|
16
Mayıs 2008
DEVLET BAKANI ŞİMŞEK: ''TÜRKİYE, ORTA
VADEDE, KESİNLİKLE DÜŞÜK TEK HANELİ ENFLASYONU YAKALAYACAKTIR'' -''IMF HEYETİNİ,
PROGRAM SONRASI NİHAİ DEĞERLENDİRME İÇİN DAVET EDECEĞİM'' -''DAHA SONRAKİ
AŞAMADA, EĞER HÜKÜMET OLARAK 'İHTİYATİ STAND-BY' KONUSUNDA KARAR ALIRSAK, ONUN
İÇİN IMF'Yİ AYRICA DAVET EDERİZ'' -''MERKEZ BANKASININ BAĞIMSIZ OLMASI DEMEK,
PARA POLİTİKASI KARARLARI VERİLİRKEN BAĞIMSIZ HAREKET ETMESİDİR, YANİ ENSTRÜMAN
BAĞIMSIZLIĞIDIR'' -''GELECEK YIL GAP'A, EK 3,6 MİLYAR YTL AKTARACAĞIZ. GAP
PROJESİ, YAKLAŞIK 4 MİLYON KİŞİYE YENİ İSTİHDAM KAPISI OLACAK''
ANKARA (A.A) - Devlet Bakanı Mehmet Şimşek,
Türkiye'nin, orta vadede, kesinlikle düşük tek haneli enflasyonu yakalayacağını
söyledi. Şimşek bu arada, IMF heyetini; Program Sonrası Nihai
Değerlendirme için davet edeceklerini, daha sonraki aşamada, eğer hükümet olarak
'İhtiyati Stand-By' konusunda karar almaları durumunda, onun için IMF'yi ayrıca
davet edeceklerini vurguladı. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan
Bakan Şimşek, dünyada gıda ve enerji fiyatlarındaki belirsizlik sürdüğü için,
kısa vadede tahminlerde bulunmanın zor olduğunu, ancak gerçekleştirilen yapısal
reformlar nedeniyle, enflasyonun orta vadede, kalıcı şekilde, 'düşük tek haneli'
rakamlara gerileyeceğini belirtti. Türkiye'deki enflasyon artışının,
para ve maliye politikasından değil, tamamıyla gıda ve enerji fiyatlarından
artıştan kaynaklandığının altını çizen Şimşek, enflasyon konusunda şu tespitte
bulundu: ''Şu ana kadar ekonomik büyüme, potansiyelimizin altında
seyrediyor. Bu nedenle, ekonomideki talep baskısı zayıftır. Türkiye'de, iş gücü
kapasitesi itibarıyla da bir baskı yoktur. Enflasyon tamamıyla, enerji ve gıda
fiyatlarının baskısından oluşmaktadır, yani 'arz kaynaklı' bir enflasyon vardır.
Geçen yıl, daha sıkılaştırılmış bir mali politika öngörmüştük, ancak
küresel ekonomik şartlar hızla değişiyor ve uzun dönemde Türkiye'nin lehine
olacak, yatırımlara yönelik adımlar atmaya karar verdik. Para ve maliye
politikasında bir gevşeme yok, Faiz Dışı Fazla'da (FDF) geçen yıl ne ise bu yıl
da aynı hedef var. Ayrıca biz FDF hedefi konusunu, IMF ile de görüştük, onlar da
mali disiplinde herhangi bir gevşeme olmadığı görüşündeler.''
-MERKEZ BANKASININ BAĞIMSIZLIĞI...- Merkez Bankası konusuna da
değinen Şimşek, Merkez Bankasının bağımsız bir karar verme yetkisine sahip
olduğunu, ancak Merkez Bankası bağımsızlığının yanlış anlaşıldığını ifade etti.
''Ben Merkez Bankasının bağımsızlığı ve fiyat istikrarına gönülden
inanmış bir insanım'' diyen Bakan Şimşek, Merkez Bankası ile Hükümet arasındaki
ilişkiler konusunda ise şunları söyledi: ''Göreve geldiğim günden şu
ana kadar, Merkez Bankası politikası üzerine hiç bir yorumda bulunmadım. Bizim
için Merkez Bankasının kredibilitesi, fiyat istikrarı ve düşük tek haneli
enflasyon çok önemli...Ben Merkez Bankasının görüşlerine her zaman saygı
gösteririm. Merkez Bankasının bağımsız olması demek, para politikası
kararları verilirken bağımsız hareket etmesidir, yani enstrüman bağımsızlığıdır.
Merkez Bankasının ana görevi fiyat istikrarıdır, fiyat istikrarındaki en önemli
araç ta faizdir. 2006 yılında, gelişmekte olan piyasalarda bir
türbulans yaşanmış ve Türkiye'de Merkez Bankası, başka ülkelerde nadir
görülebilecek yüksek dozda bir reaksiyon göstermiş. Yani eleştirilere rağmen
faizleri yükseltmiş ve uzun bir süre de yüksek faiz seviyesini devam ettirmiş.
