07 Temmuz 2008

 

ENFLASYON HESABI -TÜRK-İŞ ARAŞTIRMA MÜDÜR YARDIMCISI BAĞDADİOĞLU: -''TÜİK'İN ENFLASYON RAKAMLARI, HESAPLAMA YÖNTEMİ İTİBARİYLE YANLIŞ DEĞİLDİR. ANCAK HESAPLANAN ENFLASYON RAKAMLARI DAR VE SABİT GELİRLİ KESİMLERİN GEÇİM KOŞULLARINI YETERİNCE VE SAĞLIKLI OLARAK YANSITMAMAKTADIR'' -BİRLEŞİK METAL-İŞ ARAŞTIRMASI: -''ASGARİ ÜCRETE İLK 6 AY İÇİN YAPILAN YÜZDE 4'LÜK ZAM, YÜZDE 6 AÇIKLANAN RESMİ ENFLASYONUN BİLE ALTINDADIR. O YÜZDEN DERHAL ASGARİ ÜCRETE EK ZAM GÜNDEME GETİRİLMELİDİR''

ANKARA (A.A) - Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Enis Bağdadioğlu, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) enflasyon rakamlarının hesaplama yöntemi itibariyle yanlış olmadığını ancak hesaplanan enflasyon rakamlarının ''dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim koşullarını yeterince ve sağlıklı yansıtmadığını'' belirtti.
     Bağdadioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışanlar açısından hedeflenen enflasyon düzeyinin, uygulanan gelir politikasının çerçevesini çizmesi bakımından önemli olduğunu söyledi.
     IMF ile varılan anlaşma çerçevesinde, çalışanların ücret artışlarının hedef enflasyon ile sınırlı tutulmak istendiğini dile getiren Bağdadioğlu, bunun sonucunda, başta çalışanlar olmak üzere dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim şartlarının enflasyonun altında kalan ücret artışları nedeniyle ağırlaştığını kaydetti.
     Enflasyonun gerilemesinin, fiyatların düşmesinin, çalışanların satın alma güçlerinin yükselmesi, refahın artması anlamına gelmediğini savunan Bağdadioğlu, ''Enflasyonda gerileme sağlanırken reel ücretlerin de gerilemesi, satın alma gücünü aşındırmakta, geçim koşullarını olumsuz hale getirmektedir'' dedi.
     Bağdadioğlu, enflasyon oranı yüzde 10 civarında gelişirken, halkın günlük yaşamında sıklıkla kullandığı temel mal ve hizmetlerde fiyat artışının bunun çok üzerinde olmasının enflasyon rakamlarının tartışılmasına yol açtığını ifade etti.
     Enflasyon hesabı yapılırken, piyasada seçilmiş mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının temel alındığını ve bu değişimin dönemsel olarak izlendiğini belirten Bağdadioğlu, şöyle konuştu:
     ''Burada temel sorun, hangi mal ve hizmetlerin fiyatlarının takip edileceğidir. TÜİK tarafından yapılan hesaplamada, hane halkının tüketim harcamalarında yer alan mal ve hizmetler temel alınmaktadır. Hane halkının harcamaları bir yıl boyunca takip edilmekte ve yapılan bu anketten yararlanılarak enflasyon hesaplanmaktadır. Bu hesaplama yapılırken, ülkede yaşayan toplam nüfus, herhangi bir ayrıma tabi tutulmamaktadır. Gelir grubu veya gelir kaynağı ne olursa olsun, yapılan tüm harcamalar dikkate alınmaktadır. Diğer bir ifadeyle yapılan hesaplama tüm Türkiye'yi kapsamakta ve zengin-fakir ayrımı yapılmadan tüm bireylerin ortalama harcamaları dikkate alınmaktadır.''
    
     -''ÜCRETLİLER GEÇİNME ENDEKSİ'' ÖNERİSİ-
    
     TÜİK'in enflasyon hesabında 454 maddeyi temel aldığına işaret eden Bağdadioğlu, bunların içinde halkın en fazla tükettiği maddelerdeki fiyat artışlarının önem kazandığını ve aile bütçesini doğrudan etkilediğini söyledi. Bağdadioğlu, buna göre, gıda ürünlerinden ekmek, peynir, zeytin, un, bakliyat, yağ, şeker ve çayın yanı sıra kira, elektrik, su, doğalgaz, odun, kömür gibi maddelerin fiyatlarındaki artışların aile bütçesini olumsuz etkilediğini ifade etti.
     Enis Bağdadioğlu, dar ve sabit gelirli kesimin en fazla harcama yaptığı gıda ve konut-kira harcamalarındaki enflasyon artışının, genel enflasyon artışından yaklaşık yüzde 50 daha fazla olduğuna dikkati çekti.
     Bağdadioğlu, ''TÜİK'in enflasyon rakamları, hesaplama yöntemi itibariyle yanlış değildir. Ancak hesaplanan enflasyon rakamları dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim koşullarını yeterince ve sağlıklı olarak yansıtmamaktadır. Çalışanların harcamalarını doğrudan yansıtacak, örneğin ücretliler geçinme endeksi hesaplaması, bu konudaki tartışmaların daha sağlıklı yapılmasını sağlayacaktır'' diye konuştu.
    
     -ASGARİ ÜCRETE EK ZAM TALEBİ-
    
     Öte yandan, DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Dairesi Uzmanı Serkan Öngel'in yaptığı araştırmada ise asgari ücretin, bazı temel harcama kalemleri karşısında yüzde 30'a varan alım gücü kaybı yaşadığı belirtildi.
     Asgari geçim indirimi uygulaması hariç tutulan araştırmada, asgari ücretlinin Aralık 2007'deki net 419 YTL'lik ücretle 129 kilo pirinç alabildiği, mevcut net 456 YTL'lik ücretle ise 89 kilo pirinç alabildiği ifade edildi. Araştırmada, söz konusu dönemler karşılaştırıldığında asgari ücretlinin, ''bulgurdan 65 kilogram, ayçiçeği yağından 27 litre, mısır özü yağından 25 litre, kuru fasulyeden 25 kilogram, mercimekten 20 kilogram, 250 gramlık ekmekten 135 adet az alabildiği'' kaydedildi.
     Birleşik Metal-İş Yönetim Kurulunun konuyla ilgili değerledirmesinde ise ücret artışı dönemlerinde açıklanan resmi enflasyon oranlarının, genellikle düşük çıktığı savunuldu.
     Enflasyon sepetindeki madde ağırlıklarının halkın harcama kalemleri üzerinden belirlenmediği öne sürülen değerlendirmede, ''Asgari ücrete ilk 6 ay için yapılan yüzde 4'lük zam, yüzde 6 olarak açıklanan resmi enflasyonun bile altındadır. O yüzden derhal asgari ücrete ek zam gündeme getirilmelidir'' denildi.

 

 

Bu Haberimizin Tüm Hakları AA.'ya aittir. Hiç bir şekilde iktibas edilemez.

 

 

© www.alomaliye.com

 

 

 

 

 

 

 

...............................

:. Alohaber, Anında Haber

:. Kurumlar Vergisi Prog.

:. İş Kanunu Programı

...............................