yanıltıcı bir algı oluştuğunu kaydetti.
Hasan Köktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Sorunu adlı adıyla
tespit etmek gerekirse bilhassa bazı basın yayın organlarında yer alan ve
nalıncı keseri gibi hep aynı şekilde yontulan haberlerin de etkisiyle bütün bir
akaryakıt sektörünü kaçakçı, yasa dışı yollara sapmış insanların faaliyet
gösterdiği bir sektör gibi gören algı maalesef daha da güçlenmektedir. Bu
olumsuz tabloya ilave edilebilecek bir diğer husus şudur; bugün ülkemiz
genelinde akaryakıt satış fiyatlarının birbirine çok yakın seyretmesinden
kaynaklı olarak bu piyasada yeterince rekabetin oluşmadığı yönünde kamuoyunda
yaygın bir kanı vardır. Eğer bu sektörün hangi aşamalarında nasıl bir rekabet
yaşandığı konusu doğru araçlar ve etkin mesajlar ile kamuoyuna iyi bir şekilde
anlatılmaz ise yıllardır kaçakçılık baş ağrısından bir türlü kurtulamayan bu
sektörün bu kez ortak hareket ederek tüketiciye mağdur ettikleri gibi, yeni
suçlamalarla karşılaşması mümkündür.'' EPDK olarak bu yanlış
algılamaların değiştirilmesi için her türlü katkıyı vermeye hazır olduklarını
dile getiren Köktaş, ancak burada asıl olarak sektör temsilcilerinin kamuoyunu
bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. -''SÜREKLİ BİR DİYALOG
KURULMASI İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ''- Köktaş, enerji
sektöründeki mevzuatlar ile düzenleyici kurumların kararlarında sahada
uygulanabilirliğin ve piyasada yaratılan mali etkilerin dikkate alınmasının
önemine işaret ederek, bu çerçevede sektör temsilcileri ile sürekli bir diyalog
kurulması için çaba gösterdiklerini bildirdi. Benzin ve motorin
spesifikasyonlarındaki geçiş dönemi, 10 numaralı yağ gibi alanlardaki
düzenlemelere değinen Köktaş, şunları kaydetti: ''Geldiğimiz aşamada
sektörümüzde gözetim ve denetim faaliyetleri sonucunda icrası için lisans
gerektiren faaliyetlere yönelik akaryakıt dolaşımının büyük ölçüde kontrol
altına alındığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Ancak lisanslı faaliyetlere
ilişkin denetimlerin etkinleşmesiyle birlikte yasa dışı faaliyetler kullanıcı
kisvesi altında sürdürülmeye çalışılmaktadır. Kurum olarak bu yönde tespit ve
cezalandırmalarımız da sürmektedir. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde denetim
çalışmalarını lisans kapsamında olmayan depolar ile kullanıcı düzenekleri
üzerinde yoğunlaştırmayı hedeflemekteyiz.'' Köktaş, kurum
çalışmalarında önümüzdeki dönemde akaryakıtın piyasaya arzı ve dolaşımındaki
dolaylı ve dolaysız engellerin ortadan kaldırılması hususlarının önem
kazanacağını belirterek, petrol piyasasında ticaretin malın fiziken taşınmasını
gerektiren mevcut yapıdan hızla uzaklaşarak senetle işlem yapılmasının ve
nihayetinde petrol borsası oluşturulmasının gerektiğini kaydetti.
-''KAÇAK AKARYAKITIN SADECE MARKERA BAĞLANMASI TEHDİT UNSURU''-
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi
İlhan Parseker de, dünya enerji talebinin 2030 yılına kadar yüzde 50 artmasının
öngörüldüğünü ifade ederek, Türkiye'nin, arz güvenliğinin büyük önem kazandığı
bu dönemde üretici ve tüketici ülkeler arasındaki konumunu iyi değerlendirmesi
gerektiğini vurguladı. Parseker, akaryakıt ve LPG sektörünün, ülke
ekonomisine ve istihdama katkılarının yanı sıra en fazla dolaylı vergi sağlayan
sektörler olduğunu aktararak, sektörün hukuki çerçevesinde bazı iyileştirme ve
değişimlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Şimdiye kadar yapılan
düzenlemelerle kaçakçılıkta azalma olmasına karşın, yüksek vergi oranlarının
kaçakçılığa olan eğilimin ortadan kalkmasına imkan tanımadığını dile getiren
Parseker, ''Kaçak akaryakıtın sadece markera bağlanması sektör için bir tehdit
unsurudur. Bu konuda çalışma yapılması şarttır'' dedi. Parseker,
vergisel kayıpların ve haksız rekabetin önlenmesinin enerjide kalorifik
değerlere göre düzenlenecek bir vergi politikasının geliştirilmesine bağlı
olduğunu aktararak, Türkiye'nin enerji politikasını, bir devlet politikası
haline getirerek stratejik temele oturtması gerektiğini söyledi.
|
Bu
Haberimizin Tüm Hakları AA.'ya
aittir. Hiç bir şekilde iktibas
edilemez.
|
|
© www.alomaliye.com



...............................
:.
Alohaber,
Anında Haber
:.
Kurumlar
Vergisi Prog.
:.
İş
Kanunu Programı
...............................
|