Şimdi, bu davranış, Merkez Bankasının faiz ve para politikasını belirlemede
bağımsız olduğunu gösterir.'' Merkez Bankasına, şuanda ekonomik büyüme
görevi verilmediğini belirten Bakan Şimşek, Merkez Bankasının ana hedefinin
fiyat istikrarı olduğunu vurguladı. -ENFLASYON HEDEFLEMESİNİ
ZORLAŞTIRAN UNSURLAR VAR...- Enflasyon hedeflemesine de
değinen Bakan Şimşek, enflasyon hedeflemesine sisteminin, özünde doğru bir
politika olduğunu, ancak geldiğimiz noktada enflasyon hedeflemesini zorlaştıran
unsurlar bulunduğunu söyledi. Şimşek, enflasyon hedeflemesi konusunda
şöyle devam etti: ''Para politikası etkinlik alanı dışından gelen bazı
faktörler, bizim gibi ülkeleri zorluyor. Enflasyon hedeflemesinin zamanlaması
tartışılabilir ancak, enflasyon hedeflemesi çerçeve olarak doğru bir sistemdir.
Enflasyon hedeflemesinde başarılı olan ülkeler bile, ilk 2-3 yıllık
dönemde üst üstüne enflasyon hedefinden sapmışlar, bu İsrail'de, Polonya'da
oldu.'' Türkiye'nin uyguladığı dalgalı kur sisteminin, kesinlikle ülke
açısından çok önemli bir sistem olduğunun altını çizen Şimşek, bu sistemden
vazgeçilmesinin düşünülmediğini, çünkü ekonomik şokların emilmesi ve şokların
reel ekonomiye olumsuz etkisini önleme açısından başarılı bir sistem olduğunu
kaydetti. Bakan Şimşek bu arada, dünyada hiçbir ekonomik sistemin
mükemmel olmadığını, sistemlerin bazı avantaj ve dezavantajlarının olduğunu,
ancak burada Türkiye'nin çıkarına uygun olan sistemin önemli olduğuna dikkati
çekti. -TÜRKİYE, GIDA ÜRÜNLERİNDE ÖNDE GELEN ÜLKE OLACAK...-
Gıda üretimini çok ciddi biçimde artırarak, Türkiye'yi,
dünyanın en önde gelen gıda üreticisi ülkelerinden biri haline getirmeyi
amaçladıklarını kaydeden Bakan Şimşek, gıda üretimini arttırmadaki en önemli
projenin ise GAP olacağını bildirdi. Şimşek, GAP konusunda
yapılacaklarla ilgili şöyle konuştu: ''Gelecek yıl, GAP'a ek 3,6 milyar
YTL aktaracağız. Bu sene ise toplamda 2,3 milyar YTL aktarmış olacağız.
GAP'taki tüm eksik kalmış çalışmaları tamamlayacağız ve sulamasıyla,
ulaştırmasıyla, bu önemli projeyi Türkiye ekonomisine kazandıracağız.
GAP projesi, yalnızca tarımsal üretimi arttırmakla kalmayacak ve yaklaşık 4
milyon kişiye yeni istihdam kapısı olacak.'' -IMF HEYETİ,
NİHAİ DEĞERLENDİRME İÇİN GELECEK...- Şimşek ayrıca IMF
heyetini; Program Sonrası Nihai Değerlendirme için davet edeceklerini, daha
sonraki aşamada, eğer hükümet olarak 'İhtiyati Stand-By' konusunda karar
almaları durumunda, onun için IMF'yi ayrıca davet edeceklerini belirtti.
IMF'nin, ''Program Sonrası İzlemeyi'' başlatmak için Türkiye'ye
gelmesine gerek olmadığına işaret eden Şimşek, ''bu karşılıklı yazışmalarla
gerçekleştirilebilir'' dedi. Devlet Bakanı Şimşek, IMF ile ilişkilerin
geleceği konusunda şöyle konuştu: ''IMF heyetini, program sonrası nihai
değerlendirme için davet edeceğim. Tamamıyla kendi iç düzenlemeleri gereği buna
ihtiyaç duyuyorlar. Fon, IMF kaynaklarını çok uzun süreli ve yüksek miktarda
kullanan ülkeleri program sonrası izler. Daha sonraki aşamada, eğer
Hükümet olarak 'İhtiyati Stand-By' konusunda karar kılarsak, onun için IMF'yi
ayrıca davet ederiz. IMF kotamızın artması, hem tem temsil yetkimizi
artıracak, borçlanma faizini indirecek. Türkiye, dünyada 15.büyük ülke
konumundadır. Kotada Milli Gelir ve satın alma gücü paritesi dikkate alınacağı
için bundan sonraki aşamada, Türkiye'nin IMF'deki konumu daha da önemli
olacak.'' Öte yandan IMF'nin, Program sonrasına ilişkin raporu
önümüzdeki aylarda hazırlayarak Fon Yönetimine sunacağı belirtiliyor.
-KREDİ NOTU ARTACAK...- Türkiye'nin kredi notuna
ilişkin gelişmelere de değinen Bakan Şimşek, sosyal güvenlik gibi en hassas
alanda bir reformun kabul edildiğini, enerji, istihdam gibi önemli reformların
gerçekleştirildiğini, bu reformların etkisiyle, Türkiye'nin kredi notunun
artacağını kaydetti. Cari Açığın yapısal bir sorun olduğunu belirten
Şimşek, Cari Açığın, yapısal reformların uygulamaya girmesiyle azalmaya
başlayacağının altını çizerken, orta vadede de, Türkiye'nin ''yatırım
yapılabilir'' ülke notunu alacağına inandığını vurguladı.
|
Bu
Haberimizin Tüm Hakları AA.'ya
aittir. Hiç bir şekilde iktibas
edilemez.
|
|
© www.alomaliye.com



...............................
:.
Alohaber,
Anında Haber
:.
Kurumlar
Vergisi Prog.
:.
İş
Kanunu Programı
...............................
|