|
07
Temmuz 2008
DEVLET BAKANI ŞİMŞEK: ''İÇ SİYASİ
BELİRSİZLİĞİN HAZİNEYE GETİRDİĞİ İLAVE YÜK, YAKLAŞIK 20 MİLYAR YTL
DÜZEYİNDEDİR'' -''SİYASİ BELİRSİZLİKLER NEDENİYLE, İMKB'DE KOTE EDİLEN
ŞİRKETLERİN DEĞERİ 80 MİLYAR DOLAR DÜŞMÜŞTÜR. TAHVİL PİYASASINDA ÇOK CİDDİ
YABANCI ÇIKIŞI YAŞANMIŞTIR'' -''BİZİM VE TÜM YERLİ-YABANCI UZMANLARIN GÖRÜŞÜ,
EĞER TÜRKİYE'DE BU İÇ SİYASİ BELİRSİZLİK OLMASAYDI, TÜRKİYE, DIŞARIDAKİ KRİZDEN
EN AZ ETKİLENEN ÜLKELER ARASINDA YER ALACAKTI'' -''EĞER BUNDAN SONRA, SİYASİ
BELİRSİZLİK AZALIRSA, FAİZLER YENİDEN, TÜRKİYE'NİN HAK ETTİĞİ GERÇEK SEVİYELERE
GERİLEYECEK, ERTELENMİŞ TÜKETİM VE YATIRIM HARCAMALARI YENİDEN BAŞLAYACAK VE
EKONOMİ BÜYÜME CANLANACAKTIR'' -''SİYASİ BELİRSİZLİĞİN DE ETKİSİYLE, İKİNCİ
ÇEYREKTE EKONOMİK BÜYÜMENİN BİRAZ HIZ KESECEĞİNİ TAHMİN
EDİYORUZ''
ANKARA (A.A) - Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, iç
siyasi belirsizliğin hazineye getirdiği ilave yükün yaklaşık 20 milyar YTL
düzeyinde olduğunu söyledi. Şimşek, özellikle, mart ayındaki
gelişmelerin ardından ortaya çıkan siyasi belirsizliğin, Türkiye ekonomisini,
dışarıdaki gelişmelerden daha olumsuz etkilediğini vurguladı. Bakan
Şimşek, AA muhabirinin, Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ilişkin sorularını
yanıtladı. Şimşek, iç siyasi gelişmelerin ekonomiye etkisi konusunda
şunları söyledi: ''Dünyadaki ekonomik sıkıntıların, tüm küresel
ekonomiyi derinden etkilemesine rağmen, Türkiye başlangıçta, bu krizden en az
etkilenen ülkeler arasında bulunuyordu. Bizim ve tüm yerli-yabancı
uzmanların görüşü, eğer Türkiye'de bu iç siyasi belirsizlik olmasaydı, Türkiye,
dışarıdaki krizden en az etkilenen ülkeler arasında yer alacaktı, çünkü
ekonomimiz normalleşme sürecine girmişti.'' -''KAPATMA
DAVASININ ARDINDAN FAİZLER 5,5 PUAN ARTIŞ GÖSTERMİŞTİR''-
Türkiye'de faizlerin mart ayı itibarıyla yüzde 17 düzeyinde olduğunu, mart
ayındaki kapatma davasının ardından faizlerin ciddi düzeyde yükseldiğini
bildiren Şimşek, şöyle devam etti: ''Bugün faizler yüzde 22,5 civarına
çıktı ki bu çok ciddi bir çıkıştır. Yani kapatma davasının ardından faizler 5,5
puan artış göstermiştir. Bu iç siyasi belirsizlik nedeniyle, Türk
hazinesi daha yüksek maliyetlerle borçlanıyor. Faizlerdeki bir puanlık artışın
hazineye getirdiği ilave yük 3,5-4 milyar YTL, öyleyse, iç siyasi belirsizliğin,
risk primi artışı ve faizlerdeki yükselişle hazineye getirdiği ilave yük
yaklaşık 20 milyar YTL düzeyindedir. Türkiye, mevcut bütçe
performansıyla bu krizleri kesinlikle hak etmiyor. Son üç yılda AB tanımlı Genel
Kamu Dengesine baktığınız zaman, bütçe açıklarının yüzde 1'in altında olduğunu
görürsünüz. Türkiye, ekonomik performansı itibarıyla, bu kadar yüksek bir
nominal faizi kesinlikle hak etmiyor. Siyasi belirsizlikler nedeniyle,
İMKB'de kote edilen şirketlerin değeri 80 milyar dolar düşmüştür. Tahvil
piyasasında çok ciddi yabancı çıkışı yaşanmıştır. Siyasi belirsizlikler
nedeniyle, inşaat sektöründe, tüketimde ve yatırımlarda bir yavaşlama ortaya
çıkmıştır. Eğer bundan sonra, siyasi belirsizlik azalırsa, faizler
yeniden, Türkiye'nin hak ettiği gerçek seviyelere gerileyecek, ertelenmiş
tüketim ve yatırım harcamaları yeniden başlayacak ve ekonomi büyüme
canlanacaktır. Biz dış gelişmelerden o kadar çok olumsuz etkilenmeyiz, asıl
olumsuz etki iç gelişmelerden kaynaklanıyor.'' -EKONOMİK
BÜYÜME...- Ekonomik büyümenin ilk çeyrekte iyi çıktığını,
ancak iç siyasi gelişmeler ve belirli orandaki dış gelişmeler nedeniyle, ikinci
çeyrekti büyümenin yavaşlayabileceğine dikkat çeken Bakan Şimşek, ''İlk
çeyrekte, imalat sanayindeki büyüme güçlüydü, tüketim ve yatırım harcamaları
güçlüydü, ancak Mart ayında ortaya çıkan belirsizliğin etkileri olmasaydı,
ekonomik büyüme tahminlerin üstünde devam ederdi, ancak bu siyasi belirsizliğin
de etkisiyle, ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin biraz hız keseceğini tahmin
ediyoruz'' dedi. İl çeyrekteki ekonomik büyümenin, tüm yıla olumlu
etkisinin olacağının altını çizen Şimşek, ''ilk çeyrekteki yüksek ekonomik
büyüme, 2008 yılının tümüne ilişkin ortaya koyduğumuz hedefin ulaşılabilir
olduğunu ortaya koyuyor'' şeklinde konuştu. Şimşek, tüm iç siyasi
gelişmelere rağmen, Türkiye'nin, orta ve uzun vadede, sürdürülebilir bir yüksek
ekonomik büyüme yakalaması için gerekli tüm yapısal reformları gerçekleştirmeye
devam etiklerini vurgulayarak, kısa dönemde Türkiye, potansiyelin altında büyüse
de, orta ve uzun vadede potansiyeline paralel yüksek bir büyüme yakalayacağını
ifade etti.
|
Bu
Haberimizin Tüm Hakları AA.'ya
aittir. Hiç bir şekilde iktibas
edilemez.
|
|
© www.alomaliye.com



...............................
:.
Alohaber,
Anında Haber
:.
Kurumlar
Vergisi Prog.
:.
İş
Kanunu Programı
...............................
|